Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

Yazan : av.eylemm, Tarih : Bugün 19:42
Herkes merhaba, ilk bir hukuk mahkemesi kararını istinaf edeceğim için hata yapmak istemiyorum sormak istedim. Boşanma davamızda asıl davacı ve birleşen dosyada davalı tarafız. Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne (boşanma ve 10 bin tl maddi 5 bin tl manevi tazminata karar verildi.) kararı istinaf edeceğiz. İstinaf başvuru dilekçesi ile birlikte harçları da yatıracak mıyız ve tam olarak ne kadar yatırılması gerekiyor harcı bu konuda yardımlarınıza ihtiyacım var şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :29, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Oğulcan Aydın, Tarih : Bugün 15:13
Merhaba sayın meslektaşlar , sorum şudur ;

Ahmete Ait A ve B adında iki adet limited şirket bulunmaktadır.

Bu şirketlerden A şirketinin hiç bir borcu bulunmamaktadır ve kapalıdır.

B şirketinin ise vergi borcu bulunmakta olup bu şirket de kapalıdır.

Soru şu ; Borcu olmayan A Limited Şirketi tekrar açıldığında ve kazanç sağlamaya başladığında kapalı olan B şirketinin borcu nedeniyle herhangi bir bloke işlemi gerçekleşir mi ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :74, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : pirensesavukat, Tarih : Bugün 00:00
İyi günler meslektaşlar. Müvekkilin dedesinden kalan mirası bölüşmek istiyor. Mirasda arsa ve evler var. ilk sorum, dava açarken değer göstermemiz gerekir mi? eğer değer gösterirsek harç gösterdiğimiz değere göre mi çıkar yoksa maktu harç mı alınır?
taşınmazlar farklı illerde davayı nerede açmam lazım? Cevaplar için şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :185, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Maritime Expert, Tarih : Dün 20:20
Meslektaşlarım merhaba, çok araştırdım ancak buna benzer bir olayla karşılaşmadığım için konuyu foruma taşımak istedim.

Ev sahibi yedi yıl önce konutunu kiralıyor. Kira sözleşmesinin ikinci yılında ise ilk sözleşmeyi feshetmeden kiracının eşi ile yeni bir sözleşme yapıyor. Beş sene sonra, ikinci sözleşme karşılıklı feshediliyor. Boşanma sebebiyle ikinci sözleşmeyi yapan eş evi boşaltıyor ve anahtarı müvekkile teslim ediyor ancak ilk kira sözleşmesini yapan kişi evde oturmaya devam etmek istiyor.

İlk günden bu yana kira bedelleri ilk kiracı tarafından ödenmiş. Böyle bir durumda ilk kira sözleşmesinin hala devam ettiği kanaatindeyim. Son beş yıl boyunda iki adet sözleşme olması iki farklı kira isteme hakkı verir mi, fesih sebebiyle tahliye istenebilir mi veya ikinci kiracının teslim ettiği anahtar ile konuta girmek konut dokunulmazlığının ihlali suçuna sebebiyet verir mi?

Şimdiden destekleriniz için teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :188, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Büşra Kocaman, Tarih : 27-01-2023 17:36
Merhaba Meslektaşlarım, müvekkilime yapılan usulsüz tebligatla alacaklı tarafça takip yapılıyor ve takip kesinleştiriliyor. Tarafımızca icra hukuk mahkemesine dava açıldı, usulsüz tebligat ve çift vade sebebiyle alacaklı tarafın yaptığı takip iptal edildi. Karşı taraf istinafa gitti. Ancak müvekkil ticaretle uğraşıyor ve ilk derece mahkemesi müvekkilin banka hesaplarındaki blokeleri kaldırmadı bu yönde bir karar vermedi. Müvekkil bu durumdan dolayı oldukça mağdur.
İİK 40.madde sebebiyle hacizlerin kaldırılmayacağı yönünde görüşler var. Ancak yaptığım araştırmada Yargıtay 12.HD 02.06.2009 Tarihli 3626/11774 Sayılı kararında hacizlerin kaldırılabileceğine yönelik karara ulaştım. Müvekkilin de mağduriyetini ortaya koysam Bölge adliye mahkemesinden en azından banka hesaplarındaki blokelerin kaldırılmasını talep edebilir miyim? Evi de hacizli zaten ancak ev sorun değil müvekkil ticaretle uğraşması sebebiyle büyük problem yaşıyor. En azından hesaplardaki blokelerin kaldırılması gerektiğine yönelik karar ya da öneri sunarsanız çok sevinirim üstatlarım.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :331, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Büşra Kocaman, Tarih : 27-01-2023 17:35
Merhaba Meslektaşlarım, müvekkilime yapılan usulsüz tebligatla alacaklı tarafça takip yapılıyor ve takip kesinleştiriliyor. Tarafımızca icra hukuk mahkemesine dava açıldı, usulsüz tebligat ve çift vade sebebiyle alacaklı tarafın yaptığı takip iptal edildi. Karşı taraf istinafa gitti. Ancak müvekkil ticaretle uğraşıyor ve ilk derece mahkemesi müvekkilin banka hesaplarındaki blokeleri kaldırmadı bu yönde bir karar vermedi. Müvekkil bu durumdan dolayı oldukça mağdur.
İİK 40.madde sebebiyle hacizlerin kaldırılmayacağı yönünde görüşler var. Ancak yaptığım araştırmada Yargıtay 12.HD 02.06.2009 Tarihli 3626/11774 Sayılı kararında hacizlerin kaldırılabileceğine yönelik karara ulaştım. Müvekkilin de mağduriyetini ortaya koysam Bölge adliye mahkemesinden en azından banka hesaplarındaki blokelerin kaldırılmasını talep edebilir miyim? Evi de hacizli zaten ancak ev sorun değil müvekkil ticaretle uğraşması sebebiyle büyük problem yaşıyor. En azından hesaplardaki blokelerin kaldırılması gerektiğine yönelik karar ya da öneri sunarsanız çok sevinirim üstatlarım.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :327, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Mr. Kök, Tarih : 27-01-2023 17:04
Sayın meslektaşlar merhabalar

Müvekkil %90 hissedarı bulunduğu limited şirketin diğer %10'luk hissesi bulunan ortağını ortaklıktan çıkarmak istemektedir. Diğer ortak da ortaklıktan çıkmayı herhangi bir bedel talep etmeden kabul ediyor. Ancak %10'luk hisse sahibi olan ortağın yakalanma kararı olmasından mütevelllit noterden veya herhangi bir adli merciden devir işlemi yapamıyoruz. Bu konuda nasıl bir yol izlemeliyim bu tip bir konu ile karşılaşan ve konuyu bilen üstadlar yardımcı olur ise çok mutlu olurum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :328, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : şinas, Tarih : 26-01-2023 14:56
akıl hastalığı sebebiyle kısıtlı kişi vsayetin kaldırılması için talepte bulunmuş. duruşmaya avukat ile gitmek istiyor. vasisi bana vekalet çıkarmış fakat vekaletnamede vesayeten ibaresi yok yani vasisin kendi adına vekaleti var. duruşmaya vasinin avukatı olarak çıkıp vasi devesayetin kaldırımasını istiyor diyebilir miyim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :494, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Tuba A., Tarih : 24-01-2023 12:09
Merhaba Sayın Meslektaşlarım,

Tapu iptal ve tescil davamızda davalıların taraf teşkilini sağlamak için mecburen veraset ilamları arasındaki çelişkinin giderilmesi davası açtık. (Urla nüfus müdürlüğünde vakti zamanında yangın çıktığı için veriler birbirini tutmuyor, güncel veraset ilamı eskisine aykırılık teşkil ediyordu.)

Sanırım hakim önümüzdeki celse güncel veraset ilamının kabulüne şeklinde bir karar verecek. Çünkü karşı taraf iddiasını ispat edemedi.

Ancak tabi güncel veraset ilamı davalıların işine gelmeyecek, çünkü gözükmeyen mirasçılar olacak. Bu nedenle kuvvetle muhtemel kararı istinaf edecekler.

Bu durumda bizim başlangıçta açtığımız tapu iptal ve tescil davası; veraset ilamının çelişkisi davasının istinaftan dönmesini bekler mi?

Yani ezcümle; Veraset İlamları Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi İlamı Kesinleşmesi Gerekli Olan İlamlardan Mıdır?

Şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :776, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avdeniz, Tarih : 24-01-2023 10:11
Merhaba,
Müvekkilim 8 yaşında, davalarında anne babasının temsilcisi olduğu belirtilerek dava açıyoruz. Ancak bugün doğrudan müvekkil borçlu gösterilerek ilamlı icra takibine ilişkin tebligat bana geldi. Memur muamelesini şikayet yoluna gidebilir miyim? Müvekkil 18 yaşından küçük olduğu için takip ehliyeti yoktur diyerek...
Böyle bir durum yaşayan oldu mu? Ne yapmamı önerirsiniz ?
Teşekkür ediyorum
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :813, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : lyokocode, Tarih : 23-01-2023 19:11
Meslektaşlarım iyi akşamlar,
İhtiyati haciz kararının icrası kapsamında tüm malvarlığına haciz yapılmış. Buna ilişkin Aşkın haciz sebebiyle memur muamelesini şikayet davası açtım. Talepte haciz işleminin sadece tek taşınmaz üzerine yapılmasına karar verilmesinin talep ettim.
Ancak kararda öncelikle haciz işleminin tek taşınmaz veya bir mal üzerine bırakılması için icra dairesi yoluyla kıymet takdiri yaptıktan sonra bu davayı açmam gerektiğini, kıymet takdiri olmadığı için davanın reddine karar verilmiş.
Benim sorduğum husu şu benim şuan memur muamelesini şikayet sürem başladı mı yoksa bilirkişi raporunun tebliği ile mi başlayacak. Ayrıca kıymet takdiri yaptıktan sonra ben tekrar bu davayı açabilir miyim. Karar kesin olarak verildi.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :787, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avdeniz, Tarih : 19-01-2023 16:36
Merhaba meslektaşlarım,
Adana ilinde ikamet eden ve geçici koruma statüsünde bulunan müvekkil , Cumartesi günü tutuklandı ve Ankara Sincan Cezaevi'nde bulunuyor. Müvekkil için vekaletname çıkartmak istiyoruz ancak noterlik, geçici koruma statüsü kimlik belgesinin sadece Adana'da geçerli olduğunu söyleyerek vekaletname çıkartmamıza izin vermedi . Bu konuda ne yapabilirim, önerilerinizi bekliyorum...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1308, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avemree, Tarih : 18-01-2023 21:06
Meslektaşlarım merhabalar, rus vatandaşı olan bir danışanım 2 gün sonra yurtdışına çıkacakmış ancak bugün vizesinin bittiğini öğrenmiş. Böyle kısa bir süre içerisinde vize yenilemesi yapabilmesi için nasıl bir yol izlemeli. Uçağını iptal etmek istemiyor ve bende vekaleti bulunmuyor buna rağmen nasıl bir yardımda bulunabilirim. Bu konularda daha önce tecrübesi olan bir üstadım bir yol gösterirse çok müteşekkir kalırım.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1421, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Zümer AYDIN, Tarih : 18-01-2023 20:56
Kolay gelsin. Müvekkil içinde kiracı bulunan bir büro satın alıyor. Süresinde de taşınmazı yeni satın aldığını ve kendi ihtiyaçları için kullanacağını belirterek kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ve tahliyesi konusunda kiracıya ihtar gönderiyor. Verilen süre doldu ve kiracı tahliye etmiyor. Tahliye davası açacağız, müvekkilin şahıs şirketi var ve bu şirketin adresi şuan müvekkilin evi görünüyor. Kiracı da varlıklı ve taşınmaz ihtiyacı yok. Yerleşik içtihatlarda şirketlerin ihtiyaçları için tahliye kararı verilmediğini biliyorum ancak müvekkilin şirket adresinin evi görünmesi, bu sebeple bir şirket ofisine ihtiyacı olması hususları tahliye için sebep olabilir mi ? Destek olabilecek kararlar da varsa paylaşırsanız çok sevinirim. Müvekkilin başka taşınmazı yok.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1481, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Mike Ross, Tarih : 18-01-2023 18:13
Merhabalar, taleplere göre değişen, hem kısmi dava hem de belirsiz alacak davası olarak açılan bir işçilik alacakları davası var, kısmi davadaki talepler yönünden ıslah yapıldıktan sonraki bir tarihte belirsiz alacak davasındaki talepler yönünden talep artırımda bulunulabilir mi?

Kıdem, ihbar için zamanaşımı problemi nedeniyle şimdi ıslah yapacağım, fazla mesai için bilirkişi raporundan sonra talep artırım yapacağım.

Yani aynı davada farklı talepler üzerinde hem ıslah hem talep artırım yapabilir miyim?

Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :291, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.ismailbucak, Tarih : 17-01-2023 15:45
Merhabalar, sanık asıl duruşmanın yapıldığı yerde duruşmaya katılacak iken müdafi olarak biz farklı bir şehirden segbis ile bağlanılmasını talep edeceğiz. Müdafi karar duruşmasında sanık ile ayrı yerlerde duruşmaya katılabilir mi?Buna ilişkin olarak mahkemenin hakimi mutlaka yan yana olmalısınız demişti ama müvekkilimin de benim de mutlaka yan yana iken savunma yapacağız diye bir talebimiz yok. Bu noktada ben müdafi olarak farklı bir şehirde karar duruşmasına katılırsam hukuki açıdan bir sorun olur mu?
Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1554, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.md, Tarih : 17-01-2023 10:53
MERHABA
Kooperatife karşı Açtığımız bir işçilik alacağı davasında davalı kooperatifin iktisadi işletmesinin de olduğunu öğrendik.

bu durumda dava sonuçlandığında icra takibini nasıl başlatmamız gerekiyor? iktisadi işletmeye karşı da icra takibi başlatabilir miyiz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1552, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : EksikHususlarGiderilsin, Tarih : 17-01-2023 09:26
Müvekkilin elinde 20/07/1995 tarihinde bir tarım şirketine buğday sattığına dair müstahsil makbuzu vardır. Ancak ziraat odası kaydı 14/11/1995 yani makbuzdan yaklaşık 4 ay sonra başlamaktadır. Ayrıca bu makbuzda gösterilen Bağ-Kur tevkifatı makbuzu düzenleyen şirket tarafından SGK'ya bildirilmediğinden SGK kayıtlarında tevkifat gözükmemektedir. Bu iki durum Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasının reddolmasına sebep olur mu ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1576, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Dmyhp, Tarih : 16-01-2023 17:52
Merhaba meslektaşlarım , alacaklısını zarara uğratmak için mevcudunu eksiltme nedeniyle iik 331 den şikayette bulunmak istiyorum,icra takibinde hacizde taşınır mallar yediemine bırakıldı ancak alacağımızı karşılamıyor, bu aşamadan sonra alacağımızı alamadığımızı nasıl ispat etmem gerekiyor, ilk defa yapacağım için usulde hata yapmak istemiyorum yardımcı olursanız çok memnun olurum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1702, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat.fks, Tarih : 16-01-2023 15:12
Merhaba meslektaşlarım;

Müvekkilim olan iki kız kardeşe miras olarak bir tarla kalıyor. Diğer mirasçılardan yani diğer hissedarlardan A'nın oğlu hem müvekkilllerin hem de diğer hissedarların alanını işgal ediyor, ağaç dikip meyvesini satıyor.

Hissedarlar bu güne dek bir araya gelip rızai taksim sözleşmesi imzalayamamışlar. Müvekkiller diğerlerinin tarlayı ölçtürüp A, B, C diye sınıflandırmış olduklarını gördüklerini ancak kendilerinin imza atmadığını, o ölçüme göre kendilerine düşen hissenin neresi olarak belirlendiğini bilmediklerini belirttiler.

Bu durumda dava açabilmek için illaki rızai taksim sözleşmesi yapılmış olması gerekir mi, hisselerini işgal eden şahsın annesi de hissedarlardan biri olduğundan sırf davayı önlemek amacıyla rızai taksim sözleşmesini imzadan imtina ederse ne yapmalıyız?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1728, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04452395 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.