Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Kiralayanla Malikin Ayrı Olması durumunda ortaya çıkan hukuki problemler

Yanıt
Old 09-02-2009, 09:14   #1
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-ufuk
Sayın Meslektaşım;



6570 Sayılı Yasanın 7/b ve c maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir.

Saygı ile.

Sayın Av-Ufuk,

Peki, Kiralayan kendi oğlu için mi ihtiyaç nedeniyle Tahliye davası açacaktır yoksa Malik'in oğlu için mi? özetle: Kim, kimin adına açacaktır?

Ya da şöyle soralım;

Hem Malik'in oğlunun hem de kialayanın oğlunun ihtiyacı varsa ve bu iki şahıs ayrı ayrı kendi oğulları için Tahliye davası açarlarsa, durum nasıl çözülür?
Old 09-02-2009, 09:25   #2
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Herkes kendi oğlu için Sayın Saim

Yeter ki oğullar çalışmak istesin, ihtiyaç samimi olsun

Alıntı:
Hem Malik'in oğlunun hem de kialayanın oğlunun ihtiyacı varsa ve bu iki şahıs ayrı ayrı kendi oğulları için Tahliye davası açarlarsa, durum nasıl çözülür?

Bakacağız Sayın Saim
Old 09-02-2009, 09:32   #3
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-ufuk


Bakacağız Sayın Saim

Bunlar kitapta yazmaz.
Old 09-02-2009, 09:36   #4
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Hem Malik'in oğlunun hem de kialayanın oğlunun ihtiyacı varsa ve bu iki şahıs ayrı ayrı kendi oğulları için Tahliye davası açarlarsa, durum nasıl çözülür?


Alıntı:
Yazan Saim
Bunlar kitapta yazmaz.

Görüşünüzü alabilir miyim konu hakkında
Old 09-02-2009, 09:52   #5
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Görüşünüzü alabilir miyim konu hakkında

Bu konu hakkında ben öncelikle Sayın Av. Suat Ergin'in cevabını bekliyorum. Ondan sonra yazarım kendi düşüncelerimi.
Old 09-02-2009, 10:57   #6
Arif Aydın

 
Olumlu

Alıntı:
Yazan av-ufuk
Hem Malik'in oğlunun hem de kialayanın oğlunun ihtiyacı varsa ve bu iki şahıs ayrı ayrı kendi oğulları için Tahliye davası açarlarsa, durum nasıl çözülür?




Görüşünüzü alabilir miyim konu hakkında

malik, kendi oğlunun ihtiyacı için tahliye davası açabilir. ancak kiraya veren başkası ise bu durumda kiraya veren kendi oğlu için tahliye davası açamayacağı kanaatindeyim. çünkü yasada malik diyor açıkça.
Old 09-02-2009, 11:03   #7
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Arif Aydın
malik, kendi oğlunun ihtiyacı için tahliye davası açabilir. ancak kiraya veren başkası ise bu durumda kiraya veren kendi oğlu için tahliye davası açamayacağı kanaatindeyim. çünkü yasada malik diyor açıkça.

Hata oldu her halde Yasada açıkça kiralayan diyor
Old 09-02-2009, 11:24   #8
Arif Aydın

 
Varsayılan

evet kiralayan diyor.
malik dışında kiraya vereninin kendi oğlunun ihtiyacı için tahliye davası açabileceğini sanmıyorum. bununla ilgili bir yargıtay kararı bulamadım.
Old 09-02-2009, 13:07   #9
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Saim
Bu konu hakkında ben öncelikle Sayın Av. Suat Ergin'in cevabını bekliyorum. Ondan sonra yazarım kendi düşüncelerimi.

Ne kadar kazık soru varsa bana soruluyor zaten.

6570 Sayılı yasanın 7/ç bendi şöyledir:

Alıntı:
MADDE 7 - Kira şartlarına ve Borçlar Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerine riayet edilse bile aşağıdaki yazılı hallerde kiralayan

a) Kiracı tarafından gayrimenkulün tahliye edileceği yazı ile bildirilmiş olmasına rağmen tahliye edilmezse icra dairesine müracaatla tahliye istiyebileceği gibi,

b) Gayrimenkulü kendisi veya eşi veya çocukları için mesken olarak kullanma ihtiyacında kalırsa kira akdinin hitamında,

c) Gayrimenkulü kendisinin veya eşinin veya çocuklarının bir meslek veya sanatı bizzat icra etmesi için kullanma ihtiyacında ise kira akdinin hitamında,

Soru işyerinin tahliyesi ile ilgili olduğu için (ç) bendini de alıntıladım.

Alıntı:
Yazan Saim
Peki, Kiralayan kendi oğlu için mi ihtiyaç nedeniyle Tahliye davası açacaktır yoksa Malik'in oğlu için mi? özetle: Kim, kimin adına açacaktır?

Madde kimlerin ihtiyaçlı olabileceklerini tahdidi olarak saydığı için, yukarıdaki soruya rahatlıkla; kiralayan ancak kendi oğlunun ihtiyacı için dava açabilir, diyebiliriz.
Alıntı:
Hem Malik'in oğlunun hem de kialayanın oğlunun ihtiyacı varsa ve bu iki şahıs ayrı ayrı kendi oğulları için Tahliye davası açarlarsa, durum nasıl çözülür?

Sorunun zor ve zekice olan tarafı burasıdır. Kiralayanın dava hakkı mutlaktır. Yasadan kaynaklanmaktadır. Kiralayan olmayan malikin dava hakkı yasayla değil; içtihaden belirlenmiştir. Mülkiyet hakkına dayalıdır.

Hem malik olmayan-kiralayan hem de kiralayan olmayan-malik ayrı ayrı kendileri veya oğulları için, dava açarsa mevzuata göre malik olmayan-kiralayana üstünlük tanımak gerekecektir. Yargıtay bir kararında, kiralayan-malik mecuru 3. kişiye satmış olsa bile, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabileceğini belirlemiştir.

Bana göre, yasa hazırlanırken sanki tüm kiralayanların aynı zamanda malik olacağı kabul edilmiş gibi kaleme alınmıştır. Aslında malik olmayan-kiralayanın dava açabilmesi için malikin onayının da aranması gerekmelidir. Aksi takdirde hakkaniyete aykırı durumlar sözkonusu olabilecektir.

İki kardeş düşünelim. Birisi Almanya'da yaşayıp ülkemizde dükkan/ev satın almış olsun. Türkiye'deki kardeş kiralayan sıfatıyla taşınmazı kiralamış olsun. Daha sonra kendi oğlunun ihtiyacı için tahliye davası açsa ve davanın sonunda kazansa ve oğlu taşınmazda oturmaya başlasa, hukuki sıfatı ne olacaktır? Yani malik olan amcası kendisine tahliye davası açabilecek midir? Bence hayır. Peki fuzuli işgalden dolayı açabilecek midir?

Buyrun Sayın Saim, siz de benim soruma cevap verin de, ödeşelim.
Old 09-02-2009, 13:12   #10
oznopt05

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşım.
Bu konuda Yanıt veren Meslektaşlarımın fikirlerine iştirak ediyor ve Olayda baba hem malik hemde kiralayan olduğundan 6570 sayılı Kira kanununun 7/b maddesine göre davanın malik ve kiralayan baba tarafın açılması gerektiğini düşünüyorum. Saygılarımla.
Old 09-02-2009, 13:46   #11
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
İki kardeş düşünelim. Birisi Almanya'da yaşayıp ülkemizde dükkan/ev satın almış olsun. Türkiye'deki kardeş kiralayan sıfatıyla taşınmazı kiralamış olsun. Daha sonra kendi oğlunun ihtiyacı için tahliye davası açsa ve davanın sonunda kazansa ve oğlu taşınmazda oturmaya başlasa, hukuki sıfatı ne olacaktır? Yani malik olan amcası kendisine tahliye davası açabilecek midir? Bence hayır. Peki fuzuli işgalden dolayı açabilecek midir?

Buyrun Sayın Saim, siz de benim soruma cevap verin de, ödeşelim.

Sorunun çözümüne bu sorunuzla çok yaklaştığınızı düşünüyorum. Şundan emin olmalısınız ki; siz bu soruyu sormasaydınız ben kanaatimi açıklarken bu soruyu sorup, sonra da gerekçemi ortaya koyacaktım.

Sayın Admin'in de fikrini almak şart oldu.
Old 09-02-2009, 13:49   #12
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
]İki kardeş düşünelim. Birisi Almanya'da yaşayıp ülkemizde dükkan/ev satın almış olsun. Türkiye'deki kardeş kiralayan sıfatıyla taşınmazı kiralamış olsun. Daha sonra kendi oğlunun ihtiyacı için tahliye davası açsa ve davanın sonunda kazansa ve oğlu taşınmazda oturmaya başlasa, hukuki sıfatı ne olacaktır? Yani malik olan amcası kendisine tahliye davası açabilecek midir? Bence hayır.


Ortada bir kısır döngü oluştu
Old 09-02-2009, 13:54   #13
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-ufuk
Ortada bir kısır döngü oluştu


Aslında gayet açık. Kısır döngü yok. Şöyle düşünelim:

Malik mutlak hak sahibidir. Aslolan, malik'in taşınmazını kendisinin kiraya vermesidir. Ancak çeşitli nedenlerle malik, kira akdine taraf olmayabilir. Böyle bir durumda; yani, kiralayının malik dışında bir başka kimse olduğu durumlarda, kiralayanın "temsil" kuralları temelinde hareket ettiğini farz etmek zorunludur. Aksi takdirde, yetkisiz kişinin malikin de rızası olmaksızın malike ait bir taşınmaz için 3.kişi ile herhangi bir şekilde kira akdi yapması "yetkisiz temsil" nedeniyle -malik bakımından- geçerli sayılamaz. (BK.38)

Bu itibarla, kiralayan malik değilse, temelde bir yetkiye dayalı olarak akit yapmış olmalıdır. Temsil esasları Borçlar Kanunumuzda kapsamlı olarak düzenlenmiştir. Doğrudan temsil ve dolaylı temsil esasları ortadadır. (BK.32 vd. okuyunuz!)


E ben daha ne açıklayayım?
Old 09-02-2009, 14:06   #14
av.s_ulusinan

 
Varsayılan

Sayın Saim'in son açıklamasına aynen katılıyorum. Her ne kadar yasada "kiralayan" olarak ibare yer almaktaysa buradaki "kiralayan" ibarenin kira akdinin taraflarını (kiracı-kirlayan) ayırt etmek amacıyla yazıldığını ve malik ile kiralayanın aynı kişi olacağı düşüncesiyle kaleme alındığını kabul etmek gerekir. Buarda esas olan malikin mülkiyet hakkıdır. Malik ile kiralayan kişilerin ayrı şahıslar olması halinde kiralayanın malikin temsilcisi (veya vekili) sıfatıyla hareket ettiği (etmesi gerektiği) açıktır. Burada kiralayan kişi kira akdini asıl malik adına temsil ilişkisi çerçevesinde imzalamaktadır. Hal böyle olunca malik ile kiralayanın her ikisinin de oğulları için taşınmaza ihiyaç duyması halinde malikin dava hakkına sahip olması gerektiği kanaatindeyim.
Old 09-02-2009, 14:12   #15
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Saim
Aslında gayet açık. Kısır döngü yok. Şöyle düşünelim:

Malik mutlak hak sahibidir. Aslolan, malik'in taşınmazını kendisinin kiraya vermesidir. Ancak çeşitli nedenlerle malik, kira akdine taraf olmayabilir. Böyle bir durumda; yani, kiralayının malik dışında bir başka kimse olduğu durumlarda, kiralayanın "temsil" kuralları temelinde hareket ettiğini farz etmek zorunludur. Aksi takdirde, yetkisiz kişinin malikin de rızası olmaksızın malike ait bir taşınmaz için 3.kişi ile herhangi bir şekilde kira akdi yapması "yetkisiz temsil" nedeniyle geçerli sayılamaz. (BK.38)

Bu itibarla, kiralayan malik değilse, temelde bir yetkiye dayalı olarak akit yapmış olmalıdır. Temsil esasları Borçlar Kanunumuzda kapsamlı olarak düzenlenmiştir. Doğrudan temsil ve dolaylı temsil esasları ortadadır. (BK.32 vd. okuyunuz!)


E ben daha ne açıklayayım?

Ben soruma hala yanıt alamadım.
Old 09-02-2009, 14:13   #16
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Ben soruma hala yanıt alamadım.

Bekleyin biraz. Size toplu cevap vereceğim.

Yine de cevap yazayım:

Kiralayan malik değilse ve bu haliyle tahliye davası açıp, işyerini tahliye ettirmişse, böyle bir durmda;

Bir önceki malik-kiralayan temel ilişkisindeki temsil esasları malik tarafından "kaldırılmadıkça", (BK.34) kiralayanın temsil yetkisi devam eder.

Kiralayan baba; oğlu ile yazılı veya şifahi bir kira akdi yapmış (ve oğul kira ödemekte ise,) kira akdi geçerlidir. Oğlu ile şifahi ya da yazılı bir akit yapıldığı halde, oğul kira da ödememekte ise, malik, kiranın kendisine ödenmesini bir ödeme mahalli göstererek ihtar edip, öedenmezse temerrüt nedeniyle taşınmazdan tahliyesini isteyebilir...

Oğul ile hiç bir kira ilişkisi yoksa (yazılı veya sözlü) oğul zorunlu olarak fuzuli şagildir, diye düşünürüm.
Old 09-02-2009, 14:27   #17
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Hayır soru şu olsa; kiralayan olmayan malik kendi oğlunun ihtiyacı nedeni ile, kiralayanın iş yeri ihtiyacı olan VE HALİ HAZIRDA içeride kiracı olan oğluna ihtiyaçtan tahliye davası açabilir mi
Old 09-02-2009, 14:29   #18
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-ufuk
Hayır soru şu olsa; kiralayan olmayan malik kendi oğlunun ihtiyacı nedeni ile, kiralayanın iş yeri ihtiyacı olan VE HALİ HAZIRDA içeride kiracı olan oğluna ihtiyaçtan tahliye davası açabilir mi

E açabileceği hususu zaten içtihaden kabul edilmektedir diyen de sizsiniz.
Old 09-02-2009, 14:37   #19
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Saim
E açabileceği hususu zaten içtihaden kabul edilmektedir diyen de sizsiniz.

Sayın Saim, siz de biliyorsunuz ki içtihatlar,kiralayan olmayan malikin de davacı olabileceği noktasında.(6570 sayılı kanun 7-b/c madddesine göre.)

Şunu soruyorum ve hiçbir şeyi sahiplenmiyorum, sadece paylaşıyorum; o zaman malik de oğlunun ihtiyacı için dava açacak, kiralayanın oğluna bu farklı bir şey. İkisine de yarışan hak tanınmış.Ama birbirlerine karşı ne olacakları belli değil

Yani Suat ERGİN'in sorusunda bahsettiğim kısır döngü budur zannediyorum.
Old 09-02-2009, 14:52   #20
korayoz

 
Varsayılan

Sayın Saim bence kanunda bir eksiklik yok. Temsilci aracılığı ile yapılan sözleşmelerde, sözleşmenin tarafı temsilci değil temsil edilendir. Ancak kira sözleşmesi şahsi sözleşmelerden olduğu için herkes herkesin evini kiraya verebilir. Önemli olan bu sözleşmeyi ifa edebilmektir. Bunun içinde kiraya veren kişi ile malik arasında ayrıca bir sözleşme olması gerekir. Örneğin malik ve kiraya veren arasında bir kira sözleşmesi olabilir ve daha sonra kiralayanda bir alt kiracıyla anlaşabilir. Bu durumda malik ile alt kiracı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığı için malik alt kiracıya değil ilk kiracıya tahliye için başvurmalıdır. Malikin oğlu için işyeri gerekiyorsa tabi ilk kiracının oğlunun işyeri ihtiyacı burada önemini kaybediyor çünkü asıl hak sahibi malik. Burada ilk bakılması gereken nokta malik olmayan kiralayanın bu hakkını nereden edindiği. Belki intifa hakkı sahibide evi kiraya verebilir. Bu durumda da malikin talep edebileceği birşey yoktur. Biraz karışık oldu ama
Old 09-02-2009, 14:52   #21
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-ufuk
İkisine de yarışan hak tanınmış.Ama birbirlerine karşı ne olacakları belli değil


Zaten Saim Bey'in cevap vermesini beklediğim husus buydu. Malik, kiralayanın oğluna hangi davayı açacak?

Alıntı:
Yazan av-ufuk
Hayır soru şu olsa; kiralayan olmayan malik kendi oğlunun ihtiyacı nedeni ile, kiralayanın iş yeri ihtiyacı olan VE HALİ HAZIRDA içeride kiracı olan oğluna ihtiyaçtan tahliye davası açabilir mi

Açarsa ve taşınmazda oturan kişi, "aramızda kira sözleşmesi yok" derse ne olacak? Kaldı ki bu olasılığı da az yukarıda yazmışım.

Alıntı:
Yazan Ben
Yani malik olan amcası kendisine tahliye davası açabilecek midir? Bence hayır.
Old 09-02-2009, 14:56   #22
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Zaten Saim Bey'in cevap vermesini beklediğim husus buydu. Malik, kiralayanın oğluna hangi davayı açacak?



Açarsa ve taşınmazda oturan kişi, "aramızda kira sözleşmesi yok" derse ne olacak? Kaldı ki bu olasılığı da az yukarıda yazmışım.

Sonunda anlaşıldım çok mutluyum
Old 09-02-2009, 15:03   #23
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan korayoz
Sayın Saim bence kanunda bir eksiklik yok. Temsilci aracılığı ile yapılan sözleşmelerde, sözleşmenin tarafı temsilci değil temsil edilendir. Ancak kira sözleşmesi şahsi sözleşmelerden olduğu için herkes herkesin evini kiraya verebilir. Önemli olan bu sözleşmeyi ifa edebilmektir. Bunun içinde kiraya veren kişi ile malik arasında ayrıca bir sözleşme olması gerekir. Örneğin malik ve kiraya veren arasında bir kira sözleşmesi olabilir ve daha sonra kiralayanda bir alt kiracıyla anlaşabilir. Bu durumda malik ile alt kiracı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığı için malik alt kiracıya değil ilk kiracıya tahliye için başvurmalıdır. Malikin oğlu için işyeri gerekiyorsa tabi ilk kiracının oğlunun işyeri ihtiyacı burada önemini kaybediyor çünkü asıl hak sahibi malik. Burada ilk bakılması gereken nokta malik olmayan kiralayanın bu hakkını nereden edindiği. Belki intifa hakkı sahibide evi kiraya verebilir. Bu durumda da malikin talep edebileceği birşey yoktur. Biraz karışık oldu ama

Evet, aynı şeyleri söylüyoruz. Suat bey bir türlü kabul etmiyor.
Old 09-02-2009, 15:06   #24
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Zaten Saim Bey'in cevap vermesini beklediğim husus buydu. Malik, kiralayanın oğluna hangi davayı açacak?



Açarsa ve taşınmazda oturan kişi, "aramızda kira sözleşmesi yok" derse ne olacak? Kaldı ki bu olasılığı da az yukarıda yazmışım.

Katılmıyorum!
Old 09-02-2009, 16:08   #25
Gemici

 
Varsayılan

Ev sahibi hangi hukuki iliskiye dayanarak evinde oturan, kendi kiracisi olmayan kisiye karsi dava acacak??????????????

saygilarimla
Old 09-02-2009, 16:15   #26
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Saim
Bekleyin biraz. Size toplu cevap vereceğim.

Yine de cevap yazayım:

Kiralayan malik değilse ve bu haliyle tahliye davası açıp, işyerini tahliye ettirmişse, böyle bir durmda;

Bir önceki malik-kiralayan temel ilişkisindeki temsil esasları malik tarafından "kaldırılmadıkça", (BK.34) kiralayanın temsil yetkisi devam eder.

Kiralayan baba; oğlu ile yazılı veya şifahi bir kira akdi yapmış (ve oğul kira ödemekte ise,) kira akdi geçerlidir. Oğlu ile şifahi ya da yazılı bir akit yapıldığı halde, oğul kira da ödememekte ise, malik, kiranın kendisine ödenmesini bir ödeme mahalli göstererek ihtar edip, öedenmezse temerrüt nedeniyle taşınmazdan tahliyesini isteyebilir...


Sayın Saim,

Bu mesajınız ben okuduğumda sadece bir cümleydi. Daha sonra mesajı büyütmüşsünüz. Ancak bana “okundu” göründüğü için, okuma şansım olmadı. O yüzden sizin bu mesajınızın altında yer alan bazı mesajlarımda akış kopukluğu varmış gibi görünebilir. Okuyucular buna dikkat ederse sevinirim.

Bu mesajınıza cevap vermek gerekirse… Kiralayan zaten “oğlunun ihtiyacı nedeniyle tahliye davası” açtığına göre oğluyla bir kira sözleşmesi yapmayacaktır. Bu nedenle malikin temerrüt olgusunu gerçekleştirmesi imkansızdır.

Alıntı:
Oğul ile hiç bir kira ilişkisi yoksa (yazılı veya sözlü) oğul zorunlu olarak fuzuli şagildir, diye düşünürüm.
Fuzuli şagildir, diyorsunuz. Hangi davayı açacaksınız? Oğlanın elinde bir mahkeme kararı var. Bu mahkeme kararına göre, oğlanın ihtiyacı olduğu için mecur tahliye edilmiş.
Alıntı:
Katılmıyorum!

Katılmama gerekçeniz!
(Cevabı daha önce yazdım ama elektrik kesildiği için , kaybettim.)
Old 09-02-2009, 16:53   #27
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Sayın Saim,

Bu mesajınız ben okuduğumda sadece bir cümleydi. Daha sonra mesajı büyütmüşsünüz. Ancak bana “okundu” göründüğü için, okuma şansım olmadı. O yüzden sizin bu mesajınızın altında yer alan bazı mesajlarımda akış kopukluğu varmış gibi görünebilir. Okuyucular buna dikkat ederse sevinirim.

Bu mesajınıza cevap vermek gerekirse… Kiralayan zaten “oğlunun ihtiyacı nedeniyle tahliye davası” açtığına göre oğluyla bir kira sözleşmesi yapmayacaktır. Bu nedenle malikin temerrüt olgusunu gerçekleştirmesi imkansızdır.


Fuzuli şagildir, diyorsunuz. Hangi davayı açacaksınız? Oğlanın elinde bir mahkeme kararı var. Bu mahkeme kararına göre, oğlanın ihtiyacı olduğu için mecur tahliye edilmiş.


Katılmama gerekçeniz!
(Cevabı daha önce yazdım ama elektrik kesildiği için , kaybettim.)

Şimdi daldan dala atladık, konu iyice karıştı.

Tek tek soruları yazıp, tek tek cevaplayalım. o bölümd eyazdıklarım sizin veyahut Av-ufuk'un şaka yollu sorduğu soruya verdiğim cevaptır.

Benim düşüncelerim yukarıda kısmen yazılı durumda. Kiralayanın durumunun Bk.32 vd. hükümler dairesinde temsil esaslarına bağlı olduğu düşünecesindeyim. Bu itibarla kiralayanın malik olmaması halinde taleplerinin de duruma göre doğrudan temsil ya da dolaylı temsil durumu dairesinde değerlendirilmesi gereği açıktır. Bu noktada kiracının, kiralayanın pozisyonunu bilip bilmemesi de önemlidir. Kiralayanın temsilci sıfatıyla malik adına ve hesabına imzaladığı açık ise, kiralayanın davayı kendi oğlunun ihtiyacı için açamayacağı düşüncesindeyim. Bunları maddeleri de zikretmek suretyle gerekçelendirebilirim. Ancak şimdiklik sizlerinde vakıf olduğunuza emin olduğum temsil hükümlerine atıf yaparak geçiyorum.
Old 09-02-2009, 17:13   #28
avaarslan

 
Varsayılan

Merhaba, olayı bu kadar uzatmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Arkaşımızın belirttiği gibi malik ve kiralayan babadır. Dolayısıyla baba, oğlunun işyeri ihtiyacı sebebiyle iş bu tahliye davasını açabilir. İyi çalışmalar diliyorum.
Old 09-02-2009, 17:31   #29
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Saim
Şimdi daldan dala atladık, konu iyice karıştı.

Tek tek soruları yazıp, tek tek cevaplayalım. o bölümd eyazdıklarım sizin veyahut Av-ufuk'un şaka yollu sorduğu soruya verdiğim cevaptır.

Benim düşüncelerim yukarıda kısmen yazılı durumda. Kiralayanın durumunun Bk.32 vd. hükümler dairesinde temsil esaslarına bağlı olduğu düşünecesindeyim. Bu itibarla kiralayanın malik olmaması halinde taleplerinin de duruma göre doğrudan temsil ya da dolaylı temsil durumu dairesinde değerlendirilmesi gereği açıktır. Bu noktada kiracının, kiralayanın pozisyonunu bilip bilmemesi de önemlidir. Kiralayanın temsilci sıfatıyla malik adına ve hesabına imzaladığı açık ise, kiralayanın davayı kendi oğlunun ihtiyacı için açamayacağı düşüncesindeyim. Bunları maddeleri de zikretmek suretyle gerekçelendirebilirim. Ancak şimdiklik sizlerinde vakıf olduğunuza emin olduğum temsil hükümlerine atıf yaparak geçiyorum.

Ben örneğimi tekrarlamak istiyorum. Sayın korayoz'a "aynı şeylerden bahsediyoruz" dediğiniz için, onun mesajındaki ihtimalleri de bertaraf ederek yazmak istiyorum.

A ile B kardeştir. A Almanya'da çalışmakta, biriktirdiği parayla da ülkemizde bir işyeri satın almıştır. Kardeşine de sözlü olarak talimat vermiş ve taşınmazı kiraya vermesini, kira paralarını tahsil etmesini istemiştir. İki kardeşin arasında ne bir vekaletname ne de kira sözleşmesi bulunmamaktadır. B daha sonra C ile kendi adına (Vekaleten ibaresi olmadan) bir kontrat yapmıştır. Bu şekilde bir kontrat yapabileceğini hepimiz biliyoruz.

Aradan bir süre geçtikten sonra B, oğlunun ihtiyacı olduğundan bahisle C'ye tahliye davası açmış ve kazanmıştır.

Soru: Sayın Saim ve korayoz, bunun mümkün olmadığını temsil hükümlerine göre davayı A'nın açabileceğini veya A'yı temsilen(vekaleten)B'nin açabileceğini (ihtiyacın da, A'nın oğluna ait olduğunun belirtilmesini), mi iddia etmektedir.

6570 Sayılı yasanın 7/ç bendini, tartışmaya sonradan katılacaklar için yeniden alıntıladım:

Alıntı:
MADDE 7 - Kira şartlarına ve Borçlar Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerine riayet edilse bile aşağıdaki yazılı hallerde kiralayan

a) Kiracı tarafından gayrimenkulün tahliye edileceği yazı ile bildirilmiş olmasına rağmen tahliye edilmezse icra dairesine müracaatla tahliye istiyebileceği gibi,

b) Gayrimenkulü kendisi veya eşi veya çocukları için mesken olarak kullanma ihtiyacında kalırsa kira akdinin hitamında,

c) Gayrimenkulü kendisinin veya eşinin veya çocuklarının bir meslek veya sanatı bizzat icra etmesi için kullanma ihtiyacında ise kira akdinin hitamında,




Yasa maddesi çok açıktır. Önceki mesajlarda da söylediğim gibi, kiralayan kendi adına bu davayı açabilir.
Old 09-02-2009, 18:21   #30
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Sayın Av. Suat Ergin,

Akşam yemeğimi yedikten sonra gelip izah edeceğim.

Ayrıca mümkünse ilk sorudan tamamen farklı bir soru niteliği bulunan benim ilk sorumla başlayan yeni bir konu açabilir miyiz? Çünkü bu topikteki başlıkla, tartıştığımız konu tam örtüşmüyor ve bir çok arkadaşımızın kafası karışıyor.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Oğlun ihtiyacı sebebiyle tahliye davası kim açacak? Kiralayan mı Oğlu mu? Av. Salim Meslektaşların Soruları 4 24-01-2011 12:38
Uyarlamada Ortaya çıkan Sorunlar II Av. Muzaffer ERDOĞAN Hukuk Sohbetleri 3 16-04-2008 15:27
Sonradan ortaya çıkan mirasçı üye19870 Meslektaşların Soruları 1 15-10-2007 10:06
iddianamede bulunmayan ama daha sonra ortaya çıkan suç av.egemen Meslektaşların Soruları 4 24-06-2007 11:26
Yapay Döllenme Sonucu Ortaya Çıkan Hukuki Sorunlar cüneyt tamam Hukuk Soruları Arşivi 1 05-03-2002 21:16


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07197595 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.