Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
16.01. Cmk 2020 Tarifesi - Av.GurkanG
Haber Ekleyin

Yazan : Adalet1903, Tarih : Bugün 11:10
Merhaba Sayın Meslektaşlarım;

Müvekkilimin talebiyle tapuya aile konutu şerhi düşürülen taşınmaz söz konusu . Müvekkilim eski eşiyle anlaşarak boşandı ve tapudaki aile konutu şerhinin kaldırılması konusunda anlaşmaya vardılar .Anlaşmalı boşanma protokolümüzde mahkeme tarafından onaylandı. Bu durumda müvekkilim adına taşınmazın bulunduğu tapu müdürlüğüne müvekkilimin talebiyle konulan aile konutu şerhinin kaldırılması talebinde bulunmam yeterli olur mu ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :27, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : guney1988, Tarih : Bugün 10:02
Merhabalar
Müvekkil kira borcunu ödeyememiş ve daha uygun bir daireye bularak taşınmış. Eski kira sözleşmesi de daha feshedilmemiş. Biriken ödenmemiş kira bedelleri için uyarlama davası açılabilir mi ?
Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :30, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : dlndmr, Tarih : Dün 15:09
Merhaba meslektaşlarım. Müvekkil 24 yaşında, müvekkilin annesi ile babası imam nikahlı 22 yıllık evliler, resmi nikahları yok. Müvekkil nüfusta amcası ile yengesi adına kayıtlı. gerçek anne ve baba nüfuslarına almak istiyor ancak anne önceki eşinden ölüm aylığı aldığı için SGK'nın bu durumu tespit ederek aylığın iptal edilmesi ile ödenen aylıkların geriye dönük talep edilmesinden çekiniyorlar. Şimdi sadece baba yönünden dava açılmasını ve baba ismini değiştirilmesini talep ediyorlar. Bu durumda kimlikteki anne gerçek babanın yengesi olduğu için hakim bu durumu araştırır mı? Yani annenin durumu ne olur. Birde araştırdığım kadarıyla baba yönünden soybağı davası açılması gerekiyor, anne için nüfus kaydının düzeltilmesi talebinin yeterli olacağı söyleniyor. Biz baba için soybağı davası açtığımız zaman sonraki aşamalar ne olacaktır. Nasıl bir yol izlememizi önerirsiniz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :63, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AV.ASLIHAND, Tarih : Dün 14:32
Öncelikle herkese merhaba, önüme gelen bir dosyayla ilgili değerli fikirlerinizi bekliyorum.
Müvekkil 2016 yılında bir apartmanın bodrum katından kiraya vermek için ev satın almış. Ev, depo/sığınak olarak kullanılan ortak alanın yanında bitişik konumda. Ortak alana gerekli bakım ve onarımlar yapılmadığı için müvekkilin evine sürekli bu alandan su basıyor ve 4 yıl içinde evinin duvarlarını, yerlerini, kapılarını 3 defa yaptırmış ancak fatura vs. yok elinde. Hatta ortak alana dalgıç pompa kurulması gerektiğini öğrenmiş kendi cebinden yaptırmış ancak geçen yıl fişi çekildiği için aynı sorunlarla tekrar karşı karşıya kalmış. Defalarca yönetici ve diğer kat malikleriyle şifahen görüştüğü halde hiçbir şekilde ilgilenilmemiş.
Kat malikleri kanununa göre ortak alanların bakım ve onarımından yönetici kat maliklerinden arsa payları oranında avans toplamak suretiyle sorumlu. Ancak kat malikleri yönetim kurulunda bu soruna ilişkin herhangi bir karar alınmamış şimdiye kadar.
Daire Eylül-Mayıs aylarında kullanılamaz hale geliyor ve şuan mahvolmuş durumda. Yönetici ilgileneceğini söyleyip birkaç defa geçiştirmiş. Müvekkilin zararı büyük, hem dairede oldukça fazla hasar var hem de bu sorunlar sebebiyle daireyi kiraya veremediği için yoksun kaldığı kira gelirleri var.
Şimdi bu durumda nasıl hareket etmek gerekir, ilk önce apartman yöneticisine olağanüstü kurul toplayıp bir karar alınması için ihtar çekelim diye düşünüyorum, ancak benzer bir durumla hiç karşılaşmadığım için ancak fikir yürütebiliyorum, bu konuda bilgisi olan meslektaşım varsa yardımlarınızı bekliyorum, teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :69, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : cnrseda, Tarih : Dün 14:14
Merhabalar. Askerlik görevini uzun dönem ve Yedek astsubay olarak görev yapan şahıs hakkında "Statü Değişikliği" konulu emirle , rütbesi alınmış ve er olarak askerliğinin devamına karar verilmiştir. Bu konu hakkında başvurabileceğimiz kanun yolları nelerdir ? Ek olarak görevli mahkemelerin AYİM'in kapatılmasından sonra İdare Mahkemeleri olduğunu düşünmekteyim. Bu işlem hakkında idari işlemin iptali davası açma yoluna gidilmesi doğru mudur ? Bununla birlikte veya öncesinde farklı herhangi bir başvuru yolu olabilir mi? Teşekkürlerimi sunarım.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :68, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Mgul, Tarih : Dün 13:03
Merhabalar meslektaşlarım ve üstadlarım,
Bir konu hakkında Yargıtay kararlarına ihtiyacım var , yardımcı olursanız sevinirim.

Müvekkil yağma suçuna azmettiricilikle suçlanmakta ;ancak müvekkilin yağma suçuna ilişkin fikir ve eylem birliği içerisinde bulunmamaktadır.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği ve yağma suçlamasına ilişkin Yargıtay kararlarını araştırdım ;fakat bulamadım. Yardımcı olan herkesi şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :66, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : guney1988, Tarih : Dün 07:00
Merhabalar
Müvekkil ağustos 2019 yılında çatı katı bir konut kiralamış ancak oturmaya başlayınca çatının aktığını farketmiş. Ev sahibine durumu sözlü olarak telefonda bildirmiş ancak ev sahibi de site yönetiminin karşılaması gerektiğini söylemiş. Yönetim ile ev sahibi arasında çok öncesinden süregelen ve hem bu sebeple hem de sitedeki işlerin gerektiği gibi yürümediği iddiası ile ev sahibinin yönetimin değişmesi talepli dava açmasına varan bir uyuşmazlık mevcuttur. Bu dava derdesttir. Müvekkil de aynı zaman bu davada ileri sürülen sitenin bakımsızlığı, niazmsızlığı ve bir yılda iki kez aidata zam yapılması gibi sebeplerden siteden memnun değil. Aynı zamanda Müvekkil ev sahibi ile husumeti olan komşusunun kendisini sürekli gürültü yapmak, sözlü olarak tacizlerde bulunmak suretiyle rahatsız ettiğini söylemekte. Tüm bunlara rağmen bir yandan yeni ev arayışına giren Müvekkil kirasını aksatmadan ödemiştir. Ev arayışını ev sahibine de ileten Müvekkilin bu söylemleri yine sözlü olarak ev sahibi tarafından makul karşılanmış ve ne zaman isterse evden taşınabileceği söylenmiş. Bu sırada istediği gibi bir ev bulamayan Müvekkil pandemi süresinde iş kaybı nedeni ile kirasını ödeyemez hale gelmiştir. Ağustos 2020 itibariyle yeni kira yıla başlamış ve ev sahibi bazı kira bedelleri için icra takibi başlatmıştır. Müvekkil bu ay yeni bir ev bulmuş, durumu ev sahibine söylemiş, ev sahibi de onay vermiş ve taşınmak üzeredir. Müvekkil konut, site ve komşusuyla yaşadığı sıkıntılar, ayıplar sebebiyle muaccel olmuş kira bedellerini ödemek istemiyor. Ev sahibi ise fesih yapılmadığı için sözleşmenin yenilendiğini borçlarını ödemezse avukatıyla işlemlere buna göre devam edeceğini, anahtarı kendisinden teslim almayacağını söylemiş.
Takibe itiraz etmiş durumdayız. İtirazın iptali açılırsa konut ve sitedeki ayıpları ileri sürmemiz mümkün müdür?
Bu aşamada açılabilecek dava ve işlemler ne olabilir? (Kira sözleşmesinin feshi, anahtarın noter vasıtasıyla teslimi vb.)
Kiracının ayıbı bildirme yükümlülüğünün ispatı anlamında konuttaki fiziki ayıpların ihbarı için somut bir ispat aracımız yok hep telefonla sözlü olarak konuşulmuş. Gerçi çatının durumu aynı bu ve diğer ayıpların fotoğraflanması bu vakitten sonra işe yarar mı ?
Sitedeki ayıplar için ise ev sahibinin zaten kendisinin site yönetimine açmış olduğu bir dava mevcut ve orda kendisi bizzat dile getirmiş bu ayıpları aksini ileri süremez.
Bu aşamada konuttaki ve sitedeki ayıpları ileri sürmemiz ve müvekkili bu borçtan kurtarmamız mümkün müdür?
Şimdiden teşekkürler..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :71, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat0512, Tarih : 27-10-2020 21:06
Üstadlarım merhabalar,
Müvekkiller karı-koca sahte pasaport kullanmak suretiyle yurt dışına çıkmak istemişler fakat uçağa biniş kapısında yapılan kontrollerde yakalanmışlardır.
Yaptığım araştırmada: Bu tür belgeleri kontrol etmekle görevli kişilere karşı ibraz edilmesi halinde, sahteliğine dair
dikkat çekecek bulgular taşıması nedeniyle, bu kişilere karşı iğfal kabiliyetine haiz olmadığının ve söz konusu pasaportları, kontrol etmekle görevliolan kolluk görevlilerine ibraz ettiği de dikkate alındığında, somut olayda, TCK'nın 204/1. maddesinde
düzenlenen "resmi evrakta sahtecilik" suçunun unsurları oluşmadığına ilişkin Yargıtay kararı arıyorum.


Ayrıca müvekkil, diğer sanık olan eşinin kendisine sahte pasaport yaptırdığını söylemediğini, İzmire tatile geldiklerini söylediğini, HAVA LİMANINDA yurt dışına gideceklerini öğrendiğini tarafıma beyan etmiştir. Yani müvekkilin hiçbir iştirakı söz konusu değildir. Manevi unsur olan KASIT yokluğundan beraat kararı arıyorum.

Yardımlarınız için çok teşekkür ederim..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :122, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.enesturhan, Tarih : 27-10-2020 18:37
Saygılarımı sunarım meslektaşlarım.
Müvekkil, banka ve kredi kartlarının dolandırıcılığı suretiyle mağdur edilmiş ve daha sonra hesabından yapılan havale işlemleri için bankaya başvurmuştur. Ancak bankanın ödemeyi reddetmesi üzerine ilçe hakem heyetine başvurmuş ve bu başvurusu retle sonuçlanmıştır.

2 ay sonra arabulucuğa başvurduk ve ticari dava açtık. Ancak karşı taraf vekili ilçe hakem heyetine başvurulduğunu ve 15 gün içerisinde tüketici mah. gidilmesi gerektiğini belirterek bu nedenle davanın kesin hüküm yönünden reddini savunmakta. (Ancak ilçe hakem heyeti başvurusunda da yaptıkları savunma davanın ticari olduğu yönünde)

Burada kesin hüküm olur mu ? Buna ilişkin bilgisi olan meslektaşlarımdan yardım bekliyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :87, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Juan, Tarih : 27-10-2020 15:36
Merhaba meslektaşlarım.

Sonradan vekaletname sunduğumuz bir icra takip dosyasında borçlunun hesaplarına haciz konulması için talep gönderilmiş, İcra Dairesi bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi göndermiş. Banka cevabında; "..... şubesinde borçlunun hesabı olup, hesap bakiyesi 0 TL olduğu için haciz tatbik edilememiştir. İleride doğacak alacaklara İİK 89/1 haciz ihbarnamesi ile haciz konulamaz." diyerek itiraz etmiş.

Neticeten, hesaba bloke koyma, ileride hesaba yatırılacak mevduata haciz uygulanması söz konusu olmamış.Bu durum haciz ihbarnamesi ve haciz müzekkeresi farkından kaynaklanıyor anladığım kadarıyla. Forumda araştırma da yaptım aslında ama güncel durum nedir? Borçlunun hesabına ileride yatırılacak mevduata haciz tatbiki için haciz müzekkeresi mi göndermeliyiz?

Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :119, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : furugferruhzad, Tarih : 27-10-2020 12:23
AİHM başvurunun iç hukuk yollarının etkin kullanılmadığını belirterek başvurunun kabul edilemez olduğuna hükmetmiştir.Dayanak tutuklama kararına avukatın itiraz etmemesidir.Burada avukatın sorumluluğu doğar mı.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :116, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : maja123, Tarih : 27-10-2020 10:54
Merhabalar, müvekkilim tutuklu iken disiplin cezası almıştı ve disiplin cezasını tutukluyken tamamlamıştı. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldıktan altı ay kadar sonra hapis cezası aldı. Denetimli serbestlikten yararlanabilmesine bu disiplin cezası engel olur mu, olursa dışarıda geçirdiği süre disiplin cezasını kaldırılması süresine etki eder mi? Herkese şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :115, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.ta, Tarih : 27-10-2020 10:09
Saygıdeğer meslektaşlarım,
Somut olayda,destekten yoksun kalma tazminatı hesabı için mahkemece emsal ücret araştırması için mahkemenin kendi belirlediği yerlere müzekkere yazılıyor ve emsal ücret cevabı geldikten sonra bilirkişice tazminat hesabı yapılıyor.
Davacı tarafından,rapora göre ıslah yapılıyor.Akabinde hakim değişikliği oluyor ve yeni gelen hakim,emsal ücret araştırmasının hatalı olduğu ve farklı kurumlara sorulması gerektiği kanaatine varıp tekrardan kendi belirlediği ilgili kurumlara müzekkere yazıyor.
Müzekkere cevabında emsal ücret ilkine göre daha düşük tespit ediliyor ve bilirkişice tekrar tazminat hesabı yapılıyor.Tabi dolayısıyla,toplam tazminat tutarı da ilk rapora göre daha düşük çıkıyor.
Bu durumda ilk rapora göre ıslah yapan davacı aleyhine karşı vekalet ücretine karar verilip verilemeyeceğine ilişkin içtihat aramaktayım.
Teşekkürler...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :65, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : S.YÜCE, Tarih : 26-10-2020 21:45
MERHABALAR SAYIN MESLEKTAŞLARIM.
Müvekkilim menejerlik sözleşmesini A isimli şahısla yapıyor.Sözleşmenin taraflarından biri sanatçı diğeri A İsimli menejer. sözleşmenin imza kısmında menejer kendi adının altına imza atıyor, ancak kendine ait organizasyon şirketinin ismini de imza kısmına yazıyor. ama şirketin ünvanını adına imza atmıyor.sadece adının yanına yazıyor. Sorum şu bu tek imza hem A nın kendisini hem de organizasyon firmasını bağlar mı.
Müvekkilim olan sanatçı adına menejer organizasyon firması aracılığı ile bir sürü borçlandırma yaptı. Oysa sanatçı sadece A İsimli şahısla çalıştı , firması ile değil.
sanatçı adına açılan alacak davasında sanatçının menejerle şahsı ile anlaştığını ispatlamamız için imzanın sadece A yı bağlayacağını nasıl ispat ederiz.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :124, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AVTDE, Tarih : 26-10-2020 20:59
Müvekkil mal sahibi, 01.08.2001 tarihinde taşınmazını bir LTD şirketine aylık 417 Mark olmak üzere senelik 5000 Mark’a kiralıyor. Kiracı Temmuz 2019’da taşınmazı tahliye ediyor fakat geçmiş 6-7 yılın kira bedelini ödemiyor, ödeme zamanları da ödemelerin miktar olarak düzeni yok. Bugün itibariyle zamanaşımından ötürü Ekim 2015’e kadar olan ödenmeyen kira bedellerini Talep edebilirim fakat sözleşmeyi bugüne uyarlamakta çok zorluk çekiyorum. İzleyeceğim yol herhangi bir dava ikame etmektense icra takibi başlatmak. Bir bilgisi olan varsa ve paylaşırsa çok memnun olurum
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :140, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Potterhead, Tarih : 26-10-2020 16:53
Merhaba Sevgili Meslekktaşlarım;

Müvekkil adına SGK tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasına karşı kuruma süresi içerisinde vekaleten itirazda bulundum. İtiraz dilekçemin sonuna da bizzat "Avukat Tebligat Adresi" şeklinde adres bilgilerimi de belirttim. Ancak buna rağmen, ilgili kurum itirazın cevabını vekile değil de asilin Mernis adresine tebliğ etti. Maalesef asil de yerinde olmadığından muhtara tebligat iletilmiş. Müvekkil kapısına bildiri kağıdının yapıştırılmadığını, kendisine muhtarlık tarafından bilgi verilmediğini söylüyor. Bütün bunların yanında müvekkili zorlamam neticesinde kendisi telefonla muhtarının vefat ettiğini öğrenmiş. Anlayacağınız karma karışık bir durum, büyük ihtimalle tebligat muhtarlığa bildirildi ancak oradaki vefat durumundan dolayı müvekkile haber verilmemiş. Müvekkilimin de yaşı büyük, kendisiyle yönlendirme konusunda iletişim sorunları yaşıyorum. Ben de tebligatın müvekkilin evinde kimse bulunmayınca muhtara yapıldığını SGK'dan haricen gidip öğrendim. Ancak bildiğiniz üzere, kurumun itiraza cevabına karşı idari yargıda dava açabilmemiz için sahip olduğumuz 30 günlük süre böylelikle çoktan geçmiş olduk. Meslekte henüz çok yeniyim, icra dosyası değil de kurum olduğu için usulsüz tebligat yapıldığına ilişkin şikayet ve/veya itirazın nasıl ve nereye yapılacağını bilemedim ? Kaldı ki böyle bir itiraz hakkım var mı ondan da şüpheliyim ? Borç kesinleşti ancak ödeme emri gönderilmedi henüz, dava açma hakkımı kesin olarak kayıp mı ettim bilmiyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim. Cevaplarınız için şimdiden çok teşekkür ederim. Saygılarımla.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :152, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Defi-Def, Tarih : 26-10-2020 12:05
Müvekkil İskansız bir daire satın almıştır. Daire öncelikle müteahhit tarafından x kişisine satılmış ve müvekkil daireyi direkt müteahhitten almayıp x kişisinden satın almıştır. Ancak daire iskansız olup (müteahhit imara aykırı bina yapıp projede olmadığı halde fazla kat yapmış olmasına rağmen) iskan alınması için kendisine çok kapsamlı bir vekaletname verilmesi ve x miktar ödeme yapılmasını talep etmiştir. Müvekkil vekaletnameyi vermeyip ödeme yapmayı düşünmemektedir ancak böyle bir durumda iskan alınabilmesi için nasıl bir yol izlemek gerekir. Daire direkt müteahhitten alınmadığı için kime karşı hangi hukuki yol izlenmelidir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :157, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Juan, Tarih : 25-10-2020 23:58
Merhaba meslektaşlarım.

Müvekkilin, eşine karşı kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle iddianame düzenlenmiş, akabinde asliye ceza mahkemesi tensip zaptında "basit yargılama usulünün" uygulanması yönünde karar verdiğini belirtmiş, tarafımıza savunma için 15 gün süre vermiştir.

Daha önce karşılaşmış olan meslektaşların basit yargılama usulü hakkındaki düşüncesi nedir? Müvekkilin faydasına mıdır zararına mıdır? Mahkemeler bir an evvel ceza verip dosyayı kapatma gibi bir uygulamadalar mı?

Şimdiden çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :189, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : MuhammedEminY, Tarih : 23-10-2020 21:20
Sayın meslektaşlarım;
Mernis adresinde evimin iç kapı numarası değiştirilmiş. Kapımda yazan numara ile mernis adresindeki numaranın farklı olmasından dolayı mernis adresine gönderilen trafik cezası tutanağı tarafıma ulaşmayıp, muhtarlığa bırakılmış. Tesadüfen e devlet üzerinden öğrendim. Tebligat bana ulaşmadığı için indirimli ödeme imkanından faydalanamadığım gibi gecikmeden dolayı ödeyeceğim miktar da arttı. Bu duruma karşı nasıl bir yol izleyebilirim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :251, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukatmüzisyen, Tarih : 22-10-2020 14:50
Merhaba , bulunduğu yerden ayrılmaya imkanı olmayan askerlik görevini yapan biri, avukata nasıl vekaletname çıkarabilir? Noter katibinin çıkarabileceğini düşünüyorum , ama bu hangi yolla olacak ,fikirlerinize ihtiyacım var
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :283, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07483101 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.