Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

tasarrufun iptali davasında birden fazla takip borçlusuna karşı geçici yada kesin aciz belgesi alınması dava şartı değilmidir?

Yanıt
Old 07-02-2012, 17:14   #1
av.yılmaz kolak

 
Varsayılan tasarrufun iptali davasında birden fazla takip borçlusuna karşı geçici yada kesin aciz belgesi alınması dava şartı değilmidir?

alacaklı A,borçlu B1,B2 ile Lehdar-ciranta aleyhine icra takibi başlattı.Takip kesinleştikten sonra yalnızca borçlu B1 hakkında haciz işlemi uyguladı.B1'in dairesine haciz koydu.ancak haciz işleminden önce borçlu B1 dairesini Ü'ye ipatek etmişti.
Alacaklı A;borçlu B1 ile ipotek alacaklısı Ü'ye karşı tasarrufun iptali davası açtı.
Alacaklı A,icra takibindeki tüm borçlulara karşı takibi yürütüp tüm borçlular hakkında geçici yada kesin aciz belgesi almadan tek bir borçlu B1'e karşı dava açabilirmi?Diğer takip borçlularına karşı da geçici yada kesin aciz belgesi alması gerekmezmi? tüm takip borçlularından geçici yada kesin aciz belgesi alarak dava açması dava şartı değilmidir? selamlar,,,
Old 07-02-2012, 17:23   #2
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.yılmaz kolak
alacaklı A,borçlu B1,B2 ile Lehdar-ciranta aleyhine icra takibi başlattı.Takip kesinleştikten sonra yalnızca borçlu B1 hakkında haciz işlemi uyguladı.B1'in dairesine haciz koydu.ancak haciz işleminden önce borçlu B1 dairesini Ü'ye ipatek etmişti.
Alacaklı A;borçlu B1 ile ipotek alacaklısı Ü'ye karşı tasarrufun iptali davası açtı.
Alacaklı A,icra takibindeki tüm borçlulara karşı takibi yürütüp tüm borçlular hakkında geçici yada kesin aciz belgesi almadan tek bir borçlu B1'e karşı dava açabilirmi?Diğer takip borçlularına karşı da geçici yada kesin aciz belgesi alması gerekmezmi? tüm takip borçlularından geçici yada kesin aciz belgesi alarak dava açması dava şartı değilmidir? selamlar,,,

Hayır öyle bir şart yoktur. Davada husumet iptali istenen tasarrufun tarafları olan borçlu ile onun ile ilişki kuran 3. kişiye karşı yöneltildiğinden ve dava bir şahsi dava olduğundan, sadece tasarrufta bulunan borçlu açısından aciz vesikası şartı bulunmaktadır.
Old 08-02-2012, 13:39   #3
GÜLSÜM ÖNAL

 
Varsayılan

İİK.277.MADDE-İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler :
1- Elinde muvakkat yahut kat'i aciz vesikası bulunan her alacaklı
MADDE 143 - Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse,
iik. da belirtilen madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde alacaklının alacağını alamamış olması kuralı geçerlidir. Burada birden fazla borçlu var ama diğerlerine işlem yapılmadan sadece bir borçlu için aciz vesikası alınacak olması... alacağın alınamama kuralı ile çelişen bir durumdur. Zira borçlunun mal varlığı var ama borca yeterli değil ise kalan bedel için tasarruf iptal edleceğinden öncelikle alacaklının alacağını tahsil edebileceği miktarın belirlenmesi de gerekir. Diğer borçlular yönünden de bu durumun dikkate alınması ve sonuçsuz kalması halinde tasarrufun iptali yönüne gidilmesi gerekir diye düşünüyorum...
Old 08-02-2012, 13:42   #4
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan GÜLSÜM ÖNAL
İİK.277.MADDE-İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler :
1- Elinde muvakkat yahut kat'i aciz vesikası bulunan her alacaklı
MADDE 143 - Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse,
iik. da belirtilen madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde alacaklının alacağını alamamış olması kuralı geçerlidir. Burada birden fazla borçlu var ama diğerlerine işlem yapılmadan sadece bir borçlu için aciz vesikası alınacak olması... alacağın alınamama kuralı ile çelişen bir durumdur. Zira borçlunun mal varlığı var ama borca yeterli değil ise kalan bedel için tasarruf iptal edleceğinden öncelikle alacaklının alacağını tahsil edebileceği miktarın belirlenmesi de gerekir. Diğer borçlular yönünden de bu durumun dikkate alınması ve sonuçsuz kalması halinde tasarrufun iptali yönüne gidilmesi gerekir diye düşünüyorum...

Üstad bahsettiğiniz sürenin geçmesi alacaklı menfaatini yüksek ihtimalle haleldar eder. Bu davanın açılmasını bu şekilde katı bir kurala bağlayamayız.

Ayrıca 105 nci madde gereği haciz tuatanağının da bu davanın açılması için yeterli kabul edildiği düşünüldüğünde ... diye düşünüyorum. Saygılar.
Old 08-02-2012, 14:25   #5
GÜLSÜM ÖNAL

 
Varsayılan

Üstadım İİK.277 de madde 105 e atıf var zaten burada sorun icra dosyası alacağının tahsilinin imkansızlığının ( aciz vesikası için )tüm borçlular için mi yoksa diğerlerine işlem yapmadan bir borçlu üzerinden değerlendirilmesi mi? Alacaklının tek alacağı ama birden çok borçlusu var. Alacaklının diğer borçlulara da işlem yapması en azından İİk.105.madde gereği haciz tutanağı ile belirlenmesi tahsilin mümkün olamayacağı durumda da tasarrun iptaline ( bir borçlu için ) gidilebilmesi gerekir. Bana göre hem tasarruf iptali davasının amacına hizmet edecek hem de daha adil ve hakkaniyete uygun olacaktır.Tasarrufun iptali tasarruf işlemi taraflarına karşı açılıyor olsa dahi şartları icra dosyasına bağlı bir davadır. En azından diğer borçlular içinde İİK.105.e göre de olsa mal varlığına dair bir tutanak düzenlenmiş olmalıdır diye düşünüyorum.
Old 08-02-2012, 15:44   #6
kezzy

 
Varsayılan

Sanırım aşağıdaki karar biraz daha netleştirebilir sorunun cevabını
Alıntı:
T.C.
YARGITAY
15. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/3313
K. 2002/4951
T. 6.11.2002
• TASARRUFUN İPTALİ ( Davacının Borçlunun Alacağı Karşılayacak Mal Varlığı Olmaması Nedeniyle Tasarrufun İptali İstemi )
• ACİZ VESİKASI ( Bunun Diğer Borçlular Adına Alınmamış Olmasının Tasarrufun İptali Davasının Davalısını Açısından İşin Esasına Girilmesini Engellememesi )
2004/m.105/2,277,
ÖZET : Diğer borçluların aciz halinin gerçekleşmemiş olması tasarrufun iptali davasının davalısı olan borçlu lehine dikkate alınabilecek bir husus değildir. Dava konusu olayda, İİK.nunun 105/2 maddesi uyarınca dava şartı ( aciz hali ) gerçekleştiğinden mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Günay Salman geldi. Davalılar avukatı gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Dava İİK.nun 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece aciz halinin gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Borçlu hakkında İcra Müdürlüğü'nce verilmiş kesin bir aciz belgesi mevcut değil ise de, borçlunun evinde ve eşinin huzurunda yapılan 8.4.1999 tarihli ihtiyati haciz zabıt varakasında borçlunun haczi kabil mallarının bulunmadığı, haczedilenlerinde takip alacağına yetmediği belirlenmiş, borçlunun haczedilen taşınmazının icraca yapılan kıymet takdirinde ise alacağın çok altında bir değerinin olduğu görülmüştür. Diğer borçluların aciz halinin gerçekleşmemiş olması tasarrufun iptali davasının davalısı olan borçlu lehine dikkate alınabilecek bir husus değildir. Dava konusu olayda, İİK.nunun 105/2 maddesi uyarınca dava şartı ( aciz hali ) gerçekleştiğinden mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Aksine görüşle davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 250 milyon TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacı vekiline verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 6.11.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 08-02-2012, 17:34   #7
GÜLSÜM ÖNAL

 
Varsayılan

Tasarrufun iptali davası şahsi hak doğuran bir davadır. tasarruf iptal edilse dahi mal borçlu mülkiyetine geçmez. satışından arta kalan var ise yine tasarruftaki 3.kişiye verilir. Bu durumda Alacağını tahsil edebilme imkanlarını tamamen kullanmamış olan alacaklının iş bu dava hakkını TMK.2 maddesine göre de değerlendirmek gerekir.Tasarruftaki 3.kişi yönünden değerlendirildiğinde;satıştan arta kalan bedel söz konusu kişiye iade edileceğinden iade bedelin diğer şartların yerine getirilmiş olması halinde daha fazla olacağından bahisle alacaklıya karşı tazminat hakkı doğabilir-doğmalıdır da diye düşünüyorum.. ...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Tasarrufun iptali davalarında dava şartı nurigüzel Meslektaşların Soruları 8 02-02-2012 17:23
Birden fazla alacaklının tasarrufun iptali davası açması ve avukatlık ücreti avasilturk Meslektaşların Soruları 5 18-02-2011 12:10
geçici veya kesin aciz vesikası olmadan açılan tasarrufun iptali davası avukat.derviş.yıldızoğlu Meslektaşların Soruları 7 10-05-2010 12:09
birden fazla borçluya karşı yapılan takip namutenahi Meslektaşların Soruları 2 13-04-2010 17:13
Tasarrufun İptali Davasında Birden fazla borçlu varsa hepsinden aciz belgesi gerekirm Av. Salim Meslektaşların Soruları 5 17-11-2008 22:52


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04460096 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.