Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Mirasın İflas Hükümlerine Göre Tasfiyesi

Yanıt
Old 07-02-2011, 20:36   #1
Kemosabe

 
Varsayılan Mirasın İflas Hükümlerine Göre Tasfiyesi

İyi akşamlar değerli meslektaşlarım:mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesinde görevli mahkeme hangi mahkemedir? Bu konuda yargıtay kararı paylaşırsanız çok sevinirim.Saygılarımla.
Old 08-02-2011, 15:22   #2
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Kemosabe
İyi akşamlar değerli meslektaşlarım:mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesinde görevli mahkeme hangi mahkeme midir?Bu konuda yargıtay kararı paylaşırsanız çok sevinirim.Saygılarımla.

4721 S.K. m.612/1: En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir."

m.636: "Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre yapılır."

Saygılar...
Old 15-03-2011, 23:01   #3
tiryakim

 
Olumlu

Alıntı:
Yazan Av.Nevra Öksüz
4721 S.K. m.612/1: En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir."

m.636: "Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre yapılır."

Saygılar...

Peki bu dava ne zaman açılır ?
Benimde başımda bir olay var buna benzer . Konu ipotekli takip ipotek veren ölüyor mirasçılar mirası redediyor. Bu durumda ne yapmam gerekiyor. Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini isteyebilir miyim ? Şayet terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini istersem bunu yapacağım icra takibinden önce mi yoksa sonra mı istemeliyim ? Terekenin tasfiyesini istersem yapılacak icra takibinde tebligatları kime yapmam gerekir ?
Old 16-03-2011, 13:16   #4
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın tiryakim,

Alıntı:
Yazan tiryakim
Peki bu dava ne zaman açılır ?
Benimde başımda bir olay var buna benzer . Konu ipotekli takip ipotek veren ölüyor mirasçılar mirası redediyor. Bu durumda ne yapmam gerekiyor. Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini isteyebilir miyim ? Şayet terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini istersem bunu yapacağım icra takibinden önce mi yoksa sonra mı istemeliyim ? Terekenin tasfiyesini istersem yapılacak icra takibinde tebligatları kime yapmam gerekir ?

Bu sorunuza cevap vermiştim:
http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=8663

Saygılar...
Old 16-04-2011, 20:07   #5
av_evrim

 
Varsayılan Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi

İpotek verenin ölmesi ve en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirasın reddedilmesi halinde tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Alacaklı, bu usulle tasfiyeyi sulh mahkemesinden talep eder. Alacaklılar tarafından bu yönde talepte bulunulması için süre şartı (3 aylık süre) aranmaz. Çünkü zaten en yakın yasal mirasçıların tamamen mirası reddi halinde tereke resen iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Ancak, uygulamada genellikle talep beklenmektedir. Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi talebinde bulunmak çekişmesiz yargı kapsamındadır. Bu nedenle hasım gösterilmesi gerekmez. Sulh mahkemesi terekeye tasfiye memuru atar ve tereke Türk Medeni Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tasfiye olunur.
Old 18-04-2011, 17:00   #6
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av_evrim
İpotek verenin ölmesi ve en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirasın reddedilmesi halinde tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Alacaklı, bu usulle tasfiyeyi sulh mahkemesinden talep eder. Alacaklılar tarafından bu yönde talepte bulunulması için süre şartı (3 aylık süre) aranmaz. Çünkü zaten en yakın yasal mirasçıların tamamen mirası reddi halinde tereke resen iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Ancak, uygulamada genellikle talep beklenmektedir. Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi talebinde bulunmak çekişmesiz yargı kapsamındadır. Bu nedenle hasım gösterilmesi gerekmez. Sulh mahkemesi terekeye tasfiye memuru atar ve tereke Türk Medeni Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tasfiye olunur.

Kıymetli Meslektaşım Alacaklılar tarafından terekenin resmi tasfiyede bulunulması durumunda 3 aylık süre aranmayacağını söylemişssiniz.Bu Konuda Yargıtay ilamı eklerseniz çok sevinirim.

OYsa Kanun Maddesi çok Açık ;

Alıntı:

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Kanun No: 4721
Türk Medeni Kanunu (TMK) (YÜR. TAR.: 01.01.2002)
Kabul Tarihi: 22.11.2001
R.G. Tarihi: 08.12.2001
R.G. No: 24607

II. Mirasbırakanın alacaklılarının istemi ile
Madde 633 - Mirasbırakanın alacaklarını elde edemeyeceklerinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklıları, istedikleri halde alacakları ödenmediği veya kendilerine güvence verilmediği takdirde, mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde, terekenin resmi tasfiyesini isteyebilirler.
Aynı koşulların varlığı halinde vasiyet alacaklıları da, haklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasını isteyebilirler.
Old 18-04-2011, 21:26   #7
av_evrim

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım, Türk Medenî Kanunu hükümleri gereğince terekeniniflâs hükümlerine göre tasfiyesinin gerektiği durumlarda (TMK m. 605/II, m. 612, m. 614), alacaklılarınterekenin resmî tasfiyesini talep etmelerinde süre koşulunun aranmayacağına ilişkin karar numaralarını ve kaynakları aşağıda belirtiyorum.
Y. 2. HD. 01.03.2007, 12309/3062, (http://kazanci.com/kho2/ibb/files/2hd-2006-12309.htm); Y. 2. HD. 01.05.2003, 5242/6440, (KAÇAK, Nazif, Yeniİçtihatlarla Yeni Miras Hukuku, 1. Baskı, Ankara 2006, s. 356, 357); Y. 2. HD.26.11.1990, 5368/11619, (ÖZUĞUR, II, s. 1143).
Old 18-04-2011, 22:07   #8
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av_evrim
Değerli meslektaşım, Türk Medenî Kanunu hükümleri gereğince terekeniniflâs hükümlerine göre tasfiyesinin gerektiği durumlarda (TMK m. 605/II, m. 612, m. 614), alacaklılarınterekenin resmî tasfiyesini talep etmelerinde süre koşulunun aranmayacağına ilişkin karar numaralarını ve kaynakları aşağıda belirtiyorum.
Y. 2. HD. 01.03.2007, 12309/3062, (http://kazanci.com/kho2/ibb/files/2hd-2006-12309.htm); Y. 2. HD. 01.05.2003, 5242/6440, (KAÇAK, Nazif, Yeniİçtihatlarla Yeni Miras Hukuku, 1. Baskı, Ankara 2006, s. 356, 357); Y. 2. HD.26.11.1990, 5368/11619, (ÖZUĞUR, II, s. 1143).

Av.evrim hnm bu kararlar elinizde varsa ekleyebilirmisiniz...
Old 25-04-2011, 09:47   #9
jusinbello

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu
E:2006/2-65

K:2006/108

T:29.3.2006

TEREKENİN RESMİ TASFİYESİ DAVASI

4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 550]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 552]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 612]



Taraflar arasındaki `terekenin resmi tasfiyesi` davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Burdur Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.3.2004 gün ve 2004/105-176 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 28.2.2005 gün ve 2005/190-2861 sayılı ilamı ile;

( … Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. ( 4722 s.k.mad.17 )

Dava en yakın mirasçılar tarafından mirasın reddi gereğince mirasın resmen tasfiyesinden ibarettir. Türk Kanunu Medenisinin 550 ve devamı maddeleri gereğince mirasın Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi tarafından kendiliğinden resmen tasfiyesi gerekir. Bu istek herhangi bir süreye tabi değildir. Bu yön gözetilmeden yanlış nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir… )

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, terekenin resmi tasfiyesi isteğine ilişkindir.

Davacı kooperatif vekili, davalıların miras bırakanı Hayri Güngörmez’in davacı kooperatifin ortağı olduğunu, aidat borcu ve gecikme cezası bulunduğunu, davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini; davalıların mirası reddettiklerini, mirası reddetmiş olsalar bile terekenin tasfiyesinden arta kalan kısımda hak sahibi bulunduklarını ileri sürerek terekenin resmen tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır, yerel mahkemece davanın süre yönünden reddine ilişkin olarak verilen karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Miras bırakan Hayri Güngörmez’in ölüm tarihi 7.9.1996 itibariyle olaya, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanacağı uyuşmazlık konusu değildir. Türk Kanunu Medenisinin 552. maddesi `En yakın kanuni mirasçıların cümlesi tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince karı kocadan sağ olana tebliğ olunur. Ve onun tarafından ancak bir ay içinde miras kabul olunabilir…` hükmünü içermektedir. Anılan hüküm 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde `…En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.

Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir…` biçimde yer almıştır.

Değinilen yasal düzenlemeye göre, miras en yakın mirasçılar tarafından reddedildiğinde, Sulh Hukuk Mahkemesince süreye ve isteğe bağlı olmaksızın resmen tasfiye edilecek, borçlar ödendikten sonra kalan artı bir değer varsa bu Devlete kalmayacak, sanki mirası hiç reddetmemişler gibi kanuni mirasçılara verilecektir.

Somut olayda miras bırakan Hayri Güngörmez’in mirasçıları eşi Aysun, annesi Emine ve babası Ahmet Güngörmez, mirası reddettiklerinin tescili için daha önce Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmışlar, mahkemece istek kabul edilmiş, mirası ret konusundaki beyanlarının tespit ve tesciline karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece, davacıların dava dilekçesindeki istekleri göz önüne alınarak, yukarıda değinilen biçimde, resmi tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerekirken, sürenin geçtiğinden söz edilmek suretiyle, davanın reddi yönünde direnme kararı verilmesi doğru değildir.

Özel Daire bozma kararı açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olup yerindedir. Direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 29.03.2006 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.
Old 25-04-2011, 10:40   #10
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan didem önsoy
T.C.
YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu
E:2006/2-65

K:2006/108

T:29.3.2006

TEREKENİN RESMİ TASFİYESİ DAVASI

4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 550]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 552]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 612]



Taraflar arasındaki `terekenin resmi tasfiyesi` davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Burdur Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.3.2004 gün ve 2004/105-176 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 28.2.2005 gün ve 2005/190-2861 sayılı ilamı ile;

( … Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. ( 4722 s.k.mad.17 )

Dava en yakın mirasçılar tarafından mirasın reddi gereğince mirasın resmen tasfiyesinden ibarettir. Türk Kanunu Medenisinin 550 ve devamı maddeleri gereğince mirasın Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi tarafından kendiliğinden resmen tasfiyesi gerekir. Bu istek herhangi bir süreye tabi değildir. Bu yön gözetilmeden yanlış nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir… )

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, terekenin resmi tasfiyesi isteğine ilişkindir.

Davacı kooperatif vekili, davalıların miras bırakanı Hayri Güngörmez’in davacı kooperatifin ortağı olduğunu, aidat borcu ve gecikme cezası bulunduğunu, davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini; davalıların mirası reddettiklerini, mirası reddetmiş olsalar bile terekenin tasfiyesinden arta kalan kısımda hak sahibi bulunduklarını ileri sürerek terekenin resmen tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır, yerel mahkemece davanın süre yönünden reddine ilişkin olarak verilen karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Miras bırakan Hayri Güngörmez’in ölüm tarihi 7.9.1996 itibariyle olaya, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanacağı uyuşmazlık konusu değildir. Türk Kanunu Medenisinin 552. maddesi `En yakın kanuni mirasçıların cümlesi tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince karı kocadan sağ olana tebliğ olunur. Ve onun tarafından ancak bir ay içinde miras kabul olunabilir…` hükmünü içermektedir. Anılan hüküm 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde `…En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.

Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir…` biçimde yer almıştır.

Değinilen yasal düzenlemeye göre, miras en yakın mirasçılar tarafından reddedildiğinde, Sulh Hukuk Mahkemesince süreye ve isteğe bağlı olmaksızın resmen tasfiye edilecek, borçlar ödendikten sonra kalan artı bir değer varsa bu Devlete kalmayacak, sanki mirası hiç reddetmemişler gibi kanuni mirasçılara verilecektir.

Somut olayda miras bırakan Hayri Güngörmez’in mirasçıları eşi Aysun, annesi Emine ve babası Ahmet Güngörmez, mirası reddettiklerinin tescili için daha önce Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmışlar, mahkemece istek kabul edilmiş, mirası ret konusundaki beyanlarının tespit ve tesciline karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece, davacıların dava dilekçesindeki istekleri göz önüne alınarak, yukarıda değinilen biçimde, resmi tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerekirken, sürenin geçtiğinden söz edilmek suretiyle, davanın reddi yönünde direnme kararı verilmesi doğru değildir.

Özel Daire bozma kararı açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olup yerindedir. Direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 29.03.2006 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.

Didem hanım teşekkürler ama ben burada alacaklılar tarafından mirasın resmi tasfiyesi istendiği zaman süre koşulu aranmamaktadır diye bir ibare bulamadım.
Old 25-04-2011, 12:07   #11
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
... mirasçılar mirası redediyor... Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini ...

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi, 05.05.2008 T., Esas: 2007/7038, Karar: 2008/6521: "Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Mirasbırakan 25.01.2003 tarihinde ölmüş, en yakın mirasçıları olan eşi Y____ve kızı H____tarafından miras 26.02.2003 tarihinde reddedilmiştir.
En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. ( TMK. md.612/1 ) O halde dava, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilmiş ve bu sebeple iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi duruma gelmiş terekenin, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinin atfı nedeniyle aynı kanunun 636. maddesi uyarınca iflas kaidelerine göre tasfiyesine ilişkindir. Bu madde uyarınca yapılacak tasfiye ise süreye bağlı değildir.

Bu bakımdan anılan hüküm çerçevesinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuç uyarınca işlem yapılması gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 05.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi."

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 24.10.2007 T., Esas: 2006/19759, Karar: 2007/14296: "Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Mirasbırakan M____ D____ 20.08.2005 tarihinde ölmüş, en yakın mirasçıları Germencik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.2005 tarih 2005/493-563 sayılı kararı ile mirası reddetmişlerdir.

Bu durumda mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi, borç ödendikten sonra da geriye kalan kısmın red vaki olmamış gibi, hak sahiplerine ödenmesi gerekir. İstek Türk Medeni Kanununun 612 ve 613. maddelerinin atfı nedeniyle aynı yasanın 636. maddesi hükmü uyarınca terekenin iflas kaidelerine göre tasfiyesine ilişkindir. Buradaki tasfiye süreye de bağlı değildir. Türk Medeni Kanununun 633. madde hükmünün uygulama yeri yoktur.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi."

Saygılar...
Old 25-04-2011, 12:51   #12
av_ayşe

 
Varsayılan

Merhabalar,
Arkadaşlar yaklaşık 3 ay önce babamı kaybettim. Babamın ödeyebileceğimiz borçlarını ödedik. Ve türketici kredisi kullanmış olduğu bankadan da ölüm nedeniyle kredi hayat sigortası adı altında bir para aldık. Ancak şimdi, içimiz hiç rahat değil çünkü geçen gün bir kaç telefon aldık. Sanırım babamın bilmediğimiz borçları var. Şimdi mirası reddetmek istersem yapabilir miyim, yoksa hayat sigortasından para aldığımız,vergi borcunu ödediğimiz için davam red mi olur?
Yardımlarınız için çok teşekkür ederim...
Old 25-04-2011, 12:53   #13
jusinbello

 
Varsayılan

mirasın tasfiyesinin istenmesinini süreye tabi olmadığı yer alıyor kararda...

[FONT='Verdana','sans-serif']'Dava en yakın mirasçılar tarafından mirasın reddi gereğince mirasın resmen tasfiyesinden ibarettir. Türk Kanunu Medenisinin 550 ve devamı maddeleri gereğince mirasın Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi tarafından kendiliğinden resmen tasfiyesi gerekir. Bu istek herhangi bir süreye tabi değildir. '[/font]
Old 25-04-2011, 13:12   #14
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın av_ayşe,

Alıntı:
Yazan av_ayşe
Merhabalar,
Arkadaşlar yaklaşık 3 ay önce babamı kaybettim. Babamın ödeyebileceğimiz borçlarını ödedik. Ve tüketici kredisi kullanmış olduğu bankadan da ölüm nedeniyle kredi hayat sigortası adı altında bir para aldık. Ancak şimdi, içimiz hiç rahat değil çünkü geçen gün bir kaç telefon aldık. Sanırım babamın bilmediğimiz borçları var. Şimdi mirası reddetmek istersem yapabilir miyim, yoksa hayat sigortasından para aldığımız,vergi borcunu ödediğimiz için davam red mi olur?
Yardımlarınız için çok teşekkür ederim...

Öncelikle başınız sağolsun.

Bildiğiniz üzere 4721 S.K. m.606 (Miras, üç ay içinde reddolunabilir.
Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.) mucibince mirası red süresi 3 aydır.

Süresi geçememişse sizin durumunuzda değerlendirilmesi gereken
4721 S.K. m.610: "Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.

Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.

Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebri icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz."
maddesidir.

Kanaatimce bankadan aldığınız para nedeniyle mirası zımnen kabul etmiş sayılabilirsiniz.

Saygılar...
Old 25-04-2011, 17:58   #15
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nevra Öksüz
Yargıtay 2.Hukuk Dairesi, 05.05.2008 T., Esas: 2007/7038, Karar: 2008/6521: "Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Mirasbırakan 25.01.2003 tarihinde ölmüş, en yakın mirasçıları olan eşi Y____ve kızı H____tarafından miras 26.02.2003 tarihinde reddedilmiştir.
En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. ( TMK. md.612/1 ) O halde dava, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilmiş ve bu sebeple iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi duruma gelmiş terekenin, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinin atfı nedeniyle aynı kanunun 636. maddesi uyarınca iflas kaidelerine göre tasfiyesine ilişkindir. Bu madde uyarınca yapılacak tasfiye ise süreye bağlı değildir.

Bu bakımdan anılan hüküm çerçevesinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuç uyarınca işlem yapılması gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 05.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi."

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 24.10.2007 T., Esas: 2006/19759, Karar: 2007/14296: "Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Mirasbırakan M____ D____ 20.08.2005 tarihinde ölmüş, en yakın mirasçıları Germencik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.2005 tarih 2005/493-563 sayılı kararı ile mirası reddetmişlerdir.

Bu durumda mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi, borç ödendikten sonra da geriye kalan kısmın red vaki olmamış gibi, hak sahiplerine ödenmesi gerekir. İstek Türk Medeni Kanununun 612 ve 613. maddelerinin atfı nedeniyle aynı yasanın 636. maddesi hükmü uyarınca terekenin iflas kaidelerine göre tasfiyesine ilişkindir. Buradaki tasfiye süreye de bağlı değildir. Türk Medeni Kanununun 633. madde hükmünün uygulama yeri yoktur.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi."

Saygılar...

Nevra Hanım ;

Mirasbırakanın Alacaklıları tarafından mirasın resmi tasfiyesi istenmesi süreye bağlımıdır değilmidir ?

Bu konuda yardım ederseniz sevinirim.
Old 02-05-2011, 22:28   #16
av_evrim

 
Varsayılan

Bu konu başlığı altındaki sorulardan, terekenin alacaklıların istemiyle Türk Medeni Kanun hükümlerine göre olağan usulle resmi tasfiyesi konusunun, terekenin iflas hükümlerine göre resmiv tasfiyesi konusuyla karıştırıldığı görülmektedir. Mirasbırakanın alacaklıları mirasbırakanınölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren üç ay içinde resmî tasfiyetalep edebilir (TMK m. 633/I). Busüre hak düşürücü süredir.Bu husus terekenin olağan usulle resmi tasfiyesine ilişkindir. Ancak, Türk Medenî Kanunu hükümleri gereğince terekenin iflâs hükümlerine göretasfiyesinin gerektiği durumlarda (TMK m. 605/II, m. 612, m. 614), alacaklılarınterekenin resmî tasfiyesini talep etmelerinde süre koşulu aranmaz[7].
[7] Y. 2.HD. 01.03.2007, 12309/3062, (http://kazanci.com/kho2/ibb/files/2hd-2006-12309.htm,e.t. 25.09.2009); Y. 2. HD. 01.05.2003, 5242/6440, (KAÇAK, Nazif, Yeniİçtihatlarla Yeni Miras Hukuku, 1. Baskı, Ankara 2006, s. 356, 357); Y. 2. HD.26.11.1990, 5368/11619, (ÖZUĞUR, II, s. 1143).

Old 03-05-2011, 13:46   #17
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av_evrim
Bu konu başlığı altındaki sorulardan, terekenin alacaklıların istemiyle Türk Medeni Kanun hükümlerine göre olağan usulle resmi tasfiyesi konusunun, terekenin iflas hükümlerine göre resmiv tasfiyesi konusuyla karıştırıldığı görülmektedir. Mirasbırakanın alacaklıları mirasbırakanınölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren üç ay içinde resmî tasfiyetalep edebilir (TMK m. 633/I). Busüre hak düşürücü süredir.Bu husus terekenin olağan usulle resmi tasfiyesine ilişkindir. Ancak, Türk Medenî Kanunu hükümleri gereğince terekenin iflâs hükümlerine göretasfiyesinin gerektiği durumlarda (TMK m. 605/II, m. 612, m. 614), alacaklılarınterekenin resmî tasfiyesini talep etmelerinde süre koşulu aranmaz[7].
[7] Y. 2.HD. 01.03.2007, 12309/3062, (http://kazanci.com/kho2/ibb/files/2hd-2006-12309.htm,e.t. 25.09.2009); Y. 2. HD. 01.05.2003, 5242/6440, (KAÇAK, Nazif, Yeniİçtihatlarla Yeni Miras Hukuku, 1. Baskı, Ankara 2006, s. 356, 357); Y. 2. HD.26.11.1990, 5368/11619, (ÖZUĞUR, II, s. 1143).


Yani benim olayımda süre şartı aranmıyor mu ?
Old 03-05-2011, 23:25   #18
av_evrim

 
Varsayılan

Sayın Tiryakim,
Lütfen bağışlayın; ama, hukuk, okuma, araştırma ve sonuca ulaşmak için istek gerektirir. Bu başlık altında ben dahil pek çok avukat meslektaşım sorunuza yanıt olması bakımından gerek öğretideki gerek Yargıtay kararlarındaki bilgileri sizin yararınıza sunmuştur. Bunca açıklamaya rağmen hala benim olayımda durum nedir diye sormanız anlaşılır gibi değildir. Lütfen en azından bizlerin sizin için yazdıklarına ve araştırmalarına saygı açısından bu yazılanları okuyunuz. Teşekkür ederim.
Old 19-03-2018, 17:10   #19
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

baro tarafından bir dosyada tasfiye memuru olarak atandım ancak uygulamayı ne ben biliyorum nede hakim nede kalem biliyor. Terekenin iflas yolu ile tasfiyesi uygulamada nasıl yapılmaktadır? Dosyada şimdilik murisin borca batık olduğunu bilirkişi raporu ile tespit ettirdik ancak devamında neler yapılması gerekiyor?

cevap veren tüm meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.
Old 02-05-2018, 11:31   #20
av.kumru

 
Varsayılan

merhaba av.Ayşe hanım Bende bir dosyada tasfiye memuru olarak atandım. MiRASIN İFLAS HÜKÜMLERİNE GÖRE TASFİYESİ.Dosyayı teslim aldım. Ancak ben de ne yapacağımı bilmiyorum.Birkaç icra müdürüne danıştım bana yardımcı olmak istemediler.Sanırım biraz kıskandılar .sizin mesajınız eski .Deneyim sahibi olduğunuzu düşünüyorum.İşe nasıl başlamam gerekiyor ve neler yapmam lazım bana yardımcı olurmusunuz?
Old 22-01-2019, 13:49   #21
Av. Burçin Özenli

 
Varsayılan

Merhaba meslektaşlarım,
A kişisi hem babasıyla hem de çocuklarıyla görüşmediğinden babasının mirasını madun lehine red olmaksızın reddetmiştir; A tek çocuktur ve annesi de daha önceden vefat etmiştir. Bu durumda A en yakın yasal mirasçı olduğundan onun reddi ile terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak tereke borca batık değildir; aksine murisin arsaları bulunmaktadır. A' nın çocukları yani murisin torunları mirası kabul etmek istemektedirler, torunların terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinden önce mirası kabul etme ve veraset ilamı alma ihtimalleri var mıdır? Uygulama açısından da yardımcı olabilecek bir meslektaşım olursa çok memnun olurum, günlerdir araştırıyorum ancak sonuca ulaşamadım.
Old 20-08-2019, 11:27   #22
LetGo

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Burçin Özenli
Merhaba meslektaşlarım,
A kişisi hem babasıyla hem de çocuklarıyla görüşmediğinden babasının mirasını madun lehine red olmaksızın reddetmiştir; A tek çocuktur ve annesi de daha önceden vefat etmiştir. Bu durumda A en yakın yasal mirasçı olduğundan onun reddi ile terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak tereke borca batık değildir; aksine murisin arsaları bulunmaktadır. A' nın çocukları yani murisin torunları mirası kabul etmek istemektedirler, torunların terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinden önce mirası kabul etme ve veraset ilamı alma ihtimalleri var mıdır? Uygulama açısından da yardımcı olabilecek bir meslektaşım olursa çok memnun olurum, günlerdir araştırıyorum ancak sonuca ulaşamadım.

Yararlı olması dileğimle.

Davanın, mirasın gerçek reddi istemine ilişkin olduğu- Murisin mirasının tüm mirasçılar tarafından reddedilmesi halinde tereke TMK'nın 612. maddesine göre tasfiye edileceğinden ret hakkının altsoya geçmeyeceği- Murisin en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi dolayısıyla terekenin TMK'nın 612. maddesine göre tasfiyesine, diğer davacılar yönünden de miras geçmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davacı vekili tarafından, 21.03.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair verilen 13.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, mirasın gerçek reddi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkillerinin murisi A.. E..'in mirasının müvekkilleri tarafından reddedildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacılardan İ.. E.. ve M.. E.. ile altsoylarının davalarının kabulüne, eşleri Yeşim ve Özlem yönünden ise miras geçmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Somut olayda miras, murisin çocukları İ.. E.. ve M.. E.. ile onların altsoyu ve eşleri tarafından reddedilmiştir.

Murisin mirasının tüm mirasçılar tarafından reddedilmesi halinde tereke TMK'nın 612. maddesine göre tasfiye edileceğinden ret hakkı altsoya geçmez. Mahkemece her ne kadar İ.. E.. ve M.. E..'in altsoyları bakımından davanın kabulüne karar verilmiş ise de İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.03.2013 tarihli ve 2013/189 Esas, 2013/217 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre davacılardan İ.. E.. ve M.. E..'in murisin en yakın mirasçıları oldukları, başka mirasçının bulunmadığı dikkate alındığında, murisin en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi dolayısıyla terekenin TMK'nın 612. maddesine göre tasfiyesine, diğer davacılar yönünden de miras geçmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı gerekçe ile BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

14. HD. 02.11.2015 T. E: 2698, K: 9610
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi Av.Murat Serezli Meslektaşların Soruları 0 14-06-2010 11:33
mirasın paylaşılması-tenkis/mirasın denkleştirilmesi poisonblack Meslektaşların Soruları 1 21-10-2009 17:38
İflas kararının bozulması- İflas idaresinin durumu Koray Ö. Meslektaşların Soruları 2 24-08-2009 23:14
borçlar kanunu genel hükümlerine göre sözleşmenin zımnen kabulü.ACİL!!! Av.Nuri Keserci Meslektaşların Soruları 13 26-11-2008 00:54
Mirastan Iskat ve mirasın tasfiyesi - Edinilmiş Mala Katılım rejiminin tasfiyesi Av.Mehmet Saim Dikici Aile Hukuku Çalışma Grubu 8 17-08-2006 21:53


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07990098 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.