Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

Yazan : Av. Buğra YILDIZ, Tarih : Bugün 12:31
Merhaba arkadaşlar;

Trafik kazası neticesinde ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talepli bir dava açtık. Sigorta şirketi tarafından mantıklı bir teklif yapıldı. Bizim sigorta şirketi ile dava içinde sulh olmamız durumunda diğer davalılar (araç sahibi ve araç sürücüsü) yönünden davaya devam edebilir miyiz? Dava dilekçemizin netice-i talep kısmında "müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketinden, davalı araç sürücüsünden ve araç sahibinden müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmesini talep etmiştik.

Yanlızca sigorta şirketi ile sulh olsak, sigorta şirketi teminatının üstünde kalan miktar için diğer davalılara karşı davamız devam eder mi? Davamızın devam etmesi için sigorta şirketi ile sulh olursak bunu mahkeme önünde feragat olarak mı belirtmek gerekir?

Bilgi verirseniz sevinirim. Teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :10, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AVUKAT2549, Tarih : Dün 21:47
Merhaba Sayın Meslektaşlarım,
Müvekkil kiraya veren adına örnek 14 icra takibi yapılmıştır. Karşı tarafa 01.03.2024 tarihinde bu ödeme emri tebliğ edilmiştir. Kiracı ise 05.03.2024 tarihinde imzaya itiraz etmiştir. Neticesinde 06.03.2024 tarihinde arabuluculuk sürecini başlattık. Anlaşmama gerçekleşti ve dava açtık.
Karşı tarafın vekili tarafından Müvekkile 01.03.2024 tarihi itibari ile tebliğ edilen tahliye emrinde "işbu tahliye emrinin tebliği tarihinden itibaren (15) gün içinde tahliye ve teslim etmeniz" demek sureti ile 15 gün süre verilmiş olup DAVA ŞARTI OLAN zorunlu arabuluculuk başvurusu 06.03.2024 tarihinde başlatılmıştır. Davacının tahliye davasının açma süresi 16.03.2024 tarihinde başlayacaktır. demiştir.

İtirazın iptali davasında sürenin başlangıcı itirazdan başlamasından dolayı başlatmış olduğumuz arabuluculuk süreci doğrudur diye düşünüyorum. Fakat yorumlarınızı merak ediyorum.

Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :147, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Sonay, Tarih : Dün 19:44
Merhabalar. Borçlu şirketin kasap deposuna fili hacze gittik. Orada bulunan 3. şahıs istihkak iddiasında bulundu. İcra memerunca İİK 96-97 'ye göre işlem yapıldı ve 3. şahıs tarafından istihkak davası açıldı. Açılan davada haczedilen malların muhafaza altına alınmasının ve satışını ile paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını talep etti. Mahkeme tedbir talebini reddetti. İcra hukuk mahkemesi 3. kişi tarafından istihkak davası açılmadan önce istihkaka konu mallar yönünden takibin devamına karar verdi.

Sorular
1-3.Kişinin açmış olduğu istihkak davası devam ederken haczedilen hayvanların satışı istenebilir mi?

2-İlk defa satış isteyeceğim ve usulü ve sıralamayı pek bilmiyorum pratikte. Satış aşamasında ne yapılması gerekiyor. Hangi talepler gönderiliyor. Yerinde satış nasıl uygulanıyor.

Şimdiden çok teşekkür ederim. İyi çalışmalar
.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :149, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukatt2121, Tarih : Dün 16:09
Merhaba meslektaşlarım haciz sırasında geride olan bir alacaklı kendisinden önceki alacaklılardan önce hacizli malı satışa çıkartabilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :158, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Burçin Yılmaz, Tarih : Dün 14:49
Müvekkilimin yakınlarına ait motosiklet 6 şubat 2023 depreminde enkaz altında kalmış. Motosikletin sahibi ve mirasçıları da depremde hayatını kaybetmiş. Bu yıl müvekkilim adına enkaz altında yok olan motosiklet için vergi tahakkuk etmiş. Bu motosikletin trafikten terkini için nasıl bir yol izlemek gerekir ? Benzeri olay ile karşılaşan meslektaşlarımın bilgi ve önerilerini bekliyorum...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :162, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Melike SOYLU, Tarih : 23-04-2024 12:30
Merhabalar meslektaşlarım,

Müvekkil yurtdışında yaşamakta olup Türkiyede ikamet eden R ile bir güzellik merkezi açmaya karar veriyor. Müvekkil yurtdışında yaşadığı için R'nin de onayı ile müvekkilin kuzeni B resmiyette şirket ortağı olarak gösteriliyor. B ve R'nin ortak olduğu bir limited şirket kuruluyor ve güzellik merkezi açılıyor. Müvekkil şirket kurulmadan önce gerekli masraflar için R'nin şahsi hesabına açıklamasız olarak yaklaşık 600 bin tl gönderiyor. Şirket kurulduktan sonra elden kuzeni B'ye para veriyor o da R'ye teslim ediyor. Bir süre sonra anlaşmazlık yaşanıyor ve müvekkil ortaklıktan ayrılmak istediğini söylüyor. R müvekkile bedelsiz olarak hisseleri kendisine devretmesini 3-4 ay sonra hisse değerini ödeyeceğini söylüyor, resmiyette ortak görünen B'yi ise tehdit ediyor. Müvekkil R'ye olan güveni B'de korkulma sonucunda hisseleri devretmeyi kabul ediyor ve müvekkilinde onayıyla şirket hisseleri bedelsiz olarak R'ye devrediliyor. Fakat R sonrasında herhangi bir ödeme yapmıyor. R'ye karşı ilamsız icra takibi başlattık, takibe itiraz edildi.

Sorum şu şekilde; Somut olayda ödenen paranın tahsili için müvekkil ve R yönünden sözlü bir sözleşme yapıldığı kabul edilerek asli nitelikte olan sözleşmenin feshi hükümlerine dayalı dava açılması mı gerekmektedir yoksa sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı itirazın iptali dava sı açılması mı faydalı olacaktır. Şimdiden yanıt veren tüm meslektaşlarıma teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :269, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : ogrenenavukat, Tarih : 22-04-2024 15:07
Sayın meslektaşlarıma ve üstadlarıma iyi günler diliyorum.

Müteahhit Firma ve Arsa Sahipleri arasında bir Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılıyor.

Arsa Sahipleri üç kişiler. Bunlardan birisi baba, diğer ikisi çocukları. Anne vefat ettiği için baba yasal temsilcileri sıfatıyla sözleşmeyi adlarına velayeten ve kendi adına da asaleten imza ediyor. Arsa payı da anneden intikal etmiş olan pay. TMK hükümleri doğrultusunda ve miras payları oranında intikal var. Mirasçılık belgesi de sözleşme ekinde var.

Baba, sözleşmedeki hüküm gereğince kendisini temsil ettirmek üzere temsilciler kurulu olarak adlandırılan heyete vekâlet veriyor. Aynı şekilde velayeten çocukları adına da vekâlet veriyor. Birer gün arayla.

Bu üç arsa sahibinin arsa payına bir adet daire isabet ediyor. Lakin müteahhit firmaya isabet eden daireyi firma kat irtifakını kurarken devralamıyor. Sadece ufak bir hisse kaydı düşebiliyor. Dairesi belli olsun diye.

Sorularıma gelecek olursam;
1- Baba, velayeten çocuklarının arsa payını devredebilir mi?
(sözleşmede payın arsa sahibi tarafından devredileceği yönünde ayrıca hüküm var.)

2- Babanın velayeten verdiği vekaletnameye istinaden temsilciler arsa payını devredebilir mi?

Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :319, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : nerminn, Tarih : 20-04-2024 12:56
Merhaba, idari yargıda bir dava açılışı hazırlığındayım. Fikirlerinizi paylaşabilirseniz sevinirim. İbadethane inşaatı amacıyla kurulan derneğe, inşaat esnasında çalışanlardan birinin yüksekten düşmesi sebebiyle vefatı sonucu iş yeri bildirgesinin verilmemesi ve iş kazasının bildirilmemesinden kaynaklı idari para cezası veriliyor. Kuruma yazılı olarak itiraz ettik zira inşaat işlemi, gönüllü çalışma esasına dayanmaktaydı, köy halkından kim ne kadar isterse o kadar çalışıyordu, işçi işveren ilişkisi bulunmamaktaydı. Sormak istediklerim ise şunlar:

1-İdari para cezasının iptali istemine dayalı idare mahkemesinde açacağım davada yürütmenin durdurulması istemeli miyim?

2-İbadethane inşaatı yapılan yerde sigortalı işçi çalışmadığının tespitini idari yargıda mı istemeliyim yoksa iş mahkemesinde ayrıca tespit davası mı açmalıyım? İki adet karar gördüm. birinde idare mahkemesinde açılmış, diğerinde iş mahkemesinde ayrı dava olarak açılmış ve bekletici mesele yapılmış.

3-İptal davası sonucu olumlu olabilir mi? Derdimiz tüm köy halkının da kabulü dahilinde olduğu üzere işçi-işveren-iş yeri kavramları somut olayımızda yer almamaktadır.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :439, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AVUKAT2549, Tarih : 19-04-2024 00:40
Merhaba Sayın Meslektaşlarım
Müteveffa 04.01.2024 tarihinde cezaevinde ölüyor. Ölüm belgesi düzenleniyor ve 04.01.2024 tarihi kayıt altına alınıyor. Sonrasında mirasçıları veraset ilamı çıkartıyorlar. Veraset ilamında ölüm tarihi 04.01.2023 yazıyor. Mirasçılar bu durumu dikkat etmiyorlar ve mirasçılardan bazıları mirasın gerçek reddine ilişkin dava açıyorlar. Mahkemede uyap üzerinden nüfus kayıt örneğini dosya arasına alıyor. Nüfus kayıt örneğinde tabi 04.01.2023 yazıldığından 3 aylık sürenin geçtiğine dayanarak davayı reddediyor. Şu an istinaf edebilmemiz için süremiz var. Fakat izlemem gereken yoldan tam emin değilim, yardımcı olursanız memnun olurum.

1- Nüfus kaydının düzeltilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmayı düşünüyorum. Nüfus müdürlüğüne başvuru halinde bu maddi hatayı dava açmadan çözebilir miyiz ?
2- İstinaf dilekçemin ekinde ölüm belgesini sunmayı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğum davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmeyi düşünüyorum. Fakat bu dosyayı BAM bekletici mesele yapabilir mi ?

Teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :597, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Fahri, Tarih : 17-04-2024 17:56
Öncelikle herkese merhabalar,
Kamulaştırma bedel tespiti ve tescili davasında ilk derece mahkemesi 2024 Mart ayı içerisinde vermiş olduğu kararda ''dava tarihinden karar tarihi arasına kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ''in uygulanmasına karar verdi. Bu karar elbette ki lehimize ve ben faiz talebinde bulunacağım ilgili idareden. Ancak sorum şu: Anayasa Mahkemesi yakın tarihte faiz ile ilgili hükmü iptal etti ve yerel mahkemeler faiz türü olarak ''kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz '' yönünde karar veriyor. Üst derece mahkemesi kararlarını araştırdım ama faizin türüne yönelik güncel kararlar bulamadım. Elinde hangi faiz türünün uygulanacağına yönelik üst derece mahkemesi kararı olan var mı ya da siz hangi faiz türünün uygulanacağını düşünüyorsunuz. Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :148, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : umutlaw, Tarih : 17-04-2024 01:05
Sayın meslekdaşlarım,
X borçludur, X in bir Ana ikametgah adresi iki ek adresi merniste kayıtlıdır, ilamsız icra emrinde ve veya 7201 Sayılı Yasanın 21/1 maddesine göre esas adres ilk ikametgah adresi mı yoksa diğer ek adreslerde esas mı tutulur? Buna göre bir yargıtay kararı var mı?
Teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :807, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Ramazan ŞAHİN, Tarih : 16-04-2024 23:31
Mrb

Bonoda bir borçlunun adresi

Aksan mah. Can sitesi no:5 şeklindedir.

borçlu A. B. nin adresinde il ilçe senette bulunmuyor.ancak hangi il ilçe olduğu takibin yapıldığı yerde bilinebilecek durumdadir.

takipte a.b. nin adresinde o ilçedeki bir mahalle ve bir site ismi olmasi ve bir kapı numarası olduğundan, il ve ilçesinin de net yazılmadıgından bahisle mernis adresine tebligat yapılmıştır.

Bilinen senetteki eksik adres yani bilinen son adrese tebligat cikarilmadan mersine çıkarıldığından bahisle tebliğ usulsüz müdür ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :707, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat.fks, Tarih : 16-04-2024 12:29
Kaybolan bono için senet iptal davası açacağız. Alacaklı ve borçlu arasında sorun yok, alacaklı taraf ödeme yapacak sadece senedin iptal edilmesini istiyor haklı olarak.

Bulunduğumuz ilçede Asliye Ticaret Mahkemesi yok. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açabilir miyiz yoksa en yakın yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesine mi başvurmamız gerekiyor.

Kayıp senet için ödeme yasağı talep edebilir miyiz, senedin getirilmesine ilişkin ilan masrafları ortalama ne kadardır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :724, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukatik, Tarih : 15-04-2024 17:01
Meslektaşlarım merhaba,

Bir itirazın kaldırılması dosyasında. Tahliye taahhüdüne dayalı yapılan takibe davalı kiracı itiraz ediyor. İtirazın kaldırılması davasını kazanıyoruz. Karar kesin karar. Zira aylık kira 4.450 TL yıllık 66.000 TL istinaf sınırının altında. Ancak verilen kesin karardan sonra davalı kirayı kafasına göre artırıyor ve 5.500 TL olduğunu ileri sürerek tavzih talebinde bulunuyor. Mahkeme bir hukuk garabatine imza atarak davalının mahkemenin verdiği karardan 1 hafta sunduğu dekontu dikkate alıyor ve kesin kararın gerekçesinin altına tashih şerhi düşüyor ve bu şerhle istinaf kanun yolunu açıyor. Davalı taraf kararı istinafa taşıyor.

Sormak istiyorum kesin kararın tavzih ve tashihleri de kesin değil midir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :904, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Cerenn, Tarih : 15-04-2024 11:58
Saygıdeğer Meslektaşlar,

mirasbırakanın düzenlediği resmi vasiyetname ile mirasının tamamını ya da bir kısmını bir kimseye bırakması ve belirli mal bırakma tasarrufunda bulunmaması halinde tapu yine de tenfiz kararı arar mı? Bu durumda örneğin tek mirasçı atanan dernek noterden ya da sulh hakiminden mirasçılık belgesi alarak taşınmazları üzerine geçirebilir mi?
Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :153, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : hukuki_mülahazalar, Tarih : 08-04-2024 10:25
Merhabalar.

Borçlu şahıs şirketine takip açarken "kurum" seçilerek açtık. Borçlunun "Ali Veli AV XXXXXXX" şeklinde bir ismi var. Yine borçlunun ticaret sicilde kaydı var ve aslında küçük olduğu söylenemeyecek şekilde de bir işletmesi mevcut. (geri dönüşüm alanında)

Açmış olduğumuz takip kesinleşti ve borçluya ait herhangi bir malvarlığı bulunamadı. Bu durumda şahsı borçlu olarak (Ali Veli şeklinde) şu aşamada dosyaya dahil edebilir miyiz? Veya yeniden hem şahsa hem de şahıs şirketine aynı anda bir takip mi açmalıyız? Veya borçlunun kendi malvarlığını sorgulayıp ona haciz koydurmak için yapabileceğimiz başka bir şey var mıdır? (icra takibi açarken borçluyu kurum olarak seçtiğimiz için, icra dosyasında sorgulama yaparken direkt borçlu Ali Veli'nin malvarlığını göremiyoruz diye bu şekilde bir düşünceye kapıldım)

Bu arada borçlunun vergi nosu var, ticaret sicilde kaydı var. Yine her ne kadar takip açarken kurum olarak seçilmiş olsa da, vergi nosu yerine hem takip talebinde hem de ödeme emrinde tc numarası yazıyor.

Dönüşlerinizi bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1122, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Ercan Turgut, Tarih : 07-04-2024 08:51
Merhabalar,üç hissedarlı ortaklığın giderilmesi davası sonunda Sulh Hukuk Satış memurluğunda yapılan elektronik ihalelerde diğer iki hissedar teminatsız olarak girdikleri 1.satışta muhammen bedelin 4 misli şeklinde fahiş fiyat vererek başka alıcıların teklif vermesinin önüne geçtiler. 2.Satış öncesi satış memuruyla görüştüm ve 2.satış öncesi bu iki hissedardan teminat alınmasını talep ettim. Ancak satış memuru bu talebimi yasa da yer alıyor diye kabul etmedi. Maalesef 2.satışta da teminatsız giren iki hissedar ilk satıştaki gibi fahiş fiyat teklif edip ihale bedeli de yatırmayarak satışın yapılmamasına neden oldular.Ben İcra İlas Kanunu 114 madde 9 .bend'İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği.' göre diğer kötü niyetli iki hissedara tazminat davası açsam başarılı olur muyum? yeniden satış istesem bu kötü niyetli hissedarların teminatsız ihaleye girmelerine nasıl engel olabiliri. Konu hakkında yasl boşluk var gibi duruyor. Konuya ilgi değerli üyelere şimdiden teşekkürleri borç bilirim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1135, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Betül Bulunmaz, Tarih : 07-04-2024 00:15
Merhabalar,

Geçici kaydı yapılan Pomemden sağlık raporu nedeni ile ilişiği kesilen öğrencinin açacağı iptal davasında yetkili mahkeme ilgili Pomemin bulunduğu il idare mahkemesi mi yoksa Ankara idare mahkemeleri midir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :110, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Yamaç Y., Tarih : 06-04-2024 15:14
Selamlar,

Müvekkil adayı (M)'nin annesi (A) 1990 yılında vefat etmiş. (A) evlatlık olarak verilmiş ve biyolojik babası (B) ile 2023 yılında soybağı kurulmuş. Şu anda nüfus kaydında (A)'nın babası (B) olarak gözüküyor. (B) ise 1989 yılında vefat etmiş. (M), (B)'nin mirasından pay almak istiyor ancak miras uzun süre önce (A)'nın kardeşleri ve kardeşlerinin çocukları tarafından paylaşılmış. Bu durumda nasıl bir yol izlemek gerekir?

Fikirleriniz için teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1141, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Sonay, Tarih : 05-04-2024 15:08
Asıl borçluya kambiyo senetlerine ilişkin haciz başlattık dosya kesinleşti. Borçlunun şirketi var ancak şirketler kız kardeşinin üzerine tescil edilmiş. istihkaklı haciz yaptık. Müvekkilin başka bir alacağı için de bu borçlu şirketlere takip başlattık ve kesinleştirdik. Borçlu şirketlere ne yapabiliriz. Sermayelerine haciz koyabilir miyiz acaba
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1152, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04851389 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.