21-09-2011, 10:35 | #121 | |||||||||||||||||||||||
|
Sayın meslektaşım, İhaleyi alanın hesabı kitabı bizi (hukukçuları) ilgilendirmemeli. Bu iş için yatırım yapmış olan firma elbette kar elde etmeye çalışacaktır, bu doğaldır. Bizi (hukukçuları), ihaleyi kazanan firmanın kar elde etmesi amacıyla yapılan hukuk dışı uygulamalar ilgilendirmeli ve rahatsız etmelidir. |
21-09-2011, 15:37 | #122 |
|
Değerli Meslektaşlarım,
Az önce, İstanbul Adliyesinde duruşmam vardı. Giriş kapısına yaklaşırken aklımda, Baromuzun açıklamaları ve özel güvenliklerle muhatap olma konuları geziniyordu. Ancak, kapıya yaklaştığımda hepsi uçuverdi. Zira, akıllı kimliklerimizi okuyan turnike sistemi kurulmuştu ve kimliği okutarak, hiçbir şekilde aranmadan ve zorluk çıkarılmadan adliyeye girmiş oldum. Sair sorunların da, Baronun 133 yıllık bir yargı kurumu oluşuna uygun girişim ve tazyiklerle aşılacağına inanıyorum. |
21-09-2011, 17:41 | #123 |
|
Adalet.org da yazdığım cevap burada da geçerli olacaktır sanırım...
Az önce adliyedeydim. Giriþ kapýlarýna gerçekten de avukatlar için ayrý bir bölüm açýlmýþ. Avukatlar, yeni kimlik kartlarýný (barokart) okutarak turnike sisteminden giriþ yapýyorlar. Avukatlar için üst aramasý teþebbüslerine ve duyarlý kapý uygulamasýna nihayet son verilmiþ. Yok adliyenin adý "Ýstanbul Cumhuriyet Baþsavcýlýð Ýstanbul Adalet Sarayý" mýydý deðil miydi; yok avukatlar aranacak mýydý aranmayacak mýydý derken maceralý bir açýlýþý oldu. Ýnþallah sonrasý düzgün olur... Son söz sevgili Baro'ma. Sevgili Baro'm... "Ýstanbul Adliyesine giriþ-çýkýþlar ile ilgili olarak mevcut uygulamanýn baþladýðý andan itibaren Baþkanlýðýmýz Türkiye Barolar Birliði ve Adalet Bakanlýðý nezdindeki giriþimlerini aralýksýz sürdürmüþtür." demiþsin açýklamanda. Benzer bir durumda bu giriþimleri uygulama baþladýktan sonra deðil de baþlamadan önce yaparsan biz üyelerini çok daha sevindirirsin. Yine de teþekkürler...Yanýmýzda gücünü hissetmek güzel... |
22-09-2011, 11:03 | #124 |
|
Sayın meslektaşlarım;
Çağlayan adliyesine elimizde pet şişe su ile girmeye kalksak acaba engellenir miyiz? Bu bende merak uyandırmaya başladı. Traji komik bir olay yaşanıyor. Ama çok ciddi bir olay olduğunu düşünüyorum. Adliyede çevik kuvvet ekiplerince mahkeme kalemleri, baro odaları ve hakim - savcı odalarında su araması yapıldığı haberine inanmak istemiyorum ama kalemlerde ısıtılan sularla ilgili çaycılar tarafından tutanak tutulduğunun gerçek olduğunu öğrendim. Bu yaşananların Savcılık tarafından desteklendiği inanılası değil. Burası bir adliye. Bizler yargı hizmetinin ücretsiz olması gerektiği konusunda tartışmalar yaparken yargı makamlarının desteklediği bu olaya nasıl bakmak gerekiyor? Özel şirketler tarafından yönetilen otellerde de örneğin minibara dışarıdan içecek getirmek yasaktır! Peki hiç duydunuz mu savcılık tarafından görevlendirilen ekiplerce odalarda su arandığını? Ya da bu hayal edilebilir mi sizce? Peki yaşanan olayın hayal edilemeyecek olan otel benzetmesinden sizce farkı nedir? Bu konunun hukuki uzantısı çoktur. Ama hukuki yola başvurması gerekenler kim? Düşüncem şudur? Ben şimdi elimde bir litrelik su ile adliyeye girmeye çalışsam ve güvenlik görevlileri beni durdursa, ben de avukatım ve bugün tüm gün adliyede çalışacağım, bir bardak suya da bir lira vermek istemiyorum. Kendi şahsi ihtiyacım için bu suyu da yanımda getiriyorum desem... Bir tutanak tutsak suyumun içeri alınmadığı şeklinde. Sonra ne yapsam? Özel güvenlik görevlilerinin beni engellemesi nedeniyle gitsem de savcılığa şikayet etsem... Savcılık bana dese ki , adam ihaleye para ödedi, suyunu ondan başkasından alamazsın, zarara uğruyor...( Başsavcı öyle açıklama yapmış ). Ben bu tutanak ve savcılığın yazılı cevabını da alsam da Adalet Bakanlığı'na "ne iş" diye bir dilekçe yazsam. Sonra bakanlık bana bir cevap verse. Ben de o cevapla kime ne yapsam? Boş bir günümde bu kafamdan geçeni denemeyi düşünüyorum. Sizce nereye kadar giderim? |
22-09-2011, 14:17 | #125 |
|
Evet... Avukatlar için artık turnike sistemi yapıldı ve işliyor.
Geçen gün sorunsuz bir biçimde (duyarlı kapıdan ve x-ray cihazından geçmeden) turnikeden geçerek adliyeye giriş yaptığımı yazmıştım. Bugün durum biraz değişti: Elimde çantamla turnikeye geldim, kimlik kartımı okuttum ve geçtim. Güvenlik görevlisi "avukat bey çantanızı x-ray cihazından geçirir misiniz" dedi. "Maalesef geçiremem" dedim. "Avukatlar, üst ve eşya araması yapılmadan adliyeye girerler"diye ilave ettim. Güvenlik görevlisi, diğer güvenlik görevlisine, kartımdan okunan ve turnikenin yanında bulunan ekranda çıkan ismi "Avukat Hakan Eren" olarak söyledi ve diğer görevli bu ismi elindeki listeye not etti. Birbirimize iyi çalışmalar diledik... Hadi hayırlısı... |
22-09-2011, 14:20 | #126 | |||||||||||||||||||||||
|
Çok asilane ve vakur bir cevap olmuş... Bu repliğinizi kopyalayayım, aynen kullanacağım gerekirse çünkü. |
22-09-2011, 16:00 | #127 |
|
Bugün ben de aynı usulsüz uygulamaya maruz kaldım. Çantamı x-ray'den geçirmeyeceğimi ve bu turnikeleri koymalarının ne anlamı kaldığını söylediğimde, uygulama böyle dendi ve çantamı geçirmediğim için sicil numaramı kaydettiler.
|
23-09-2011, 14:00 | #128 | |||||||||||||||||||||||
|
Sıkıldım ama bir karar verin artık! Bugün (yani aslında "bugün" bugün... Dün değil. Ondan önceki gün gibi aynen... Yani... Bundan sonra tam tarih yazacağım) girişte kimse (dünün aksine) "avukat bey çantanızı x-ray cihazından geçirir misiniz" demedi. Tek gün-çift gün ayrımı mı var? Görevliye göre mi değişiyor diyeceğim, ikisi de aynı görevli idi. (Yani sanırım, tam emin değilim. Kıvırcık saçlı güleryüzlü bir bayandı, pardon "kadın"dı. Yoksa düz saçlı mıydı?) Bir karar verin atık! |
23-09-2011, 15:04 | #129 |
|
Adliye açıldığından beri sık sık gidiyorum. Bazı günler iki defa gittiğim oluyor. Belki yakışıksız bir sözcük kullanacağım, sizden bunun için peşinen özür dilerim ama bazı uygulamalara "gıcık" oldum desem yeridir.
1. Otoparkta yer kısıtlı, avukat ve vatandaş otoparkı birleştirildiği için dönüp duruyoruz. 2. Otopark ücreti fahiş. 5, 7, 8, 10, ... TL diye artan bir bedel belirlenmiş. Üstelik para ödemek de ayrı bir eziyet. Kasanın olduğu kulübeye yaklaşmayalım diye bariyer koymuşlar, kulübeye mesafemiz neredeyse bir metre. Kolumuz yetişmiyor. Para öderken görevliyle sürekli münakaşa ediyorum. O, kulübesinden çıkmak istemiyor ben de aracımdan inmek istemiyorum, didişip duruyoruz. 3. Kapıdaki güvenlik meselesi malum. Ne oradaki özel güvenlik görevlileri ne de görevli polisler işi bir standarda oturtamadı. Çantamı x-ray cihazından geçirmeyince, başsavcının talimatı olduğunu, adliyeye giremeyeceğimi söylüyorlar. "Başsavcıyı buraya çağırın" dediğimde ise sanki insanüstü bir varlıktan söz eder gibi gözleri büyüyor. Sicil numaramı artık ezberlediler, ha bire not ediyorlar. 4. Adliyeye boş taksi giremiyor. Evet, boş taksiyi almıyorlar. Ancak oraya müşteri getiren taksiler giriyor ve anında dolup gidiyorlar. Hele bir de metrobüs tarafındaki kapının önünde taksi beklerseniz binme şansınız yok. Yirmi dakika beklediğim oldu. Sanırım metrobüsün İstanbulun birçok yerine ulaşmadığını anlayamamışlar. Otomobille gelirsem otopark sıkıntısı, metrobüsle gelirsem taksi bulamama sıkıntısı var. Umarım çözerler. 5. Bir de bu "ihaleyi alan şahıs" var ki, adam hayatının reklamını yaptı. Yüce devletimiz baktı ki havalimanı terminal ihalesi iyi para getiriyor, fiyat tarifesi, vs... yapmadan ihale vermeye karar verdi ve bu adam da bastı parayı "ihaleyi aldı". Bu parayı çıkartana kadar da suyu, çayı isterse 10-TL'den satacaktır. 6. En hazin olan da çevik kuvvetin oda oda dolaşıp yiyecek ve içecek toplamasıdır. Sırf hijyen takıntısı nedeniyle çay ocağından gelen çayı içmeyen kişiler var. Kendi yıkadığı bardağı bile defalarca ışığa tutup temizliğine emin olduktan sonra, kendi su ısıtıcısıyla ve poşet çayıyla içeceğini hazırlayanlar biliyorum. Bu kişilere nasıl çay satacaklar acaba? Saygılarımla Av. Fatih Karaca |
23-09-2011, 15:25 | #130 |
|
ÇAĞLAYAN ADLİYESİNDE HAKİME GÖZALTI!
HHA* Yapımı tamamlanan ve birkaç ay önce faaliyete geçen İstanbul Adliye Sarayında bugün bir hakim ve üç kalem memuru gözaltına alındı. Adliye girişinde güvenlik kontrolü yapan görevliler, sabah saatlerinde elinde poşetiyle adliyeye giriş yapan Hakim A.B.C.'ye poşetin içinde ne olduğunu sordular. Kendisini tanıtan ve hakim olduğunu beyan eden A.B.C, poşetin içinde pet şişe su olduğunu söyledi. Yaka paça gözaltına alınmak isteyen hakimi, polislerin ve güvenlik görevlilerinin elinden diğer meslektaşları kurtardı. POĞAÇA GÖZALTISI Bunun yanı sıra aynı saatlerde, adliyeye ikişer adet peynirli poğaça sokmaya çalışırken yakalanan kalem memurları önce gözaltına alındılar, sonra da adliyenin kafeteryasının ihalesini alan şirketin çalışanlarınca taş ve sopalarla dövüldüler. Taraflar birbirinden darp ve hakaret suçlamaları ile karşılıklı olarak şikayetçi oldular. Görüşüne başvurulan başsavcılık yetkilileri sorularımıza yanıt vermezken "Herkesin ticari faaliyet hakkı var" demekle yetindi. * Hakan Haber Ajansı |
26-09-2011, 11:09 | #131 |
|
Evet ben de çantamı x-ray adı verilen cihazdan geçirmiyorum, stj av. kimlik belgemi görevli personele göstererek ve ''hızımı'' kesmeden çalışma alanımız olan adliyenin içine kendimi atıyorum. Cuma günü herhangi bir ikaz da bulunmayan güvenlik personeli arkadaş benim hızımın etkisinden olacak ne dediği belirsiz şekilde ağzında çanta kelimesini geveliyor. Baktı olacağı yok bu sefer sesini yükselterek avukat bey siciliniz nedir diyor ben de daha ''yüksek'' ve ''kararlı'' ses tonuyla sicilimi söyleyerek adliyenin içine hiçbir zaman kaybı olmadan giriyorum. (26.09.2011)
Geçen cuma giriş kapısına geldiğimde ortaya çıkan manzaradan mesleğimiz adına üzüldüm. X-ray adı verilen cihazın önüne 5-6 meslektaşım kuyruk oluşturmuş ve çantalarını cihazdan sırayla geçiriyorlardı. Hızımı yükselterek kuyruğun önüne geçtim ve kimliğimi göstererek adliyeye giriş yaptım!!! Güvenlik görevlisi oluşan kuyruğun keyfinden olacak sicilimi sormayı unuttu sanırım!!! Evet değerli meslektaşlarım çalışma alanlarımız olan adliyelere girme konusunda bile ortak bir eylem birlikteliği gösteremiyoruz. Bu konuda derhal Baronun eylem birlikteliği oluşturmak gayesiyle internet sitesinde duyuru yapması hatta gerekirse Baro başkanı ve yönetimdeki değerli meslektaşların ön saflarda bulunacağı fiili eylemlere geçilmelidir. Saygılarımla. GELECEK BUGÜNDEN GELECEK!!! |
26-09-2011, 15:56 | #132 | |||||||||||||||||||||||
|
Sanırım Gaziantep Adliyesi bu konuda ileride hem tüm katlarda 2 veya 3 tane avukat dinlenme odası mevcut hemde 6 7 aydır kreş açık durumda
|
26-09-2011, 16:05 | #133 |
|
|
27-09-2011, 21:10 | #134 | |||||||||||||||||||
|
Adalet Bakanlığı Ltd.=Empark PY
Geçtiğimiz ağustos ayında yukarıdaki mesajı yazmıştım.Geçen 1 aylık kısa süreçte ilkin 4. Ve 5. Bodrum katlardaki otoparklara hakim olan ticari işletme mantığı zehirli ve kokuşmuş bir gaz gibi üst katlara çıkmış ve devasa adalet sarayının(AVM’nin - Trade Center'in) her yanına yayılmış gözüküyor. Bu zehirli gazın etkisiyle baro odalarındaki su sebilleri kaldırılıyor,savcının elindeki bisküvi poşeti içeri sokulmuyor,hakimlerin odasında ve kalemlerde çay makinesi araması yapılıyor.Zira ne yapılıp edilip bu devasa ticaret merkezinde ihaleyi alan firma gücendirilmemeli,ticaret merkezi tıkır tıkır işlemeli. - Bakanlıkta bu güzel projeleri hayata geçiren,pek kıymetli bürokrat arkadaşlar; Burası bir Trade Center yada AVM değil.Burası gelir seviyesi birbirinden farklı toplumun her kesimine adaletin dağıtıldığı bir adalet sarayı. - Kıymetli bürokratlar;sizin “müşteri” portföyünüzle yakınlardaki Kanyon Alışveriş merkezi,Metrocitiy yada Cevahir AVM’nin “müşteri” portföyü farklı.Cevahir AVM'nin yada Metrocity' nin müşterileri oralara Network’de, Marks& Spencer’ da alışveriş yapmak, Food courd’da çin yemeği yemek için gidiyor olabilirler.Ancak sizin “müşteri”leriniz bu adalet sarayına adalete ulaşmak için geliyorlar.Bir ceza davasına ihzaren tanık olarak gelen “müşteri”niz 3 saat duruşma bekleyip vatandaşlık görevini yaptıktan sonra cebinden 15 TL parasını alırsanız size hiç iyi temennilerde bulunmaz inanın.Sizin müşterileriniz ile Metro citinin müşterilerinin farklı olduğunu görün.( adalet dağıtanlara yada adalet arayanlara devlet tarafından müşteri gözüyle bakılması aslında ayrı bir facia ya o uzun ve ayrı bir tartışmanın konusu) - Değerli bürokrat arkadaşlar, anlaşılan o ki siz adalet mülkün temelidir meşhur sözündeki “mülk”ü oldukça yanlış anlamışsınız.Buradaki mülk’ün alışveriş merkezi, Rezidans, yada başka gayrimenkullerle bir ilgisi yok.Buradaki mülk devlet.Adalet devletin temelidir.Devlet adaletli olur ve ihtiyacı olan vatanadaşlarına adaleti eksiksiz dağıtırsa güçlü olur, ayakta kalır temelleri de sağlam olur. - Adalet Bakanlığı'nın birbirinden değerli bürokratları; bilmiyorum hiç Maliye Bakanlığı'nın sizden değerli olmayasıca bürokratlarıyla ,bakanlık koridorlarında bir araya gelip fikir teatisinde bulunma fırsatınız oluyormu.Eğer yanlış bilmiyorsam Türkiye uzun bir süredir kamu finansman açığı en az ülkelerden biri.Komşumuz Yunanistan ,Portekiz,İspanya hatta İtalya bile krizle boğusurken ülkemizin denk bütcesi, kamu dış borçlarının GSMH ye oranı göğsümüzü kabartıyor.Ancak nacizane fikrim odur ki zaten düşük olan bu açığı adalet sarayında 50 kuruşluk suyu 1 liraya satarak, avukat,hakim,savcı ,kalem memurlarının ensesinde boza pişirerek,AVM otoparklarından daha fahiş otopark işleterek daha da indirmeniz pek gerçekçi gözükmüyor.Kaldıki adalet arayışının her safhasında aldığınız yüklü harçları bu işe yönlendirseniz bunun gibi daha ne binalar yaparsınız eminim.Dolaylı ve direk vergilere hiç girmiyorum bile. - Bakanlığın değerli bürokratları, işbu mesajın en tepesinde yazılanın aksine Adalet Bakalığı ,Cevahir Alışveriş Merkezi'nin otoparkı dahil İngiltere ve Andorra da bile otopark işleten çok uluslu Empark PY gibi kar amaçlı bir şirket değildir. Değildir dimi ? !! |
28-09-2011, 16:38 | #135 |
|
Bedava Danışma
HHA*
AVUKATLARA BEDAVA DANIŞMA YÖNTEMİ! Yapımı tamamlanan ve kısa bir süre önce faaliyete geçen Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nin, vatandaşa, avukatlara bedava danışma yöntemi sağladığı ortaya çıktı. METROBÜS Çağlayan'daki adliyeye ulaşım için en çok metrobüs tercih ediliyor. Avukatlar da, kıstılı sayıda yer içeren ve pahalı olan otopark sebebiyle adliyeye ulaşım için en çok metrobüsü tercih ediyor. Son yapılan araştırmalara göre metrobüs yolcularının mesleklere göre olan dağılımında avukatlar birinci sırada yer alıyor. İşte bu durumu keşfeden bazı uyanık vatandaşlar, danışmak istedikleri hukuki sorunları, metrobüsle seyir halindeyken biraz yüksek sesle yanındaki kişiye anlatıyor. Konuya kulak misafiri olan avukat yolcular da genellikle dayanamayıp konuya müdahil oluyor ve vatandaşın hukuki sorununa ayaküstü çare buluyorlar. 3 DAVAMI HALLETTİM! Görüşüne başvurduğumuz vatandaş E.K., "Bu metrobüs ve yeni adliye sayesinde, babamgilden kalan miras sebebiyle kardeşlerimle olan ihtilafım konusunda avukatlardan bedava görüş aldım. Kendi açtığım davamı da kazandım. Bu yöntemle 3 dava kazandım. Yaşasın metrobüs!" şeklinde görüş bildirdi. Bir diğer uyanık vatandaş "Avukatlara zaten danışma için para mara vermiyorduk. Ama böylesi daha keyifli oluyor. Hele ki mevzuya birkaç avukat katılınca aralarında bir kavga başlıyor ki değme gitsin. hem bilgileniyor hem eğleniyoruz" dedi. Bu yöntemi herkese tavsiye eden uyanık vatandaş, "Danışmak isteyenler, sorunun boyutuna göre 5-10 durak önce binip gözüne kestirdiği avukatların duyacağı şekilde meselesini aktarırsa Çağlayan'a gelmeden büyük ihtimalle çözüme kavuşurlar." dedi. Edindiğimiz bilgilere göre İstanbul Barosu, bedava danışmanın önüne geçmek için Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan avukatlara ayrılmış metrobüs talep etti. Bu metrobüslere sadece avukatlar binebilecek. * Hakan Haber Ajansı |
28-09-2011, 19:47 | #136 | |||||||||||||||||||||||
|
Bu gidişle HHA, Zaytung'a fark atacak. |
29-09-2011, 10:46 | #137 | |||||||||||||||||||||||
|
Bu arada, Metrobüs 2007 yılında, Çağlayan adliyesi 2011 yılında hizmete sokuldu. Not: HHA, yerine HA HA A 'yı öneriyorum. |
29-09-2011, 12:59 | #138 |
|
Merak ediyorum: Diğer adliyelerde polis görev yapıyorken, Çağlayan Adliyesi'nde neden özel güvenlik görevlileri çalışıyor? Güvenlik, ayrıca bir harcama yapmadan sağlanabileceği halde, Adalet Bakanlığı neden özel güvenlik için para harcıyor?
|
29-09-2011, 13:08 | #139 | |||||||||||||||||||||||
|
Ek soru: Özel güvenlik şirketinin parasını Adalet Bakanlığı mı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı mı, ödemektedir. Başsavcılık ödüyorsa, bir şey daha diyeceğim. |
29-09-2011, 13:31 | #140 | |||||||||||||||||||||||
|
Başka haber ajansları da yakında aynı haberi geçseler şu soruyu sormak gerekecek herhalde: Çağlayan Adliyesi mi, Bayrampaşa mı!? Saygılarımla |
29-09-2011, 18:14 | #141 |
|
5188 S. Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun
Kabul Tarihi: 10 Haziran 2004 Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 26 Haziran 2004 - Sayı: 25504 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç MADDE 1.- Bu Kanunun amacı, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir. xxxxx E yani... "kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette" ... O kadar çok avukat gelip giderse |
30-09-2011, 10:50 | #142 | |||||||||||||||||||||||
|
geçen gün kulübedeki görevliye sordum nedir sizin bu durumunuz gereksiz yere ayakta durup var gücünüzle uzanmanız gerekiyor diye evet sormayın çok zorlanıyoruz burayı polis kulübesi olarak inşa etmişler İspark alınca biz gişe olarak kullanmak zorunda kaldık.. dedi...yani anladığım para ödemek için aslında tek gişe yapmışlar bakmışlar olmamış polis kulübesini de gişeye dönüştürmüşler... daha doğrusu dönüştürememişler |
03-10-2011, 09:59 | #143 |
|
Adalet Sarayı AVM’ye döndü
"Adalet Sarayı AVM’ye döndü
Avrupa’nın en büyük adliyesinde işletmeciler de çalışanlar da vatandaşlar da isyanda Adliye binasında uygulanan fahiş fiyatlar “Çağlayan AVM” yorumlarına neden olurken, işletmeciler de satışlardan şikayetçi. Avrupa’nın en büyük adliyesi olan Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda sorunlar erken baş gösterdi. Milyon dolarlık ihalelerle adliyenin işletmelerini alan girişimciler, büyük bir zararla karşı karşıya kaldı. Hizmetlerin fiyatları da fahiş olunca, adliyede çalışan memurlar, avukatlar ve adliye binasına gelen vatandaşlar isyan etti. İstanbul’un yeni adalet sarayı için şimdiden, “Çağlayan AVM” yorumları yapılmaya başlanıldı. Seyyar çay arabaları 19 katlı adliye binasında 49 çay ocağı, 2 kafeterya ve 2 yemekhane bulunuyor. Adliyedeki küçük bardak çay fiyatı 1 TL. Ancak bununla da yetinmeyen çay ocakları, adliye binası içeresinde seyyar çay arabaları dolaştırıyor. Bu arabalarda çay, kahve ve meşrubatın yanı sıra poğaça ve simit de satılıyor. Hedeflerinde ise adliye koridorlarında bekleyen avukat ve vatandaşlar var. Çay ocakları beni bitirdi 2 kafeteryanın işletmesini yıllık 10 milyon 643 bin TL bedel ile alan Demirhan grubu ise, çay ocaklarının kendilerini batırdığından şikayetçi. Her gün adliye binasına 70 bin kişinin geleceğini düşünen ve planlarını bunü göre yapan Adil Demirhan, gözünü dünyanın en büyük adliyesi olacak Kartal’daki adliye binasının ihalesine de çevirmişti. Ancak rakamlar beklenenin altına olunca, Demirhan büyük umutlarla girdiği kafeterya ihalesinde zarara uğradı. Demirhan, “Bize devletin yaptığı araştırmada adliyeye günde ortalama 70 bin kişi geleceği söylendi. Kafeteryaya da ortalama 10 bin kişinin girebileceği hesaplandı. Bizde hesabımızı ona göre yaptık. Ancak şuanda kafeteryamıza günde 500 kişi bile zor geliyor. Şuanda biz zarar ediyoruz. Rakam bize söylenenin çok altında. Birde çay ocakları ile yarışıyoruz. Bize çok büyük sıkıntı çıkarıyorlar. Seyyar arabalar ile sabahları poğaça, simit ve çay satıyorlar” dedi. Yemeklerini evden getiriyorlar İşletmeciler zarar etmekten şikayetçiyken, adliye çalışanları ve avukatlar ise fiyatlardan şikayetçi. İhalesi özel bir firmaya verilen yemekhanede bir günlük yemek personele 5 TL’ye satılırken personel dışındaki kişiler ve avukatlar yemeği 9 TL’ye yiyor. Daha önceleri yemeği 2 liraya yiyen personelin birçoğu yemekhaneye çıkmak yerine evden getirdikleri yemeklerle idare ediyor. Hakimler yaralandı 326 duruşma salonu, 267 savcı odası, 442 hakim odasının bulunduğu adliyede, personeller yoğunluktan dolayı sık sık asansörlerde kalmaktan şikayetçi. İnşası yeni tamamlandığı halde granit kaplamalarda kırılmalar ve çatlamalar meydaha gelirken, adliye çalışanlarının en büyük korkusu ise asma tavanlar. Kablo ve boru sisteminin geçirildiği tavanlardaki metal kapakların (mazgalların) binadaki camların açılmasıyla birlikte oluşan rüzgarla yerlerinden çıkarak düşme tehlikesi sonucu yaralanan hakimler var. Bazı tuvaletlerin taşarak kalemleri lağım suyunun basması ise bir diğer problem." (http://haber.gazetevatan.com/adalet-...03111/1/Gundem) |
03-10-2011, 11:09 | #144 |
|
Sevgili meslektaşlarım şu x- Ray ve çanta arama konusu gerçekten çok ciddi. Lütfen duyarlı olalım mesleğimizi onurumuzla yapalım, aramaya tabi olmadan geçme konusunda ciddi ve ısrarlı olalım.
|
03-10-2011, 11:29 | #145 |
|
Sayın meslektaşlarım;
Bu x-ray cihazından çantaları geçirmek konusunda ben bir çok meslektaşıma katılmıyorum. Bunun güvenlik için gerektiği kanaatindeyim. Ancak, benim için mesele ayrımcılıkla başlıyor. Adliye personeli, hakim, savcı eğer o cihaza çantasını koymadan geçmek hakkına sahip ise, benim hakkımın orada başlayacağı kanaatindeyim. Beni onlardan farklı konumda kabul edilmeme prensip olarak karşıyım. Bu tür büyük ve kapalı alanlarda güvenlik önlemlerinin zorunlu olduğunu düşünüyorum. Ama layıkıyla ve ayrım yapılmaksızın... Bu düşüncelerle, bugüne kadar asla x-ray cihazından çantamı geçirmedim. Bana sicil numarasını soranlara da sicil numaramı vermedim. Bu işin özel güvenlik şirketi tarafından yapılması konusu da daha önce diğer meslektaşlarımın da belirttiği gibi anlaşılması zor şeyler içeriyor. x-ray cihazı konusunda meslektaşlarımız arasında birlik yok. Bazıları benim gibi güvenlik açısından bunun gerekli olduğunu düşünüyor ve bu düşünceyle de önleme uyuyorlar. Ama prensiplere sahip çıkmak gerekir. Bizler avukatız. Hiç bir zaman "insan" olmadığımızı iddia etmiyoruz. Dolayısıyla insanın olduğu her yerde insan doğasının getirdiği farklılıklar bulunur. Her meslekte o mesleğe uygun veya uygun olmayan davranışlar, mesleklerin kötüye kullanılması olabilir. Bu avukatlık için de olabilir, ama bu devlet memuru için de, savcı için de, hakim için de olabilir. Mesele buradadır. Eşit muameleye sonuna kadar evet. Güvenliğe de evet. Ama bu ayrımcılığa lütfen tüm meslektaşlarım birlik içinde karşı çıksın. Hoş, oraya geldiğimizde, düşünün: bir dosya fotokopisini almak için, içinden evrakı avukata teslim ediyorlar mı? Kime teslim ediyorlar? Bazı adliyelerde fotokopicide çalışan çoluk çocuğa. Buna karşı çıkanımız oldu mu? Bize hırsız muamelesi yapanlara bunun hakaret olduğunu söyleyenimiz oldu mu? Mesleğe sahip çıkmak lazım. Üstelik şimdi sahip çıkmak lazım. |
03-10-2011, 12:11 | #146 | |||||||||||||||||||||||
|
Sevgili meslektaşım düşüncelerinize katılmayı bir yana bırakalım bunları duymak bile endişe verici. 1-Avukatlar ayrıcalık istediğinden karşı değiller bu duruma. 2- Sizin ifade ettiğiniz güvenlik kaygısı tam da bu noktada hak ve özgürlükleri bertaraf etmek için kullanılan bir arguman. Irak ve Afganistan'da güvenlik kaygısıyla işgal edildi unutmayın. 3- Bizler avukat yada hakimiz farketmez, oralar bizim çalışma alanlarımız, hak aramak için oradayız bizler. 4- İlkesel olarak tartışmak bir yana Kanunda ve hukukta yeri olamayan bir uygulamaya avukatlar olarak nasıl onay veririz nasıl kabulleniriz bu durumu? BU ANLAMIYLA BU KAPSAMDA BİR TARTIŞMAYI BİR MESLEKTAŞIMLA YAPIYOR OLMAYI KABUL ETMEKTE ZORLANIYORUM. İYİ ÇALIŞMALAR DİLİYORUM. |
04-10-2011, 12:11 | #147 |
|
Avukatların çantasını cihazdan geçirme derdine düştüler ama vatandaş elinde bıçaklarla içeriye girmiş, kan gövdeyi götürüyor! http://www.hurriyet.com.tr/gundem/18898508.asp
|
04-10-2011, 12:31 | #148 | |||||||||||||||||||||||
|
Bıçağı kesinlikle avukat sokmuştur. |
04-10-2011, 12:32 | #149 |
|
İş mahkemeleri (adliye planına göre 2 inci kat) 4. katta olmasına rağmen, cep telefonuyla görüşme yapmak mümkün olmuyor.
|
04-10-2011, 12:33 | #150 | |||||||||||||||||||||||
|
|
Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk) | |
|
Benzer Konular | ||||
Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
İstanbul Tuzla Adliyesi | Av.Selim Balku | Şehirlerarası Nöbetçi Avukat | 16 | 22-11-2012 16:35 |
İstanbul-Bakırköy Adliyesi | Ayşe BİLGİÇ TAHTACI | Şehirlerarası Nöbetçi Avukat | 2 | 17-05-2007 21:51 |
İstanbul Barosu : 23 Şubat 2007 İstanbul Adliyesi Önünde Buluşalım... | aqua | Hukuk Haberleri | 7 | 26-02-2007 14:24 |
Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |