Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
16.01. Cmk 2020 Tarifesi - Av.GurkanG
Haber Ekleyin

Yazan : gençavukat123, Tarih : 12-01-2021 15:56
Sayın meslektaşlarım merhabalar, kolay gelsin.
Şöyle bir durum ile karşı karşıyayım. müvekkilime ait telefon hattı üzerinden eski kocasına hakaret ve tehdit içerikli mesajlar atılıyor. Ancak mesajları kendisi değil 13 yaşındaki oğlu atıyor. Ve annesinden bu mesajları kendisinin attığını gizliyor. Eski koca şikayetçi oluyor. Kolluk aşamasında kadın mesajları kendisinin atmadığını ancak ablasının atmış olabileceğini söylüyor. Daha sonradan öğreniyor ki mesajları oğlu atmış. Mahkemede oğlunun attığını bunu sonradan öğrendiğini söylüyor. Bir sonraki celsede oğlu dinlenmiş ve mesajları kendisinin attığını söylemiştir. Bu tür bir durumla karşılaşmış ve beraat kararı almış meslektaşlarım var mıdır? yada buna benzer yargıtay kararı paylaşırsanız sevirim.. şimdiden teşekkürler..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :638, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : taşralıavukat, Tarih : 12-01-2021 12:20
İyi günler değerli meslektaşlarım,

Kooperatif üyesi olan ve aidatlarını düzgün şekilde ödeyen müvekkilim üst üste 2 defa kooperatiften ihraç edilip ihraç kararı haksız bulununca tekrar kooperatif üyeliğine geri döndü ancak yerine alınan üyeye tapusu devredildi. Üyeliğe geri döndükten sonra müvekkilimden hiçbir aidat talebi olmadı ve genel kurulların hiçbirine çağırılmadı. Terditli dava açma düşüncesindeyim Tapu iptal ve tescil eğer mümkün değilse tazminat davası şeklinde, ancak ödemelerin tamamlanmamış olması ve kooperatif mülkiyetinde olmaması sebebiyle tereddütteyim. Konuyla ilgili bilgi ve karar paylaşabilirseniz minnettar olurum. Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :606, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : blackneck, Tarih : 11-01-2021 17:46
İyi günler,
Müvekkil çocuğuna 2014 den beri nafaka ödemektedir. Kız çocunu 08/08/2018 tarihinde evlenmiş, müvekkil icra dairesine nafakanın kaldırılması için dilekçe vermiş ama cevap alamamıştır.Nafakanın kaldırılması davası açacağım, çocuğa evlendiği günden itibaren ödenen nafakaların faizli ile iadesini talep edebilir miyim?Talep edebiliyorsam eğer ödenen miktarı tam bilemiyorum belirsiz alacak davası şeklinde açabilir miyim? Konu ile ilgili yargıtay kararı mevcut ise paylaşırsanız sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :639, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.sevilay.ylcu, Tarih : 11-01-2021 17:23
Sayın meslektaşlarım öncelikle iyi akşamlar.
Bahse konu soru hakkında uzun araştırmalar yapmama rağmen bir sonuca ulaşabilmiş değilim. Konuyu özetle anlatacak olursam;
- 640 sayılı KHK’nın 40. Maddesi ile Gümrük Muhafaza Memurları için emeklilik yaşı 55 olarak düzenlenmiş olup, bu düzenleme karşısında birçok kişi kurum tarafından emekliye ayrılmıştır. Ancak KHK’nın 40. Maddesi yürürlükten kaldırılmış ve yerine de ikâme bir düzenleme getirilmemiş böylece Gümrük Muhafaza Memurları ve Gümrük Muhafaza kısım Amirleri 5434 s. Kanuna tabi olduklarından; emeklilik yaşları 65 yaş olarak kabul edilmiştir.
Şu an bu durumda bulunan bir müvekkil görüşmesi gerçekleştirdim, SGK bilgilerinde 65 yaşa tabi olup 2026 yılına kadar çalışabileceği yazıyor. Ancak bu durumda nasıl bir yol izlememiz gerekiyor? Kurum tarafından KHK’ya dayanılarak yapılan bir emeklilik var, şu an mevcut düzenleme 65 yaşa kadar çalışmaya imkan tanıyor. Kişi çalışma imkanı olması sebebiyle kuruma dönmek istiyor. Konuya ilişkin hiçbir karar bulamadım. Kıymetli fikirlerinizi paylaşırsanız memnun olurum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :709, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : symara, Tarih : 11-01-2021 10:44
Herkese merhaba,

Açılmış olan bir evcil hayvanın iadesi davasında davacı olarak biz hayvanın iadesini talep ettik, karşı tarafa bağışlanmadığını sadece emanet edildiğini söyledik. Davalı ise bir bağışlama yapıldığını iddia etmektedir.

Davayı açarken hayvanın satın alınmasına ilişkin makbuz üzerinden de davayı harçlandırdık. Mahkeme hayvanın değerini bilirkişiye hesaplattırdı ve harçlandırılan tutardan yüksek bir meblağ çıktı.

Dava dilekçesinde sadece iade talep edildi kabul olmaması halinde bir alacak istenilmedi.

Bu durumda nispi olarak harçlandırıldığı için hali hazırda alacak talebini de içerir mi yoksa ıslah edilmesi mi gerekir? Ancak ıslah ile alacak talep edilmesi durumunda da talep sonucunun değiştirilmesi sorunu ortaya çıkıyor.

Değerli görüşlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

İyi çalışmalar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :692, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Adalet1903, Tarih : 10-01-2021 02:51
Merhaba Sayın Meslektaşlarım;

Dini konuda yayımlanmış yazılı eserleri ve sohbetleri olan murisin telif haklarını yasal mirasçılar 3. bir şahsa devretmek istiyor.

yasal mirasçılar kendilerine intikal eden telif hakkını 3. bir şahsa devrederken nasıl bir yol izlemelidir ?

yasal mirasçılar telif hakları konusunda herhangi bir intikal beyannamesinde bulunmadan kendiliğinden telif haklarına sahip olarak bu haklarını 3. bir şahsa devredebilir mi ?

Saygılarımla ,
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :798, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : lawyersoylu, Tarih : 09-01-2021 14:08
Merhaba sayın meslektaşlarım.

Sorum öncesinde durumu. maddeler halinde özetlemeye çalışacağım:

1- Müvekkilin arsasındaki kiracı hakkında açmış olduğu tahliye davası müvekkil lehine sonuçlanmıştır.

2- Davada kira alacağına ilişkin bir talep olmayıp yalnızca tahliye talep edilmiştir.

3- Kiracı kararı istinaf ederek 3 aylık kira bedelini teminat olarak yatırmış ve tehiri icra kararı almıştır.

4- Dosya istinaftayken kiracı kira borçlarını ödememiş ve kiralananı boşaltmıştır.

5- Bu dönemde biriken kira alacaklarına ilişkin yaptığımız takiplere kiracı tarafından itiraz edilmiş olup halihazırda kesinleşmiş bir kira alacağımız bulunmamaktadır. (itirazın iptali davasında mahkemeden teminat üzerine tedbir koyulmasını talep ettik ancak talebimiz reddoldu.)

Bu durumda sorum şu: tehiri icra için yatırılmış olan teminat; kararın onanması halinde davalı kiracıya mı ödenir yoksa davacı müvekkile mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :822, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : tugbay, Tarih : 08-01-2021 20:23
Merhaba öncelikle yardımcı olacak tüm meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim. Açmayı düşündüğümüz bir davada APKİS (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi) sonucu 20 dairelik bir apartman yapılıyor. Arsa sahiplerine 8 daire, müteahhite 12 daire olarak anlaşma sağlanıyor. Kat paylaşımı yapılan kısımda değil de, sözleşmenin "teknik kısımlar" başlığı altında "Kattan ve kottan çıkacak bağımsız bölümler müteahhite ait olacaktır" şeklinde bir ifade bulunmaktadır. Müteahhit de binanın alt katında 200 metrekareye yakın bir yer yapıp, bu bağımsız bölümün tapusunu üzerine almış. Sözleşmenin üzerinden 5 sene geçmiş. Arsa sahipleri dava açmak istiyor, bu bağımsız bölüm de hakları olmasi gerektiğini söylüyor. Artı olarak müteahhit burada kahvehane açmak gibi işlere kalkışıyor. Benim sormak istediklerim;
1- Apkis'de böyle bir cümle varken, müteahhitin tapusunu üzerine yaptığı bağımsız alan da arsa sahipleri hak iddia edebilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :786, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat.fks, Tarih : 08-01-2021 14:09
Merhaba meslektaşlarım;
Miras bırakan vefat etmeden 2 yıl önce gelini kredi çeksin diyr kendi taşınmazlarını ipotek ettirmiş. Borç ödenmeyince banka icra takibine geçmiş (ipoteğin paraya cevrilmesi yoluyla). Miras bırakan 3 yıl önce ölmüş mirasçılık belgesi bu yıl çıkarılmış ve 5 mirasçıya borçlu olarak eklenmeleri için mutıra gönderilmiş. Aynı zamanda miras bırakanın tüm malvarlığına haciz konulmuş, sadece ipotekli taşınmazlara değil. Dosyada sadece ipotekli taşınmazlarıyla değil tüm malvarlığıyla sorumlu görünüyor. İpotek sözleşmesinde ise tüm malvarlığıyla sorumlu olacağına ilişkin bir madde yok. Miras bırakanın mal varlığı borcu karşılamaya yetmeyecek.

Bu durumda 5 mirasçının hükmen reddin tespiti davası açması ve aynı zamanda miras bırakanın borçtan sorumluluğunun ipotekli taşınmazla sınırlı tutulması gerekirken tüm malvarlığıyla sorumlu tutulmasından dolayı memur işlemini şikayet etmek gerektiğini düşünüyorum. Doğru mu düşünüyorum, nasıl bir yol izlenmeli fikirlerinizi merak ediyorum.

Bir de avukatlık ücret sözleşmesi yaparken 5 mirasçı adına asliye hukuk mahkemesinde tek bir işlem yapılacağından 5 müvekkilden aaüt ne göre toplamda 4080 tl mi talep etmek gerekiyor yoksa kişi başı mı?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :761, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : imsel, Tarih : 07-01-2021 22:12
14 daire var.müteahhit kendi payına düşen tüm daireleri satmış.arsa sahipleri de kendi dairelerinde oturuyorlar.müteahhit bazı ortak kullanımla ilgili işleri yapmamış ve iskan da almmamış.sözleşmede son dairenin iskandan sonra satış yetkisinin verileceği şartı var ama arsa sahipleri bun dikkat etmeden tüm yetkiyi önceden vermişler.müteahhitte tüm daireleri satmış.
bu durmda nama ifa talepli dav açabilir miyiz?son satılan daireyi iptal ettirip satışını isteyip ordan elde dilecek gelirle iskan alma talepli dava açma olanağımız var mı?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :688, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Burak K., Tarih : 07-01-2021 17:53
Herkese iyi çalışmalar diliyorum. Konuyla alakalı saatlerdir yargıtay kararı araştırmama rağmen tam bir sonuç elde edemedim. Fakat akıl ve mantığıma yatmayan bir durum var, yardımlarınızı ve fikirlerinizi alabilirsem çok mutlu olurum.

İştirak nafakası çocuğun eğitim ve öğrenim giderleri de göz önünde bulundurularak belirlenen bir nafaka türüyse nafaka borçlusu eski eşin eğitim ücretini ödemesi neden iştirak nafakasından mahsup edilmez anlayabilmiş değilim. Zira Yargıtayın 2010 yılında vermiş olduğu bir kararda yapılan banka ödemelerinde açıklama kısmına açıkça nafaka ödemesi ibaresinin yazılmasının isabetsiz ve hak kaybına yol açacağı görüşü üzerinde durmuş ve 2008 tarihli kararın aksi yönde bir karar vermiştir. Fakat eğitim giderleriyle ilgili herhangi bir konuya değinmemiştir.

Söylemimi maruz görün. Yanlış düşünüyor olabilirim ama bana saçma geliyor. Müvekkil, 250 TL olarak belirlenen nafaka ücreti karşılığında çocuğunun her yıl 11.000 TL eğitim ücretini yatırmış, zaman zaman eski eşine ve kızına harçlık adı altında para göndermiş, eski eşinin telefon faturalarını eski eşinin ricası üzerine ödemiş. Ee sonuç olarak bunlar ahlaki ödeme, nafakaya ilişkin değil demek hakkaniyete uygun mudur? Hak kaybına yol açmaz mı? Fikir ve görüşlerinizi varsa bu yönde olumlu olan yargıtay kararlarını paylaşmanızı önemle rica ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :663, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : kadir34, Tarih : 07-01-2021 14:28
Meslektaşlarım bir sorum olacaktı... Konkordato sürecinden önce açılan icra takipleri duruyor ve hacizler düşüyor. Konkordato sürecinde ise icra takibi açılamıyor. ( genel kural istisnası rehin takibi...ihtiyati tedbir yoluyla rehin takibi açılması da engellenebiliyor)

Sorum şu ; konkordato komiserine alacak bildirilmezse bu alacağın akıbeti ne olacaktır. Konkordatonun onaylanması ve onaylanmaması durumuna göre cevaplandırırsanız çok sevinirim.

Aynı soruyu birde iflas için soruyorum. İflas masasına bildirilmeyen alacağın akıbeti ne olacaktır.İflas etmesi ve iflasın kaldırılması ihtimalli olarak 2 şekilde cevaplarsanız çok sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :590, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Ali Yaliç, Tarih : 07-01-2021 11:59
Merhaba kıymetli meslektaşlarım,
İş mahkemesinde işçinin açmış olduğu işe iade davasında mahkeme tarafından işe iade kararı verildi ve istinaf başvurumuz BAM tarafından reddedildi.
Ancak kararda tazminat ve ücrete ilişkin açıkça kanuna aykırı tespit de var. İş kanununun 21.maddesinde ''İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.'' şeklinde açık hüküm bulunmasına rağmen mahkeme kararında, işçinin işverene başvurması halinde boşta geçen süre tazminatına hak kazanacağı hükme bağlanmıştır.
Şu an işçi işverene başvurmuş durumda ancak işe davet yazımıza rağmen işe de başlamadı.
Bu kesinleşen mahkeme kararına karşı ne yapılabilir? Maddi hata olarak mı değerlendirilecek? BAM ile kesinleştiği için karar düzeltme yolu kapalı mı? Başvurulabilecek bir yol var mı? Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :568, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avfatih, Tarih : 07-01-2021 01:26
Merhabalar.
Limited Şirket Müdürünün 10 yıllık görev süresi 2020 yılı Ağustos ayında dolmuştur. O tarihten bu yana da herhangi bir müdür ataması yapılmamıştır. Mevcut durumda şirketin 2 ortağı vardır. Birisi Ağustos ayında görev süresi dolan müdürdür.

Ticareti terkten şirket yetkilisini şikayet etmek istiyoruz. Bu durumda her iki ortağı şikayet edebilir miyiz? Yoksa görev süresi dolan müdürün sorumluluğu devam mı etmektedir? Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :595, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.eylemm, Tarih : 06-01-2021 09:24
Müvekkillerin yeni kurdukları şirketin sermayesi için taahhüt edilen bedel olan 600.000 TL ortaklardan biri tarafından(diğer ortağın borcunu da ödemiş oluyor) şirket hesabına ödeniyor. Diğer ortak ise aralarında anlaşarak kendi payına düşen bedeli(yarısını) ileri bir tarihte ortağına ödeme borcu altına giriyor. Benden özellikle bu borç ilişkini de içeren kendi iç ilişkilerine ilişkin şirket sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme yapmamı istediler. Yalnız emin olamıyorum ortaklar için böyle bir sözleşme yapılabilir mi yapılırsa sözleşmenin adı ve türü ne olmalıdır? Çünkü aslında tamamen ortakların kendi iç ilişkisini ve birbirlerine olan borçlarını gösteren bir sözleşme olacak. Şirket sermayesinin tamamı bir ortak tarafından ödeneceği için diğer ortak şirkete karşı hala borçlu görünür mü? Borçlanan ortağın ileride sorun yaşamaması adına bunu garantiye almak için nasıl bir yol izlemeliyim tavsiyelerinizi bekliyorum lütfen yardımcı olun çok teşekkürler..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :552, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : ahmet çam, Tarih : 05-01-2021 16:09
Merkezi iklimlendirme (ısıtma ve soğutma) yapılan bir iş merkezinde ofislerde bulunan klima iç ünitelerinin bakım onarım ve arızalarının giderilmesi, bu arıza bedellerinden bina yönetiminin mi yoksa, ofis kullancısının mı sorumlu olduğu konusunda bilgisi olan ve bu konuda elinde Yargıtay ve BAM kararı olan arkadaşlarımın bu kararı paylaşmasını diliyorum.
Saygılarımla.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :593, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.mehmet.av, Tarih : 05-01-2021 12:14
1- Eşlerin birbirlerine karşı açtıkları boşanma davasında mahkeme her iki tarafın boşanma talebini kabul ediyor.
2- Karşı taraf bizim boşanma talebimizin kabulü ile ilgili hükmü istinafa götürüyor.
3- Biz istinaf başvurusu yapmıyoruz.

SORU:
1- Diğer eşin boşanma talebinin kabulüne bizim bir istinafımız olmadığı için "diğer eşin açtığı boşanma davası" dolayısı ile "boşanma" kesinleşmiş olmuyor mu?
2- Bu durumda diyelim ki karşı tarafın istinafı kabul edildi ve mahkemenin bizim yönümüzden verdiği boşanma kabulü bozuldu, yine de boşanma kesinleşmiş olmaz mı?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :600, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Lawyer65, Tarih : 04-01-2021 11:00
Merhabalar.Hastanın daha önce var olan yüzde 90 engeli raporu var.(Bacağındaki sakatlık)
Şimdi ise hasta trafik kazası geçiriyor kolundan yaralanıyor ve sigortadan tazminat talep ettik sigorta bu kaza sebebiyle meydana gelen maluluk oranı için hastane raporu istiyor.son kaza sebebi ile alacagımız yeni rapor önceki raporu etkilermi iptal edermi?
Kısaca önceki rapor bacak sakatlığı sebebiyle %90 ve bu rapor ile engeli aylığı alıyor.
Sonraki rapor kolundaki sakatlık ile ilgili örneğin yüzde 30 olursa
Yüzde 90 rapor iptal olurmu engeli maaşı iptal olurmu? teşekürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :585, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Nida S., Tarih : 03-01-2021 16:49
İflas masasına alacak yazdırmak ile ilgili bir sorum var yardımcı olursanız sevinirim. Müvekkiller müteahhit firmanın bankadan kredi çekip taşınmazları bitirmesi için taşınmazlarını ipotek ettiriyorlar. 2 ay sonra müteahhit firma iflas ediyor ve banka taşınmazları paraya çevirmek için takip başlatıyor. Kıymet takdiri alınmış ama kıymet takdirinin yarı fiyatına bankaya ihale ediliyor taşınmaz. İhalenin feshi davası açtık. Satıştan bir gün önce iflas eden şirket yetkilisinden teminat senedi ve borcu ikrar ettirdiğimiz adi yazılı belge aldık. Şimdi de iflas masasına 3. Kişi lehine ipotek veren müvekkillerimin alacağını yazdırmak istiyorum ancak taşınmaz güncel haliyle baya değerlendi. İflas masasına alacağımı hangi miktar üzerinden yazdırmalıyım ? Elimdeki teminat senedinde en yüksek miktar yazılı ancak müflisin iflas aşamasında böyle bir senet düzenlemesinin hukuki sonuç doğurmayacağı endişesi var hiç yoktan borca dair adi bir karine teşkil etsin diye almıştık. Alacak miktarı olarak ne yazmalıyım ki iflas masası reddetmesin müvekkillerim de taşınmazlarının değerinde en az zararla bu işten çıkabilsin.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :310, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : suat köktürk, Tarih : 02-01-2021 19:35
Değerli meslektaşlarım, bir konuda fikirlerinizi almak istiyorum Müvekkil kadın , kocasının çalıştığı şirket için , şirketin kredileri için, baskı altında aile konutu olan evini alacaklı banka lehine ipotek ettiriyor.Kocası muvafakatını "eşimin çektiği ya da çekeceği krediler için ipoteğe muvafakat ediyorum " diyerek noter onaylı bildiriyor. Ancak ipotek belgesinde kendi kredileri değil (zaten yok) 3. kişi şirket lehine ipotek verildiği yazılıyor. Şu an ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidilmiş ve ev satılmak üzere. Soru :
1- böyle bir muvafakat geçerli midir?
2- Yanlış muvafakatla yapılan ipotek geçerli midir?
3- Davayı müvekkil , ipotek veren kadın mı açmalı ipoteğin fekki için ( Asliye Hukuk)
4- Yoksa geçersiz muvafakat nedeniyle eşi mi açmalı aile konutu olması nedeniyle? ( Aile mahkemesi)

Şimdiden çok sağolun okuyup ilgilendiğiniz için. İyi çalışmalar , başarılar, sağlıklı mutlu bir yeni yıl dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :668, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07210588 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.