Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

Yazan : Avukat2516, Tarih : Bugün 09:12
Merhaba, 2017 tarihli kira sözleşmesinde “ Kontrat bitiminde kiracı kira bedelini ÜFE oranında artırmayı kabul eder.” şeklinde bir madde yer almakta. Bu durumda artırma Yİ-ÜFE geçen yılın aynı ayına göre mi yoksa 12 aylık ortalamaya göre mi belirlenmeli? Son olarak 18 Ocak 2019 tarihinde resmi gazetede yayımlanan kanun değişikliği ile kira sözleşmesi yenilemesinde en fazla yapılabilecek zam oranı "TÜFE 12 aylık ortalama" olarak değiştirildi. Sözleşme uyarınca 2019 yılındaki artırımda bu oran mı göz önüne alınmalı? Yanıtlarınız için şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :27, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : aslısrn, Tarih : Bugün 08:27
Enerji Etiketlemesi Çerçeve Yönetmeliği ve ilgili diğer Yönetmelik ve kanunlar gereğince 21.04.2018 tarihinden sonra hermetik (yoğuşmalı olmayan) kombi cinsi ürünlerin üretimi durdurulmuş ve bu tarihten önce üretilen ürünlerin kombilerin 01.01.2019 tarihine kadar piyasaya arzına izin verilmiştir.
Meslektaşlarım kısaca özetlediğim konuya dair öncelikle sorum 2019'dan sonra bu ürünlerin Avrupa harici ülkelere satışı konusunda bir dayanak var mıdır? Ya da bu konuya dair savunma yapılabilmesi için bir bir dayanak var mı?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :24, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Mr. Kök, Tarih : Dün 15:48
Saygıdeğer meslektaşlarım merhabalar,

Vergi mahkemesinde açacağım davam için vergi dairesi başkanlığına gerekli idari başvurumu yapmış bulunnmaktayım. Zımni red süresi olan 30 günlük süre geçmiştir bu seviyede doktrinde tartışmalı olan bir konuyu size danışmak istiyorum. Üst merci olan maliye bakanlığına başvurmalı mıyım yoksa davamı açmalıyım. Danıştayın kararlarında tutarsızlık mevcut bazı kararlarda üst merci'e başvurulmadığı için dava reddedilmiş bazı kararlarda ise üst mercie başvurulduğu için bu başvuru dava süresi durdurmaz olarak ele alınmış bu sebeple dava reddedilmiş kıymetli vaktinizi ayırdığınız için şimdiden teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :49, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Şeyda, Tarih : Dün 12:32
Merhabalar;
1- İlamlı bi icram var. Borçlu şahıs biraz profosyonel mal kaçırıcı. Şu an itibariyle sadece sadece kendisinin olduğu tek ortaklı bi limited şirketi var. şirkete 89/1-2 gönderdim cevap gelmedi .tam 89/3 ü göndereceğim sırada müdür yardımcısı değiştiğinde mi nedir, talebim reddedildi. Şikayet yoluna gideceğim ancak bu konuda elinde emsal bi kararı olan var mıdır?
2- Aynı borçlunun hissesine de haciz koydum. uygulamada hisse satışı yapan var mıdır acaba? Mantıklı mı hisse satışına gitmem.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :61, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Şeyda, Tarih : Dün 12:23
Merhaba,
borçlu için bankaya yazdırdığım haciz müzekkeresinde banka borçlunun pos hesabı olduğunu ve haciz işlemini uyguladıklarını belirttiler. bu aşamadan sonra takip etmem gereken husus nedir? Pos cihazından çekilen bir parada banka direkt parayı icra dosyasına mı gönderecek yoksa talep mi bekleyecek. Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :58, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : betulsvs, Tarih : Dün 09:14
Herkese iyi çalışmalar.
Müvekkil asansör yapım, tamir işi yapmaktadır. Aynı zamanda inşaat işi yapan firma/kişilere inşaat ve yapı iskelesi kiralamaktadır. Haziran 2020 yılında bir şahsa inşaat iskelesini kiraya veriyor. Buna ilişkin sözleşme vs. yapılmıyor. Sadece bir not defterine iskelenin mahiyeti, demir parça ve kısımları ayrı ayrı sayılarıyla birlikte yazılmış. Bunların yanına da kiraya verilen şahsın kaşesi basılmış. Fakat imza vs. yok. Sadece aradaki ilişkiyi bilen tanıklar var.

Müvekkil 2020 Hazirandan beri bu şahıstan ne kira bedeli alabiliyor ne de iskelenin teslimini sağlayabiliyor. Şahıs telefonlarını da açmıyor. Aylık kira bedeli 1.500,00 TL; iskele demirlerinin toplam değeri ise 15.000,00 TL civarındaymış. Müvekkil kira bedellerini ve iskelenin teslimini istiyor.

Kira bedellerine ilişkin ilamsız takip yapılabilir diye düşündüm fakat itiraz durumunda itirazın iptalini sağlamak için herhangi bir delilimiz yok. Tanıkla ispat sınırını da aşmış oluyoruz.

Sorum şu ki; müvekkilin elindeki defterin bir delil değeri veya delil başlangıcı değeri var mıdır? Defter ve tanıktan başka delilimiz yokken alacak davası açtığımız takdirde bir sonuç alabilir miyiz? Alacak davası bu durumda doğru bir yol mudur?

Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :67, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1212, Tarih : 15-04-2021 17:17
İyi günler, davalı taşınmazda 10 yıldır kira ödemeksizin oturmaktadır. (Müvekkilin kardeşi ile evlilik sebebiyle) boşanma davası açılması nedeniyle 2017 yılında muvafakat geri alınarak meni müdahale ve 2017 yılından sonra tahakkuk eden ecrimisil bedeli talep edildi. Davalı ise, bu taşınmaza masraf yaptığını iddia ederek takas ve mahsup talep etmektedir. Ancak bu iddia doğru olmamakla birlikte davalı tarafından ispat edildiği ve mahkemece kabul edildiği takdirde, davalının 2017 yılından önceki dönemde her hangi bir bedel alınmaksızın taşınmazda oturduğu, hak ve nesafet gereği bu husus dikkate alınarak, takasa konu alacağın bu kez de taşınmazın kira gelirinden takas ve mahsubunun talep edilmesi hukuken mümkün müdür?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :108, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.mehmet.av, Tarih : 15-04-2021 16:09
1- Aleyhimize açılan bir ziynet eşyası davası var.
2- Davacı taraf dava dilekçesinde "aynen iade, mümkün olmaz ise DAVA TARİHİNDEKİ DEREĞİNİ talep etmiş.
3- Islah dilekçesinde dava değerini artırırken aynı zamanda "aynen iade mümkün olmaz ise FİİLİ TAHSİL TARİHİNDEKİ DEĞERİNİN davacıya verilmesini istemiş.

SORU:
Islah ile de olsa dava dilekçesindeki talebin bu şekilde değiştirilemeyeceğini düşünüyorum. Sizin fikriniz nedir. Lehime karar arıyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :110, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : sui_iuris, Tarih : 15-04-2021 15:25
Sayın meslektaşlarım,

Bir iflas dosyasında müvekkilimin taşınır mallarının iflas masasına yazılması üzerine istihkak iddia ettik, iflas idaresi iddiamızı reddeti ve bunun üzerine istihkak davası açtık. İcra mahkemesince şikayetimiz ve dolayısıyla istihkak iddiamız kabul edildi. Kararla birlikte lehimize vekalet ücretine hükmedildi.

Halihazırda iflas kapanmış durumda ve dolayısıyla iflas idaresinin de görevi sona erdi. Bu durumda vekalet ücretine ilişkin icra takibinde husumeti yine de görevi sona eren iflas idaresine mi yöneltmeliyim? Başka bir yol mu izlemeliyim?

Şimdiden cevaplarınız için teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :110, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avesrayılmaz, Tarih : 15-04-2021 14:15
Değer meslektaşlarım,
Ecrimisil alacağımıza ilişkin açmış olduğumuz haksız işgal tazminatı davamızda bilirkişi raporu sunularak müvekkilin ecrimisil alacağı tespit edildi. Ancak davacı müvekkilin babasının vefatının ardından kendisi ile birlikte 2 tane kardeşi ve annesi mirasçı olarak kalmıştır. Davalı erkek kardeşler terekede bulunan tüm taşınmazları kendi tasarruflarına almış ve sadece 2 adet taşınmazı müvekkilime ve diğer 2 adet taşınmazı da annelerine bırakmışlardır. Müvekkil bunun üzerine erkek kardeşlerinin tasarruflarında bulunan taşınmazlar için haksız işgal tazminatı davası açarak ecrimisil davası açmıştır. Dava devam ederken ecrimisil hesabına ilişkin bilirkişi raporu dosyaya sunulmuş ve müvekkil ile annesinin kullandığı döneme ilişkin ecrimisil tutarı davalıların ecrimisil tutarından mahsup edilerek davalıların sorumlu bulunduğu ecrimisil miktarı belirlenmiştir. Ancak bilirkişi raporundaki hesaplamadan önce anne vefat etmiş olduğundan müvekkilin ecrimisil hesabında dava dışı anne için hesaplanan ecrimisil miktarının tamamı mı mahsup edilmeli yoksa müvekkilin miras hissesi oranında ecrimisil miktarı belirlenerek talep edilen dönemden mahsup edilmelidir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :101, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.YALCINHUKUK, Tarih : 15-04-2021 11:32
Herkese merhaba,
Müteahhit, bir arsa üzerine 20 dairelik bina yapıyor (12 daire müteahhit- 8 daire arsa sahibi- kkis mevcut). iskan alınmadan önce müteaahhit kendisine düşen 12 daireyi kat irtifaklı olarak 3. kişilere satıyor. Aradan geçen 3 yıl içinde iskan alınamıyor, kat irtifakı kurulamıyor(projeye aykırılık var). Bu nedenle açılan davada terditli olarak önce sözleşmenin geriye etkili olarak feshi, 3. kişilere ait tapuların iptali ve menfi zarar istenip, bu olmadığı takdirde sözleşmenin ileri etkili olarak feshi ve müspet zarar (kira bedelleri, gecikme nedeniyle uğranılan zarar,ayıplı iş ve imara aykırılık nedeniyle oluşan zarar) isteniyor. Tüm uğraşlara rağmen müteahhit iskanı almıyor.

Gelen bilirkişi raporunda binanın %93 oranında bittiği belirtiliyor.Ayıplı işler nedeniyle uğranılan zarar ve geçmiş yıllar kira bedeli hesaplanıyor. Ancak arsa sahibine düşen 8 dairenin iskan alınmaması nedeniyle oluşan değer kaybı - zarar hesaplanmıyor. (bahse konu muhitte iskanlı daireler 600.000tl ederken, iskansız olanlar 400.000tl civarı)

1-Binanın bitme oranı %90 üzerinde olduğu için artık geriye etkili fesih (tapuların iptali) ve menfi zarar tazmini olamayacağı dikkate alındığında, geriye kalan seçenek olan ileriye etkili fesih ve müspet zarar talebinde iskan alınmaması nedeniyle dairelerin bedelinin hesaplanmaması doğru mudur?

2- "Sözleşmeyi fesheden taraf sözleşmeye dayalı olarak eksik ve ayıplı işler bedelini isteyemez" kuralı burda uygulanır mı?

3-Şayet durum böyle ise iskan alınmaması nedeniyle uğranılan değer kaybı için ne yapmayı tavsiye edersiniz? Ayrı bir dava mı açmak gerekir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :112, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.enesteper, Tarih : 13-04-2021 13:00
İyi çalışmalar meslektaşlarım,

Konkordato ilan eden borçlumuzun ödeme planı mahkeme tarafından tasdik edildi. Bahsi geçen ödeme planına göre borçlunun müvekkilimize Ocak ayında ödeme yapması gerekmekteydi. Ancak borçlu tarafından şu ana kadar herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiştir.

Bu durumda İİK md. 308/E'ye göre konkordatonun kısmen feshini talep edebiliyoruz. Ancak, kısmen feshi istemeksizin bahse konu alacak için (konkordato tasdik planında belirlenen bedele ilişkin) icra takibi başlatılabilir mi? Buna benzer bir durumda takip başlatan bir meslektaş varsa yardımcı olabilirse çok sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :210, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1212, Tarih : 12-04-2021 09:36
İyi günler meslektaşlarım. Müvekkil, kardeşine evlilik nedeniyle adına kayıtlı konutu tahsis etmiş, bilahare kardeşinin yeni ikamet edinerek boşanma davası açması, hakkında uzaklaştırma kararı alınması ve üçüncü kişi eşinin oturmaya devam etmesi nedeniyle her iki tarafa da konutta oturma muvafakatinin geri alındığı ihtar edilerek evde oturmaya devam eden eş hakkında meni müdahale davası ve dava 3 yıl kadar sürdüğü için davadan sonra tahakkuk eden ecrimisil bedeli için de alacak davası açtık.
Mahkeme, HGK kararı (ki bizim olayla birebir örtüşüyor) sayısız içtihada rağmen her iki davamızı da reddetti. Tabii ki taşınmazın değeri üzerinden vekalet ücret tahakkuk etti. Gerekçeli karar yazılmadı. Kanun yollarını deneyeceğiz bu da en iyimser olarak 1-2 yıl demek. Biz diyorum zira müvekkil kardeşim. iki kere ikinin dört ettiği kadar kesin bu davayı maalesef kaybettik.
Bu arada anayasal hak olan mülkiyet hakkımız mahkemece engellendi işgalci oturmaya devam edecek.(10 yıldır 1 TL ödemeden
Sorun şu; taşınmazı satmak istediğimizde davalı göstermekten imtina ediyor. Satış için hakimin müdahalesi istenebilir mi? Bu keyfi karar nedeniyle tahakkuk eden vekalet ücreti için bir yol var mı? (yok biliyorum) varsa başkaca önerileriniz için şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :242, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : caglaahatipoglu, Tarih : 11-04-2021 23:23
Değerlei meslektaşlarım, elektronik sigara kullanan bir müvekkilim polis çevirmesinde kendi rızasıyla bunları polise teslim etmiştir. Elektronik sigara kullanıcısına dair emsal karar ya da yol gösterici bir uygulamaya denk gelemediğimden sizlere danışma gereği gördüm. Bilgisi olan varsa yardımcı olursa sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :298, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Selman Köroğlu, Tarih : 11-04-2021 20:30
Sayın üstadlarım merhaba.

2018 yılında haksız haciz ile muhafaza altına alınan taşınırlara ilişkin istihkak davası açılmış olup halen daha dava sonuçlanmamıştır. Haksız haciz sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi için dava açılacaktır. Sorum şudur ki istihkak davasının açılmış olması haksız eylem sebebiyle tazminat istemi için öngörülen zamanaşımını durdurur mu? Ayrıca tazminat istemine ilişkin zamanaşımı taşınırların muhafaza altına alınmasıyla mı yoksa istihkak davasının sonuçlanmasıyla mı başlar?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :266, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat aykut54, Tarih : 11-04-2021 14:58
Merhabalar,
Parselden 1975 yılında geçen kadastro 30 dönümün 10 dönümünün hazine adına kaydolacağı belirtilmiş ancak tapuya nasıl olduysa yine 30 dönüm yazılmış, 10 dönüm tapusu ise hazineye verilmiş. Müvekkilde 30 dönüm diye 10 sene sonra satın alıyor. 22-A çalışması ile hatalı ölçüm denerek tapu şu an 20 dönüme düşürüldü.

Kadastro ilanı kesinleşmedi, direk hazineye 10 dönümün bedeli için tazminat davası açabilir miyiz? Kadastro ile görüştüğümüzde hazineye toprak aktarımı olmadı sizden zaten tapuları varmış denildi. Kadastroya itiraz davasının sonuç vermeyeceğine düşünerek direk tazminat davası açabilir miyim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :335, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat0512, Tarih : 11-04-2021 14:18
Üstadlarım merhabalar,
Müvekkil 25 yıllık mahalleden tanıdığı arkadaşları X kişisiyle ticaret yapımışlar fakat parayı alamamışlar. X kişisine sürekli ulaşmaya çalışmışlar ama her seferide telefonları engellenmiş ve mesajlarına geri dönülmemiş. Müvekkilde bu bayan arkadaşlarına yardımcı olmak için uzlaştırmak amacıyla X kişisini aramış ve olumlu bir şekilde borcu ödemesini izni olursa bürosuna gelmeyi teklif etmiş. X kisisi müvekkilin teklifini kabul etmiş. Fakat müvekkil X kişisi,ofiste olmadığın sekreterinden öğrenmiş. X kişisiyle telefonda tekrar konuşarak, başka bir güne randevu almış ve yine X kişisi ofisinde yokmuş. Müvekkilde tekrar aramış fakat X kişisi telefonlarını hep meşgule atmış. Müvekkilde '' bugün git yarın gel'' şeklinde oyalandığını hissederek X kişisine tehdit vari mesajlar atmış. X kişisi müvekkil ve arkadaşları hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Müvekkil yerel mahkeme tarafından hukuki alacağı tahsil etme amacıyla yağmadan 6 ay hapis cezası vermiş. Karşı taraf istinaf etmiş dosyayı. Ben bu aşamada dosyaya dahil oldum. İstinaf mahkemesi de başkasının hukuki alacağını tahsil etme amacıyla yağma da TCK 150 uygulanamayacağını TCK 148 in uygulanamacağını söylüyor. Sizce bu aşamada ne yapabilirim? Müvekkilin yağma kastı yok sadece sinirlendiği için tehdit vari mesajlar atmış. Buda sadece tehditdir bana göre. ama bazı mesajların içeriklerinde; '' g*tün yiyosa yarın büroda ol, o kızların parasını sana yedirmem, 2.000 Tl öde, bu mesele şahsi olmaya başladı..'' gibi mesajlar var. Acaba konunun şahsi bir mesele haline dönmesinden yakalayıp basit tehdit söz konusudur desem olurmu? Elinizde bu konuyla ilgili Yargıtay kararları varmıdır Çok teşekkürler..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :287, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : gülnihal çevik, Tarih : 09-04-2021 15:15
Herkese İyi çalışmalar,

Merkezi takip sistemi üzerinden açılan 1536 TL. lik dosyada borçlu yan tacirdir. (A.Ş.)
MTS tebligatı henüz gelmedi.


1- MTS de tüketici dediği için, tacir olan müvekkile abonelik sözleşmesinden kaynaklı MTS üzerinden takip yapılabilir mi?

2- Alacaklı yanla konuştuğumuzda borca vekalet ücreti de ekleyerek borç miktarını söyledi. MTS aşamasında vekalet ücreti var mıdır?
Kanunda alacak miktarını takip harç ve masrafları ile birlikte öder, diyor avukatlık ücretinden bahsetmiyor.
Alacaklı vekili şirket yetkilisine sms atarak, icra takibine geçilmesi halinde vekalet ücreti de ekleneceğini yazmış ancak telefonda MTS aşamasında da vekalet ücreti varmış gibi konuşmaktalar. Var mıdır?


Cevap veren herkese teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :386, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avsukrblt, Tarih : 09-04-2021 01:04
Sayın meslektaşlarım merhabalar
8 örnek taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla takip ettiğimiz dosyamız itiraza uğradı. Rehnimiz ikinci sırada ve birinci rehin alacaklısı satış işlemlerine devam ediyor. Bizim dosyamızda ise itirazın iptali davası henüz ilk derece mahkemesinde devam etmektedir. Merak ettiğim ancak cevabını bulamadığım sorum şu ki sıra cetvelinde itiraza uğramış 8 örnek takip dosyamız yer alır mı yoksa kesinleşmediği için sıra cetvelinde yer alamayacak mıyız?
Bilgi, tecrübelerini merak etmekle birlikte alacağımı kaybetmemek adına önerilerinize de açığım. Zira bu araç haricinde başka bir tahsil imkanım yok.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :415, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.enesturhan, Tarih : 08-04-2021 23:44
Merhaba saygıdeğer meslektaşlarım.
Müvekkil ziyaret amaçlı gittiği arkadaşının işyerinde yaralanmalı kaza geçiriyor. Daha sonra bir çok ameliyata giriyor.
Kendisinin hayat sigortası var ve aynı zamanda kendi iş yerinin de yaptığı bir hayat ve kaza sigortası var. Ancak olay iş kazası olmadığı için müvekkilin maluliyet oranı da belli değil. Burada doğrudan kendi sigortamıza başvurup, dava yoluna gitsek olur mu ? Birşey çıkar mı ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :395, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07078505 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.