Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşma

Yanıt
Old 19-02-2014, 19:31   #1
Av. Mert Beydilli

 
Varsayılan kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşma

Merhabalar,
Kamulaştırmasız el atma davalarında, son yıllarda dava açmadan önce uzlaşma şartı aranıyor. Okuduğum bir kitapta uzlaşmanın dava şartı olabilmesi için 1956-1983 yılları arasında el atma olması gerektiği söyleniyor. Merak ettiğim uzlaşma şartı fiili el atma - hukuki el atma durumuna göre değişiyor mu. Fiili el atmada uzlaşma şartı olmayacağına dair elinde karar olan var ise yardımcı olmasından çok memnuniyet duyarım.
Old 20-02-2014, 18:53   #2
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Yüksek Yargıtay, son kararlarında, fiili el atmada, uzlaşma başvurusunun zorunlu olmadığını hüküm altına almaktadır.
Kolay gelsin...
Old 20-02-2014, 19:22   #3
Av. Mert Beydilli

 
Varsayılan

18. HD uzlaşmayı dava şartı olarak görüyor, 5. HD. dava şartı değildir görüşünde. Siz fiili el atma durumundan mı bahsediyorsunuz?
Old 31-03-2014, 17:52   #4
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan C_OKYAY
Yüksek Yargıtay, son kararlarında, fiili el atmada, uzlaşma başvurusunun zorunlu olmadığını hüküm altına almaktadır.
Kolay gelsin...


Merhaba üstad. Bu konu ile ilgili 5. H.D'sinin verdiği karar veya kararları paylaşırmısınız
Old 01-04-2014, 17:36   #5
Av. Mert Beydilli

 
Varsayılan 5. HD Kararları

T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/26400
K. 2013/4119
T. 11.3.2013
• KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA ( Taşınmaz Bedelinin Tahsili - 5999 S. Kanunla Getirilen Geçici 6. Md.nin 1. Fıkrasındaki Uzlaşma İçin İdareye Başvurma Dava Şartı Olmadığı Gibi Taşınmaz Maliki Dava Açmakla Uzlaşmak İstemediği Yönündeki İradesini Ortaya Koyduğu/Esasa Girileceği )
• UZLAŞMA ( İdareye Başvurma Dava Şartı Olmadığı Gibi Taşınmaz Maliki Dava Açmakla Uzlaşmak İstemediği Yönündeki İradesini Ortaya Koyduğundan İşin Esasına Girileceği - Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili İstemi )
• İDAREYE BAŞVURU HAKKI ( Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili İstemi - Kanunda Uzlaşmanın Önerilmesinin Amacı Kişinin Mahkemeye Müracaat Hakkını Ortadan Kaldırmak Değil Malikin İdareye Başvurması Halinde Uzlaşma Yolunun Denenmesi Olduğu/Dava Şartı Olmadığı )
2942/m.Geç.6
ÖZET : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Kanunda, uzlaşmanın önerilmesinin amacı kişinin mahkemeye müracaat hakkını ortadan kaldırmak değil, malikin idareye başvurması halinde, uzlaşma yolunun denenmesidir. idare uzlaşma talebinde bulunan malik ile uzlaşma görüşmelerine başlamakla yükümlüdür. Malikin idareye başvurmadan doğrudan doğruya dava açması, hukukun temel prensiplerinden biri olan hak arama özgürlüğüne ilişkindir. Diğer bir deyişle 5999 Sayılı Kanunla getirilen Geçici 6. maddenin 1. fıkrasındaki uzlaşma için idareye başvurma; dava şartı olmadığı gibi, taşınmaz maliki dava açmakla uzlaşmak istemediği yönündeki iradesini ortaya koymuştur. Bu itibarla usul ekonomisi de göz önünde tutulduğunda, işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
5999 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 6. maddesinin 1. fıkrasında “taşınmazlara malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde, öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır.” hükmü getirilmiştir.
Ancak;
Yargıtay içtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.5.1956 gün ve 1956/1-6 Sayılı kararı uyarınca idarece taşınmazına kamulaştırmasız el atılması halinde malik, müdahalenin önlenmesi talebinde bulunabileceği gibi bu fiili duruma razı olması halinde, el konulan yerin bedelini talep edebilir.
Bu hüküm uyarınca taşınmazına el konulan malik, her zaman mahkemeye müracaat ederek tazminat davası açabilir. 5999 Sayılı Kanunla getirilen uzlaşmaya gidilmesi hali, kişinin dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Kanunda, uzlaşmanın önerilmesinin amacı kişinin mahkemeye müracaat hakkını ortadan kaldırmak değil, malikin idareye başvurması halinde, uzlaşma yolunun denenmesidir. idare uzlaşma talebinde bulunan malik ile uzlaşma görüşmelerine başlamakla yükümlüdür. Malikin idareye başvurmadan doğrudan doğruya dava açması, hukukun temel prensiplerinden biri olan hak arama özgürlüğüne ilişkindir.
Diğer bir deyişle 5999 Sayılı Kanunla getirilen Geçici 6. maddenin 1. fıkrasındaki uzlaşma için idareye başvurma; dava şartı olmadığı gibi, taşınmaz maliki dava açmakla uzlaşmak istemediği yönündeki iradesini ortaya koymuştur.
Bu itibarla usul ekonomisi de göz önünde tutulduğunda, işin esasına girilerek yapılacak inceleme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle red-kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.





T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
E. 2011/17065
K. 2012/4278
T. 8.3.2012
• KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA ( Eklenen Geç. 6. Md. ile Yapılan Yasal Düzenleme Karşısında 38. Md. deki 20 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Uygulanma Olanağının Kalmadığı -Sorumlu İdare Belirlenip Davaya Dahil Edildikten Sonra İşin Esasına Girileceği )
• HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( Kamulaştırmasız Elatma Bedelinin Tahsili - Eklenen Geç. 6. Md. ile Yapılan Yasal Düzenleme Karşısında 38. Md. deki 20 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Uygulanma Olanağının Kalmadığı )
• UZLAŞMA ( Taraflar Arasında Uzlaşma Olamayacağı Anlaşıldığından Dava Konusu Taşınmaz İmar Planı İçine Alınıp Kanal Üzerinden de Yol Geçirilmek Suretiyle El Atıldığı - Sorumlu İdare Belirlenip Davaya Dahil Edildikten Sonra İşin Esasına Girileceği )
• YASAL DEĞİŞİKLİK ( Kamulaştırmasız Elatma Bedelinin Tahsili - Eklenen Geç. 6. Md. ile Yapılan Yasal Düzenleme Karşısında 38. Md. deki 20 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Uygulanma Olanağının Kalmadığı )
2942/m.38,Geç.6
ÖZET : Dava, kamulaştırmasız elatma bedelinin tahsili istemidir. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. maddeyle yapılan yasal düzenleme karşısında Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı kalmamıştır. 5999 sayılı Yasa uyarınca uzlaşma esas ise de; taraflar arasında uzlaşma olamayacağı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaz imar planı içine alınıp, kanal üzerinden de yol geçirilmek suretiyle el atıldığı anlaşıldığından, mahkemece sorumlu idare belirlendikten ve davaya dahil edildikten sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak karar verilmiş ise de; bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. maddeyle yapılan yasal düzenleme karşısında Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı kalmamıştır.
Açıklanan nedenle; 5999 sayılı Yasa uyarınca uzlaşma esas ise de; taraflar arasında uzlaşma olamayacağı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaz imar planı içine alınıp, kanal üzerinden de yol geçirilmek suretiyle el atıldığı anlaşıldığından, mahkemece sorumlu idare belirlendikten ve davaya dahil edildikten sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.





T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
E. 2011/14430
K. 2011/21163
T. 14.12.2011
• KAMULAŞTIRMASIZ EL ATILAN TAŞINMAZ BEDELİ ( İdare İle Uzlaşma Olanağı Olsa da Bu Uzlaşma İmkanının Dava Şartı Olmadığı )
• UZLAŞMA ( Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedeli - Uzlaşma Yolu Tercih Edilmeden Dava Açılabileceği )
• HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜ ( Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedeli - Uzlaşma Yolunun Dava Şartı Olmadığı )
2942/m.Geç.6
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 16.05.1956 Gün ve 1956/1-6 Sayılı Kararı
ÖZET : Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilinde kanunda uzlaşma olanağı getirilmesi kişinin mahkemeye başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.
DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda; Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı anlaşılmıştır. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'na 5999 Sayılı Kanun'la eklenen Geçici 6. Maddedeki hükümlerin 6111 Sayılı Kanun'un Geçici 2. Maddesi uyarınca 04.11.1983 tarihinden sonraki kamulaştırmasız el koyma işlemlerinde de uygulanacağı kabul edilmiştir.
5999 Sayılı Kanun'la eklenen Geçici 6. Maddesi'nin 1. Fıkrasında “taşınmazlara malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır.” Hükmü getirilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.05.1956 gün ve 1956/1-6 sayılı kararı uyarınca idarece taşınmazına kamulaştırmasız el atılması halinde malik müdahalenin önlenmesi talebinde bulunabileceği gibi bu fiili duruma razı olması halinde el konulan yerin bedelini talep edebilir.
Bu hüküm uyarınca taşınmazına el konulan malik her zaman mahkemeye müracaat ederek tazminat davacı açabilir. 5999 Sayılı Kanun'la getirilen uzlaşmaya gidilmesi hali kişinin dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Kanunda, uzlaşmanın önerilmesinin amacı kişinin mahkemeye müracaat hakkını ortadan kaldırmak değil, malikin idareye başvurması halinde uzlaşma yolunun denenmesidir. İdare uzlaşma talebinde bulunan malik ile uzlaşma görüşmelerine başlamakla yükümlüdür. Malikin idareye başvurmadan doğrudan doğruya dava açması hukukun temel prensiplerinden biri olan hak arama özgürlüğüne ilişkindir.
Diğer bir deyişle 5999 Sayılı Kanun'la getirilen Geçici 6. Madde'nin 1. Fıkrasındaki uzlaşma için idareye başvurma, dava şartı olmadığı gibi , taşınmaz maliki dava açmakla uzlaşmak istemediği yönündeki iradesini ortaya koymuştur.
Bu itibarla usul ekonomisi de göz önünde tutulduğundan işin esasına girilerek yapılacak inceleme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi, Doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK`un 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 09-05-2014, 09:54   #6
zizou21

 
Varsayılan

Herkese kolay gelsin;
Hukuki el atma nedeni ile açılan davada uyuşmazlık mahkemesi görevli mahkeme idare mahkemesidir diyor. Bu durumda idare mahkemesinde karar tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde dava açılmaz ise yeniden uzlaşma yoluna gidip dava açmak mı gerekir?
Old 10-05-2014, 15:23   #7
Rıza Yorulmaz

 
Varsayılan 6487 den sonra durum değişti

Alıntı:
Yazan Av. Mert Beydilli
T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/26400
K. 2013/4119
T. 11.3.2013
• KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA ( Taşınmaz Bedelinin Tahsili - 5999 S. Kanunla Getirilen Geçici 6. Md.nin 1. Fıkrasındaki Uzlaşma İçin İdareye Başvurma Dava Şartı Olmadığı Gibi Taşınmaz Maliki Dava Açmakla Uzlaşmak İstemediği Yönündeki İradesini Ortaya Koyduğu/Esasa Girileceği )
• UZLAŞMA ( İdareye Başvurma Dava Şartı Olmadığı Gibi Taşınmaz Maliki Dava Açmakla Uzlaşmak İstemediği Yönündeki İradesini Ortaya Koyduğundan İşin Esasına Girileceği - Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili İstemi )
• İDAREYE BAŞVURU HAKKI ( Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili İstemi - Kanunda Uzlaşmanın Önerilmesinin Amacı Kişinin Mahkemeye Müracaat Hakkını Ortadan Kaldırmak Değil Malikin İdareye Başvurması Halinde Uzlaşma Yolunun Denenmesi Olduğu/Dava Şartı Olmadığı )
2942/m.Geç.6
ÖZET : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Kanunda, uzlaşmanın önerilmesinin amacı kişinin mahkemeye müracaat hakkını ortadan kaldırmak değil, malikin idareye başvurması halinde, uzlaşma yolunun denenmesidir. idare uzlaşma talebinde bulunan malik ile uzlaşma görüşmelerine başlamakla yükümlüdür. Malikin idareye başvurmadan doğrudan doğruya dava açması, hukukun temel prensiplerinden biri olan hak arama özgürlüğüne ilişkindir. Diğer bir deyişle 5999 Sayılı Kanunla getirilen Geçici 6. maddenin 1. fıkrasındaki uzlaşma için idareye başvurma; dava şartı olmadığı gibi, taşınmaz maliki dava açmakla uzlaşmak istemediği yönündeki iradesini ortaya koymuştur. Bu itibarla usul ekonomisi de göz önünde tutulduğunda, işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
5999 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 6. maddesinin 1. fıkrasında “taşınmazlara malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde, öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır.” hükmü getirilmiştir.
Ancak;
Yargıtay içtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.5.1956 gün ve 1956/1-6 Sayılı kararı uyarınca idarece taşınmazına kamulaştırmasız el atılması halinde malik, müdahalenin önlenmesi talebinde bulunabileceği gibi bu fiili duruma razı olması halinde, el konulan yerin bedelini talep edebilir.
Bu hüküm uyarınca taşınmazına el konulan malik, her zaman mahkemeye müracaat ederek tazminat davası açabilir. 5999 Sayılı Kanunla getirilen uzlaşmaya gidilmesi hali, kişinin dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Kanunda, uzlaşmanın önerilmesinin amacı kişinin mahkemeye müracaat hakkını ortadan kaldırmak değil, malikin idareye başvurması halinde, uzlaşma yolunun denenmesidir. idare uzlaşma talebinde bulunan malik ile uzlaşma görüşmelerine başlamakla yükümlüdür. Malikin idareye başvurmadan doğrudan doğruya dava açması, hukukun temel prensiplerinden biri olan hak arama özgürlüğüne ilişkindir.
Diğer bir deyişle 5999 Sayılı Kanunla getirilen Geçici 6. maddenin 1. fıkrasındaki uzlaşma için idareye başvurma; dava şartı olmadığı gibi, taşınmaz maliki dava açmakla uzlaşmak istemediği yönündeki iradesini ortaya koymuştur.
Bu itibarla usul ekonomisi de göz önünde tutulduğunda, işin esasına girilerek yapılacak inceleme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle red-kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.





T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
E. 2011/17065
K. 2012/4278
T. 8.3.2012
• KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA ( Eklenen Geç. 6. Md. ile Yapılan Yasal Düzenleme Karşısında 38. Md. deki 20 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Uygulanma Olanağının Kalmadığı -Sorumlu İdare Belirlenip Davaya Dahil Edildikten Sonra İşin Esasına Girileceği )
• HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( Kamulaştırmasız Elatma Bedelinin Tahsili - Eklenen Geç. 6. Md. ile Yapılan Yasal Düzenleme Karşısında 38. Md. deki 20 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Uygulanma Olanağının Kalmadığı )
• UZLAŞMA ( Taraflar Arasında Uzlaşma Olamayacağı Anlaşıldığından Dava Konusu Taşınmaz İmar Planı İçine Alınıp Kanal Üzerinden de Yol Geçirilmek Suretiyle El Atıldığı - Sorumlu İdare Belirlenip Davaya Dahil Edildikten Sonra İşin Esasına Girileceği )
• YASAL DEĞİŞİKLİK ( Kamulaştırmasız Elatma Bedelinin Tahsili - Eklenen Geç. 6. Md. ile Yapılan Yasal Düzenleme Karşısında 38. Md. deki 20 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Uygulanma Olanağının Kalmadığı )
2942/m.38,Geç.6
ÖZET : Dava, kamulaştırmasız elatma bedelinin tahsili istemidir. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. maddeyle yapılan yasal düzenleme karşısında Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı kalmamıştır. 5999 sayılı Yasa uyarınca uzlaşma esas ise de; taraflar arasında uzlaşma olamayacağı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaz imar planı içine alınıp, kanal üzerinden de yol geçirilmek suretiyle el atıldığı anlaşıldığından, mahkemece sorumlu idare belirlendikten ve davaya dahil edildikten sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak karar verilmiş ise de; bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. maddeyle yapılan yasal düzenleme karşısında Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı kalmamıştır.
Açıklanan nedenle; 5999 sayılı Yasa uyarınca uzlaşma esas ise de; taraflar arasında uzlaşma olamayacağı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaz imar planı içine alınıp, kanal üzerinden de yol geçirilmek suretiyle el atıldığı anlaşıldığından, mahkemece sorumlu idare belirlendikten ve davaya dahil edildikten sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.





T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
E. 2011/14430
K. 2011/21163
T. 14.12.2011
• KAMULAŞTIRMASIZ EL ATILAN TAŞINMAZ BEDELİ ( İdare İle Uzlaşma Olanağı Olsa da Bu Uzlaşma İmkanının Dava Şartı Olmadığı )
• UZLAŞMA ( Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedeli - Uzlaşma Yolu Tercih Edilmeden Dava Açılabileceği )
• HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜ ( Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedeli - Uzlaşma Yolunun Dava Şartı Olmadığı )
2942/m.Geç.6
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 16.05.1956 Gün ve 1956/1-6 Sayılı Kararı
ÖZET : Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilinde kanunda uzlaşma olanağı getirilmesi kişinin mahkemeye başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.
DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda; Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı anlaşılmıştır. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'na 5999 Sayılı Kanun'la eklenen Geçici 6. Maddedeki hükümlerin 6111 Sayılı Kanun'un Geçici 2. Maddesi uyarınca 04.11.1983 tarihinden sonraki kamulaştırmasız el koyma işlemlerinde de uygulanacağı kabul edilmiştir.
5999 Sayılı Kanun'la eklenen Geçici 6. Maddesi'nin 1. Fıkrasında “taşınmazlara malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır.” Hükmü getirilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.05.1956 gün ve 1956/1-6 sayılı kararı uyarınca idarece taşınmazına kamulaştırmasız el atılması halinde malik müdahalenin önlenmesi talebinde bulunabileceği gibi bu fiili duruma razı olması halinde el konulan yerin bedelini talep edebilir.
Bu hüküm uyarınca taşınmazına el konulan malik her zaman mahkemeye müracaat ederek tazminat davacı açabilir. 5999 Sayılı Kanun'la getirilen uzlaşmaya gidilmesi hali kişinin dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Kanunda, uzlaşmanın önerilmesinin amacı kişinin mahkemeye müracaat hakkını ortadan kaldırmak değil, malikin idareye başvurması halinde uzlaşma yolunun denenmesidir. İdare uzlaşma talebinde bulunan malik ile uzlaşma görüşmelerine başlamakla yükümlüdür. Malikin idareye başvurmadan doğrudan doğruya dava açması hukukun temel prensiplerinden biri olan hak arama özgürlüğüne ilişkindir.
Diğer bir deyişle 5999 Sayılı Kanun'la getirilen Geçici 6. Madde'nin 1. Fıkrasındaki uzlaşma için idareye başvurma, dava şartı olmadığı gibi , taşınmaz maliki dava açmakla uzlaşmak istemediği yönündeki iradesini ortaya koymuştur.
Bu itibarla usul ekonomisi de göz önünde tutulduğundan işin esasına girilerek yapılacak inceleme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi, Doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK`un 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Üstadım 11 Haziran 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 saylı yasayla uzlaşma dava şartı haline dönüştürüldü.
Old 12-05-2014, 09:23   #8
zizou21

 
Varsayılan

Cevap için teşekkürler sayın Yorulmaz. Uzlaşma dava şartı oldu ancak benim asıl öğrenmek istediğim asliye hukuk mahkemesinin verdiği görevsizlik kararının ardından idari yargıda dava açılmaması halinde yeniden dava açılabilir mi.
Old 12-02-2015, 14:15   #9
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

konuyla alakalı detaylı bilgim olmadığı için net cevap bulamadım...şu anda açılacak olan davalarda idareye başvuru zorunlu mu? 2003 yılından beri kamulaştırmasız el atılan yerlerle ilgili de başvuru dava şartı mı? 2003 yılında idarece pazarlıkla görüşmeya çağrı davet kağıdı gönderilmiş ancak sonuç alınamamıştır...cevap veren tüm meslektaşlarıma şimdiden teşekkürler...
Old 16-02-2015, 14:16   #10
Av. Mert Beydilli

 
Varsayılan

Ayşe Hanım, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı neticesinde 4/11/1983 tarihinden sonra yapılan el atmalarda uzlaşma dava şartı olarak kabul edilmiyor. İyi çaşlışmalar
Old 03-04-2015, 12:18   #11
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

başvuru üzerine idareden gelen cevapta:
söz konusu parselin ...kısmının Kurumunuzca 2003 yılında istimlak edileceği tarafınıza bildirilmiştir.Ancak tapu devir işlemlerini gerçekleştirmediğiniz için tarafınıza herhangibir ödeme yapılamamıştır.Tapu devrini gerçekleştirdiğiniz takdirde Kıymet Takdir Komisyonumuzun belirlediği ücret tarafınıza ödenecektir...şeklindedir...bu aşamada ne davası açılabilir? cevap veren tüm meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim...
Old 03-04-2015, 12:23   #12
Av. Fırat BİLBAY

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Mert Beydilli
Ayşe Hanım, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı neticesinde 4/11/1983 tarihinden sonra yapılan el atmalarda uzlaşma dava şartı olarak kabul edilmiyor. İyi çaşlışmalar

Anayasa Mahkemesi'nin bu doğrultuda bir iptal kararı vermiş olduğunu yeni duyuyorum. Lütfen bu kararı ve içeriğini paylaşır mısınız?
Old 03-04-2015, 12:35   #13
Av. Mert Beydilli

 
Varsayılan

Ayşe Hanım, fiili el atma durumu var mı? El atmanın niteliği nedir biraz açıklarsanız daha faydalı bir cevap verebiliriz
Old 03-04-2015, 12:38   #14
Av. Mert Beydilli

 
Varsayılan

Fırat Bey,AY kararı;
Esas Sayısı: 2010/83
Karar Sayısı: 2012/169
Karar Günü: 1.11.2012
Old 03-04-2015, 13:12   #15
Av. Fırat BİLBAY

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Mert Beydilli
Fırat Bey,AY kararı;
Esas Sayısı: 2010/83
Karar Sayısı: 2012/169
Karar Günü: 1.11.2012

Ben hızlı okuduğum için nüansı kaçırmışım kusura bakmayın. 1983 sonrası denmiş halbuki ben uzlaşma şartının tamamen ortadan kalktığına dair bir iptal kararı sanmıştım. Geçici 6. madde yerinde duruyor, bu nasıl iş diye düşünmüştüm.
Old 03-04-2015, 13:36   #16
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

2003 ten beri fiili el atma var...zaten arsaya o yıllarda karayolları tarafından yol kavşak ve trafik ışıkları inşa edilmiş...aklımı karıştıran husus idarenin siz tapu devir işlemlerini yapmadınız ve bizden ücreti almadınız , tapu devir işlemlerini gerçekleştirin Kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedeli ödeyelim demesi...bu halde kamulaştırmasız el atma davası bedel ve ecrimisil isteyip isteyemeyeceğimiz....yoksa idarenin dava açmasını mı beklemek zorundayız...şimdiden teşekkürler...
Old 06-04-2015, 11:27   #17
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

16 nolu mesajımdaki soruya cevap bulamadığımdan cevap verecek meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim...bu halde iken kamulaştırmasız el atma davası açılabilir mi?
Old 07-04-2015, 11:29   #18
parmex770

 
Varsayılan

11 06 2013 tarihinden sonra acilan davalarda uzlasma dava şartı ancak 56-83 arasında el atmalarda dava şartı değil.
Old 13-04-2015, 10:53   #19
Fazladanödemeyeçözüm

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,İstanbul Başakşehir'De üzerinden yüksek gerilim hattı geçen taşınmazın malikine irtifak bedeli ödenmesi talepli bir dava açmak arifesindeyiz.Tapudan elektrik hatlarını kimin tesis ettiğine yönelik bir araştırma yapmak niyetinde iken daha davalı tarafı da tam tespit edemeden kendimizi uzlaşma ve görevli yargı mercii karmaşası içinde bulduk .Son durumda irtifak bedeli davasında uzlaşma bir dava şartı mıdır? Görevli yargı mercii adli yargı mıdır yoksa idari yargı mıdır? Son durum nedir?Teşekkürler.
Old 26-09-2016, 23:53   #20
antipersonel

 
Varsayılan

Uzlaşma konusunda değerli paylaşımlara bakıyorum fakat net,somut bir cevap göremedim. Hukuki ve fiili el atma halinde uzlaşma hallerinin son hali nedir.
Old 05-10-2016, 17:35   #21
av__emrah

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan antipersonel
Uzlaşma konusunda değerli paylaşımlara bakıyorum fakat net,somut bir cevap göremedim. Hukuki ve fiili el atma halinde uzlaşma hallerinin son hali nedir.


Aşağıdaki paylaştığım yazı bana ait değildir. Bir üstadımızın forumdaki yazısını kopyalayıp, bilgisayarıma kaydetmiştim. Ne yazık ki ismini hatırlamıyorum fakat bu yazısı için tekrar kendisine teşekkür ediyorum. (Affına sığınarak yazıyı buraya da kopyalıyorum.) Bu konuyla ilgili tüm soru işaretlerini gideren bir yazı. Sizin de sorunuzun cevabı var.


Alıntı:
Kamulaştırmasız el atma önceleri yasalarda yer almamakta bu konu 16.05.1956T.1/6 sayılı İçt.Brl.Kararı ve Yargıtay Kararları ile düzenlenmekte idi.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 18.06.2010 tarih 5999 sayılı kanunla eklenen Geçici 6.madde ile bu maddede değişiklik yapan 24.05.2013 tarih 6487 sayılı kanunun 21.maddesi ve 13.02.2011 tarih 6111 sayılı kanunun geçici 2.maddesi ile kamulaştırmasız el atma düzenlemeleri yasalarımıza girmiştir. Ayrıca konu ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 01.01.2012 T. 2010/83 E.2012/169 K. Sayılı ve 13.11.2014 T. 2013/95 E,2014/176 K.sayılı iki kararı bulunmaktadır.
Bu yasal düzenlemeler ile Anayasa mahkemesinin kararları ve kamulaştırmasız el atma davalarına bakan Yargıtay 5 ve 18 HD.lerinin kararları incelendiğinde,adli yargının görevine giren fiili el atmalar yönünden:
1.) Uzlaşma şartı
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 5999 sayılı kanunla eklenen geçici 6.maddesinde 01.10.1956 ila 04.11.1983 arası kamulaştırmasız el atmalarda tazminat talebinde bulunulması halinde “öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır” şeklinde hüküm konulmuştur. 6111 sayılı kanunun geçici 2.maddesinde de, geçici 6.maddedeki hükmün 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ait davalarda da uygulanması öngörülmüş ise de, bu madde Anayasa Mahkemesinin 01.01.2012 T. 2010/83 E.2012/169 K. Sayılı kararı ile iptal edildiğinden, iptal kararından sonraki davalarda, 04.11.1983 tarihinden sonrası el atmalar için uzlaşmaya gidilmesi zorunluluğu kalmamıştır.
Bu dönemde Yargıtay 18.HD. dava açılmadan önce uzlaşma yoluna gidilmesini dava şartı olarak kabul etmiştir. 5.HD. uzlaşmayı esas kabul etmekle beraber, davacının uzlaşma başvurusu yapmadan da doğrudan dava açabileceğini benimsemiştir.
Sonradan çıkarılan 24.05.2013 tarih 6487 sayılı kanunun 21.maddesi ile geçici 6.maddede değişiklik yapılarak 1’nci fıkrada , 09.10.1956 ila 04.11.1983 arası kamulaştırmasız el atmalarda “ Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır” denilmiştir. Bu cümlenin iptali için yapılan başvuruyu Anayasa Mahkemesi 13.11.2014 T. 2013/95 E,2014/176 K.sayılı kararı ile ret etmiştir.
Böylece 09.10.1956 ile 04.11.1983 arası kamulaştırmasız el atmalarda uzlaşmanın dava şartı olduğu hususu kesinleşmiş olup, 5.HD.sinin uzlaşma olmadan da dava açılabileceği şeklindeki görüşünün yasal dayanağı kalmamıştır. 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalarda ise uzlaşma şart olmaktan çıkmıştır.

2.) Değerlendirme yöntemi
Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 6.maddenin 2’nci fıkrasında ve buna yollama yapan 6’ncı fıkrada "09.10.1956 ila 04.11.1983 arası kamulaştırmasız el atmalarda bedelin taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınarak dava tarihindeki değeri esas alınarak tespit edileceği " hükmü yer almıştır.
Değerlendirmede taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınacağına dair hükmün iptaline dair dava Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 T. 2013/95 E,2014/176 K.sayılı kararı ile ret edilmiştir.
Esasen bu tanım yeni bir tanım değildir. Eskiden beri de 5.HD.sinin oluşturduğu içtihat bu şekilde idi. 04.11.1983 den sonraki el atmalar için yasada bir hüküm bulunmamakla beraber bu kural içtihat ile hukukumuza yerleşmiş bulunduğundan aynı kural 04.11.1983 den sonraki kamulaştırmalarda da uygulanmaktadır.
18.HD.si bu kuralı aynen yazılı olduğu gibi uygularken, 5.HD.sinin yorumu biraz farklıdır. 5.HD.sinin önceki Başkanlarından Bekir YILDIRIM
“Dairemizin eskiden beri bu konudaki yorumu şu şekildedir. a. ) Taşınmaz el atma tarihinde arazi olmasına karşın dava tarihinde arsa niteliğini kazanmış ise taşınmaza idarece el atılmamış olsa ve maliki tarafından aynen bırakılsa idi zaten arsa olacağından arsa olarak kabulü ile bedele hükmedilmesi gerekir. b. ) Taşınmaz hem el atma hem de dava tarihinde arazi niteliğinde ise bu durumda el atma tarihinde niteliğine bakılması gerekir. Şöyle ki: aa) taşınmaz el atma tarihinde fıstık ağacı bulunmayan arazi ise, dava tarihinde taşınmazın bulunduğu bölgede fıstık bahçeleri vardır diye fıstık gelirine göre değil, münavebe ürünlerinin net gelirine göre değer biçilmelidir. bb. ) taşınmaz üzerinde el atma tarihinde 2 yaşında kayısı fidanları varsa,25 sene sonra açılan davada kayısı gelirine göre değil yine ekilebilir münavebe ürünlerine göre bedel belirlenmeli 2 yaşındaki kayısı fidanlarının dava tarihindeki bedeline hükmedilmelidir." diyerek dairenin görüşünü özetlemektedir. (Kamulaştırma ve kamulaştırmasız Elatma Davaları,2012 sh: 738,739)
Diğer yandan ,Geçici 6.maddenin 12’ncu fıkrasında yer alan imar uygulamalarından doğan bedel ödemesinde idarece tayin edilecek bedele yasal faiz uygulanarak bedelin tespitine dair hüküm Anayasa mahkemesinin 13.11.2014 T. 2013/95 E,2014/176 K.sayılı kararı ile iptal edildiğinden ayrıcalıklı bir bedel tespiti yöntemi imkanı kalmamıştır.
3.) İlamın icrası
Kesinleşen mahkeme ilamlarının icrasında, Geçici 6.maddenin 8.fıkrası ile , kamu hizmetlerini aksatmayacak şekilde bütçeden belli bir pay ayrılarak ödemelerin bu pay üzerinden yapılması ve ayrılan payın talepleri karşılamaması hâlinde ödemelerin gelecek yıllara aktarılarak taksitle ve garameten yapılması taksitli ödemelerde yasal faiz ödenmesi öngörülmüştür. Bu fıkraya yönelik dava Anayasa mahkemesinin 13.11.2014 T. 2013/95 E,2014/176 K.sayılı kararı ile ret edilmiştir. Bu hüküm 09.10.1956 ila 04.11.1983 arası kamulaştırmasız el atmalarda uygulanacak bir hükümdür.
İlamların icrasında, yukarıdaki sınırlayıcı hükmün Geçici 6.maddenin 13’ncü fıkrası ile 04.11.1983 tarihinden sonraki kamulaştırmalarda da uygulanması öngörülmüş ise de 13 fıkra Anayasa mahkemesinin 13.11.2014 T. 2013/95 E,2014/176 K.sayılı kararı ile iptal edilmiş olmakla , 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem için Yargıtay 12.HD.sinin “Kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında olduğu gibi, kamulaştırmasız el atma ilamlarında da ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için ilam uyarınca yasal faiz, kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle bedele yönelik hükmün icra edileceğine “ dair görüşü devam etmektedir. (12.HD. 30.04.2012 T. 2012/4504 E.2012/14546 K)
4.)Harç ve Vekalet Ücreti
kamulaştırmasız el atmadan doğan bedel davalarında değişen bir hüküm de harç ve vekalet ücreti ile ilgilidir.
Önceki yargı kararlarında, bu gibi davalar nispi harç ve nispi vekalet ücretine tabi idi.Geçici 6 ‘ncı maddede 6487 sayılı kanunun 21.maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 7’nci fıkra ile “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir “ hükmü konulmuştur. Bu madde hükmü 01.10.1956 ile 04.11.1983 arası kamulaştırmasız el atmalarda uygulanacaktır.
13 fıkra ile “ bu fıkra kapsamında ki taşınmazlar hakkında açılan her türlü davalarda “ denilip “ 04.11.1983 den sonraki dönem için açılan kamulaştırmasız el atma davaları” da kapsam içine alınmak suretiyle “7’nci fıkra hükümleri uygulanır “ denilerek 04.11.1983 den sonraki dönemdeki davalar da maktu harç ve maktu vekalet ücreti kapsamına alınmıştır.
Ne varki; 13 fıkra Anayasa mahkemesinin 13.11.2014 T. 2013/95 E,2014/176 K.sayılı kararı ile “09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem için de uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği” gerekçesi ile iptal edilmiş olmakla ,bu durumda 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harç ve vekalet ücretinin hükmedilmesi gerekir. “ ( 5.HD.23.03.2015 T.2015/2672 E.2015/5635 K.)
Old 17-08-2018, 17:52   #22
ekinheval

 
Soru

04.11.1983 tarihinden sonra fiili olarak el atılan taşınmaza ilişkin uzlaşma başvurusu yapmadan "kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat" davası açmayı düşünüyorum. İstanbul'a sanırım Yargıtay 18. HD bakıyor. Yargıtayın 18 ve 5. HD arasında uzlaşmaya başvurulması konusunda görüş ayrılığı var mı?
Old 17-08-2018, 17:59   #23
Av. Mert Beydilli

 
Varsayılan

1983 sonrası fiili el atmalarda artık uzlaşma dava şartı değil. Uzlaşma başvurusu yapmadan davanızı açabilirsiniz. Bu arada 18. HD kapandı ve bu tür davalara 5. HD bakıyor. Kolay gelsin.
Old 27-08-2020, 18:00   #24
ahmetcan2014

 
Varsayılan güncel uygulama hakkında görüş ve bilgi talebi

Alıntı:
Yazan Av. Mert Beydilli
1983 sonrası fiili el atmalarda artık uzlaşma dava şartı değil. Uzlaşma başvurusu yapmadan davanızı açabilirsiniz. Bu arada 18. HD kapandı ve bu tür davalara 5. HD bakıyor. Kolay gelsin.

fiili el atma hakkında dava açacağım ve araştırmalarım sonucunda güncel uygulama olarak 1983 sonrası fiili el atmalarda uzlaşma başvurusunun dava şartı olarak aranmadığı düşüncesine ulaştım.

farklı bir uygulama ile karşılaşan veya farklı bir bilgi edinmiş olan değerli meslektaşlarım görüşlerini ve deneyimlerini paylaşma fedakarlığı gösterirlerse çok memnun olacağım. tüm hukukçulara iyi günler, iyi çalışmalar dilerim.
Old 26-11-2020, 15:51   #25
sağlam25

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Mert Beydilli
1983 sonrası fiili el atmalarda artık uzlaşma dava şartı değil. Uzlaşma başvurusu yapmadan davanızı açabilirsiniz. Bu arada 18. HD kapandı ve bu tür davalara 5. HD bakıyor. Kolay gelsin.

Mert bey ben de idareye hukuki el atmaya ilişkin bir dava açacağım,bununla ilgili önce ilgili idareye başvurmalı mıyım dava şartı olarak? Yoksa bu AYM kararıyla önceden hiçbir başvuruda bulunmadan direkt gidip dava açabilir miyim?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı hltydmr Meslektaşların Soruları 10 09-09-2020 15:41
Kamulaştırmasız el atma davalarında son durum Av. Hasan Can Özkan Meslektaşların Soruları 33 23-01-2017 15:18
Kamulaştırmasız el atma-uzlaşma cizre Meslektaşların Soruları 2 29-05-2013 10:35
kamulaştırmasız el atma davalarında talep hltydmr Meslektaşların Soruları 2 26-12-2012 12:59
kamulaştırmasız el atma davalarında red vekalet ücreti ?? hltydmr Meslektaşların Soruları 1 18-09-2012 10:46


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07262897 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.