Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

Yazan : sentez, Tarih : Dün 16:28
Merhaba arkadaşlar, aile hukuku bilgim zayıf olduğu için Sizlerden destek istirham ediyorum. Evlilik birliği içinde; Mal ayrılığı Rejimi Sözleşmesi ve Edinilmiş Mallara Katılım Rejiminin tasfiyesine ilişkin, işlemlerin noterde yapılıp-yapılmayacağına ilişkin öncesinde diğer avukat arkadaşım notere gitmiş ve baş katip ile görüşerek olur alması neticesinde bugün notere gittik. Mal Ayrılığı Rejimi Sözleşmesinin yapılabileceği, ancak önceki mal rejiminin sona ermesine ilişkin tasfiye sözleşmesinin noterde yapılamayacağını belitti noter. Ancak, yaptığım tüm araştırmalarda, önceki mal rejiminin sona ereceği ve taraflar aralarında anlamazlarsa dava yoluna gidilebileceği yazıyor. Tasfiye sözleşmesini taraflar kendi aralarında düzenleyebilirler mi, tarafların paylaşıma bir itirazları yok. Herkesin kendi adına kayıtlı malları kendi üzerinde kalmaya devam edecek, taraflar bu mallara ilişkin hak ve alacak talebinde bulunamayacak. Taraflar onay vermişken, noterden sözleşme yapamamış olmamızı anlayamadım. Kamu düzenine ilişkin diyor noter, ama tarafların itirazı yok! Dava açılışı yapsak, bu sefer de yüklü bir harç ve dava süreci uzun sürecek, hakim bilirkişi incelemeleri falan yaptırırsa işlem uzayacak, nasıl bir yol izlemeliyim, Saygılar ...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :41, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Selin Ersoy, Tarih : 24-05-2022 21:19
Selamlar herkese. Yıllar önce yaşanan bir olay neticesinde torun dede ve ninenin nüfusuna onların çocuğu olarak kaydediliyor. Şimdi ise çocuk (ki kendisi şu an reşit) bu durumun düzeltilmesi için dava açmak istiyor. Bu davayı nasıl açabiliriz soybağının reddi şeklinde mi yoksa nüfus kaydının düzeltilmesi şeklinde mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :94, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.enesteper, Tarih : 24-05-2022 16:13
Merhabalar meslektaşlarım,

Müvekkilimizce tarım arazisi niteliğine haiz olan taşınmazın üzerine kırsal otel ve hayvan çiftliği inşaa edilmesi için proje hazırlatılmış ve işbu proje İl Tarım Müdürlüğü tarafından onaylanmıştır.

Sonrasında ise müvekkilimizce onaylanan projeye istinaden gerekli işlemler tesis edilmeden Karayolları tarafından söz konusu taşınmazın kamulaştırılması amacıyla kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası açılmıştır.

Her ne kadar Kamulaştırma Kanunu'nun 11/3 maddesi "Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet
teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre
getireceği kâr dikkate alınmaz."
şeklinde düzenlenmiş olsa da mahkeme tarafından taşınmazın dava tarihindeki değeri tespit edilirken müvekkilce hazırlatılan ve İl Tarım Müdürlüğü tarafından onaylanan proje dikkate alınacak mıdır?

Bu konu hakkında olumlu veyahut olumsuz şekilde dönüş sağlayabilirseniz çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :97, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : lawyerhanım, Tarih : 23-05-2022 13:33
merhaba meslektaşlarım logosu marka patentten tescilli replika çakma ürün satan bir kimsenin logosu kullanılarak yine aynı işi yapan başka biri tarafından izinsiz kullanılıyor kimi zaman ürün bile göndermiyormuş. bu durum logosu tescilli replika satan kişiyi mağdur ediyor bu durumda zarar görmeden nasıl bir yol izlenmeli yardımcı olur musunuz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :146, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : furugferruhzad, Tarih : 23-05-2022 12:19
Ticaret mahkemesinde açtığımız davada mahkeme tasfiye memuru adayı bildirmek üzere tarafımıza süre verdi.Tasfiye memuru adayı nasıl belirlenir soruma cevap verecek bütün meslektaşlarıma şimdiden çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :146, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : sebastian, Tarih : 23-05-2022 12:13
Merhaba Meslektaşlarım;

Anne ve oğlu adına, ailenin tek kız çocuğunu öldüren kişiye karşı haksız fiilden kaynaklı açtığım tazminat davamızda; bilirkişi raporunda, erkek kardeşin maddi tazminat talep edemeyeceği belirtilmiş ve erkek kardeş yönünden tazminat hesaplaması yapılmamıştır.
Dava dilekçemizde her iki davacı adına talep miktarım 2000 Tl idi. Erkek kardeş bakımından maddi tazminat talebim red edileceğinden, karşı tarafa vekalet ücreti ödememizin engellenmesi için nasıl bir talepte bulunabilirim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :160, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Buğra YILDIZ, Tarih : 21-05-2022 20:58
Merhabalar;

Müvekkil yaralanmalı trafik kazası neticesinde sakatlanmıştır. Taraflar ile arabuluculukta anlaşmıştır.

Bu durumda müvekkilimiz karşı tarafın sigorta şirketinden maddi manevi tazminat hakkını da yitirir mi yoksa sigorta şirketi doğrudan taraf olmadığı için sigorta şirketine karşı dava açılabilir mi ?


Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :201, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : guney1988, Tarih : 20-05-2022 01:16
Merhabalar
Kira sözleşmesinde %8 olarak sabit tutulan kira artış oranının, kira bedelinin artık rayiç bedelin çok altında kalması sebebiyle değiştirilmesi dava yoluyla sağlanabilir mi ?
Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :304, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : guney1988, Tarih : 19-05-2022 00:04
Merhabalar
Müvekkil sahibi olduğu konutu Mayıs 2019'da aylığı 5.750 TL olacak şekilde yıllık peşin olarak 1 yıllığına kiralamıştır. Kira artışı konusunda sözleşmedeki madde şu şekilde;
"kiracı bedeli ikinci kira yılında da peşin öderse artış 5.750TL üzerinden %10 olacak, aylık öderse 6.250 TL üzerinden %10 olacak şekilde yapılır."
Devam eden yıllarda artışın ne şekilde yapılacağına dair herhangi bir düzenleme yoktur. Kiracı da her yıl peşin ödemiş artışı da %10 üzerinden hesaplayarak ödemiştir.
Bu durumda kira artışının sabit %10 olduğunun kararlaştırıldığı mı kabul edilmelidir? Yıllardır sabit oran uygulandığı için kira bedeli rayicin çok altında kalmış,Tüfe ortalamasıyla artış isteyebilir miyiz veya kira bedeli tespiti açabilir miyiz?
Bir diğer sorum da, Müvekkil kızının konut gereksinimi için tahliye etmek istiyor. Belirli süreli kira sözleşmesi olduğu dikkate alındığında mayısta yenilenen bu sözleşmede herhangi bir ihtar/fesih bildirimi olmadan ay sonuna kadar ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açabilir miyiz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :353, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : duyguuozcann, Tarih : 17-05-2022 21:50
Merhaba Meslektaşlarım.
İlamsız icra takibi usulsüz tebligat ile kesinleşmişti. Gecikmiş itirazı süresi içerisinde yaptım ama icra mahkemesine yaptım. İcra hukuk mahkemesi sonucunda usulsüz tebligat olumlu sonuçlansa dahi icra dairesine itiraz etmediğimiz için bir anlam ifade etmeyecekmiş. Bunu hiç bilmiyorduk. İhmal var anlayacağız.
Bu yüzden de müvekkilin aracının satılma ihtimali var.
Aracın satılmaması için tespit davası açacağım. Teminat için müvekkilde para olmadığından adli kontrolle isteyeceğim. Ancak araç satılmadan menfi tespit davası sonuçlanmazsa yada takibi durduramazsak araç satılacak. Bu koşullarda benim sorumluluğuma gidebilir diye düşünüyorum. Sizde bu durumda araç satılırsa zarar ile benim hatam arasında illiyet bağı olur mu ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :389, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avsoruc, Tarih : 14-05-2022 19:08
Merhabalar,
Yüklenicinin ayıptan sorumluluğu gereği seçimlik haklardan "onarım" talebi ile dava açacağız. Bu noktada, kat maliklerinin birlikte dava açması gerektiğini Yargıtay kararlarında görmüştüm.

Bu durumda sanıyorum ki kat malikleri arasında mecburi bir dava arkadaşlığı olacak. Her ne kadar hepsi ayrı ayrı bana vekalet çıkaracak olsa da tek dosyaya vekalet sunmuş olacağım.

Burada tüm müvekkiller bakımından vekalet ücreti teklif edeceğim. Lakin bu durumda, makbuzu nasıl kesmeliyim?

Her birine ayrı ayrı makbuz keseceksem ve bu tutar asgari tarifenin üzerinde olması gerekiyorsa; dava bedelinin oldukça aşan bir bedel talep etmiş olacağımdan sizlere danışmak istedim.

Bu durumda, serbest meslek makbuzu nasıl düzenlenmeli?

Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :507, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avsoruc, Tarih : 14-05-2022 13:05
Merhabalar,
Müteahhide karşı ayıptan dolayı sorumluluk davası açılacak. Kat malikleri davayı açması için yönetime yetki vermiş ama Yargıtay kararları maliklerin bu davayı birlikte açması gerektiğine karar veriyor.

Bu halde, binada 45 tane kat maliki var. Bu şekilde vekaletnameleri toplamak oldukça zor ve masraflı. İki tane sorum var;

1) Tüm kat maliklerinden vekalet almak zorunlu mu? Vekalet vermeyen kat maliklerinin payına düşen tutarın dava kanalıyla tahsil edilmesi ve kendilerine sonradan iade edilmesi mümkün mü?
2) Tüm kat maliklerinden vekaletname alınacaksa, bunun kolay bir yolu var mı? Vergi incelemesine takılmamak adına her birine ayrı ayrı makbuz mu kesilmesi gerekecek? Makbuz nasıl düzenlenmeli?

Şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :507, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AHMET01, Tarih : 13-05-2022 21:48
Değerli Meslektaşlar!

Muris adına kayıtlı mallarda katılma alacağı ve değer artış payı davasında murisin eşi olan davacı asil vefat etmiştir. Ben, davacının vekili aracılığıyla davayı usulen yönelttiği davalı çocuklardan ikisinin vekiliyim. Bu çocuklar davacının üvey çocuklarıdır. Dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verildiği tarihten bir iki gün sonra davacı asil vefat ettiğinden vefat durumunu dosyaya bildirdim. Bilirkişi raporunu hazırlayıp dosyaya sundu. Sizlere danışmak istediğim hususlar;

1-) Davacı vekili, müvekkili vefat ettiğinden göreve sona erdi değil mi? bir sonraki duruşmaya katılamaz değil mi?

2-) Böyle durumlarda davacı vekili lehine karşı vekâlet ücretine hükmedilmekte midir?

Yapılacak değerli katkılar için şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :520, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : umutlaw, Tarih : 13-05-2022 20:11
Değerlı meslektaşlarım,
Diş Hekimi hastayı tedavı etmiş, tedavı de ihmalı bulunmadığı tespit edilmiş ancak hasta onam formunu hastaya imzalatmadığı için ağır ihmalı olduğu söylenmekte,

Hasta onam formunu imzalatmama sizce ağır bir ihmal mı?
Teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :560, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Mücahit GÜVEN, Tarih : 13-05-2022 18:08
Meslektaşlarım merhaba,

Bir müvekkil ile araç değer kaybı başvurusu üzerine belirli bir meblağda anlaştık, ancak yazılı bir sözleşme yapmadık. Sigortaya yapılan zorunlu başvuruda, eğer sigorta talep ettiğimiz tutarı ödemezse sigorta tahkim komisyonuna başvuracaktım. Buna ilişkin yazılı kayıtlar mevcut.

Sigortaya başvurduktan sonra 15 gün içinde sürecin olumsuz ya da olumsuz sonuçlanacağı, ödeme yapılmazsa sigorta tahkime başvuracağımı da belirttim. Ancak başvurumun henüz 5. gününde, eski müvekkilim sen başvuru yapmamışsın, beni dolandırmaya çalışıyorsun diyerek beni azletti. Tutarı ödememek için böyle yaptığını ve bu işi başka birine vermek istediğini düşünüyorum.

O sıralar yurtdışında olduğum için, vekaletnamede adı yazılı diğer avukat işlemleri yaptı. Bu durumda, benim kendi adıma dava açmamda sorun olur mu, yahut birlikte dava açarak zorunlu dava arkadaşlığı kurumu daha mı mantıklı?

Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :575, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.semakeles, Tarih : 13-05-2022 15:40
Herkese iyi çalışmalar. Bir hususta siz değerli meslektaşların görüşünü almak istemekteyim.
Müvekkil ile borçlu arasında lazer cihazının satımı nedeniyle 12 adet bono düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak aralarında yazılı bir sözleşme yahut bonoda bu ilişkiden kaynaklı bir husus yazılmamıştır. Geçen süreçte borçlu 3 ay gecikmeli olarak senet ödemesine başlamış ve 9 adet senedi ödedikten sonra kalan 3 senedi ödemeyeceğini cihazı iade etmek istediğini belirtmiştir. Ancak cihaz kullanımı 12 ayı geçmiştir. Müvekkil ile yapılan whatsapp görüşmelerinde kalan borcunu yine de ödeyeceğini belirtmiştir. Müvekkil cihazı teslim almış ancak borcunun ödenmemesi nedeniyle kalan 3 adet bono için takip başlatmış bulunmaktadır. Borçlu icra mahkemesinde BORCA İTİRAZ etmiştir. İtiraz dilekçesinde ise 9 adet senedi ödediğinden kalan 3 senedi ödemeyeceğini belirtmiştir. Ancak senetlerin ödenmemesine ilişkin yazılı resmi bir belge sunmamış sadece iddiasını anlatmış ve dilekçe ekinde ödediği senetlerin banka dekontunu sunmuştur. Tarafımızca verilen cevapta da ödenen senetlere ilişkin bir iddiamızın olmadığını ancak takip konusu senetlerin ödeneceğine dair ekran görüntüsünü sunmuş ve borçlunun borcu olmadığını gösterir herhangi bir resmi senet evrak olmaması nedeniyle itirazın reddini talep etmiş bulunmaktayız. İcra hukuk mahkemesi ise ön inceleme duruşmasında itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına İİK 363 kapsamında KESİN olarak karar verdi. Takip konusu alacak istinaf sınırı altındadır.

Bu kararın doğru olmadığını düşünüp itiraz etmek istiyoruz. Ancak kesin karar verilmesi nedeniyle nasıl bir yol izleyeceğimi bilememekteyim. Olağanüstü kanun yoluna mı başvurmalı? Bir meslektaşta ret olmasına rağmen istinafa ve yargıtaya başvurulması gerektiğini tüm ret cevaplarının sonunda esas incelemesi yapılabileceğinden bahsetmiş. Ya da arada bu şekilde bir sözleşe olmasa da arabuluculuğa gidip sonrasında asliye ticarette alacak davası mı açmalıyız?
Görüş bildirirseniz çok sevinirim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :521, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.YALCINHUKUK, Tarih : 13-05-2022 13:30
Herkese Merhaba,
Müvekkil adi bir suç nedeniyle 10 ay hapis cezası aldı ve kesinleşti. Suçun yatarı yok ancak girdi-çıktı işlemleri ne kadar sürer? istanbul'da (Silivri veya Metris) teslim olacak. Yakın zamanda bu şekilde işlem yapan var mı? Aynı gün tahliye olabilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :539, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Mosyo, Tarih : 11-05-2022 16:11
Saygıdeğer meslektaşlar merhaba, Tüketici mahkemesinde 10.000 tl’nin Altında kısmi dava açtık. Yargıtay içtihatları uyarınca kısmi davanın söz konusu olduğu durumlarda tüketici hakem heyetine gitmeden,tüketici mahkemesinde kısmi ve belirsiz alacak tespit davası açılabiliyor. Ancak şöyle bi problem var. 10.000 TL nin üzerinde ki davalar arabulucuğa tabi. Sizlere sorum dava sürecinde kısmi davamızı 10.000 tlnin üzerinde bir miktara ıslah ettiğimiz zaman dava arabulucuk şartına tabi olurmu, olursa usülden ret mi olur yoksa arabuluculuk şartı tamamlanması mı beklenir ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :540, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : dlndmr, Tarih : 11-05-2022 11:32
Merhaba. Müvekkilim eczacıdır. Vatandaş ilaç alıyor ancak geçen süre zarfında bedelini ödemiyor. İlaçlar kanser ilacı. Reçete getireceğini söylüyor ancak reçete de getirmiyor. İlaç bedelleri yüksek (yaklaşık 50bin TL) Eczane ticari işletme olduğundan, burada alacağı tahsili amacıyla yapacağımız işlemlerde ticari iş kapsamında mı hareket edeceğiz. Faiz konusunda kararsız kaldım. Ayrıca duruma göre arabulucuya başvuru yapmamız gerekecek. Ancak tüketici mi ticari mi emin olamadım. Bu hususta yardımcı olabilir misiniz? Ayrıca ispat noktasında elimizde kamera kaydı, tanık beyanı var. Yazılı delil şartı aranır mı?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :535, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Mersin_Av.stajyer, Tarih : 11-05-2022 11:07
Öncelikle merhaba meslektaşlarım. Mesleğimin ilk kişisel davası yakın bir tanıdığım tarafından geldi. Sizlerden bir konuda yardımınızı isteyecektim. Yaklaşık olarak 20 dönümlük bir tarlaları var ve bu tarlanın yaklaşık 4 dönümlük kısmı üzerinden nehir geçmektedir. DSİ tarlanın sular altında kalmaması için setler yapmış ancak gene de işe yaramamıştır. Tarla nehirden kaynaklı hem zarar görmekte hemde 4 dönümlük kısmı hiçbir şekilde kullanılamamaktadır. Kamulaştırmasız el atmaya ilişkin bedel davası mı açılması gerekir yoksa başka bir durum mu söz konusudur?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :527, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04523492 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.