Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

müşterek mülkiyet ve izale-i şuyu

Yanıt
Old 04-10-2006, 12:51   #1
ahmet ilhan

 
Soru müşterek mülkiyet ve izale-i şuyu

Müşterek mülkiyet konusu19000 metre kare yüz ölçümünde ürün veren bir elma bahçesi söz konusu.bu taşınmazda %75 ine tapulu paydaş olan kişi tarafından yapılmış bir bina vardır.bina kadastro öncesi yappıldığı için tapu kaydında şerhi yoktur.ancak tanıklarla ispat edilebilecektir. bu durumda binanın mahkemece saptanacak değeri taşınmazın değeri ile birlikte paylaşım konusu mu olacaktır. ya da binanın değeri sahibine mi ödenecektir.
Old 04-10-2006, 15:46   #2
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

**************
SATIŞ YOLUYLA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ-MUHDESAT VE EKLENTİLER-SATIŞ SIRASINDA DEĞER TAKDİRİ -PAYLAŞMA YÖNTEMİ
KAYIT NO : 57241
**************
Esas Yılı : 2004
Esas No : 1278
Karar Yılı : 2004
Karar No : 2335
Karar Tarihi : 25.03.2004
Daire No : 18
Daire : HD
**************
ÖZET: Satış yolu ile ortaklığın giderilmesi gereken taşınmaz üzerinde bina vs. gibi muhdesat varsa bunlar Medeni Kanunun 619. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz'ü (tamamlayıcı parçası) sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilecektir. Bunların bir kısım paydaşa aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu konuda tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekecektir. Oran kurulurken muhdesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri tespit edilecek ve bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanacak, bulunan değer. Muhdesat ve arzın değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhdesata, ne kadarının arza isabet ettiği belirlenecektir. Satış bedelinin dağıtımında bulunan bu yüzde oranlar göz önünde tutularak muhdesata isabet eden kısım sadece muhdesat sahibine veya payları oranında sahiplerine, arza düşen kısım da yine payları oranında tüm paydaşlara verilecektir. Muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu bilinemiyorsa iddia sahiplerine istihkak davası açmak ve karar almak için süre verilmesi. sonucunun beklenmesi gerekir.
**************
(MK m. 619)
Dava dilekçesinde taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü :
Bilirkişi raporuna göre ana taşınmaz üzerinde bodrum, zemin ve 3 normal kattan ibaret betonarme karkas bir bina olup 10 bağımsız bölümden oluşmakta ve taşınmazda 12 paydaş bulunmaktadır. Paydaş ve bağımsız bölüm sayısı itibariyle her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmediği gibi ana yapıya ait inşaat projesi ve ruhsatı da bulunmadığından dava konusu taşınmaz kat mülkiyeti kurulmasına elverişli değildir. Bu nedenle Mahkemece taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesi gerektiği sonucuna varılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Satış yolu ile ortaklığın giderilmesi gereken taşınmaz üzerinde bina vs. gibi muhdesat varsa bunlar Medeni Kanunun 619. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz'ü (tamamlayıcı parçası) sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilecektir. Bunların bir kısım paydaşa aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu konuda tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekecektir. Oran kurulurken muhdesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri tespit edilecek ve bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanacak, bulunan değer. Muhdesat ve arzın değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhdesata, ne kadarının arza isabet ettiği belirlenecektir. Satış bedelinin dağıtımında bulunan bu yüzde oranlar göz önünde tutularak muhdesata isabet eden kısım sadece muhdesat sahibine veya payları oranında sahiplerine, arza düşen kısım da yine payları oranında tüm paydaşlara verilecektir.
Muhdesatın bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh yoksa veya bu hususta paydaşların ittifakı söz konusu değilse, Mahkemece, iddia sahiplerine ilgili mahkemeye dava açarak muhdesatın kendilerine aidiyeti konusunda kesinleşmiş mahkeme getirmeleri için süre verilerek o dava sonucu beklenilmelidir.
Somut olayda, davalılar, dava konusu taşınmazda bulunan ana yapıdaki bağımsız bölümlerin eksiklerini kendilerinin tamamladığını savunduklarına göre, Mahkemenin bu konuda tarafların ittifakını araması, savunma taraflarca kabul görmediği takdirde ilgiliye süre verilerek, müşterek mülkiyet şeklinde tasarruf edilen taşınmazda bulunan binadaki bağımsız bölümlerin eksiklerini ve bu eksikleri tamamlayanların tespitini sağlaması, sonra da yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda dağıtılacak paylara uygulanacak oranları belirlemesi ve bu esaslara göre karar vermesi gerekir.
Bu hususlar dikkate alınmadan. taşınmazın üzerindeki yapı ile sonunda elde edilecek bedelin paylar oranında verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın, hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' un gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek edene iadesine, 25.3.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**************
.: CopyRight by Sinerji A.Ş. :.
Old 05-10-2006, 11:40   #3
ahmet ilhan

 
Varsayılan taşınmazın paylaşımı

bilgilendirme için teşekkür ederim. söz konusu sonradan paydaş tarafından yaptırılan ve taşınmazın kendisinin olduğunu iddia eden paydaş izale-i şuyu davası açarken dilekçesinde bunu belirtir ve aksini iddia eden olmazsa yine bu durumda da mı taşınmazın ya da bedelinin paylaşımı söz konusudur. buna bir açıklık getirebilir miyiz?

fakat bir isteğim daha var bu konuda yargıtay kararı bulabilirmiyim yol gösterirmisiniz.
Old 05-10-2006, 14:49   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Katkı

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2002/6-76
K. 2002/96
T. 13.2.2002
• ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ ( Ağaç ve Muhtesatın Durumu )
• AĞACIN DEĞERİ ( Ortaklığın Giderilmesi - Mütemmim Cüz'ün İstisnası )
• MUHTESATIN DEĞERİ ( Ortaklığın Giderilmesi - Ağaç/Mütemmim Cüz'ün İstisnası )
• MÜTEMMİM CÜZ'ÜN İSTİSNASI ( Paydaşlara Aidiyetine İlişkin Tapuda Şerh Veya Bu Hususta Tüm Paydaşların İttifakı Gereği )
743/m. 619
ÖZET : İlke olarak satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar olay tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Yasanın 619 arzın mütemmin cüzü sayıldığından arz ile birlikte satışına karar verilir. Ancak, bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa, o takdirde o değere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki "ortaklığın giderilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kuyucak Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 18.7.2001 gün ve 2001/80 E. - 214 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.10.2001 gün ve 2001/7538-7848 sayılı ilamı;

( ...Dava bir parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesine ilişkin olup, mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.

Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar MK. 619. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz-ü sayıldığından arz ile birlikte satışına karar verilir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa, o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibarıyla ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değer toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır, bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibarıyla ne kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nispetler göz önünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine arza isabet eden kısmın da payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.

Muhtesatın arzın paydaşlarına değil de 3. şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.

Olayımızda: Ortaklığın giderilmesi istenen taşınmazda yapılan keşif sırasında davalı vekili, ağaçların müvekkil tarafından yetiştirildiğini ileri sürdüğüne ve davacı vekili de bu savunmaya ve bilirkişi raporuna itiraz etmediğine göre ağaçların davalıya ait olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yukarıda açıklanan şekilde oran kurularak satış bedelinin bu oran dahilinde dağıtılması gerekirken, yazılı şekilde satış kararı verilmesi hatalı olmuştur.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava ortaklığın giderilmesine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Özel Dairece yukarıda bozma ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.

İlke olarak satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar olay tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Yasanın 619 arzın mütemmin cüzü sayıldığından arz ile birlikte satışına karar verilir. Ancak, bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa, o takdirde o değere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir.

Olayımızda tapuda muhtesatların aidiyeti konusunda her hangi bir şerh olmadığı gibi, tarafların muhtesatın bir paydaş aidiyeti konusunda ittifak bulunmadığı gibi muhtesatın davalıya ait olduğu kanıtlanamamıştır.

Bu durumda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Old 10-12-2007, 19:30   #5
hukukçu83

 
Varsayılan

Benim bu konuda birşey kafama takıldı:Ağaçları diken ve yetiştiren,masraf yapan ortak bu konuda şerh düşülmemiş ve diğer ortaklar rıza göstermemiş olsalar bile vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak ağaçların bedelini diğer ortaklardan talep edebilir mi?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
müşterek mülkiyet kirasının ödenmesi yolundaki uyuşmazlık aklakara Hukuk Soruları Arşivi 3 02-11-2006 23:19
Izale-i Şuyu Ve Intifa Hakkında 3.şahıs Meselesi iarabaci Meslektaşların Soruları 3 16-10-2006 01:00
izale-i şuyu johnross Meslektaşların Soruları 3 24-07-2006 02:54
Müşterek Mülkiyet-Elbirliği İle Mülkiyet-Miras avfehmi Meslektaşların Soruları 2 23-07-2006 23:33
Karı-koca arası ortak malda izale-i şuyu comoka Hukuk Soruları Arşivi 5 16-06-2006 16:35


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04729891 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.