Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Vekil eden hakkında HAGB kararı verilmemesi üzerine üst mahkeme dışında alternatif yollar arıyorum.

Yanıt
Old 14-06-2019, 21:44   #1
chdymn

 
Mesaj Vekil eden hakkında HAGB kararı verilmemesi üzerine üst mahkeme dışında alternatif yollar arıyorum.

Merhaba üstadlarım,

Öncelikle affınıza sığınarak sitede aradığım ama ulaşamadığım bu konu ile ilgili bilginizi talep ediyor ve şimdiden teşekkür ediyorum.

Vekil edene 2015 yılı içerisinde kaçakçılık sebebi ile dava açılmış ve beraat kararı verilmiş. Bu dosyanın duruşma tutanaklarını incelediğimde; vekil edene zararın belirtilip bunu karşılayıp karşılamayacağı sorulmamış ve sadece HAGB rızası olup olmadığı sorulup dosya karara bağlanmış.

Daha sonrasında karar aleyhe temyiz dolayısıyla bozulmuş ve mahkumiyet hükmü kurulmuş bulunmakta. Bu mahkumiyet kararı üzerine zararın giderilmediğinden bahisle HAGB kararı verilmedi. Bunun için süre verilmesi de söz konusu olmadı ve sorulmasına dahi lüzum görülmedi. Nitekim; vekil eden memur olması sebebi ile HAGB kararı ciddi önem taşımakta.

Burada tarafınıza saygı ile yönelteceğim sorum ise şudur; vekil edenin temyiz yolu beklemek dışında bu zararı karşılamak hususu da dahil olmak üzere bizim yapabileceğimiz hukuki bir müdahale var mıdır? Eğer var ise; yol göstermenizi beklemekteyim.

Hepinize tekrardan teşekkür ediyorum.
Old 14-06-2019, 23:59   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Alıntı:
T.C.
YARGITAY
YEDİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas : 2014/16973
Karar : 2015/17654
Tarih : 25.06.2015
Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.'nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasa'nın sanık lehine olabileceği gözetilerek;

Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesine engel hali bulunmayan sanığın savunmasında, kamu zararını ödeyeceğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği halde, talimat evrakı ekinde zararla ilgili bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi sanığa zarar miktarının da bildirilmediği nazara alınarak, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamının kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9.madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının sanık tarafından giderilmediğinden bahisle ve başka bir gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2015 günü oybirliğiyle karar verildi.


Bu kararı da itirazınıza ekleyin..
Old 15-06-2019, 00:01   #3
chdymn

 
Varsayılan

Teşekkür ederim üstadım, dosya içerisindeki bilirkişi raporu ve tespit varakaları bu mahiyette kabul edilebilir mi yoksa farklı bir belge düzenlenmesi gerekli midir?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Yurt Dışında vefat eden yabancının Türkiyedeki menkul malları hakkında. lawslave Meslektaşların Soruları 0 27-05-2018 11:01
HAGB Denetimli Serbeslik Süresi Dolmasına Rağmen Düşme Kararı Verilmemesi mehmet1802 Meslektaşların Soruları 1 13-09-2017 10:16
Mahkemede Vekil Olarak Hareket Eden Avukatın İcra Dosyasında Vekil Olmaması LePapillon Meslektaşların Soruları 2 13-05-2011 11:17
karşılıksız çek keşide etme suçunun faili vekil mi vekil eden mi? av.öznur Meslektaşların Soruları 1 20-04-2010 15:54


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03141999 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.