Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2015/6996Esas 2015/9945 Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
Dava konusu taşınmaz tapu kaydında "tarla" niteliğindedir. Yine taraflar arasında 15.07.2013 tarihinde akdedilen kira sözleşmesinde de, kiralananın cinsi "tarla" olarak belirtilmiştir. Dosya kapsamından kiralananın TBK'nun adi kiraya ilişkin hükümlerine mi ya da konut ve çatılı iş yeri kirası hükümlerine mi tabi olduğu anlaşılamamaktadır. Bu nedenle mahkemece uzman bilirkişi marifetiyle mahallinde keşif yapılarak taşınmazın mevcut vasfı itibariyle TBK'nun konut ve çatılı işyeri kiraları genel hükümler (adi kira) ve ürün kirası hükümlerinden hangisine tabi olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
(Karar Tarihi : 16.11.2015)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu tarla niteliğindeki taşınmazın tapuda müvekkilleri adına müştereken kayıtlı olduğunu, davalının da dava konusu taşınmazda 20 yıla yakın bir süredir kiracı olarak bulunduğunu, davalı ile en son yapılan kira sözleşmesinin 15.07.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olduğunu, yeni kira dönemi için sözleşmenin yenilenmeyeceğinin, taşınmazın 15.07.2014 tarihinde boşaltılarak taraflarına teslim edilmesinin davalıya bildirildiğini, ancak davalının taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, kira sözleşmesine bir diyecekleri olmadığını, müvekkilinin yaklaşık 20 yıldır burada hurda işi ile iştigal ettiğini, taşınmazda çatılı işyeri bulunduğunu ve belediye mücavir alanları içerisinde yer aldığını, davacının salt sözleşme süresinin bitmesine dayanarak tahliye talebinde bulunmasının yasalara aykırı olduğunu, müvekkilin davacıların muvafakati ile taşınmaz üzerine 2 katlı idare binası, 1.000 m2'lik depo inşa ettiğini, sözleşmenin 15.07.2013 tarihinde akdedilmiş olup, TBK'nun 347.maddesi uyarınca sözleşmenin sona erdirilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, TBK'nun 347. maddesine göre kiraya verenin sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremeyeceği, ancak on yıllık uzama süresi sonunda 3 ay önceden bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeden kira sözleşmesini sona erdirebileceğinin hükme bağlandığı, sözleşme süresinin dolduğundan bahisle yapılan tahliye talebinin usul ve hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki kira ilişkisinin 20 yıl kadar önce başladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiraya verilen yerin TBK'nun genel hükümlerine tabi olmayıp çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olduğunu, taşınmaz üzerine 2 katlı idare binası, 1.000 m2'den oluşan 600 m2'si kapalı, 400 m2'si açık olmak üzere depo inşa ettiğini ve kira sözleşmesinin 15.07.2013 tarihinde 1 yıl süreli olarak yenilendiğini savunmuştur. Dava konusu taşınmaz tapu kaydında "tarla" niteliğindedir. Yine taraflar arasında 15.07.2013 tarihinde akdedilen kira sözleşmesinde de, kiralananın cinsi "tarla" olarak belirtilmiştir. Dosya kapsamından kiralananın TBK'nun adi kiraya ilişkin hükümlerine mi ya da konut ve çatılı iş yeri kirası hükümlerine mi tabi olduğu anlaşılamamaktadır. Bu nedenle mahkemece uzman bilirkişi marifetiyle mahallinde keşif yapılarak taşınmazın mevcut vasfı itibariyle TBK'nun konut ve çatılı işyeri kiraları genel hükümler (adi kira) ve ürün kirası hükümlerinden hangisine tabi olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 347 :Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.

Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler.

Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir.

* 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un Geçici 2. maddesi gereğince; "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir" hükmü bir defaya mahsus olmak üzere, 6101 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Türk Borçlar Kanununun 347. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden on yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl; on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl sonra uygulanır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.İbrahim ŞİŞECİ
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 09-06-2016

THS Sunucusu bu sayfayı 0,05628490 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.