Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Konumuz : Hukukçular Biz bizi konuşuruz! Konusu "hukukçular" olan ve diğer alanların konusu içine girmeyen sohbetlerimiz için.

Toplum GÖzÜnde Avukatlik MesleĞİ

Yanıt
Old 05-02-2013, 10:55   #61
detay82

 
Varsayılan

903 – Ücretinizi kararlaştırınız. Burada konuştuklarımızın gizli olduğunu başta söylemiştim. Öyle ise, eğiliniz de kulağınıza söyliyeyim, her işten muhakkak ücret isteyiniz ve mutlaka bir mukavele yapınız.

Bütün avukatlar ve bilhassa meslekte yeni bıyığı terlemiş çağda bulunan genç meslekdaşlar, bu işin çok yabancısıdırlar. Herkese akıl öğreten, herkes tarafından işini ve kazancını bilir zan olunan avukatlar, kendi söküğünü dikemiyen terziler gibi bu hususta acınacak haldedirler. Bütün yanlış telâkkilere, dedikodulara, görünüşe rağmen avukatlar yaptıkları yardımın çok defa mukabilini almazlar ve yahut alamazlar. Bunun çok sebebi var. Mesleğin hamuru feragatle yoğurulduğu için çat kapı içeriye girene, ver bakalım paraları demek bize ağır geliyor. Sonra bizim memlekette, bilhassa yerlilerle işi olanlar bilirler ki halkımız, avukatın söylediği söze, yazdığı her kelimeye bir ücret vermek lâzım geldiğini takdir etmemektedir. Hekime gittiği zaman nabzını muayene ettirdiği, bir de reçete aldığı için (vizite) vermek lâzım geldiğini anlamağa başlayan iş sahipleri, avukat söz söylediği, bu söz ortada görülmediği, havayı nesimiye karıştığı için ücret lâzım geldiğini düşünememektedirler. İstediğiniz kadar yazıhanenize (istişare bedava değildir), (her istişareye şu kadar ücret alınır) diye levha asınız, istediğiniz kadar kinayeli lâflar söyleyiniz. Hiç aldırmaz, biraz da tanışıklık varsa kahvenizi içer, telefonunuzla konuşur, sizi bir iki saat işgal eder, Allahaısmarladık deyip çıkar giderler.

Peki amma, siz bu yazıhaneyi keyif için açmadınız, bu kadar masrafınız var. Çoluk çocuk sahibisiniz. Onların hakkı üzerinde bu kadar zararlı tasarruf edemezsiniz. Hastalık, sağlık sizin içindir. Bir kaç ay yazıhaneniz kapalı kalırsa dilenecek vaziyete düşersiniz. Aylığınız yıllığınız olmadığı için bu serbest mesleği ihtiyar ettiniz. O halde hakkınızı başkalarına çiğnetmemelisiniz. Şu kanaatimi de söyleyeyim ki, kendi hakkını temin ve istifa etmeyi bilmeyen bir avukat, başkalarının hakkını daha iyi temin ve müdafaa ettiğini iddia edemez. Şurasını da unutmamalısınız ki bedava iş görmek yalnız sizi ilgilendiren bir hal değildir. Bu hareketlerle mesleğinize, arkadaşlarınızın hakkına tecavüz etmiş oluyorsunuz.

Genç arkadaşlar! Bir müvekkilden ücret isterken yüzünüzün ne kadar kızardığını, kalbinizin ne kadar attığını, o anları yaşadığım için ben de bilirim. Sanki bir suç işlemiş gibi utanırsınız, içinizden ücret istemek geçer, fakat diliniz söyliyemez. Yardım ettiği işe kendisini bu kadar kul yapan bir meslek adamına ancak avukatlıkta rast gelinir. Sebebini yukarıda biraz söyledim, bu kitabın muhtelif yerlerinde de anlattım, bu mesleğin kendisindedir. Yardımını adalet gayesine hasreden adam, bir tüccar gibi, her şeyden evvel para istemeyi centilmenliğe yakıştıramıyor. Müvekkilin kendiliğinden vermesini bekliyor, o işe, çok defa aldırmıyor… Lâkin her şeyin bir derecesi vardır. Mesleğinizi, bir erkeği çıldırasıya seven bir kadın gibi sevebilirsiniz. Çıldırasıya seven kadınların bile aşk dolu yüreklerinde satılacak ve satın alınabilecek yahut ufak bir hediye ile sevindirilebilecek köşeler bulunur. Ruhunuz asıl, kalbiniz semih ve âlicenap olsa da, bir köşesinde kendinizi ve çocuklarınızı düşünmek için yer bırakınız.

Bazı aile işleri, pek yakın dost işleri olur ki bunlardan ücret istemek bahs mevzuu olamaz. Bazan fakirlerin işlerini görmek icap eder, bundan zevk duyulur, vazife sayılarak yapılır. Hülâsa seve seve yapılabilecek angariyeler olur. Bunlardan kaçınmak mümkün değildir. Fakat bütün meşguliyet angariye olur, ilim yardımının ve beden yorgunluğunun büyük bir kısmı karşılıksız kalırsa, işte o zaman felâkettir. Onun için bir avukat kendisine bedavacı damgasını vurdurmak istemezse kendi işini de biraz bilmeli ve yardımına ücret beklediğini iş sahibine anlatmalı, ve yazılı mukavele ile miktarını tesbit etmelidir. Yeni kanun yazılı mukaveleye raptedilmedikçe ücret talep edilemiyeceğini emretmiş olmasına nazaran artık sonradan ecri misil davalarının kapısı da kapanmış demektir.

Ücreti evvelden tesbit etmekte bir avukat için sıkılacak hiç bir cihet yoktur. Bir iki işte ücret isteyince alışır ve arkası gelir. Fakat bir kere yanlış yol tutuldu mu, dönmek zor olur.

Ücreti evvelden tesbit ve bir mukaveleye raptetmek, mutlaka dava açmak için değildir. Bir kere yazıhanenize her gelipte sizden bir yardım gören adam, az çok bir ücret vereceğini bilmelidir. Sonra evvelden konuşulmıyan ücretin miktarını iş bittikten sonra kararlaştırırken çok defa münazaa çıkar. Siz çok umarsınız, işin bittiğini ve maksadının hasıl olduğunu gören müvekkil azı zihninden geçirir, iyisi mi, evvelden konuşmalı, müvekkil ile ücret münakaşası, ücret davası gibi nahoş sahnelere sonradan meydan vermemelidir. Ücret miktarını tesbit ettiğiniz halde sonunda alamazsanız, Dava edip etmemek elinizdedir. Böyle bir hal vukuunda nasıl hareket etmek lâzım geldiğini yerini izah ettik.
Old 14-03-2013, 00:33   #62
turkuaz_ar

 
Varsayılan

Henüz 1 buçuk senelik avukatım ve mesleğimin başındayım. Bu süreç içinde mesleğe dair mğrendiğim çok şey var ve öğrenemediğim daha pek çok bilgi mevcut.
Üstadımın bir sözü vardır ;"Biz avukatlar, müvekkilin derdini para ile satın alırız." bu söze katılıyorum. Çünkü her dosya ayrı bir sorumluluk bizim omuzlarımızda, ve malesef manevi tatmin noktasında taşıdığımız sorumluluğu hafifletecek hiçbir şey yok.
Ancak kısa zaman zarfında şu iki şeyden çok çok eminim; AVUKAT OLARAK, ADALET ADLI ANANIN ÜVEY EVLATLARIYIZ, ve HER NE KADAR MESLEĞE SAYGI NİDALARI ATSAK DA, BİZDEN BAŞKA MESLEK GRUBU YOKTUR Kİ, BAŞKA MESLEKTAŞINI KÖTÜLEMEKTEN, YOLUNA TAŞ KOYMAKTAN ÇEKİNMESİN.
İşte bence sorunun kaynağı bu, toplum bize saygı duymuyor çünkü bize anlayamıyor çok önemli değil, ancak aynı şartları, zorlukları paylaştığın MESLEKTAŞLARINDAN DAYANIŞMA görememek, asıl üzücü olan bu.
Old 14-03-2013, 12:21   #63
suskun_juliette

 
Varsayılan

Konuyu okuduktan sonra derin bir nefes alarak düşündüm. Şunu gördüm, artık toplum hangi mesleğe saygı duyuyor ki?Darp edilen doktorlar, dövülen ambulans şoförleri ve sağlık görevlileri, bıçaklanan öğretmenler, kurşunlanan savcı ve hakimler, ve tabii ki her türlü hır gür içinde harcanan avukatlar...

Gün, kendini kurtarma günü.Toplumun geneline yayılan ve damarlarını çürüten bu virüsten hepimiz nasibimizi aldık.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Sivil Toplum Örgütlerinin Fon Alması Hakkında Doç. Dr. Özge Yücel Kadın Hakları Çalışma Grubu 3 25-01-2008 21:11
Korunmaya daha muhtaç olduğu halde Kadınların çığlıklarına Neden Toplum Kulak Kapatır hükümsüz1621 Kadın Hakları Çalışma Grubu 13 28-11-2006 16:37
Sinema ve Toplum meada Sinema ve Televizyon 2 30-08-2006 17:34
Kişiyi Suça Toplum Mu İter Yosa Kişi Kendi Mi Suça Yönelir?Neden? yasemin Hukuk Soruları Arşivi 2 04-03-2002 18:55


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03598690 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.