Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Anket Sonucu: Tazminata hükmedilmeli mi?
Maddi Tazminata hükmedilmeli. 0 0%
Manevi Tazminata hükmedilmeli. 0 0%
Maddi-manevi Tazminata hükmedilmeli. 9 100,00%
Herhangi bir Tazminata hükmedilmeli. 0 0%
Oy Verenler: 9. Bu ankette oy kullanamazsınız. (Anket no : 405)

Beraat Eden Sanık Lehine Maddi-Manevi Tazminat İstemi

Yanıt
Old 17-11-2019, 23:21   #1
avkasimfindik

 
Varsayılan Beraat Eden Sanık Lehine Maddi-Manevi Tazminat İstemi

Müvekkilim Asliye Cezada yapılan yargılama sonucu, Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme suçundan beraat etmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu açısından ise 5 ay ceza almış fakat Hagb kararı verilmiştir. Haksız yere şikayet hakkını kullanan müşteki aleyhine maddi, manevi tazminat davası açmayı düşünüyoruz. Şöyle ki: müvekkil kendini avukatla temsil ettirmiş ve ücret ödemiştir, bunu maddi tazminat olarak istemeyi düşünüyoruz. Kişilik hakları saldırıya uğradığı için de manevi tazminat talebimiz olacak. Bu tarz bir dava açan meslektaşımız varmı? Mahkemeler nasıl bir yaklaşım sergilemektedir? Konuya ilişkin düşüncelerinizi paylaşırsanız çok memnun olurum.
Old 20-11-2019, 00:40   #2
Av. Aybars Karakırık

 
Varsayılan haksız şikayet- manevi tazminat- emare-beraat-anayasal şikayet hakkı

Sayın meslektaşım;

müvekkiliniz hakkı olmayan yere tecavüz suçundan henüz açıklanmayan bir ceza almakla şikayetin emaresiz olmadığı ve şüpheye mahal bırakmayacak şekilde suç sübuta erdiği anlaşılıyor.

Müvekkilinizin kendi avukatı ile olan sözleşmesi sözleşmelerdeki (vekalet sözleşmesi) nispilik ilkesi gereği 3. kişileri bağlayamayacaktır. Bunun maddi tazminat olarak müştekiden talebi mümkün değildir. Esasen de iddianameyi savcılık makamı düzenlemiş ve mahkeme de kabul etmiştir. Müşteki anayasal şikayet hakkını kullanmıştır, yönünde çok sayıda içtihat mevcuttur. Müşteki beraat eden sanığın işlenmediğini bildiği halde sırf ona zarar vermek maksadıyla bu şikayeti haksız olarak yapsaydı manevi tazminat gündeme gelebilecekti.

Tüm suçlardan beraat eden sanıklar için bile küçük bir emare varsa tazminat verilmeyeceğine yönelik Yargıtay ilgili dairelerinin uzak ve yakın tarihli kararları mevcuttur.

Kolaylıklar.
Old 20-11-2019, 02:15   #3
avkasimfindik

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım;
Maddi tazminata ilişkin (vekalet ücreti), Yargıtay kararı var.
Manevi tazminat konusunda sizinle aynı düşüncedeyim.
Fakat somut olayda müşteki açıkça anayasal şikayet hakkını haksız ve kötü niyetli kullanıyor.

T.C. YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
Esas: 2004/4-525
Karar: 2004/539
Karar Tarihi: 13.10.2004
ÖZET : Şikayetin kötü niyetli olarak yapılıp yapılmadığı yönündeki sorun, manevi tazminat bakımından daha önce görülen davada çözümlenmiş ve sonuca bağlanmıştır. Bu sonuç karşısında artık davalının davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunduğu sabit olmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre Ceza davasında, anılan davacıların avukat ile temsil edildikleri, avukat ile ücret sözleşmesi yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda Avukatlık Ücret Tarifesi ve Avukatlık Kanunu hükümlerine göre vekalet ücreti; ayrıca, yol masraflarının davacılara ödenmesi gerekmektedir.
(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 429) (1412 S. K. m. 411)
Dava: Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar N. İ., N. İ. ve S. D. vekili, davalının davacıları hırsızlıkla itham ettiğini, yapmış olduğu şikayetlerle mahkeme kapılarında dolaştırdığını, davacıların kendilerini savunmak amacıyla avukat tutmak zorunda kaldıklarını, davalarla ilgili yol masrafı ve çeşitli masraflar yaptıklarını, uğradıkları maddi kayıplar toplamı 500.000.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Özel Daire'ce, yukarda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
N. B.'nin şikayeti üzerine T. Ç., N. İ., S. D., Sulh Ceza Mahkemesi'nde hırsızlık suçundan yargılanmışlar, herhangi bir delil bulunamadığından beraat etmişlerdir.

Davacılar tarafından aynı olayla ilgili olarak açılan manevi tazminat davası kabul edilmiş, Yargıtay'dan geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, bir tarafın haksız davranışından ötürü sanık olarak ceza mahkemesinde yargılanan kişi, yargılama nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı giderlerden ötürü, genel hükümler çerçevesinde hukuk mahkemesine başvurarak istemde bulunabilir ( 15.12.1948 T., 25/10 sayılı İBK ). Bu nedenle kural olarak, haksız şikayet nedeniyle, ceza yargılaması sırasında yapılmak zorunda kalınan giderler istenebilir.
Somut olayda davacılar N. ve S., davalının şikayeti üzerine Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanıp, beraat etmişlerdir. Şikayetin kötü niyetli olarak yapılıp yapılmadığı yönündeki sorun, manevi tazminat bakımından daha önce görülen Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/317 E, 2000/42 K. sayılı dosyasında çözümlenmiş ve sonuca bağlanmıştır.
Bu sonuç karşısında artık davalının davacı N. ve S.'nin kişilik haklarına saldırıda bulunduğu sabit olmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre Ceza davasında, anılan davacıların avukat ile temsil edildikleri, avukat ile ücret sözleşmesi yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda Avukatlık Ücret Tarifesi ve Avukatlık Kanunu hükümlerine göre vekalet ücreti; ayrıca, yol masraflarının davacılar N. ve S.'ye ödenmesi gerekmektedir.
Davacı N. İ. hakkında ise davalı tarafından yapılmış bir şikayet, açılmış bir ceza davası bulunmamaktadır. Maddi tazminat gerektirir bir durum mevcut olmadığından bu davalı hakkında mahkemece verilen ret kararına ilişkin direnme kararı usule ve yasaya uygun olup, yerindedir.
Sonuç: 1. Davacı N. İ. yönünden, temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarda açıklanan nedenlerle onanmasına,
2. Davacılar N. İ. ve S. D. yönünden, temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'un 429. maddesi gereğince bozulmasına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 21-11-2019, 12:30   #4
Av. Aybars Karakırık

 
Varsayılan Tazminat -Akdi vekalet ücreti- manevi tazminat-haksız şikayet-koruma tedbiri nedeniyl

Sayın meslektaşım, karar güzel ancak yeni kararlara da bakmak ve içtihadı birleştirme kararlarının hızlı değişen mevzuat karşısında hala cari olup olmadığını denetlemek lazım. Yakın tarihli koruma tedbirlerine yönelik tazminat davalarında görüş değişikliğinden bahsediliyor. Örneğin Yargıtay bir kararında
T.C YARGITAY
12.Ceza Dairesi
Esas: 2018 / 8525
Karar: 2019 / 2137
Karar Tarihi: 18.02.2019

TAZMİNAT TALEBİ - TAZMİNAT TALEBİNİN DAYANAĞI OLAN CEZA DAVA DOSYASINDA BERAAT ETMİŞ OLMASI NEDENİYLE DAVACI LEHİNE MAKTU VEKALET ÜCRETİNE HÜKMOLUNMASI GEREKTİĞİ - HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI
ÖZET: Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı olup hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.



(1412 S. K. m. 321, 322)



Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;



Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp değerlendirildiğinde, hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, gerekçeli karar başlığında, hükmün verildiği duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerinin gösterilmemesi, mahallinde ilavesi mümkün yazım eksikliği, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün ''Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi'' olarak yazılması ise mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.



Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;



1- Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 17.022,16 TL’nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama yapılması suretiyle maddi tazminatın eksik tayini,



2- Dairemizce gidilen görüş değişikliğine göre; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,



Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1 numaralı bendindeki maddi tazminat miktarının 17.022,16 TL’ye yükseltilmesi, hükmün beraat edilen ceza dava dosyasına ilişkin vekalet ücretine dair 3 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılması ve buna göre değişen toplam tazminat miktarı dikkate alınarak hükmün 4 numaralı bendinin içeriği hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ''Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davacı lehine hükmolunan toplam tazminat miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 6.072,43 TL nispi vekalet ücretinin davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine'' cümlesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
beraat eden sanık vekili lehine vekalet ücreti av.sbaran Meslektaşların Soruları 59 10-10-2018 14:33
Beraat eden sanığın,hazineye karşı maddi ve manevi tazminat davası av.özlemkaplan Meslektaşların Soruları 1 08-11-2017 16:50
Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi-Hakim aleyhine açılacak tazminat davası oguzhand0 Meslektaşların Soruları 3 10-05-2012 15:25
Beraat eden sanık lehine vekalet ücreti kurulması Mehmet Haluk Meslektaşların Soruları 4 05-02-2012 23:14
Beraat eden sanık lehine hükmedilen Avukatlık Ücreti üye18332 Ceza Hukuku Çalışma Grubu 4 31-12-2009 00:20


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03892994 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.