Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

İstanbul Barosu Ve Alman Vakiflari

Yanıt
Old 20-01-2003, 00:02   #1
levent öge

 
Varsayılan İstanbul Barosu Ve Alman Vakiflari

Değerli insan Hablebitoğlu nun vefatından sonra gündeme gelen bir soylenti var.
İstanbul Barosu eski yönetimi ,Alman vakiflarından parasal yardım alıyormuş
bunun doğru olacağini aklımın ucundan bile getirmek istemiyorum.
bu konuda bilgisi olan insanlar vede eski yöneticiler bu söylentileri cevaplandırırsa sevinirim
Old 21-01-2003, 00:53   #2
aytenagirdemir

 
Varsayılan

Sayın Levent Öge,

Ya bu sitede forum alanında yazdıklarınızı unuttunuz ya da konuyu yeniden gündeme getirmek için yeni bir şey duymuş gibi yaparak, bir kez daha insanları karalamak fırsatı yaratıyorsunuz kendinize. Bu davranışı meslek etiğine uygun bulmadığım gibi muhalif olma etiğine de uygun bir davranış olarak görmüyorum.

THS forum alanında, sayın Hykayar'nı legal casusluk ve benim Yücel Sayman'a destek yazılarımı hatırlayınız lütfen. Hatta Yücel Sayman'a destek yazımda bu konuyu gündeme getirmiştim ve siz de bu forum alanında Yücel Sayman'ı flu bir biçimde eleştirerek (soyut ifadelerle) tartışmaya katılmıştınız.

Hablemitoğlu' nun öldürülmesinden çok önce, Alman vakıfları yöneticileri, Bergama Köylüleri, avukat Senih Özay ve Yücel Sayman hakkında aynı dava ile Ankara 1 No.lu DGM'de tarihe geçecek bir iddianamede yer alan legal casusluk iddiasi ile dava açılmıştı. Davadan haberdar olmamanız için bu ülkede yaşamıyor ya da hiç gazete okumuyor olmanız gerekiyor.

Bu davada sadece İstanbul Barosu Başkanı değil, siyanürle altın aramaya karşı mücadele veren Bergamalı Köylüler ile avukatı Senih Özay ve Alman Vakıfları yöneticileri bu yardımları almak/vermek iddiasıyla yargılanıyorlar.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezi'nde görevli bir avukatım. Alman Vakıflarından birinin sponsorluğu ile, Uluslararası Hukukta Kadına Yönelik Cinsel Şiddete Karşılaştırmalı Hukukun Yaklaşımı isimli bir sempozyum yaptık. İşte o parasal yardımlar bütün meslektaşlarımızın katılımına açık sempozyumlara ( diğer merkezlerin yaptığı sempozyumların isimlerini tam olarak aktaramayacağım) gitti, eski baro yönetiminin cebine değil!!!
O zaman bu sempozyumları düzenleyen, bu sempozyumlara katılan, bu sempozyumlarda konuşmacı olan Öğretim görevlileri de suçlu. Bahsettiğiniz paralar, sempozyum giderlerine harcandı. Hatta o sempozyumun kitabı çıktı. Bu kitabı okuyanlar da bu suça iştirak etti. Savcının bu hususları gözden kaçırması tam olarak görevi ihmaldir!!! Adalet Eski Bakanı Sn Aysel Çelikel davanın açılmasından sonra (Adalet Bakanı iken) ben de bu sempozyuma (yukarıda bahsettiğim sempozyum) konuşmacı olarak katılmıştım, ben de mi suçluyum? şeklinde çok önemli bir soru sorarken davanın ciddiyetine bir gönderme yapıyordu zannedersem.

Lütfen, önce basını takip edelim, bilgi sahibi olalım ve insanları karalayacak böyle ciddi iddialarda bulunmadan önce, ince eleyip sık dokuyalım. Bilgi olmadan fikir sahibi olmayalım.

Dava hala devam etmekte. İnternetten 26 Aralık 2002 tarihli gazetelere gözatmanızı ayrıca THS Forum alanlarında yazmış olduğunuz eski mesajlarınıza şöyle bir bakmanızı tavsiye ederim.

Herkes önce kendi iddiasını ispatlamalı. Dedikodudan öte hiçbir anlam ifade etmeyen bu haberlerin İstanbul Barosu yönetimine bir cevap hakkı verdiğini hiç zannetmiyorum.

Yukarıdaki açıklamalarım bilgi sahibi olmayan kişilerin özellikle bu forumu takip eden hukukçu olmayan üyeleri aydınlatmak amacıyla yapılmıştır.

Herkese saygılar.
Old 24-01-2003, 22:13   #3
levent öge

 
Önemli

Sayın Ayten,hanım
Öncelikle yazımın tarafınızdan bir daha DİKKATLİCE okunmasını
öneriyorum.Yazım hiçbir artniyet taşimadan sırf bilgilendirilmem için sorulan bir sorudan ibarettir.
Hangi davranişimin ve beyanımın meslek etiğine uygun bulunup bulunulmadığını sizden de öğrenecek değilim.
Ayrıca "muhalif olma etiği " gibi bir kavramıda tarafınızdan öğrenmeken büyük mutluluk duydum.Şimdiye kadar boyle bir kavram ve söylem duymadığım gibi muhalif olmanin etik taraflarınında bulunduğunu tarafınızdan öğrenmiş bulunuyorum.
Ayrıca, meslek etiğine bu kadar önem veren bir meslektaşimin ,
meslek etiğine aykırı davranadağimi idddia ettiğiniz beni,bağli bulunduğum Baroya şikayet etmeniz gerekir kanısındayım.
Eğer beni şikayet etmesseniz sizinde meslek etiği anlayışiniz kendi çıkarlarınızla doğru orantılıdır.
Meslek etiği kavramı ,meslek onuru ve meslek ahlaki ile doğrudan ilgilidir.Eğer ben meslek ahlak ve onuruna yakişmayan bir beyanda bulunduysam bu ilkeleri savunan insanlar tarafından şikayet edilmem gerekir.Beni ikaz edicek olanda bağli bulunduğum Baro dur.
Meslek etiği kavramı doğrudan meslek ahlak ve onuru kavramını içerir.
ETİK:İnsanlar arasında ilişkilerin temelinde yer alan değerleri,ahlaki bakımdan iyi yada kötü ,doğru yada yanliş olanın niteliğini ve temellerini araştıran felsefe dalı.Belirli ahlak değerlerinden yada ilkelerinden oluşan sistemler yada kurumlar içinde bu ad kullanılır(Ana Britannica)
Gelelim konumuza:
Öncelikle sayın Hykayar vede sizin yazılarınızi gerçekden de hatırlamıyorum(inanın bu yazıyı yazarkende ne yazdınız diye bakmadım)
Ayrıca sayın Hablebitoğlu(rahmetli) katledilene kadar da adını bile duymamiştim.Vede Ülkemizde faliyet gösteren Alman vakıflarının
Ayrıca Ankara DGM de açılan davadanda gerçekden haberim yoktu.
Zaten bunun nedeninide siz belirtmişsiniz.
"Bu davadan haberdar olmamak ya bu ülkede yaşamamak veya gazete okumamak " diye
Ne yazik ki bu ülkede yaşiyorum,ama çok uzun bir zamandır gazete okumuyorum ,bu doğru,(bunun nedenlerini yazdım ama konumuz oılmadığı için sildim bu ayrı bir konu)
Evet bu DGM de görülen bu davadan haberdar olmamak bir suçsa
vede kabahatsa ben bu kabahati işledim,nede olsa ben bir taşra avukatıyım
Dediğim gibi Katledilme olayı oldukdan sonra olay Baroda tartişilirken sorduğum soru gündeme geldi.Ben böyle bir şeyin olmıyacağini iddia etmeme rağmen(Her nekadar Yücel Saymanı desteklemesemde İstanbul Barosu yönetim kurulunu bu güne kadar savuna gelmişimdir) arkadaşlar bana bilmiyorsan araştir demeleri üzerine ,bende en kolay yol olan bu forumdaki arkadaşların bilgilerine başvurmak istedim.
BÜTÜN GERÇEK BU
Ama şimdi konuyla ilgili Sayın Hablebitoğlunun bütün kitaplarını araştırıyorum.
Benim burda tek hatam varsa oda konuyu araştırmadan forumda güvendiğim dostlarımdan bilgi edinmek istememdi.Ama şimdi araştırmak farz oldu.
Ancak ben bir fikir sahibi olarak soru sormadim, bilgi edinmek için soru sordum, yazılanı iyi okunmasını tavsiye ederim.
Ayrıca ben bir iddia da da bulunmadım.
Saygılarımla
Old 28-01-2003, 22:57   #4
aytenagirdemir

 
Varsayılan

Sayın Levent Öge,

Kişiler hakkında, hele hele bir meslek örgütünün yönetimi hakkında ne tarafa çekileceği belli olmayan "parasal yardım almak" ibaresini kullanmadan önce, dikkatli davranmak gerektiğini düşünüyorum hala.
Yazınızı çok dikkatli okumuştum zaten. Yazınızda ikrar mahiyetinde bir kelime var siz de dikkat ederseniz "söylenti" kelimesini kullanmışsınız. Baro yönetimi hakkında söylentileri (dedikoduları) buraya taşımamalıyız herhalde. Bunun meslek etiğine ve muhalefet etiğine uymadığını düşünüyorum. Bu kavramları açıklamak gerekirse :
ETİK:İnsanlar arasında ilişkilerin temelinde yer alan değerleri,ahlaki bakımdan iyi yada kötü ,doğru yada yanliş olanın niteliğini ve temellerini araştıran felsefe dalı.Belirli ahlak değerlerinden yada ilkelerinden oluşan sistemler yada kurumlar içinde bu ad kullanılır(Ana Britannica)

Meslek etiği, mesleki değerlerin iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış olması, moral (ahlak) kurallarıdır. Bu anlamda bir meslektaşımız hakkında onun mesleğini, kişiliğini etkileyecek beyanda bulunmamanın meslek etiği gereği olduğunu düşünüyorum.

Yine muhalefet etiği de, muhalefetin ahlaki değerlerini belirler.

Şikayet meselesine gelince. Amacım disipline sevkedip, ceza almanızı sağlayacak bir yola başvurmak değil. Sadece daha dikkatli olmanızı temenni eden bir yazı ile sizi uyarmaktır.

Alman Vakıfları ile ilgili olarak daha önce yazdığınız yazıya bir gözatmınızı hala tavsiye ediyorum. Yok hala okumam diyorsanız aşağıya alıntı yapıyorum.

aytenagirdemirAvukatÜyelik Tarihi: 22-09-2002Mesajları: 21Yer: İstanbul Mesaj Tarihi : 03-12-2002 00:37 Bu Mesajı Düzeltin - [Y]
Yücel Sayman'a Destek Değerli grup üyeleri, selamlar, saygılar,Aşağıda, Cumhuriyet Başsavcısı Nuh Mete Yüksel’in giderayak, Sn. Yücel Sayman hakkında LEGAL CASUSLUK YAPTIĞI İDDİASIYLA Ankara 1 No.lu DGM’de 26.12.2002 tarihinde yapılacak olan duruşmaya ilişkin bilgilerin yer aldığı gazete haberi bulunmaktadır.İddianamenin bir hukuk şaheseri olduğu yönünde iddianameyi okuyan hukukçu arkadaşlarımız tarafından iddialar bulunmaktadır. Aktarılan bilgilere göre : İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezi’nce organize edilen “Kadına Yönelik Cinsel Şiddeti Karşılaştırmalı Hukukun Yaklaşımı” isimli 1999 yılında yapılan Uluslararası Sempozyum ve bu sempozyuma ilişkin İstanbul Barosu tarafından bastırılan kitap “kuvvetli delil”ler arasındaymış. Yine İstanbul Barosu bünyesindeki çalışma merkez ve komisyonları tarafından yapılan çalışmalar ve bu çalışmalara ilişkin kitaplar deliller arasında sayılmış. Suçlar arasında ne mi sayılmış? Mesela feminizm propagandası yapmak!!! gibi... ciddi iddialar var! İddianameye ulaşır ulaşmaz size bu konuda aktarımlarda bulunacağız. Ankara 1 No.lu DGM’de 26.12.2002 tarihinde yapılacak olan duruşmada Sn. Yücel Sayman’a destek vermek isteyen arkadaşlar, vekaletname ile ilgili bilgilerini Av. Ali Saydı’nın 292 15 25 no.lu faksına gönderebilirler. Bu konuda desteğinizi bekliyoruz. Av. Ayten Ağırdemir Av. Filiz KerestecioğluAlman Vakıfları davası 26 Aralık'ta Ankara 1 No'lu DGM, Alman vakıfları soruşturması kapsamında, 15 kişi hakkında 8 yıldan 15 yıla kadar ağır hapis istemiyle açılan davanın duruşma tarihi olarak, 26 Aralık 2002 Perşembe gününü belirledi. 1 No'lu DGM, Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na atanan, eski Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından açılan davanın tensip tutanağını hazırladı. Mahkeme, duruşma tarihi olarak 26 Aralık 2002 Perşembe gününü belirledi. Ankara'daki sanıklara davetiye çıkaran mahkeme, diğer sanıklar için de talimat yazdı. Mahkemenin, iddianameyi Almanca'ya tercüme ettirdiği belirtildi. İddianamede, vakıfların, Türkiye faaliyetleri incelendiğinde, 'konunun legal bir casusluk faaliyeti olduğuna ilişkin ciddi belirtiler görüleceği' öne sürüldü. "Vakıflar, Alman dış politikasının en etkili ve en güvenilir maşalarıdır" denilen iddianamede, klasik diplomasinin hiçbir başarı gösteremediği yerlerde işlevlerini sürdürdükleri, siyasetin ve toplumun bütün önemli alanlarına nüfuz ettikleri iddiasında bulunuldu. İddianamede, Konrad Adenauer Vakfı Türkiye Temsilcisi Wulf Schonbohm ve yardımcısı Dirk Tröndle, Heinrich Böll Vakfı Türkiye Temsilcisi Figen Fatma Uğur, Frederihc Ebert Vakfı Türkiye Temsilcisi Hans Schumaher, Frederich Naumann Vakfı Türkiye Temsilcisi Wolfgang Sachsenröder, Orient Enstitüsü Başkanı Claus Schönig ve yardımcıları Astrid Menz ve Börte Sagaster, FİAN örgütü Başkanı Petra Sauerland, FİAN temsilcisi Birsel Lemke, eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, Bergama köylülerini temsil eden Oktay Konyar, eski Bergama Belediye Başkanı Safa Taşkın, İzmir Barosu avukatlarından Semih Özay, Lemke ve Konyar'la bağlantılı çalıştığı bildirilen Özcan Durmaz hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 'devletin emniyetine karşı gizli anlaşma' başlığını taşıyan 171. maddesine göre 8 yıldan 15 yıla kadar ağır hapis isteniyor. 08.11.2002 tarihli Radikal Gazetesi’nden

Sizin cevabınız da hemen altındaydı.

levent ögeAvukatÜyelik Tarihi: 14-03-2002Mesajları: 45Yer: Samsun Mesaj Tarihi : 08-12-2002 00:32 Bu Mesajı Düzeltin - [Y]
Yücel Saymanı savunmak,!!!!!!!!!!!lütfen dostlar !!!Yücel saymanı,,tavır vede davranişlarını vede beyanatlarını ve de yönetim kurulunda kullandığı OYLARI dikkate alarak bir daha inceliyelim; pek de savunacak bir kişi gibi gelmiyor banaŞunuda hep merak ederim ist Barosu, Barolar Birliğine oldum olası muhaliftir NEDEN?

Saygılarımla...
Old 15-02-2003, 23:27   #5
Nusret

 
Varsayılan

Çok önemli olan bu konuda ayrıntılı bir mesaj yazma vaadinde bulunarak şimdilik şunu söyleyeyim:

Bu konu, tamamen günümüzde cereyan eden emperyalist savaş senaryoları ve bu senaryoları yazan emperyalistlerin cephe gerisinde de yürüttükleri faaliyetler ile ilgilidir.
Old 15-02-2003, 23:52   #6
Nusret

 
Varsayılan

Levent Bey, ilk mesajında Hablemitoğlu'ndan "değerli insan" diye bahsederken, sonraki mesajında öldürülmesi olayından önce bu şahsı tanımadığını yazıyor.

Peki sayın meslektaşım, daha düne kadar tanımadığınız, soyadını bile yanlış öğrendiğiniz-yazdığınız bir kişiden nasıl "değerli insan" diye bahsedebiliyorsunuz? Nereden biliyorsunuz bu kişinin "değerli" olduğunu (bu kişinin gerçekte değerli olup olmamasından bağımsız olarak soruyorum tabii ki)?

Yoksa Levent Bey, bu suikastten sonra azmedip Hablemitoğlu'nun hayat hikayesini mi okudunuz, araştırdınız? Yok böyle değil de sadece günlük gazetelerden tanıdıysanız bu şahsı, gazete küpürleri bir kişiyi böyle olumlu tanımlamak için yeterli bir referans, yeterli bir kaynak mıdır?
Old 16-02-2003, 11:30   #7
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
İstanbul Barosu eski yönetimi ,Alman vakiflarından parasal yardım alıyormuş


''Burası Muş'tur yolu yokuştur..''

Ne zamandan bu yana hukuk adamları ''Muş, mış,miş..'' lerle uykudan önce masallarına kafa yorar oldu?


Sevgili öğe!

Biliriz mahkeme salonlarında, çeşitli senaryolar, Alicengiz oyunlarına refarans olacak çeşitli iftiralar ve her türlü yalan şahitlikler yaşanır.. Lakin, hukuk adamları bunlara kanmaz, inanmaz ve hadi demiş olalım argo ile Yemezler...

Bu site dahilinde çoğunluk hukuk mensubudur. Kanmayız, inanmayız ve hatta yemeyiz..

İstanbul Barosu yönetimi!!! yardım alıyor MUŞŞŞ...

Yönetim mi(Baro), Yoksa yönetim kurulu üyeleri mi?

İkisi de yalan, ikisi de iftira.. nereden mi biliyorum? Yalanın bile bir ölçüsü, endazesi olmalı.. hem yardımı alan olsa bile vereni bulmak zor..

Ne yapabilir yönetim kurulu üyeleri? Vakfa ne gibi faydası olabilir?
Old 16-02-2003, 14:32   #8
Nusret

 
Varsayılan Levent Bey'in bu forum konusunu açış mesajına karşı bir bilgi;

Levent Bey;

Buradaki ilk mesajınızda "... Hablebitoğlu'nun (bu şahsın soyadının yazılışındaki hata size ait)vefatından sonra gündeme gelen bir soylenti ..." diyerek bu suikast ile bu iddianın zanlıları arasında bir bağ kurmuş gibi oluyorsunuz.

Size http://www.yolsuzluk.com adresli siteyi izlemenizi öneririm. Bu site, Hablemitoğlu'nun öldürülmesinden sonra anasayfasında "Sitemizin yayınlarına bilgi, belge ve manevi destek veren büyük vatansever Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu hunharca katledildi" diye açıklama yapmıştır. Bu sitenin içeriğinde de, kendi ifadelerine göre, TSK'nde, polis teşkilatında, yerel ve merkezi idare birimlerinde, hatta özel sektörde gerçekleştirilen yolsuzluk olaylarının haberleri yer almaktadır. Demek ki, Hablemitoğlu'nun icraat alanlarından biri de bu tür yayın yapan bir İnternet sitesine "bilgi, belge ve manevi destek" vermektir.

"Hablemitoğlu'nun vefatı"na İstanbul Barosu ve Alman Vakıfları arasında kurulmaya çalışılan gayrımeşru ilişki üzerinden değil, bir kez de yukarıda verdiğim bilgi üzerinden bakmanızı öneririm.

Ha, bir de bir ricam olacak. Eğer zamanınız müsait olur da önerdiğim bu "bakma" işini yapabilirseniz, ulaştığınız sonuçları bu forum konusuna da yazıp bilgilenmemizi sağlarsanız memnun olurum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Dans Ve Diksiyon Kursları - İstanbul Barosu Av.Habibe YILMAZ KAYAR Site Lokali 3 22-09-2007 12:33
Ceza Hukuku Konferansı-İstanbul Barosu Cest la vie Adliye Duvarı 0 18-09-2002 23:16
İstanbul Barosu Genel Kurulu Ve Bir Uyarı Av.Habibe YILMAZ KAYAR Adliye Duvarı 0 07-09-2002 23:52
Sempozyum-İstanbul Barosu Av.Habibe YILMAZ KAYAR Adliye Duvarı 0 03-09-2002 23:55
En Az Ücret Çizelgesi -İstanbul Barosu Av.Habibe YILMAZ KAYAR Adliye Duvarı 0 23-08-2002 23:45


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05439901 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.