Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/915 Esas 2016/1041Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
1 yıllık hak düşürücü sürenin hata, hileyi öğrendikten sonra başlaması.
(Karar Tarihi : 20.01.2016)
DAVA : Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşuldu:

KARAR : Davacı, davalı ile aralarında, kendisine ait taşınmaz içerisinde bulunan su kaynağının kullanımına dair sözleşme düzenlendiğini, noterde yapılan bu sözleşme ile su kullanım hakkını davalının babası A ____ mirasçılarına bırakmayı amaçladığını, oysa davalının sadece kendisinin kullanımı yönünde sözleşme yaptırdığını öğrendiğini, hata ve hileye düşürüldüğünü ileri sürerek sözleşmenin hata ve hile sebebiyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Davacı, açmış olduğu davada 05.08.2004 tarihli sözleşmede hata ve hileye düşürüldüğünü, okur yazar olmadığını, bu durumu 18.01.2010 tarihinde öğrendiğini ileri sürmüş ve 28.06.2010 tarihinde dava dilekçesini vermiştir. Mahkemece irade beyanının öğrenmeden itibaren bir yıl içinde kullanılmadığı 2010 yılında öğrenildiği, 2011 yılında dava açıldığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Davacının iddia ettiği 18.01.2010 tarihinden önce hata ve hileyi öğrendiğine yönelik savunma ve delil bulunmamaktadır. Davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca iddia ve savunmaya yönelik tüm deliller toplanıp işin esası incelendikten sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2-)Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

KARAR : Yukarıda birinci bentte açıklanan sebeple hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istenmesi halinde iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 39 :Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Berna GÖKTAŞ
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 26-03-2019

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01703191 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.