Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Hukukçu olmayan üyelerimizin hukukla ilgili sorularına ayrılmış iletişim alanı. Lütfen Dikkat : THS bir hukuki danışmanlık sitesi değildir ve bu foruma da "hukuki danışma" niteliği taşıyan sorular yöneltilemez. Alanda soru sormadan önce lütfen Hukuk Soruları Alanı Kural ve İlkelerimizi okuyunuz.

Şufa Hakkını Kullanan Tarafın Aleyhine Aynı Hakkın Kullanılması İle İlgili Bir Soru

Yanıt
Old 20-02-2013, 14:35   #1
Av. Alper

 
Varsayılan Şufa Hakkını Kullanan Tarafın Aleyhine Aynı Hakkın Kullanılması İle İlgili Bir Soru

Merhabalar. İlginç bir olayla karşılaştım ve konuyla ilgili araştırma yapıyorum. Açıkçası bir tane bile Yargıtay kararı tespit edemedim. Olduğunu da düşünmüyorum ancak gözümden de kaçmış olabilir.

A,B,C,D bir taşınmaz üzerinde paylı malikler. B, buradaki payını kendinden önceki paydaştan satın almış. Kısa bir süre sonra B'nin oğlu C de şuan kendisinde bulunan payı aynı şekilde satın alıyor. Ancak kalan paydaşlar A ve D'ye bu satışa ilişkin herhangi bir bildirim yapmıyorlar ve dolayısıyla kanuni süre başlamıyor.

Daha sonra, henüz B ve C'nin payları almasının üzerinden 2 yıl geçmeden, D kendi elinde bulunan payı E'ye satıyor. B ve C bunu öğrenince E'ye karşı önalım davası açıyorlar.

Bu dava daha başlamamışken bu sefer A; B,C ve E'ye karşı önalım hakkını yöneltiyor.

Bu tarzda bir içtihat bulamadığımı belirtmiştim. Ayrıca herhangi bir sağlıklı yoruma da ulaşamıyorum. Kendi kanaatimce, A'nın önalım hakkını şuan kullanıyor olması, yasal süresi dolmadığı için B ve C'nin paydaşlıklarını sona erdirecek ve taşınmazın tamamını alabilecektir. Yani üzerine iki kere önalım hakkı yöneltilmiş olan E'nin payının A,B ve C arasında bölünerek önalıma hükmedileceğini düşünmüyorum ancak ne kadar doğruyum bu konuda tereddütlerim var.

Görüşlerini paylaşacak olan arkadaşlarıma şimdiden teşekkür ediyorum. Karşılaştığım bu durumun gerçekten ender nitelikte olduğunu düşündüğümden burada paylaşmayı uygun buldum.

İyi çalışmalar dilerim.
Old 21-02-2013, 10:40   #2
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Somut olayi, asagidaki ilkeler isiginda degerlendiriniz:

1. Baba ogul veya yakin akraba arasinda miras hukuku veya bagisin mulahazalarinin hakim oldugu satislarda sufa hakki soz konusu olmaz,

2;Musterek mulkiyet hukumlerine tabi bir tasinmazdaki ortaklar arasindaki satislarda sufa hakki islemez,

3.Diger satislarda ise, sufanin kullanilabilmesi için yasada derpis edilen sart ve hukumlerden hareket ediniz,,,Kolay gelsin,,,
Old 21-02-2013, 10:49   #3
Av. Alper

 
Varsayılan

Sayın C_OKYAY, öncelikle ilginiz için teşekkür ederim.

Belirttiğiniz açılardan tarafların önalım haklarını kullanabilmesi için bir sıkıntı tespit edemedim. B ve C'nin baba-oğul olduğunu belirttim ancak bunlar tamamen farklı 3. kişilerden elde etmişler bu paylarını yani aralarında bir satış söz konusu değil. B de C de ayrı kişilerden farklı zamanlarda satın almış paylarını.

A ise başından beri söz konusu yerde paydaş.. Yani A'nın da B'nin de C'nin de önalım hakkı bulunuyor. Ancak A'nın bu hakkını kullanarak istediğini elde etmesi durumunda B ve C'nin paydaşlık sıfatı sona erecek olmasından dolayı kafam karışıyor.

Tekrar teşekkür ederim.
İyi çalışmalar dilerim.
Old 21-02-2013, 13:10   #4
Avukaat

 
Varsayılan

Merhaba,

Aşağıdaki yargıtay kararı çerçevesinde B ve C'nin açtığı davada A'nın davası bekletici mesele yapılması gerektiği görüşündeyim.

A'nın diğer 3 malike karşı açtığı dava A'nın lehine sonuçlanırsa B ve C'nin davası reddedilecektir.


YARGITAY
6. Hukuk Dairesi 2007/9018 E.N , 2007/10489 K.N.

İlgili Kavramlar

TAPU İPTALİ VE TESCİL
YASAL ÖNALIM HAKKI

İçtihat Metni

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili her ne kadar 14.09.2007 tarihli dilekçesiyle önalım davasından feragat ettiklerine ilişkin dilekçe ibraz etmiş ise de vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunmadığı görülmekle işin esasının incelenmesine geçildi.

Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Önalım hakkının açıklanan bu tarifinden anlaşıldığı üzere dava hakkı önalım hakkına konu edilen taşınmazın paydaşına aittir. Paylı mülkiyet nedeniyle doğan önalım hakkı, ancak paylı mülkiyet ilişkisi devam ettiği sürece mevcut olduğundan davacının paydaşlığının yargılama süreci içinde korunması zorunludur. Davacının dava açıldıktan sonra herhangi bir şekilde önalım hakkına konu edilen taşınmazdaki payını kaybetmesi halinde dava hakkı ortadan kalkacağından davanın reddi gerekir.

Olayımıza gelince; davacı 08.03.2005 tarihinde açtığı bu dava ile önalım hakkına konu edilen 1817 parsel sayılı taşınmazın 26.11.2004 tarihinde davalıya satılan 27/126 payının önalım hakkı nedeniyle iptali ile adına tescilini istemiştir. Ne varki dosyaya getirtilen Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/173 Esas, 2006/262 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden eldeki davanın davacısı hakkında 30.09.2003 tarihinde önalım davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacının önalım davasına konu ettiği 1817 parseldeki 3/126 payının iptal edildiği ve hükmün Dairemizce onanarak 21.02.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kesinleşen bu hüküm ile davacının önalım hakkını kullandığı taşınmazdaki paydaşlığı sona ermiştir. Yukarıda açıklaması yapılan hukuki olgu karşısında dava açıldıktan sonra önalım hakkında konu edilen taşınmazdaki payını kaybeden davacının dava hakkı ortadan kalktığından davanın reddine karar verilmesi gerekli olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ :Yukarda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 21-02-2013, 13:11   #5
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Altesidora
Sayın C_OKYAY, öncelikle ilginiz için teşekkür ederim.

Belirttiğiniz açılardan tarafların önalım haklarını kullanabilmesi için bir sıkıntı tespit edemedim. B ve C'nin baba-oğul olduğunu belirttim ancak bunlar tamamen farklı 3. kişilerden elde etmişler bu paylarını yani aralarında bir satış söz konusu değil. B de C de ayrı kişilerden farklı zamanlarda satın almış paylarını.

A ise başından beri söz konusu yerde paydaş.. Yani A'nın da B'nin de C'nin de önalım hakkı bulunuyor. Ancak A'nın bu hakkını kullanarak istediğini elde etmesi durumunda B ve C'nin paydaşlık sıfatı sona erecek olmasından dolayı kafam karışıyor.

Tekrar teşekkür ederim.
İyi çalışmalar dilerim.

Durum karışık ama çözüm basit. A'nın E'ye karşı; B ve C'nin E'ye karşı açtığı davalar; A'nın B ve C'ye karşı açtığı önalım davasının sonucunu bekleyecek, kesinleşen karara göre de diğer davalar devam edecektir.
Old 21-02-2013, 13:14   #6
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avukaat
Merhaba,

Aşağıdaki yargıtay kararı çerçevesinde B ve C'nin açtığı davada A'nın davası bekletici mesele yapılması gerektiği görüşündeyim.

A'nın diğer 3 malike karşı açtığı dava A'nın lehine sonuçlanırsa B ve C'nin davası reddedilecektir.


YARGITAY
6. Hukuk Dairesi 2007/9018 E.N , 2007/10489 K.N.

İlgili Kavramlar

TAPU İPTALİ VE TESCİL
YASAL ÖNALIM HAKKI

İçtihat Metni

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili her ne kadar 14.09.2007 tarihli dilekçesiyle önalım davasından feragat ettiklerine ilişkin dilekçe ibraz etmiş ise de vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunmadığı görülmekle işin esasının incelenmesine geçildi.

Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Önalım hakkının açıklanan bu tarifinden anlaşıldığı üzere dava hakkı önalım hakkına konu edilen taşınmazın paydaşına aittir. Paylı mülkiyet nedeniyle doğan önalım hakkı, ancak paylı mülkiyet ilişkisi devam ettiği sürece mevcut olduğundan davacının paydaşlığının yargılama süreci içinde korunması zorunludur. Davacının dava açıldıktan sonra herhangi bir şekilde önalım hakkına konu edilen taşınmazdaki payını kaybetmesi halinde dava hakkı ortadan kalkacağından davanın reddi gerekir.

Olayımıza gelince; davacı 08.03.2005 tarihinde açtığı bu dava ile önalım hakkına konu edilen 1817 parsel sayılı taşınmazın 26.11.2004 tarihinde davalıya satılan 27/126 payının önalım hakkı nedeniyle iptali ile adına tescilini istemiştir. Ne varki dosyaya getirtilen Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/173 Esas, 2006/262 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden eldeki davanın davacısı hakkında 30.09.2003 tarihinde önalım davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacının önalım davasına konu ettiği 1817 parseldeki 3/126 payının iptal edildiği ve hükmün Dairemizce onanarak 21.02.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kesinleşen bu hüküm ile davacının önalım hakkını kullandığı taşınmazdaki paydaşlığı sona ermiştir. Yukarıda açıklaması yapılan hukuki olgu karşısında dava açıldıktan sonra önalım hakkında konu edilen taşınmazdaki payını kaybeden davacının dava hakkı ortadan kalktığından davanın reddine karar verilmesi gerekli olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ :Yukarda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benim ilk mesajımı yazdığım sırada aktarılan bu karar da beni teyit etmektedir. Bozma kararına konu olan dava, ilk davayı bekletici mesele yapsaydı böyle bir garabet oluşmayacaktı.
Old 21-02-2013, 13:28   #7
Av. Alper

 
Varsayılan

Evet paylaşılan yargıtay içtihadı çok açıklayıcı olmuş. İlgisini esirgemeyen sizlere çok teşekkür ediyorum. Sonuç olarak ilk düşündüğüm gibi, payı sonradan elde etmiş olanların önalım hakları, A'nın önalım hakkını kullanmamasına bağlı olduğundan dava sonucunda A'nın tüm payları eline alabileceği kanaatinde birleşiliyor anladığım kadarıyla.

Umarım hem ilgilenenlere, hem de okuyup inceleyenlere faydalı olan bir paylaşım ortamı olmuştur.

Hepinize iyi çalışmalar dilerim.
Old 24-05-2013, 09:25   #8
kaosra

 
Varsayılan

b ve c paylarını aldıktan sonra a ve e`ye bildirimde bulunmamış ve hak düşürücü süreler olan 3 ay veya 2 yıl geçmeden başka bir kişilere takas yapsalar 3.kişilere karşı yine ön alım davası açılabilir mi?
Old 24-05-2013, 21:36   #9
Avukaat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan kaosra
b ve c paylarını aldıktan sonra a ve e`ye bildirimde bulunmamış ve hak düşürücü süreler olan 3 ay veya 2 yıl geçmeden başka bir kişilere takas yapsalar 3.kişilere karşı yine ön alım davası açılabilir mi?

takas, ön alım hakkının kullanılmasını engeller ancak yukarıda belirtilen davalar açıldığı zaman tapuya şerh verileceği için böyle bir karışıklık meydana gelmez. istisnai bir durum oluştuğu zaman (tapuya şerh verilmeden takas yapılırsa) takasın ön alım hakkını engellemek için yapılıp yapılmadığına bakılması gerekir. üçüncü kişi iyiniyetli ise tapu kaydına güven ilkesinden mülkiyeti kazanır. ilk davaya dahili davalı olarak eklenmesi gerekir
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
TMK m.737 - hakkın kötüye kullanılması Gülcerci Meslektaşların Soruları 2 27-06-2011 21:22
Hakkın kötüye kullanılması hakikiavukat Meslektaşların Soruları 4 22-11-2010 16:42
Tanıklıktan çekilme hakkını kullanan tanık sonradan dinlenebilir mi? sumeyra Meslektaşların Soruları 2 30-09-2010 09:36
müşterek çocuğun, görme hakkını kullanan velice yurt dışına çıkarılması yasağı yeldakullap Meslektaşların Soruları 3 09-04-2007 22:56


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04573298 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.