Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

5510 sayılı kanunun 81.m.(ı) bendi gereğince 5 puanlık indirim

Yanıt
Old 05-11-2012, 16:43   #61
avrecepefe

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan YILDIZ HUKUK
Dava açmak isteyen arkadaşlara yol gösterici olması için itirazın iptali dava dilekçe örneğimi ekledim umarım işinize yarar.

………………. NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE


DAVACI :

VEKİLİ :
DAVALI : …………….. BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Şanlıurfa Belediyesi/.Ş.Urfa

VEKİLİ :

HARCA ESAS
DAVA DEĞERİ : 52.970,09 TL

KONU : İtirazın iptali ile takibin devamına ve %40 dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebimiz hakkında.

İZAHI :

• Müvekkilimiz ile davalı idare arasında personel destek hizmet alımına ilişkin olarak iş akdi kurulmuştur.Söz konusu sözleşme çerçevesinde,müvekkilimizce idareye verilen hizmetin bedeli olan, hak edişlerden 25.10.2008 Tarihli Kamu İhale Genel Tebliği doğrultusunda %5 lik sigorta prim kesintisi yapılmıştır.
• Ancak söz konusu kesinti usul ve yasaya aykırı olup,hak edişlerden kesilen % 5 lik sigorta priminin iadesi için davalı idare aleyhine ………….İcra Müdürlüğü 2011/……. Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış ancak davalı idarece BORCA itiraz edilerek söz konusu takip durdurulmuştur.
• Yapılan itiraz haksız yersiz ve mesnetsiz olup iptali gerekmektedir.

ŞÖYLE Kİ :

A) KANUNA AYKIRI OLARAK KESİLEN PRİMİN İADESİ GEREKMEKTEDİR.

• Söz konusu KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE “ 5510 sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81.Maddesi (ı) bendinde,özel sektör işverenlerinin primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutar hazine karşılanacaktır” denilmiştir.
• Aynı tebliğin bir diğer bendinde ise, “506 sayılı kanun gereği işveren namına hazinece yapılan ödemeler,idare tarafından yüklenicinin hak edişlerinden kesilecektir” denilmektedir.
• Ancak söz konusu tebliğde, belirtilen hak ediş kesintileri 506 sayılı kanuna dayandırılmıştır.Oysa ki TEBLİĞİN YÜRÜRLÜLÜK TARİHİNDE 506 SAYILI KANUN YÜRÜRLÜKTE DEĞİLDİR.Sigortaya ilişkin olarak yürürlükte olan kanun 5510 sayılı kanun olup,kesintinin dayanağı olan ve yürürlükte olmayan 506 sayılı kanuna göre hak edişlerden kesinti yapılması açıkça kanuna aykırılıktır.Dolayısı ile gerek söz konusu tebliğ gerekse de dayandırılan yasa, yok hükmündedir.


B) GEREK 5510 SAYILI KANUNA GÖRE; GEREK 6111 SAYILI KANUNA GÖRE VE GEREKSE DE 2011/45 VE 2008/93 SAYILI GENELGELER ÇERÇEVESİNDE, PRİM DESTEĞİ KESİNTİSİNİN, YALNIZCA ÖZEL SEKTÖRCE YAPILABİLECEĞİ,DEVLET KURUMLARINCA KESİNTİ YAPILAMAYACAĞI HÜKÜM ALTINA ALINMIŞTIR.

• 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81.maddesinin 1.Fıkrasının (I) bendinde, “ Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz” denilmektedir.
• Yine 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Bazı Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Düzenlenen Kanunun 38.maddesinde de yukarıda ki husus açıkça ortaya konulmuştur.
• Ayrıca 2011/45 sayı ve 07.06.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta prim desteği düzenlemeleri hakkında ki GENELGE ile 13.11.2008 tarihli 2008/93 Sayılı İşveren Hissesinden 5 Puanlık indirim Hakkındaki GENELGE’de de yer aldığı üzere,BELEDİYELERİN 5 PUANLIK PRİM DESTEĞİNDEN YARARLANAMAYACAĞI,BU SEBEPLE KESİNTİ YAPAMAYACAKLARI,YASA KAPSAMINA GİREN İŞVERENLERİN YALNIZCA ÖZEL SEKTÖR İŞVERENLER OLDUĞU açıkça belirtilmiştir.
• Ancak icra takip dosyası incelendiğinde davalı belediyenin müvekkilimizin hak edişlerinden 5 puanlık kesinti yaptığı ve ilgili yasalar çerçevesinde iade talebimize olumlu yanıt vermediği ve haksız olarak icra takibine de itiraz ettiği görülecektir.

C) SÖZ KONUSU KESİNTİLER, KAMU İHALE KURUMUNUN GENEL TEBLİĞİNE GÖRE YAPILMAKTA OLUP,ANCAK SÖZ KONUSU HUSUSLARI DÜZENLEME YETKİSİ KAMU İHALE KURUMUNA AİT DEĞİLDİR.

• 5 puanlık prim destek kesintisini düzenleyen , 25.10.2008 Tarihli Kamu İhale Genel Tebliği KAMU İHALE KURUMUNCA yayınlanmış ve uygulamaya konulmuştur.
• Oysa ki söz konusu kesintilere ilişkin olarak KAMU İHALE KURUMUNUN böyle bir düzenleme yetkisi bulunmamaktadır.Söz konusu düzenlemeler ancak 5510 SAYILI KANUNUN (I) bendinde de belirtildiği üzere,MALİYE BAKANLIĞI,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI VE HAZİNE MÜŞTEŞARLIĞI tarafından yapılabilmektedir.
• Düzenleme yetkisi bulunmayan bir kurum tarafından yayınlanan genelge doğrultusunda hak edişlerden 5 puanlık kesinti yapılması işlemi dolayısı ile usul ve yasaya aykırıdır.

D) USUL VE YASAYA AYKIRI OLARAK YAPILAN PRİM DESTEĞİ KESİNTİLERİNE İLİŞKİN EMSAL DAVALAR BULUNMAKTADIR.

• İcra takip dosyasına da sunduğumuz üzere,Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/79 E. 2010/1800 K.sayılı kararında da görüleceği üzere,5510 sayılı Kanun çerçevesinde hak edişlerden yapılan %5 lik kesintinin iadesine karar verilmiş ve söz konusu karar YARGITAY 3.H.D. 2010/18601 E. 2010/21062 K. Sayılı kararı ile de ONANMIŞTIR.

E) DAVACI TARAFIN HAKEDİŞE KARŞI İTİRAZ OLMADIĞI VE KABUL EDİLMİŞ SAYILACAĞI VE YİNE ZAMANAŞIMI İTİRAZLARI DA HAKSIZDIR.

• Yukarıda da izah ettiğimiz üzere,söz konusu kesintiler,5510 ve 6111 sayılı kanunlar üzerinde ki yeni düzenlemeler ile ortadan kaldırılmış olup,bu sebeple evvelce hak edişlerden yapılan kesintilere itiraz edilmesi mümkün değildir.Söz konusu iade talebimiz kanunda ki yeni yasal düzenlemeler çerçevesinde gerçekleşmiştir.Dolayısı ile gerek sebepsiz zenginleşme sebebiyle zamanaşımı itirazının, gerekse de hak edişleri kabullenişe yönelik itirazların tarafımızca kabulü mümkün değildir.
• Yukarıda açıkladığımız nedenler ile haksız ve yersiz olarak yapılan icra takibine itirazın iptali için iş bu davayı açmak zarureti hasıl olmuştur.

TALEP VE SONUÇ :
Yukarıda izah ettiğimiz üzere,
1- Davalı idarece haksız,yersiz ve mesnetsiz olarak yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA,
2- % 40 dan az olmamak kaydıyla İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE,
3- Yargılama giderleri ile ÜCRETİ VEKALETİN karşı tarafa YÜKLETİLMESİNE,
4- Karar verilmesini bilvekale saygılarımızla arz ve talep ederiz.26.09.2011


Sayın Yıldız Hukuk,
Bu konuda görevli mahkemelerin hangi mahkemeler olduğu yönünde bir tartışma var. Tarafımızca Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış ancak İş mahkemelerinin görevli olduğuna dair verilen görevsizlik kararları mevcut. Dolayısıyla görev yönünden tartışmayı giderecek Yargıtay Kararlarına ihtiyaç duymaktayım. Saygılarımla...
Old 05-11-2012, 19:56   #62
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avrecepefe
...İş mahkemelerinin görevli olduğuna dair verilen görevsizlik kararları mevcut...

Yargıtay 3 HD, 19.04.2012 T., E: 2012/6219, K: 2012/10690: "Dava dilekçesinde 7.489.74 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı Şirket vekili; 5510 sayılı Kanunun 81.maddesi ile 506 sayılı Kanun uyarınca Hazine tarafından karşılanan prim tutarının davalı kurum tarafından hakedişlerinden haksız ve yersiz kesildiğini ileri sürerek 7.489,74 TL alacağın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, 5510 sayılı Kanunun 81.maddesi uyarınca yapılan kesintiye ilişkin uyuşmazlığın aynı yasanın 101. maddesine göre iş mahkemesinde çözülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 5510 sayılı Kanunun 101. maddesi bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini hükme bağlamıştır.

5510 sayılı Kanunun 81.maddesinde, Kanun gereğince alınacak sigorta prim oranları ile Devlet Katkısı düzenlenmiş olup, maddenin ( 1 ) bendinde; özel sektör işverenlerinin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutar ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresi içerisinde ödemeleri ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması halinde; Kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının ( a ) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının ( a ) bendine göre malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık 5510 Sayılı Yasa uyarınca işverene sağlanan Devlet katkısının idarece ihale ile belirlenen hizmet bedeli ödenirken istihkaktan kesilip kesilmeyeceği noktasındadır. O halde taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle SGK davada taraf olmadığı gibi, yüklenici tarafından hazineye karşı açılmış da değildir.

Şu halde, davaya bakmakla görevli olan mahkemenin genel hükümlere göre Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmeksizin, iş mahkemesi görevli kabul edilerek dava dilekçesinin bu yönden reddi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."

Saygılar...
Old 05-11-2012, 22:28   #63
Av. Özer

 
Varsayılan

Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”

Alacak davasına ilişkin olarak sağlık bakanlığı aleyhine açmış olduğumuz davayı ilamlı icraya konu ettik. ancak bakanlık 6352 sayılı yasanın 58. maddesi uyarınca icra hukukta takibin iptalini istedi ve doysa üzerinden takibin iptaline karar verildi.

açıklama:Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.” hükmü gereği davacı vekili önce ilamı bakanlığa banka hesap numarası ile göndermesi gerekirdi diye

Ancak bu düzenleme sadece idare mahkemesi kararları için değilmiydi?

Eklenen madde zaten İYUK'a eklenmiş dolayısıyla icra kanununa eklenmediğinden her türlü mahkeme kararını kapsıyor mu

o halde icra vekalet ücretlerini almakda hayal oldu desenize
Old 10-11-2012, 08:39   #64
avrecepefe

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan YILDIZ HUKUK
Dava açmak isteyen arkadaşlara yol gösterici olması için itirazın iptali dava dilekçe örneğimi ekledim umarım işinize yarar.

………………. NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE


DAVACI :

VEKİLİ :
DAVALI : …………….. BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Şanlıurfa Belediyesi/.Ş.Urfa

VEKİLİ :

HARCA ESAS
DAVA DEĞERİ : 52.970,09 TL

KONU : İtirazın iptali ile takibin devamına ve %40 dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebimiz hakkında.

İZAHI :

• Müvekkilimiz ile davalı idare arasında personel destek hizmet alımına ilişkin olarak iş akdi kurulmuştur.Söz konusu sözleşme çerçevesinde,müvekkilimizce idareye verilen hizmetin bedeli olan, hak edişlerden 25.10.2008 Tarihli Kamu İhale Genel Tebliği doğrultusunda %5 lik sigorta prim kesintisi yapılmıştır.
• Ancak söz konusu kesinti usul ve yasaya aykırı olup,hak edişlerden kesilen % 5 lik sigorta priminin iadesi için davalı idare aleyhine ………….İcra Müdürlüğü 2011/……. Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış ancak davalı idarece BORCA itiraz edilerek söz konusu takip durdurulmuştur.
• Yapılan itiraz haksız yersiz ve mesnetsiz olup iptali gerekmektedir.

ŞÖYLE Kİ :

A) KANUNA AYKIRI OLARAK KESİLEN PRİMİN İADESİ GEREKMEKTEDİR.

• Söz konusu KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE “ 5510 sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81.Maddesi (ı) bendinde,özel sektör işverenlerinin primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutar hazine karşılanacaktır” denilmiştir.
• Aynı tebliğin bir diğer bendinde ise, “506 sayılı kanun gereği işveren namına hazinece yapılan ödemeler,idare tarafından yüklenicinin hak edişlerinden kesilecektir” denilmektedir.
• Ancak söz konusu tebliğde, belirtilen hak ediş kesintileri 506 sayılı kanuna dayandırılmıştır.Oysa ki TEBLİĞİN YÜRÜRLÜLÜK TARİHİNDE 506 SAYILI KANUN YÜRÜRLÜKTE DEĞİLDİR.Sigortaya ilişkin olarak yürürlükte olan kanun 5510 sayılı kanun olup,kesintinin dayanağı olan ve yürürlükte olmayan 506 sayılı kanuna göre hak edişlerden kesinti yapılması açıkça kanuna aykırılıktır.Dolayısı ile gerek söz konusu tebliğ gerekse de dayandırılan yasa, yok hükmündedir.


B) GEREK 5510 SAYILI KANUNA GÖRE; GEREK 6111 SAYILI KANUNA GÖRE VE GEREKSE DE 2011/45 VE 2008/93 SAYILI GENELGELER ÇERÇEVESİNDE, PRİM DESTEĞİ KESİNTİSİNİN, YALNIZCA ÖZEL SEKTÖRCE YAPILABİLECEĞİ,DEVLET KURUMLARINCA KESİNTİ YAPILAMAYACAĞI HÜKÜM ALTINA ALINMIŞTIR.

• 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81.maddesinin 1.Fıkrasının (I) bendinde, “ Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz” denilmektedir.
• Yine 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Bazı Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Düzenlenen Kanunun 38.maddesinde de yukarıda ki husus açıkça ortaya konulmuştur.
• Ayrıca 2011/45 sayı ve 07.06.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta prim desteği düzenlemeleri hakkında ki GENELGE ile 13.11.2008 tarihli 2008/93 Sayılı İşveren Hissesinden 5 Puanlık indirim Hakkındaki GENELGE’de de yer aldığı üzere,BELEDİYELERİN 5 PUANLIK PRİM DESTEĞİNDEN YARARLANAMAYACAĞI,BU SEBEPLE KESİNTİ YAPAMAYACAKLARI,YASA KAPSAMINA GİREN İŞVERENLERİN YALNIZCA ÖZEL SEKTÖR İŞVERENLER OLDUĞU açıkça belirtilmiştir.
• Ancak icra takip dosyası incelendiğinde davalı belediyenin müvekkilimizin hak edişlerinden 5 puanlık kesinti yaptığı ve ilgili yasalar çerçevesinde iade talebimize olumlu yanıt vermediği ve haksız olarak icra takibine de itiraz ettiği görülecektir.

C) SÖZ KONUSU KESİNTİLER, KAMU İHALE KURUMUNUN GENEL TEBLİĞİNE GÖRE YAPILMAKTA OLUP,ANCAK SÖZ KONUSU HUSUSLARI DÜZENLEME YETKİSİ KAMU İHALE KURUMUNA AİT DEĞİLDİR.

• 5 puanlık prim destek kesintisini düzenleyen , 25.10.2008 Tarihli Kamu İhale Genel Tebliği KAMU İHALE KURUMUNCA yayınlanmış ve uygulamaya konulmuştur.
• Oysa ki söz konusu kesintilere ilişkin olarak KAMU İHALE KURUMUNUN böyle bir düzenleme yetkisi bulunmamaktadır.Söz konusu düzenlemeler ancak 5510 SAYILI KANUNUN (I) bendinde de belirtildiği üzere,MALİYE BAKANLIĞI,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI VE HAZİNE MÜŞTEŞARLIĞI tarafından yapılabilmektedir.
• Düzenleme yetkisi bulunmayan bir kurum tarafından yayınlanan genelge doğrultusunda hak edişlerden 5 puanlık kesinti yapılması işlemi dolayısı ile usul ve yasaya aykırıdır.

D) USUL VE YASAYA AYKIRI OLARAK YAPILAN PRİM DESTEĞİ KESİNTİLERİNE İLİŞKİN EMSAL DAVALAR BULUNMAKTADIR.

• İcra takip dosyasına da sunduğumuz üzere,Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/79 E. 2010/1800 K.sayılı kararında da görüleceği üzere,5510 sayılı Kanun çerçevesinde hak edişlerden yapılan %5 lik kesintinin iadesine karar verilmiş ve söz konusu karar YARGITAY 3.H.D. 2010/18601 E. 2010/21062 K. Sayılı kararı ile de ONANMIŞTIR.

E) DAVACI TARAFIN HAKEDİŞE KARŞI İTİRAZ OLMADIĞI VE KABUL EDİLMİŞ SAYILACAĞI VE YİNE ZAMANAŞIMI İTİRAZLARI DA HAKSIZDIR.

• Yukarıda da izah ettiğimiz üzere,söz konusu kesintiler,5510 ve 6111 sayılı kanunlar üzerinde ki yeni düzenlemeler ile ortadan kaldırılmış olup,bu sebeple evvelce hak edişlerden yapılan kesintilere itiraz edilmesi mümkün değildir.Söz konusu iade talebimiz kanunda ki yeni yasal düzenlemeler çerçevesinde gerçekleşmiştir.Dolayısı ile gerek sebepsiz zenginleşme sebebiyle zamanaşımı itirazının, gerekse de hak edişleri kabullenişe yönelik itirazların tarafımızca kabulü mümkün değildir.
• Yukarıda açıkladığımız nedenler ile haksız ve yersiz olarak yapılan icra takibine itirazın iptali için iş bu davayı açmak zarureti hasıl olmuştur.

TALEP VE SONUÇ :
Yukarıda izah ettiğimiz üzere,
1- Davalı idarece haksız,yersiz ve mesnetsiz olarak yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA,
2- % 40 dan az olmamak kaydıyla İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE,
3- Yargılama giderleri ile ÜCRETİ VEKALETİN karşı tarafa YÜKLETİLMESİNE,
4- Karar verilmesini bilvekale saygılarımızla arz ve talep ederiz.26.09.2011

Sayın Yıldız Hukuk,
İhtirazi kayıt konulmadan kabul edilen ödemeler için de alacak davası açılabileceğine ilişkin bir Yargı Kararı var mı acaba?
Old 20-11-2012, 15:14   #65
Pandekt

 
Varsayılan

Sayın Av.Recep Bey,
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi , davalı tarafından eksik ifa ile ödeme yapıldığından ihtirazi kayıt ileri sürülmesine gerek olmadığına dair rapor yönünde hüküm kurmuş.
Old 20-11-2012, 16:09   #66
üye7160

 
Varsayılan

Arkadaşlar dosyalarımın çoğu karara bağlandı ve bugüne dek aleyhte bir karar almadım.yukarıda tartıştığımız itirazi kayıt ve 2008 öncesi alacaklar vs. hususlarda dahil olmak üzere mahkemece hiç biri dikkate alınmaksızın kararlar verildi.bilgilerinize..
Old 23-11-2012, 10:34   #67
avrecepefe

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Pandekt
Sayın Av.Recep Bey,
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi , davalı tarafından eksik ifa ile ödeme yapıldığından ihtirazi kayıt ileri sürülmesine gerek olmadığına dair rapor yönünde hüküm kurmuş.

Bu yönde elinizde bir döküman var mı acaba.
Old 23-11-2012, 11:49   #68
Pandekt

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avrecepefe
Bu yönde elinizde bir döküman var mı acaba.

Recep Bey, Bursa 1. Ticaretin kararı var ben de, buraya nasıl yüklenir bilemiyorum, mail adresinizi gönderirseniz seve seve yollarım.
Old 23-11-2012, 15:07   #69
criminal

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avrecepefe
Sayın Yıldız Hukuk,
İhtirazi kayıt konulmadan kabul edilen ödemeler için de alacak davası açılabileceğine ilişkin bir Yargı Kararı var mı acaba?

Müvekkil İhtirazi kayıt koymadan kesinti yapılmasına muvafakat etmişti.Buna rağmen lehimize karar verildi.Kararlar şaşırtıcı bir şekilde 1,5 aylık bir sürede de Yargıtayca onandı.
Old 23-11-2012, 16:54   #70
avrecepefe

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Pandekt
Recep Bey, Bursa 1. Ticaretin kararı var ben de, buraya nasıl yüklenir bilemiyorum, mail adresinizi gönderirseniz seve seve yollarım.
Sayın Pandekt,
mail adresim aşağıdaki gibidir. İlginiz için müteşekkirim. Saygılarımla...
avrecepefe@yahoo.com
Old 23-11-2012, 16:56   #71
avrecepefe

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan criminal
Müvekkil İhtirazi kayıt koymadan kesinti yapılmasına muvafakat etmişti.Buna rağmen lehimize karar verildi.Kararlar şaşırtıcı bir şekilde 1,5 aylık bir sürede de Yargıtayca onandı.

Sayın Criminal,
Bu manada kararlardan bir ikisini buraya ekleyebilirseniz hepimize yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. Saygılar...
Old 26-11-2012, 15:49   #72
Av.Bülent Özkan

 
Varsayılan

Arkadaşlar;

Kamuya karşı açılan bu tip davalarda sorun yok.

Peki örneğin X taşeron, Y üst işveren Şti'ye böyle bir dava açsa lehe sonuçlanır mı?

Bu şekilde karar çıkarabilen var mı?
Old 26-11-2012, 15:53   #73
üye7160

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Bülent Özkan
Arkadaşlar;

Kamuya karşı açılan bu tip davalarda sorun yok.

Peki örneğin X taşeron, Y üst işveren Şti'ye böyle bir dava açsa lehe sonuçlanır mı?

Bu şekilde karar çıkarabilen var mı?

konumuz İDARENİN YASAYA GÖRE HAKEDİŞ KESİNTİSİ YAPAMAMASI üstad.Yani özel sektör işverene tanınan hakkı idarenin kullanmış olması

alt yada üst iş veren özel sektörse zaten, hakedişi alan kimse destekten yararlanan o olur yada şöyle diyelim kim sigorta primini yatırıyor?
Old 26-11-2012, 17:37   #74
Av.Bülent Özkan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan YILDIZ HUKUK
konumuz İDARENİN YASAYA GÖRE HAKEDİŞ KESİNTİSİ YAPAMAMASI üstad.Yani özel sektör işverene tanınan hakkı idarenin kullanmış olması

alt yada üst iş veren özel sektörse zaten, hakedişi alan kimse destekten yararlanan o olur yada şöyle diyelim kim sigorta primini yatırıyor?


Üstad;

İdareye karşı verilen % 5 kararlarının bir mantığı var. Özü şu ki; İDARE BİR ELİ İLE VERİP (% 5 PRİM TEŞVİKİ) , ÖBÜR ELİ İLE VERDİĞİNİ (% 5 PRİM TEŞVİKİN VAR HAK EDİŞİNDEN KESERİM) GERİ ALAMAZ. Yani bir yandan senin yerine % 5 primi hazine ödeyecek deyip, bir yandan da senin yerine ödeyeceğim dediği şeyi kesinti şeklinde geri alma olayı.Sonuçta idare (hazine) hiçbir şey ödememiş oluyor.

Ancak işçiyi doğrudan çalıştıran yani primi ödeyen taşeron da şöyle diyor: Kanun % 5'lik prim teşvikini sadece BANA BİR HAK OLARAK VERMİŞ. Benim üst işverenim bu prim teşvikinden yararlanamaz. (Onların mantığı bu. ben öyle düşünmüyorum)

Mesele de bu. Şu an böyle bir dava yürütüyoruz. Kazanırsak kararı paylaşırız. Önemli olan şu ki; dava olumlu sonuçlanırsa kapitalizmin göz bebeği mega şirketler ve özellikle gıcık beslediğim bankalar ağır darbe alır.

Selamlar.
Old 24-01-2013, 18:10   #75
Engin YILMAZ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan criminal
Müvekkil İhtirazi kayıt koymadan kesinti yapılmasına muvafakat etmişti.Buna rağmen lehimize karar verildi.Kararlar şaşırtıcı bir şekilde 1,5 aylık bir sürede de Yargıtayca onandı.

Kararın bir örneğini yahut, numarasını paylaşırsanız çok yardımcı olmuş olursunuz.
Old 06-02-2013, 14:35   #76
av.elfida

 
Varsayılan

Öncelikle merhaba. bu konu ile ilgili yazışmalarınızı okudum. ben bir kurumda avukatım ve bana sigorta primlerinin idare tarafından kesilebileceğine özellikle Av. Özer'in de belirttiği gibi 25.10.2008 tarihli tebliğden sonra yapılan sözleşmeler bakımından kesintinin yerinde olduğu ve herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın hak ediş raporunu imzalayan işverenin bu talep hakkını yitireceğine ilişkin karar lazım. yarın duruşmam var ve bilirkişi raporu da aleyhimize geldi. bizim sözleşmelerimiz tebliğden sonra imzalanmış ve işveren ihtirazi kayıtsız raporları imzalamış. beni tek kurtarabilecek durum bu. eğer elinizde bu konuda yerel mahkeme veya yargıtay kararı hatta bilirkişi raporu varsa lütfen paylaşır mısınız. zamanım çok az. teşekkür ederim şimdiden.
Old 12-02-2013, 09:52   #77
consono

 
Varsayılan

% 5 lik hazine teşviki ile ilgili olarak kurum lehine Yargıtay kararı

Ayrıca bazı firmalar bu kesintilere kendi kestikleri faturada yer veriyorlar.. Daha sonra resen kesinti yapıldığı iddiasıyla Mahkemeye başvuruyorlar.. Kendi iradeleri ile faturaya yansıttıkları kesinti için resen kesinti yapıldığı iddiası varsa bu noktaya dikkat etmek gerekli..




Alıntı:
T.c. YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Esas :2011/16187
Karar: 2012/8386

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davamn reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan üç ayrı sözleşme ile davacının üstlendiği işleri yapıp, fatura keserek hakedişlerini aldığını, ancak davalı kurumca yapılan %5 tutarında prim indirimi kesintisinin davacıya ödenmediğini iddia ederek, davacının hakedişinden kesilen 22.895,36 TL'nin primlerin davalı kuruma ödendiği tarihlerden, bü mümkün değilse 17.5.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu üç ayrı ihaleyi müvekkilinin açtığım, davacının bu ihaleleri kazanıp, üç sözleşme imzaladığını, davacının sözleşme içeriğinde bulunan yükümlülüklere uymayı taahhüt ettiğini ve sözleşmedeki taahhütlerin davacıya bağlanması gerektiğini, dava konusu kesintilerin Kamu İhale Genel Tebliğine göre yapıldığım, bu mevzuatın iptali için davanın Kamu İhale Kurumu aleyhine açılması gerektiğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu kesintilerin idari işlem olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiğini, dava konusu işlemlerin sözleşmedeki kabul ve taahhütlere ve sözleşmelerde belirtilen mevzuata aykırı olmadığını, davacı yüklenicinin başta kabul ettiği taahhütlerden bilahare vazgeçmesine dair kanuni dayanak bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacı firma ile davalı arasında değişen tarihlerde üç ayrı sözleşme imzalanıp, davacmın, davalıya temizlik hizmeti verdiği, sözleşme gereğince davacıya hakedişlerinin ödendiği %5 prim kesintisi yapılarak ödeme yapıldığı, sözleşme imzalanırken hizmet alımlarına tip sözleşmenin kullanıldığı Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 12. maddesi gereğince davacının Kamu İhale Kurumu Genel Tebliğine uymayı kabul ettiği, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan sözleşme ve ihale dokümanlarının davacı yükleniciyi bağlayacağı, davacının tebliğin yasaya aykırı olduğu iddiasının, tarafların serbest iradeleriyle imzaladıkları sözleşme hükümleri karşısında nazara alınamayacağı, %5'lik prim kesintisinin davacıya iadesi halinde davacının sebepsiz olarak zenginleşeceği, %5'lik sigorta priminin ihale sözleşmesinin fiyat farkı hesabına dahil edilmesinin yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 12-02-2013, 10:02   #78
Pandekt

 
Varsayılan

Sayın consono, bu yargıtay ilamına ilişkin yerel mahkeme ilamı mevcut ise, onu da ekleyebilir misiniz acaba?
Old 12-02-2013, 10:15   #79
consono

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Pandekt
Sayın consono, bu yargıtay ilamına ilişkin yerel mahkeme ilamı mevcut ise, onu da ekleyebilir misiniz acaba?

T.C. SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

ESAS - KARAR

2011/526 - 2011/654


Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı şirketin davalı ile 15.04.2010 tarihli genel temizlik hizmeti sözleşmesini akdettiğini ve 19.04.2010 tarihinden 31.05.2010 tarihine kadar davalının adresinde temizlik işlerini üstlendiğini, taraflar arasmda bundan sonra 08.06.2010 tarihli ve 11.06.2010 tarihli iki ayrı sözleşme daha imzalandığını ve temizlik işlerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davalınm üç ayrı sözleşme için belirtilen tarihler arasında müvekkiline hakediş ödemelerini yaptığını ancak davalı kurumca yapılan % 5 tutarındaki pirim indirimi kesintisinin davacıya ödenmediğini, % 5 pirim indirimlerinin iade edilmesinin talep edilmesine rağmen davalının bu taleplerini kabul etmediğini iddia ederek; 22.895,36 TL nin pirimlerin davalı kuruma ödendiği tarihten, bu mümkün değilse 17.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili duruşmada dilekçesini tekrar ederken, davalı vekili cevap dilekçesiyle müvekkilinin davaya konu üç ayrı ihaleyi açtığını, davacının bu ihaleleri kazanıp sözleşmeleri imzaladığını, sözleşmedeki taahhütlerin davacıyı bağlaması gerektiğini, bütün kamu ihalelerinin Kamu İhale Kurumunun gözetim ve denetimi altında yapılması nedeniyle husumetin kendilerine düşmediğini, İdari Yargı'nın görevli olduğunu, kesintinin Kamu ihale Genel Tebliğine göre yapılması nedeniyle yasaya aykırı bir durum bulunmadığını taraflar arasında imzalanan sözleşmede ihale dokümanında yer alan hükümlerinin esas alınacağının kararlaştınldığını, yapılan işlemin sözleşmeye ve hizmet işleri genel şartnamesinde atıfta bulunan Kamu İhale Genel Tebliğinin amir hükümlerine uygun olduğunu, davalıcın bu belgeleri bilerek sözleşmeyi imzaladığını, pirim kesintisi yapılmaması halinde davacımn sebepsiz zenginleşeceğini iddia ederek, davanın zaman aşımı, husumet, görev ve esas bakımından reddini talep etmiştir.
Taraf vekillerinin dilekçelerine ekli sözleşmeler, kesintiler, hesap döküm cetvelleri ve diğer belgeler incelenmiş, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ve Kamu ihale Kurumu Genel Tebliği tetkik edilmiş ve bilirkişiden rapor alınmıştır.
Yapılan yargılamaya, taraf vekillerinin iddialarına, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye, Hizmet işleri Genel Şartnamesine, Kamu İhale Kurumu Genel Tebliğine, bilirkişi raporuna ve oluşan vicdani kanıya göre; davacı firma ile davalı arasında değişen tarihlerde üç ayrı sözleşme imzalanıp davacının davalıya temizlik hizmeti verdiği, sözleşme gereğince davacıya hakedişlerinin ödendiği, % 5 pirim kesintisi yapılarak ödeme yapıldığı, sözleşme imzalanırken hizmet alımlarına ait Tip sözleşmenin kullanıldığı, Hizmet işleri Genel Şartnamesinin 12 nci maddesi gereğince davacının Kamu İhale Kurumu Genel Tebliğine uyması kabul ettiği, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan sözleşme ve ihale dokümanlannın davacı yükleniciyi bağlayacağı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, davacının tebliğin yasaya aykırı olduğu iddiasının, tarafların serbest iradeleriyle imzaladıkları sözleşme hükümleri karşısında nazara alınamayacağı, % 5 ' lik pirim kesintisinin davacıya iadesi halinde davacının sebepsiz olarak zenginleşeceği % 5 ' lik sigorta piriminin, ihale sözleşmesinin fiyat farkı hesabına dahil edilmesinin yasaya uygun olduğu bu itibarla davanın sübut bulmadığı kanaatine varılarak davanm reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,İlişkin,Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2011
Old 12-02-2013, 19:00   #80
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın consono,

Davada vekildiniz sanırım? Öyle ise:

Karara konu davada, 4734 S.K. m.3'e binaen istisna tutulan bir işin söz konusu olduğunu; taraflar arasındaki sözleşmede bir kısım ihale mevzuatının ek yapılarak davacı tarafından bu mevzuata uyma taahhüdünde bulunulduğu ve Yargıtay 19 HD'nin de olayı özel hukuk sözleşmesi+sözleşme serbestisi çerçevesinde değerlendirdiğini anlıyorum. Doğru mudur acaba?

Karar için ayrıca teşekkürler...

Saygılar...
Old 13-02-2013, 06:55   #81
consono

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nevra Öksüz
Sayın consono,

Davada vekildiniz sanırım? Öyle ise:

Karara konu davada, 4734 S.K. m.3'e binaen istisna tutulan bir işin söz konusu olduğunu; taraflar arasındaki sözleşmede bir kısım ihale mevzuatının ek yapılarak davacı tarafından bu mevzuata uyma taahhüdünde bulunulduğu ve Yargıtay 19 HD'nin de olayı özel hukuk sözleşmesi+sözleşme serbestisi çerçevesinde değerlendirdiğini anlıyorum. Doğru mudur acaba?

Karar için ayrıca teşekkürler...

Saygılar...

Sayın Nevra Öksüz

Davada vekildim.. Davaya konu iş bir istisna işi ve savunmamızın temelini bahsettiğiniz şekilde ihale dökümanlarını imzalarken yüklenicinin sözleşme, şartname ve bunlarla ilgili tüm mevzuata uyma taahhüdünde bulunmasına dayandırdik.. İhale dökümanlarındada bu işveren payının kime ait olduğu açıkça yazılı.. Yani yüklenici bunu baştan kabul etmiş.. Bilirkişi raporuda lehimizeydi.. Yargıtayda bu olaya özel hukuk sözleşmesi+sözleşme çerçevesinde değerlendirdi..
Old 17-02-2013, 23:21   #82
oguzhand0

 
Önemli

Merhaba değerli meslektaşlarım.

Sorum esastan ziyade daha çok usule ilişkin.

Açacağımız takip müvekkil şirketin aldığı hastane temizlik ihalesi ile ilgili.

Şu an açacağımız takipte husumeti "A hastanesine izafeten T.C Sağlık Bakanlığı" na mı yönelteyim yoksa doğrudan "T.C. Sağlık Bakanlığı" na mı yoksa "İl sağlık Müdürlüğü" ne mi yöneltmeliyim?

Ve tebligatı ilgili hastaneye mi ilgili hastanenin olduğu yerdeki il sağlık müdürlüğüne mi yoksa Ankara' ya mı(bakanlık merkezi) göndermeliyim?

Sorumun biraz aciliyeti bulunmaktadır, önemle cevaplarınızı bekliyorum.

Saygılarımla
Old 12-04-2013, 16:52   #83
Av.Nihat Arslan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Özer
Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”

Alacak davasına ilişkin olarak sağlık bakanlığı aleyhine açmış olduğumuz davayı ilamlı icraya konu ettik. ancak bakanlık 6352 sayılı yasanın 58. maddesi uyarınca icra hukukta takibin iptalini istedi ve doysa üzerinden takibin iptaline karar verildi.

açıklama:Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.” hükmü gereği davacı vekili önce ilamı bakanlığa banka hesap numarası ile göndermesi gerekirdi diye

Ancak bu düzenleme sadece idare mahkemesi kararları için değilmiydi?

Eklenen madde zaten İYUK'a eklenmiş dolayısıyla icra kanununa eklenmediğinden her türlü mahkeme kararını kapsıyor mu

o halde icra vekalet ücretlerini almakda hayal oldu desenize

İYUK taki ekleme Adliye Mahkemeleri için geçerli değil Yargıtay kararı var.
Old 26-04-2013, 16:25   #84
Av.Nihat Arslan

 
Varsayılan

Arkadaşlar tebliğden sonraki yani 25.10.2008 tarihinden sonra yapılmış sözleşmelrin durumu ile ilgili yeni karar var mı ?
Old 06-05-2013, 11:09   #85
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Aynı konuda elimde bulunan bir dosyaya ilişkin olarak sitemiz üyesi Sn Yıldız Hukuk’un başlangıçtaki yardımları ve katkısı ile yaptığım ilk derece mahkemesi kararları ve içtihatlar üzerindeki kısa araştırmamda vardığım sonucu paylaşmak istiyorum. (Umarım dosya numaralarını verirken hata yapmamışımdır).
Hakedişlerden kesilen (%5' lik kısmın ) iadesi davalarında Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/526 E. sayılı dosyasında "Davanın Reddine" ilişkin verdiği kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi' nce sözleşme serbestisi ekseninde değerlendirilip 2011/16187 E. 2012/8386 K. Sayı ile 27.05.2012 tarihinde onanmasına karşılık (her somut olayın kendine has özellikler taşıması unutulmasa da) aksi yöndeki (davanın kabulüne ilişkin) mahkeme kararları Yargıtay 3, 11. ve 13. Hukuk Dairelerince (Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/79 E. Sayılı dosyasında verilen kabul kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nce 2010/18601 E. Dosyasında 21.12.2010 tarihinde, Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nin 2009/193 E. Sayılı dosyasında verilen kabul kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nce 2012/11240 E. Dosyasında 05.10.2012 tarihinde , Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nin 2011/8 E. Sayılı dosyasında verilen kabul kararı da Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nce 2012/6681 E. sayılı dosyasında 28.05.2012 tarihinde verilen kararlarla ) onanmıştır. Ancak 3 ve 19. Hukuk Dairesi’nin içtihatlar dışında diğer iki içtihadın metinlerine şimdilik ulaşamadım. Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesinin kararını onayan 13.Hukuk Dairesi, davalı tarafın karar düzeltme isteğini de 2012/18196 E. 2012/23547 K. Sayı ile 17.10.2012 tarihinde reddetmiştir.
Bozmaya ilişkin bir içtihada ulaşılması yönünde içtihada ulaşan meslektaşlarım bu verileri de burada paylaşırlarsa bu konuda daha somut bir katkı sağlanır diye düşünüyorum.
Old 09-05-2013, 11:23   #86
avrecepefe

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.H.Sancar KARACA
Aynı konuda elimde bulunan bir dosyaya ilişkin olarak sitemiz üyesi Sn Yıldız Hukuk’un başlangıçtaki yardımları ve katkısı ile yaptığım ilk derece mahkemesi kararları ve içtihatlar üzerindeki kısa araştırmamda vardığım sonucu paylaşmak istiyorum. (Umarım dosya numaralarını verirken hata yapmamışımdır).
Hakedişlerden kesilen (%5' lik kısmın ) iadesi davalarında Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/526 E. sayılı dosyasında "Davanın Reddine" ilişkin verdiği kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi' nce sözleşme serbestisi ekseninde değerlendirilip 2011/16187 E. 2012/8386 K. Sayı ile 27.05.2012 tarihinde onanmasına karşılık (her somut olayın kendine has özellikler taşıması unutulmasa da) aksi yöndeki (davanın kabulüne ilişkin) mahkeme kararları Yargıtay 3, 11. ve 13. Hukuk Dairelerince (Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/79 E. Sayılı dosyasında verilen kabul kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nce 2010/18601 E. Dosyasında 21.12.2010 tarihinde, Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nin 2009/193 E. Sayılı dosyasında verilen kabul kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nce 2012/11240 E. Dosyasında 05.10.2012 tarihinde , Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nin 2011/8 E. Sayılı dosyasında verilen kabul kararı da Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nce 2012/6681 E. sayılı dosyasında 28.05.2012 tarihinde verilen kararlarla ) onanmıştır. Ancak 3 ve 19. Hukuk Dairesi’nin içtihatlar dışında diğer iki içtihadın metinlerine şimdilik ulaşamadım. Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesinin kararını onayan 13.Hukuk Dairesi, davalı tarafın karar düzeltme isteğini de 2012/18196 E. 2012/23547 K. Sayı ile 17.10.2012 tarihinde reddetmiştir.
Bozmaya ilişkin bir içtihada ulaşılması yönünde içtihada ulaşan meslektaşlarım bu verileri de burada paylaşırlarsa bu konuda daha somut bir katkı sağlanır diye düşünüyorum.

Konuya ilişkin içtihatlara ulaşıldığında sitemizde paylaşılırsa herkese yararlı olacağı kanaatindeyim. Saygılarımla.
Old 10-05-2013, 09:21   #87
üye7160

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avrecepefe
Konuya ilişkin içtihatlara ulaşıldığında sitemizde paylaşılırsa herkese yararlı olacağı kanaatindeyim. Saygılarımla.

Bugüne kadar açtığım davaların yarısı neticelendi ve lehe kararlar aldık,(aleyhte kararımız yok çok şükür )
Bazı kararları icra inkar tazminatına hükmedilmediği için temyiz ettim,
İdare de her halükarda temyiz ediyor.
Sanırım bir çok lehe içtihatımız olacak.Yargıtaydan dönen her kararı paylaşacağım.Dileyen olursa Yerel Mahkeme kararlarından yada bilirkişi raporlarından gönderebilirim
Old 10-05-2013, 09:47   #88
Av.Nihat Arslan

 
Varsayılan

İdare vekili olarak temyiz ettiğim kararlardan idare lehine hususlar çıkacağına inanıyorum. Özellikle 25.10.2008 tarihinden sonra yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak.
Old 10-05-2013, 10:00   #89
üye7160

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nihat Arslan
İdare vekili olarak temyiz ettiğim kararlardan idare lehine hususlar çıkacağına inanıyorum. Özellikle 25.10.2008 tarihinden sonra yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak.

Yargıtay bu hususta kararını vermiş ,
19 HD. 2010/11526 2011/6133 E.
Old 10-05-2013, 10:01   #90
üye7160

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY

19.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/11526
Karar: 2011/6133
Karar Tarihi: 04.05.2011


İTİRAZIN İPTALİ DAVASI - DAVALININ ZAMANAŞIMI İTİRAZININ YERİNDE OLMADIĞI - TAKİP ÖNCESİ DAVALININ TEMERRÜDE DÜŞÜRÜLMEDİĞİ - DAVANIN KISMEN KABULÜ - HÜKMÜN ONANMASI

ÖZET: Davacının ihtirazi kayıt altında icra takip tarihine kadar yapılan kesinti toplamının …. TL olarak tespit edildiği, takip öncesi davalının temerrüde düşürülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, takibe yönelik itirazın ….. TL asıl alacak üzerinden iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

(5510 S. K. m. 81) (818 S. K. m. 125)

Taraflar arasındaki İtirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 31.08.2007 tarihinde imzalanmış GPRS ile endeks okuma sözleşmesi ve 07.09.2007 tarihli ihbarname dağıtımı, enerji kesme - açma - hizmetlerine ilişkin sözleşme gereğince ticari ilişki bulunduğunu, 5510 Sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (i) bendi hükmüne göre, maliye hazinesinin belli şartları taşıyan iş verenlerin bir kısım sigorta primlerinden iş veren hissesine ait olan kısmının beş puanlık bölümünü desteklediğini, bu destekleme primi gereğince müvekkili şirketin hizmet verdiği bölgelerde sigorta prim ödemelerinden bir kısmını ödemediğini, davacı tarafından 25.10.2008 tarihinde yayınlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin 4. maddesini gerekçe göstererek, müvekkili şirketin hazineden aldığı destekleme primlerinin iadesini ve bundan sonra da ödenmeyeceğinin bildirildiğini, oysa dayanak tebliğin Geçici 1. maddesine göre bu tebliğin ilan edildiği tarihten önceki işleri kapsamasına rağmen davalı yanca önceki prim desteklerini taksitle keserek yeni tahakkuklarda da aylık olarak kesinti yaptığını, müvekkilinin istihkaklarından haksız yere kesilen 23.708.84 TL' nin tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, 25.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren Tebliğin 4. madde hükmü gereği, 506 sayılı kanun uyarınca işveren nam ve hesabına hazinece yapılacak ödemelerde dikkate alınmak suretiyle hazinece karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesileceğinin öngörüldüğünü, kesintinin doğru olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalının zamanaşımı itirazının BK'nun 125.maddesi hükmü gereğince yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme tarihlerinin 31.08.2007 ve 07.09.2007 olup, Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik yapılmasına Dair Tebliğin Geçici 1. maddesine göre, bu tebliğin yürürlüğe girdiği 25.10.2008 tarihinden önce ihale edilen işlerde o tarihte yürürlükte olan tebliğ hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü, davacının ihtirazi kayıt altında icra takip tarihine kadar yapılan kesinti toplamının 11.062.17 TL olarak tespit edildiği, takip öncesi davalının temerrüde düşürülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, takibe yönelik itirazın 11.062.17 TL asıl alacak üzerinden iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 Sayılı Kanunun 2.Maddesi İle Değişik 42.M. Uygulaması Av.Elif Dinçeroğlu Anayasa ve İdare Hukuku Çalışma Grubu 3 10-11-2010 12:45
5510 Sayılı Kanun-Yapılandırma Av.Olcay Pehlivanlıoğlu Meslektaşların Soruları 0 24-09-2010 17:28
Harçlar kanunu 4 sayılı tarife 13/c bendi-her nevi cins ve kayıt tashihi harcı Av.Adem Eyidoğan Meslektaşların Soruları 0 24-08-2009 14:15
5510 sayılı Sigorta Kanunu mağduriyeti n_plak Meslektaşların Soruları 0 21-04-2009 18:42
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR KANUNU burak2000 Meslektaşların Soruları 0 27-11-2006 13:55


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07615900 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.