Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Hukukçu olmayan üyelerimizin hukukla ilgili sorularına ayrılmış iletişim alanı. Lütfen Dikkat : THS bir hukuki danışmanlık sitesi değildir ve bu foruma da "hukuki danışma" niteliği taşıyan sorular yöneltilemez. Alanda soru sormadan önce lütfen Hukuk Soruları Alanı Kural ve İlkelerimizi okuyunuz.

Boşanma Davasında İlk Duruşma...

Yanıt
Old 01-01-2008, 15:29   #1
MuhammedAliUcar

 
Önemli Boşanma Davasında İlk Duruşma...

Boşanma davasını açan ilk duruşmaya gelmezse , ancak diğer taraf boşanmayı kabul edip davaya devam etmek isterse ne olur??

Yani bizim olayımızda davayı açıp boşanma isteyen ilk duruşmaya gelmiyor. Dolayısıyle hakimin onu dinlememiş olmasına rağmen davalı taraf boşanmayı onaylıyor....Bu durumda boşanmaya karar verilebilirmi???

Boşanmanın Şahsa sıkısıkıya bağlı bir olmasından ötürü davacının duruşmaya gelmemesiyle davasını takipsiz bıraktığını iddaa eden görüş sahipleri var ama bana dayanak lazım.....
Old 01-01-2008, 15:51   #2
MUHAMMED YILDIRIM

 
Varsayılan Dava Reddedİlİr

Davacının davasını takipsiz bıraktığı görüşü uygulamada yer tutmaktadır. Eğer siz davacı tarafından bakacak olursanız; ilk ve daha sonra ki duruşmaları takip etmemeniz bu iddianızdan vazgeçtiğiniz anlamına gelecektir. Her ne kadar davalı davayı kabul etse de, bu dava davacının delillerine dayanarak açıldığından hakimin davalının talebini reddetmesi gerekecektir.
Old 01-01-2008, 23:58   #3
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

1. Bence TMK. nun 6. md.sindeki ispat teorisine göre herkesin iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının iddiasının karşılık davası olmayan davalı tarafından ispatı söz konusu olmadığından davanın reddi gerekir.

2. Fakat Yargıtay aksi görüştedir. Benim verdiğim ret kararını aşağıdaki karar gibi bozmuştu.Tabii ki, yargıtayın görüşü geçerli olacaktır.

Saygılarımla.

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 1997/8311

K. 1997/9353

T. 22.9.1997

• BOŞANMA ( Davacının Davayı Takip Etmemesi )

• DAVACININ DAVAYI TAKİP ETMEMESİ ( Boşanma )

• KOCANIN BAŞKA KADINLA İLİŞKİSİ OLMASI ( Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması )

743/m.134

ÖZET : Dava, davacı tarafından takip edilmeyip, davalı tarafından takip edilirse, toplanan delil sonucuna göre boşanmaya karar verilebilir ve taraflar bu kararın sonucuna katlanmalıdır.
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR : Davacı davadan feragat etmemiş sadece davayı takip etmemiş buna karşılık davalı davayı takip ettiğini bildirmiş ve davalı tarafça bildirilen tanıklar dinlenmiştir. Bu durumda tarafların dava sonucuna katlanması gerekmektedir.
Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının başka kadınla ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 22.9.1997
Old 02-01-2008, 13:48   #5
MuhammedAliUcar

 
Varsayılan

Yanlız Ufak Bir Şeye Daha İhtiyacım Var....

Bu kararda davayı davacı açıyor ve takip etmiyor , ancak davacının davası ispatlanıyor ve davacı davayı kazanıyor. Peki davacının davasını ispatlanmasaydı ve bunun yerine davalı davayı takip edip kendi haklılığını ispatlasaydı boşanmaya karar verilebilirmiydi??? Veya evlilik bir yıl sürdüğü için ve davalı da boşanmayı kabul ettiği için , duruşmada davacının beyanı alınmadığı halde geçimsizlikten dava kabul edilebilirmiydi????
Old 16-01-2008, 13:30   #6
caner87

 
Varsayılan

avukatla takip edilen boşanma davasında davacı taraf ilk duruşmaya gelmeyebilir öyle değil mi...
Old 16-01-2008, 15:24   #7
iussy

 
Varsayılan

Bir anlaşmalı boşanma davasında, davalı tarafın vekili olmasına ve iki tanık getirilmiş olmasına rağmen mahkeme, boşanma kararı vermedi. Asilleri dinlemek ve görmek istedi.

Sonuçta, mahkeme, ispatlanamaması halinde, davacının talebini reddedebileceği gibi, süresinde açılan karşı dava için de davalı/karşı davacı lehine karar verebilir.

Ancak, bilindiği üzere, uygulamada, davacının takip etmemesi halinde, davalar çoğunlukla düşürülüyor.

Saygılarımla.
Old 30-01-2008, 00:14   #8
masimo

 
Varsayılan

boşanma davaları kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğundan resen araştırma ilkesi uygulanır. davalı yanın davayı takip etmek istemesiyle hakim davaya devam etmek zorundadır. davalı davayı kabul edebilir ama maddi vakaları kabul etmek istemezse etmez (tazminat Hukuku açısından). Son dönem yargıtay uygulmalarında yargıtay eşlerin dinlenmesini zorunlu görüyor. kanaatimce mahkeme davacıyı mahkemye çağırıp son beyanını almalıdır. davacı taraf boşanmak isterse dava boşanma ile sona erer. eğer boşanmak istemezse davadan feragat etmelidir. davalı yan da feragate dayalı davayı delil göstererek şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı olarak dava açar ve davayı kazanma olasılığı yüksek our.
Old 01-02-2013, 16:35   #9
dogano

 
Varsayılan

Merhabalar, davamız çekişmeli bir boşanma davasıdır. Davacı vekiliyim ve kendisi eşinden kaçarak başka bir ilde yaşayan akrabalarına sığınmış durumda. Adresi ve telefonu bende gizli. Dolayısıyla hiç bir duruşmaya bizzat katılamayacak. Hakim davacı aslın bizzat dinlenilmesini isterse nasıl bir yol izlememiz gerekir acaba?
Old 05-03-2013, 01:11   #10
Av. Özge Çavuş

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan dogano
Merhabalar, davamız çekişmeli bir boşanma davasıdır. Davacı vekiliyim ve kendisi eşinden kaçarak başka bir ilde yaşayan akrabalarına sığınmış durumda. Adresi ve telefonu bende gizli. Dolayısıyla hiç bir duruşmaya bizzat katılamayacak. Hakim davacı aslın bizzat dinlenilmesini isterse nasıl bir yol izlememiz gerekir acaba?

Hakime bu durumu anlatın, eğer ikna olursa bulunduğu ildeki mahkemeden talimatla ifadesi alınabilir. Veya halden anlayan bir hakim ise size başka bir yol gösterebilir.
Old 03-07-2013, 14:31   #11
avsonerengin

 
Varsayılan

uygulamada hakim tarafları anlaşmalı boşanma boşanma dışında dinlememektedir.Yalnız boşanma konusunda aile mahkemesinin delil toplama yetkisi vardır.Hakimin amacı aile birliğini sürdürmeye çalışmakdır.Bu nedenle tarafların delilleriyle bağlı kalmaz.Aynı zamanda aile hakimi boşanma davasında boşanmaya değil de ayrılığa da hükmedebilir.
Old 05-05-2014, 17:12   #12
avukat mustafa

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan dogano
Merhabalar, davamız çekişmeli bir boşanma davasıdır. Davacı vekiliyim ve kendisi eşinden kaçarak başka bir ilde yaşayan akrabalarına sığınmış durumda. Adresi ve telefonu bende gizli. Dolayısıyla hiç bir duruşmaya bizzat katılamayacak. Hakim davacı aslın bizzat dinlenilmesini isterse nasıl bir yol izlememiz gerekir acaba?
haklı sebebiniz olduğundan mütevvelit hakimden talimatla dinlenmesini talep edebilirsiniz. ancak bu duruma dayanak teşkil etmesi açısından öncelikle aile hakiminden tedbir de istemelisiniz. Saygılar...
Old 26-08-2014, 20:26   #13
Sabuhi Rahimov

 
Varsayılan

Bende ilk yazılanlara katılıp sonra aklımda kalan sorular oldu çünkü anlaşmalı boşanmada vekilleri olsa bile hakimin iki tarafıda dinlemek isteyeceğini düşünmüştüm.Anlaşmalı boşanma iki tarafında sözlü ifadelerine başvurulacaktır
Old 11-05-2015, 14:26   #14
bilgin dicle

 
Mutlu

TMK 166/3'te düzenlenen anlaşmalı boşanmada, hakimin boşanmaya karar verebilmesi için tarafları bizzat dinleyerek, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi aranıyor. O halde bu, takdire bağlı değil; emredici bir hüküm olduğundan, tarafların olmadığı duruşmada süre de talep edilmediyse red kararı verilecektir.
Old 27-09-2015, 12:32   #15
Av.Suna SOYDAŞ

 
Varsayılan

Çekişmeli boşanma davasında hakim tarafları dinlemek istemez. sadece anlaşmalı boşanma davalarında dinleyecektir. illa da dinletmeniz gerekiyorsa hakime durumu anlatıp ara celsede karşı tarafın bilgisi dışında dinletebilirsiniz.
Old 27-09-2015, 13:26   #16
Av. Nevzat Yağız

 
Varsayılan

Meslekdaşımız Bilgin Dicle'nin dediği gibi anlaşmalı boşanmada iki koşul var, birincisi evlilik en az 1 yıl sürmüş olacak ve hakim her iki tarafı dinleyerek boşanmayı kabul ettikleri konusunda beyanlarını BİZZAT alacak, bu bir yasal zorunluluktur.
Yalnız Bilgin meslekdaşım, tarafların gelmediği duruşmada süre de talep edilmemişse hakimin red kararı vereceğini yazmış, ancak taraflar duruşmaya gelmezlerse doğrudan red kararı verilmeyecek, dava işlemden kaldırılacaktır. (Yani uygulumada müracaata kaldı dediğimiz durum)

Diğer hususta şunu düşünüyorum; Yargıtayın görüşüne katılmayanlar var belki ama, davacı davasını takip etmese bile, davanın konusu ne olursa olsun davalı bu davayı takip etmek ve sonuçlandırmak hakkına sahip olduğuna göre, boşanma davasında da davalı davayı takip ederek REDDİNİ SAĞLAYABİLECEĞİ gibi DAVAYI KABUL EDİP BOŞANMA KARARI VERİLMESİNİ DE SAĞLAYABİLİR. Buna yasal bir engel yok. Zira bu evlilik davacıdan ziyade, davalı için belki de daha fazla çekilmez hale gelmiş durumda olabilir. Bu nedenle davalı taraf davacının takip etmediği davada, davacının kusurunu ve hatta KISMEN KENDİ KUSURLU OLDUĞUNU DAHİ İSPAT EDEREK davanın boşanma ile sonuçlanmasını sağlayabilir.
Old 27-09-2015, 13:36   #17
Av. Nevzat Yağız

 
Varsayılan

Karşı tarafın az da olsa kusuru olması koşulu ile, çok kusurlu olan tarafın bile boşanma davası açabileceği konusunda Yargıtay kararları da var. Yani burada Yargıtayın amacının; boşanmayı talep edebilmek için mutlaka daha az kusurlu olmak şartını aramak yerine, hangi taraf daha fazla kusurlu olursa olsun, o evlilik artık çekilmez hale gelmiş ise, yani ortak hayatın sürdürülmesi imkansız hale gelmiş ise, artık kusur oranına bakılmaksızın boşanma kararı verilebilmesini sağlamak olduğu anlaşılmakta.
Old 29-09-2016, 11:11   #18
Avukat İlkay Uyar Kaba

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu
Esas: 1995/2-551
Karar: 1995/747
Karar Tarihi: 20.09.1995


BOŞANMA DAVASI - TARAFIN DURUŞMAYA GELMEMESİ HALİNDE YOKLUĞUNDA HÜKÜM KURULACAĞI İHTARI - İŞİN ESASI İLE HÜKÜM KURULABİLECEĞİ HUSUSU

ÖZET: Dava, Medeni Kanun'un 134/1. maddesinden kaynaklanan boşanma istemine ilişkindir. Gerçekten tebligat yapılan tarafın duruşmaya gelmemesi halinde yokluğunda duruşmaya hüküm kurulacağı ihtarını da kapsadığı açık bir olgudur. Kaldı ki bu usulü hatının Usulün 428. maddesinin 6. maddesinin 6. bendinde gösterilen nitelikte bir hata olarak değerlendirilemeyeceği aşikardır. O itibarla yerel mahkemenin işin esası ile hüküm kurulabileceğine değinen direnme yerindedir. Ne var ki hükme yönelik temyiz itirazları Dairesince incelenmemiştir. Bu durumda dosya, işin esası ile ilgili temyiz itirazlarının tetkiki için özel Dairesine gönderilmelidir.



(743 S. K. m. 134) (1086 S. K. m. 213, 377)

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gaziantep Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 12.5.1994 gün ve 1993/318-1994/274 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.11.1994 gün ve 8844/10743 sayılı ilamı ile (... kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim iki tarafın iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez (HUMK. m. 73). "Tahkikat sırasında taraflara çıkarılarak çağrı kağıtlarında, tarafların belli günde mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde tahkikata yokluklarında devam edileceği bildirilir" (HUMK. 377/1). Görüldüğü üzere çıkartılan davetiyenin Tebligat Yasası'nın 9. maddesindeki hususları ihtiva etmesi yanında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 213/2 ve 377. maddelerindeki "belli edilen günde mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde tahkikata yoklukta devam edileceği ve hüküm verileceği" meşruhatını da taşıması zorunludur.

Davalıya dilekçe tebliğ edilirken bu maşruhat verilmediği gibi, sonradan da bu eksiklik giderilmemiştir. Açıklanan husus savunmayı etkileyen sulu yanlışlığıdır. O halde mahkemece yapılacak iş, açıklanan yasa maddelerine uygun biçimde davalıya tebligat yapmak, gösterdiği takdirde delillerini toplamak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden: Davacı vekili

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, Medeni Kanun'un 134/1. maddesinden kaynaklanan boşanma istemine ilişkindir.

Yerel mahkemenin davanın reddine dair kurduğu hüküm, Özel Dairece yukarıda metni yazıldığı üzere davalı kadına çıkarılan tebligatın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 213/2 ve 377. maddelerinde öngörülen açıklığı taşımadığına işaretle, bu usul yanlışlığına rağmen işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru olmadığına değinilerek bozulmuştur. Gerçekten HUMK. m. 213. maddesinin 2.fıkrasında "tahkikat sırasında taraflara çıkarılacak çağrı kağıtlarında tarafların belli edilen günde mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında devam edileceğinin bildirilmesi" öngörüldüğü gibi, 377. maddenin 1. fıkrasında da "... belli edilen günde mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yargılamaya yokluklarında devam edileceği ve hüküm verileceği belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.

Mahkemece dava nedeniyle davalıya çıkarılan tebligatta ise, Usulün 213. maddesinden bahisle "yukarıda yazılı gün ve saatte bulunmadığınız takdirde duruşmaya yokluğunda devam edileceği" meşrugatı verilmiştir. Gerçekten tebligat yapılan tarafın duruşmaya gelmemesi halinde yokluğunda duruşmaya hüküm kurulacağı ihtarını da kapsadığı açık bir olgudur. Kaldı ki bu usulü hatının Usulün 428. maddesinin 6. maddesinin 6. bendinde gösterilen nitelikte bir hata olarak değerlendirilemeyeceği aşikardır. O itibarla yerel mahkemenin işin esası ile hüküm kurulabileceğine değinen direnme yerindedir.Ne var ki hükme yönelik temyiz itirazları Dairesince incelenmemiştir. Bu durumda dosya, işin esası ile ilgili temyiz itirazlarının tetkiki için özel Dairesine gönderilmelidir.

Sonuç: Yukarıda açıklandığı gibi işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine 20.9.1995 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Boşanma davasında eşe boşanma tazminatı olarak verilen ev Av.Pınar Ertunç Meslektaşların Soruları 16 25-04-2018 13:20
Boşanma davasında yetkili mahkeme ve boşanma sebebi ile takıların iadesi askeri hakim Meslektaşların Soruları 18 03-05-2011 13:17
Mal beyanında bulunmama davasında duruşma günü !!! avangardea Meslektaşların Soruları 6 26-12-2007 09:48
Boşanma Davası Açılınca Duruşma Günü Ne zaman Belirlenir,Duruşma Ne Zaman Yapılır? konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 05-12-2007 16:15


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04700398 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.