Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Mahkeme Duruşma Listelerinin Vahim Hali...

Yanıt
Old 16-09-2010, 16:15   #1
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan Mahkeme Duruşma Listelerinin Vahim Hali...

Sayın meslektaşlarım,

Mahkemlerde her gün duruşmalar yapılıyor, bu duruşmalarda ise ne yazık ki her dava için en fazla 5 dakika zaman ayrılıyor. Ne biz avukatlar derdimizi anlatacak fırsat buabiliyoruz, ne de hakim davaya hazırlanabiliyor. Yargılama, olması gerektiği gibi maalesef yürütülemiyor.

Buna çözüm üretmek çok mu zor? Adaleti gerçek manada sağlayamayan ülkelerin, gelişmesi, güçlenmesi imkansızdır. Bunu sade vatandaştan Cumhurbaşkanına kadar herkes bildiği halde nedense hiç bir çözüm üretilmiyor. Artık buna da bir çözüm bulunmalıdır..!

Bu alanda çözüm önerileri üzerinde tartışmak, görüş alış verişinde bulunmak istiyorum.

Bence en kolay çözüm yolu tek hakimli mahkemelerin kısa vadede en az iki hakim, heyet halinde çalışan üç hakimli mahkemelerin ise ilk etapta en az 6 hakim ile çalışması, tek hakimli mahkemelerde hakimlerin dosyaları tek çift şeklinde bu iki hakim arasında tevzi edilerek ayrı günlerde duruşmalara çıkmak suretiyle, heyet halinde ise aynı yöntemle dosyalara tevzii edilerek ayrı günlerde duruşmalara girmek suretiyle bulunabilir.

Hakim Savcı açığı var diye itiraz edilmesi de bence artık yetersiz bir itirazdır. İş sıkıntısı çeken on binlerce genç hukukçu var. Çok kolay bir şekilde bu sorun çözülebilir.

Adalet Bakanlığının Maliyeye sağladığı harçlar, fazlasıyla bu masrafı kaldırmaya yeter de artar bile...

Bu konuda sizler ne düşünürsünüz? Çözüm önerileriniz neler olabilir?
Old 16-09-2010, 16:44   #2
seyyare

 
Varsayılan

mesleğe yeni başladığımda Ankara 19. Asliyece Ceza Mahkemesinde saat 09.03 duruşmam vardı, geç kalmayayım diyerek koştur koştur adliyeye gittiğimde duruşma listesinde, duruşmaların saat 08.45 de başladığını ve her dakikaya bir duruşma verildiğini ve hakimin daha gelmediğini görünce ağlasammı gülsemmi karar verememmiştim. O günlerden 5 dakika aralıklı duruşmaya gelebilmek bile bir başarıdır sanırım,

Neticeten bence de hakimn sayısı artırılarak dosya yükü azaltılmalı ve daha çok gün duruşma yapmaları saplanmalı diye düşünüyorum. Bize yazık olduğu kadar saatlerce orada beklemek zorunda olan mübaşir ve katibe de yazık....
Old 16-09-2010, 18:53   #3
ncoban

 
Varsayılan

ben bugün bu konu ile ilgili olarak neredeyse ağlayacaktım sinirimden.Ağır Ceza Mahkemesinde saat 09.05'te duruşmam vardı ve acil bir tapu işlemi için de saat 13.30'da bulundupum yere 1 saat uzaklıkta bir ilçeye gitmem gerekiyordu.Peki duruşmalar saat kaçta başladı dersiniz 10.30,benim 09.05'teki duruşmam kaçta görüldü 12.45,peki 13.30'da olmam gereken tapu dairesine kaçta yetişebildim 14.00'te.Ben ağlamayayım da kimler ağlasın Bence her ilde en azından merkezde her isimde mahkemenin kurulması ve iş yükünün en azından bu şekilde paylaştırılması gerekiyor.Mesela bizim buradaki Asliye Hukuk Mahkemesi kendi işinin yanı sıra ayrıca Aile,Tüketici ve Ticaret Mahkemelerine de bakıyor.Sadece Asliye Hukuk'un bile iş yükü yeterince ağırken hakim haklı olarak 4 mahkemeye birden nasıl yetişsin?
Old 17-09-2010, 08:33   #4
JACELYN

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım bence Türk Adli Yargısında ( hukuk mahkemeleri için söylüyorum tabii ceza hariç ) duruşma müessesesi çok fuzuli. Belli bazı davalar hariç ( tanık dinlenebilen iş davaları , boşanma davaları v.s ) duruşmalarda dilekçemizi tekrar etmekten başka ne yapıyoruz. Bence HMUK da İYUK gibi düzenlenmeli ve asıl olan dosyaların duruşmasız olarak görülmesidir. Bence girdiğimiz duruşmaların çok önemli bir kısmı gereksiz ve zaman kaybı.
Old 17-09-2010, 09:32   #5
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan JACELYN
Sayın meslektaşlarım bence Türk Adli Yargısında ( hukuk mahkemeleri için söylüyorum tabii ceza hariç ) duruşma müessesesi çok fuzuli. Belli bazı davalar hariç ( tanık dinlenebilen iş davaları , boşanma davaları v.s ) duruşmalarda dilekçemizi tekrar etmekten başka ne yapıyoruz. Bence HMUK da İYUK gibi düzenlenmeli ve asıl olan dosyaların duruşmasız olarak görülmesidir. Bence girdiğimiz duruşmaların çok önemli bir kısmı gereksiz ve zaman kaybı.

Sayın meslektaşım,

Duruşmalara girdiğimiz, yani takip ettiğimiz halde yargılama yıllarca sürüyor.Bir de duruşmaların olmadığını düşünsenize... hiç bitmez.

Duruşmalarda konuşma imkanı bulamamamıızn en büyük nedeni listenin kabarık olması ve duruşma başına düşen sürenin saniyelerle ölçülmesindendir. Bu itibarla yargılamanın olması gerektiği şekilde geniş bir süre içinde olması ve her dosya için en az 30 dakika ayrılması gerekir. Gün içinde de en fazla 10 dosyanın duruşması yapılmalıdır. Böyle olduğu zaman rahat rahat herkes derdini anlatabilecek ve tutanaklar doğru dürüst tutulacak, hakimler neyi yargıladığını bilecek, yapılması gerekenler sağlıklı bir şekilde ara kararına bağlanacak ve davalar daha hızlı sonuçlanacaktır. Bunu sağlamak istendikten sonra çok da zor değil.
Old 17-09-2010, 10:18   #6
Av.Tuğba Y.G.

 
Varsayılan

Syn Dikici;
Ayrı günlerde (tek/çift)mahkeme görülmesi için o ayrı günlerde duruşma salonlarının boş olması gerekir.Eğer Kadastro mahkemesi Asliye Ceza Mahkemesi salonunda duruşma olmadığı günlerde kurulabiliyorsa,İş Mahkemesi Asliye Hukuk Mahkemesinin duruşmasının olmadığı günlerde kurulabiliyorsa,1. ve 2. Sulh Hukuk mahkemeleri aynı duruşma salonunda farklı günlerde görülüyorsa,üstüne bir de aynı mahkemenin dosyalarını tek ve çift olarak ayrı günlere koymak için üstün yeteneklere sahip olmak gerekir diye düşünüyorum.Saygılarımla.
Old 17-09-2010, 10:42   #7
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Tuğba Y.G.
Syn Dikici;
Ayrı günlerde (tek/çift)mahkeme görülmesi için o ayrı günlerde duruşma salonlarının boş olması gerekir.Eğer Kadastro mahkemesi Asliye Ceza Mahkemesi salonunda duruşma olmadığı günlerde kurulabiliyorsa,İş Mahkemesi Asliye Hukuk Mahkemesinin duruşmasının olmadığı günlerde kurulabiliyorsa,1. ve 2. Sulh Hukuk mahkemeleri aynı duruşma salonunda farklı günlerde görülüyorsa,üstüne bir de aynı mahkemenin dosyalarını tek ve çift olarak ayrı günlere koymak için üstün yeteneklere sahip olmak gerekir diye düşünüyorum.Saygılarımla.

Sayın meslektaşım,

Dava yoğunluğu büyük şehirlerde daha fazla ve mesala İstanbul'da neredeyse her mahkemenin kendi duruşma salonları var. Kaldı ki bunlar aşılamayacak şeyler değil, yeter ki niyet olsun!

Sizin bulunduğunuz yerin adliyesi belli ki fiziki olarak yetersiz. Bu kadar harç toplayan Devlet, artık onu da bir zahmet yapsın!
Old 18-09-2010, 16:47   #8
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
her dosya için en az 30 dakika ayrılması gerekir. Gün içinde de en fazla 10 dosyanın duruşması yapılmalıdır.

Saim Bey ne yaptınız?

Bu hesaba göre kaç hakim daha alınmalı sizce.
Old 18-09-2010, 17:01   #9
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Saim Bey ne yaptınız?

Bu hesaba göre kaç hakim daha alınmalı sizce.

Kaç tane alınması gerekiyorsa alnmalıdır.
Old 18-09-2010, 17:34   #10
halit pamuk

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
Sayın meslektaşım,

Duruşmalara girdiğimiz, yani takip ettiğimiz halde yargılama yıllarca sürüyor.Bir de duruşmaların olmadığını düşünsenize... hiç bitmez.

Duruşmalarda konuşma imkanı bulamamamıızn en büyük nedeni listenin kabarık olması ve duruşma başına düşen sürenin saniyelerle ölçülmesindendir. Bu itibarla yargılamanın olması gerektiği şekilde geniş bir süre içinde olması ve her dosya için en az 30 dakika ayrılması gerekir. Gün içinde de en fazla 10 dosyanın duruşması yapılmalıdır. Böyle olduğu zaman rahat rahat herkes derdini anlatabilecek ve tutanaklar doğru dürüst tutulacak, hakimler neyi yargıladığını bilecek, yapılması gerekenler sağlıklı bir şekilde ara kararına bağlanacak ve davalar daha hızlı sonuçlanacaktır. Bunu sağlamak istendikten sonra çok da zor değil.

Türkiye'de yargılama bir celsede bitmiyor, uzuyor da uzuyor. Çoğu müzekkere cevabı bekliyor.

30 dakikaka ayrılacak dosyalar var, 5 dakika ayrılacak dosyalar var. Bazı dosyalarda zaten seri dosyalar...

Dosyaları önemine,niteliğine ve bulunduğu aşmaya göre gün ve zaman vermek gerekiyor. Mesela tanık dinlenecek olan dosyaları ayırmak onlar arasına en 30 dakika veriliebilir. Maalesef bunlara hiç dikkat edilmiyor...
Old 20-09-2010, 12:06   #11
ncoban

 
Varsayılan

Bugünküolayı sizinle paylaşmak istiyorum.Asliye Hukuk mahkemesi'nin asıl hakimi izinde yerine başka bir hakim bakıyor.Duruşma saatleri saat dokuzdan itibaren verilmeye başlandığı için bütün avukatlat en geç saat dokuz buçukta hazır olup duruşmanınbaşlamasını bekliyorlar.İnanın duruşma saat 11'de başladı,bir duruşma en az yarım saat sürüyor ve saat 11'de başlamış olmasına rağman hakim saat yarımda 1 saat da yemek molası verdi.Şehir dışında hususi Asiye Hukuk Mahkemesi kaleminde iş yapmak için gelen meslektaşlarımız halen bekliyor çünkü katiplerin biri doğum izninde,biri hasta biri de duruşmada olduğundan dolayı kalem kapalı.Bugün duruşması olan toplam 50 tane duruşma dosyası var ve şu saat itibari ile hakim bey daha 4 tane dosyayı bitirebildi.Adliyede bütün avukatlar sinir krizi geçiriyor.
Old 20-09-2010, 13:53   #12
Emre Can

 
Varsayılan

Adliyeye gittiğimde ilk dikkatimi çeken şeylerden biride o olmuştu.Normal olarak bir insan şöyle birşey bekliyor:

1.Dava 10.30
2.Dava 11.15
3.Dava 12.00
..

Ben listeye baktığımda tüm davaların 10.30 da başladığını görünce şaşırmıştım bu nasıl oluyor diye.Ama misal geçen gün bir avukat hanım 4 tanığın dinlenmesini istedi kimse hakkında yorum yapmak istemem ama bu tanıkların hiçbirinin ciddiyetle alakası yoktu hele bir tanesi davada olmayan birinin tanıklığını yapınca hakim sinirlendi ve 4 kişinin dinlenmesi 10 dakikayı geçmedi.Başka bir davada da yaşlı bir teyze kendini ifade etmekte zorlanınca celse beklenenden uzun sürdü.Neyin ne kadar süreceği belli olmuyor.Tabi ki bu avukatlar açısından sıkıntılı bir durum saat 10.30 yazan bir davanın saat 3'e doğru görüldüğüne şahit oldum.Bu konuda birşeyler yapılmalı kesinlikle
Old 23-09-2010, 14:18   #13
libra

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici

Buna çözüm üretmek çok mu zor? Adaleti gerçek manada sağlayamayan ülkelerin, gelişmesi, güçlenmesi imkansızdır. Bunu sade vatandaştan Cumhurbaşkanına kadar herkes bildiği halde nedense hiç bir çözüm üretilmiyor. Artık buna da bir çözüm bulunmalıdır..!

Bu alanda çözüm önerileri üzerinde tartışmak, görüş alış verişinde bulunmak istiyorum.



Sayın Dikici,

Öncelikle " teşbihte hata olmaz " deyiminden hareketle , halk arasında kullanılan bir sözü hatırlatmak istiyorum.

Deveye sormuşlar: Niye boynun eğri?
Deve cevap vermiş: Nerem doğru ki?

Bugün, gelişmekte olan(!) ülkemizde hangi alana bakarsak bakalım; sadece hukuk değil, başta eğitim, sağlık, ekonomi, siyaset şeklinde sayabileceğimiz pek çok alanda,
ne yazık ki, çözülmesi gereken birçok sorun olduğu, bilinen ve de bilinmesi gereken bir gerçek.

Herhangi bir sorunu çözebilmek için, öncelikle o sorunu çözmeyi istemek gerektiğini ve ülkemizdeki birçok sorunun çözülememesinin nedeninin de; yıllardır bu topluma sunulan bazen komiklik derecesinde olan uydurma bahanelerin aksine,
çözüm bulması gerekenlerin ne yazık ki görünürdekinin aksine, gerçek anlamda böyle bir isteklerinin bulunmaması olduğunu düşünüyorum.

( Bu düşüncemin,
hiçbir taraf ayırımı yapmaksızın, bu ülkede sorunlara çözüm bulmakla yükümlü olup da, bulmayanların tümü için olduğunu da gereksiz bir tartışma yaratmamak adına ayrıca belirtmek isterim ).

Yıllar önce avukatlık stajımı yaparken de avukatların şikayetine konu olan bu durumun,
günümüzde hala ve üstelik de artan boyutlarda devam ediyor olması gerçekten üzücü bir durum.

Bana göre çözüm (istenirse elbette!): bir an önce hakim sayısını arttırmak, sayın Suat Ergin'e verdiğiniz cevapta da belirttiğiniz gibi, kaç tane hakim gerekiyorsa almak ve bu sayede
(hemen aklıma gelen);

"hakimlerin iş yükünü azaltarak inceledikleri dosyalara daha fazla zaman ayırmalarını ve daha sağlıklı kararlar vermelerini sağlamak,
avukatların bu konudaki haklı şikayetlerini ortadan kaldırarak, yapmaları gereken şekilde savunma yapabilmelerine
ve zamanlarını planladıkları şekilde kullanmalarına olanak tanımak,
işsiz hukukçulara iş olanağı yaratmak,
tüm bunlara bağlı olarak da yargılamayı hızlandırarak adalet dağıtımındaki gecikmelerin önüne geçmek ve en önemlisi de toplumda adalete olan inancı kuvvetlendirmek"

gibi, bırakın bir taşla iki kuş vurmayı, bir sürü kuş vurmaktır.

Birçok sıkıntı içinde mesleğini yapmakta olan tüm hukukçu arkadaşlara kolaylıklar dilerim.


Old 23-09-2010, 14:55   #14
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan libra


Sayın Dikici,

Öncelikle " teşbihte hata olmaz " deyiminden hareketle , halk arasında kullanılan bir sözü hatırlatmak istiyorum.

Deveye sormuşlar: Niye boynun eğri?
Deve cevap vermiş: Nerem doğru ki?

Bugün, gelişmekte olan(!) ülkemizde hangi alana bakarsak bakalım; sadece hukuk değil, başta eğitim, sağlık, ekonomi, siyaset şeklinde sayabileceğimiz pek çok alanda,
ne yazık ki, çözülmesi gereken birçok sorun olduğu, bilinen ve de bilinmesi gereken bir gerçek.

Herhangi bir sorunu çözebilmek için, öncelikle o sorunu çözmeyi istemek gerektiğini ve ülkemizdeki birçok sorunun çözülememesinin nedeninin de; yıllardır bu topluma sunulan bazen komiklik derecesinde olan uydurma bahanelerin aksine,
çözüm bulması gerekenlerin ne yazık ki görünürdekinin aksine, gerçek anlamda böyle bir isteklerinin bulunmaması olduğunu düşünüyorum.

( Bu düşüncemin,
hiçbir taraf ayırımı yapmaksızın, bu ülkede sorunlara çözüm bulmakla yükümlü olup da, bulmayanların tümü için olduğunu da gereksiz bir tartışma yaratmamak adına ayrıca belirtmek isterim ).

Yıllar önce avukatlık stajımı yaparken de avukatların şikayetine konu olan bu durumun,
günümüzde hala ve üstelik de artan boyutlarda devam ediyor olması gerçekten üzücü bir durum.

Bana göre çözüm (istenirse elbette!): bir an önce hakim sayısını arttırmak, sayın Suat Ergin'e verdiğiniz cevapta da belirttiğiniz gibi, kaç tane hakim gerekiyorsa almak ve bu sayede
(hemen aklıma gelen);

"hakimlerin iş yükünü azaltarak inceledikleri dosyalara daha fazla zaman ayırmalarını ve daha sağlıklı kararlar vermelerini sağlamak,
avukatların bu konudaki haklı şikayetlerini ortadan kaldırarak, yapmaları gereken şekilde savunma yapabilmelerine
ve zamanlarını planladıkları şekilde kullanmalarına olanak tanımak,
işsiz hukukçulara iş olanağı yaratmak,
tüm bunlara bağlı olarak da yargılamayı hızlandırarak adalet dağıtımındaki gecikmelerin önüne geçmek ve en önemlisi de toplumda adalete olan inancı kuvvetlendirmek"

gibi, bırakın bir taşla iki kuş vurmayı, bir sürü kuş vurmaktır.

Birçok sıkıntı içinde mesleğini yapmakta olan tüm hukukçu arkadaşlara kolaylıklar dilerim.



Evet, belirttiğiniz gibi yapması gerekenler yapmıyor.

Ama biz hukukçuların da istemesi, bıkmadan istemesi gerekmez mi?

Sırf duruşmaların amacına hizmet etmemesi nedeniyle, "konuşmak, konuyu anlatmak" imkanına sahip olmamamız nedeniyle duruşmalara girmek istemediğimiz de bir gerçek değil mi?

Daha geçen gün bir duruşmada Hakim, çocuğunu okula bırakıp, koşa koşa duruşmaya yetişmek için tık nefes kalmıştı. Çok üzüldüm.

Gelir gelmez, bekleyenlerden özür dileyip, durumu izah ettikten hemen sonra duruşmaya başladı. Listeye baktım 60 civarında duruşma vardı. Ben ikinci sıradaydım. Duruşmaya girdik, söz verdi; anlatmaya başladığımız o an; "avukat bey, rica etsem siz doğrudan yazdırır mısınız? Zaman yetişmiyecek... " dedi.

Biz taraf vekilleri söyleyeceklerimizi zabıt katibine hızlı hızlı söyleyerek, yazdırdıktan sonra, karşılıklı söyleyeceklerimizi de "sırada bekleyeneler var, lütfen acele edelim dediği için... söyleyemeden" hızlı hızlı duruşmadan çıktık.

Burada ciddi bir sorun yok mudur? Duurşmanın amacı yargılamanın sağlıklı yapılmasını sağlamak değil midir? Laf ola beri gele duruşma olur mu hiç!?

Maalesef hailimiz bu! Hakime ne diyebiliriz, avukata ne diyebiliriz... Ben kendi adıma itiraf etmeliyim, günde 60 duruşmayı tamamlayamam... O gücü kendimde göremiyorum.

Her yönü ile sıkıntı var...
Old 24-09-2010, 12:26   #15
emrahcevik

 
Varsayılan

sorunun çözümü personel sayısının artırılmasında. çünkü sorun basit bir sorun.

ülkemizde yargılama uzun sürüyor. bunun en önemli nedeni celse aralarının uzun olması. senede 2 duruşma yaparsanız dava 5 sene de sürer 10 sene de.

hukuk davalarının ortalama 7-8 celsede bittiğini görüyoruz. normalde bu da uzun. ama sistem buna izin veriyor. her celse arası 1 ay olsa en fazla 8 ayda davalar bitecek. ama celse araları 3 - 4 aya çıkınca durum iiçinden çıkılmaz bir hal alıyor.

örneğin hakim savcı sayısı 2 veya 3 katına çıkarılsa -ki çok kolay çıkarılabilir- sürelerle ilgili şikayetlerimizin yerini daha başka ve mantıklı şikayetler alacak.

böyle bir durumda en azından süre yönünden hizmet kalitesi artmış olacaktır.

şimdiki sistemde hepimiz davacı filmindeki kemal sunal'ın türevleri konumundayız.
Old 26-09-2010, 12:52   #16
av.metinmso

 
Varsayılan

Tarafların kötü niyetli biçimde uzatmaya yönelik hareketleri mi dersiniz, müzekkere yazılan kurumların vurdumduymaz biçimde bu yazılara cevap vermemeleri ve de bu nedenle neredeyse hiçbir sorumluluk üstlenmemeleri mi dersiniz, zavallı hakimlerin yüzlerce dosya içerisinde boğulmaları mı dersiniz?

Ağlamalarımdan sonra çözüme yönelik fikirlerime gelirsem, ilk etapta tabii ki personel ve mahkeme sayılarının artırılması gelecektir. Yargılamadan alınan harçların tamamı yargıya harcansa yeterli olur gibi geliyor bana tam rakamlar hakkında bir bilgim olmasa da. Kaldı ki, yetersiz bile olsa, bir ülkede yargı düzgün olmadıktan sonra (eğitim ile beraber) neyin düzgün olmasını bekleyebiliriz ki? Bu sebeptendir yargının kendi harçları yetse de yetmese de, bu sistemin işler hale getirilmesi tam anlamıyla farzdır..

Kim yapacaksa?
Old 26-09-2010, 14:41   #17
halit pamuk

 
Varsayılan

Geçenlerde hakim bir arkadaşla konuyu tartıştım. Burada bahsettiğim şekilde ona da anlattım (ki bu hakim buna titizlikle uymaya çalışan bir hakim). Davaları önemine göre ayırmak ve ona göre duruşma günü ve saati verilmesi gerektiğinş söyledim.

Ancak haklı olarak söylediği gibi buna uyulmamasında avukatların rolü olduğu inkar edilemez. Tam buna uyan bir liste hazırlanır avukat saatli mazaret gönderir. Haydi herşey bozuldu...

Bunun en iyi çözümü duruşmaların tek celsede (ya da olabilecek en az celsede) bitmesi için tüm önlemlerin alınmasıdır. Duruşma öncesi, delil toplama vb tüm hazırlıkların duruşma öncesi bitmesi sağlanmalı ve son vuruşla davalar karara bağlanmalıdır, bir şekilde ama bilmiyorum nasıl!
Old 26-09-2010, 15:05   #18
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Adnan Koray
Geçenlerde hakim bir arkadaşla konuyu tartıştım. Burada bahsettiğim şekilde ona da anlattım (ki bu hakim buna titizlikle uymaya çalışan bir hakim). Davaları önemine göre ayırmak ve ona göre duruşma günü ve saati verilmesi gerektiğinş söyledim.

Ancak haklı olarak söylediği gibi buna uyulmamasında avukatların rolü olduğu inkar edilemez. Tam buna uyan bir liste hazırlanır avukat saatli mazaret gönderir. Haydi herşey bozuldu...

Bunun en iyi çözümü duruşmaların tek celsede (ya da olabilecek en az celsede) bitmesi için tüm önlemlerin alınmasıdır. Duruşma öncesi, delil toplama vb tüm hazırlıkların duruşma öncesi bitmesi sağlanmalı ve son vuruşla davalar karara bağlanmalıdır, bir şekilde ama bilmiyorum nasıl!

Adnan Bey,

Dosyalar için ayrım yapmadan asgari bir duruşma süresi belirlenir. Ve duruşma saatleri her dosya için önceden belirlenir. O süre bitmeden yenisine bakılmaz... Bu şekilde mazeret de gelse sorun olmaz... diye düşünüyorum.
Old 26-09-2010, 15:27   #19
halit pamuk

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
Adnan Bey,

Dosyalar için ayrım yapmadan asgari bir duruşma süresi belirlenir. Ve duruşma saatleri her dosya için önceden belirlenir. O süre bitmeden yenisine bakılmaz... Bu şekilde mazeret de gelse sorun olmaz... diye düşünüyorum.

Günde 5 duruşmaya bakarsanız dediğiniz gibi olur. Ancak, benin hesabım günde en az 50 dosyan varsa üzerinden. ))
Old 26-09-2010, 15:31   #20
halit pamuk

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
Adnan Bey,

Dosyalar için ayrım yapmadan asgari bir duruşma süresi belirlenir. Ve duruşma saatleri her dosya için önceden belirlenir. O süre bitmeden yenisine bakılmaz... Bu şekilde mazeret de gelse sorun olmaz... diye düşünüyorum.

yani şu mu?

Her davaya(dosyaya) kredi veriyorsunuz. Mesela 60 dakikalık kredi.. Nasıl harcarsan harca..
Old 26-09-2010, 15:34   #21
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Adnan Koray
yani şu mu?

Her davaya kredi veriyorsunuz. Mesela 60 dakikalık kredi.. Nasıl harcansan harca..

Ona kredi denir mi bilemiyorum... ama "avans" veriyoruz diyelim. ))

Mutlaka 30 veya 60 dakika sürecek diye bir kural olmamalı. Erken biterse erken biter, kalan sürede başka bir duruşma yapılmaz. Otuz veya altmış dakikadan uzun sürerse ertelenir. Zaten duruşma neden erteleniyor? İş, o duruşmada bitmediği için. )
Old 26-09-2010, 16:49   #22
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Adnan Koray
Günde 5 duruşmaya bakarsanız dediğiniz gibi olur. Ancak, benin hesabım günde en az 50 dosyan varsa üzerinden. ))

Bence hakim sayısı artırılırsa sorun çözülür.

Günde en fazla 10 duruşma olursa... Haftada ise en fazla 30 duruşma yapılırsa sorun çözülebilir. (belki)
Old 13-10-2011, 11:48   #23
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Kararlarını Türk Milleti adına veren mahkemelerin, belirledikleri saatte duruşma yapmaları beklenir. İnsan faktöründen ya da o an ortaya çıkan nedenlerden kaynaklanan gecikmeler olabilir elbette. Ancak duruşmanın belirlenen saatten çok sonra yapılması, hakimin duruşmaları gerçekçi olmayacak şekilde aynı saate ya da 1-5 dakika ara ile koymasından ya da duruşmalara geç başlamasından ileri geliyorsa, bunun makul karşılanması mümkün değildir. Bu, hem bekletilenlere saygısızlık, hem de görevi savsamadır.

Görevini gereği gibi yapmak, insanları boş yere bekletmemek isteyen bir hakim;
- Duruşma saatlerini belirlerken, davadaki taraf ve tanık sayısını, bunların o duruşmada dinlenip dinlenmeyeceğini ve yapılacak diğer işlemleri dikkate alır ve duruşmanın yaklaşık ne kadar sürebileceğini tahmin eder. Böylece bir sonraki duruşmanın saati daha gerçekçi biçimde belirlenir.
- Günün ilk duruşmasına belirlediği saatte başlar.
- Bir güne 40-50 duruşma koymak yerine (zira her duruşma 1 dakika uzasa, son duruşma 40-50 dakika gecikir), duruşma yapılan gün sayısını arttırarak günlük duruşma sayısını azaltır. Böylece dosyalara da daha vakıf olur.
Vb.
Old 13-10-2011, 15:44   #24
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Gece mahkemeleri kurulmalı...
Old 13-10-2011, 16:04   #25
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin
Gece mahkemeleri kurulmalı...

"Ekstern" de vardı ya... Fakültede...
Old 13-10-2011, 16:09   #26
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin
Gece mahkemeleri kurulmalı...

Sayın Metin,

Gece mahkemeleri dediniz, aklıma geldi...

İstanbul'da sabah 06.00'da trafik çok rahat, 06.30'da hareketlilik başlıyor, 07.00'dan itibaren kilitleniyor...

Duruşmalar 07.00'da başlasa nasıl olur?
Old 13-10-2011, 16:23   #27
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Sayın Dikici,

İnsanları ikili gruplara ayırır oldum, nicedir:

1)Sorun çıkaranlar
2)Sorun çözmeye çalışanlar...

1)Hayatı nasıl zorlaştırırım diye düşünenler
2)Hayatı nasıl kolaylaştırırım diye kafa yoranlar...

Ve dahası...

İşte HMK.
İşte Gider avansı...
İşte duruşmalar... Saatleri...

32 yıl önce... Üstadlarımız, "şu duruşmalar vaktinde başlasa, gereği gibi duruşma yapılsa" diyorlardı...
"Siz düzeltin" dediler...
Düzeltemedik!

Evet, şaka gibi de olsa... Gece mahkemeleri düşünülmeli.
Tahkikata kadar olan aşama... Gece mahkemelerinde...
(Evden izin alma sorunu yaşayanlara da bir olanak)

Hepimize kolay gelsin.
Old 13-10-2011, 16:25   #28
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin
Sayın Dikici,

İnsanları ikili gruplara ayırır oldum, nicedir:

1)Sorun çıkaranlar
2)Sorun çözmeye çalışanlar...


1)Hayatı nasıl zorlaştırırım diye düşünenler
2)Hayatı nasıl kolaylaştırırım diye kafa yoranlar...



Sayın Metin,

Bu konuda aynen sizin gibi düşünüyorum. Ben de sorun çıkaranlardan ve hayatı zorlaştıranardan kaçar oldum.

Alıntı:
(Evden izin alma sorunu yaşayanlara da bir olanak)

Yargıtay'da duruşmam var diyerek Antalya'ya giden üstadlarımız gibi mi?
Old 13-10-2011, 17:15   #29
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

bundan bir kaç gün önce asliye ticaret mahkemesinde duruşmam vardı... kim bilir kaç saat bekleyeceğim diye düşünerek gittim ki kolidorda mübaşir adımı haykırıyordu.. duruşma saatine bir kaç dakika vardı ve duruşmanın olduğu mahkemede bugüne kadar en az iki saat farkla dosyam alınmıştır... büyük bir şokla duruşmaya girdim ve çıktığımda listeye baktım... yanlış hatırlamıyorsam 15 civarında bir dosya vardı... ne güzel ne kadar az duruşma koymuşsunuz dedim mübaşire.. o da bi o kadar daha dosyamız vardı ama dosyalarımız bölündüğü için bizde artık az sayıda duruşma yapar olduk dedi... yani aslında bu sıkıntıya gördüğüm kadarıyla ticaret mahkemelerinde çözüm bulunmuş... uzunca bir sürede mevcut ticaret mahkemelerine dosya verilmeyecekmiş... yeni kurulan mahkemeler belli bir esasa ulaşana kadar...

yine bir kaç gün önce iş mahkemesinde duruşmam vardı.. listeye baktım ki ne göreyim 70 civarında dosya konulmuş beşer dakika ara ile...duruşmaya girip çıktıktan sonra işe dönmek aklıma bile gelmedi, evimin yolunu tuttum.... yeni iş mahkemeleri kurulacakmış ve onlar belli bir sayıya ulaşana kadar da mevcut mahkemelere dosya verilmeyecekmiş ama bunun iş mahkemelerinin ağır yükü karşısında çözüm olamayacağı dosyaların acilen bölünmesi bir mahkemeden birden fazla mahkeme çıkması gerektiği açıkça ortada..
Old 14-10-2011, 08:14   #30
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
Sayın Metin,

Gece mahkemeleri dediniz, aklıma geldi...

İstanbul'da sabah 06.00'da trafik çok rahat, 06.30'da hareketlilik başlıyor, 07.00'dan itibaren kilitleniyor...

Duruşmalar 07.00'da başlasa nasıl olur?

http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/...un-isigi-ayari

Bunu ben bile tahmin edememiştim.

Daha çok ve daha faydalı, üretici/yaratıcı çalışmalar içinse eğer, kesinlikle destekliyorum ve "hem yeter ve hem de evet" diyorum…
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Boşanma Davası Açılınca Duruşma Günü Ne zaman Belirlenir,Duruşma Ne Zaman Yapılır? konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 05-12-2007 15:15
zorunluluk hali var mı? brkmnks Hukuk Soruları 5 29-07-2007 16:03
Cezasızlık Hali melekis Ceza Hukuku Çalışma Grubu 4 13-12-2006 11:47
Adliyelerimizin Hali Ne Olacak? ali beyendi Hukuk Sohbetleri 6 18-07-2006 15:49


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08717990 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.