Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Sayıştay’ın Hesap Yargılama Görevi

Yanıt
Old 01-09-2019, 16:35   #1
Turgut Aşcı

 
Varsayılan Sayıştay’ın Hesap Yargılama Görevi

Parlamenter demokrasilerde bütçe hakkı,halkın parlamentolar aracılığı ile kamu gelir ve giderlerini belirleme hakkıdır. Milletimiz bütçe hakkının kullanılmasını seçimle milletvekillerine ve milletvekilleri de kuvvetler ayrılığının gereği olarak iktidara devretmektedir. İktidara verilen bütçe kullanma yetkisinin verilen yetki dâhilinde kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi ise milleti temsile yetkili olan TBMM’ne aittir. Ancak, bütçe uygulamalarının denetlenmesi uzmanlık gerektiren bir iş olması nedeniyle bu görev Anayasamız ile Sayıştay’a verilmiştir.

Sayıştay, mülga 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun yürürlüğünde, görevlerinin gereği olarak Sayıştay’a hesap vermekle yükümlü olan sorumluların (saymanların) tutmuş oldukları yevmiye defterlerinin bir sıra numarasından son sıra numarasına kadar kayıt etmiş oldukları tüm hesap ve işlemlerini kadro imkânları dâhilinde inceleyip yargılayarak kesin hükme bağlıyordu. Kadro yetersizliği nedeniyle yargılanamayan sayman hesapları ise yasa uyarınca hükmen onanmış sayılıyordu. Böylece sorumlular hesap vermiş olmakla aklanmış, dolayısıyla borçluluk durumundan kurtarılmış oluyorlardı.

AB mevzuatına uyum amacıyla yeni baştan düzenlenen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 8’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kamu idarelerinin hesapları, muhasebe yetkilileri tarafından hazırlanarak üst yöneticiler veya görevlendirdiği harcama yetkilileri ile muhasebe yetkilileri tarafından denetime hazır bekletilir veya Sayıştay’ın bildireceği yere gönderilir.” Denilerek sorumluların hesap vermeleri düzenlenmiş, fakat bu hesapların denetlenip yargılanması ile ilgili olarak bu defa herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Hâlbuki Anayasa’nın 160’ncı maddesinin, “Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük kamu Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.” Hükmü gereğince yeni Kanunda da sorumluların hesaplarının yargılanması ile ilgili düzenlemeler yapılması gerekiyordu. Bu husus göz ardı edilmiş olmakla Sayıştay, Anayasal görevini yapamaz duruma düşürülmüştür.

Mevcut uygulamada sorumlular Sayıştay’a hesap vermeye hazır oldukları halde, Sayıştay bu hesapları denetleyip yargılayamıyor. Bu arada hesap denetimi ile mali denetim arasındaki farklılığı belirtmekte yarar var. Hesap denetimlerinin amacı sorumluların gerçekleştirdikleri hesap ve işlemlerden dolayı aklanmalarını sağlamak, mali denetimlerin amacı ise kamu kurumlarının/kamu idarelerinin mali tablolarının güvenirliklerini ve doğruluklarını test etmektir. Hesap yargılamalarının sonucunda ilâm, mali denetimlerin sonucunda ise denetim raporu düzenlenir. 6085 sayılı Kanunla Sayıştay’a kamu zararlarını yargılama görev ve yetkisi verilmiş ise de, kamu zararı yargılamaları hesap yargılamalarını karşılayan yargılamalar değildir. Şöyle ki; hesap yargılamaları görevlilerin görev sorumlulukları (objektif sorumlulukları) , kamu zararı yargılamaları ise görevlilerin kişisel sorumlulukları (sübjektif- tazminat sorumlulukları) esas alınarak yapılan yargılamalardır. Hesap yargılaması sadece Sayıştay’a has bir yargılama türüdür. Kamu zararı yargılaması ise genel yargı içerisinde hukuk yargılamasıdır. Bu itibarla, hesap denetimi yapıldığı sırada kamu zararı da tespit edilmişse her biri ayrı ayrı yargılama konusu yapılarak sonuçlandırmayı gerektirir.

Şu anda Sayıştay denetim olarak düzenlilik denetimi (mali denetim) ile performans denetimi, yargı olarak da kamu zararı yargılaması yapmaktadır. Sayıştay Kanunu’nda sorumluların hesap ve işlemlerinin Sayıştay tarafından denetlenerek yargılanmasına (yargısal denetime) ilişkin düzenlemeler yapılmamış olması önemli bir eksikliktir. Hukuk Devleti olabilmenin en esaslı şartı hukuk normlarına uymayı gerekli kıldığından, söz konusu eksikliğin telâfisi için bir an önce Sayıştay Kanunu’nda bu konuda düzenlemeler yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Aksi halde bir taraftan sorumluların hesap ve işlemlerinin denetimsiz bırakılması sürdürülmüş olacağı gibi, diğer taraftan görevleri gereği hesap vermekle yükümlü olan sorumluların bu sorumlulukları da sonuçsuz bırakılmış olacaktır.

Turgut AŞCI
E. Sayıştay Uzman Denetçisi
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Açık Hesap Usulü=Cari Hesap mıdır? alphukuk Meslektaşların Soruları 2 16-08-2018 22:18
Hesap bilirkişi raporunda iki rakam aralığında, hesap bilirkişisi hesabını hangi rakamdan yapacağını nasıl belirler? müzmin yedek Meslektaşların Soruları 3 31-03-2012 12:31
görevi ihmal/görevi kötüye kullanma/zincirleme suç 8xy Meslektaşların Soruları 1 28-12-2009 16:46
Özel Bir Banka Şubesinde Şirketim Adına Hesap Açılıp Bu Hesap Üzerinden Dolandırıcılı Oktay Hukuk Soruları Arşivi 1 04-03-2002 20:00


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03663301 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.