Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Arşivi THS Hukuk Soruları alanına 2000-2007 yılları arasında gönderilmiş eski soruların arşivlendiği forum alanımız. Bu alan yeni mesajlara ve yanıtlara kapalıdır ve sadece arşiv amaçlı olarak yayında tutulmaktadır.

Usulden red olan bir konuda tekrar dava açılabilir mi?

 
Old 26-04-2006, 09:19   #1
Veysel

 
Varsayılan Usulden red olan bir davada aynı konuda tekrar dava açılabilir mi?

Sayın Arkadaşlar ;
1994 yılında Tasarruf teşvik fonundan şahsıma ait kesinti toplamını alarak sistemden ayrıldım. Yani devlet katkı payı ve neması tarafıma ödenmedi. Yıllar sonra Anayasa Mahkemesi, 10.12.2001 tarih ve 2001/361 sayılı kararı ile ödenmeyen devlet katkı payını ve nemasını "eşitlik ve mülkiyet hakkına aykırı" bularak iptal etti. Bende bu karara istinaden Hazine Müsteşarlığından tarafıma ödenmeyen devlet katkı payı ve nemasının yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ettim. Ancak talep tarihinin üzerinden 75 gün geçmesine rağmen olumlu veya olumsuz herhangi bir cevap alamadım. Yani zımnen red edildi.
Nasıl olsa "para çantada keklik" rahatlığı ile İdare Mahkemesine davayı 3-4 ay sonra açtım. Ancak sonradan öğrendim ki zımnen red tarihinden itibaren 60 gün içerisinde (idare mah. yarg. usul kan. gereği) dava açılması gerekiyormuş. 3 ay geçmesine rağmen ( her ne kadar interenetten her baktığımda "dava yeni açıldı" deniyorsa da...) dava daha sonuçlanmadı ve muhtemelen "usulden red" edilecektir. Şimdi ;
a.) Bir daha dava açabilir miyim?
b.) Devletten alacağım para hazineye irad mı kaydedilecek ?
c.) Peki hakimin "davayı neden geç açtınız?" diye sorması gerekmez mi?, ki bende, hastaydım bu nedenle açamadım diyebileyim.
d.) Hiç bir şey olmamış gibi tüm işlemleri yeniden başlatsam (işe hazineden başlayarak) tespit edilebilir mi? (çünkü az bir para değil ve üstelik benim hakkım.)
ilginiz için teşekür ederim. Saygılarımla...
Old 27-04-2006, 12:10   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Temyiz başvurusu; davacı Şirketin ihracat teslimlerinden doğan katma değer vergisi iade alacağının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemi iptal eden vergi mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davanın, davacı Şirketin, 1995/Ocak-Mayıs dönemlerindeki ihracat teslimlerinden doğan katma değer vergisi iade alacağı için 28.2.1995, 27.3.1995, 21.5.1995 ve 26.6.1995 tarihlerinde yaptığı başvurulara cevap verilmediği; daha sonra, 18.12.2000 tarihinde aynı yönde yapılan başvurunun ise, ilgili dönemlerde, sahte fatura düzenlediği saptanan bir firmadan alışlarının bulunması nedeniyle, iade isteminin teminatsız yerine getirilmesinin mümkün olmadığından bahisle ve 22.12.2000 tarihli işlem ile reddi üzerine, buna dair işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, dava açma süresinin, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu belirtilmiş; 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde ise, süre aşımı halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmış; aynı Kanunun 10'uncu maddesinde de, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri; altmış gün içerisinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı; ilgililerin, altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre, Danıştayda, idare ve vergi mahkemelerinde dava açabilecekleri; altmış günlük süre içinde idarece verilen cevabın kesin olmaması halinde, ilgilinin, bu cevabı, istemin reddi sayabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği; bu takdirde, dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği; dava açılmaması veya davanın reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitiminden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği öngörülmüştür.
Bu hükümlere göre; yapılan başvuruya altmış gün içerisinde idarece verilen cevabın kesin olması veya başvurunun anılan süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesi hallerinde, davanın, cevabın tebliğini veya cevap verilmemek suretiyle geçen altmış günü izleyen günden itibaren, açıklanan 7'nci maddede, davanın açılacağı idari yargı yerine göre belirlenen dava açma süresi içinde açılması gerektiğinden; bu süre geçirildikten sonra yapılan ikinci başvuru üzerine, idarece verilen cevap veya cevap verilmemek suretiyle tesis edilen işlem dolayısıyla ikinci bir dava hakkının doğması olanaklı değildir. Her ne kadar, anılan 10'uncu maddenin 2'nci fıkrasının son cümlesinde, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca verilen cevap üzerine de dava açılabileceği açıklanmış ise de, bu cümlede dava açma olanağı sağlayacağı belirtilen cevabın ilk başvuruya verilen cevap olması gerektiği, maddenin anlatımından çıktığından, ilk başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi üzerine yapılan sonraki başvurular dolayısıyla bu hükmün uygulanma yeri bulunmamaktadır.
Bu hukuki durum karşısında; davacı Şirketin, ihracat teslimlerinden doğan katma değer vergilerinin iadesi istemiyle ilk olarak yaptığı başvuruların cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle, 2577 sayılı Yasanın yukarıda açıklanan 7'nci maddesinde belirtilen süre içinde dava açılması gerekirken; bu süreler geçirilerek, 18.12.2000 tarihinde yapılan ikinci başvurunun reddine ilişkin 22.12.2000 tarihli işlemin iptali istemiyle, 22.1.2001 tarihinde açılan işbu davanın, süre aşımı sebebiyle reddi, 2577 sayılı Yasanın 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının yukarıda anılan (b) bendi hükmü gereği olduğundan; Vergi Mahkemesince, işin esasına girilerek, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne; mahkeme kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 24.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

Dnaıştay 7. Daire, 2004/753 K. 2001/3476 E. 24.03.2004 T.
Old 27-04-2006, 13:17   #3
Veysel

 
Varsayılan

Sayın AKPUNAR ; ilginiz ve vermiş olduğunu bilgi için teşekür ederim. Saygılarımla....
 


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Yargıtay’dan suçlulara kötü haber: İfade alınmadan dava açılabilir ahmetsacit Hukuk Haberleri 1 04-06-2013 12:53
(acil)iş Hukukuyla Ilgili Bir Konuda Bilgiye Ihtiyacım Var ahmetsacit Hukuk Soruları Arşivi 8 17-03-2007 02:21
Türk hükümetine karşı dava açılabilir mi? Nesrin D. Meslektaşların Soruları 4 30-10-2006 11:28
Hakimler Ve Savcılar Hakkında Dava Açılabilir Mi? mezar-ı mafia Hukuk Soruları Arşivi 3 25-10-2004 10:09


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03734398 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.