Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Askeri Disiplin Suçları Ve Hukuk

Yanıt
Old 03-07-2003, 11:49   #1
Av.Özcan

 
Varsayılan Askeri Disiplin Suçları Ve Hukuk

Değerli Meslektaşlarım...

Sizin görüşlerinize açacağım konu aslında pek ilginizi çekmeyebilir.Hatta bayan meslektaşalarımızın hiç bilmedikleri duymadıkları bir konudur.Erkek meslektaşalrımız ise askerlik vazifelerini ifa ederken bir şekilde öğrenmiş olabilirler( veya arkadaşlarından vs..).Konu kısaca şöyle..

Askeri Yargı' da ve özellikle Disiplin Mahkemeleri ile ilgili mevzuatta verilen disiplin cezalarının hukuki boyutu ile ilgili...

Ast-Üst ilişkilerinde disiplin esastır ve olmazsa olmaz unsurdur. Ancak Üst bir disiplinsizlik olayını gördüğünde( ya da kendine göre öyle yorumladığında) durumu bir tutanakla tespit ediyor ve kendi ceza veremeyecek durumdaysa amirine tutanağı tevdi ediyor. Amir durumu inceliyor, atıyorum, 7 gün oda hapsi cezası veriyorum diyor. Hatta bu süre, yanlış hatırlamıyorsam 20-21 güne kadar varabiliyor. Asta verilen bu ceza, askeri de olsa herhangi bir mahkeme ve hakim yüzü görmeden verilebiliyor.

Cezayı alan astın, bu cezanın tebliğinden itibaren cezayı veren rütbelinin bağlı olduğu bir üst rütbeliye şikayet dışında başka çaresi yok. Şikayet inceleniyor ve reddediliyor. Şimdi yapacak hiç bir şey yok.

Cezayı verecek amirin, ister cezayı kendisi -As.Ceza Kanunu 171 deki tabloya göre verebileceği sınırlar içinde kalmak kaydıyla-, verebiliyor, isterse mahkemeye gönderiyor.

Şimdi, bu durum askeri disiplinin hızlı ve etkili bir şekilde sağlanması mantığından yola çıkılarak kabul edilmiş olabilir. Ancak askeri bir şahıs da olsa bu cezaların bir üst rütbelinin: "sana 7 gün oda hapsi"...veya " 3 gün göz hapsi" diyerek herhangi bir yargılama olmaksızın, prosedürde sadece bir savunma alınması yoluyla gerçekleştirilmesinin hukuki temelini ben algılayabilmiş değilim. Disiplin cezasının, hürriyeti tahdit yoluyla verilebilmesi kabul edilmiş ise bunun mutlaka mahkeme huzurunda gerçekleştirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Çünkü ihlal edilen husus adı üzerinde disiplindir. Ceza kanunu anlamında korunan bir yarar değildir.Olmuş olsa bile bunlar mutlaka mahkemeye sevkediliyor.Problem disiplin suçları açısından...

Hatta erler açısından mevzuat incelendiğinde oda hapsi cezası alan ve cezasını demir parmaklıklar arkasında çeken askerlerin aynı zamanda ağır işlerin yapımında kullanılabileceğini görmekteyiz. Sonucu bu şekilde izah edebildiğim bu hususun hertürlü art niyetten arındırılmış bir şekilde ve sadece insan hakları, adil yargılanma,mahkemesiz ceza olmaz ilkesi hususları göz önünde bulundurularak tartışılmasını bekliyorum...

Görüşleriniz için şimdiden teşekkürler...
Old 03-07-2003, 13:21   #2
Admin

 
Varsayılan

Disiplin kararlarını askeri mahkeye taşısanız bile pratikte farklı sonuçlara ulaşmak oldukça güç gözüküyor.

Zira Askeri yargılamayı adli yargılamadan farklı kılan birkaç önemli unsur mevcuttur:
* Askeri Hakim ve Savcılar pratikte bağımsız değildir, sicilleri garnizon komutanı tarafından verilir, dolayısıyla yargılamanın komutandan etkilenmesi mümkündür.
* 3 kişiden oluşan Askeri Mahkemelerde bir üye hukukçu olmayan kıdemli bir askeri personden oluşur ve bu personel diğer 2 üyeden rütbece büyük olduğu gibi, aynı zamanda mahkemeye de başkanlık eder. Dolayısıyla zaten mahkeme kararında hukukçu olmayan bir yargıcın (başkan olması ve rütbece de büyük olması nedeniyle) etkisi büyüktür.
* Askeri Mahkeme kararlarını Garnizon Komutanının (taraf olmadığı halde) temyiz yetkisi vardır. Garnizon komutanları garnizonlarındaki askeri mahkemede verilen tüm kararları bu işle ilgilenen bir subayla takip eder ve gerekli gördüklerinde kararı temyiz ederler.
* Hukukçu olan askeri yargıçlar dahi büyük oranda asker kökenli kişilerden oluşmaktadır ve bu nedenle hukuki bakış açıları ve hukuk felsefeleri asker olmayan hukukçulara nazaran ciddi farklılıklar gösterebilmektedir.
* Askeri Hakim ve Savcılar askeri ast üst ilişkisinden "bağışık" değildir. Diğer askerler gibi rütbe taşır, emir alır ve emir verirler. Askeri Hakimlik, piyade gibi, topçu gibi bir sınıftan ibaret olup, askeri hakimlerde asker olmanın getirdiği tüm kurallarla bağlıdır.

Askeri Mahkemelerin "sertçe eleştirilmesi" durumunda "halkı askerlikten soğutmak", "devlet güçlerine alenen hakaret" vb. ceza maddelerinin işletilmesi söz konusu olduğundan bu konunun kamuoyunda tartışılması da çoğu kez sık rastlanır bir durum değildir. Bu nedenle konunun hukuki irdelenmesi neredeyse hiç yapılmamıştır ve ancak bilimsel çalışmalarla mümkündür, kamuoyunda tartışılmaya açılması cesaret gerektirir. Üstelik bu yasal takibat da (kişi sivil dahi olsa!) yine askeri savcılarca yapılmakta ve dava askeri mahkeme de görülmektedir.

Askeri mevzuatın veya askeri mahkeme kararlarının AİHM'e taşınması da bildiğim kadarıyla mümkün değildir. Zira Türkiye AİHS'e askeri mevzuat ve yargılama ile ilgili konularda çekince koyarak imza atmıştır diye biliyorum.
Old 04-07-2003, 11:20   #3
neslihanvural

 
Varsayılan

T.S.K. nin bu konuda yapmış oldukları benimde ilgimi çekmişti.bu konuda TSK görevlilerinin duyarsız olduklarını sanmıyorum ama işlerin hızlı işlemesi ve kişilerin disipline edilmesi amaç olabilir.bundan 1 yıl önce şöyle bi konuşmaya tanık olmuştum:
askerlik sohbeti yapan 2 kişiden biri diyorki:yaa bu askerlik zamanı ne cok dayak yemiştim bu askerleri hep dövüyorlar ağır cezalar veriyorlar.öbürü cevap veriyor ben 25 yıldır subayım.15 ay yaptığınız askerlikle bütün kurumu değerlendiremezsiniz,tabiki her kurumda olduğu gibi TSK'da da vazifesi yanlış kullananlar çıkabilir.
oyüzden suça karşılık olan cezayı belirleyenlerin hata yapmaması lazım
saygılarımla
Old 17-03-2009, 17:13   #4
abdullahekinci

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım;

Bir arkadaşım benim de askerlik yaptığım birlikte nöbet tuttuğu mevziyi terk ettiği iddiasıyla mahkemeye verildi. NÖBET YERİNİ TERK ETMENİN CEZASI NEDİR VE BU SÜRE ASKERLİK HİZMETİNDEN DÜŞERMİ? Bu anlamda bilgilerinizi paylaşmanızı rica ediyorum. Birde şı aşamada itiraz mümkünmüdür mümkünse nereye itiraz etmelidir.

Saygılarımla

Alıntı:
Yazan Av.Özcan
Değerli Meslektaşlarım...

Sizin görüşlerinize açacağım konu aslında pek ilginizi çekmeyebilir.Hatta bayan meslektaşalarımızın hiç bilmedikleri duymadıkları bir konudur.Erkek meslektaşalrımız ise askerlik vazifelerini ifa ederken bir şekilde öğrenmiş olabilirler( veya arkadaşlarından vs..).Konu kısaca şöyle..

Askeri Yargı' da ve özellikle Disiplin Mahkemeleri ile ilgili mevzuatta verilen disiplin cezalarının hukuki boyutu ile ilgili...

Ast-Üst ilişkilerinde disiplin esastır ve olmazsa olmaz unsurdur. Ancak Üst bir disiplinsizlik olayını gördüğünde( ya da kendine göre öyle yorumladığında) durumu bir tutanakla tespit ediyor ve kendi ceza veremeyecek durumdaysa amirine tutanağı tevdi ediyor. Amir durumu inceliyor, atıyorum, 7 gün oda hapsi cezası veriyorum diyor. Hatta bu süre, yanlış hatırlamıyorsam 20-21 güne kadar varabiliyor. Asta verilen bu ceza, askeri de olsa herhangi bir mahkeme ve hakim yüzü görmeden verilebiliyor.

Cezayı alan astın, bu cezanın tebliğinden itibaren cezayı veren rütbelinin bağlı olduğu bir üst rütbeliye şikayet dışında başka çaresi yok. Şikayet inceleniyor ve reddediliyor. Şimdi yapacak hiç bir şey yok.

Cezayı verecek amirin, ister cezayı kendisi -As.Ceza Kanunu 171 deki tabloya göre verebileceği sınırlar içinde kalmak kaydıyla-, verebiliyor, isterse mahkemeye gönderiyor.

Şimdi, bu durum askeri disiplinin hızlı ve etkili bir şekilde sağlanması mantığından yola çıkılarak kabul edilmiş olabilir. Ancak askeri bir şahıs da olsa bu cezaların bir üst rütbelinin: "sana 7 gün oda hapsi"...veya " 3 gün göz hapsi" diyerek herhangi bir yargılama olmaksızın, prosedürde sadece bir savunma alınması yoluyla gerçekleştirilmesinin hukuki temelini ben algılayabilmiş değilim. Disiplin cezasının, hürriyeti tahdit yoluyla verilebilmesi kabul edilmiş ise bunun mutlaka mahkeme huzurunda gerçekleştirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Çünkü ihlal edilen husus adı üzerinde disiplindir. Ceza kanunu anlamında korunan bir yarar değildir.Olmuş olsa bile bunlar mutlaka mahkemeye sevkediliyor.Problem disiplin suçları açısından...

Hatta erler açısından mevzuat incelendiğinde oda hapsi cezası alan ve cezasını demir parmaklıklar arkasında çeken askerlerin aynı zamanda ağır işlerin yapımında kullanılabileceğini görmekteyiz. Sonucu bu şekilde izah edebildiğim bu hususun hertürlü art niyetten arındırılmış bir şekilde ve sadece insan hakları, adil yargılanma,mahkemesiz ceza olmaz ilkesi hususları göz önünde bulundurularak tartışılmasını bekliyorum...

Görüşleriniz için şimdiden teşekkürler...
Old 30-03-2009, 01:06   #5
cemaydın

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan abdullahekinci
Değerli meslektaşım;

Bir arkadaşım benim de askerlik yaptığım birlikte nöbet tuttuğu mevziyi terk ettiği iddiasıyla mahkemeye verildi. NÖBET YERİNİ TERK ETMENİN CEZASI NEDİR VE BU SÜRE ASKERLİK HİZMETİNDEN DÜŞERMİ? Bu anlamda bilgilerinizi paylaşmanızı rica ediyorum. Birde şı aşamada itiraz mümkünmüdür mümkünse nereye itiraz etmelidir.

Saygılarımla

Disiplin subaylığında yazıcılık yaptığımdan (ayrıca mübaşirlik ve çaycılık ) bir çok bunun gibi vaka ile karşılaşdım dolayısı ile yardımcı olabilirim diye düşünüyorum.

Normalde tutanak tutulmuş olması lazım arkadaşınız hakkında, bu tutanak bölük komutanına gönderilir nöbet yerini terk eden kişinin. Eğer bu tutanağı bölük komutanı disiplin subaylığına gönderirse, disiplin mahkemesinde yargılanır arkadaşınız. Söz konusu kanun ve numarasınıda vereyim, "477 sayılı Disiplin Mahkemeleri ve kuruluşu ........ Hakkındaki Kanun." Madde 56 - Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinde
belirtilen nöbet görevlerini yaparken nöbet yerini terk edenler ve başka surette
nöbet talimatına aykırı hareket edenler bu eylemlerinden dolayı hizmet
aksamamış veya maddi bir zarar doğmamışsa iki aya kadar oda veya göz hapsi
cezası ile cezalandırılırlar.

Disiplin mahkemesine giden her suç disiplin suçu olarak geçer. Askeri ceza mahkemesinden farklı olarak disiplin mahkemesinden alacağınız en fazla ceza 2 ay olur.

Ve evet disiplin mahkemesinde yargılanır ve ceza alırsanız aldığınız süre kadar cezaevine girer ve bu süre askerlikden sayılmaz, yani ceza kadar geç terhis olacaksınız. Nöbet yerini terk eden arkadaşınız gerçekden çok büyük bir hata yapmış eğer disiplin mahkemesine giderse bu olay, 2 aylık cezayı alır gibime geliyor çünkü hiçbir mazereti yok bu durumun ve genelde askerlik=nöbet olarak kabul edildiği için nöbet yerindeki yapılan hatalar muhakkak cezalandırılıyor. Nöbet yerinde uyumak veya ne bileyim çelik başlığınızı takmassanız alacağınız ceza (genelde 7 veya 10 günlük cezalar alırdı askerler bu gibi durumda) o kadar fazla olmayabilirdi nihayetinde nöbet yerindesiniz yine ve bir caydırıcılığınız var, ama nöbet yerini terk nöbet bölgesini tamamen güvenliksiz bir halde bıraktığından en ağır şekilde ihlal etmiş oluyor sözkonusu maddeyi.

Şu aşamda biryere itiraz edemessiniz, zaten tutanak bölük komutanınıza giderse ve oda bunu disiplin subaylığına göndermeye karar verirse sizi çağırır ifadenizi alır, tutanakla beraber disiplin subaylığına gönderir. Artık bu aşamada yapacak birşey olmaz duruşma günü size bildirilir. Disiplin mahkemesinin kararını temyiz edebilirsiniz 3 gün içinde.

Eğer bölük komutanı kendi bir ceza verirse o zaman bu süre askerlikden sayılır, askerliğiniz uzamaz. vereceği cezayada itiraz edebilirsiniz bu itirazı bölük komutanının üstüne yapabilirsiniz.

Mesele bizim bölük komutanı çok iyiniyetli bir subaydı, genelde çağırır bir fırça atar gönderirdi askeri. Bence gidin bölük astsubayının yazıcılarına bir sorun tutağınız gelmiş mi gelmişse gidip bir bölük komutanı ile konuşup şansınızı deneyin. Yani arkadaşınız şansını denesin.
Old 03-05-2012, 21:53   #6
oklawa

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlar.
Askeri ceza kanununda astın üste hakaret etmesi durumunda 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir ve yargılamaları askeri ceza mahkemesinde yapılmaktadır. Üstün asta hakareti durumunda ise 2 aya kadar oda hapsi öngörülmektedir ve Disiplin mahkemesi hüküm vermektedir. Bu nasıl bir yaklaşım. Üstün yaptığı her şey doğrumudur, bu kanunların yeniden düzenlenmesi ve modern şeklini alması gerekir, askeri kurumlarda çalışan sivil memurlar da askeri şahıs sayılıyor, bu kişiler devlet memuru değilmidir, askeri şahıs sayılınca maruz kaldıkları hakaretler için hangi yola boşvuracaklar. Askeri kurumlarda ast herzaman ezilmeye mahküm bırakılmıştır. Bu kanunlarda yeniden düzenleme yapılması gerektiğini savunuyorum
Old 02-01-2013, 09:29   #7
Ersavaş

 
Varsayılan

Ayrıca bir başka konuya da dikkat çekmek isterim malumunuzdur ki TSK İÇ HİZMET KANUNUN'da Askerlikten soğutma bir suç sayılmış. Ve bu suça tatbik edilecek cezalara da değinilmiştir.

Sizce bir Üstün astına hakaret etmesi o astın askerlikten soğumasına ortam hazırlamaz mı? Bu konuyu siz Hukukçuların tartışmasına açmak istiyorum. Yani kendi emri altında ki bir askere küfür, hakaret vb. şekilde davranan bir subay askerlikten soğutma suçunu işlemiş sayılmaz mı?
Old 02-01-2013, 14:09   #8
üye18734

 
Varsayılan

Askeri Mahkemeler veya Disiplin Mahkemeleri tarafından verilmeyen her türlü hürriyeti bağlayıcı ceza, hukuka aykırıdır. AİHM içtihatları da bu yöndedir.
Askerlerin, Askeri Mahkeme veya Disiplin Mahkemelerinin görevine girmeyen suçlarına karşı hürriyeti bağlayıcı nitelikte olmayan cezalar getirilmelidir. Ya da bu bu cezaların (suçların) kovuşturması mahkemeler tarafından yapılmalıdır.
asta kötü muamele, As.C.K'da Asta Müessir Fiil suçu özel olarak düzenlendiğinden, ayrıca askerlikten soğutma suçundan ceza verilmeyecektir.
Old 02-02-2013, 00:00   #9
nopasaran

 
Varsayılan

TSK'da birlik komutanlığı yani amirlik yapan personele astlarına karşı disiplin cezası verme yetkisi kanunlar ile tanımlanmıştır.Anayasamızda bile kanuni hakim güvencesinin tek istisnası TSK olarak gösterilmiştir.Bu yetkinin verilmesinde güdülen amaç kaybolan disiplinin süratle yeniden tesis edilmesidir.Ancak eksik olan tarafı şudur bu kararları veren subaylara meslek eğitimleri sırasında en ufak hukuk bilgisinin verilmeyişidir.Yani hukukun h harfinden anlamayan kişiler bir disiplin suçunu veya tecevüzünü öğrendiği anda kafalarında yagılamayı yapıyor ve cezasını veriyorlar.Hatalı olan budur.Bir de bunun yanında işin keyfi boyutu var tabi.Botun boyasız saçın uzun diyerek attım seni 4 gün oda hapsine diyen subay çok gördüm.Bu yetkinin verilmesindeki amaç kaybolan disiplinin yeniden tesisi ise o halde amirin verdiği disiplin cezası şimdiki gibi derhal infaz edilsin oda hapsi ise oda hapsi ancak bu verilen cezalar infazından sonra yetkili mahkemeler ve hakimler eliyle incelensin eğer ki hukuka aykırı ve keyfi bir durum var ise cezayı veren kişi bunun tazminatını ödesin ve bunun yanında başka yaptırımlara çarptırılsın.Bakalım o zaman keyfi veya hukuksuz ceza veren oluyor mu.Ve ceza verme yetkisine haiz kişiler okul hayatlarında hukuk eğitimi alsınlar, bu eğitimleri her yıl belirli periyotlarda yapılacak sınavlarla ölçülsün.Ancak bu durumda TSK'da hak ihlallerinin önüne geçilebilir diye düşünmekteyim.Bu arada 5 yıllık astsubayım.Saygılarımla
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Trafik suçları ve cezaları av.şahin kavukoğlu Hukuk Sohbetleri 1 20-01-2007 12:36
Askeri Disiplin Mahkemeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi SHODAN Meslektaşların Soruları 5 27-10-2006 15:20
Bilişim Suçları Özgün Hukuk Soruları Arşivi 2 18-02-2002 20:12
Bilişim Suçları çiğdem Hukuk Soruları Arşivi 1 17-02-2002 00:40
İnternet'te E-ticaret Suçları Recai Selman Şavluk Hukuk Soruları Arşivi 1 14-02-2002 23:45


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03650308 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.