Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
18.01. 2019 Kira Artışı Tüfe - ekinheval
Haber Ekleyin

Yazan : Adalet1903, Tarih : Bugün 17:40
Merhaba Sayın Meslektaşlarım ;

Müvekkilimin Bebek ürünleriyle ilgili instagram sayfası ' telif hakkı' şikayeti sebebiyle askıya alındı . Hesabı yeniden aktif hale getirmek için nasıl bir yol izlememiz gerekiyor ?

saygılarımla
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :23, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avec, Tarih : Bugün 13:52
Kıymetli meslektaşlarım selamlar, faiziyle birlikte 28.000 TL civarı çekten doğan bir alacak için, müteahhit olan müvekkilin mülkiyetinde bulunan bir apartmandaki tüm dairelere haciz konulmuş, bankalara ihbarnameler gönderilmiş, taşınırlar için de talepler gönderilmiş, bu hacizlerin taşkın olduğu kanaatindeyim ve bertaraf edilmesi düşüncesindeyim. Bunun için izlemem gereken prosedürde görevli mahkeme süresiz şikayetle yeni bir icra hukuk mahkemesi mi, yoksa borca itiraz üzerine asıl alacağın görülmekte olduğu icra hukuk mahkemesi mi, biraz ivedi bir yol lazım, çünkü asıl borca itirazın duruşması yakın bir tarihte ve bir dilekçe ile talepte bulunmam daha kolay, ancak yeni bir dava açtığım takdirde en yakın duruşma tarihinin 3 aydan önce gelme ihtimalini oldukça düşük görüyorum.

ilaveten taşınmazların rayiç değeri 200.000 ila 1.5 milyon TL arasında değişiyor. Ancak tapuda aynı binada bir kaç emsal daire çok daha düşük rakamlara satılmış gösterilmiş, borcun miktarı ile haczedilen mal arasındaki oranın hesaplanmasında bu durum aleyhimize bir karine oluşturur mu, yoksa basit bir inceleme ile anlaşılacak değer için hakim aradaki orantısızlığı farkedebilir mi? Teşekkürler, İyi Çalışmalar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :43, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.mehmet.av, Tarih : Bugün 12:02
1- Müvekkil ile karşı taraf arasında bir sözleşme yapılıyor.
2- Karşı taraf müvekkile asansör yapacak.
3- Sözleşmede işin bitiş tarihi yazmıyor.
4- Müvekkil sözleşme bedelinin bir kısmı yerine 2 adet çek veriyor.
5- Sözleşmede bu çeklere herhangi bir atıf yok. Çek üzerinde de herhangi bir ibare yok.
6- Karşı taraf edimini ifa etmiyor.Bu aşamada karşı taraf çeklerden birini tahsil ediyor.(Çeklerin başkasına ciro edilip edilmediğini bilmiyoruz.)Diğer çekin vadesi henüz gelmedi.
7- Elimizin zayıf olduğunu düşünmekle birlikte hukuki yollara başvurmayı düşünüyoruz. Bu aşamada aklıma gelen yol icra takibinden önce Menfi Tespit davası açmak.

Sorularım:
1- Sözleşmede yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkemeleri olacağı yazılı. Bu durum bağlayıcı mı sizce. Yoksa bu davayı borçlu ikameti mahkemesinde açabilir miyiz?(Müvekkil tüzel kişi, karşı taraf gerçek kişi)
2- İcra takibinden önce açacağımız menfi tespit davasında %15 teminat ile tedbiren icra takibini durdurabiliriz diye düşünüyorum. Doğru mudur? Bu tedbir kararı karşı taraf tarafından çekin icraya verildiği icra dosyasına uygulanır, doğru mudur?
3- Sözleşmede çek ile ilgili herhangi bir atıf yapılmamış olması bizim en büyük sorunumuz diye düşünüyorum. Bu durumda lehimize kullanabileceğimiz bir durum var mıdır?
4- Menfi tespit davasından önce karşı tarafa ihtar göndererek sözleşmeyi fesh ettiğimizi ve çekleri iade etmesini isteyeceğim. Bu bu ihtara karşı taraf tarafından bir yanıt verilmemesi. çeklerin bu sözleşme için verildiğini kabul ettiği anlamına gelir mi?
5- Benim aklıma gelmeyen başvurabileceğim başka bir yol var mıdır aklınıza gelen.
Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :54, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Hasan Doğanay, Tarih : Bugün 08:58
Kasap dükkanında gerçekleşen olayda kasabın sahibinin arkadaşı kıyma makinesinde kendi etini kıyma olarak çekerken üç parmağını makineye kaptırmış ve zarara uğramıştır. Söz konusu olayda kasap ile kazazede arasındaki hukuki ilişki gerçek olmayan vekaletsiz iş görme olarak nitelendirilebilir mi? Kasabın sorumluluğuna gidilirken haksız fiil sorumluluğu yahut kusursuz sorumluluk hallerinden TBK 66/3' de düzenlenmiş olan organizasyon sorumluluğu kurumlarından hangisi gündeme gelir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :63, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : because I am him, Tarih : Bugün 08:45
Üstadlarım merhaba,

Adresi Büyükçekmece olan Müvekkil Şirket’e, adresi Beylikdüzü olan firmada tarafından keşide edilen çekle (Banka Bağcılar-Güneşli Şube) ilgili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ihtiyati haciz başvurusunda bulunduk.
Esas takibi, Büyükçekmece icra müdürlüğünde başlatmak istiyoruz. İhtiyati haciz kararını da esas takip dosyası ile icraya koyabilir miyiz Büyükçekmece’de?

Yoksa;

İhtiyati haciz kararının icrası :
Madde 261 – (Değişik: 18/2/1965-538/101 md.) Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur.


hükmü gereği yalnızca Bakırköy İcra Müdürlüğü’nden mi ihtiyati haczin icrasını isteyebiliriz?

Saygılarımla,

AA
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :65, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Son Amazon, Tarih : 21-08-2019 17:03
Merhaba meslektaşlarım. Sıra cetvelinde paylaştırmanın garameten aypılması yanılmıyorsam herkesin paylarına göre paranın paylaştırılması demek. Peki bu haliyle eğer imtiyaz yok ise sıranın en önemi kalıyor ? Biz 1.sıaradyız ve diğerlerinin payına bizden daha çok düştü. Birde sırada 8 alacaklı gösteriliyor ancak paraları paylaştırılırken ikisine pay yazılmamış bunu da anlayamadım. Daha çok kamu hukuku üzerine çalıştığım için özel hukukta biraz cahil kaldım. Bu konularda özellikle pratikte görmüş biri bilgilendirirse sevinirim.Henüz dün tebliğ oldu, belki itiraz edebiliriz diye düşünüyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :194, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AV. LYP, Tarih : 21-08-2019 09:53
Herkese Merhaba,

Müvekkilime banka tarafından zorunlu konut sigortası yaptırılmıştır. Müvekkilin evini su basmış 25.000 tl civarında masraf yapılmıştır. Ancak exper raporunda 8.000 tl olarak zarar hesaplanmıştır. Müvekkilin o dönemde acil paraya ihtiyacı olduğu için exper tarafından belirlenen parayı sigortadan almıştır. Belirlenen parayı 4 ay önce almıştır. Gelinen aşamada da Müvekkil eksik kalan diğer miktarı almak istemektedir. Sizce bu mümkün mü? Tekrar rapor hazırlatıp sigorta tahkim komisyonuna başvurabilir miyiz? Yardımlarınızı rica ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :226, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : hukuki_mülahazalar, Tarih : 08-08-2019 12:51
Sayın Meslektaşlarım merhaba,

Bilindiği üzere son yapılan değişiklik ile KVKK çerçevesince tüzel kişilerin verilerinin VERBİS sistemine işlenmesi gerekmektedir. Konuyla ilgili teorik bilgim olmasına rağmen uygulanmasına ilişkin bir bilgim bulunmamaktadır. Söz konusu veri işlemesinin meslektaşlarımız tarafından yapıldığını duydum. Sisteme veri işlemesi yapan meslektaşım var mıdır? Eğer varsa bana uygulama ile ilgili bilgi verebilir mi?
Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :571, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : tiryakim, Tarih : 25-07-2019 16:17
Merhabalar ;

Çekte ciro silsilesinde yer almayan birisi tedbir kararı aldırabilir mi ?

Teşekkürler...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :95, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : kadir34, Tarih : Bugün 15:54
Meslektaşlarım selamlar,

Müvekkil vade tarihi ve ödeme tarihi olmayan bonoyu savcılığa vererek şikayette bulunmuş ardından vade ve ödeme tarihini doldurup icra takibine koymuş.. Bu durum ortaya çıkarsa vade tarihi ve ödeme tarihini kendisinin doldurma yetkisi var mı? Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :31, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : txyz, Tarih : Bugün 11:19
Sayın Meslektaşlarım, bir konuda bilginize başvurmak istiyorum.

İcra takibimiz itiraz sonucu durdu sonrasında şifahi görüşme ile dosyaya parayı yatırmaya karar verdiler ve parayı yatırdılar. Para yatırılmasından önce ne kadar yatırılması gerektiğini tespit için dosya hesabı yapılmasını talep ettik duran dosyada hesap yapılamayacağı gerekçesiyle talebimiz reddolundu. Gelinen aşamada paranın hesaba yatırılmasını istedik duran takipte itirazın iptali veya itirazın kaldırılması söz konusu olmadıkça paranın tarafımıza aktarılamayacağı gerekçesiyle talebimiz reddolundu.Ancak paranın yatırılması ile zımni olarak itirazdan vazgeçildiğini düşünüyorum. İcra Müdürlüğü işlemi doğru mu yoksa keyfi bir işlem mi söz konusu ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :58, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : because I am him, Tarih : Bugün 09:59
Sayın Meslektaşlarım merhaba,

Müvekkil Şirket’e karşı açılan işçilik alacağı davasında, müvekkil şirketin asıl işveren olarak sorumlu olduğuna karar verilerek hüküm tesis edilmiştir.

Alt işveren güvenlik şirketine karşı rücu davası açmak istiyoruz. Tehir-i icra kararı almak için icra müdürlüğüne dosya bedelini yatırdığımız için rücu davasını açabilir miyiz? Yoksa yerel mahkeme kararının kesinleşmesini mi beklemeliyiz?

II. Rücu isteminde

MADDE 73 - Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.


Değerli bilgilerini paylaşan meslektaşlarıma şimdiden çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,
AA
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :69, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Mgul, Tarih : Dün 23:31
Merhabalar sayın meslektaşlarım, beyan edecek olduğum konu hususunda görüşlerinize ihtiyacım bulunmakta , şimdiden değerli görüş ve cevaplarınız için teşekkür ederim.
Müvekkilin uyuşturucu ticaretinden hakkında açılmış bir ceza dosyası bulunmakta ve bu dosyada kolluk 3 gün aralıklarla aynı mevki ve yerde önleme araması yapılması için mahkeme kararı alınmış. Müvekkil ve suç ortağı kontrol noktasına geldiklerinde suç ortağının bagajında bulunan uyuşturucuya narkotik köpek tepki vermekte ve müvekkilim ve suç ortağı otobüsten indirilmekte , önleme araması yapan kolluk , savcıya veya amire haber verilmeden önleme aramasına istinaden arama yapılıyor. Valizde uyuşturucu madde çıkıyor. müvekkil uyuşturucu madde ticaretinden mahkumiyet kararı alıyor.

Olayımız kısaca bu şekilde olmakla birlikte , şehirler arası yolcu otobüsünde dahi olsa kişilerin bagajlarının aranması hukuka aykırılık taşıyacağını düşünmekte birlikte narkotik köpeğinin tepki vermesi ile bagaj nosu ile kime ait olduğu belirlenen valizin önleme araması ile aranması tarafımca hukuka aykırılık taşımaktadır. zira valizin kime ait olduğu belirlendikten sonra adli arama kararı alınması gerekmektedir. Suç üstü hali ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mahkemeden adli arama kararı alınmasının istisnaları düzenlenmiştir. Ancak nacizane fikrim olayda şüpheliler belirlenmiş, olay sebebi ile köpeğin tepki verdiği valiz muhafaza altına alınmıştır. Gecikmesinde sakınca bulunan bir durum bulunmamaktadır. Bu durumda adli arama kararı/ adli arama usulü yapılması gerektiğini düşünmekteyim. Dosya içeriğinde önleme araması ile valiz aranmış, mahkemeden adli arama kararı alınması bir tarafa savcıya veyahut amire dahi bilgi verilip işlem yapılmamıştır.

Siz meslektaşlarımın anlatmış olduğum olayımda adli arama - önleme araması hususlarında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı ile ilgili görüşlerinizi beklemekteyim.Tarafım bir kısım yüksek mahkeme kararı incelemiş isem de benzer bir olaya halen erişemedim. Bu hususta olayımın benzeri Yargıtay Yüksek Mahkeme kararı bulamadım. Elinde benzer olaya ilişkin istinaf yahut yüksek mahkeme kararı bulunan meslektaşlarımdan da yardımlarını rica ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :105, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avpehlevan, Tarih : Dün 16:04
İyi çalışmalar dilerim.

Bir işyerinde çalışan müştekiye gerekli ekipmanlar verilmesi, müştekinin bu ekipmanları kullanmaması ve işçinin işyerinde kendi işinden başka bir işte işverenden emir ve talimat almadan çalışarak yaralanması durumunda işverenin taksirle yaralamadan sorumluluğuna gidilebilir mi, nasıl bir yol izlenebilir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :122, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : gunerhamza, Tarih : Dün 09:01
Merhaba sayın meslektaşlar,
Öncelikle herkese iyi çalışmalar diliyorum. Sorum şu şekilde :
Müvekkil vasiyet alacaklısı, kendisine dedesi tarafından 2008 tarihli vasiyetname ile muayyen mal bırakılmış. Sulh hukuk mahkemesinde ilgili vasiyetname açılıp gerekçeli karar tüm mirasçılara tebliğ edilmiş. Vasiyetnamenin tenfizi davası açmak istiyoruz fakat bu durumda davanın TMK 602. Maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği dolayısıyla reddedilmesi ihtimali var. Yaptığım araştırmalar neticesinde vasiyetin tenfizi davası için vasiyetin açılması davasının kesinleşmesi gerektiğine 10 yıllık zamanaşımının ilgili kesinleşmeden itibaren başlayacağına dair kararlar buldum.
Vasiyetin açılması davasında vasiyet alacaklısına gerekçeli kararın tebliği gerekir mi ? Tebliğ yapılmazsa vasiyetin açılması kesinleştirilebilir mi ? Gerekçeli karar tebliğ edilmese dahi vasiyetin açılması dosyasında açılan vasiyetin onaylı bir örneği vasiyet alacaklısına tebliğ edilmezse usulüne uygun bir vasiyetin açılması işlemi gerçekleşmiş midir ? İlginiz için teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :125, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Emre YILDIRIM, Tarih : 21-08-2019 15:15
Meslektaşlarım merhabalar.

Müvekkil eşine ait şirket borca batık bir şekildeyken, eş vefat ediyor. Vefat üzerine alacaklı, müvekkile ve çocuklara karşı 89/1 ve 89/2 ihbarnamelerini gönderiyor. Bu sırada meslektaşımız süreyi müvekkil yönünden kaçırıyor ve müvekkil borçlu sıfatıyla dosyaya ekleniyor.

89/3 tebliğ tarihi itibariyle, 15 günlük süre geçmiş bulunmakta. Genel hükümlere dayanarak menfi tespit davası açılabilir mi ?

Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :238, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : tiryakim, Tarih : 21-08-2019 08:37
Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Açtığım Ortaklığın giderilmesi davasında mahkeme vefat eden kişilerin veraset ilamını çıkartmam için yetki belgesi verdi.

Ortaklığın Giderilmesi davasında yetki belgesine istinaden veraset ilamı çıkarmak için yetkili mahkeme ortaklığın giderilmesi davasını açtığım yer mahkemesi midir ? Yoksa herhangi bir yerden yetki belgesine istinaden veraset ilamı çıkarmak için dava açabilir miyim ?

Teşekkürler...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :237, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : A.varir, Tarih : 17-08-2019 11:37
Değerli meslektaşlarım, kat mülkiyetine tabi olan yerlerde çalışan işçinin alacağına dair açtığımız davada davalı taraf kat maliklerinin tanıklığını talep etti ve mahkeme tarafından da kabul edilerek tek tek kat malikleri, yönetim kurulunda bulunan kişiler şahit olarak dinlendi. Bu hususun hukuka uygun olmadığını düşündüm ve itiraz ettim ama reddedildi. Yargıtay 9. HD. 2017/5716 Esas 2017/14596 K. ve 02.10.2017 tarihli kararına göre ''kat mülkiyetine tabi olan yerlerde çalışan işçinin işvereni kat malikleridir'' olarak belirtilmiştir. Bu durumdan hareketle davalı taraf aynı zamanda tanık olarak dinlenmiştir. Söz konusu duruma itiraz etsem de olumsuz sonuçlandı. Bu duruma uygun bir yazı, makale ya da yargıtay kararı bulamadım. Bu konuda yardımcı olabilecek bir yargıtay kararı paylaşabilirseniz sevinirim. Şimdiden herkesin ilgisine çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :359, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : asdonmez, Tarih : 15-08-2019 16:18
Paylı mülkiyete konu bir taşınmaz var. Paydaşlardan biri payını 3. kişiye satmış. Söz konusu paydaş 65 yaşın üzerinde ve herhangi bir sağlık raporu alınmamış. Ayrıca satış bedeli, gerçek bedelin çok altında gösterilmiş. Bu durumda,
1) Herhangi bir sağlık raporu alınmadığı için hangi yola başvurulabilir?
2) Satış bedeli düşük gösterildiği için hangi yola başvurulabilir?
3) Önalım davası açılmadan, yalnızca muvazaaya dayanılarak terkin işlemi gerçekleştirilebilir mi?
4) Önalım davası açıldığında, davalı tarafından bağışlama iddiasında bulunulursa, muvazaa nasıl ispat edilebilir?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :338, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat73, Tarih : 15-08-2019 16:07
Sevgili Meslektaşlarım öncelikle iyi çalışmalar diler, yaptığınız yardımlar nedeniyle şimdiden teşekkür ederim.

19.07.2019 tarihinde asgari ücretle çalışan 25 yaşındaki X, evli ve çocuksuz olarak karşı tarafın %100 kusurlu olduğu trafik kazası neticesinde vefat ediyor. X'in mirasçısı olarak 1/2 pay sahibi 24 yaşındaki eşi ve uzun yıllar önce babasının vefatı nedeniyle başka birisi ile evlenen 1/2 pay sahibi 43 yaşındaki annesi kalıyor. İş bu olayda, anne için tazminat hesaplamasının kısaca yaparak hangi hususların dikkate alınması gerektiği hakkında bilgi vermenizi siz meslektaşlarımdan ve konu hakkında bilgi sahibi olan forum üyelerinden saygılarımla talep ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :348, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04011106 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.