Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

Yazan : Av.Ozan Solak, Tarih : Bugün 19:41
Merhaba arkadaşlar, bir davamda davalılardan bir tanesi alzheimer davaya katılma dudumu yok.Dava soybağı tespit davası ve davacılar da davalılarda akraba ve herkes soybağının tespitini istiyor.Davada da tek avukat benim,bu durumda davalıya oğlunu bu dava için vasi tayin ettirmeyi düşünüyorum.Sulh hukuk mahkemesinden hemen karar alabilir miyim yoksa kendi mahkememden süre mi talep etmeliyim.Bilgisi olan meslektaşlar cevaplarsa sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :6, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : RYağmur, Tarih : Bugün 19:05
Merhaba sayın meslektaşlarım;

Kişi ipotekli daire satın almış ve satan kişi borcunu ödemediği için banka evi satılığa çıkarmış. Satın alan kişi şuan askerdeymiş ve evine evin 360 bin TL'ye satılacağıma dair 2 ay önce tebligat gelmiş. Yapılan bu tebligata karşı nasıl bir yol izlenmeli? Yardımcı olursanız çok sevinirim. Teşekkürler şimdiden..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :11, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat0512, Tarih : Bugün 10:38
Üstadlarım merhabalar,
Bir ceza dosyamda müvekkiller hagb aldılar ve 100 TL yargılama giderini eşit olarak ödeyecekler. (hazineye irad kaydına karar verildi) Davamız İzmirde görüldü, müvekkiller Diyarbakır da yaşıyor. Biz bu yargılama giderini nereye ve nasıl ödeyeceğiz? Dosya kesinleşince müvekkillere tebligat mı gidecek oradan vergi dairesine mi ödeyecekler? yoksa biz dosya kesinleşince mahkeme kaleminden yazı alıp mı ödeyeceğiz? Çok teşekkürler..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :61, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1995, Tarih : Bugün 08:45
Merhaba değerli meslektaşlarım.Başımıza gelen bu durumda ne yapmamız gerektiğini kestiremediğim için değerli tecrübelerinize ihtiyaç duyuruyorum.Şöyle bir durumla karşı karşıyayız. yaklaşık 2 Milyon hatta yaklaşık bile denemez 2 Milyon Tl'lik bir icra takibinde haciz koyduğumuz halde memur zamanında haczi işlemiyor ve akabinde arkamızdan gelen kişiler ihtiyadi haciz yoluyla önümüze geçiyor.Ve aslında tüm taleplerimiz onlardan önce olduğu halde 2. sıradayız.Bu konuyla iligli memur muamelesini şikayet bizim için yeterli olur mu?Biz icra dairesinin tavrından da çok rahatsızız ''aa görmemişiz'' dediler ve geçiştirdiler bu durum bizi oldukça rahatsız edip,işin altında başka bir şey mi var sorusunu da maalesef ki akıllara getirdi.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :67, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Lale22, Tarih : Dün 23:26
Mirasın hükmen reddi davası ilk derece mahkemesince reddedilmiştir sonrasında karşı taraf icra takibine başlamıştır şu an reddi miras davasında yargıtaydan bozma ilamı geldi fakat icra takibi devam ettiği için satış aşamasına geçilecek
İlk derece mahkemesi bozma kararına uyarsa borç hiç doğmamış olacak
Mevcut şartlarda satışa engel olabilmek için ne yapılabilir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :107, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1005, Tarih : Dün 13:39
Müvekkile ait taşınmaz hakkında 2016 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yol için kamu yararı kararı alınmıştır. Akabinde yine 2016 yılında aynı taşınmaz için Bakanlar Kurulu kararı ile acele kamulaştırma kararı verilmiştir. Davalı kurum tarafımıza adli yargıda kamulaştırma bedelinin tespiti ve davalı idare adına tescili davası açmıştır(2020 tarihli). Ancak gelinen bu noktada taşınmazın bulunduğu bölgede 1/5000'lik imar planı uygulanmış, imar planına göre taşınmazın yol olarak kullanılmasına gerek kalmadığı, planda taşınmazın 300 metre kuzeyinde yol projesi olduğu görülmektedir. Haliyle taşınmazın yol olarak kamulaştırılması kararında kamu yararı unsuru ortadan kalkmıştır. Bu nedenle idari yargıda davalı kurumca alınan kamu yararı kararının ve Bakanlar Kurulu acele kamulaştırma kararının iptali için dava açmayı düşünmekteyiz. Ancak dava açacağımız idari yargı mercilerinden emin olamadık. Araştırmalarımız neticesinde her iki karara karşı açılacak davada ilk derece mahkemesinin Danıştay olduğunu düşünmekteyiz. Bilen bir meslektaşım yardımcı olursa çok seviniriz. Şimdiden teşekkürler...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :149, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : memotr, Tarih : Dün 11:35
Sevgili meslektaşlarım selamlar,

Hukuki bir konuda yardıma ihtiyacım var. Onun için buraya yazma ihtiyacı duydum. Bir müvekkilimin 2011 yılından itibaren limited şirket müdürlüğü yapıyor aynı zamanda pay sahibi. 2018 yılında genel kurul kararıyla paylarını ve müdürlük görevini başka bir ortaya devrediyor. Ancak ticaret siciline bildirim 2 ay sonra yapılıyor. Bu 2 aylık süre içerisinde sahte fatura düzenleniyor. Vergi Dairesi'de bunları tespit ediyor ve şirkete bununla ilgili yazı gönderiyor. Bu yazı müvekkilimin eline geçmiyor ve 2020'nin sonunda müvekkilim tesadüfen bu meblağdan sorumlu olduğunu, kendisine bunun rücu edildiğini öğreniyor. Yapılandırmaya başvuruyor. Borcu ödemek için kredi çekmeye gittiğinde de mallarının üstüne haciz koyulduğunu öğreniyor. Kendisi sahte belge düzenlemediği halde bundan doğan sorumluluğunu ne gibi bir yolla çözümlenmeli. Vergi Mahkemesinde açılacak bir tespit davası mı daha yararlı olur? Tescilin üçüncü kişiler nezdinde kurucu özelliği kapsamında, vergi dairesi üçüncü kişi midir? Ya da sahte faturaların o kişinin müdür olarak çalışmadığı dönemde kesilmiş olmasını hukuk mahkemelerinde kanıtlamak mı gereklidir? Vergi Mahkemesi nezdinde açılacak bir tespit davasında böyle bir durumda da 30 günlük süre işler mi?

Cevaplarınız için teşekkür ederim, dişe dokunur bir şey bulamadığımdan ötürü yardıma ihtiyacımız var.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :166, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.heren, Tarih : Dün 11:17
Merhaba meslektaşlarım, boşanma dava dilekçesi ile birlikte maddi, manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakaları talep edilecek. Fer'i nitelikte olduğundan bunların harca tabi olmadıklarına ilişkin kararlar var, ancak maddi tazminatın TMK 174/1 "Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir." bağlamında talep edilmesi halinde harçtan muaflık söz konusuymuş. Sorum şu;
Eşinin çalışmasına izin vermemesi sebebiyle işini bırakmak zorunda kalan daha sonra da iş bulamayan müvekkilin, çalışmadığı dönemlerde "çalışsaydı alacağı maaş" üzerinden bir maddi tazminat hesabı yapılarak bunun talep edilmesi hali 174/1 kapsamında mıdır? yani harca tabi değil midir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :172, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat0512, Tarih : 04-03-2021 19:02
Üstadlarım merhabalar,
Bir ceza dosyamda müvekkillere ilişkin hagb kararı verildi. Fakat duruşma zaptına imza atma suretiyle vs bir ibare geçmedi. Müvekkillerim bu durumda imza atmak zorundalar mı? Yoksa sadece imza yükümlülüğü olmadan 5 yıl boyu suç işlememeye yönelik mi? Şimdiden çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :245, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : bilgin, Tarih : 04-03-2021 17:44
Özelleştirilmeden önce bir KİT olan petkimde 25 yıl kapsamdışı olarak çalışan kişi memur statüsüne geçip oradan emekli olabilir mi elinde bu konuda bilgisi veya danıştay kararı olan arkadaşlardan kararı göndermelerini bekliyorum
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :235, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Lord Mozart, Tarih : 04-03-2021 17:18
Değerli meslektaşlarım hepinize kolaylıklar diliyorum. Müvekkilin babası tarafından yapılan bir vasiyetname 2010 yılında SHM tarafından açılıyor ve aynı yıl içinde kesinleşiyor. Akabinde müvekkil tarafından 2015 yılında usulsüz tebligat yapıldığı gerekçesiyle itiraz ediliyor, ve Yargıtay tarafından usulsüz tebligat kabul edilip usulüne uygun taraf teşkilini sağlayın diyerek dosyayı bozuyor. Dosya yeniden açılması neticesinde 2019 yılında kesinleşiyor. Bunun akabinde lehine vasiyet yapılanlar tarafından vasiyetin tenfizi davası açılıyor. Bu davada kabul ediliyor. Bu kararda 15.02.2021 tarihinde kesinleşiyor. Tenfiz kararı doğrultusunda davacılar tarafından ilgili tapular üzerlerine alınıyor. Bu arada vasiyet yapan babanın vasiyetname tarihi itibariyle akıl sağlının yerinde olmadığı müvekkiller beyan ediyor. Vasiyetin tenfizinden sonra müvekkillerin aklı başına gelip vasiyetin iptali davası açmak istiyorlar ancak hak düşürücü süre geçmiş görünüyor. Aynı şekilde tenkis davası yönünden de hak düşürücü süreler geçmiş görünüyor. Bu durumda yapılacak bir şey kalmış mıdır? Aklıma yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davası geliyor, sizce bu durumun somut olayda uygulunabilirliği var mıdır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :256, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : furkancoskun, Tarih : 04-03-2021 16:33
Değerli meslektaşlarım, bir konuyla ilgili çıkmazdayım. Sizlerin görüşlerini almak istiyorum.
Eşlerin birbirlerine karşı evlilikten doğan yükümlülükleri çerçevesinde; birbirleriyle evli iki kişi var. Erkek eş kaza geçirip komaya giriyor. Hiçbir şekilde bilinci açık değil ve ölüm riski var, durumu ağır. Komadaki eşine hiçbir şekilde bakmayan hastaneye ziyaretine dahi hiç gelmeyen diğer eş yönünden, komadaki adamın ilk eşinden olan çocukları babalarının miraslarından kadını mahrum bırakma ihtimalleri var mı?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :271, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : milatsu, Tarih : 03-03-2021 10:41
Arkadaşlar meraba,
birden fazla işçilik alacağı nedeniyle açtığımız dava devam ederken davalı hakkında iflas kararı verildi. iflas masası ve 1. alacaklilar toplantısı yapıldı. Bizim davayı açarken dava değeri olarak gösterdiğimiz miktar mahkemece masaya bildirildi. dava durdu.
2. alacaklilar toplantisindan 10 gün sonra dava devam edecek ama ben ne yapacağım bu konuda deneyimim yok.
müvekkilin 50000 olarak islah etmeyi düşündüğüm alacağı 5000 olarak masaya bildirildi. kayit kabul davasindan bahsediliyor ayrı bir davami, ya da islah mi etmeliyim aşamalar nedir gercek alacağını nasıl kaydettirebilirim masaya. şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :360, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : akrd61, Tarih : 03-03-2021 00:38
Değerli Meslektaşlar
Boşanma Davasında Ara kararı ile verilen Tedbir Nafakasına ilişkin ilamsız icra dosyası üzerinden, kesinleşen boşanma davasında verilen yoksulluk nafakasının icrası için yeni bir talep ile icra emri gönderilmesini talep edeceğiz. Sadece bu şekilde talepte bulunmamız yeterli olur mu? Yoksa yeniden takip talebi hazırlayıp dosyaya ibraz mı etmemiz gereklidir?

İyi çalışmalar....
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :412, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1077, Tarih : 02-03-2021 16:43
Merhabalar,
Haksız tutuklamadan Ağır Ceza Mahkemesinde dava açtım.Manevi tazminat alabilmek için tanık dinletmek şart mıdır? Maddi tazminatı alamayacağım büyük ihtimal bilirkişi alamaz diye rapor sunmuş.Manevi tazminat alma şansım nedir ?Teşekkürler...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :420, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : duyguuozcann, Tarih : 02-03-2021 16:29
İyi günler sayın meslektaşlarım.
İdare mahkemesinde 30 gün içerisinde dava açtım ancak görevsizlik nedeniyle kesin karar olarak reddedildi. Görevli mahkeme sulh ceza hakimliği dendi. Ancak sulh cezaya başvurmak için 15 günlük süre var bildiğiniz üzere. Şimdi görevli mahkemede dava açmam gerekiyor ancak aynı yargı kolunda olmadıklarından dosyanın yetkili mahkemeye gitmesini talep edemem. Görevli sulh ceza hakimliğine dava açmam için, görevsizlik kararının tebliğinden itibaren kaç günlük sürem var ?
Veya görevsiz mahkemede açtığım dava yeni davanın devamı olarak kabul edilerek, 25.günde dava açtığım için,, sulh cezadaki 15 günlük zamanaşımı süresi dolduğundan yeni açacağım dava da mı reddedilir ?
Bu konuyu aydınlatırsanız sevinirim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :437, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : zaferr, Tarih : 02-03-2021 16:24
Merhabalar saygıdeğer meslektaşlarım.

Bir ilçede bulunan kuran kursu yaptırma ve yaşatma derneği 1990 yılında bağışlama yoluyla bir taşınmaz edinmiştir.Söz konusu derneğin 19.12.2015 tarihinde yapılan genel kurulunda feshine karar verilmiş ve tasfiye kurulunca derneğin fesih işlemleri gerçekleştirilmiştir.Ancak fesih işlemleri yapılırken derneğe ait taşınmaz unutulmuş ve fesih işlemlerine konu edilmemiştir.

Söz konusu taşınmaz tapu kütüğünde halen fesih edilen derneğe ait gözüktüğünden taşınmaza ilişkin herhangi bir tasarrufta da bulunulamamaktadır.Bu durumun düzeltilmesi için ihya davası açılabilir diye düşünmekteyim ancak bu durumda muhtemel bir ihya davasının davacısı ve davalısı kim olacaktır? Husumet kim tarafından kime yöneltilmelidir? Ya da başka bir çözüm yolu var mıdır?

Bu hususlarda değerli görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :402, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.ayşenur özbek, Tarih : 01-03-2021 14:25
Merhabalar,
Anonim şirketlerde vergi borçlarından sorumluluk TTK'ya göre yönetim kurulu üyelerine mahsustur. Fakat yönetim kurulu üyelerinin toplantı ile belirlenen görev süresini doldurması halinde vergi borçlarından dolayı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu devam eder mi yoksa bu borçlardan dolayı vergi dairesinin borcu genel kurul üyelerinden tahsil etme yetkisi var mıdır ?
Vergi dairesinin anonim şirketin vergi borcunu genel kurul üyesinden tahsil etmesi halinde bu genel kurul üyesi ödediği vergi borcunun iadesi için dava açabilir mi ?

teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :520, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : ms. lawyer, Tarih : 01-03-2021 12:09
Merhaba meslektaşlarım,

Borsada işlem gören bir şirketin vekiliyim. Şirkete yaıtrım yapmak amacıyla 150.000 TL ödendiği ancak şirketin pay devrini gerçekleştirmediğinden bahisle tarafımıza bir dava açıldı.
Davacı taraf parayı nakit ödediğini, tanıkları olduğunu söylemekte. Delil olarak pay devir sözleşmesi mevcut ve müvekkil şirketin yetkilisinin imzası var. Cevap dilekçesi hazırlamam gerekiyor ancak meslekte henüz yeni olduğum için nerden gideceğim konusunda yardımlarınıza ihtiyacım var. Hangi mevzuata bakmam gerektiği, nasıl bir cevap dilekçesi hazırlamam gerektiği konusunda yardımlarınızı beklemekteyim.

Çok teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :532, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.izel, Tarih : 01-03-2021 11:53
Değerli meslektaşlarım merhabalar,
Yaklaşık bir senedir serbest avukatlık yapmaktayım, almış olduğum ilk işlerden biri ile ilgili site içi ve dışında yapmış olduğum araştırmalar sonucunda net bir bilgiye ulaşamadım. Destek ve yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
Örnek 14 tahliye taahhütnamesine dayalı takip sonucu konutu tahliye ettim. Malları yediemin deposuna kaldırmak durumunda kaldım, altı aylık yediemin depo masrafını peşin yatırdım.
Sorum tahliye masraflarının tahsili konusunda; bu masrafları aynı dosya üzerinden tahsil etmem gerektiği, yeni bir takip açmama gerek olmadığı bilgisine ulaştım. Depoya kaldırmış olduğum eşyalar, yediemin deposunda yaklaşık sekiz aydır durmakta, sorumluluğumuzun doğmaması/tarafımıza daha fazla masraf çıkmaması adına malların satışını istemek için aynı dosya üzerinden bu mallara haciz koydurarak satış talep edebilir miyim, bu durumda tarafımıza yaklaşık ne kadar masraf çıkabilir? Dosya masraflarını özellikle yediemin depo ücretini almak için nasıl bir yol izlememi önerirsiniz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :529, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07013607 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.