Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
18.01. 2019 Kira Artışı Tüfe - ekinheval
Haber Ekleyin

Yazan : Av.Ertuğrul ÖNER, Tarih : Dün 20:48
5 Bloktan oluşan site var!Toplam Kat Maliki 220. Bloklar(5) 20-30-40-50 ve 80 Mevcutlu ! Geçici site Yönetimi noter ihtarına rağmen Gnl.Kurul Çağrısı Yapmıyor. Soru : Her Blok 1/3 Kat maliki Çoğunluğu ile Çağrı tebligatı yaparak ; Olagan Üstü Genel kurulu Yaparmı ? Yapamazmı ? Yoksa Bu Çağrıyı sadece mevcut Yönetim Kurulu mu Yapar? Acil bilgi lütfen
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :41, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : eastlight, Tarih : Dün 11:16
Merhabalar,

İki tarafı tacir olan bir menfi tespit davasında, bir fatura içeriğindeki malların davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği hususunda çekişme bulunmaktadır. Fatura içeriğinde malların ayırt edici özellikleri gösterilmemiş, yalnızca cinsi, miktarı ve fiyatı belirtilmiştir. Davacı taraf; ''fatura içeriğindeki malları teslim almadım'' şeklinde yemin teklif etmiş, ancak davalı yemini kabul etmeyip itiraz ettiğinden dolayı, mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir.

1- HMK'ya göre yemin konusunun belirli olması gerekir. Yemin metninin içeriğinde bir belirsizlik yoktur. Fakat, yemin metnine esas teşkil eden fatura içeriğinin konusu belirli değildir. Örn. Malın cinsi olarak klima gösterilmiş, fakat hangi klima olduğu belli değildir. Davalı taraf tacir olması sebebiyle, başka şahıslardan aynı malı birden çok defa satın alıp teslim almış olabilir. Bu sebeple de yemini kabul etmemiştir. Dolayısıyla, fatura içeriğinin yeterli açıklıkta olmaması nedeniyle, yemin metni HMK'ya göre geçersiz sayılmalıdır diyebilir miyiz?

2- Davalı'nın ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş ve defterlere bakıldığında, dava konusu malların teslim alındığına dair bir kayıt bulunmamaktadır. Davalının ticari defterlerine göre, söz konusu vakıanın ispatlanmış sayılması ve artık çekişmesiz bir vakıaya dönüştüğünün kabulü gerekmez miydi?
(Not: Mahkeme, davacının ticari defterlerinin mahkemeye ibrazını istese de, davacı taraf defterlerini mahkemeye ibraz etmemiştir.)

Saygılar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :68, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : hukukçukafası, Tarih : Dün 19:44
Boşanma davasın da ilk celsede nafaka hükmedildi dava tarihinden itibaren. Karşı taraf mesaj ile toplu olarak ödeyeceğim ama bir ay sonra dedi.ben de müvekkilimin avukatı olarak tamam dedim mesajda.Karşı tarafında mesajla bilerek attığını düşünüyorum geri dönemesin diye yapıldı bence.
Ama kendi vekalet ücretim burada yandı.Gerçekten iyilik etme maksatlı ve davalı müvekkilimin üzerine gelip iyice moralini bozmasın diye düşündüm. Ama kendi vekalet ücretim yandı.icra takibine koysam bir sıkıntı olur mu çünkü birikmiş nafaka 9.000 Tl .
Müvekkilim bir anca ödenmesini istiyor deyipmesaj atsam.tek sıkıntı elde mesaj kaydı olması.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :49, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : sleim, Tarih : Dün 16:18
Sayın Meslektaşların öncelikle herkese selamlar.Sizlere şöyle bir sorum olacak;

Müvekkilimin murisi zamanında 13.000 M2 lik tek parsel olan bir yerde 150 m2 hisse edinmiş, bu yere bir bina inşa etmiş ve süreçte muristen intikalen bir hissesi bulunmaktadır. Lakin takdir edeceğiniz gibi, bu tek parselde birden çok farklı ailenin hisseleri ve binaları bulunmaktadır. Parsel üzerinde takriben kırktan fazla bina vardır. Parseldeki tüm hissedarlar kendi hisseleri üzerine binalarını yapmış ve hisseler fiilen taksim edilmiş durumdadır. Bu durumda müvekkilimin sadece kendi murisinden intikal eden 150 m2 hisse için (dolayısıyla bina için) tek parselde yer alan diğer tüm hissedarları karıştırmadan sadece kendi murisimin mirasçılarına karşı bir ortaklığın giderilmesi davası açabilir miyim?

Yanıtlarınız için teşekkür ederim. Herkese iyi çalışmalar
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :60, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat451, Tarih : Dün 14:22
Sevgili meslektaşlarım, bir icra dosyamızda hiç bir talebimiz hakkında tensip zaptı ile ne kabul ne de red kararı verilmeksizin dosya öylece sürüncemede bırakılmaktadır. İcra dairesine gittiğimizde dosyanın kayıp olduğunu işlem yapamayacaklarını söylemektedirler.Ancak dosyada buna dair bir kararda mevcut değildir. Sadece bizim aylardır gönderdiğimiz talepler var dosyada. Bu durumda nasıl bir yol izlenmeli? Karar alınmadığı için şikayet yoluna başvuramıyoruz diğer yollar nelerdir?Cevap verecek olan herkese şimdiden çok çok teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :58, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av_banu222, Tarih : 19-09-2019 11:07
Merhaba
Site temsilciler kurulu olağanüstü toplantı yapıyor ve toplantıda siteyi toplam 1 milyon tl lik borç altına sokacak tadilat tamirat kararı alınıyor bir kısım blok yöneticisi karara olumsuz oy kullanıyor müvekkilin sahibi olduğu konutun blok yöneticisi ise olumlu oy kullanıyor. Müvekkil bu karara karşı iptal davası açmak istiyor. Ancak blok yöneticisi olumlu oy kullandığı için dava hakkı varmıdır yoksa usülden reddedilir mi dava. Bu arada karara muhalif olan başka bir blok yöneticisi kararın iptali için dava açıyor acaba bu davaya dahil olabilirmiyim. bu arada bu tadilat ve tamirat yapılıyor ve müvekkil kendi payına düşen parayı ödemediği için hakkında icra takibi yapılıyor. Yine yapılan bu tadilat ve tamirat için belediyeden gerekli izinler alınmadığı için belediye de para cezası ile yıkım kararı veriyor.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :141, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : ihtopakgoz, Tarih : 19-09-2019 09:01
cümleten selamlar.
mülteci hakları ile ilgilenen avukatlara bir sorum olacak.
müvekkil hakkında sınır dışı kararı tesis ediliyor. sonra idari gözetim altına alınıyor ve 2 ay kadar geri gönderme merkezlerinde kalıyor.
sınır dışı kararının iptali ve idari gözetimin sonlandırılması ile müvekkil salıveriliyor.
daha sonra aynı gerekçelerle tekrardan sınır dışı ve idari gözetim kararı tesis edilip müvekkili tekrardan geri gönderme merkezine alıyorlar. ve 20 gün kadar müvekkil ggm'de kalıyor.
2.defa tesis edilen sınır dışı kararını iptal ettiriyoruz. idari gözetimi de sonlandırıyoruz.
ancak bu süreçte müvekkil işinden atılıyor. hamile olan eşi stres sebebiyle düşük yapıyor.
şimdi ise müvekkilin haksız ve hukuksuz yere idari gözetim altına alınması sebebiyle tazminat talebinde bulunabilir miyiz? prosedür nedir? yüksek mahkeme kararı var mıdır?
görüşlerinizi merak ediyorum.
şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :145, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.omergorkemoz, Tarih : 16-09-2019 08:40
Merhabalar. 2b arazisi olan araziyi müvekkil 20 yıldan fazla kendisi tarafından kullanıldığını söylemekte. 2018 yılı Ağustos ayında bu yeri 18 yıl önce vefat eden babası adına yazıldığını ve babasının bu yer ile bir ilgisinin olmadığını arazi üzerinde bulunan fındık ağaçlarını kendisi tarafından dikildiğini ve yetiştirildiğini söylemekte. Bu arada izlenecek yol nedir ? Kadastro tespitine itiraz davası açmayı düşünüyorum. Bu durumda davalı olarak hazine ve murisin mirasçılarını birlikte taraf olarak göstermelimiyiz ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :416, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : gndz, Tarih : 13-09-2019 14:59
Merhaba değerli meslektaşlar,

Bir icra takibinde 3 adet farklı dosyalardan haczimiz bulunuyor. Borçlu olan şahıs aynı zamanda halen aktif çalışanımız. Haciz sırasında bir dosyada 1. sıradayız diğer 2 dosyada son ve sondan birinciyiz. Borçlunun şirketimizin halen çalışanı olması ve bize olan borcundan ötürü bir önceliğimiz söz konusu olabilir mi? İİK 206 ya baktığımda gözükmüyor. Alacağımız, kamu alacağı olduğu için garameten taksim söz konusu olabiliyor ancak biz önce bize olan tüm borçlarını (diğer 2 dosyadaki) ödesin istiyoruz. Bir çıkış yol arıyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :519, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Fazladanödemeyeçözüm, Tarih : 13-09-2019 12:41
E takip açmak istiyoruz, takip kambiyo takibi ancak takip talebi çok tuhaf oluşturuluyor her yeri karmakarışık düzeltme yapıyoruz düzeltmeleri kabul etmiyor hiçbir değişiklik yapmadan imzalayın uyarısı veriyor sistemin takip talebi ile takip açarsak takip kesinlikle iptal olur hatta başlatılamaz, etakipte takip talebi sorununu nasıl aşabiliriz, teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :508, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Özgür avukat, Tarih : 13-09-2019 09:05
Merhaba,
Bir işçi birer haftalık raporlar alıyor raporları pazar gününü kapsamıyor. Bu sebeple raporları arasında birer günlük kesinti var ancak işinin bu kesintilerde gelip çalışması söz konusu değil, iş yerinde de hafta tatili uygulaması pazar günü olup hiçbir işçi çalışmıyor.
Bu durumda bu işçide ihbar süresini 6 hafta geçen kesintisiz rapor kullanmış sayılır mı ? Kanundaki kesintisizlikten kasıt işçinin gelip çalışmasını mı yoksa rapor sürelerinin gerçekten kesintisiz olmasını mı kastediyor? Bilgi ve görüşlerinizi paylaşmanızı rica ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :497, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : baharzeynep, Tarih : 12-09-2019 15:36
Merhabalar sevgili meslektaşlarım, acil olarak yardımınıza ihtiyacım bulunmakta.

Müvekkilin dairesinin su alması sebebiyle delil tespiti yaptırdım. Tespite göre tadilat için dış cephede bulunan taş kaplamaların komple sökülmesi gerektiği bu durumun ivedi ve zorunlu olduğu karar altına alındı. Sökülüp yeniden kaplama maliyeti de 120.000.

Müvekkilin dairesi oturulamayacak durumda acil olarak sözkonusu tadilatı yaptırması gerekiyor fakat tutar çok yüksek. Kaldı ki tadilatın gerçek piyasa değeri 150.000 lerde.

Ortada aktif olmayan yönetim ve tadilata karşı çıkan malikler var. Çözüm olarak müvekkilin tadilatı yaptırıp söz konusu tutarı herkesin arsa payı oranında icraya koydurmayı düşünüyordum. Çünkü başka çıkar yol bulamadım. Fakat bir kaç meslektaş arkadaş icrada itiraza uğrar itirazın kaldırılması davasında da kaybedeceğimi söylediler. Benim de kafam karıştı. (Bu arada bilirkişi raporuna karşı kimse itiraz etmedi.) Kimisi de icraya koyabilirsin diyor. Doğrusu nedir.

Yukarıda bahsedilen icra yolu dışında başka bir yolu var mıdır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :534, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : AV.YSİ, Tarih : 12-09-2019 14:48
Merhaba
Takas odasına verilen çek karşılıksız çıktığı takdirde karşılıksız çek düzenleme için şikayette bulunabilir miyiz
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :533, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.mmkk, Tarih : 12-09-2019 14:44
Merhaba sayın meslektaşlar,
Takip ettiğim bir icra dosyasında satış avansı yatırmış bulunmaktayım. Dosya içerisinde buna dair tahsilat makbuzu bulunmakta ve açıklamasında satış avansı ve kıymet takdiri masraf avansı tahsilatı şeklinde yazmaktadır.

Buna rağmen icra müdürü tarafından dosyaya ayrıca satış avansı yatırdık şeklinde bir yazılı beyanım olmadığı için yatırılan satış avansının haciz süresini durdurmayacağını ve haczin düştüğünü söylüyor.

Bana hukuken tatmin edici gelmeyen bu hususta elinizde bir yargıtay kararı veya deneyimleriniz var ise paylaşırsanız çok memnun olurum. İyi çalışmalar diliyorum...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :519, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.buğra, Tarih : 12-09-2019 08:58
vidanjör hortumunun çarpması ve müvekkilimin bir gözünün kaybı sebebi ile idare mahkemesi belediye aleyhine %32 çalışma gücü kay bı sebebi ile tazminata hükmetti bu arada müvekkilim özürlü kadrosu ile değil normal kadrolu olarak asgari ücretle çalışmaya başladı karar Danıştayda onandı karşı taraf müvekkilim çalıştığı için tazmianatın tenkisi gerektiği gerekçesi ile Karar düzeltme talebinde bulundu Karar Düzeltme dilekçesindeki tüm taleplerini Temyizde de ileri sürmüştü...görüş ve değerlendirmeleriniz almak isterim.. selamlar..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :537, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Nur YAVUZ, Tarih : 10-09-2019 18:26
Merhaba, müvekkil şirket çalışanlarından birinin iş akdini sonlandırmıştır. İş akdinin feshinden önce işçi ile ilgili müvekkil şirkete maaş haczi yazısı gelmiş olup bu müzekkerede hak edilmesi halinde kıdem tazminatının tamamının borca karşılar nitelikte icra dosyasına gönderilmesi istenmiştir.

Biz işçiye yalnızca belirli bir tutar ihbar tazminatı ödeyeceğiz, müzekkerede yalnızca kıdem tazminatı yazması ihbar tazminatını ödeme yükümlülüğü doğurur mu?

Yine 12 H.D'nin bu nevi alacakların birinci haciz ihbarnamesi ile talep edilmesi halinde ödenmesi gerektiğine ilişkin kararları mevcut.

Bu durumda şirket açısından en sağlıklı yol sizce ne olur ? Fikir belirten herkese teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :665, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : VERİTAS, Tarih : 10-09-2019 14:17
İyi günler

Bir arkadaşımız hem estetik açıdan hem de nefes alımı zorluğu yönünden burun ameliyatı için estetik cerrah ile anlaşıyor.Doktorn kendi muayenehanesi de var ama aynı zamanda üniversite hastanesinde kadrolu eğitim görevlisi.Ameliyatı üniversite hastanesinde yapıyor.2 yıl önce yapılan ameliyattan sonra burunda küçük bir çukurlaşma oluşuyor.Doktor, arkadaşa 2-3 ayda bir dolgu uyguluyor fakat bunlar geçici çözümler.O bölgede çukurluk kalıyor.Dava açmak istiyoruz fakat davalı göstereceğimiz doktor dışında bakanlık mı? Üniversite mi olacak?? Ayrıca bu tür davalarda manevi tazminat neye göre ve ne miktarlarda belirleniyor?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :641, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Pompeius, Tarih : 09-09-2019 19:51
Merhaba,

Müvekkilim 2018 yılında A şirketinden B şirketine geçiş yapmıştır. B şirketine geçiş yaparken maaşı artmış ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 10.06.2011 tarihinde yayımlanan
B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 103-708 sayılı "İşveren değiştiren personelin ücret gelirinin vergilendirilmesi hk." özelge ile vergi cezası tahakkuk ettirilmiştir.

Özelgeye göre; aynı yıl içinde birden fazla işverenden alınan ücret varsa, işçinin değiştirdiği şirket eğer o yıl için kümülatif vergiyi sıfırlıyorsa ve bu ücret 2018 yılı için 34.000 TL'yi geçiyorsa işçinin değiştirdiği iş sebebiyle gelirini beyan edip gelir vergisini ödemesi gerekiyor.

Sizlerin değerli görüşlerinize sunmak istediğim sorular aşağıdaki gibidir:

1. Müvekkile yeni şirketi tarafından kümülatif verginin sıfırlanacağını ve vergi dilimine girdiğinden beyanname vermesi gerektiğine ilişkin herhangi bir bilgi verilmeli miydi?

2. B şirketi bünyesindeki yavru şirketler arasında iş değişikliklerinde işçilere Gelir İdaresi'ne beyanname verilmesiyle ilgili bilgi verildiği kesin olup, müvekkile buna ilişkin bilgi verilmemesi İş Kanunu eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eder mi?

3- İşçi B şirketinde net maaş ile çalışmak için belirsiz süreli sözleşme imzaladığından ödediği gelir vergisini işverenden rücu edebilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :560, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : lawyersoylu, Tarih : 09-09-2019 14:53
Ölmüş kişinin mirasının reddedilip edilmeyeceğine karar verebilmek için Türkiye genelinde hakkında açılmış bulunan icra takiplerini nasıl tespit edebiliriz?

NOT: e-devlet şifresi ölümle birlikte bloke oluyor ve yenisi mirasçıya verilmiyor.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :702, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. kaya, Tarih : 06-09-2019 15:40
Merhabalar sayın meslektaşlarım. Bildiğiniz üzere 2018 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile döviz cinsinden belirlenen kira bedellerinin TL'ye dönüştürülmesine karar verilip, muhataplara bu konuda süre verildi.

Bu tarihten sonra kira bedeli döviz cinsinden belirlenen kira sözleşmesi dayanak yapılarak başlatılan icra dosyalarının akıbeti ne olur?

Saygılarımla...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :704, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03962493 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.