Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

belirsiz süreli iş sözleşmesinde eğitim gideri

Yanıt
Old 07-03-2007, 18:22   #1
shaına

 
Varsayılan belirsiz süreli iş sözleşmesinde eğitim gideri

Müvekkil şirkette bir işçi haklı nedene dayanılarak işten çıkartılmıştır. İşçi müvekkil şirkette belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmıştır.

İşçi çalıştığı süre içinde çeşitli eğitimler almıştır.
Bu eğitimler belgelidir.

Belirli süreli iş akdinde süresinden önce iş akdinin feshi halinde bu masraflar istenebiliyor.
Peki belirsiz süreli iş akdinde bu istenebilir mi?

Bu konuda fikirlerinizi bekliyorum
Şimdiden teşekkürler..
Old 07-03-2007, 20:20   #2
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Eğitim giderleri, belirsiz süreli hizmet akdinde de koşulları oluşmuşsa istenebilir.

Saygılar.
Old 08-03-2007, 00:29   #3
Av.Engin Özoğul

 
Varsayılan

Taraflar arasındaki sözleşmeye bağlı.
Old 08-03-2007, 10:50   #4
Av. Arzu Erkol Dursun

 
Varsayılan

"İşçi çalıştığı süre içinde çeşitli eğitimler almıştır.
Bu eğitimler belgelidir."
belirli yada beliriz süreli olsun,öncelikle, yapılan sözleşmede bu konuya ilişkin cezai şart ya da hüküm bulunmalı.ancak bu da yeterli değildir.İşçi aleyhine tek taraflı cezai şartın geçerli olabilmesi için işverenin sağladığı eğitim sonucunda işçinin mesleki vasıfları ile kazanımları gerçekten artmış olmalıdır. Kısa süreli bir hizmet içi eğitim bu vasfı taşımaz. İşçiye sağlanan eğitim ve yapılan masrafla, sözleşmeyle çalışılan süre ve kararlaştırılan cezai şart arasında hakkaniyete uygun bir orantının bulunması gerekir.
ayrıca,İş sözleşmesinde düzenlenen cezai şart, yalnız işçi aleyhine ve işveren lehine konulduğu anlaşılıyorsa Yargıtay bu şartı geçerli kabul etmemektedir.
Cezai şart her iki taraf içinde konulmuş ama işçinin ödemek zorunda kalacağı cezai şart işverene göre yüksek tutulmuşsa, Yargıtay, düşük olan cezai şartın işçi içinde geçerli olduğunu kabul ederek geçerli saymaktadır.
Old 08-03-2007, 10:52   #5
Av. Arzu Erkol Dursun

 
Varsayılan

HD 09 <> E: 2004/5632 <> K: 2004/2444 <> Tarih: 27.10.2004
İş Sözleşmesinin 5. maddesinde sözleşmeyi haksız olarak fesheden tarafın karşı tarafa cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin işçi tarafından haklı fesih halinde cezai şartın işverence ödeneceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Mahkemece sözleşmenin davacı işçi tarafından haklı sebeple feshedildiği kabul edildiğine göre sözleşmede geçen cezai şartın hüküm altına alınması imkanıda bulunmamaktadır. Bu sebeple davacının cezai şart isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
bu kararda işçinin haklı nedenle feshine ilişkindir.görüş açısı vermesi adına yararlı olabilir.
Old 04-12-2009, 16:04   #6
Kadir COŞKUN

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
Esas: 2008/9-430
Karar: 2008/438
Karar Tarihi: 18.06.2008
MENF
İ TESPİT DAVASI - TALEP EDİLEN BEDELİN DAVACIYA BİR YIL BOYUNCA VERİLEN EĞİTİM VE YAPILAN MASRAFLARIN KARŞILIĞI OLMASI - BEDELİN CEZAİ ŞART NİTELİĞİNDE OLMAYIP KENDİNE ÖZGÜ BİR ALACAK TALEBİ OLMASI - BOZMA KARARINA UYULMASI GEREĞİ
ÖZET: Her ne kadar Özel Dairenin bozma ilamında davalı bankanın talep ettiği bedel bir cezai şart olarak nitelendirilmişse de, gerek yanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, gerek davacı tarafından imzalanan yüklenme ve kefalet senetleri, gerekse davalı banka tarafından çıkarılan yönetmelikler incelendiğinde, talep edilen bedelin davacıya bir yıl boyunca verilen eğitim ve yapılan masrafların karşılığı olduğu, cezai şart niteliğinde olmayıp, kendine özgü bir alacak talebi olduğu bir an cezai şart olarak düşünülse bile verilen eğitim gideri karşılığı olduğundan karşılıksız sayılamayacağı anlaşılmakla, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar aras
ındaki <menfi tespit> davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 14.11.2006 gün ve 792-548 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 18.10.2007 gün ve 4544-30845 sayılı ilamı ile;
(...Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığı ve cezai şart noktalarında toplanmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Harcırah Yönetmeliği irdelenmemiştir. Söz konusu yönetmeliğin 3/5 maddesinde <kendi isteği ile geçici olarak görev bölgesi dışında görevlendirilenlere harcırah ödenmez> ifadesi bulunmaktadır. Bu durumda davacı işçinin feshi haksızdır.
Öte yandan cezai şart eğitim karşılığı düzenlenişi nedeniyle tek taraflı olması anılan isteğin hükümsüzlüğünü gerektirmez. Davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; her ne kadar Özel Dairenin bozma ilamında davalı bankanın talep ettiği bedel bir cezai şart olarak nitelendirilmişse de, gerek yanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, gerek davacı tarafından imzalanan yüklenme ve kefalet senetleri, gerekse davalı banka tarafından çıkarılan yönetmelikler incelendiğinde, talep edilen bedelin davacıya bir yıl boyunca verilen eğitim ve yapılan masrafların karşılığı olduğu, dolayısıyla Borçlar Kanununun 158 vd. maddelerinde düzenlenen cezai şart niteliğinde olmayıp, kendine özgü bir alacak talebi olduğu bir an cezai şart olarak düşünülse bile verilen eğitim gideri karşılığı olduğundan karşılıksız sayılamayacağı anlaşılmakla, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Old 04-12-2009, 16:08   #7
Kadir COŞKUN

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
9.Hukuk Dairesi
Esas: 2007/20016
Karar: 2007/28104
Karar Tarihi: 25.09.2007
TAZM
İNAT DAVASI - EĞİTİM GİDERLERİ - DAVACININ HİZMET SÜRESİ BAKIMINDAN KESİN TARİHİN KARARLAŞTIRILDIĞI - DAVACININ BİR YILLIK HİZMET SÜRESİ DOLMADAN AYRILDIĞI - BİR YILLIK SÜRENİN ÇALIŞILAN VE ÇALIŞILMASI GEREKEN SÜREYE GÖRE İNDİRİM YAPILMASI GEREĞİ
ÖZET: Davacının 1 yıllık hizmet süresi bakımından kesin bir tarihin taraflarca kararlaştırıldığı kabul edilmelidir. Davacının işyerinden 28.4.2006 tarihinde istifa ederek ayrıldığı sabit olduğuna göre eğitim gideri bakımından davacı işverenin talepleri bakımından bir karar verilmesi gerekir. Bu yönde gerekli inceleme yapılmalı ve eğitim giderleri bakımından 1 yıllık süre içinde çalışılan ve çalışması gereken süreye göre indirim hususu da düşünülerek hüküm kurulmalıdır.
(4857 S. K. m. 32) (818 S. K. m. 158, 161)
Dava: Taraflar aras
ındaki, ihbar tazminatı, eğitim gideri, eğitim süresine ait ücret ve bir yıllık sürenin çalışılmayan kısmından doğan ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmaya olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.09.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat A.Y geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işveren, devamsızlık sebebiyle haklı olarak iş sözleşmesi feshedilen davalı işçiden eğitim giderlerinin tahsili, eğitim süresinde ödenen ücretlerin geri alınması ve çalışılmayan süreye ait ücretlerin cezai şart olarak ödenmesi istekleriyle bu davayı açmıştır. Mahkemece, eğitim hizmet sözleşmesinde eğitim giderleri ile cezai şartla ilgili bir hüküm bulunmadığı, sözleşmenin eğitime başladıktan sonra imzalatıldığı ve bir yıl olarak belirlenen hizmet süresinin performans testlerinin bitişi tarihinden başlayacağı açıklanmış olmakla birlikte bu olgunun belirsiz olduğu gerekçesiyle isteklerin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı işveren süresi içinde temyiz etmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre eğitim süresince işçiye ödenen ücretlerin geri alınması söz konusu olmaz. Öte yandan iş sözleşmesinde sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerle ilişkilendirilen cezai şart kuralı işçi aleyhine olup tek taraflıdır. Böyle olunca eğitim süresinde işçiye ödenen ücretler ile cezai şart taleplerinin reddi, bu gerekçeyle yerinde olmuştur.
Davalı işçiye, işverence giderleri karşılamak suretiyle eğitim verildiği tartışmasızdır. Taraflar arasında imzalanmış olan eğitim-hizmet sözleşmesinde verilen eğitim karşılığında 1 yıllık çalışma şartı öngörülmüş ve bir yıllık sürenin başlangıcı projenin performans testlerinin bitişi olarak açıklanmıştır. Aynı sözleşmenin II. maddesinde ise, projenin performans testinin olmaması durumunda 1 yıllık çalışma süresinin, eğitimin bitişi tarihinde başlayacağı kurala bağlanmıştır. Yine sözleşmenin V. maddesinde eğitim bitiş tarihi 06.01.2006 olarak açıklanmıştır. Böyle olunca davacının 1 yıllık hizmet süresi bakımından kesin bir tarihin taraflarca kararlaştırıldığı kabul edilmelidir.
Davacının işyerinden 28.4.2006 tarihinde istifa ederek ayrıldığı sabit olduğuna göre eğitim gideri bakımından davacı işverenin talepleri bakımında bir karar verilmesi gerekir. Bu yönde gerekli inceleme yapılmalı ve eğitim giderleri bakımından 1 yıllık süre içinde çalışılan ve çalışması gereken süreye göre indirim hususu da düşünülerek hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 500 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Old 25-01-2013, 12:07   #8
av.metinmso

 
Varsayılan

Bu konuda şöyle bir detay var mıdır?

Mesela 3 yıllık bir Yüksek Lisans Eğitimi için işveren masrafları karşılamayı ama eğitimin bitişinden itibaren 2 yıl çalışma taahhüdü almayı istese,

-işçi de 3 yıllık eğitimin 6. ayında Yüksek Lisans eğitimini burslu hale getirse yüksek başarısı ile;

işçi iş sözleşmesini feshettiğinde sadece 6 aylık eğitim masrafını ödemesi yeterli olacak mıdır?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Belirli Süreli İş Akdinin Feshinde İşverinin Eğitim Gideri Talebi shaına Meslektaşların Soruları 5 29-06-2010 22:49
belirsiz süreli iş akdini belirli süreli hale getirmek kckr İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Çalışma Grubu 8 26-07-2009 02:01
Süreli Hizmet Sözleşmesinde Sükut İle Tecdit ocean__005 Hukuk Soruları Arşivi 3 13-02-2007 15:16
Saç ekimi ile ilgili maddi tazminat gideri. roger Meslektaşların Soruları 2 09-02-2007 02:08
Kim Bu Adı Sanı Belirsiz? Esen Site Hakkında Yazışmalar [Arşiv] 3 02-12-2004 15:41


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04374099 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.