Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Beraat kararı verilmesine rağmen,Usulden bozulup gelen kararda,Mahkeme beraat yerine kararını değiştirerek ceza verebilir mi?

Yanıt
Old 22-05-2012, 21:59   #1
Avukat halil

 
Varsayılan Beraat kararı verilmesine rağmen,Usulden bozulup gelen kararda,Mahkeme beraat yerine kararını değiştirerek ceza verebilir mi?

Tüm meslektaşlarıma iyi çalışmalar diliyorum.
Bir çok sanıklı bir davada tüm sanıklara beraat kararı veriliyor.Savcı kararı temyiz ediyor.Yargıtay bir kısım sanıkların, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yargılandıklarından bahisle müdafii tayini yapılmadığı için (CMK 150/3) kararı usulden bozuyor.Esasa hiç girmiyor.Usuli eksikleri gideren Mahkeme tüm sanıklara ceza veriyor.İlk kararında beraat vermişti.

Sormak istediğim ; Yargıtay'ın sadece usulden bozduğu bir kararda Mahkeme yeni hiç bir delil ve dosyada gelişme olmamasına rağmen sadece usuli eksikleri tek celsede tamamlayıp daha önceki beraat kararından vazgeçip sanıklara ceza verebilir mi ?.Bu hususta Yargıtay, ilk kararımı değerlendirecek yoksa yeni verilen kararı mı?
Saygılarımla...
Old 22-05-2012, 22:41   #2
aykutyigit

 
Varsayılan

Mahkeme yargıtay kararına ya uyacak ya da direnecek.Direnmeyi biliyoruz direnilmesine diye karar veriyor,genel kurula gönderiyor.Mahkeme yargıtayın kararına uymuştur.Düşününce mahkeme yeni yargılaması sonunda yeni bir karar verebilir gibi duruyor.Usul hatalarını düzeltip tekrar karar verecek.Düzeltilen usul hataları esası etkiler nitelikte olmalı. Bu hataları düzeltilerek yapılan yargılamada yeni bir karar verebilir ama olayda veremez (yeni delil vs. yok).Gerekçesi yok sanırım kararın henüz.Karar önce usulden incelenir diye biliyorum.Bu sebeple yargıtay kararı henüz esastan incelememiştir.Bence yeni kararı değerlendirecek ama siz dilekçede ilk karardan bahsedersiniz ,yeni delil olmamasına rağmen mahkeme karar değiştirdi dersiniz. İlginçmiş olayınız ilk kez böyle bir olay okudum.
Old 22-05-2012, 22:44   #3
tiryakim

 
Varsayılan

-----Bence usulü eksikleri tamamlayıp Yerel mahkeme önceki kararını aynen hiç değiştirmeden verecektir. Mahkeme şunuda göz önüne alabilir diye düşünüyorum Usulü eksiklikler esası etkiliyorsa kararını değiştirebilir diye düşünüyorum ama ikinci durum biraz bana göre zor olur.
-----Yargıtay kararı sadece usulden bozmuş Usulden bozduğu kararı esastan incelememiştir yargıtay. Bu yüzden yerel mahkeme usuli eksikleri tamamlayıp eski kararını tekrar verecektir.
-----Usulü eksiklikler tamamlandıktan yoksa yargıtay esastan inceleme yapar. 2. Kez dosya yargıtaya giderse ve yargıtay easatan bozarsa mahkeme kararını değiştirip yargıtayın kararına uyabilir.
-----Büyük ihtimal bu durumda yerel mahkemeler yargıtayın kararına uyar diye düşünüyorum.Olayınız çok ilginç birde şunu söylemek istiyorum yerel mahkeme karar verdiğinde ne kararı verdiğini bizimle paylaşırsanız ve eğer mümkünse kararın tam metnini eklerseniz seviniriz.
-----Ayrıca bana göre olması gerek budur ; Yargıtay esasa girmeden usulden kararı bozduğu için yerel mahkemede esasta hiçbir değişiklik yapmadan usulü eksikleri tamamlayıp eski kararının aynısını verir.
-----Teşekkürler...
Old 23-05-2012, 00:00   #4
serkan karaoğlu

 
Varsayılan

bence mahkeme eski kararla bağlı olmadan yeniden hüküm tesis edebilir..sonuçta ilk hükmü veren hakim ile yargıtayın usulden bozması sonrası karar verecek hakim aynı hakim olmayabilir, bu yüzden de delillerin değerlendirilmesi noktasında farklı kararların çıkması mümkündür, hakim bu hususu yani önceki kararda beraat kararı verilmişken sonradan mahkumiyet kararı vermesinin gerekçesini gerekçeli kararında bildirecektir...bilindiği üzere Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun değerlendirilmesi açısından da başka yönlerden değerlendirilmeksizin mahkeme kararlarını bozmaktadır. diyelim ki Yargıtay usulden bozma yaptı(olayımızda olduğu gibi müdafii tayini hususunun atlanması nedeniyle olsun) ve bu arada da CMK 231 de düzenlenen değişikliğin de uygulanması gerektiği anlaşıldı, ya da diyelim ki sanıkların üzerilerine atılı suç ön ödemeye tabi hale geldi. bu durumda hakimin CMK 231 i resen değerlendirmesi gerektiğini ya da ön ödeme usulünün resen hakimce uygulanması gerektiğini düşünüyorum. bu örneklerden hareketle ben hakimin önceki kararının aynısını vermek zorunda olduğu hususuna katılmıyorum...saygılarımla
Old 23-05-2012, 00:30   #5
av.buğra

 
İnceleme

Alıntı:
Avukat halil
Yargıtay'ın sadece usulden bozduğu bir kararda Mahkeme yeni hiç bir delil ve dosyada gelişme olmamasına rağmen sadece usuli eksikleri tek celsede tamamlayıp daha önceki beraat kararından vazgeçip sanıklara ceza verebilir mi
?.Bu hususta Yargıtay, ilk kararımı değerlendirecek yoksa yeni verilen kararı
mı?
Hayır...Mahkeme Son Hüküm ile Dosyadan el çeker... Sonraki işlemler yargıtay Kararları doğrultusunda gelişir..bu safhada da sadece şekli eksikliğini incelemek zorundadır. bir dahaki incelemede karar bozulursa Yargıtay ilamı doğrultusunda tekrar inceleme yapabilir...iyi çalışmalar
Old 23-05-2012, 00:49   #6
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Alıntı:
Savcı kararı temyiz ediyor.
Savcının temyizi sanıklar aleyhine ise hükmün usulden bozulması karşısında aleyhe hüküm verme yasağı uygulanmaz. Çünkü ortada aleyhe temyiz edilmiş ve esası hiç incelenmemiş bir hüküm vardır.

Benzer bir durumda beraat kararını sanık müdafileri vekalet ücreti vb sebeple temyiz etseydi ve aleyhe temyiz olmasaydı. Yargıtay bu aşamada aynı gerekçe ile (müdafi yokluğu) kararı bozsa bile aleyhe temyiz bulunmadığından aleyhe hüküm verme yasağı uygulanacaktı.

Sonuç olarak uygulama doğrudur.
Old 23-05-2012, 13:17   #7
Avukat halil

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan aykutyigit
Düzeltilen usul hataları esası etkiler nitelikte olmalı.

Alıntı:
Yazan tiryakim
Usulü eksiklikler esası etkiliyorsa kararını değiştirebilir
İlk mesajımda belirttiğim gibi CMK 150/3 nedeniyle Yargıtay kararı usulden bozarak göndermiş,mahkeme avukatı olmayanlara müdaafi tayini gerçekleştirmiş ve yeni hiç bir delil olmadan beraat yerine mahkumiyete hükmetmiştir.

Alıntı:
Yazan serkan karaoğlu
sonuçta ilk hükmü veren hakim ile yargıtayın usulden bozması sonrası karar verecek hakim aynı hakim olmayabilir, bu yüzden de delillerin değerlendirilmesi noktasında farklı kararların çıkması mümkündür
Heyet değişmiştir evet fakat dosyada mahkumiyet gerektirecek yeni bir husus yoktur.

Alıntı:
Yazan av.buğra
Hayır...Mahkeme Son Hüküm ile Dosyadan el çeker... Sonraki işlemler yargıtay Kararları doğrultusunda gelişir..bu safhada da sadece şekli eksikliğini incelemek zorundadır.
Sorun şu ki ;Şekli eksikliği inceleme zorunluluğunu yerine getirdikten sonra Yargıtay kararında esasa ilişkin hiç bir değerlendirme yok iken Mahkeme bu yönde eski kararından vazgeçip yeni bir karar verebilir mi?

Alıntı:
Yazan Av. Can DOĞANEL
Sonuç olarak uygulama doğrudur.
Uygulamanın doğruluğu noktasında biraz durum karışık ve düşündürücü,bu yönde değerli fikirlerinizi aktarmanız dileğiyle.
Bu konunun biraz daha irdelenmesi hususunu sayın meslektaşlarımdan rica ediyorum.Saygılarımla.
Old 23-05-2012, 13:58   #8
av.buğra

 
İnceleme

Alıntı:
Avukat halil Sorun şu ki ;Şekli eksikliği inceleme zorunluluğunu yerine getirdikten sonra Yargıtay kararında esasa ilişkin hiç bir değerlendirme yok iken Mahkeme bu yönde eski kararından vazgeçip yeni bir karar verebilir mi?

usuli eksikliği açarmısınız...
Old 23-05-2012, 14:07   #9
Avukat halil

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.buğra
usuli eksikliği açarmısınız...

Sayın Meslektaşım 6 kişi yargılanıyor davada,2 kişinin müdafiisi yok,Yargıtay,CMK 150/3 e göre bu iki sanığın alt sınırı beş yıldan fazla bir suçtan yargılandıkları için müdafii tayini gerektiği yönünde karar veriyor.


MÜDAFİİN GÖREVLENDİRİLMESİ

Madde 150 - (Değişik madde: 06/12/2006 - 5560 S.K.21.md)

(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.

(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.

(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
Old 23-05-2012, 14:19   #10
av.buğra

 
İnceleme

öyleyse ..yargıtay sadece müdafi tayini yönünden kararı bozuyor...
Old 23-05-2012, 14:21   #11
av.buğra

 
İnceleme

müdafii tayin edilince usulen müdafiinin savunması ve müdafii eşliğinde sanıkların da savunması tekraren alınmalı , bu kez savunmalar alındığı esnada ikrar yada benzeri gelişme oldu mu ?....
Old 23-05-2012, 15:16   #12
Avukat halil

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.buğra
müdafii tayin edilince usulen müdafiinin savunması ve müdafii eşliğinde sanıkların da savunması tekraren alınmalı , bu kez savunmalar alındığı esnada ikrar yada benzeri gelişme oldu mu ?....
Yargıtay'ın kararı usulden bozmasından sonra yapılan duruşmada herhangi bir yeni delil,aleyhte ifade ve ikrar söz konusu değil.İşin bir ilginç yanı da Savcının esas hakkındaki mütaala ile sanıkların cezalandırılması istemi.Zaten Savcılık daha önceki kararı temyiz etmiş ve sanıkların cezalandırılmasını istemiştir.Usulden Bozmadan sonra yeniden esas hakkında mutaala ile Savcının ceza istemi ayrı bir tartışma konusu.
Old 23-05-2012, 15:32   #13
av.buğra

 
İnceleme

bence de ilginç..yargıtay ilk kararı esastan incelememiş ,savcının temyizi konusunda da onama yada bozma konusunda görüş belirtmemiş usuli eksiklik tamamlandıktan sonra esasa geçilmesi esastır...
Old 23-05-2012, 17:42   #14
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Karar aleyhe temyiz edilmiş. Yargıtay tarafından sübut yönüne hiç girilmeden yalnızca usulden bozma yapılmış. Bu durumda mahkemeyi eski kararını sübut yönünden tekrar etmeye zorlayan bir yasal düzenleme veya sanık lehine yorumlanabilecek bir durum söz konusu olmadığndan uygulamanın doğruluğunun tartışılacak bir yönü bulunmamaktadır.
Ceza Genel Kurulunun usulden bozmanın gerektiği durumlarda sübuta yönelik yorum yapılmasının rey bildirme olacağı ve usulden bozmanın gerekmesi halinde temyiz incelenemesinde sübuta girilmemesi gerektiğine ilişkin kararları mevcut. Bunun anlamı yerel mahkemenin el çektiği dosyada usulden bozma üzerine usul hatalarını düzeltirken yeni bir yargılama yapacağı ve bozularak ortadan kalkmış hükmü terkar etmek zorunda olmayacağıdır. Bunun tek istisnası aleyhe temyiz olmamasıdır ki olayda aleyhe temyiz mevcuttur ve olayın kilit noktası da budur.
Old 23-05-2012, 18:06   #15
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Bozmaya eylemli olarak uyulmuştur. Yani, bozma sonrası yargılamada yapılan inceleme ile mahkeme yeni ve sanık/lar aleyhine bir hüküm kurmuştur. Temyizin sanıklar aleyhine olduğu anlaşıldığından aleyhe bozma yasağı-reformatio in pejus (CMK.m.307) kapsamında değildir. Bu yeni hükmün ise özel daire incelemesine tabi olacağı kuşkusuzdur. Ezcümle, yargısal olayın ceza usulü içinde mümkün olduğu ve yeni hükmün hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa temyiz istenmesi gerektiği kanısındayım.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Beraat Kararı Ve Tazminat raman27 Meslektaşların Soruları 20 14-12-2015 11:50
Sulh ceza hamiline çek/ beraat /vekalet ücretine hükmedilmemesi av.yağmur deniz Meslektaşların Soruları 15 03-01-2012 11:18
mahkeme kararını yerine getirmeyen kurum boran79 Meslektaşların Soruları 1 21-10-2011 10:46
Eskİ EŞİm Ceza Davasindan Beraat Ettİ Korkuyorum Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 3 06-07-2011 11:28
Derhal Beraat Kararı Verilcek Hallerde Düşme Kararı Verilemez damista Meslektaşların Soruları 2 13-05-2008 13:37


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05474710 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.