Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
16.01. Cmk 2020 Tarifesi - Av.GurkanG
Haber Ekleyin

Yazan : avukat90, Tarih : Dün 19:35
Sevgili meslektaşlar merhaba.Yeni satın aldığım dairemin banyosuna üst kattan su sızıntısı olmaktadır.Bu durum uzun süredir devan etmekte.Üst kattaki kiracıyı uyarmama rağmen herhangi bir yol alamadık.Ev sahibiyle konuştuk tadilatı onayladığı halde kiracı bizden değil diyerek zorluk çıkartıyor.1-2 aydır benim alt katımdaki dairede sızıntıdan etkilenmiş durumda.Aynı zamanda binanın anaduvarına ve zemin katın yani boşluğun tabanına kadar bu atık su inmektedir.Yönetimle konuştum kiracıyı sadece uyardılar ve başka yapabilcek bir şeyleri olmadığını söylediler.Sorum şu: Bu durum artık yönetiminde sorumluluğunda değil mi ? çünkü anataşınmazın ortak duvarına bu pis su zarar veriyor.Yönetimin bu kişiye ihtar çekmesi gerekmiyor mu ? Yoksa benim bireysel olarak mı hareket etmem gerekiyor ? Yardımlarınızı acilen bekliyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :52, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : imsel, Tarih : Dün 10:40
cevabını bulmadım.
karar istinaf tarafından bozuldu.mahkemde yeni dosya numarası aldı.yeniden yargılama yapılacak.bu halde bu 2.bir dava mıdır? ilk davada alınan ücret burda geçerli midir?yeniden sözleşme yapmak gerekir mi?saygılar
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :69, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : guney1988, Tarih : 23-10-2020 22:47
Merhabalar
Açacağımız tazminat davasının normalde zamanaşımı süresi 2 yıl, müvekkilin olayı ise ekim 2018 de gerçekleşmiş. Mart ayından başlayarak Haziran ayına kadar sürelerin durması hakkındaki mevzuat uyarınca zamanaşımı süresi geçmiş midir geçmemiş midir?
Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :89, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : MuhammedEminY, Tarih : 23-10-2020 21:20
Sayın meslektaşlarım;
Mernis adresinde evimin iç kapı numarası değiştirilmiş. Kapımda yazan numara ile mernis adresindeki numaranın farklı olmasından dolayı mernis adresine gönderilen trafik cezası tutanağı tarafıma ulaşmayıp, muhtarlığa bırakılmış. Tesadüfen e devlet üzerinden öğrendim. Tebligat bana ulaşmadığı için indirimli ödeme imkanından faydalanamadığım gibi gecikmeden dolayı ödeyeceğim miktar da arttı. Bu duruma karşı nasıl bir yol izleyebilirim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :94, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : dejure, Tarih : 23-10-2020 17:27
Merhaba Meslektaşlarım,

Müvekkil, seneti icraya koyması üzerine meslektaşa vekaletname veriyor. İcra takibi açılıyor ancak 20.08.2011 tarihinde takipsizlik sebebiyle dosya kapanıyor ve o tarihten bu tarihe kadar da dosyada ne yenileme işlemi yapılıyor ne de tahsilat. Yine müvekkilin başkaca bir ilamı, meslektaş tarafından icraya konulmuyor. O karar da zamanaşımına uğramak üzere.

Bu durumda, haklı nedenle azil yapılarak icra dosyasına vekaletname sunmayı ve yine ilgili kararı icraya koymayı düşünüyorum.

Bu hususta önerebileceğin başkaca bir şey var mıdır? Müvekkiler açısından olumsuz bir sonuç doğmaması adına soruyorum.

Teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :98, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukatmüzisyen, Tarih : 22-10-2020 14:50
Merhaba , bulunduğu yerden ayrılmaya imkanı olmayan askerlik görevini yapan biri, avukata nasıl vekaletname çıkarabilir? Noter katibinin çıkarabileceğini düşünüyorum , ama bu hangi yolla olacak ,fikirlerinize ihtiyacım var
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :139, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : bersu, Tarih : 22-10-2020 10:10
Sayın meslektaşlarım,

Müvekkilim idarenin kanuna aykırı işleminden dolayı zarar görmüştür ve bu konuda memura karşı ceza davası devam etmektedir.

Zararın tazmini için idareye başvurmamıza rağmen (cevap elbet gelecektir düşüncesiyle beklemekteydik ) 60 günlük cevap süresi dolmuştur ve zımni ret olmuştur.

Ancak biz hala cevap beklerken (!) maalesef 60 günlük dava açma süresini kaçırmış bulunmaktayız.

Herhangi bir yol ile tam yargı davası açma ihtimalimiz var mıdır? İdareye noterden yeni bir dilekçe gönderirsek (önceki elden verilmişti) süreleri yeniden başlatabilir miyiz? Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :160, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.av.av., Tarih : 22-10-2020 04:48
Arsa sahibine verilen daire yoldan 1 kot aşağıda. Dolayısıyla güneş alma açısından dezavantajlı. Dairenin yola çok yakın ve kör bir cephede yapılmış olması sözleşmeye aykırı sayılamaz. Fakat değer kaybına sebep olduğunun tespitini istemek anlamlı olur mu?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :183, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av Aslı Gaykısız, Tarih : 21-10-2020 16:37
Merhabalar Meslektaşlarim, Müvekkil 15 Aralik 2019 Tarihinde Meslekten Ihraç Ediliyor. Kurum Tarafindan 14 Ocak 2020 Tarihine Kadar Bir Maaş ödemesi Gerçekleştiriliyor. Sonrasinda Kurum Tarafindan Bu Süre Zarfinda ödenen Maaş Geri Isteniyor Ve Buna Dair Dava Açiliyor. 2016 Tarihli Khk'da Bunun Geri ödemesinin Olamayacaği Hüküm Altina Aliniyor. Lakin Güncel Yargitay Kararlarinda Olamayacaği Yönünde Kararlar Mevcuttur. Siz Bu Durum Hakkinda Ne Düşünüyorsunuz Acaba?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :196, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Noyan Yiğit, Tarih : 21-10-2020 10:59
Arkadaşlar bir konuda yardımlarınıza ihtiyacım var. Konu belli bir noktaya kadar burada tartışılmış, ancak akibeti hakkında net bir bilgi yok. Şufa davası nedeniyle taşınmazın tapu kaydında mahkeme tarafından verilmiş bir tedbir kararı var. Aynı taşınmaz maliki hakkında borcundan dolayı takip yaptık. Taşınmaz icrada satıldı. Satış kesinleşti. İcra Müdürlüğünden tescil yazısını aldık. Tapuya gittiğimizde tapu "taşınmazın tapu kaydı üzerinde tedbir var" ben tescil yapmam dedi. Bu aşamada ne yapabiliriz. Araştırmalarımda bu aşamda bir Uyuşmazlak mahkemesi kararı buldum. Bizim durumumuzda bir vatandaş Asliye Hukuk Mahkemesinde Tapu Müdürlüğü aleyhine tapu iptali tescil davası açmış, asliye Hukuk görevsizlik vermiş; İdare mahkemesi görevlidir demiş, İdare mahkemesi de görevsizlik kararı vermiş iş Uyuşmazlık mahkemesine gitmiş. Uyuşmazlık mahkemesi de Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir demiş. Bundan sonra ne olduğuna ilişkin bir bilgiye ulaşamadım.Yargıtay kararlarında tedbir kararı cebri icra satışına engel olmaz diyor. Olmaz diyor da taşınmazı satıyorsun her şey bitiyor tapu tescil yapmıyor. Bu aşamadan sonrası hakkında bilgi sahibi olan meslektaşlarımın yardımlarını bekliyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :206, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : gülnihal çevik, Tarih : 21-10-2020 10:09
Herkese iyi çalışmalar,

Belediyenin 10 yıllığına kiralama için ihaleye çıktığı bir arsada ihaleyi müvekkil şirket kazanıyor.
Yapılan kira sözleşmesinde şöyle bir madde var:
"...imar planında eğitim tesisi olan taşınmaz üzerine eğitim tesisi kurmak ve işletmek üzere imar kanununa göre .....(ölçekler yazıyor)... koşulları haiz yapı yapılabilecek ve ayrıca yapı yada tesis yapılması halinde akit süresi sonunda mülkiyeti bedelsiz belediyeye bırakılmak üzere 10 yıl süre ile kiralanmıştır..."

Müvekkil, arsa üzerine bir bina inşa ediyor. 10 yıllık süre sonunda arsayı da binayı da sözleşme süresi bitmesi sebebiyle belediyeye teslim ediyor.


Müvekkil, yaptığı sözleşmenin kiralama sözleşmesi olmadığı için geçersiz sayılmasını;
Sözleşmenin aslında Yap-İşlet-Devret sözleşmesi olduğunu, bu YİD in de şekil şartları eksikliği ile geçersiz olduğunu (YİD sözleşmeleri önceden izin vs prosedürü ile ihaleye YİD olarak çıkartılması gerektiği için);
Bu sebeple,binanın mülkiyetinin kendisine ait olması gerektiğini ya da bina bedeli kadar tazminat ödenmesi gerektiğini düşünüyor.

Benim fikrim, yapılan sözleşmeye göre, kiralanan arsaya bina yapımının zorunlu olmayıp, bizim inisiyatifimize bırakıldığı, kendi inisiyatifimizle bina yapmamız halinde mülkiyet iddia edemeyeceğimiz yönünde.

Müvekkil benim görüşümün hatalı olduğunu söylediği için burada sormak zorunda hissettim. Neticede, yapılan bina, arsanın değerini de yükseltmektedir.

Yaptığımız bina ile ilgili bir hak talebimiz olabilir mi?
Kira sözleşmesinin aslında geçersiz sayılması vs bir iddiamız olabilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :181, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : guney1988, Tarih : 21-10-2020 03:26
Merhabalar
Müvekkilin ayıplı çamaşır makinesi için açtığımız davada davalı üretici aynı model makine artık olmadığı için başka bir modelle değişim teklif etti, Müvekkil de kabul etmek istiyor. Diğer davalı satıcı ise arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı gibi sulh konusunda da bir girişimi yok . Davalı üretici değişim teklifini dilekçe ve duruşmada beyanlarında belirtti. Duruşma tarihi yakın ve önümde iki seçenek var; mahkemede veya mahkeme dışı protokol ile sulh yapma. Protokol yapılırsa üretici kendisini vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ibra etmemizi istiyor. Bu durumda; ben davacı vekili olarak sadece satıcıdan karşı vekalet ücretinin yarısını alabileceğim, zaten arabuluculuğa hiç gelmediği için de satıcı yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olacak bildiğim kadarıyla. Davayı değişim talepli açtık başka model de olsa davalının mahkeme yoluyla da ilettiği değişim teklifini mahkemede kabul ederek dosyayı sonlandırırsam vekalet ücretinin tamamını kazanıp, yargılama ücretinden sorumlu olmamayı sağlayabilir miyim ? Yani Mahkemede sulh olmak mı daha mantıklı protokol mu ? Pratik bilgim çok olmadığı için bilgisi olan meslektaşlardan fikir bekliyorum. Dezavantaj ve avantaj kıyaslaması yapılırsa bu iki yöntem de karşılaşacaklarım nelerdir?
Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :213, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : duyguuozcann, Tarih : 20-10-2020 17:21
Merhaba Meslektaşlarım,

Kadastro Kanunu madde 12/3:Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.

Bu maddedeki kadastrodan önceki sebeplerden kasıt nedir ?

Tapusuz taşınmazın kadastro sırasında başkası adına tescil yapılması, önceki sebeplere dahil midir ?
Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :204, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avyagiz95, Tarih : 20-10-2020 14:13
Sayın meslektaşlarım, öncelikle herkese merhabalar.
Bir stajyer avukat olarak merak ettiğim iki hususu size sormak isterim.
Borçlunun tüm mallarına icra dairesi aracılığıyla haciz işlemi tesis ettirdik.
Borçlunun adına kayıtlı bir konut ve elbirliği mülkiyeti olarak kayıtlı birden fazla arsa bulunmakta.
1- Konut üzerinde kamu hacizleri varken; elbirliği mülkiyeti olarak belirttiğim arsalar üzerinde kamu tarafından haciz tatbik edilmemiş. Bu beni şaşırttı. Sizce nedeni nedir? Elbirliği mülkiyeti burada bir özellik mi arzediyor?
2- Arsalardan biri 70 dönüm. Yaklaşık 30 kişi ile birlikte elbirliği mülkiyeti(miras) İzaleyi Şuyu yapacağım ancak borçlunun 1/56 pay payda bilgisi var takyidatta. Paylı mülkiyete konu takyidatlarda payları toplayınca tam 1 sonucunu alabiliyorum; böylece arsanın ne kadarı borçluya kalır tahmin edebiliyorum ancak payları toplayınca burada net bir sayı çıkmadığı için 70 dönüm arazide 1/56 pay payda bilgisi çıkan borçludan alacağımızın ne kadarını tahsil edebiliriz tahmin edemiyorum. Siz ne diyorsunuz?
Dipnot: Borçlunun söz konusu arsada 500 m2 yeri olması yetiyor borcu tahsil için. (Emsal bölgedeki arsa fiyatlarına göre.)

Şimdiden çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :197, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : umutlaw, Tarih : 20-10-2020 13:20
Sayın meslekdaşlarım,
X' Y hava yollarından 8 ay önce bir bilet almıştır, bilet satışı hatalı olduğundan Y' X' e iade para yerine biletin fiyati artı yüzde on beş fazlasını 1 yıl boyunca kullanmak üzere bir çek düzenleyerek X e vermiştir, X' Y' ye hatanın Y den kaynaklandığını, çek yerine 3 yıl kullanabilecek mil verilmesini talep etsede Y bunu kabul etmemiştir ta ki biz devreye girdik ve Y geri adım atarak 8 ay önceki bilet fiyatina göre ve yüzde onbeşi hesaplamayarak X' in hesabına mil yükledi.
Nitekim aradan geçen 8 ay boyınca TL üzerinden satın alınan bilet Avro karşılığında ki fiyatindan yaklaşık 70 Avro kayba uğramıştır, burada Y nin hatasından mütevellit 8 ay boyunca bekletip ilk hatasını kabul etmeyerek sonra gerim adım atarak eski fiyata göre mil yüklemesi eylemini BK 77/1 ile 82 maddeleri arasında değerlendirmek mümkün mu?
Aradan geçen zamanda nakit paranın Y nin elinde bulunmasından doğan faizin nasıl talep edilmesi konusunda, bilgilerinizi ve var ise yargıtay karar örneklerini paylaşmanızı saygıyla dilerim. Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :200, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : dahaka14, Tarih : 20-10-2020 11:17
Tasarrufun iptali davasında davanın kabulüne dair karardan sonra, dava konusu taşınmazı satın alan üçüncü kişi tek başına tehiri icra talep edebilir mi?

Taşınmazı devralan üçüncü kişi, icra dosyasında borçlu olarak taraf olmadığından ve tehiri icra hakkı sadece borçluya verildiğinden üçüncü kişinin tehiri icra talep hakkı olmaması gerekiyor.

Aynı zamanda, tasarrufun iptali davasına konu alacağın dayanağı olan icra dosyası kesinleşmiş olmasına rağmen bu dosya için tehiri icra kararı verilebilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :204, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : law in law, Tarih : 19-10-2020 15:40
Değerli meslektaşlarım, dilekçede Husumet yöneltirken bir konuda tereddüt hasıl oldu.
A şirketinin taşeronu olan B şirketinin işçisi D kepçe kullanırken belediyenin su borusuna zarar veriyor. D nin vardiyası bitiyor yerine E göreve başlıyor. E görevde iken belediyenin su arızaları işine bakan F yüklenici şirketi elemanları su borusunu tamire geldiklerinde E den kendilerine yardım etmesini kullandığı kepçe ile boruyu açığa çıkarmasını istiyorlar. E kepçe ile çalışırken aynı yerden geçen telekomun borusuna zarar veriyor kablolar kopuyor. Telekomun zararından E nin işverenleri B ve asıl işveren A sorumlu olur mu? İlliyet bağı kesilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :253, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Hukukçu12345, Tarih : 17-10-2020 16:45
İyi günler meslektaşlarım benim de bir sorum olacaktı.Zorunlu Trafik sigortası ve sürücünün davalı olduğu trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasında en son alınan kusur raporuna göre mahkeme maddi ve manevi tazminata hükmetti ve maddi tazminat bedeli sigorta şirketi tarafından ödendi.Kararı sadece davalı sürücü istinaf etti ve bölge adliye mahkemesi de kusur raporları arasında çelişki olduğu gerekçesiyle yeniden rapor aldırılması için kararı bozdu.Benim sorum şu :Olur da yeni rapor ile kusur durumu değişirse sigorta şirketi bu durumdan yararlanabilir mi yani davacıdan ödediği miktarı isteyebilir mi yoksa kararı istinaf etmediği için artık yeni kararı kullanamaz mı?Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :291, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Cananztrk, Tarih : 17-10-2020 14:32
Sayın Meslektaşlarım,

Müvekkil şikayetine bağlı olarak Aynı konu ve Aynı sanıklar için 2 ayrı Asliye Ceza Mahkemesinde İhaleyi Fesat ve Görevi Kötüye kullanma davaları açıldı.İkisinde de suç tarihi aynı 28/10/2010.
Görevi Kötüye kullanma davası Yargıtayca bozuldu ve İhaleye fesat dosyası ile birleşmesi kararı alındı.
Daha sonra bu davalar İlk açılan Görevi Kötüye kullanma dosyasında birleşti.
Bu durumda Görevi Kötüye kullanma suçu zaman aşımı durumuna geliyor.
Birleşen Dosya da zaman aşımı durumu ne olacak?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :298, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Ahmet Küçük, Tarih : 16-10-2020 18:58
Merhaba

davalı vekili olduğum bir menfi tespit davasında davacı taraf verilen kesin sürede harcı ikmal etmediği için davanın harçlar kanunu 30 ve HMK 150 gereği açılmamış sayılmasına ve lehimize vekalet ücretine karar verildi.

(kararda menfi tespite ilişkin bir hüküm yok)

bu karardaki lehe vekalet ücretini kesinleşmeden icraya koymak mümkün mü?

bana göre bunun açılmamış sayılan başkaca herhangi bir davadan farkı yok ve vekalet ücreti icraya konu edilebilir.

YHGK'nın meşhur kararında menfi tespit davalarının ESASA İLİŞKİN bölümü kesinleşmeden ferilerinin icraya konu edilemeyeceğini söylüyor.
ama bizim olayımızda usul açısından bir karar verilmiş, yani YHGK kararında belirtildiği şekilde esasa ilişkin kesinleşmesinin beklenilmesini gerektiren bir durum yok diye düşünüyorum.

bu konudaki fikirlerinizi ve dayanak içtihatlarınızı bekler. saygılar sunarım.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :334, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07684207 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.