|
Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun] |
26-05-2010, 10:20 | #61 | |||||||||||||||||||||||
|
|
26-05-2010, 15:36 | #62 | |||||||||||||||||||||||
|
Sayın Dekortiko tam da bu nedenle kararı ekledim zaten. 765 sayılı TCK'ya göre hakaret ve sövme ayrı birer suçken karar sövmeden kurulmuş. Yargıtay sövme teşkil edecek sözlerin ne olduğunu açıkça belirtmeden ayrıca hakaret var demiş. Dolayısıla insan "yine geldi bu kadın" ifadesi sövme olarak değerlendirilmiş olabilir mi diye düşünüyor. Ancak bunu böyle yorumlamak için kavramların yerli yerinde kullanıldığını kabul etmiş olmamız gerekiyor. Bahsi geçen ifadenin "konunun giriş cümlesi buydu o yüzden karar metnine bunu aldık" gibi bir düşünceyle karara alınmış olma ihtimali bence düşük. Zaten kararı konuyu çözümleyebilecek bir karar olarak eklemedim. Tartışmaya katkı sağlayıp bir bakış açısı yaratabilir düşüncesiyle aktarmıştım. |
26-05-2010, 15:57 | #63 |
|
"Kadına bak ya!" neler neler tartıştık. )
|
25-06-2010, 18:03 | #64 | |||||||||||||||||||||||
|
Sayın Konyalı bildiğimiz üzere, bir eylemin herhangi bir suç tipine uygun olması, "hukuka aykırılık" için yeterli değildir. Eylemin aynı zamanda tüm hukuk kuralları ile çelişme ve uyuşmazlık içinde olması gerekir. Ceza hukuku ile çelişen bir eyleme, ceza hukukunun içinde veya dışında yer alan başka bir hukuk kuralı tarafından izin verilmiş ise, hukuka aykırılık gerçekleşmemektedir. Verdiğiniz örneklerde mahkemeler eleştiri hakkının (veya bir başka hakkın)kullanılmasını göz önüne almış olabilirler. Birinci örnekte ayrıca sanığa karşı şiddet kullanılmış olabilir ve hakaret suçlarında bunlar birer hukuka uygunluk nedenidir. Saygılarımla... |
26-06-2010, 10:22 | #65 |
|
bence 'bayan' demek bir hakarettirde, kadın hakaret olarak düşünülemez. Kaldı ki izin almadan çekim yapıyor kadın haksız tahrik var.
'Bayan' baymak, bıktırmak ... gibi birde 'bay'dan türediği için kadın feminist olsaydı hakaret olarak algılanabilirdi . |
27-06-2010, 19:31 | #66 |
|
Rahmetli Tanju Okanın "Kadınım"Şarkısının sözlerini Mahkemeye sunarak bunun klasik romantikler arasında olduğunu ifade etseniz Mahkeme olumlu düşünebilirmi acaba...
|
28-06-2010, 07:39 | #67 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
“Prozodi” denilen söz ve müzik uyumu 300 yıldır uygulanmaktaysa bugün de uygulanmalı diye düşünüyorum. |
30-06-2010, 14:44 | #68 |
|
Bugün duruşma vardı. Mahkeme "kadın kelimesinin kullanıllmasını eleştirilebilir bulmakla beraber suç teşkil etmeyeceğine" ve dolayısıyla beraatime karar verdi.
Katkı yapan, iyi dileklerini bildiren tüm meslektaşlara teşekkür ederim. |
30-06-2010, 15:29 | #69 | |||||||||||||||||||||||
|
Mutlu haberi vermekle sevindirdiniz. Ayrıca yeni TCK'daki hakaret suçunun eskiye göre daraltılmış kapsamını sayenizde öğrenmiş olduk. |
30-06-2010, 15:42 | #70 | |||||||||||||||||||||||
|
Sayın meslektaşım, Malesef "Kadın" kelimesinin hakaret kabul edildiği bir Yargıtay kararı var.Nereden mi biliyorum? Mesleğe ilk başladığım tarihlerde , yanında staj yaptığım Avukatla husumeti olan bayan bir kalem Müdürü bana Adliyedeki ilk günlerimi zehir etmeye çalışıyordu.Benimle bayağı bir uğraştıktan sonra, artık canıma tak ettiği bir nokta da sözlü tartışmaya başladık.Bana hitaben bağırarak, "kadın"lı bir cümle kurdu.O tarihte bekardım ve hitabı çok aşağılayıcı bir tonda söylediği için hemen kendisini uyardım.Büroya dönünce de yemedim içmedim durumu araştırdım.Şu an tekrar bulabilirmiyim bilmiyorum (eski dökümanlarıma bi bakıcam ) ama Yargıtayın konuşma içerisindeki kullanımına ve niyete göre "kadın" kelimesini hakaret kabul ettiği bir karar buldum.Sonraki karşılaşmamızda da , hala beni rahatsız eden tavırlar sergilediği için , Kalem müdürüne bahse konu Yargıtay kararından bahsederek, eğer tavırlarına devam ederse hem savcılığa şikayetçi olacağımı hem de Bakanlığa durumu bildireceğimi söyledim.(Aba altında sopa gösterip bi güzel tehdit ettim yani ) Sonraki 6 ay boyunca (e şikayet zamanaşımı süresi) bana o kadar iyi davrandı ki ben bile şaşırdım. İşin özü ; Öyle bir karar var,ancak umarım o kararı bulamazlar.Çünkü görevinizi yaparken yaşadığınız bu olayda ,şartlarınızı göz önüne almadan aleyhe bir karar çıkması komik olacağı gibi,hiçde adil olmaz.Kararı bulabilirsem gönderirim. |
30-06-2010, 15:44 | #71 | |||||||||||||||||||||||
|
Bu mesajınızı şimdi gördüm.Çok sevindim.Doğru bir karar..Demekki benim kadar hırslı bir araştırma yapmamışlar ve bahsettiğim kararı bulamamışlar.Tebrikler... |
01-07-2010, 06:09 | #72 | |||||||||||||||||||||||
|
Kadın Demek Hakaret mi?
Konu başka alanlarda da tartışılmıştı. Ben de TCK nın bu konuda yeterli olmadığını düşünüyorum. Sn. Admin'in bu konun teknik yönden tartışılması gerektiği şeklindeki düşüncesine katılıyorum. Örneğin:
Şimdi düşünelim: Dün gece kiralık bir kadınla birlikte oldum. Ertesi gün Kızılay'da karşılaştık, bağırdım "len o.. dün gece çok iyiydin." (Geceyi gizlice veya açıkça filme çekmiştim ama özel hayatın gizliliğini ihlal etmemek için son günlerde moda olduğu üzere int. de yayınlamadım. Böylece özel hayatın gizliliği ihlal suçundan kurtuldum.) Filmi delil olarak mahkemeye verdim. Bu hakaret olmayacak. Ya da cezasızlık nedeni olacak. Burada getirilen kurtuluş beyyinesi bu konuda ceza yasamızı çok geri bir konuma düşürmüştür. Hakaret suçu açısından isbatın kurtuluş aracı olarak getirilmesi çok kötü bir anlayıştır. O zaman herkes tecavüze uğrayan bir insana veya özel yaşamını farklı bir biçimde seçmiş insana İb.., O... demek hakkına sahip olabilecektir. Öte yandan somut olaya ilişkin olarak Sn. Dikiciye katılıyorum. Ceza Hukuku temel kuralları gereğince suç açıkça tanımlanmalıdır ve bunun karşılığında verilecek ceza belirlenmelidir. Yorum yolu ile suç ihdas edilemez. "alın kamerayı bu kadının elinden" ibaresinin suç oluşturabilmesi için kadın kelimesinin hakaret, küçük düşürücü bir tanımlama olarak kabul edilmesi gerekir. "ve kadınlar, bizim kadınlarımız" "Al hançeri kadınım vur ben öleyim" gibi Saygılar |
01-07-2010, 09:21 | #73 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Hakaret ile sövme aynı maddede birleştirilmiştir ama birbirinden ayrı düşünülmelidir. İsnadın ispatı suçlarla ilgilidir; sövmeyle ilgili değildir. İsnadın ispatı MADDE 127 - (1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır. (2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.
|
01-07-2010, 10:56 | #74 | |||||||||||||||||||
|
Kadın Demek Hakaret mi?
Sn. Konyalı aynı yere geliyoruz.
Bu ifadeye göre sözünü ettiğimiz kadın ceza almışsa benim davranışım cezasızlık nedeni olmayacak mı? Bana Kızılay'da böyle hitap etme hakkı tanıyacak mı? Saygılar. |
01-07-2010, 11:14 | #75 | |||||||||||||||||||||||
|
Ben bu konuda Sayın Av. Muzaffer Erdoğan gibi düşünüyorum. Kanunun mevcut hükmü çok sağlıklı değildir. Kişi varsayalım hırsız da olsa, kişinin hırsızlığı dava dosyası içinde kalır. Hırsızlık bir suçtur, sıfat değildir. Hırsızlık nedeniyle mahkum olan kişi cezasını sadece mahkeme kararı uyarınca, karara uygun şekilde çeker. Dava dosyası dışında kimsenin ilave yaptırım uygulama hakkı olamaz. Dava dosyası haricinde misal sokakta, kamuya açık sair yerlerde ona hırsız şeklinde hitap edemeyiz, edememeliyiz. Aksi takdirde kişilik haklarına zarar vermiş oluruz, diye düşünüyorum. |
01-07-2010, 12:52 | #76 | |||||||||||||||||||||||
|
İsnadın ispatı MADDE 127 - (1) ... (2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir. |
01-07-2010, 13:05 | #77 |
|
Kadın Demek Hakaret mi?
Sn Dikici;
Ben bu hususu ikinci fıkraNIN DÜZENLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. aMA HALA GARİP OLAN BİR ŞEY VAR: Bu yoruma göre maddeyi şöyle anlarsak: 1- Hakarette hakaret eden kişi belli bir fiil isnat edecek ve bu fiili kanıtlarsa (suç oluşacak) cezadan kurtulacak, ama sövenin fiil isnadı olmadığı için kurtulma şansı olmayacak cezayı alacak. (Md.125) 2. fıkra ceza alan bir kişinin bu cezanın sürekli olarak başına kalkınmasının önlenmesine yönelik olarak konulduğunu düşünüyorum. AKSİ TARTİRDE MADDENİN İÇİNDEN ÇIKILMASI KESİNLİKLE MÜMKÜN DEĞİLDİR. !. Fıkraya ve yukarıda verilen örneğe yeniden dönersek; Kadınla yakalandım ve hakkında dava açıldı (fahişelik suç) kesinleşen bir hükümle de mahkum oldu. Ben de bunu biliyorum. Hüküm kesinleşene kadar benim (belki de herkesin) ona bu şekilde hitabım suç oluşturmaz. Çok garip değil mi? Maddenin en iyimser yorumu bu. Madde yasa tekniği ve Türçe açısından son derece zayıftır. Saygılar. |
01-07-2010, 13:14 | #78 | |||||||||||||||||||||||
|
Haklısınız. ) Zaten bana tuhaf gelmişti. Koskoca kanun, niye öyle yanlış düşünsün! Uyarınız için çok teşekkürler. |
01-07-2010, 13:21 | #79 | |||||||||||||||||||||||
|
Sayın Erdoğan, Kanuna uymak lazım. Gecenin kıymetini bilip, hakaret etmemek lazım. |
01-07-2010, 13:33 | #80 |
|
Kadın Demek Hakaret mi?
Sn. Dikici;
Hüküm kesinleşinceye kadar suç oluşmuyor. Hocanın bir fıkrası vardır: "Padişah benim eşşeğe okuma yazma öğretene ... altın vereceğim der. Hoca talip olur ve 20 yıl süre ister. Arkadaşı hoca ne yaptın öğretemezsin kellen gidecek der. Hoca da 20 yıl var ya ben ölürüm, ya padişah ölür ya da eşşek ölür" der Şimdi hüküm kesinleşinceye kadar suç oluşmaz özgürsün mü demek istedin? Saygılar. |
01-07-2010, 14:29 | #81 | |||||||||||||||||||||||
|
TECAVÜZE UĞRAYAN BİR İNSANA NE DİYEBİLİRİZ SAYIN ERDOĞAN.. |
01-07-2010, 14:37 | #82 | |||||||||||||||||||||||
|
Hayır, öyle bir şey demedim tabi ki. Demek istediğim husus: Suç, dosyası içinde değerlendirilir ve suçlu dava dosyası kapsamıyla suçlu kabul edilir. Varsa cezası, mahkeme hükmü ile cezalandırılır. Bu itibarla, mahkeme hükmü ile yaptırıma bağlanan bir husus için, kişiye ayrıca dosya ve mahkeme dışında sıfat tayin etmek kişilik haklarına zarar verir. |
01-07-2010, 14:41 | #83 |
|
Kadın Demek Hakaret mi?
Sayın Ekmekçi;
Ben ismiyle hitap ederim bey veya hanım derim. Tartışılan hitap şekli değil hukuk tekniği. Burada tecavüz tanımlamasını ortadan kaldıralım. Fahişeye fahişe demek ne zaman suç olacaktır. Yasaya göre şikayette bulunursanız karar kesinleşene kadar diyebilirsiniz. Beraat ederse ceza alırsınız. Ceza alırsa siz ceza almazsınız. Benim karşı çıkış noktam burası. Hiçbir koşulda insanlara karşı aşağılayıcı ifadelerin kullanılmaması gerektiği kanısındayım. Saygılar. |
01-07-2010, 14:50 | #84 |
|
Kadın Demek Hakaret mi?
İyi de Sn. Dikici.
yasa "isnat edilen ve suç sayılan eylem ispatlandığı taktirde, ya da bu eyleme ilişkin kesin hükümle verilmiş bir mahkumiyet kararı olduğu taktirde ceza verilmez diyor. Buradaki ilginç nokta suç oluşmaz demiyor. Ceza verilmez diyor. Böyle bir düzenleme karşısında nasıl bir yorum yapmam gerekir? Demek ki hüküm kesinleşene kadar özgürüm. Tabii ki bu benim tercihim değil. Karşı çıkışım. Düzenleme ile dalga geçmekten başka bir yol bulamıyorum. Saygılar. |
01-07-2010, 15:13 | #85 |
|
Bilgisayarını yeni açanlar için konuyu özetleyeyim:
1- Daha önceki mesajlarla “Alın kamerayı bu kadının elinden” sözünün hakaret oluşturmayacağı mahkeme kararıyla sabit oldu. 2- Şimdi ise “Alın kamerayı bu fahişenin elinden” sözünün hakaret oluşturup oluşturmayacağını tartışıyoruz. Bilindiği gibi fahişelik vesika ile yapılırsa suç değildir. Eğer “fahişe” sözünün muhatabının vesikası varsa ortada bir suç isnadı olmadığından söylenen acı gerçek hakaret sayılmaz. Vesikalı fahişeler hakaret karşısında korunmasızdır. Buna karşılık, madde gerekçesine bakılırsa vesikalı-vesikasız ayırımı yapılmaksızın tüm “kel”ler korunmaktadır. Diğer yandan eğer muhatap fahişe değilse söylenen söz sövme (küfür) olarak nitelenebilir. Ama fahişeyse, sözcük küfür anlamında kullanılmadığından sövme sayılmaz. Sayın Av.Erdoğan’ın alaycı sorusu “Eğer muhatabın vesikası yoksa, fahişelik suçunun cezası kesinleşene kadar fahişe demek hakaret sayılmaz.” cümlesinin doğru olup olmadığı hakkındadır. Ben artık yeni hakaret suçu hakkında hiçbir şey bilmediğimi öğrendiğimden soruya yanıt veremiyorum. |
01-07-2010, 15:26 | #86 |
|
Kadın Demek Hakaret mi?
Sn Konyalı; Yorumda anlaşamadık.
Eğer vesikalı ise 2. fıkra kapsamına girer hakaret suçu oluşur. Vesikasız ise sorun ortaya çıkıyor. Çalıştığını kanıtlayacağım diyorsun ve kanıtlıyorsun. Sorun burada. 1. Halde suç sayılan bir fiil yok. 2. Halde suç sayılan bir fiil var ve kanıtlanırsa cezasızlık nedeni. Saygılar. |
01-07-2010, 15:55 | #87 | |||||||||||||||||||||||
|
|
01-07-2010, 16:18 | #88 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Bu davadan anladığım kadarıyla beraat ettiniz, öncelikle geçmiş olsun. Benim merak ettiğim; iddianamede ne gerekçeler ile suçlandığınız. İddianame de başka ifadelerde var mı? Kolay Gelsin... |
01-07-2010, 17:36 | #89 | |||||||||||||||||||||||
|
Doktrinde görüş ayrılığı olduğunu gördüğüm için ben içtihadı birleştireyim dedim. Sayın Erdoğan, Madde 127 ile ilgili yorumlarınıza katılmıyorum. 127. maddenin 1 inci fıkrasını cümle cümle ele almak lazım. 1 inci cümleyi ele alıyorum. Bir üst düzey memura(X) düşmüş bir işiniz olsun. Bu işinizi halletmek için sizden rüşvet aldı. Siz daha sonra bir akşam balık eşliğinde “ X isimli memur, filan olayda benden rüşvet aldı” diyorsunuz. Bu balık, üst düzey memura durumu iletmiş ve şahıs size karşı “hakaret”ten suç duyurusunda bulunmuş olsun. Yargılandığınız sırada hakime diyorsunuz ki “ Ben hakaret etmedim. Benden rüşvet aldığını kanıtlayabilirim” Hakim de “buyrun “ diyor. Siz yargılandığınız davada rüşveti kanıtlarsanız, tabii ki beraat edeceksiniz. Kanıtlayamazsanız mahkum olacaksınız. Başka bir üst düzey memuru(Y) düşünelim. Hakkında “rüşvet almaktan “ dava açılmış olsun. Bu dava derdestken, siz de bir akşam balık eşliğinde “ Y isimli memur, filan olayda rüşvet almış” diyorsunuz. Bu balık, üst düzey memura durumu iletmiş ve şahıs size karşı “hakaret”ten suç duyurusunda bulunmuş. Sizin yargılandığınız dava hakimi, Y’nin rüşvet almak suçundan yargılandığı dava sonucunu bekleyecektir. Y o davadan beraat ederse, siz mahkum olacaksınız. Y mahkum olursa siz beraat edeceksiniz. Değilse, sizin yargılandığınız davada, Y’nin rüşvet aldığını ispatlama hakkınız bulunmamaktadır. Ha zaten siz bu lafı söylediğinizde, Y’in hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı varsa, bu kararı ibraz ederek beraat edebileceksiniz. Maddenin 1 inci fıkrasının ikinci cümlesinden anladığım budur. Fıkranın 3 üncü ve son cümlesinden anladıklarımı yazıyorum. Yukarıdaki haller dışında “isnadı ispat” edebilmeniz iki koşuldan birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Birisi “kamu yararı” diğeri “mağdurun rızası” . Sizin bir akşam birlikte olduğunuz fahişe hakkında “isnadı ıspat” etmenizin kamu yararıyla ilgisi yoktur. Ama bir parti genel başkanı olsanız ve hakkınızda “bilmem kimle yatıyor, karısını aldatıyor” denilse, burada kamu yararı olduğu için sanığın “isnadı ispat” hakkı bulunmaktadır. İkinci olarak “mağdurun rızası” olursa bu hakkınızı kullanacaksınız. Sizce birlikte olduğunu fahişe, dediklerinizi ispat etmenize rıza gösterecek midir? Ben yasada bir çelişki göremiyorum. |
01-07-2010, 19:14 | #90 |
|
Kadın Demek Hakaret mi?
Sn. Ergin;
Öncelikle 125 e bakalım: "somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sözmek suretiyle" Geçelim 127. Maddeye: "İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez." Buradan anlaşılan nedir? Vesikalı fahişe olarak çalışılması suç değildir. Bu nedenle vesikalı fahişeye fahişe denildiğinde hakaret suçu oluşur. Vesikasız fahişe olarak çalışılması suçtur. Buna fahişe dersem ve de bu kişinin bu suçu işlediğini kanıtlarsam ceza almayacağım. Olayı hırsızlık açısından düşünelim. Evime hırsız girdi, yakaladım veya yakalandı. Kanıtlar ortada. Ceza alacağı kesin. Tutuksuz yargılanıyor. Bu süre içinde benim bu insanı her gördüğümde hırsız diye bağırma hakkım var mı yok mu? Hırsız ceza aldığı taktirde ben ceza almayacağım. Ama yargılama süresince kullandığım bu sıfat nedeni ile cezasızlıktan yararlanacağım. madde çok açık. İsnat edilen fiilin suç olması ve bunun kantlanması. Geçelim 2. Cümleye: "Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır." Bu durumda ceza almayacağım. yargılama sürecinde kişiye istediğim kadar fahişe veya hırsız diyebilirim. Kesinleşmiş bir kararla mahkumiyet oluştuğu taktirde bu benim ceza almama engel olacaktır. (Suçu işlemiş olmamı ortadan kaldırmayacaktır.) Ama ceza verilemeyecektir. 3. Cümle konu dışı. Olaya göre kişiye hırsız veya fahişe dersem ve bunu kanıtlarsam cezadan kurtulacağım Ne zamana kadar? Fıkra 2. ye göre "İspat edilmiş fiilinden söz edilerek..." Ceza kesinleştikten sonra artık bu fiile dayanılarak hırsız veya fahişe diyemezsiniz. 125 ayrı bir saçmalık: hakaret de ispat hakkı (fiilin ispatı) halinde ceza sorumsuzluğu varken, sövmede isnat edilen bir fiil olmadığından ispat ve cezadan kurtulma şansı da olmayacakır. Cümle cümle incelendiğinde varılan sonuç budur. Saygılar |
Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk) | |
|
Benzer Konular | ||||
Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
İstanbul Yerel Yönetimler Kadın Çalışmaları Ağı Kadın Çalıştayı | Av.Habibe YILMAZ KAYAR | Kadın Hakları Çalışma Grubu | 0 | 28-02-2010 23:43 |
Taşınmazın Etrafının Meskun olması ne demek | Avukat halil | Meslektaşların Soruları | 0 | 08-12-2009 15:01 |
aleni hakaret ile gıyapta hakaret kamera kayıtlarının delil sayılıp sayılmayacağı | nhukuk | Meslektaşların Soruları | 3 | 24-07-2009 21:02 |
Eşini döven kocaya hakaret eden kadın eşit kusurlu bulundu. | Av. Selin | Hukuk Haberleri | 0 | 09-07-2007 08:59 |
Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |