Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Boşanma durumunda Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin tasfiyesi /Katılma Alacağı/

Yanıt
Old 26-10-2006, 15:50   #1
Av.Ünzile Küçüköner

 
Varsayılan Boşanma durumunda Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin tasfiyesi /Katılma Alacağı/

Boşanma durumunda Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin tasfiyesi /Katılma Alacağı/

Değer artış payı/Artık Değer /Kişisel mallar

Evlilik birliğinden kaynaklanan ve 2002 tarihinden öncesine dayanan Katkı

Payı alacağı


Edinilmiş mallara katılma rejiminde, katılma alacağı ile ilgili olarak zamanaşımı süresinin ne kadar olduğu ve ne zaman başlayacağı konusunda, Türk Medeni Kanunun da her hangi bir düzenle bulunmamaktadır. Ayrıca bu konuda şu ana kadar net bir Yargıtay kararı da bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanunu Madde 225 -“ Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer.
Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.” Denilmektedir.
Doktrinde; Edinilmiş mallara katılma rejiminde, katılma alacağından doğan davaların, mal rejiminin sona ermesinden ve katılma alacağının varlığını öğrendikten sonra bir yıl ve her halükarda 10 yıl içerisinde açılabileceği kabul edilmektedir. Ancak MK 241 e göre 1-5 yıllık süreyi savunanlar da vardır.
Ancak Türk Medeni Kanunu 225 .md gereğince mal rejimi, dava tarihinden ( boşanma,iptal veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi davalarının, açılma tarihinden) itibaren sona ermektedir.
Bu durumda mal rejimi dava tarihi itibariyle, sona erdiğinden katılma alacağı davasının,
Boşanma davası açıldıktan sonraki bir yıl içerisinde mi ?
Yoksa boşanma davası kesinleştikten sonra ki bir yıl içerisinde mi?
Açılması gerekir. Problemi mevcut.
Ali İhsan Özuğur ( Yargıtay 2.Hukuk Dairesi Başkanı ) /Mal Rejimleri Kitabında, Edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan katılma alacağı davasının, BK 132/3 md.gereği evlilik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceğinden,boşanma ile ilgili hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde açılabileceğini belirtmektedir.
( Ancak benim hatırladığım,Aile Hukuku Konferansında,özellikle boşanma davası açıldıktan sonraki bir yıl içerisinde,tasfiye davasının açılması gerektiğini söylediği idi)
Prof Dr. Ahmet M.Kılıçoğlu’da /Edinilmiş mallara katılma rejimi kitabında ,katılma alacağına iklişkin zamanaşımı süresinin,mal rejiminin sora ermesi ve katılma alacağınını varlığını öğrenme tarihinden itişbaren bir yıl,her durumda mal rejiminin sora ermesinden itibaren 10 yıl olduğunu belirtmektedir.
Ancak kanun ile bu konuda açık bir düzenleme yapılmadıkça, ya da yerleşik kararlar çıkmadıkça bu konudaki problem devam edecektir.
Yukarıda belirtilen doktrindeki bu düşünceler gereğince, katılma alacağı davasının boşanma davası kesinleştikten sonraki bir yıl içerisinde açılması ( veya öğrenmeden itibaren bir yıl ve her halükarda mal rejimini sona ermesinden itibaren 10 yıl ) durumu kabul edilirse genel olarak TMK hükümlerine uygun olacak ve hak kaybına uğranılmayacaktır.
BK “Madde 132 - Aşağıdaki hallerde müruru zaman cereyan etmez ve cereyana başlamış ise inkıtaa uğrar:
3 - Nikah devam ettiği müddetçe karı kocadan birinin, diğeri zimmetinde olan alacakları hakkında. “
Hükümlerinde “evlilik süresince eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımının duracağı “ kabul edilmiştir.
TMK 225. md gereği, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ermektedir.
TMK hükümleri gereği, boşanma davası durumunda, kararın kesinleşmesi tarihi, evliliğin sona erme tarihi olmasına rağmen, mal rejimi, geriye dönük olarak, boşanma davasının açılma tarihinde sona ermektedir.
Doktrindeki görüşler kabul edildiğinde, Mal rejimi boşanma dava tarihinde sona erecek, ancak, boşanma davası süresince evlilik devam ettiğinden, boşanmaya dair karar kesinleşinceye kadar BK 1132/3 md.gereği zamanaşımı işlemeyeceği için, boşanmaya dair karar kesinleştikten sonraki bir yıl içerisinde katılma alacağının istenmesi bir hak kaybı doğurmayacaktır. Bu durum TMK genel düzenlemelerine de daha uygun olacaktır ve TMK 178.md. hükümleri de paralel olacağı için karışıklık doğurmayacaktır.
ANCAK ;
TMK Madde 217 - “Mal rejimi, eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez. Bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi, borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, bu eş ödeme için süre isteyebilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa, hakim istemde bulunan eşi güvence göstermekle yükümlü tutar.”
Hükmü gereği eşler ,evlilik birliği süresince birbirlerinden olan alacaklarını takip ve dava edebileceklerdir. Eşler arası cebri icra yasağı kaldırılmıştır.
Ancak, BK 132/3.md. hükümlerine karşı, TMK 217.md hükümleri ile, evlilik süresince eşlerin birbirlerinden olan alacaklarını takip ve dava edebilecekleri kabul edilmekle, eşler arasında zamanaşımının işleyeceğini de düşünebilir miyiz? Yoksa TMK 217 md. hükmü sadece kişisel mal talepleri için mi geçerlidir.
Peki TMK hükümleri gereği eşlerin birbirlerinden olan alacaklarını takip ve dava edebilecekleri ( kişisel mal ve alacak ) kabul edilmesine ve bu durumda BK132 hükümlerinin uygulanmamasına rağmen, katılma alacağı durumunda BK 132 md. gereği zamanaşımının işlemeyeceğinin kabulü çelişkili değil midir?
Doktirinde,mal rejimi devam ettiği sürece, değer artış payı ve katılma alacağına ilişkin davaların dinlenmeyeceği,katılma alacağının doğmayacağı,bu sebeple mutlaka ,açılmış dava varsa,boşanma kesinleştikten sonra yargılamaya devam edileceği, kabul edilmektedir.
Bu konuda açık yasal bir düzenleme yapılana veya yerleşik kararlar oluşana kadar, her hangi bir hak kaybına uğramamak adına, ÖZELLİKLE BOŞANMA DAVALARINDA, BOŞANMA DAVASI AÇILDIKTAN SONRAKİ BİR YIL İÇERİSİNDE MUTLAKA EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNİN TASFİYESİ, KATILMA ALACAĞI/DEĞER ARTIŞ PAYI VE ATIK DEĞERİN ½ SİNİ ÖDENMESİ ,KİŞİSEL MALLARIN VE DEĞERLERİNİN ÖDENMESİ DAVASININ AÇILMASINA DİKKAT EDİLMESİ GEREKİR KANAATİNDEYİM.
AÇILAN DAVALARDA BOŞANMA DAVASI BEKLETİCİ MESELE YAPILARAK, BOŞANMA HÜKMÜ KESİNLEŞTİKTEN SONRA, YARGILAMAYA DEVAM EDİLMESİ GEREKECEKTİR.
Bu dava ve talepler, boşanma davasının eki niteliğinde olmadığından, nispi harca tabi olup, görevli mahkeme aile mahkemesidir. Ayrıca faiz talep edilecekse bu talebinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

UYGULAMADA, HERHESİN AKLINDA OLAN DAHA BİR ÇOK SORU VAR

01.01.2002 sonrasında açılacak bir boşanma davasında, 01.01.2002 tarihinden önce edinilmiş bulunan bir mal sebebiyle açılacak KATKI PAYI DAVASI, ayrıca mı açılacak yoksa mal rejiminin tasfiyesi davasında talep edilirse bu husus da BİRLİKTE dikkate alınacak mı?
Bu durumda, taraflar arasında o tarihte edinilmiş mallara katılma rejimi olmadığı halde, geçmişe dönük uygulanıyor gibi olmaz mı?
Yine 01.01.2002 TARİHİNDEN SONRA AÇILMIŞ BİR BOŞANMA DAVASI SEBEBİYLE, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen bir mala yapılan katkı sebebiyle açılacak KATILMA ALACAĞI VE DEĞER ARTIŞ PAYI DAVASI,TASFİYE DAVASINDA, ZAMANAŞIMI NE KADARDIR VE NE ZAMAN BAŞLAR?
TMK 217.md ve TMK 225.md gereğince boşanma davasının açılmasından itibaren bir yıl mı?
yoksa Bk 132 gereğince z.a.işlemeyeceğinden
boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren bir yıl mı?
AYRICA DAVA DİLEÇESİNDE NE TALEP EDİLECEĞİ DE AYRI BİR MUAMMA, Kişisel mal ve alacaklar, Katılma alacağı,değer artış payı,artık değerin ½ si ,tabirleri ayrı ayrı dava dilekçesinde belirtilmeli mi yoksa sadece mal rejiminin tasfiyesi ve alacakların ödenmesi denmesi yeterli mi?
Tasfiye davasında kişisel malların veya değerlerinin ödenmesi de ayrıca istenecek midir ?
Yine mal rejiminin tasfiyesi talep edilip, sadece artık değerin ½ si talep edilerek meblağ belirtilmese geçerli olacak mıdır ?
Tüm Bunların yerine sadece mal rejiminin tasfiyesi alacakların ödenmesi dense yeterli olmaz mı?
Kanun ile bu konuda açık bir düzenleme yapılmadıkça, ya da yerleşik ve açıklayıcı,net Yargıtay Kararları çıkmadıkça bu konudaki problemler devam edecektir.
Bu konudaki Yargıtay Kararlarında da, tarafların evlilik tarihi, boşanma dava açma ve kesinleşme tarihleri, edinilen malların tarihleri gibi ayrıntılar açıkça belirtilmediği için Yargıtay Kararları dahi karışıklığa sebep olabilmekte, yanlış değerlendirilebilmektedir.


Saygılarımla
Av.Ünzile Küçüköner
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi,Boşanma Davası,Katkı Payı ve Tasfiye Av.Ali Osman Özdilek Aile Hukuku Çalışma Grubu 56 29-03-2017 03:38
Edinilmiş Mallara Katılma-Tasfiye halit pamuk Aile Hukuku Çalışma Grubu 32 14-05-2010 18:12
Boşanma Davasında Edinilmiş Mallara Katılma av elif Meslektaşların Soruları 4 07-07-2009 11:04
"Edinilmiş mallara katılma rejimi ve tasfiyesi" konulu eğitim programı Av.Ergün Vardar Hukuk Sohbetleri 2 21-11-2007 16:47


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04505801 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.