Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2013/13235E. 2013/14201K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Borçlu ile lehine iptale konu tasarrufun tarafı olan kişi arasındaki akrabalık derecesi 3. dereceden daha uzak ise bu durumda tasarruf işleminin İİK. nın 278/III-1-2 maddesi ile 280/1-2 maddesi uyarınca iptali gerekip gerekmediğinin irdelenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
(Karar Tarihi : 23.10.2013)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Davalıların nüfus kayıtlarının getirtilerek aralarındaki varsa akrabalık derecesinin belirlenmesi, taşınmazlar üzerinde konusunda uzman kişiler vasıtası ile keşif yapılarak taşınmazların her birinin tasarruf tarihindeki gerçek değerlerinin ayrı ayrı saptanarak ivazlar arasında fahiş fark bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ayrıca üçüncü kişi konumundaki davalılar ile borçlu davalı arasında arkadaşlık, akrabalık, komşuluk, iş ortaklığı gibi yakın ilişki olup olmadığının araştırılarak borçlu davalının mali durumu ile alacaklılara zarar verme kasıtlarının olup olmadığının incelenmesi ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek iptal koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davalılar E. N. ve H. N. yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, Borçka ilçesi Yeniyol Mahallesi 222 ada 58 parselde kayıtlı: 4 numaralı bağımsız bölüm maliki E. K., 5 numaralı bağımsız bölüm makili İ. K., 6 numaralı bağımsız bölüm maliki M. G., 7 numaralı bağımsız bölüm maliki M. Ç., 8 numaralı bağımsız bölüm maliki M. N. aleyhine açılan davanın reddine, davacı vekilinin takipsiz bırakması nedeni ile 1,3 ve 9 numaralı bağımsız bölümler yönünden davalılar Y. S., İ. B. ve Y. B. aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, 2,10 ve 11 bağımsız bölümler yönünden davalılar İ. B., Y. B., Y. B. ve Y. S. aleyhine açılan davanın kabulü ile bu taşınmazları satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK. nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece davalılar E. N. ve H. N. yönünden açılan davanın husumet yönünden, dava konusu 4 - 5 - 6 - 7 ve 8 nolu bağımsız bölümler yönünden ise satışların muvazaalı olmaması nedeniyle haklarındaki davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. İİK. nın 278/III-1 ve 2. maddesinde karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar ile akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağı ve iptale tabi olduğu öngörülmekte, devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre de taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerektiğinden söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyi niyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesi önem arzetmemektedir. Ayrıca aynı yasanın 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir.

1- Somut olayda dava ve temyize konu 58 sayılı parsel üzerindeki 10 nolu bağımsız bölüm 20.12.2006 tarihinde borçlu İ. B. tarafından davalı M. N.'a, M. N. tarafından 20.02.2007 tarihinde davalılar E. ve H. N.'ın murisi olan K. N.'a, onun tarafından da 03.08.2007 tarihinde davalı Y. B.'a satılmıştır. K. N.'ın dava sırasında vefatı nedeniyle mirasçıları E. ve H. N. usulüne uygun biçimde davaya dahil edilmişlerdir. Mahkemece bu taşınmaza ilişkin olarak taşınmazın son maliki olan ve bu tasarruf yönünden 5. kişi konumunda bulunan davalı Y. B.'a yapılan satışın muvazaalı olması nedeniyle tasarrufun iptaline karar verildiği halde 4.kişi olan ve davalı Yılmaz ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olan K. N. mirasçıları yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

2- Dava ve temyize konu 58 sayılı parsel üzerindeki 4 nolu bağımsız bölüm 21.278.21 TL bedelle E. K.'a, 5 nolu bağımsız bölüm 21.142.45 TL bedelle İ. K.'a, 6 nolu bağımsız bölüm 21.278.21 TL bedelle M. G.'a, 7 nolu bağımsız bölüm 21.278.21 TL bedelle M. Ç.'e satılmış olup bu taşınmazların bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değerleri ise 63.294.45'er TL olup ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş fark olduğu gibi 7 nolu bağımsız bölümü satın alan M. Ç.'in borçlu davalının eniştesi olduğu, diğer davalılar ile borçlu davalı arasında akrabalık, komşuluk ve yakınlık olduğunun dosyadaki zabıta araştırmasından anlaşılması yanında hepsi aynı ilçeden olan davalıların birbirlerini tanımamaları ve borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilmeyecekleri hususu ise hayatın olağan akışı ile örtüşmemektedir. Bu durumda mahkemece dava ve temyize konu taşınmazlara ilişkin tasarrufların İİK. nın 278/III-1-2 maddesi ile 280/1-2 maddesi uyarınca iptali gerekip gerekmediğinin irdelenmesi ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.

KARAR : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İcra ve İflas Kanunu MADDE 278 :(Değişik madde: 18/02/1965 - 538/114 md.)

Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.

Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.

Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir.

1. (Değişik bent: 09/11/1988 - 3494/53 md.) Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar,

2. Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,

3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Can DOĞANEL
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 22-02-2018

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01934505 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.