Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
16.01. Cmk 2020 Tarifesi - Av.GurkanG
Haber Ekleyin

Yazan : lawislife, Tarih : Bugün 09:56
Merhabalar meslektaşlarım. Müvekkilin Mersin ilinde bir işyerinde 1989 yılında 1 süreyle çalıştığının tespiti istemli davamızı kazandık. Müvekkil yaşlılık aylığına hak kazandı ancak karar henüz kesinleşmedi. Aylık bağlanması için tahsis talebi şart olduğunda ilerde hak kaybı yaşanmaması için SGK'ya başvurmak istiyorum. Fakat müvekkil en son Adıyamanda çalışmış. Bu halde tahsis talebini Adıyaman SGK mı yoksa Mersin Sgk ya mı yapmalıyız? Görüşleriniz çok önemli teşekkürler şimdiden
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :59, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : ahmeetatasoy, Tarih : 02-12-2020 14:38
Merhabalar değerli meslektaşlarım. Askerlik Şubesi Başlanlığı tarafından verilen idari para cezasına yapılan itiraz Sulh Ceza Hakimliği tarafından kabul edildi ve kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedildi. Vekalet ücreti için yapılacak icra takibinde borçlu olarak Askerlik Şubesi Başkanlığı'nı mı yoksa hazineyi mi yazmak gerekli?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :157, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : imsel, Tarih : 02-12-2020 14:14
üstadlar saygılar.
idari davamız görev yönünden reddedildi.kesinleşti.idare vekalet ücretini müvekkile 10 gün içinde ödemesi için bildirimde bulunmuş.bize herhangibir bildirim yapılmadı.ödeme için 30 gün süre verilmesi gerekmiyor muydu.idare aile ve sosyal politikalar bakanlığı.bakanlığın özel bir düzenlemesi mi var?.bilen meslektaşım var mı acaba? ben bulamadım. saygılar
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :142, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.557166, Tarih : 02-12-2020 00:10
Öncelikle iyi geceler. Aklımı karıştıran bir soru ile uyuyamadım. Sizlere yöneltmek istedim.
Müvekkilin kardeşleri ile ortak gayrimenkulu üzerinde diğer kardeşlerin payları hacizli durumda. Müvekkil de başka birisine bir senet verip onu icraya koyarak kendi payına da haciz konulmasını ve satış işlemi gerçekleşince malın tamamına sahip olmayı istiyor. Yalnız müvekkilin isteği şahsi hesapları ve gayrimenkulleri değil, başka birisine düzenlediği senet yolu ile yalnız o belli payları hacizli olan taşınmaza haciz konulması. Ben senet için icra ve ardından haciz istemi yaptığımda müvekkilin isteğine göre yalnız o kısma haciz konulmasını talep edebilir miyim? Böyle bir istek ile karşı karşıya geldim başka bir yolu varsa o da kabulüm. İşin içinden mesleğe yeni başlayan avukat olarak çıkmak istiyorum ve işi kaybetmek istemiyorum. Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :215, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Reyyanur Çiçekli, Tarih : 01-12-2020 20:08
Merhabalar ben bir stajye avukat olarak UYAP üzerinden ilk kez kambiyo senetlerine mahsus takip açtım. Yarın fiziki olarak dosyayı icra dairesine sunacağım. Avukatım müdürden görüldü alıp senet aslını mutlaka kasaya aldırmam konusunda uyarıda bulundu. Uygulamada senedin aslının kasaya alındığına takip talebi üzerine kaşe vuruluyor. Ancak memurdan senedin kasaya alındığına dair bir belge de almam gerekir mi veya yapmam gereken tam olarak nedir? Tarama mı yaptırmalıyım?
Bu konuda yardımcı olabilecek tecrübeli büyüklerimin yorumlarını bekliyorum
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :237, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : guney1988, Tarih : 30-11-2020 15:03
Merhabalar
Hükümlü açık cezaevinden okuduğu üniversiteye gitmek için çıkmış ancak salgın başlayınca koğuşunda da ateşli hastaların olduğunu bildiği için izinden geri dönmemiştir. Yani firar tarihi korana salgının başladığı mart ayıdır. Şu anda hakkında TCK 292'den ceza verilmesi için dava açılmıştır. CGTİK'da yapılan değişiklikle bildiğim kadarıyla salgın sebebiyle bu suçtan ceza verilemiyor. Kanunda sadece özel izin verilmeyeceği belirtilmiş, hükümlünün teslim olması halinde pandemi izninden yararlanbilir mi ? Yoksa doğrudan kapalı kuruma mı gönderilir? Kanundaki değişikliğe rağmen kamu davası açılabilir mi ve ceza verilebilir mi ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :231, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Mert Bayram, Tarih : 30-11-2020 12:48
Meslektaşlarım herkese iyi günler diliyorum. İş kazası sebebiyle maddi manevi tazminat davası açacağım. Büyük kurumsal bir şirket, deposunun temizliği için bir şahıs şirketiyle anlaşıyor. Bu şahsın kardeşi de müvekkilin işvereni olup yine bir şahıs şirketidir. İşvereninin talimatıyla bu temizlik işinde müvekkil de çalışırken iş kazası geçiriyor ve %21 malul kalıyor.

1-) Davayı üçüne de yöneltebilir miyim?
2-) Dosyada tanığım yok. Bordro tanığı dinlenmesi gibi bir durum oluyor mu, ambulans raporunda adres yazması yeterli olur mu, özetle taşeronluk ilişkisini nasıl ispatlayabilirim?
Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :185, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat6611, Tarih : 29-11-2020 18:56
Üstadlar, stajyer avukatım. 2 mağdur müvekkilim var. 2007 senesinde 3 yıl süreyle bir doğalgaz firmasında işçi olarak çalışıyorlar 2010 a kadar. İşveren sigorta primlerini muhasebeciye yatırsın diye veriyor muhasebeci sigorta primini vergisi az diye kozmetik firması üzerinden ödüyor. Ve sgk bunu tespit edip hem işverene hem işçiye dava açıyor. İşciler 3 sene sigorta gününün silinmesi tehlikesi ile karşı karşıya. İşveren kaçak durumda. Bu durumda 5 yıllık hak düşürücü süre engeline takılır mıyım ? Takılırsam başka hangi yolu deneyebilirim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :259, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Emre Öntekin, Tarih : 27-11-2020 19:30
Merhaba meslektaşlarım,

Olay kısaca şu şekildedir:

1- Müvekkilim kişisel kullanım amacıyla uyuşturucu madde satın almıştır.

2- Arama sırasında müvekkilim ile birlikte aynı evde bulunan A, müvekkilimin kendisine arada sırada uyuşturucu madde sattığını kollukta beyan etmiş ancak daha sonra yargılama sırasında kendisine ulaşılamayarak bu kişinin beyanına başvurulmasından vazgeçilmiştir.

3- Müvekkilim ve A müvekkilimin evinde iken 3. bir kişi eve gelmiş ve bundan kısa bir süre sonra eve kolluk kuvvetleri gelmiştir. Sonradan gelen 3. kişi evde uyuşturucu ticareti yapılmadığını beyan etmiş ve evde bulunan kişiler üzerinden de hiç para çıkmamıştır.

4- Müvekkilim kollukta alınan ifadesinde A'ya olay günü uyuşturucu madde verdiğini beyan etmiş ve mahkemede bu ifadesini kabul etmiştir. Ancak karar duruşmasında A'ya uyuşturucu madde vermediğini beyan etmiştir.

5- Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacakken karar duruşmasında A'ya uyuşturucu madde vermediğini beyan etmesi sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamamış ve TCK 188/3 hükmü uyarınca 12 yıl hapis cezası ve 25.000TL adli para cezasına hükmedilmiştir.

Bu durumda müvekkilimin ticari bir amacı olmaması sebebiyle TCK 188/3 hükmünde yer alan "başkasına verme" fiilinden hüküm kurulmayarak TCK 191 üzerinden hüküm kurulmasını sağlama imkanım var mıdır?

TCK 188/3 uyarınca hüküm kurulmasının engellenmesi mümkün değil ise müvekkilimin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması mümkün müdür?

Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :317, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : ays, Tarih : 27-11-2020 14:33
Merhaba ,
Özel taleple analiz yapan gıda kontrol laboratuvarlarında , numunenin ait olduğu iddia edilen şirket ,numuneyi getiren kişi tarafından beyan ediliyor. Laboratuvarda bu ünvanı rapora yazıyor. Sonra bu rapor basında, internette analizi talep eden kişi tarafından dolaşıma sokuluyor. Sizce ticari itibarın zedelenmesinde laboratuvarın da sorumluluğu doğmuyor mu? Mesela bir bisküvi alıp analize götürebilirim ve bisküvinin ait olduğu şirket için ÜLKER diyebilirim (Laboratuvar, bunu raporuna yazıyor çünkü)sonra da bu raporu tüketici köşelerinde paylaşabilirim.Bu durumda ne yapabilirim sizce?Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :317, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : orhanclkn, Tarih : 27-11-2020 12:47
İşçi iş akdini işyerindeki görev değişikliğini kabul etmediğini belirterek ve yasal haklarını saklı tutarak iş sözleşmesini feshettiğini belirtir bir dilekçeyi(ki bu dilekçe önceden işçi tarafından el yazısıyla yazılıp imzalaması için işveren tarafından hazırlanmıştır) imzalayarak işverene veriyor. Bu şekilde fesih ile işverenin kendisinin iş sözleşmesini fesih etmesi arasında işçi hakları bakımından farklılık var mıdır? Yanıtlara şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :328, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : granma, Tarih : 27-11-2020 11:11
Alacaklı aleyhine başvurduğumuz takibin zamanaşımı nedeniyle iptali talepli şikayetimiz yerel mahkemece kabul edildi. Alacaklı tarafından karar istinaf edildi. Bölge Adliye Mahkemesinin vereceği karar kesin midir yoksa temyizi kabil midir )
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :323, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat941, Tarih : 27-11-2020 00:14
Merhaba Değerli Meslektaşlarım ,
İşçilik alacağı istemi ile ikame ettiğimiz davada asıl ve birleşen davanın davalılarından biri aynı. ( bunun dışında birleşen davada 4 firma daha söz konusu.)Asıl ve birleşen dava yönünden kısmen kabul kararı verildi. İlamın bölünmezliğine dair içtihatlardan haberdarım. Yargılama giderleri ile vekalet ücretini işçilik alacağı kalemlerinden ayrı icra takibine konu etmemiz gibi hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilebilecek bir durum söz konusu değil. Forumu inceledim, birebir benzer bir tartışma göremedim, acaba asıl ve birleşen dava yönünden ayrı icra takibi başlatmam ve karşı tarafın şikayet yoluna müracaatı halinde şikayetin kabulüne mi karar verilir ?Öte yandan tek ilam bulunması halinde tek icra takibi yapılması diyerek ; asıl ve birleşen dava için tek bir icra takibi başlatmam halinde dosyada özellikle dosya hesabı hususunda karşılıklıklar yaşanacak gibi geliyor. Yardımcı olabilirseniz sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :355, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : imsel, Tarih : 26-11-2020 19:29
müvekkillerin murisi, yeğenine 2002 yılındaki taşınmaz satış vaadi ile babadan kalan hissesini satışını vaad ediyor.bedelini aldığı yazılı.keşifte davacının bir kısmında meyve ağacı yetiştirdiği (8-10 yaşında) yazılıyor.
biz davaya son aşamada vekalet koyduk.dava açıldığında iştirak halinde mülkiyet devam ediyor.müvekkillerin söylediğine göre hakim ön inceleme duruşmasında davacı vekiline bu iştirak halinde ifa olanağının olmadığı yönünde beyanda bulunuyor.duruşma tutanaklarını incelediğimde davacı vekilinin iştirakın çözülmesi için süre verilmesi yönünde bir talebi yok.3.celsede ise sulh hukuk mahkemesinin kararının beklenmesi talebinde bulunmuş.bu arada keşif yapılmış bilirkişi raporu alınmış.hakim sulh hukuk mahkemesinde açılan davayı bekletici mesele yapıyor.sulh mahkemesinde davacı avukatının davayı açtırdığı kişide aynı parselde miras hissesi olan davacının babası.yani bu dava ile ilgisi yok.davacının babası.
burada merak ettiğim hakimin 3.kişinin açtığı müşterek mülkiyete dönüştürme davasını iş bu davada bekletici mesele yapması usulen doğru mudur?davacı vekili ön inceleme duruşmasından sonra kendisi davacının babası adına iştirakın çaözülmesi için dava açıyor hakimin süre vermesi yok sonra 3.celseden sonra bekletici mesele yapılmaya başlıyor.dava ilk şekliyle(iştirakın devam ettiği ve ifa imkansızlığı) karara bağlanması gerekmez mi?
birde bu olayda 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi hükmüne aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi hükmüne dayanamaz mıyız?taşınmazın tamamı 9 dönüm satılan hisse 2400 m2.yargıtay 14.hukuk dairesinin bu konuda farklı karaları var.önceleri bölünemez büyüklükteki arazilerin 3.kişilere satılamayacağını söylerken şimdi değişiklik olduğundan bahisle satılabileceğini söylüyor.aşağıdaki karar bu davada hisselendirme açısından kullanılabilir mi? 9 dönümlük yerde 6 hissedar var ve arazi bahçe olarak kayıtlı
"Somut olaya gelince; dava konusu 177 parsel sayılı taşınmaz ... ilçesi, ... Mahallesinde 6.600 m2 yüzöloçümlü ve tarla vasfı ile kayıtlıdır. Gayrimenkul satış vaadisözleşmesine göre 500 m2'lik yerin satışıyapılmış, fen bilirkişi raporunda davacının 177 parselde kullandığı kısım a harfi ile ve yeşil boyalı olarak gösterilmiş, alanı 493.22 m2 olarak belirlenmiştir. Ziraatçi bilirkişi 30/11/2015 tarihli raporunda 5403 ve 6537 sayılı Kanunlar gereğince, dava konusu taşınmazdayeter gelirli tarımsal arazi olmadığı için ifrazına izin verilmeyeceği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklandığı şekilde 177 parselde dava konusu olan tescili istenen kısmının 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi ve Kanuna ekli (1) sayılı listede yazılı miktarların altında kaldığı için ifrazı veya hisselendirilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün
BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi."
saygılar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :358, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.heren, Tarih : 26-11-2020 09:11
Ortak alanda yapılan yapının yıkılması talebiyle açılan eski hale getirme davasının talep sonucu ıslah ile "yapının yıkılması; kabul edilmediği takdirde yapının yerinin değiştirilmesi" şeklinde genişletilebilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :348, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Selim Demircan, Tarih : 25-11-2020 17:41
Değerli Meslektaşlarım herkese merhabalar;

Deprem sebebiyle hasar gören ve sonrasında yıkılan bir bina ile ilgili açacağım davalarda, MALİKLERDEN BİRİ, Deprem Afet Sigortaları Kurumu'na(dask) hiçbir başvuruda bulunmamış. Arabulucu başvurusunu yaptım ve son tutanağı aldım.



soru1: Karayolları Trafik Kanunu'nda var olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğu burada da geçerli mi?


soru2: Her ne kadar DASK'a daha önce başvuru yapılmamış ise de bunun sebebi olarak, diğer maliklerin başvurularının olumsuz sonuçlanması(sonuçta aynı bina ve DASK yıkım deprem sebebiyle değil diyor, bunun değişme ihtimali yok, dask açısından) şeklinde bir savunma yapılabilir mi?


soru3: Başvuru yapılmamış olsa da ARABULUCUYA başvuru ile başvuru zorunluluğu varsa yerine getirilmiş olur mu?



soru4: Dava şartı olarak ARABULUCULUK dışında, kanun-yönetmelik ve sair mevzuata bildiğiniz bir hüküm var mı? Not: Çok araştırdım, buna dair bir bilgi bulamadım,


Şimdiden herkese teşekkürler, iyi çalışmalar dilerim....
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :393, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : imsel, Tarih : 25-11-2020 16:28
müvekkiller davalı idare bünyesinde(aile sosyal politikalar bakanlı il müdürlüğü)taşerondan kadroya geçerek 4D İŞÇİ güvenlik görevlisi oluyorlar.idare yerlerini değiştiriyor.uzun araştırmadan sonra yer değiştirmenin kanun ve bakanlık yönergelerine aykırı olduğuna dair idare mahkemesinde dava açtık. 2 tane idare mahkemesi var.bir dava 1 diğer dava 2. idare mahkemesine düştü.2.idare mahkemesi 2 ye karşı 1 ile görevliyim dedi davalı idare görev uyuşmazlığı çıkardı ve uyuşmazlık mahkemesi idare mahkemesi görevlidir diyerek geri gönderi ve dav derdest durumda.
1.idare mahkemesi ise davayı görevsizlikten reddetti ve iş mahkemesi görevli dedi.istinafa götürdük dilekçemize iki tane uyuşmazlık mahkemesi kararı da ekledik.bir tanesi de 2.idare mahkemesine gelen uyuşmazlık mahkemesi kararıydı.istinaf mahkemesi de aynı şekilde onayladı.istinaf mahkemesi ilamında gerekçe de yok mahkemenin kararı usule uygundur diyor. danıştay yolu da kapalı.iki mahkeme ayrı karar verdi.uyuşmazlık mahkemesi idari yargı görevli derken istinaf iş mahkemesi dedi.iş mahkemesinde yanında çalışanlar tanık olmak da istemiyorlar.istinaf kararını bir üste taşımanın herhangi bir yolu var mıdır?hangi mahkemeye güveneceğiz?saygılar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :371, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Turgut EKREM, Tarih : 25-11-2020 09:51
merhabalar

kargoda kaybolan çeklerimize ilişkin olarak suç duyurusunda bulunmak istiyoruz.Ancak uyap üzerinden yapılacak şikayette failin kimlik bilgisi isteniyor. fail/ failler belli olamadığı için bir sonraki adıma geçilmiyor. bir yolu var mı? yoksa işlemi adliyeden mi gerçekleştirmeliyiz?

iyi çalışmalar, kolaylıklar..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :395, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat Fidan ÇAKICI, Tarih : 24-11-2020 21:55
Herkese merhaba, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvuru yapan oldu mu hiç? Süreç nasıl ilerliyor ? Bilgi sahibi olan paylaşabilir mi ? Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :417, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : milatsu, Tarih : 24-11-2020 18:31
Meraba arkadaşlar;
Müvekkil kiraladığı depoda bitcoin cihazları çalıştırırken kaçak elektrik kullanıyor ve tespit edilerek kaçak elektrik tutanağı düzenleniyor. Müvekkil kaçak kullandığını kabul ediyor.
Cezalı haliyle 400.000 Tl fatura bedelini her ne kadar acele etmemesi gerektiğini tavsiye etsem de panikle ödedi faturayı.
Şu anda elimde yine kaçak elektrik kullanan ve hakkında karşılıksız yararlanma davası açılan kişi için soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu var. Yine bitcoin üretimi için sanayide tutulan dükkanda kaçak elektrik kullanımı sonucu düzenlenen fatura 460.000 TL'den 119.000 TL'ye düşüyor.
Müvekkil ödemem yaptığı için hakkında suç duyurusunda bulunulmadı, icra takibi olmadığı için menfi tespit ya da istirdat davası da söz konusu değil.
Tüketici mahkemesinde sebepsiz zenginleşmeye dayalı fazla ödenen bedelin tespiti ve iadesi için dava açmam gerektiği kanaatindeyim. Lakin emin olamadım. Farlı fikirleriniz ve tavsiyeleriniz varsa ve ya emsal karar, paylaşırsanız sevinirim. şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :379, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07629800 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.