Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Anayasal denetim

Yanıt
Old 03-08-2006, 00:01   #1
lawforall

 
Mesaj Anayasal denetim

Ben foruma yeni kaydolmuş bir hukuk faküktesi öğrencisiyim. HSYK ve YAŞ kararlarının anayasal denetim dışında olması ile ilgili açılmış herhangi bir konu başlığı göremedim, yanılıyor da olabilirim.. Ancak bu konunun önemli olduğunu düşünüyorum:

Anayasanın 125. md sinin ilk fıkrasında; 'idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu' açıkça hükme bağlanmıştır.

Ancak bildiğiniz üzere YAŞ VE HSYK kararları, bunun yanında C.başkanının devlet başkanı sıfatıyla yaptığı eylemler ve işlemler, OHAL KHK ları, OHAL kararları anayasal denetim dışında kalmaktadır.

YAŞ kararlarının, anaysal denetime tabi olmasının askeri disiplini zayıflatabileceği yorumunu yapmıştı MGK. AİHM de bu gibi kurumların kendine has bir hiyerarşik yapısı olduğundan bahsetmiş ve MGK'nun kararına paralel bir karar vermişti.

HSYK ise aynı şekilde anayasal denetim dışındadır. Adalet Bakanının başkan olduğu ve müsteşarın da tabii üyesi olduğu, hakimlerin savcıları denetleyen müfettişlerin de Adalet Başkanı tarafından atandığı bir kurulda yürütmenin yargı üstündeki gücü çok açıktır. Ve bu kurulun verdiği kararların anayasal denetiminin olmaması bu gücü daha da arttırmaktadır.


Kanaatimce Anayasal denetim, Hukuk devletinin omurgasıdır. Anayasal denetimin olmadığı bir ülkede, hukuk devletinden değil, ancak yasa devletinden bahsedilebilir.

Siz değerli hukukçularla aynı görüşü paylaştığımı düşünüyorum ve yorumlarınızı bekliyorum.
Old 03-08-2006, 10:26   #2
ahmetsacit

 
Varsayılan

Tamamen haklısınız, Türkiye anayasa yargısının içerisinde denetlenemez işlemlerin bulunması hukuk devleti anlayışını zedeliyor.Hukuk devletinde idareninin tüm işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olması aranırken. 1982 anayasasında "idarenin tüm işlem ve eylemleri için yargı yolu açıktır" ibaresine yer verilmiş.
İlk baştan böyle bir hukuk devleti anlayışının anayasada yer alması hukuk devletinden tavizleri beraberinde getirecektir.HSYK ve YAŞ kararlarının yanı sıra idarenin uyarma ve kınama cezaları da denetlenemiyor.Özellikle bu durum keyfiliği doğuracak ve haksız yere memurların sicilerine kötü bir şekilde yansıyacaktır.
Ayrıca Anayasa değişikliklerinin içerik bakımından denetlenememesi, anayasal denetim sürecinde kanunun mahkemelerde uygulanmadan önce yasanın anayasaya aykırılığını öne sürüp anayasa mahkemesini harekete geçirecek organların sınırlı olup, sadece siyasal organlara bu yetkinin verilmesi akabinde bunun merkezi denetimi getirmesi ülkemiz açısından pek olumlu değil,
Somut norm denetiminde anayasaya aykırılığı iddia edilen kanunun anayasa mahkemesi tarafından iddiaya red kararı verilince 10 yıl sonra başvurulabilmesi bırakın hukuk develti anlayışını toplumun gelişimiyle yasalar arasındaki uyumu zedemelekte ve anayasa mahkemesini yurttaş kurumu olmaktan çıkartmaktadır.
Bunun yanında olağanüstü hal ve sıkıyönetim KHK larının denetlememesi her ne kadar anayasasının 15. maddesi bu durumlarda bazı güvence ölçütleri getirse de ürkütücü boyutttadır.Bu durumlarda insan haklarının sert çekirdeğini oluşturan haklar koruma altındadır.
Anayasamızda hukuk devletiyle bağdaşmayan ibareler bulunsa bile İHAS la bağlı olduğumuzdan dolayı ve anayasının başlangıç metninde yazdığı gibi dünya milletlerinin şerefli bir üyesi olduğumuzdan dolayı hukukun genel ilkeleri, uluslararası hukuk da anayasanın yanısıra anayasal denetimde kullanılmaktadır.
Fikrimce dengeleri iyi ayarlamak gerekiyor,yargının yetkilerinin artrılmasıyla hakimler hükümeti oluşabilir, bu da demokratik devlet anlayışıyla bağdaşmaz.
Old 05-08-2006, 19:11   #3
imperium

 
Varsayılan

Size aynen katılmakla ve bu konuya dikkat cektiginiz için tebrik etmekle beraber bir şeyi de dile getirmek istiyorum, HSYK kararrlarının anayasal denetim dışında kalması kurumun hiyerarşisi gözönüne alındıgında bizi yasal devlete götürmekle birlikte ayrıca Any. m.9 ve m.138 vd. ile teminat altına alınan yargının bagımsızlıgı ilkesi ile de uyuşmamaktadır
Old 07-08-2006, 17:33   #4
lawforall

 
Varsayılan

Sn Azim;
Söz konusu işlemlerin incelenmesinde bunların devletin kurumlarının faaliyetlerinin düzenli hızlı bir şekilde işleyebilmesi için gerekli işlemler olduğunu söylemişsiniz, bunu görüşü pek anlayamadım. Hsyk kararı ile haksız yere, sicili son derece temiz olan bir yargı mensubunun, bazı karalama kampanyaları sonucunda sürgüne gönderildiğini düşünün; Bu eylemde pek tabiidir ki, siyasi iktidarın görüşü büyük rol oynayacaktır.(Adalet bakanının başkanlığındaki bir kurulun verdiği kararların siyasi nitelikte olmadığını günümüz türkiyesinde düşünmek fazla iyimserlik sayılacaktır..) Bu Yargı mensubunun karara itiraz edemeyip, kararı bir temyiz mahkemesine götürememesinin, devletin yargı organının faaliyetinin hızlı bir şekilde işlemesine nasıl katkı sağladığını sorabilir miyim?
Old 09-08-2006, 16:40   #5
pia

 
Varsayılan

III. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
MADDE 159. – "Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.
Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili seçer.
..."
Hakim ve savcılarla ilgili Anayasa düzenlemesinin bir kısmı yukarıda,kimlerin kurulun üyesi olduğu da anayasada düzenlenmiş. Görüldüğü gibi kurul üyeleri, Adalet Bakanı,müsteşarı, Yargıtay tarafından önerilen üyelerden seçilenler ve Danıştay tarafından önerilen üyelerden seçilenlerden oluşuyor.
İdarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir, ancak zaten üyelerinin ezici çoğunluğu Yargıtay ve Danıştay tarafından yetkilendirilen bir kurulu yine bu organların denetimine tabi tutmak bence kurulun doğasına aykırı olur. Danıştay ve Yargıtay hukuk devletinin en temel unsurlarıdır, adaletin en üst mercii bu kurullardır. Bu organlara bir kurul oluşturma yetkisi verilmişse, bence bu kurulun aldığı kararlara saygı duyulmalı, güven duyulmalıdır,çünkü eğer bu kurula saygı duymazsak Danıştay ve Yargıtay'ın dağıttığı adalete nasıl saygı duyup, hukuk devletinin temeli olduğuna insanları inandıracağız?
Old 10-08-2006, 21:56   #6
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Siz şimdi böyle bir kurulun kararlarına nasıl güvenmezsiniz!Eğer hala tereddütleriniz varsa bence Hukuku daha iyi anlamaya calısın.Yine yine söylüyorum Siz Devletimize Güvenin.

Hukuk ve Güven...! Üzerinde düşünülmesi gereken bir ikilem.
Hukuk Devleti'nin ve Demokratik Devlet'in kıstası kurumlara ve kişilere güven mi? yoksa devlet kurumlarının ve kişilerin yaptıkları işlemlerin hukuka uygunluğunun diğer devlet kurumları tarafından kontrol edilmesi mi?

Not: Soru üzerinde düşünürken, Türkiye Örneği'ni aklınızdan çıkarın ve olayı sadece ve sadece bir hukukçu olarak kavramaya çalışın lütfen. Bir de devletin bir kurumunu tüm devletle karıştırmayın; devletin bir kurumu tüm devlet değildir.

Alıntı:
Baska Türkiye yok...

Devlet kurumlarının eylemlerinin hukuk kurallarına uygun olup olmadığının diğer devlet kurumları tarafından kontrol edilmesi gerektiğini tartışırken, Baska Türkiye yok demenin anlamını bir türlü çıkaramadım!

Saygılarımla
Old 11-08-2006, 16:36   #7
Av.Ümit Arif Özsoy

 
Varsayılan

Konuyu ve konuya verilen tüm cevapları okuduğumda, konuya bayağı ilgili olduğunu anladığım genç meslekdaşım sayın ahmetsacit 'in en güzel cevabı verdiğini ve konuyu özetlediğini gördüm.Gerçektende iadrenin hertürlü işleminin yargı denetimine tabi olması hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden biridir. HSYK kararlarının, özellikle de YAŞ kararlarının yargı denetimine tabi olamaması günümüz Türkiyesinin eksiklerinden biridir.
Old 12-08-2006, 23:00   #8
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
veee evet baska TÜRKİYE yok.Sizce var mı(!)Ülkemizin yargı kuvvetinin karar sahibi olan HSYK kararlarını acımasızca elestirenlere bir hatırlatmadır.

Ben kaç tane Türkiye olup olmadığı hakkında herhangi bir beyanda bulunmadım. Böyle bir beyanda bulunmayı'da gereksiz buluyorum. Herkes tarafından bilinen gerçekleri tekrarlamanın anlamı yok bence. Bir faydası olacaksa buna rağmen belirteyim: Türkiye bir tanedir, başka Türkiye yoktur. Bundan hiçbir şüphem yok.

Bilmek istediğim tek konu, 'Anayasal Denetim' başlığı altındaki bir tartışmada, tartışmanın konusu ile ilgisi olmayan 'Baska Türkiye yok...' saptamasına yer vermeniz. Belki de derin bir anlamı var, ben çıkaramadım!

İşin gerçeğini ararsanız bu 'başka ... yok' saptaması yeryüzündeki tüm devletler için geçerlidir. Aynı durum insanlar için'de söz konusu. Hiçbir insan diğerine benzemez, her birisinin kendisine has özellikleri vardır. İnsanlar günün birinde belki'de klonlanabilir. Bir devletin klonlanabileceğini zannetmiyorum.

Saygılarımla
Old 12-08-2006, 23:15   #9
Av.Ümit Arif Özsoy

 
Varsayılan

Sn: Gemicinin de haklı olarak belirttiği gibi "anayasal denetim" başlığı altındaki forumda "başka Türkiye yok "şeklinde saptama yapılmasının açıklamasını bende bulamadım.Burada biz hukukçuların (yada hukuka ilgi duyan insanların) tartışması gereken yegane olgu hukuk sistemimizde yargı denetimi dışında idare işlemleri var bunların yargısal denetim dışında tutulmasını doğru buluyormuyuz, bulmuyormuyuz.Bunun vatanseverlikle veya benzer bir olguyla ilgisinin olduğunu düşünmüyorum.
Old 26-08-2006, 16:01   #10
PINAR YILMAZ

 
Varsayılan Yargısal denetim.

Anayasamızda yargı denetimi dışında bırakılan birçok idari işlem vardır.Bunlar diğer mesajlarda yeterince belirtilmiş.Evet bu işlemler hukuk devleti ilkesini zedelemektedir.Hiç bir sebep bir işlemin yargısal denetim dışında bırakılmasının gerekçesi olamaz.Bir kaymakam bazı yanlış sebeplerden dolayı görev yeri değiştirilerek başka bir yere atanıyor.Daha sonra buu kaymakam açtığı iptal davasını kazandığı için eski görev yerine geri dönüyor.Aynı olay bir hakimin başına gelirse ,HSYK kararları yargı denetimi dışında olduğu için hakim iptal davası açamıyor.Yanlışlıkla bile olsa nereye gönderilirse oraya gidiyor.Yani hakime bunun üzerine bir bardak soğuk su iç deniyor(tabiri caizse) .Ben bu olayda bir hakimin kaymakamdan ne farkı var.Niye biri hakkını arayabiliyorken diğeri arayamıyor,bir türlü anlamıyorum doğrusu..
Old 26-08-2006, 17:45   #11
ahmetsacit

 
Varsayılan

Sayın yılmaz,
Sizin anlayamadığınız durumu ülkenin büyük bir çoğunluğu da anlayamıyor. Ülkemiz her ne kadar hukuk devleti olarak nitenlense de(Anayasanın tabiri) idari ve yargısal işlemlerde keyfilik, adam kayırmacılık bir gelenek haline gelmiş.Hakkı, hukuku temsil eden kişinin kendi hakkını arayamaması ve bu yolun yine bir yargısal organla kapatılması ancak bizim ülkemizde rastlanır.
Aşkın norm olan anayasasının çelişkilerle dolu olduğu, anayasanın hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasında ölçüyü kaçırdığı bir hukuk düzeninde böyle durumlara rastlamak normaldir.
Saygılar...
Old 26-08-2006, 21:58   #12
PINAR YILMAZ

 
İnceleme

Haklısınız.ne diyeyim daha adil bir hukuk sistemine sahip olmak dileğiyle
Old 26-08-2006, 23:11   #13
attorneytalay

 
Olumsuz

basbakani tarafından anayasasının bir defa delinmesi sakıncalı gorulmeyen bir ulkede, siyasetin yargının her asamasını kontrol aldıgı bir ulkede,en basit davanın bile yıllarca surdugu bir ulkede hakim savcı alımının torpil ile oldugu bir ulkede(hakim ve savcılar ki bunların kararları toplumda duzeni tesisi ediyor torpil ile siyasi egilimlere gore oluyor) bazı kararlar anayasa yargı denetimine tabi olsa ne olur olmasa ne olur? bunları yargı denetimi dısında bırakmısız cok mu emin olun yargı denetimi icinde olsalardı onları da elimize gozumuze bulastırırdık ve bozardık.

maalesef bir hukukcu oılarak hukuka inanmayanlardanım

saygilarımla

talay
Old 27-10-2006, 18:49   #14
Özoğlu

 
İyi

uzun söze ne hacet! meşruiyet açısından her türlü denetlenezmezliği,dokunulmazlığı gayriahlaki ve samimiyetsiz buluyorum..saygılar sevgiler
Old 13-10-2010, 00:25   #15
çiğdem^^

 
Önemli

Değerli arkadaşlar hepinizin düsüncelerine katılmakla beraber olaya bir de farklı bakış açısı getirilmesi taraftarıyım.Eğer ki Any.125/1 fıkrası anayasada yer almasaydı meydana gelebilecek olayları düşünmek lazım.Bu konudaki fikirlerinizi bekliyorum.Şimdiden teşeekkürler...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Limited Şirketlerde Ortağın Denetim Yetkisi Kibitzer Meslektaşların Soruları 8 28-06-2011 13:19
Yargısal Denetim PINAR YILMAZ Anayasa ve İdare Hukuku Çalışma Grubu 29 28-02-2007 18:37
mevcut ticaret kanunu ve tasarıda anonim şirketlerde denetim kurulunun nitelikleri marmarahukuk Ticaret Hukuku Çalışma Grubu 0 08-08-2006 15:14


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04239702 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.