Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
18.01. 2019 Kira Artışı Tüfe - ekinheval
Haber Ekleyin

Yazan : Son Amazon, Tarih : Dün 17:03
Merhaba meslektaşlarım. Sıra cetvelinde paylaştırmanın garameten aypılması yanılmıyorsam herkesin paylarına göre paranın paylaştırılması demek. Peki bu haliyle eğer imtiyaz yok ise sıranın en önemi kalıyor ? Biz 1.sıaradyız ve diğerlerinin payına bizden daha çok düştü. Birde sırada 8 alacaklı gösteriliyor ancak paraları paylaştırılırken ikisine pay yazılmamış bunu da anlayamadım. Daha çok kamu hukuku üzerine çalıştığım için özel hukukta biraz cahil kaldım. Bu konularda özellikle pratikte görmüş biri bilgilendirirse sevinirim.Henüz dün tebliğ oldu, belki itiraz edebiliriz diye düşünüyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :92, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AV. LYP, Tarih : Dün 09:53
Herkese Merhaba,

Müvekkilime banka tarafından zorunlu konut sigortası yaptırılmıştır. Müvekkilin evini su basmış 25.000 tl civarında masraf yapılmıştır. Ancak exper raporunda 8.000 tl olarak zarar hesaplanmıştır. Müvekkilin o dönemde acil paraya ihtiyacı olduğu için exper tarafından belirlenen parayı sigortadan almıştır. Belirlenen parayı 4 ay önce almıştır. Gelinen aşamada da Müvekkil eksik kalan diğer miktarı almak istemektedir. Sizce bu mümkün mü? Tekrar rapor hazırlatıp sigorta tahkim komisyonuna başvurabilir miyiz? Yardımlarınızı rica ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :124, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : bhrhzml, Tarih : 20-08-2019 15:34
merhabalar sayın meslektaşlarım,
olay özeti;sahteliği sonradan ispat edilen 1 milyon bedelli senedin 200 bin Tl'lik kısmı ile alakalı karşı taraf ihtiyati haciz isteminde bulundu ve buna ilişkin teminatı da yatırdı.Senedin sahteliği sonradan ispat edildi ve mahkeme eski hale iadesine karar verdi.Karar verilmeden önce müvekkilimiz icra dosyasına ödemelerde bulundu.Müvekkilin zararı mevcut.Karşı tarafın ödeme gücü yok.
Soru;Karşı tarafın yatırdığı teminatın tarafımıza verilmesini talep etmek istiyoruz.Nasıl bir yol izlememiz gerekiyor?Siz nasıl bir yol izlerdiniz?
Şimdiden teşekkür ediyorum.Kendinize iyi bakın
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :114, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : hukuki_mülahazalar, Tarih : 08-08-2019 12:51
Sayın Meslektaşlarım merhaba,

Bilindiği üzere son yapılan değişiklik ile KVKK çerçevesince tüzel kişilerin verilerinin VERBİS sistemine işlenmesi gerekmektedir. Konuyla ilgili teorik bilgim olmasına rağmen uygulanmasına ilişkin bir bilgim bulunmamaktadır. Söz konusu veri işlemesinin meslektaşlarımız tarafından yapıldığını duydum. Sisteme veri işlemesi yapan meslektaşım var mıdır? Eğer varsa bana uygulama ile ilgili bilgi verebilir mi?
Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :435, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Emre YILDIRIM, Tarih : Dün 15:15
Meslektaşlarım merhabalar.

Müvekkil eşine ait şirket borca batık bir şekildeyken, eş vefat ediyor. Vefat üzerine alacaklı, müvekkile ve çocuklara karşı 89/1 ve 89/2 ihbarnamelerini gönderiyor. Bu sırada meslektaşımız süreyi müvekkil yönünden kaçırıyor ve müvekkil borçlu sıfatıyla dosyaya ekleniyor.

89/3 tebliğ tarihi itibariyle, 15 günlük süre geçmiş bulunmakta. Genel hükümlere dayanarak menfi tespit davası açılabilir mi ?

Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :118, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : tiryakim, Tarih : Dün 08:37
Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Açtığım Ortaklığın giderilmesi davasında mahkeme vefat eden kişilerin veraset ilamını çıkartmam için yetki belgesi verdi.

Ortaklığın Giderilmesi davasında yetki belgesine istinaden veraset ilamı çıkarmak için yetkili mahkeme ortaklığın giderilmesi davasını açtığım yer mahkemesi midir ? Yoksa herhangi bir yerden yetki belgesine istinaden veraset ilamı çıkarmak için dava açabilir miyim ?

Teşekkürler...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :132, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : A.varir, Tarih : 17-08-2019 11:37
Değerli meslektaşlarım, kat mülkiyetine tabi olan yerlerde çalışan işçinin alacağına dair açtığımız davada davalı taraf kat maliklerinin tanıklığını talep etti ve mahkeme tarafından da kabul edilerek tek tek kat malikleri, yönetim kurulunda bulunan kişiler şahit olarak dinlendi. Bu hususun hukuka uygun olmadığını düşündüm ve itiraz ettim ama reddedildi. Yargıtay 9. HD. 2017/5716 Esas 2017/14596 K. ve 02.10.2017 tarihli kararına göre ''kat mülkiyetine tabi olan yerlerde çalışan işçinin işvereni kat malikleridir'' olarak belirtilmiştir. Bu durumdan hareketle davalı taraf aynı zamanda tanık olarak dinlenmiştir. Söz konusu duruma itiraz etsem de olumsuz sonuçlandı. Bu duruma uygun bir yazı, makale ya da yargıtay kararı bulamadım. Bu konuda yardımcı olabilecek bir yargıtay kararı paylaşabilirseniz sevinirim. Şimdiden herkesin ilgisine çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :261, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : asdonmez, Tarih : 15-08-2019 16:18
Paylı mülkiyete konu bir taşınmaz var. Paydaşlardan biri payını 3. kişiye satmış. Söz konusu paydaş 65 yaşın üzerinde ve herhangi bir sağlık raporu alınmamış. Ayrıca satış bedeli, gerçek bedelin çok altında gösterilmiş. Bu durumda,
1) Herhangi bir sağlık raporu alınmadığı için hangi yola başvurulabilir?
2) Satış bedeli düşük gösterildiği için hangi yola başvurulabilir?
3) Önalım davası açılmadan, yalnızca muvazaaya dayanılarak terkin işlemi gerçekleştirilebilir mi?
4) Önalım davası açıldığında, davalı tarafından bağışlama iddiasında bulunulursa, muvazaa nasıl ispat edilebilir?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :232, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat73, Tarih : 15-08-2019 16:07
Sevgili Meslektaşlarım öncelikle iyi çalışmalar diler, yaptığınız yardımlar nedeniyle şimdiden teşekkür ederim.

19.07.2019 tarihinde asgari ücretle çalışan 25 yaşındaki X, evli ve çocuksuz olarak karşı tarafın %100 kusurlu olduğu trafik kazası neticesinde vefat ediyor. X'in mirasçısı olarak 1/2 pay sahibi 24 yaşındaki eşi ve uzun yıllar önce babasının vefatı nedeniyle başka birisi ile evlenen 1/2 pay sahibi 43 yaşındaki annesi kalıyor. İş bu olayda, anne için tazminat hesaplamasının kısaca yaparak hangi hususların dikkate alınması gerektiği hakkında bilgi vermenizi siz meslektaşlarımdan ve konu hakkında bilgi sahibi olan forum üyelerinden saygılarımla talep ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :240, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Andaç Esemen, Tarih : 10-08-2019 13:59
Meslektaşlarım teorik olarak hesap bilirkişiliği yapma imkanımız mevcut. Pratikte hesap bilirkişiliği yapmak için sertifika alıp 3 yıllık kıdemimizi doldurmamız yeterli mi ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :439, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Kemal_0651, Tarih : 10-08-2019 09:15
Göreve başlarken mecburi hizmet süresi 15 yıl olan jandarma personelinin daha sonra mecburi hizmeti 10 yıla düşürüldü ve sonra tekrar 15 yıla çıkarıldı. Mecburi hizmet 10 yıla düştüğü zaman mealekte 10 yılını tamamlamış olan jandarma personelinin mecburi hizmeti bu süre tekrar 15 yıla çıkarılınca bu personel mecburi hizmetini tamamlamış mıdır yoksa 15 yıla mı tabi olacak? Mecburi hizmet 10 yıla düşürüldüğü zaman 10 yılını doldurmuş olduğü için burda kazanılmış hak sözkonusu mudur?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :407, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : gndz, Tarih : 09-08-2019 09:39
Merhaba değerli meslektaşlarım,

İcra hukuku ile alakalı yardıma ihtiyacım var. Borçlunun yerine başkası tüm borcu icradan devralmak istiyor. Diğer borçluya karşı haciz vb. işlemlerin yapılmasını istemiyor. Kefil vs olabilir ancak o zaman birlikte sorumlu oluyorlar. TBK 195 ve 196 da borcun üstlenilmesi söz konusu ancak icra açısından nasıl bir yol izlenmeli? Mevcut icra takibine olan etkisi açısından da bilgi verebilir misiniz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :465, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : hukukçukafası, Tarih : 09-08-2019 05:08
Trafik kazalarinda maddi hasar icin 5 gunluk bildirme suresi varmis.Bedensel zararlarda basvuru suresi var mıdır?Kanundaki gibi 2 yıllık bir sure midir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :495, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : AV.TuğçeK, Tarih : 07-08-2019 21:03
Merhabalar. Müvekkil(alacaklı kiraya veren),08.10.2018 tarihinde 600 tl değerinde borçlu ile sözleşme yapar.2019 yılının ocak ayından itibaren haziran ayına kadar(davayı o tarihte açtık) ödenmeyen toplam 3600tl borcu İTİRAZIN İPTALİ davasıyla istedim. Daha sonra yanlış yaptığımı İTİRAZIN KALDIRILMASINI talep etmem gerektiğini gözümden kaçtığını biliyorum ve çok üzgünüm. Şuan borçlu cevap dilekçesinde ''kiraları elden aydan aya ödedim tanığımda .... dir diyerek tanık ve yemin göstermiştir.Sorum şu

1-HMK 201 e dayanarak Senede karşı tanıkla ispat yasağı
MADDE 201- (1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve
kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk
Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.


kira sözleşmesini senet kavramına sokabilir miyim? tanıkla dinletmemek için.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :461, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : lawislife, Tarih : 06-08-2019 11:52
Merhabalar meslektaşlarım. İşveren emekli çalışanının sgk bildirimini yaparken sosyal güvenlik destek primi (SGDP)olarak girmesi gerekirken zorunlu sigorta olarak sisteme girmiş ve emekli kişi 6 ay sonra bu durumu ve emekli maaşının kesildiğini fark etmiştir.Bu kişi SGK'ya başvurmuş fakat başvurusu 2018/38 genelgesine göre süresinde yapılmadığı (başvurunun takip eden ayda yapılması gerektiği) gerekçesiyle reddedilmiştir.2018/38 sayılı genelgeye göre maaşın yeniden bağlanması için izlenmesi gereken yol nedir? Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :472, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Mert Hiçyorulmaz, Tarih : 06-08-2019 00:34
Merhaba saygıdeğer meslektaşlarım.
Müvekkilimin karşılıksız çek suçundan yargılandığı davadan gerekçeli karar yazıldıktan sonra haberi oluyor. Tk 21/1'e göre tebligat sebebiyle duruşmaya çağırıldığını da öğrenemiyor. Sanığa bundan başka hiç bir aşamada tebligat yapılmıyor. Mahkeme, talimatla duruşmada hazır edilmesini istiyor ve talimat dosyası da usulüne uygun tebligat yapıldığını fakat sanığın duruşmada hazır bulunmadığını zapta geçirerek mahkemeye yolluyor. Mahkeme gerekçeli kararda sanığı adli para cezasıyla cezalandırıyor.
İİK 349. maddenin 5. fıkrasında yer alan "Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür." hükmüne aykırı olarak zabıta marifetine başvurulmamasının bozma nedeni olup olamayacağını araştırıyorum. Rastladığım içtihatlar tebligatta bu hususun belirtilmesi noktasını tartışsa da mahkemenin zabıta marifetine başvurup başvurmadığını incelemiyor. Bir diğer ayrıntı ise içtihatlarda tebligatta "sanığa hazır bulunmaması halinde karar yokluğunda karar verilebileceğinin bildirilmesi" gereğinden bahsedilirken mevcut olayda müvekkile çıkartılan tebligatta "yokluğunda yargılamaya devam edilebileceği" bildiriliyor. Yargılamaya devam edilmesi ihtimali ile hürriyetş bağlayıcı ceza verilebileceği ihtimali hukuken aynı dille ifade edilebilir mi? Adli para cezası ve sonucunda hürriyeti bağlayıcı ceza söz konusuyken ve elde bulunan zorla getirme imkanı mevcutken bu yollara başvurulmaması sonucunda müvekkilin şikayetçiyle uzlaşma ihtimalinin engellendiğini düşüniyorum. Duruşmalı istinaf talebini şikayetçi yanla taleplerle sunmak ve zararın giderildiğini ortak beyan etmek müvekkili cezasız bırakmaya yetecek midir? Şikayetçi yanla anlaşılamaması varsayımında yalnızca yukarıda bahsettiğim eksiklikler doğrultusında gerçekleştirilen yargılama usulü kanuna uygun mudur? Uzunca soruma vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :516, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Ömer Faruk, Tarih : 05-08-2019 17:18
Merhabalar,tüm meslektaşlarımı saygıyla selamlıyorum.
Değerli üstadlarım sorum;
Müvekkil şirketin kiracı olduğu iş yeri,kira alacağı olduğundan bahsile iş yeri maliklerince hiç bir hukuki işlem(mahkeme kararı icra takibi vs)olmaksızın boşaltılıyor ve başka bir firmaya kiraya veriliyor ki şu an yeni firma taşınmazda faaliyete başladı.
İş yerine ait demirbaşların akıbeti de belli değil.Bu nedenle savcılığa suç duyurusunda bulunduk.Fakat savcılık hukuki ihtilaf diyerek takipsizlik kararı verdi.KYOK itirazı yapacağım. Elinizde konuya uygulanması mümkün olan emsal karar varsa yardımlarınızı talep ediyorum.Saygılarımla.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :517, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : ahmetbeytar, Tarih : 05-08-2019 13:03
Merhaba dostlar, bir vakfın yönetimi, yapılan seçimle değişti. Hatta bu değişiklik Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün internet sitesinde bile yayınlandı. Ancak eski yönetim, şu anda elinde bulunan karar defterini yeni yönetime vermiyor. MK 33. maddede, apartman yönetimleri için, mahkemenin müdahalesinden bahsedilmiş. Hatta buna dair Yargıtay kararı dahi var; ama vakıflar için böyle bir düzenlemeye ya da karara rastlamadım. Ne yapabilirim? Sulh hukuk mahkemesinden defterin teslimini talep edebilir miyim? İlgi ve cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim. İyi çalışmalar...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :495, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Ozan Solak, Tarih : 31-07-2019 16:13
Merhaba meslektaşlarım iyi günler iyi çalışmalar.Müvekkil temmuz 2018 de taahhüt veriyor.Ve tahhüdü ödemiyor.Ve alacaklı vekili de Ocak veya Şubat'ta ödenmeyen son 3 ay için icra ceza da dava açıyor.Karar kesinleşiyor infaz büroya bildiriliyor ve şu anda müvekkilim hakkında yakalama var.Bildiğim kadarıyla tahhüdün hepsi de gecikmiş vaziyette şu an (ancak icra dosyasına bir bakıcam).Bu durumda bildiğim kadarıyla gecikmiş taksitleri ödememiz yeterli oluyor yakalamanın kalkması için.Tahhütten sonraki gecikmiş borçları da ödememiz gerekiyor mu bu konuda beni bilgilendirirseniz sevinirim.Yoksa sadece şikayet edilen üç ayı mı ödememiz gerekiyor.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :720, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : mertostike, Tarih : 31-07-2019 10:59
Merhabalar sevgili meslektaşlarım,
Sizlere sorum şudur; Borçlunun adresine hacze gidiliyor ve iki parça malvarlığı unsuru hakkında muhafaza talebinde bulunuluyor. Mallar yediemine teslim edilmek için bekletilirken, borçlu malları alıp haciz mahalinden uzaklaşıyor. Polisin dur ihtarına uymuyor. Borçlunun başkaca haczi kabil malı bulunmadığı için işleme son veriliyor. Bu olay ışığında borçlunun bu davranışını İİK 331 (Alacaklısını zarara sokmak amacıyla mevcudunu eksiltme suçu kapsamına giriyor mu? Veyahut bu olay başka bir hüküm kapsamına girmekte midir?
Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :670, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03959203 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.