Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

Yazan : aynur2075, Tarih : Bugün 14:37
Alacaklısı aynı İdare olan 30 farklı borçlu var ve dava konusu alacak her borçlu için farklı hesaplanıyor, ancak alacaklar aynı kanun maddesinin uygulanmasından kaynaklı. Bu tür bir davayı seri olarak açmak mümkün mü? Ya da bu davaların aynı mahkemede görülmesi ve duruşmalarının aynı güne alınması sağlanabilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :8, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.zeynep97, Tarih : Bugün 14:36
merhabalar herkese iyi çalışmalar dilerim. muvekkilden vekalet ucretimi taksitler halinde alacağım. peki makbuzu nasil kesmeliyim? davayı actigim icin kdv doğmuş oldu. kdv icin bu ay ayrı bir makbuz mu kesmeliyim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat.fks, Tarih : Bugün 14:34
Merhaba meslektaşlarım,
Kooperatif ile (A) şahsı arasında hukuki ihtilaf bulunan bir konutta kira ödemeksizin yaklaşık 1 yıldır oturan aileyi konuttan tahliye ettirmem gerekiyor. Olay biraz karışık elimden geldiğince açıklayıcı özetlemeye çalışacağım. Vaktini ayırıp tecrübelerini paylaşacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.

Kooperatif ile hukuki ihtilaf bulunduğundan konutun tapusu henüz (A) şahsı üzerine değil. (A) ile (B), kendi arasında adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalamış (yani noter huzurunda değil, geçersiz bir sözleşme), satış bedeli de ödenerek konut gayri resmi olarak (B)’ye satılmış. (B) de şehir dışında yaşamakta olduğundan konut ile damadı (C) ilgilenmekte ancak kayınpederinden bir vekaletname almış değil.

Konutta kira ödemeksizin oturan şahıs (D), başka şehirden iş kurmak için gelmiş ve (C) ile tanışmış. (D) henüz ev bulamadığından, çocuklarının okul nakillerini aldırmak bahanesi ile (C)’den rica edip göstermelik bir kira sözleşmesi istemiş (C) de eğitimci olduğundan çocukların eğitimi aksamasın diye kabul etmiş. (D) kendi el yazısı ile tek nüsha bir kira sözleşmesi hazırlamış ve imzalamışlar. Sonrasında da (D) anne ve babasını da getirteceğinden ev bulana kadar rica edip bu evde oturmaya başlamışlar.

Bu süreçte sabıka kaydı olan ve uyuşturucu madde de kullandığı iddia edilen (D) ile müvekkil (C) arasında bir takım husumetler yaşanmış. (C) ye karşı asılsız iddialarla savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş ve takipsizlik kararı verilmiş, CİMER’e başvurulmuş ve millieğitim maarif müfettişliğince müvekkil (C) hakkında soruşturma yürütülmüş ve sonucunda müvekkil adına disiplin, adli idari bir işlem tayinine gerek olmadığına karar verilmiş. Ayrıca (C) ile (D)nin ortak tanıdığı olan (E)nin müvekkilin evine kadar gelip tehdit ettiği ve bu nedenle asliye ceza mahkemesince cezalandırılmasına karar verildiği dosyada (D)nin (E)ye yardım ettiği tehdit ederken yanında olduğu bilgisi de geçiyor.

Yani (C) ile konutta kira ödemeksizin oturan (D) arasında azımsanmayacak bir husumet oluşmuş. Apartman sakinleri ve müvekkilin kayınpederi de durumdan rahatsız.

Müvekkil, tek nüsha olan bu kira kontratında (D)nin sonradan eklemeler, değişimler yaptığını kendisine karşı yürütülen soruşturma dosyasından tesadüfen görmüş. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında sözleşmenin feshi hükümlerinden gidilebilir mi bilemiyorum, ödenmeyen kira bedeli açısından kooperatif mi, (A) mı (B) mi alacaklı konumunda onu da bilemiyorum. (A) şahsı dairenin parasını (B)den aldığına yönelik mahkemede şahitlik edebileceğini söylüyor.

Sonuç olarak (D) yi ve ailesini konuttan çıkarmak için nasıl bir yol izlenmeli, dairenin bedelini ödeyen müvekkilin kayınpederi (B)nin haklarını nasıl güvence altına alabilirim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.Hazin, Tarih : Bugün 14:14
Merhaba meslektaşlarım. Müvekkil ile davacı kardeşi 2007 yılında aralarında bir sözleşme yapıyorlar. Sözleşmede müvekkil miras kalan tüm taşınmazlarını kardeşine sattığını ve devrini sağlayacağını akdediyor. son maddeyi ise aynen yazıyorum " bu sözleşme bozulacak olursa kardeşim ....'ya .... ytl bedeli ve faizini ödemeyi peşinen kabul ederim." yazıyor. imzalıyor altına da iki tanık imzası atılıyor. müvekkil ortaklığın gidrilmesi davası açarak bu taşınmazları satmak istiyot.müvekkil taşınmazlarını kardeşine satmadığını ve sözleşmeyi okumadığını herhangi bir bedel almadığını iddia ediyor. karşı taraf sebepsiz zenginleşmeye dayanarak bedeli denkleştirici adalet ilkesi ile istiyor. şu aşamada neler yapılabilir yardımlarınızı bekliyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :7, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.emreyetim, Tarih : Bugün 12:50
Sayın meslektaşlarım ;

Sayın Meslektaşlarım ; HMK 317/2 uyarınca yasal cevap süresi içerisinde davaya cevap verilmemiş olması halinde , zamanaşımı definde bulunulamayacağı muhakkaktır. Ancak davanın kısmi dava olarak açıldığı düşünüldüğünde ve kısmi davada yalnızca dava edilen kısım yönünden zamanaşımının kesildiği, Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği de değerlendirildiğinde , süresinde cevap dilekçesi sunmayan ve zamanaşımı defi ini ileri sürmeyen davalının , ıslah ile arttırılın bu kısım için zamanaşımı defini ileri sürebileceği hususunda değerli görüşlerinize ve elinizde varsa bu hususta Yüksek Yargı kararlarına ihtiyacım var. Zahmet edip cevap yazma nezaketinde bulunan tüm meslektaşlarıma Şimdiden teşekkürlerimi sunarım..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :20, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.makkus, Tarih : Bugün 12:49
merhaba değerli meslektaşlarım.müvekkilin babası 1968 yılında ölmüş.mütefevvanın taşınmazları 1972 yılında kadastro tespit edilmiş ve kesinleşmiş.10 yıl da geçmiş itiraz süresi bitmiş.yapılan kadastro tespitinde mirasçı müvekkilin ismi paylarda yoktur.3402 12/3 maddesi kadastro tespiti kesinleşmesinden önceki hukuku işlemlere karşı dava açılamaz deniyor.Ne yapılabilir arkadaşlar.saygılar sunar teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :20, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : bravethunderbolt, Tarih : Bugün 12:16
Müvekkilim ile borçlu arasında satış sözleşmesi yapılmış miktarın bir kısmı peşin ödenmiş kalan kısım ise o dönemki kura göre altına çevrilmiş ve altın olarak ödenmesi kararlaştırılmış. vade geldiğinde borç ödenmedi bizde altını takip günündeki kura göre tl ye çevirip ilamsız icra takibi başlattık borçlu yetki itirazında bulunmuş yerleşim yeri olan yerin yetkili olduğunu yazmış.
şimdi hmk ya göre sözleşmelerden doğan borçlarda ifa yeri yetkili ancak sözleşmede ifa yeri belirtilmemiş şimdi bu sözleşmeden doğan borcu para borcu olarak kabul edip alacaklının yerleşim yerinin yetkili olduğundan dolayı itirazın kaldırılması yoluna başvurmalı mıyım yoksa borç sözleşmede altına çevrildiği için yetki itirazını kabul mü etmeliyim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :27, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : furugferruhzad, Tarih : Bugün 11:05
Açılan davada davacı delil listesi sunmamış.Ancak dava dilekçesinde dayanılan delillerin tamamına davalı da dayanmış(ortak deliller)koop alacağı olduğu için(savcılık dosyası,defterler,bilirkişi v.s)büyük ihtimal ile mahkeme dosyayı bilirkişiye göndererek davayı sonuçlandıracak.Ben yine de ıslah yapmak yerine(ıslah zamanaşımı dolmak üzere olduğundan) ek dava açıp bu davada delil listesi sunmak istiyorum.Bu mümkün mü?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :45, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : dehay, Tarih : Dün 22:19
Merhaba sayın meslektaşlarım. Karı koca 2.evliliklerini yapıyorlar. Kadın boşandığı eşinden iddet süresini beklemeden 2.kocasından hamile kalıp doğum yapıyor. Çocukların nüfus cüzdanı 5 yıldır yok. Nüfus a gittiğinde annenin iddet süresini beklemeden hamile kaldığını bu sebeple nüfus kaydı çıkaramayacaklarını söylüyorlar. Baba çocukları nüfusuna nasıl yazdırabilir yardımcı olursanız sevinirim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :92, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : lawyeryunus, Tarih : Dün 20:45
Değerli meslektaşlarım
Apartman yöneticisinin belirtmiş olduğu aidat ve ortak giderlerle ilgili miktarlara istinaden borçlu aleyhine icra takibi başlattım ve borçlu takibe itiraz etti. İtirazın iptali davası açacağım ancak yönetim defterinde miktarlar hususunda bir karar alınmamış olup sadece matbu olarak ödenemeyen aidat ve ortak giderler hakkında hukuki süreç başlatılacaktır şeklinde ibare yer almaktadır. Bu aşamada ne yapmamı önerirsiniz cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :87, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : anlkrbbr, Tarih : Dün 20:26
Tüm meslektaşlarıma iyi akşamlar. Forumda ve bilumum yerlerde yaptığım araştırmalara rağmen cevabını bulamadığım bir sorunum var. 35 parçadan oluşan tarım ekipmanları için açmış olduğum ortaklığın giderilmesi davasında davalı, hem ekipmanlarin kendisinin olduğu, muristen kalmadığına yönelik cevap dilekçesi sundu. Hemde dava dilekçesinin kendisine tebliğiyle beraber ekipmanların tamamını bahçesinden kaldırarak bilmediğimiz bir yere götürmüş. Sulh hukuk mahkemesi yapacağı keşifte büyük ihtimal ekipmanları bulamayacak. Velev ki buldu. Davalının ekipmanlar benim iddiası üzerine nasıl bir yol izlenecek? İspat külfeti kimin üzerinde? Diyelim ki dava da açıldı. Ekipmanlarin murise ait oldugu ispat edildi. Davalının kullanımında olan bu ekipmanlar sonradan davalı tarafından satışları yapılamasın diye kaçırılmaması adına nasıl bir önlem alınabilir? Biliyorum çok uzun oldu ancak yardım edecek meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :33, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : RYağmur, Tarih : Dün 14:11
Merhabalar sayın meslektaşlarım,
müvkkilin elinde üzerinde tarih yazmayan 25 yıl önce imzalanmış bir senet var. Bu senetteki para cinsi ise mark veya dolar şeklinde düzenlenmiş. Bu senet üzerinde tarih yazmıyor olsa da zamanaşımına uğramış olur mu ? Müvekkil bu senete dayanarak alacağını talep edebilir mi? bunun bir yolu var mıdır?

Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :116, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : cmuk, Tarih : Dün 13:57
Muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil davasında davacı dava dilekçesinde tapunun iptali ile muris adına tescilini talep ettiğinden davalı taraf olarak itirazımız sonucu dosyada murisin terekesine temsilci atanmasına karar verilmiş bu dava kesinleşmiş daha sonra tapu iptal davasına tereke temsilcisi tarafından devam edilmiştir.
Dosyanın son celsesine tereke temsilcisi gelmeyince dosya tarafımızca takip edilmeyerek müracaata bırakılmıştır.
Aynı gün öğleden sonra dosyaya sadece davayı açan davacı tarafından yenileme dilekçesi verilmiş, yenileme talebi mahkemece kabul edilmiştir.
Terekeye temsilci atandıktan sonra artık dosyada davacı sıfatının tereke temsilcisinde olması nedeniyle sadece tek bir davacı tarafından dosyanın yenilenmesinin talep edilmesi mümkün müdür?
Terekeye temsilci atandıktan sonra davacı taraf sıfatı tereke temsilcisinde olacağından tüm mirasçılar adına dosyanın tereke temsilcisi tarafından yenilenmesi gerekmez mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :109, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.sumeyyekb, Tarih : Dün 12:24
Merhabalar meslektaşlarım,
Müvekkilin zeytinlik bahçelerinde komşu taşınmaz malikinin yaktığı ateş sonucu 400 civarı ağaç yanmış. Ateş, rüzgarla müvekkilin zeytinliklerine bulaşıyor. Soruşturma dosyası taksirle ağaç yangınına sebep olma suçundan takipsizlikle sonuçlanmış. Şüpheli şahıs yalnızca 2700 TL ön ödeme yapmış.

Bugün delil tespiti ile keşif yapıldı. Bilirkişi raporu geldikten sonra mı dava açmalıyım? Davada ağaç zararı ve ürün kaybı dışında talep etmem gereken bir şey var mıdır? Kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası mı açmalıyım? Kısmi dava açmam gerekirse dava değeri kısmına ne kadar yazmalıyım? Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim meslektaşlarım.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :117, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Aslıhan Çekmez, Tarih : Dün 12:00
Sayın Meslektaşlar merhaba,

Müvekkilim 2018 yılında Müteahhitten yeni inşa edilmiş siteden zemin katta bir konut (ters dubleks) satın almıştır. Taşınmasının akabinde pis su taşkınları, aşırı gürültü ve sair şikayetlerden Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla delil tespiti yaptırılmıştır. Bk. raporuna göre; taşınmaz tesisatının onaylı tesisat projesinden farklı tesis edildiği, rögarların yanlış konumlandırıldığı, kazan dairesinin müvekkilin konutunun bitişiğinde olduğu ve ses yalıtımı da yapılmadığı tespit edilmiştir.

Gizli ayıpların tespiti üzerine ihtar ile TKHK gereğince seçimlik hakları talep yoluna gideceğiz. (Konutu direkt Müteahhitten satın aldığından Tüketici Mh. görevli olduğu kanaatiyle)

Müvekkil, konutunun iadesi ile ayıpsız bir konutun tarafına teslimini aksi takdirde konutun Müteahhit tarafından satın alınmasını istemekte. Bu durumda;

1. Seçimlik hakları terditli isteyebilir miyiz? (Ayıpsız konutun teslimi, olmadığı takdirde ayıplı ifadan kaynaklı tazminat.. gibi)
2. Uygulamada ayıplı konuta dair davalarda, 'konutun iadesi ile ayıpsız bir başka konutun teslimi' talebinin sıklığı hk. bilginiz var mıdır? Söz konusu mal bir konut olduğundan m2'si, nitelikleri vs. önemli ve ayıpsız mislinin teslimi daha zor. Uygulamada bu tür davalarda seçimlik haklardan bu talep sizce mantıklı mıdır?
3. Müvekkilin konut tapusunda niteliği Mesken değil İşyeri olarak geçmekte. Müt. sattığında bu şekilde olan tapu kaydı daha sonra da düzeltilmemiş. Bedel tespiti yönünden tazminat talebinde bu tapu kaydı hususu, bir sorun teşkil edebilir mi?(Bedel tespiti yönünden işyeri ve meskene göre hesaplama farkı veyahut müvekkile yüklenebilecek bir kusur)

Tecrübelerini paylaşacak meslektaşlara şimdiden teşekkürlerimle.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :130, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : konsensussssss, Tarih : Dün 11:40
merhabalar meslektaşlarım mesleğe ilk adımı atmış bulunmaktayım. ilk davamda hizmet tespit davası olacak inşallah . sorum şu yönde olacak. müvekkil 92 yılından bu yana farklı farklı iş kollarında çalışmış. ben bu davalıları ihtiyari dava arkadaşları olarak gösterebilir miyim. tek davada birleştirebilir miyim yardımcı olursanız sevinirim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :115, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.tanimsiz, Tarih : Dün 10:38
Merhaba sayın meslektaşlarım,
Müvekkilim Suriyeli olup hakkında açılan ceza soruşturması sebebiyle sınır dışı kararı alınmıştır. Daha sonrasında ise ceza soruşturması hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Ancak sınır dışı kararına karşı süresi içinde iptal davası açılmamıştır. Bu sınır dışı kararını iptal etmek için hangi yollara nasıl başvurabilirim ? Yardımcı olursanız çok sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :130, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat1410, Tarih : Dün 02:22
Merhabalar,hukuk öğrencisi olarak bir sorum olacak. Bir yakınım hakkında 2008 yılında resmi evrakta sahtecilik ve suç örgütüne üye olma suçu işlediği iddiasıyla 2014 yılında soruşturma başlatılmış ve ifadesi alınmıştır. 2016 yılında dava açılmış ve dava 2021 yılında hala devam etmektedir.
Orgut üyeliği resmi evrakta suçun nitelikli hallerinden sayilmamaktadir. Resmi evrakta sahteciligin üst sınırı 5 yıl olduğundan zamanaşımı süresi de 8 yıldır.
Resmi belgede sahtecilik suçunun dava zamanaşımı süresi olağan 8 yıl, uzamış hali ise 12 yıl olduğuna göre bu davanın 2020 tarihi itibariyle düşmesi gerekmez mi. Davanın devam etme gerekçesi ne olabilir.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :99, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Xkapt, Tarih : 23-02-2021 15:59
Tek parça bir zeytinlikten yol geçmesi sonucu, karşılıklı 2’şer parselden toplam 4 parsele ayrılıyor ve yolun bir tarafında kalan 2 parsel imar parseli halini alırken diğer taraf hala zeytinlik vasfında kalıyor. Belediyeye başvurumuz üzerine yolun imara açılan tarafına 18. Madde uygulaması olduğu, yüzde 40 dop kesintisi yapıldığı, diğer tarafına ise herhangi bir uygulama gelmediği yönünde cevap verildi. Bir zeytinliğin yarısının bu şekilde imara açılması, diğer yarısının ise imara açılmadığı gibi iki parçaya ayrılmasında hak kaybımız olmuş mudur?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :186, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Kübra Özcan, Tarih : 23-02-2021 15:59
İyi günler sevgili meslektaşlarım, sizlere içinden bir türlü çıkamadığım iki sorum olacak:

1-Mesafeli yakıt tedarik ve taşıt tanıma cihazı satış sözleşmesinde örn "müşteri satıcı şirketten ayda bir minimum x litre yakıt almak zorundadır. Almazsa sisteme kayıtlı kredi kartından otomatik olarak çekim yapılacaktır" şeklinde bir hüküm konulması hukuka uygun mudur? Böyle bir otomatik para çekimi gerçekleştiğinde geri iade yükümlülüğü doğar mı ?

2-Sözleşmede baremi TL olarak belirtmezsek damga vergisinden muaf olabilir miyiz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :185, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07100296 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.