Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
16.01. Cmk 2020 Tarifesi - Av.GurkanG
Haber Ekleyin

Yazan : BENAHOL, Tarih : Bugün 13:29
Merhaba sayın meslektaşlar, bir kaç gündür üzerinde araştırma yaptığım ve henüz tam olarak cevabını bulamadığım bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

KONU: Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarından açılmış olan bir davada uyuşmazlık konusu bono zamanaşımına uğramıştır.

SORU 1-) Bononun ceza davası açısından kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğini, bu sabeple resmi belge niteliğinde olmadığını ve resmi belgeye bağlanan hüküm ve sonuçların bertaraf edildiğini söyleyebilir miyiz?

SORU 2-) Yukarıdaki sorunun cevabı "evet, söyleyebiliriz" ise, bunun nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından etkisi nasıl olur?

SORU 3-) Birinci sorunun cevabı evet ise Resmi Belgede Sahtecilik bakımından "konu yokluğundan davanın düşürülmesini" talep edebilir miyiz?

Saygılarımla
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :7, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : umutlaw, Tarih : Bugün 13:20
Sayın meslekdaşlarım,
X' Y hava yollarından 8 ay önce bir bilet almıştır, bilet satışı hatalı olduğundan Y' X' e iade para yerine biletin fiyati artı yüzde on beş fazlasını 1 yıl boyunca kullanmak üzere bir çek düzenleyerek X e vermiştir, X' Y' ye hatanın Y den kaynaklandığını, çek yerine 3 yıl kullanabilecek mil verilmesini talep etsede Y bunu kabul etmemiştir ta ki biz devreye girdik ve Y geri adım atarak 8 ay önceki bilet fiyatina göre ve yüzde onbeşi hesaplamayarak X' in hesabına mil yükledi.
Nitekim aradan geçen 8 ay boyınca TL üzerinden satın alınan bilet Avro karşılığında ki fiyatindan yaklaşık 70 Avro kayba uğramıştır, burada Y nin hatasından mütevellit 8 ay boyunca bekletip ilk hatasını kabul etmeyerek sonra gerim adım atarak eski fiyata göre mil yüklemesi eylemini BK 77/1 ile 82 maddeleri arasında değerlendirmek mümkün mu?
Aradan geçen zamanda nakit paranın Y nin elinde bulunmasından doğan faizin nasıl talep edilmesi konusunda, bilgilerinizi ve var ise yargıtay karar örneklerini paylaşmanızı saygıyla dilerim. Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :5, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.İlkim, Tarih : Bugün 12:22
Merhabalar ilgilenen herkese şimdiden teşekkür ederim. Muvekkilimin dukkanın da bulunduğu apartmanda apartman sakinleri toplantıda mantolamaya karar vermişler ancak müvekkilin bu toplantı gununden,böyle bir karardan hiç haberi olmamış. Mantolama yapılmış Paralar apartman sakinleri tarafından ödenmis

sımdı yönetici bu giderlere katilacaginu söyleyerek para istiyor . müvekkilin dukkanin ggbi 7 dükkan daha var . Ama dükkanları ilgilendiren tek bir yalitim malzemesi yok.Dukkanlar apartmanın altında kalıyor oralara mantolama yapılmamış
Muvekkilin ve diğer dukkan sahiplerinin bu parayı ödenmesi gerekir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :14, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : dahaka14, Tarih : Bugün 11:17
Tasarrufun iptali davasında davanın kabulüne dair karardan sonra, dava konusu taşınmazı satın alan üçüncü kişi tek başına tehiri icra talep edebilir mi?

Taşınmazı devralan üçüncü kişi, icra dosyasında borçlu olarak taraf olmadığından ve tehiri icra hakkı sadece borçluya verildiğinden üçüncü kişinin tehiri icra talep hakkı olmaması gerekiyor.

Aynı zamanda, tasarrufun iptali davasına konu alacağın dayanağı olan icra dosyası kesinleşmiş olmasına rağmen bu dosya için tehiri icra kararı verilebilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :16, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : law in law, Tarih : Dün 15:40
Değerli meslektaşlarım, dilekçede Husumet yöneltirken bir konuda tereddüt hasıl oldu.
A şirketinin taşeronu olan B şirketinin işçisi D kepçe kullanırken belediyenin su borusuna zarar veriyor. D nin vardiyası bitiyor yerine E göreve başlıyor. E görevde iken belediyenin su arızaları işine bakan F yüklenici şirketi elemanları su borusunu tamire geldiklerinde E den kendilerine yardım etmesini kullandığı kepçe ile boruyu açığa çıkarmasını istiyorlar. E kepçe ile çalışırken aynı yerden geçen telekomun borusuna zarar veriyor kablolar kopuyor. Telekomun zararından E nin işverenleri B ve asıl işveren A sorumlu olur mu? İlliyet bağı kesilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :73, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Hukukçu12345, Tarih : 17-10-2020 16:45
İyi günler meslektaşlarım benim de bir sorum olacaktı.Zorunlu Trafik sigortası ve sürücünün davalı olduğu trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasında en son alınan kusur raporuna göre mahkeme maddi ve manevi tazminata hükmetti ve maddi tazminat bedeli sigorta şirketi tarafından ödendi.Kararı sadece davalı sürücü istinaf etti ve bölge adliye mahkemesi de kusur raporları arasında çelişki olduğu gerekçesiyle yeniden rapor aldırılması için kararı bozdu.Benim sorum şu :Olur da yeni rapor ile kusur durumu değişirse sigorta şirketi bu durumdan yararlanabilir mi yani davacıdan ödediği miktarı isteyebilir mi yoksa kararı istinaf etmediği için artık yeni kararı kullanamaz mı?Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :129, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Cananztrk, Tarih : 17-10-2020 14:32
Sayın Meslektaşlarım,

Müvekkil şikayetine bağlı olarak Aynı konu ve Aynı sanıklar için 2 ayrı Asliye Ceza Mahkemesinde İhaleyi Fesat ve Görevi Kötüye kullanma davaları açıldı.İkisinde de suç tarihi aynı 28/10/2010.
Görevi Kötüye kullanma davası Yargıtayca bozuldu ve İhaleye fesat dosyası ile birleşmesi kararı alındı.
Daha sonra bu davalar İlk açılan Görevi Kötüye kullanma dosyasında birleşti.
Bu durumda Görevi Kötüye kullanma suçu zaman aşımı durumuna geliyor.
Birleşen Dosya da zaman aşımı durumu ne olacak?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :136, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.İlkim, Tarih : 16-10-2020 22:30
Meslektaşlarım herkese kolaylıklar dilerim.Meslege yeni başlayan biri olarak Bir konuda düşüncelerinizi bilmek isterim.Anne vekalet veriyor oğlu arsasını satıyor herhangi bir usulsüzlük yok yıllar sonra anne ölüyo arsayı alan şahıs ölen anneye ve satan oğluna maddi tazminat davası açiyor. (Oğlu sadece vekil sifatiyla satış yapıyor vekalet ile başka bir durum yok) annenin 5 çocuğu daha var ama onlar davalı olarak gosterilmiyo)şimdi benim merak ettiğim nasıl bi cevap dilekçesi hazırlamam gerektigi.Yani vekil sifatiyla asıl adına ve hesabına hareket etmiştir mı demeliyim? Yoksa hem vekili hem de mirasçısı deyip diğer kardeşleri de mı taraf olarak bildirmeliyim ozaman bayağı bayağı uzayacak işler. Önerileriniz nedir kısa yoldan ne önerirsiniz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :192, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Ahmet Küçük, Tarih : 16-10-2020 18:58
Merhaba

davalı vekili olduğum bir menfi tespit davasında davacı taraf verilen kesin sürede harcı ikmal etmediği için davanın harçlar kanunu 30 ve HMK 150 gereği açılmamış sayılmasına ve lehimize vekalet ücretine karar verildi.

(kararda menfi tespite ilişkin bir hüküm yok)

bu karardaki lehe vekalet ücretini kesinleşmeden icraya koymak mümkün mü?

bana göre bunun açılmamış sayılan başkaca herhangi bir davadan farkı yok ve vekalet ücreti icraya konu edilebilir.

YHGK'nın meşhur kararında menfi tespit davalarının ESASA İLİŞKİN bölümü kesinleşmeden ferilerinin icraya konu edilemeyeceğini söylüyor.
ama bizim olayımızda usul açısından bir karar verilmiş, yani YHGK kararında belirtildiği şekilde esasa ilişkin kesinleşmesinin beklenilmesini gerektiren bir durum yok diye düşünüyorum.

bu konudaki fikirlerinizi ve dayanak içtihatlarınızı bekler. saygılar sunarım.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :176, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : midyat47, Tarih : 15-10-2020 19:05
Merhabalar meslektaşlarım, baro tarafından gorevlendirildigim bir dosyada tedbir nafakası davası açtık ve Davayı kazandık. Muvekkil ile yıllık nafakanın yüzde yirmisi üzerinden anlaşma yapıp kararı icraya koyduk. Şimdi borçlu ödeme yapacağını söylüyor. İlam vekalet ücreti, icra vekalet ücreti ve yıllık nafakanın yüzde yirmisi oranında vekalet ucretimi alacağım. Sözleşme ile kararlastirdigimiz vekalet ücretini almam sorun olmaz degilmi malum dosya baro gorevlendirmesiyle gelmişti
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :232, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Dilner, Tarih : 15-10-2020 19:05
Merhabalar ;
Stajımın bitimine 3 4 ay gibi kısa bir süre var ve hakkımda silahla basit yaralamadan açılmış olan bir ceza kovuşturması var.Bildiğiniz üzere iddianame basit yaralamanın silahla işlenmesi üzerine 6-18 ay olarak düzenlendi.Avukatlık kanunu a bendinde avukatlığa engel hallerde iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına konu olan suçlardan bahsediliyor.3. fıkrada ise a bendine konu olan suçların kovuşturmasının devam etmesi halinde ruhsat teslimi için kovuşturmanın sonuna kadar bekletilebilmesi belirtilmiş.
Siz değerli meslektaşlarıma sorum şu,hakkımda düzenlenen iddianamede alacağım cezanın üst sınırı 18 ay olmasına yani en üst sınırdan ceza alsam bile avukatlığıma engel olmayacak duruma rağmen ruhsat almam kovuşturma sonuna kadar ertelenir mi ? Yoksa herhangi bir engele rastlamadan ruhsatımj alabilir miyim ?
Şimdiden teşekkür ederim ..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :232, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : dhalaclar, Tarih : 15-10-2020 16:05
Meslektaşlarım merhaba,

Tapuda beş katlı kargir apartman ve arsa gözüküyor. Müvekkile ait 1. kat daire 4. katın eklentisi olarak (Eklentisi: depo) gösterilmiş durumda. Yani tapuda müvekkile ait daire bağımsız olarak gözükmüyor.

Ayrıca altta bodrum da mevcut, daire sahiplerine tahsis edilmiş vaziyette.

Bizim isteğimiz, bize ait olan daireyi 4. katın eklentisinden ayırmak istiyoruz. Nasıl bir yol izleyebiliriz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :204, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat0512, Tarih : 15-10-2020 13:19
Üstadlarım merhabalar,
CMK duruşmamda SSÇ müdafiiyim. SSÇ hakkında tam teşekküllü hastaneden rapor aldırdık ve atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğuna dair rapor geldi. Mahkeme cmk 223/3-a maddeleri gereğince CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA dair karar verdi. Benim sorum şu;
Ben bunu istinaf edip müvekkilin beraatini zorlayabilirmiyim? Suç 6136 sayılı kanuna muhalefet ve açıkçası hukuka aykırı olarak elde edildiğini düşünüyorum. Sizin düşünceleriniz nedir? Çok teşekürler..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :232, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AV.SALİH KURT, Tarih : 15-10-2020 11:25
Babaanne ve dede torunlarına vermek istedikleri 5 adet taşınmazı önce 3.bir kişiye satmışlar,o da toruna satmış.
Mirasçılar adına Muvazaa Nedeniyle, İhtiyati Tedbir talepli, Tapu İptali ve Tescil davası açtım.(2015 yılında)
Dava lehimize sonuçlandı ve nihayet kararı 01.07.2020 tarihinde kesinleştirdik.Taşınmazların intikali için Tapu Müdürlüğüne giden müvekkillerime Tapu Müdürü “bu taşınmazlar üzerinde çok sayıda haciz var,intikal için bunların kaldırılması lazım”demiş.Meğer bu yaramaz torun bir sürü borca girmiş ve hiçbirini de ödememiş taşınmazlara da hacizler konmuş fakat hacizlerin tarihleri bizim tedbir kararından sonra.
Yargılama giderleri için torun hakkında yaptığımız icra takibi dosyasından bu hacizleri koyan 5 ayrı icra dairesine sistem üzerinden ve fiziki olarak hacizlerin kaldırılması için başvuruda bulundum.3 ayrı icra dairesi kaldırdı bu arada 2 adet yeni haciz konuldu.İcra Müdürümüz” Bu intikalleri hacizli olarak yapsınlar,hacizler sonra kaldırılır” diyor.Tapu kabul etmiyor.
Hacizli olarak intikallerinin yapılıp yapılamayacağı konusunda meslekdaşlarımın görüşlerini bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.AV.SALİH KURT
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :206, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avhbkilicarslan, Tarih : 15-10-2020 10:27
Merhaba Saygıdeğer meslektaşlarım.

Müvekkil maliki olduğu taşınmazı 2008 yılında 5 yıl süre ile aylık 8.500 TL karşılığında bir telekomünikasyon şirketine baz istasyonu olarak kiralıyor. Kiralar yıllık ödeniyor. İlgili şirket o tarihten beri kira bedeline hiçbir artış yapmıyor. Sözleşmede artışa ilişkin TÜİK'in belirlediği TÜFE oranı baz alınacaktır diye madde bulunuyor. 12 Yıllık süreçte müvekkil ne bir ihtarname gönderiyor ne de dava açıyor. Artışa ilişkin yazılı olan tek belge, sözleşmedeki artış maddesi.
Şuanki rayiç kira bedel ile 8.500 TL arasında uçurum olduğu açık. Aradaki farkın hesaplanması ve tahsili adına sizce nasıl bir yol izleyebilirim?
Sözleşme 12.ayda imzalanmış. Kira bedelinin tespiti için dava açmayı düşünüyorum. Ancak geçmişe yönelik olarak kira bedelini nasıl hesaplayayım kararsızım. Direkt son 12 yılın TÜFE'lerine göre artış hesaplayıp, zamanaşımı süresi içinde kalan son 5 yıl için ihtar çekip ardından icra takibi mi başlatsam?
Kıymetli görüşlerinizi rica ediyorum, saygılar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :204, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Aybars Karakırık, Tarih : 14-10-2020 14:07
Merhaba meslektaşlarım.

Müvekkil kendi aralarında anlaşmalı boşanmışlar. Erkek altınları vereceği demiş, ancak vermemiştir.

Dilekçe Protokol ve Karardan tümceler şöyledir:

Dilekçeden
"(...)Boşanmamızın doğuracağıma sonuçları konuşarak aramızda anlaştık(...)

Protokolden
"(...)taraflar müşterek konutta bulunan her türlü şahsi eşyayı ile çeyiz olarak getirmiş bulunduğu eşyalarının tümünü almış olup eşya olarak başka alacağı olmadığını kabul eder boşanma sebebiyle her iki taraf birbirlerinden tedbir yoksulluk nafakası veya herhangi bir şekilde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmaktadırlar(...)"

Gerekçeli karardan:

"(...)Protokolün onaylanmasına taraflar taleplerinin olmadığını beyan ettiklerinden maddi ve manevi tazminat nafaka yargılama gideri takdirine yer olmadığına(...)"


Ve fiili ödeme tarhindeki değeri talep edersem buna karar verilir mi? farklı içtihatlar gördüm.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :240, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.SherlockFS, Tarih : 14-10-2020 13:09
Merhabalar meslektaşlarım iki sorum olacak,

1-Mahkeme ara kararıyla tarafımıza tedbir nafakasına hükmedildi. İcra takibi başlattık ve borç ve yetkiye itiraz edildi. İcra takibini boşanma dosyasının görüldüğü alacaklının ikametinde başlattık. Yetki yönünden baktığım emsal kararlarda herhangi bir icra dairesinde icra takibi başlatılabileceği, sadece borçlunun ikametinde icra takibi başlatılabileceği şeklinde çelişkili kararlar buldum. Bu konuda güncel karar var mıdır?

2-Başlattığımız icra takibinde borçlu Avusturya vatandaşıdır. Çeviri yapılarak tebligat gitti ancak iade geldi. Gönderdiğimiz adres borçlunun kayıtlı yurtdışı adresidir. Borçlunun Türkiye'de taşınmazları ve buna bağlı olarak kiracısı bulunmaktadır. Tebligat yaparak dosyayı nasıl kesinleştirebilirim? Şimdiden teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :220, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : duyguuozcann, Tarih : 13-10-2020 15:47
Merhabalar herkese
Bir konut maliki var. Evin tamiri için mimarla anlaşıyor. Mimarda işi bizim müvekkillere taşero ediyor. Şimdi ben hem bu mimarlara hemde ev malikine ihtarname yollayacağım ancak ev sahibi ben üstüme düşen tutarı mimarlığa ödedim diyor. Bu ev sahibinin sorumluluğunu neye dayandırabilirim ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :278, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Bakan1346, Tarih : 13-10-2020 15:43
Öncelikle Merhaba meslektaşlarım. Açmış olduğumuz tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verildi.Kararın icrasını davaya konu olan icra dosyasından mı istemeliyiz yoksa yeni icra takibi mi başlatmalıyız? Yeni bir takip açılacaksa mükerrer takip olmaz mı ? eski takip üzerinden infazını talep ettiğimizde dosya borçlusu olmayan 3.kişi mevcut olduğundan icra dairesiyle sorun yaşanır mı? Kanaatimce eski icra dosyasına ihtiyati haciz kararını sunmamız gerekiyor ancak emin olamadım. Bu hususta dikkat etmem gereken konular nelerdir? İhtiyati haciz konusunda öngörülen süreler dikkate alındığında daha önce pratik etmediğimden fikrinizi almak istedim.Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :338, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : burakkoca, Tarih : 13-10-2020 13:36
Kıymetli cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim. Müvekkil şirket yetkilisi olmayan tarafından bir derneğe herhangi bir karşılık beklemeden "......yapmayacağız, .......etmeyeceğiz, aylık 5 lira vereceğiz" şeklinde bir belge veriliyor. Sorum şu;

1- Bu belgenin mahiyeti nedir? Bağış vaadi (karşı taraf dernek olduğu için gelir kaynakları arasında bağış ve kira gelirinden başka bir şey olmadığı için böyle düşündüm) midir? Yoksa taahhütname olarak mı değerlendirmek lazım?

2- Şirketi temsile yetkili olmayan bir kişi tarafından cevabınıza göre bağış veya taahhüt içeren belgenin geçerliliği nedir?

3- Bağış veya taahhüt belgesinden ne şekilde dönülebilir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :231, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07449293 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.