Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

belediyenin sorumluluğu var mı?

Yanıt
Old 15-05-2010, 00:02   #1
avukat.derviş.yıldızoğlu

 
Varsayılan belediyenin sorumluluğu var mı?

Toptancılık işi ile uğraşan müvekkile ait depoda çok sayıda market malzemesi bulunmaktadır.
Müvekkile ait deponun hemen yan tarafında kullanılmayan boş bir depo var. O deponun hemen yanında yeraltında şebeke içme suyuna ait su borusu mevcut.
Müvekkil sabahleyin deposuna gittiğinde, deposunun büyük bölümünün sular atında kaldığını, depodaki mallarının ıslanarak büyük oranda kullanılamayacak derecede olduğunu farkediyor. Suyun geldiği yere baktığında suyun komşu depodan geldiğini, oraya da Belediyeye ait su borusundan su sızması sonucu geldiğini farkediyor. Hemen belediyeye haber veriliyor. Belediyeden kepçe geliyor ve yeri kazarak boruyu açıyor ve sızan yeri tamir ediyorlar. Müvekkilin yaklaşık 70.000 TL zararı var. Hemen zararın miktarı için delil tespiti yaptırdık.
1-Bu fiil haksız fiil niteliğinde midir? Ya da sizce hukuki nitelemesi ne olmalıdır?
2-Belediyenin olayda kusuru var mıdır? Kusuru yoksa bile kusursuz sorumluluk ilkesi uygulanabilir mi?
3-Dava adli yargıda mı idari yargıda mı açılmalıdır?
Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
Old 15-05-2010, 02:30   #2
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avukat.derviş.yıldızoğlu
1-Bu fiil haksız fiil niteliğinde midir? Ya da sizce hukuki nitelemesi ne olmalıdır?
2-Belediyenin olayda kusuru var mıdır? Kusuru yoksa bile kusursuz sorumluluk ilkesi uygulanabilir mi?
3-Dava adli yargıda mı idari yargıda mı açılmalıdır?
1- Borulardan su sızmasıyla zarar doğması hizmet kusurudur.
2- Borulardan su sızmasıyla zarar doğması hizmet kusurudur.
3- Borulardan su sızmasıyla zarar doğması hizmet kusurudur. Hizmet kusurundan kaynaklanan anlaşmazlıkların çözümü idare mahkemesinin görevindedir. (Bakınız: İYUK - tam yargı davaları - önce idareye başvurma (ön karar alma) koşulu - tazminat - fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaz - ıslah edilemez)

Saygılarımla
Old 16-05-2010, 01:14   #3
avukat.derviş.yıldızoğlu

 
Varsayılan

Sayın Konyalı; peki yeni bulduğum aşağıdaki Yargıtay kararına ne buyurulur?
T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 1980/11-2721

K. 1983/823

T. 21.9.1983

• TAZMİNAT DAVASI ( Faaliyetlerinde Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Bulunan Kamu Kuruluşları )

• FAALİYETLERİNDE ÖZEL HUKUK HÜKÜMLERİNE TABİ BULUNAN KAMU KURULUŞLARI ( Kişilerle Olan İlişkilerden Doğan Dava ve Uyuşmazlıklar )

• ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLMASI ( Faaliyetlerinde Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Bulunan Kamu Kuruluşlarının Kişilerle Olan Faaliyetleri )

• SU BORUSUNUN PATLAMASI

• SULAR İDARESİNİN VERDİĞİ ZARAR ( Görev )

• GÖREV ( Sular İdaresinin Haksız Fiili )

818/m.41

1086/m.1


ÖZET : Faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerine tabi bulunan kamu kuruluşlarının, kişilerle olan ilişkilerinden doğan dava ve uyuşmazlıklar adli yargının görev alanına girer.
DAVA : Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ( Ankara Altıncı Hukuk Mahkemesi )'nce davanın görev yönünden reddine dair verilen 16.2.1979 gün ve 1978/351-1979/57 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onbirinci Hukuk Dairesi'nin 27.11.1979 gün ve 5313-5427 sayılı ilamıyla; ( ...İddia, davalıya ait su şebekesinin bakımsızlık nedeniyle patlaması sonucu davacı deposundaki mallara zarar iras etmesine ilişkin olup, şu suretle bir haksız eylem niteliğini teşkil ettiğinden, davayı görmek adalet mahkemelerini görevi cümlesinden olduğundan davaya bakılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.. ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz eden: Davacı vekili. Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, davalı Ankara Sular İdaresi'ne ait su şebekesine dahil su borusunun patlaması sonucu meydana gelen su baskınının, davacının kuruyemiş imalathanesi olarak kullanılan dükkanındaki mallarına zarar verdiği iddiasıyla tesbit edilen 154.500 TL.zararın tahsili isteminden ibarettir. Yerel mahkeme, ( ..davalı Ankara Sular İdaresi'nin, Ankara'nın su gereksinimini karşılayan, bu niteliği itibarıyla kamu hizmeti yapan bir kuruluş olduğunu, olayın bu hizmetin gereği gibi yapılmasından kaynaklandığını, meydana gelen zararın bir idari karar veya eylem sonucu meydana gelen zararlarla eş değerde bulunduğunu.. ) kabul ile, uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini belirterek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire, yukarıya metni aynen alınan ilam ile kararı bozmuş, mahkeme eski kararında direnmiştir.
Ankara Su Tesisatının Belediyeye Devri ve İşletilmesi Hakkındaki 5363 sayılı Yasanın 1. maddesine göre; Ankara Belediyesi'ne bağlı olmak üzere "Ankara Sular İdaresi" adı altında tüzel kişiliği haiz ve özel hukuk hükümlerine tabi bir idare kurulmuştur. O halde, gerek anılan madde ve gerekse aynı Yasanın 2. ve onu izleyen maddeleri hükümlerince davalı Ankara Sular İdaresi Özel Hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiliği haiz bir kuruluştur.
Davalı idarenin görüldüğü hizmet bir kamu hizmeti ise de, faaliyetlerini özel hukuk kuralları altında yapmakta olması itibarıyla TTK.m. 18/1 anlamında tacir saylır. Öyle ise, faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerine tabi kılınan kamu kuruluşlarının, kişilerle olan ilişkilerinden doğan dava ve uyuşmazlıklar adli yargının görev alanına girer. Bu nedenle davanın yargı yolu yönünden reddedilmesi doğru değildir. Önceki kararda direnilmesi bu itibarla usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda yazılı nedenlerle HUMK.nun 429. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), 21.9.1983 gününde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/2647

K. 2003/8912

T. 6.10.2003

• İSKİ'NİN TACİR NİTELİĞİ ( Haksız Fiil Nedeniyle İSKİ Aleyhine Açılan Tazminat Davasında Görevli Yargı Yolu )

• GÖREVLİ YARGI YOLU ( İSKİ Aleyhine Haksız Fiil Nedeniyle Açılan Tazminat Davasında )

• HAKSIZ FİİL NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİ ( İSKİ'nin Tacir Niteliği - Görevli Yargı Yolu )

• SU DAĞITIM İŞİ YAPAN KAMU KURUMUNUN TACİR NİTELİĞİ ( Haksız Fiil Nedeniyle Açılan Tazminat Davasında Görevli Yargı Yolu )

• YARGI YOLU ( İSKİ Aleyhine Haksız Fiil Nedeniyle Açılan Tazminat Davasında - Su Dağıtım İşi Yapan Kamu Kurumlarının Tacir Niteliği )

6762/m.12/11,18

2560/m.1,2,3


ÖZET :Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkil şirkete ait kabloları koparmak suretiyle sebep olduğu zararın tazminini talep ve dava etmiştir. İSKİ'nin TTK.nun 18/1 nci maddesinde öngörülen biçimde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca TTK.nun 12/11 nci maddesinde su, gaz ve elektrik dağıtma, telefon ve radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları da hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Nitekim İ...'nin gördüğü hizmet kamu hizmeti olsa da, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle, TTK.nun 18/1 nci maddesi anlamında tacir sayılacağı Yargıtay uygulamasında da kabul edilmiştir. Bu durumda tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakmaya Adliye Mahkemeleri görevli iken mahkemece, yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.10.2002 tarih ve 2002/545 - 2002/616 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, davalıya ait aracın, müvekkil şirkete ait kabloları kopararak müvekkilinin toplam ( 465.736.009.- ) TL zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının kamu hizmetini ifası sırasında hizmet kusurunun meydana geldiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin idari yargı olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı İ...'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanunda, genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlükçe yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarla belirlenip genel kurulların onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği belirtilmiştir. Bu itibarla İ...'nin TTK.nun 18/1 nci maddesinde öngörülen biçimde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca TTK.nun 12/11 nci maddesinde su, gaz ve elektrik dağıtma, telefon ve radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları da hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Nitekim İ...'nin gördüğü hizmet kamu hizmeti olsa da, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle, TTK.nun 18/1 nci maddesi anlamında tacir sayılacağı Yargıtay uygulamasında da kabul edilmiştir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.05.2000 gün ve 2000/4-860 Esas, 2000/911 sayılı kararı )
Bu durumda tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakmaya Adliye Mahkemeleri görevli iken mahkemece, yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. yarx
Old 16-05-2010, 01:20   #4
avukat.derviş.yıldızoğlu

 
Varsayılan

Bi karar daha buldum. Bu karara göre, siz haklısınz Sayın Konyalı. Ama kafam iyice karıştı. Birbiriye çelişen Yargıtay kararları mevcut.



T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/11813

K. 2005/11101

T. 18.10.2005

• BELEDİYE'YE AİT SU VE KANALİZASYON BORULARININ PATLAMASI ( Doğan Zarar Nedeniyle Tazminat - İdari Yargının Görevli Olduğu )

• TAZMİNAT DAVASI ( Belediye'ye Ait Su ve Kanalizasyon Borularının Patlaması Sonucu - İdari Yargının Görevli Olduğu )

• GÖREV ( Bir Kamu Tesisinin Gerek Yapılmasındaki Gerekse Kullanılması veya Muhafazasındaki Kusurdan Doğan Zararlar İdari Karar ve Eylemlerden Doğan Zararlar Niteliğinde Bulunduğundan İdari Yargının Görevli Olduğu )

• İDARİ YARGI ( Belediye'ye Ait Su ve Kanalizasyon Borularının Patlaması Sonucu Doğan Zarar - İdari Yargının Görevli Olduğu )

• SU VE KANALİZASYON BORULARININ PATLAMASI ( Belediye'ye Ait/Doğan Zarar Nedeniyle Tazminat - İdari Yargının Görevli Olduğu )

• HAKSIZ EYLEM NEDENİYLE TAZMİNAT ( Belediye'ye Ait Su ve Kanalizasyon Borularının Patlaması Sonucu Doğan Zarar - İdari Yargının Görevli Olduğu )

• KANALİZASYON BORULARININ PATLAMASI ( Belediye'ye Ait/Doğan Zarar Nedeniyle Tazminat - İdari Yargının Görevli Olduğu )

• TAM YARGI DAVASI ( Bir Kamu Tesisinin Gerek Yapılmasındaki Gerekse Kullanılması veya Muhafazasındaki Kusurdan Doğan Zararlar İdari Karar ve Eylemlerden Doğan Zararlar Niteliğinde Bulunduğundan İdari Yargının Görevli Olduğu - Belediye'ye Ait Su ve Kanalizasyon Borularının Patlaması Sonucu Doğan Zarar )

2577/m.2


11.2.1959 günlü ve 17/15 YİBK
ÖZET : Davada, davalı Belediye'ye ait su ve kanalizasyon borularının patlaması sonucu, davacıya ait yeraltı kablolarında ve saha dolabında zarar meydana geldiği iddia edilmektedir. Davalı Belediye bir kamu kurumudur. Kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. O halde anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan onların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının II. bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu davaların ise 2577 sayılı İYUK.nun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 27/6/2005 gün ve 2005/7458-2005/7104 sayılı ilamıyla kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı ve davalı Deniz Açıkgöz vekilleri taraflarından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK.nun 440-442 maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı Tunceli Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden ise, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararının Belediye Başkanlığı aleyhine bozulması ve davalı Deniz Açıkgöz'e yönelik bölümünün onanması üzerine davacı ve davalı Deniz Açıkgöz bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir.
2-Davacının diğer karar düzeltme istemine gelince; Mahkemece davalı Tunceli Belediye Başkanlığı aleyhine açılan dava yönünden Belediye'nin kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davada, davalı Belediye'ye ait su ve kanalizasyon borularının patlaması sonucu, davacıya ait yeraltı kablolarında ve saha dolabında zarar meydana geldiği iddia edilmektedir. Davalı Belediye bir kamu kurumudur. Kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. O halde anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan onların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının II. bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu davaların ise 2577 sayılı İYUK.nun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir. Bu nedenle davalı Belediye Başkanlığı'na yönelik dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir. Ancak dairemizce, davacının davalı Tunceli Belediye Başkanlığı'na yönelik temyizi yönünden "...3533 sayılı Kanunu'nun 1. maddesine göre genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklarda adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir... yasa buyruğu uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmek gerekirken işin esasının incelenmiş olması..." gerekçesi bozulmuştur. Şu durumda karar bozmayı gerektirir ise de, yukarıdaki nedenle bozulmuş olduğundan davacının karar düzeltme istemi HUMK.nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, Dairemizin 27.6.2005 tarih, 2005/7458 Esas 2005/7104 Karar sayılı kararının davalı Tunceli Belediye Başkanlığı aleyhine ( 2 ). bentte gösterilen bozulma nedeni kaldırılmalı ve hüküm açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda ( 2 ) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 27.6.2005 tarih, 2005/7458 Esas, 2005/7104 Karar sayılı ilamının 2. bendinin kaldırılmasına ve kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer karar düzeltme isteklerinin ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddiyle yerel mahkeme kararın bu biçimiyle BOZULMASINA; HUMK.nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca 123,90 YTL para cezasının karar düzeltme isteyen davalı Deniz Açıkgöz'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine ve aşağıda yazılı ret karar harcının karar düzeltme isteyen davalı Deniz Açıkgöz'e yükletilmesine ve peşin alınan harcın bundan mahsubuna ve davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde geri verilmesine, 18/10/2005 gününde oybirliğiyle karar verildi. yarx
Old 16-05-2010, 10:18   #5
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Kararlar çelişkili değil:

- Özel hukuk kişisi zarar verdiyse haksız fiil sayılır; adli yargıya gidilir. (Örnek: üst kattaki komşu, şirket, özel hukuk kişisi olarak örgütlenmiş sular idaresi)

- Kamu tüzel kişisi zarar verdiyse hizmet kusurudur; idari yargıya gidilir. (Örnek belediye, özel idare, bakanlıklar)
Old 13-10-2019, 12:23   #6
Av.Minerva

 
Varsayılan Sayın Konyalı, TTK düzenlemelerini atlamışsınız sanırım.

Alıntı:
Yazan Av.Armağan Konyalı
1- Borulardan su sızmasıyla zarar doğması hizmet kusurudur.
2- Borulardan su sızmasıyla zarar doğması hizmet kusurudur.
3- Borulardan su sızmasıyla zarar doğması hizmet kusurudur. Hizmet kusurundan kaynaklanan anlaşmazlıkların çözümü idare mahkemesinin görevindedir. (Bakınız: İYUK - tam yargı davaları - önce idareye başvurma (ön karar alma) koşulu - tazminat - fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaz - ıslah edilemez)

Saygılarımla

6762 Sayılı Kanunun 12/11 ve 18. maddelerinde belediyenin özel teşebüslerinin tacir sayılacağı açıkça belirtilmiştir. Hal böyleyken burada oluşan zararın çözüm alanının İdari Yargı olduğunu beyan etmek doğru olamamaktadır. Kısaca sonuç olarak bu hukuki problem, adli yargı çözüm alanındadır. Saygıyla...
Old 15-10-2019, 15:10   #7
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Minerva
Hal böyleyken burada oluşan zararın çözüm alanının İdari Yargı olduğunu beyan etmek doğru olamamaktadır. Kısaca sonuç olarak bu hukuki problem, adli yargı çözüm alanındadır.

Soruda "Belediyeye ait su borusundan su sızması sonucu" ifadesiyle su borusunun belediyeye ait olduğu belirtildiği için idari yargı yolunu göstermiş idim. Soruda su dağıtımı yapan kuruluştan söz edilmemişti. Asıl olan belediyelerin su dağıtımını kendilerinin yapmasıdır. Sadece büyükşehir belediyeleri su dağıtımı için ayrı kuruluşlar kullanır. Özel hukuka göre kurulmuş su idarelerini tacir saysak bile belediyeleri su sattıkları için tacir saymak mümkün değildir.

Yukarıda 16/05/2010 tarihli cevabımda hangi durumda hangi yargı yoluna başvurulacağı ifade edilmiş idi.

Saygılarımla
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Belediyenin sorumluluğu ve tazminat davası ararat-heja Meslektaşların Soruları 2 12-07-2012 09:03
Belediyenin sorumluluğu ve tazminat davası ararat-heja Meslektaşların Soruları 0 10-02-2010 17:33
Belediyenin sorumluluğu Burak Demirci Meslektaşların Soruları 1 04-04-2009 21:52
belediyenin sorumluluğu savunman85 Meslektaşların Soruları 1 16-03-2009 15:55
Belediyenin sorumluluğu hilallal Meslektaşların Soruları 4 10-03-2009 17:17


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05392599 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.