Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

devlet hastanesi iş kanunu kapsamında mıdır?alt işveren-asıl işveren

Yanıt
Old 09-08-2007, 10:56   #1
avukat erdoğan

 
Varsayılan devlet hastanesi iş kanunu kapsamında mıdır?alt işveren-asıl işveren

Merhaba,benim şöyle bir sorum olacak;

Bir devlet hastanesinde temizlik işleri taşeron firmaya verilmiş ve bu taşeron firma 2 ayda bir isim değiştirerek işçileri sürekli giriş çıkış yapmış göstermiş,bu durumda hastanenin içinde 20 yıldır çalışan işçiler emeklilikleri nedeniyle işten ayrılıp kıdem tazminatlarını istediklerinde taşeron firma 2 aydır kendileri bünyesinde çalıştıklarını söyleyerek işçilerin 20 yıllık kıdemlerini yok sayıyor.Bu durumda asıl işverenin alt işverenle bereber sorumlu olacağından yola çıkarak Devlet Hastanesine dava açabilir miyiz?Devlet Hastanesi İş Kanunu kapsamında işveren sıfatına sahip midir?Aksi takdirde taşeronların hangisine dava açmamız gerekir?
Old 09-08-2007, 11:10   #2
Av.Kemal

 
Varsayılan

ihale hastane başhekimliğince yapılmış olmalı,Hastane Baş Hekimliğine (Sağlık Bakanlığı'na izafeten) ve son ümvanı üzerinden taşeron firmaya, alt/üst işveren ilişkisi içersinde müşterek-müteselsilen dava açabilirsiniz.isim değişikliği önem arzetmez,Tic.Sic.Mem.dan isim değişiklikleri hususunda kayıtları isteyebilirsiniz.
başarılar
Old 09-08-2007, 11:35   #3
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Avukat Erdoğan

İş Kanunu'nun 2.maddesine göre Sayın Av.İsmail'in görüşüne katılıyorum ancak husumet konusunda aşağıdaki kararı da incelemenizde fayda var. Saygılarımla



YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2004/3888 K. 2005/469 T. 31.5.2005

• RESMİ KURUMUN SORUMLULUĞU ( Devlet Hastanesinin Sorumlu Olduğu Haksız Eylem Nedeniyle Açılacak Olan Davada Husumetin Sağlık Bakanlığı'na Yöneltilmesi Gereği )

• DAVANIN İLGİLİ BAKANLIĞA AÇILMASI ( Devlet Hastanesinin Sorumlu Olduğu Haksız Eylem )

• HUSUMET ( Devlet Hastanesinin Sorumlu Olduğu Haksız Eylem Nedeniyle Açılacak Olan Davanın Sağlık Bakanlığı'na Yöneltilmesi Gereği )

• DEVLET HASTANESİNİN SORUMLU OLDUĞU HAKSIZ EYLEM ( Açılacak Olan Davada Husumetin Sağlık Bakanlığı'na Yöneltilmesi Gereği )

1086/m.38

ÖZET : Devlet hastanesinin sorumlu olduğu haksız eylem nedeniyle açılacak olan davada husumetin Sağlık Bakanlığı'na yöneltilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 2 Hukuk Mahkemesince verilen 16.10.2003 tarih ve 2003.279-2003/930 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ara Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı işyerinde bulunan emtialarını üst kattan sızan sular nedeniyle uğradığı ( 3.046.000.000. TL ) hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalının olayda 8/8 oranında kusurlu bulunduğu, toplam zararın talepten fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı hazine vekili temyiz etmiştir.
1- Dava işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davanın. zarara neden olan Haksız fiil faili devlet hastanesi başhekimliğinin bağlı bulunduğu Sağlık Bakanlığı aleyhine açılması ve dava dilekçesinin hazine avukatına tebliği ile savunma hakkı tanınması gerekirken, "temsilcide hata" niteliğindeki bu yanlışlık giderilmeden başhekimlik çalışanına tebligat yapılarak yargılamanın dayalı tarafın yokluğunda görüşülüp sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, dayalı hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle dolayı, dayalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA. 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine. 31.05.2005 tarihinde oybirliğiyle karar v.erildi.
Alıntı : Kazancı İçtihat Bankası
Old 10-08-2007, 17:10   #4
Yılmaz Topcuk

 
Varsayılan

Sn. Erdoğan,

Kanaatimce, üst işveren sıfatıyla Devlet hastenisini sorumlu tutamazsınız. Devlet Hastenisi ile müteahhit temizlik şirketi arasındaki ilişkiyi iyi irdemek lâzım. İlişki, alt - üst işveren ilişkisi mi; yokta idare - müteahhit ilişkisi mi?. Devlet hastanesi 4857 sayılı yasa kapsamında bizatiği kendisi işçi çalıştırmıyor ise işveren vasfına haiz olmayacağından 'üst işveren' olarak da değerlendirilemez. Nitekin 4857 sayılı İş Kanunun 2/6 maddesinde aynen "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, üst işveren olarak sorumlu tutulabilmesi için öncelikle işveren olması gerekir. Hastane kendisi işçi çalıştırmadığına göre işveren de değildir. Ancak, hastane ile müteahhit arasında yapılan sözleşmelerini irdelenmesinde fayda olabilir. Sözleşmelerde, işçilerin ücretlerinin, sigortalarının takibi konusunda hastaneye yükümlülükler getirmiş olabilir..
Old 10-08-2007, 23:02   #5
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
9.Hukuk Dairesi
Esas: 2005/7190
Karar: 2005/35161
Karar Tarihi: 07.11.2005
ÖZET: (Bir Kısmı Yerel Mahkeme Kararından Alınmıştır) Yerel mahkemece; davacı, güvenlik hizmeti veren şirket elemanı olarak çalışmış olduğundan ve davalılar arasındaki sözleşmenin sona ermesini takiben işten çıkartıldığından ve bu çalışma şekline göre, davalılar arasında 4857 S.K.'nın 2.maddesinde öngörülen şekilde alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığından bahisle davacının işçilik alacaklarından davalı R. A.Ş.nin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Asıl işveren işçi alacaklarından sorumluluktan ancak işçilerin münhasıran kendi işyerinde çalıştırılmaması halinde kurtulabilir. Somut olayda böyle bir iddia ve delil bulunmamaktadır.
(4857 S. K. m. 2, 17, 41) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davac
ı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma parası ile hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olmadığı gerekçesiyle R. Transmisyon San. ve Tic. AŞ. hakkındaki davanın reddine karar verilmişse de, dosya içeriğinden davalılar arasında güvenlik hizmetleriyle ilgili olarak asıl işveren - alt işveren ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Güvenlik hizmetleri veren M. Ltd. Şti. nin dava dışı başka işverenlere de güvenlik hizmeti vermesi, davalılar arasında kurulan asıl işveren- alt işveren ilişkisini geçersiz kılmaz. Asıl işveren işçi alacaklarından sorumluluktan ancak işçilerin münhasıran kendi işyerinde çalıştırılmaması halinde kurtulabilir. Somut olayda böyle bir iddia ve delil bulunmamaktadır. Buna rağmen asıl işveren R. AŞ. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
asıl işveren-alt işveren yargıtay kararları Av.Elvan Akkaya İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Çalışma Grubu 16 04-09-2013 08:40
asıl işveren taşeron ilişkisi ersen Meslektaşların Soruları 5 15-04-2011 14:18
işveren vekili mustafaaladag Meslektaşların Soruları 19 03-12-2010 17:32
sözleşmenin hukuki mahiyeti- alt işveren, asıl işveren sorunu Fatma Çınar Meslektaşların Soruları 4 08-08-2007 15:22
TaŞeron,iŞveren Vekİlİ,İŞveren.... Deniz İpek Hukuk Soruları 2 24-07-2007 21:58


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04338408 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.