Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Noterden devri olmaksızın yapılan araç satışı

Yanıt
Old 21-06-2007, 09:54   #31
attorneytalay

 
Varsayılan

Sayin Av.Suat Ergin,

Oncelikle ilginiz icin tesekkur ederim.

Simdi burada bir hırsızlık olayı var yani araba rıza halefine elden cikiyor, dolayısıyla ben sahsen davanın kazanılacağına inanıyorum amma velakin korkum dava sürerken 3.kişinin arabayı elden çıkarması harici bir satış ile...

Dolayısyla yine diğer meslektaşların yorumlarını incelediğimde sanırım ruhsatname ve arabanın ilgili tescil bilgileri ile arkadaşımın babası tarfik müdürlüğüne yahut emniyet müdürlüğüne başvuruda bulunarak aracın trafikten menedilmesini isteyebilmesi gerektiğini düşünüyorum ki sanırım ortada hırsızlık konusu bir araç olduğu için de buna hemen karar verilmesi gerekiyordur.

Yine de değerli fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

Saygılarımla

Talay
Old 26-06-2007, 09:02   #32
attorneytalay

 
Varsayılan

Şöyle sorumu açmak istiyorum;

Acaba vekaleten satışlarda vekalet fotokopisi ile noterden araç satışı geçerli olur mu?

Dolandırıcı ve aracı çalan hırsıza karşı ceza mahkemesinde dava açıldı. Arkadaşımın babası ve aracı elinde bulunduran üçüncü kişi müşteki olarak görünüyor. Şimdi açılan ceza davasına göre, arkadaşımın babası üçüncü kişide bulunan arabasını nasıl alır? Araç dava konusu olduğu için bana göre üzerinde çalıntı kaydı olmalı ve araç trafikten menedilmeli. Ayrıca sanırım şu an arkadaşımın babası tarafından bir istihkak davası açılsa bile ceza mahkemesindeki davayı bekletici sorun yapar.

Farklı düşüncede olanlar görüşlerini paylaşırsa sevinirim

Saygılar

Talay
Old 04-07-2007, 15:30   #33
avfatih

 
Varsayılan

Aşağıdaki gibi bir karar var ancak.İspat yükü sizde tanık vs.,adi yazılı sözleşme yeterli kabul edilmiyor.Önerdiğiniz yöntemler faydanıza olabilir

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 1997/9697

K. 1998/1127

T. 2.3.1998

• TAZMİNAT DAVASI ( Trafik Kazası Nedeniyle )

• TRAFİK KAZASINDAN DOĞAN TAZMİNAT DAVASI ( Trafikte Adına Kayıtlı Araç Bulunan Kişinin Mutlaka İşleten Olmaması )

• İŞLETENİN SORUMLULUĞU ( Trafikte Adına Kayıtlı Araç Bulunan Kişinin Mutlaka İşleten Olmaması )

• ARACI KENDİ HESABINA İŞLETME ( Trafikte Adına Kayıtlı Araç Bulunan Kişinin Mutlaka İşleten Olmaması )

2918/m.3

ÖZET : Davaya konu olan olayda eylem 23.9.1990'da gerçekleşmiştir. Oysa davalı zarara yol açan aracı belirtilen tarihten önce 23.3.1990'da başkasına, A. G.ye teslim etmiştir. Böylece kendisi belirtilen tarihte işleten olmaktan çıkmış bulunmaktadır. Bundan başka davacı, kayıt sahibi davalının teslime rağmen olay gününde araçla ekonomik bir ilişkisinin varlığını, diğer bir deyimle aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu iddia ve ispat etmiş değildir. O halde davalının zarardan sorumlu tutulması için yeterli dayanak bulunmamış olması karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle tazminata hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
DAVA : Taraflar arasındaki trafik kazasından doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı toplam 65.627.551 lira maddi ve manevi tazminatın 23.9.1990 olay tarihinden itibaren, yasal faiziyle birlikte davalılardan ( davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun yalnız maddi tazminat yönünden ve poliçesindeki limitle sınırlı olmak kaydıyla ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalı şirket adına A. B. ve davalı Ö. G. avukatı taraflarından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan Ö. G.nin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı şirketin temyizine gelince; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesi hükmüne göre, başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fıili tasarrufu bulunduğunu ispat edemediği takdirde, kayda göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet ve rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi; işletendir. Aynı kanunun 85. maddesi hükmüne göre ise bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. O halde trafikte adına bir araç kayıtlı olan kişi mutlaka onun işleteni sayılamaz.
Davaya konu olan olayda eylem 23.9.1990'da gerçekleşmiştir. Oysa davalı zarara yol açan aracı belirtilen tarihten önce 23.3.1990'da başkasına, A. G.ye teslim etmiştir. Böylece kendisi belirtilen tarihte işleten olmaktan çıkmış bulunmaktadır. Bundan başka davacı, kayıt sahibi davalının teslime rağmen olay gününde araçla ekonomik bir ilişkisinin varlığını, diğer bir deyimle aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fıili tasarrufu bulunduğunu iddia ve ispat etmiş değildir. O halde davalının zarardan sorumlu tutulması için yeterli dayanak bulunmamış olması karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle tazminata hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı şirket yararına BOZULMASINA, öteki davalı Ö. G.nin temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle bu davalıya ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA ve onama harcının temyiz eden davalı Ö. G.ye yükletilmesine ve davalı Ö. Nakliyat Tic. Şirketi'nden peşin alınan harcın istek . halinde geri verilmesine 2.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
yarx
Old 05-07-2007, 12:04   #34
Av.Hatice Sarıbardak

 
Varsayılan araç satışı

Hukuki sonuç doğuracak bir satış sözkonusu değil.Galerici sözleşmesi de olmadığına göre galericiyi de hukuken aracın devri için gerekli işlemleri yapmaya zorlayamazsınız.Eğer ilk satıştan paranızı almışsanız aracın son zilyedini bulup bir yakınınızın aracı satın almasını sağlayabilirsiniz.Böylece aracın zilyetliğine tekrar kavuşabilirsiniz.
Pratikte icra takibinden daha etkin bir yol aklıma gelmiyor.Aracın icra kanalıyla satışında işler belki daha fazla karışacak ama en azından düşünen siz olmayacaksınız.
Old 05-07-2007, 13:34   #35
ANTEPLİ

 
Varsayılan noterden devri olmaksızın yapılan araç satışı

merhaba arkadaşlar hazır bu sorun açılmışken ben de olayı tersinden alarak bir şey sormak isterim.şahıs galeriden aracı adi sözleşme ile satın almış ve aracın malikinden de 3 ay içinde aracın resmi satış işlemlerini yaptırabilmesi için vekaletname almış.ancak 3 ay içinde aracın resmi satış işlemleri yaptırılamadığı için araç maliki ile yapılan görüşme sonunda araç maliki verdiği süre içinde resmi satışı yaptırmadıklarından bahisle satış onayı vermek için ekstradan para istemiş.aksi takdirde aracın satış işlemlerini yaptırmayacağını söylemiş.ancak bu arada aracın zilyedliği satın alanda ayrıca adi satış sözleşmesi ve aracın resmi maliki tarafından verilmiş vekalet de var.şimdi aracı alan kişi bu aracın resmi satış işlemlerini nasıl yaptıracak aracı kendi adına ya da bir 3.şahıs adına (tescilli malikin rızası olmadan) tescil ettirebilecekmi.bunun için başvurabileceği hukuki yollar nelerdir.verdiği paranın iadesi için s.zenginleşme davası açabilirmi selamlar
Old 06-07-2007, 11:07   #36
Av.Hüseyin Erdayandı

 
Varsayılan

Arkadaşlar,galeriye bırakılan veya galerici aracılığıyla yapılan araç satışlarında hemen hemen burada görüş belirten arakadaşlarım bir çıkmazla karşı karşıya kalındığının altını çizmiş.Özellikle ticari hayatın zorunluluğu gereği alıcı ile satıcının doğrudan yüzyüze gelmediği alım-satımda aracılar rol oynamakta bu nedenle galerciler de araç satışlarında devreye girmekte ve bu piyasada çalışanların herhangi bir denetimi olmadığı gibi sorumlu olduğu bir meslek odası ve bunların usulsüz işlemlerini denetleyen ve yaptırımlara bağlayan ne bir yasa hükmü de olmadığından bu aracılar sorumsuz davranarak mağduriyetlere yol açmaktadır.
Araç devrini üzerine almayanların çoğu da araç sahibi olmaktansa kısa süreli ihtiyacını karşıladıktan sonra veya o da aracılık yapmak istediği için araç devirlerini almaya yanaşmamkta aracı masrafsız devretmenin yolarını aramaktadırlar.Eğer bu şekilde araçlarını galerici aracılığıyla satmak zorunda kalanlara sıkı bir vekalet akdi yaparak galericiyi sorumlu tutmaları ve vekalet yetkisinin kötüye kullanımı durumunda da hukuki ve cezai sorumluluktan doğan yasal yollara başvurmalarını öneririm.Ancak bunun da kesin sonuç almak için yeterli olacağını sanmıyorum.
Old 12-02-2009, 10:58   #37
iussy

 
Varsayılan

Merhabalar,

Müvekkil şirket, kendisine ait olan bir aracı, satılması için oto galerisine vermiş, karşılığında da teslim tesellüm tutunaı düzenlemiştir. Aracın oto galerisine teslimi sırasında da, oto galerisi tarafından müvekkil şirket lehine düzenlenen senet de müvekkil şirkete teslim edilmiştir.

Senedin ödeme tarihi geldiğinde, söz konusu oto galeri senet bedelini ödemediğinden oto galeri aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Nitekim icra takibinin başlatılmasından bir süre sonra oto galeri müvekkil şirketin hesabına senet bedelinin tamamını yatırmış ancak icra dosyası açısından arada belirli bir miktar alacak kalmıştır.

Bu arada, oto galeri kendisinde bulunan aracı 3. bir kişiye satmış olup, müvekkil şirketin işbu 3. kişiye aracın devrini yapmasını istemekte, aynı zamanda da icra dosyasındaki bakiye borcu ödemeyi kabul etmemektedir.

Bu çerçevede, müvekkil şirketin;

i. aracı 3. kişiye devri müvekkil şirket açısından her hangi bir probleme sebep olur mu?

ii. müvekkil şirket, kendisine senedi veren ve ödemeyi yapan oto galerisi olduğu için, devri oto galeriye mi yapmalıdır?

iii. müvekkil şirketin hiçbir şekilde devir yapmaması halinde, kendi yedinde bulunmayan araç bakımından, ne gibi riskleri söz konusu olacaktır?

iv. müvekkil şirket devri 3. kişiye yapsa dahi, senedin borçtan mücerret olduğu ve oto galerinin bu senet mukabili, senet üzerinde görünen rakamı ödediği göz önünde bulundurulursa, icra takibi açısından bir sorun yaşanıp yaşanmayacağı (örneğin menfi tespit davası, alacak davası veya haksız zenginleşme gibi bir dava)

hususlarında bilgi ve görüşlerinizi öğrenmek istiyorum.

Şimdiden teşekkürler.

Saygılarımla.
Old 12-02-2009, 12:00   #38
Av.Yahya Demirel

 
Varsayılan

Noterde gerçekleşmeyen araç satışlarının kayıt malikini üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluktan kurtarmayacağına ilişikin aşağıdaki kararı incelemenizi öneririm.
Saygılarımla
T.C. Yargıtay 4. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/15842 K. 2004/14714 T. 23.12.2004
• HARİCİ SENETLE ARAÇ SATIŞI ( Geçersiz Olması ve Üçüncü Kişilere Karşı Hüküm İfade Etmemesi - Trafik Kazası Sonucu Uğranılan Zarar Nedeniyle Açılan Tazminat Davasında Sicil Malikinin İşleten Sıfatıyla Sorumluluğu )
• TRAFİK SİCİL KAYDININ ARAÇ İŞLETENİN TESBİTİNDE KARİNE NİTELİĞİ ( Harici Senetle Satışın Geçersiz Olması ve Üçüncü Kişilere Karşı Hüküm İfade Etmemesi - Sicil Malikinin İşleten Sıfatıyla Trafik Kazası Sonucu Doğan Zarardan Sorumlu Olması )
• ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU ( Harici Senetle Yapılan Araç Satışının Geçersiz Olması ve Üçüncü Kişilere Karşı Hüküm İfade Etmemesi - Trafik Kazası Sonucu Oluşan Zarardan Sicil Malikinin İşleten Sıfatıyla Sorumlu Olması )
2918/m.85,86
ÖZET : Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Bu bakımdan işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman ispatlanabilirse de, bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarar gören taraf ve haleflerinin haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması gerekir. Somut olayda araç olay tarihinden sadece birkaç ay önce adi senet ( galeri satış senedi ) ile haricen satılmış olup, bu tür satımlar noter huzurunda yapılmadığından hüküm ifade etmezler. Kaldı ki davalı, başka bir kişinin aracını kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerindeki fiili tasarrufu bulunduğunu geçerli delillerle ispatlamış değildir. Başka bir deyimle, bu yönün tanıkların sözleriyle doğrulanması davacının hukukunu etkilemez. O halde adı geçen davalı hakkında da işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken husumetten ret kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
KARAR : Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı Hastalık Kasası, sigortalısına ödediği tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatını, olaya neden olan sürücü ve aracın kayıt malikinden rücuen istemiş, yerel mahkemece sürücü yönünden dava kabul edilmiş ise de, işleten olaydan önce harici senetle aracı üçüncü kişiye satmış bulunduğundan araç üzerindeki fiili hakimiyeti sona erdiğinden bu davalıya yönelik dava husumetten reddedilmiştir. Araç trafikte davalı M. S. Ö. adına kayıtlıdır. Davacı da bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Bu bakımdan işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman ispatlanabilirse de, bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarar gören taraf ve haleflerinin haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması gerekir. Somut olayda araç olay tarihinden sadece birkaç ay önce adi senet ( galeri satış senedi ) ile haricen satılmış olup, bu tür satımlar noter huzurunda yapılmadığından hüküm ifade etmezler. Kaldı ki davalı, başka bir kişinin aracını kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerindeki fiili tasarrufu bulunduğunu geçerli delillerle ispatlamış değildir. Başka bir deyimle, bu yönün tanıkların sözleriyle doğrulanması davacının hukukunu etkilemez. O halde adı geçen davalı hakkında da işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken husumetten ret kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.12.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 17-02-2009, 10:46   #39
Av.SÖZEN

 
Varsayılan

Bence bu konuda atılacak ilk adım trafik tescil şube müdürlüğüne durumu bildirmektir ; "trafik tescil şube müdürlüğünde kayıtlı bulunan 06 XX YYYY plaka sayılı aracın" şeklinde bir başlangıç yapın bakalım ne olacakama noter satışının alınmaması kötü olmuş, noter de yapılmış bir satış işlemi olsaydı satıcı tüm yükümlülüğü yerine getirmiş olurdu,Zira Trafikten tescil veya noterden satış " GEÇERLİLİK KOŞULUDUR" Noterden satış yapılmazsa satış geçerli değildir. bu durumda trafiğe tescil ettirmesi için trafik şube müdürlüğüne bir dilekçe yazılırdı, ayrıca vergi mahkemesine açılacak bir davayla vergi yükümlülüğünden kurtulup geriye dönük olarak ödemiş olduğunuz tüm vergi borçlarını yasal faizi ile birlikte talep edebilirdiniz. noter satışı söz konusu olmadığı için tek yol icra yoluna başvurmak..
Old 02-07-2012, 10:25   #40
pehlivanoğlu

 
Varsayılan

Selamlar. Konu ile bağlantılı olduğu için bu başlığa yazıyorum.

Müvekkilim arkadaşından bir araba almış, 36.000 TL ye anlaşmışlar ve 16.000 TL peşin geriye kalan bakiye için senet vermiş. Kendi aralarında bir protokol yapmışlar. (senetlerden bahsediliyor) 2 kişide sahit olmuş. Senetleride şahitlerden birisi doldurmuş. 3 senet tarihi geldiğinde paranın tamamını istemiş, müvekkilim de paranın tamamını vermiş ve senetlerini almış. Para verme işlemi cumartesi günü olduğu için notere gidememişler. Ondan sonraki hafta müvekkilim arabanın satışı için aradığında karşı taraf sürekli ertelemiş.

Daha sonra karşı tarafa ihtarname çekildi. İhtanamede ya alınan paranın iadesi ya da devir işleminin gerçekleştirilmesi istendi. Bu ihtarnameye karşı olarak toplamda 17.000 TL aldıklarını ve herhangi bir senet almadıklarını iddia eden bir ihtarname çekmişler.

Sonuç olarak bu paranın iadesini ve arabayı geri vermeyi istiyoruz. Bunun için sebepsiz zenginleşme davası açmak gerektiğini düşünüyorum. Farklı fikirleri olan ve elinde buna ilişkin doküman olan meslektaşlarımdan yardımlarını bekliyorum teşekkür ederim.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 2 (0 Site Üyesi ve 2 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
araç devri Av.Zeynep Meslektaşların Soruları 16 11-05-2010 17:08
Araç Devri - Noterden Satış - Alıcının Aracı Üstüne Geçirmemesi carnerion Meslektaşların Soruları 17 10-06-2009 12:45
Noterden Yapılan İtirazın Davadaki Hükmü kum Hukuk Soruları Arşivi 18 22-10-2006 16:32
Süresiz Vekaletname İle Araç Satışı yuysal Hukuk Soruları Arşivi 3 22-09-2004 10:07
Araç Satışı murat Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 15:06


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04639792 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.