Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 1991/4 – 588 K. 1992/39 İçtihat

Üyemizin Özeti
Süresinde cevap layihası verilmemesinin başlıca iki sonucu vardır. Bunlardan ilki, davanın esasına girilmesi durumudur. Örneğin, davalı artık ilk itirazda bulunamaz. İkincisi de onun ( davalının ) artık savunmayı genişletme yasağı içine girmiş olmasıdır. Eğer bu süre içersinde layiha verilmemiş olursa davalı, davayı inkar etmiş sayılır. Davanın inkarı, davalının, dava dilekçesinde dayandığı ( davanın temeli olan ) olguları inkar etmesi demektir. İşte bu nedenledir ki, davalı, inkarını haklı gösterecek delilleri ikame ve ibraz edebilir. Bu durumda hakim, davacının delilleri ile birlikte davalının delillerini de inceleyip değerlendirerek bir sonuca varacaktır.
(Karar Tarihi : 5.2.1992)
DAVA ve KARAR: Taraflar arasındaki "zarar – ziyandan kaynaklanan alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Menemen Hukuk Asliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.6.1989 gün ve 1987/511 – 1989/322 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13.11.1990 gün ve 1990/22 – 8450 sayılı ilamı:

(… Davacı, tarlasındaki kavunlarının davalı tarafından toplanıp götürüldüğünü bildirerek bu yönden uğradığı zararının giderilmesini istemiştir.

Davalı, süresinde davaya cevap dilekçesi vermemiş, daha sonra kavunları kendisinin değil üçüncü kişi Hasan Erdem'in topladığını, zararın iddia edilen düzeyde bulunmadığını savunmuş ve olayın bu biçimde geliştiği yolunda tanıkları olduğunu ileri sürerek onların dinlenmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davalının cevap vermemiş olması nedeni ile delil gösterme hakkını yitirdiği gerekçesine dayanılarak onun tanıkları dinlenmeksizin iddia doğrultusunda davalı, tazminatla sorumlu tutulmuştur.

Süresinde cevap layihası verilmemesinin başlıca iki sonucu vardır. Bunlardan ilki, davanın esasına girilmesi durumudur. Örneğin, davalı artık ilk itirazda bulunamaz. İkincisi de onun (davalının) artık savunmayı genişletme yasağı içine girmiş olmasıdır. Eğer bu süre içersinde layiha verilmemiş olursa davalı, davayı inkar etmiş sayılır. Davanın inkarı, davalının, dava dilekçesinde dayandığı (davanın temeli olan) olguları inkar etmesi demektir. İşte bu nedenledir ki, davalı, inkarını haklı gösterecek delilleri ikame ve ibraz edebilir. Bu durumda hakim, davacının delilleri ile birlikte davalının delillerini de inceleyip değerlendirerek bir sonuca varacaktır.

Somut olayda davalı, süresinde cevap vermeyerek davayı inkar etmiş ve sonradan inkar gerekçesini açıklamıştır. Belirtilen gerekçenin doğruluğunu ispat içinde delil göstermiştir. Mahkemece, davalının delillerinin hasrı için belli bir zaman sınırlaması tanınmadan önce davalı delillerini bildirdiğine göre onların incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir.

Yerel mahkemece, belirtilen yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirir…) gerekçesiyle bozularak Dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Hukuk Genel Kurulunca inclenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, Dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Hukuk Genel Kurulu'nun 23.1.1991 gün 1990/2 – 536 E. 1991/4 K. sayılı emsal nitelikteki kararında vurgulanan ilkelere tamamen uygun bulunduğuna göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

KARAR : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Hukuk Muhakemeleri Kanunu MADDE 128 :(1) Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.M.Mustafa ÖZKUL
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 19-10-2016

THS Sunucusu bu sayfayı 0,04908109 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.