Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Konumuz : Hukukçular Biz bizi konuşuruz! Konusu "hukukçular" olan ve diğer alanların konusu içine girmeyen sohbetlerimiz için.

Avukatlığı Bırakıyorum

Yanıt
Old 04-06-2012, 21:47   #1
suskun_juliette

 
Varsayılan Avukatlığı Bırakıyorum

Birkaç ay sonra (tahminen bir buçuk ay) avukatlığı bırakıyorum.Mesleğe inancımı oldukça vakitsiz yitirdim.Meslekle alakasız olarak defalarca biçimlendirilmeye çalışıldım.Yoruldum.Bunu sizlerle paylaşma sebebim ise şu; hem bir veda hem de minnetimi ifade etmek...

THS'ye birinci sınıfta üye olmuştum, her türlü haşarılığıma rağmen sitenin güzide hukukçusu sayın Admin sonsuz anlayışla karşıladı.Kendisine hem bundan ötürü hem de böyle asil bir paylaşım ortamı sağladığı için çok teşekkür ederim.

Burada okudum okulu, burada inandım hukuka ve iyi yürekli bilge hukukçulara burada şahit oldum.Ancak meslek yaşamında bunun aksi örnekleri peşpeşe çıktı karşıma.

Buraya yazan her üye ufkumu açtı, herkesin fikriyatına sağlık.

Meslekte staj hariç dördüncü ayım.Birkaç ay önce zihnimde şimşek gibi çakan bu düşüncenin zamanla ayakları yere daha sağlam basar oldu.Büyük beklenti ve umutla başladığım mesleğime Everest kadar büyük bir hayal kırıklığıyla nokta koyuyorum.Hukukla ilgili hiçbir mesleği icra etmeyeceğim. Artık hayat nereye götürürse oraya ilerleyeceğim. Ulvi bir amaç doğrultusunda başlamıştım mesleğime. Annem gibi şiddete uğrayan kadınlara kol kanat gerecek, onlara hukuki koruma sağlayacaktım.Annemin dileği üzerine hukuk fakültesine gitmiştim. Ama insanlar duygusal kişiliğimden ötürü çok yargıladılar beni.İnsani bir refleks olan gözyaşlarım çoğu kez acizlik olarak nitelendirildi.Bir şeyler öğreneyim ve evime ekmek götüreyim diye çok sabrettim. Görmezden geldim birçok şeyi.Stajla beraber bugüne kadar sayısız muameleyle karşılaştım.Karşısında durdum çoğu şeyin. Hakkımı sonuna kadar savundum. Stajla beraber üç büro değiştirdim. İlk gittiğim yerde bir şey öğretmek bir yana getir götürcü yapmışlardı, dayanamadım çıktım.İkinci büromda stajyerken açtım kapıyı, katiplerin insafına bırakıldım,meslektaşını korumayan bir kişiyle çalıştım, özlük hakları denen bir şey yoktu. Sırf okulda harcadığım yıllar boşuna gitmesin diye katlandım.Haftada altmış saat çalışıyorduk,düzen böyleydi.Bir ay boyunca mesaiye kaldım, gece on birlere kadar çalışıp gece yarısı eve geldim, bazen pazar günü de çalışıyordum.Sabah altıda kalkıp tekrar işe gittim.Ayrılacağım dediğimde avukatlar için fazla mesai vermeyi düşünmüyordum dendi, istediğim için beni cezalandırarak yarısını verdi.Adli yardım dosyamın parasını direkt büroya bıraktım, dosyayı da vermiyorlardı.Adli yardım bürosuna gidip, dosyayı takip edemeyeceğim dediğimde görevli avukat bunun mümkün olmayacağını söyledi, kendisi yanında çalıştığım avukatı arayıp söylemesine rağmen onunla bile dosyayı vermemek için çarpıştı.En sonunda zar zor olsa da adli yardım dosyamla paramı alabildim.Dediğine göre büro mesaisinden harcıyormuşuz o dosyalar için.Halbuki ben pazar günü yazmıştım dilekçemi.Kaldı ki çoğu pazar günü dilekçe yazardım.

İcra memuruyla tartışırken memur bana başlarım senin avukatlığına dediğinde,tansiyon yükseldi.Memur da büroyu arayıp beni şikayet etti.Büroya geldim.Seni anlıyorum'lu cümlelerin akabinde, memurdan özür dileme önerisi getirildi, işimiz düşebilirmiş...

Ve daha nice şey.Basit birkaç olay sonrası almadım bu kararı.Hep bunlar mesleki duruşumu kamçılar dedim, sabrettim.Ama bugün de yeni başladığım büroda abuk subuk bir muameleyle karşılaştım.Duygusallığımdan dem vurularak haksız ithamlarla gururum kırdırılmaya çalışıldı.Artık son damlaydı bu.Bu insanlar bana hep mesleğimden dolayı zarar verebildiler.Ben de artık bu durumu ortadan kaldırıyorum, çünkü artık kaldıramıyorum.Ben bahsettiğim insanlar gibi olmadım,olamam,olmak da istemem.Salt para hırsıyla, herşeyi ben bilirim edasıyla, adeta dilekçe üzerinden birbiriyle kavga ediyor kimi avukatlar.Ben asla genelleme yapmıyorum,mesleğe başlayacak olanlar asla karamsarlığa düşmesin.Gördüklerim beni çürüttü.Herkesin başına gelecek değil.İnsanlar,eğer insanlar bir gün, artık bir başkasına sırf insan olduğu için değer vermeyi öğrenirlerse dönerim bu mesleğe.Ama sanmıyorum.Oldukça küskünüm.

Herkes emeğini, hakkını helal etsin.Hoşçakalın.
Saygılarımla.
Old 05-06-2012, 08:38   #2
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan suskun_juliette
...Birkaç ay sonra (tahminen bir buçuk ay) avukatlığı bırakıyorum.Mesleğe inancımı oldukça vakitsiz yitirdim.Meslekle alakasız olarak defalarca biçimlendirilmeye çalışıldım.Yoruldum.Bunu sizlerle paylaşma sebebim ise şu; hem bir veda hem de minnetimi ifade etmek...


Sayın Cengiz ALADAĞ'ınki gibi bir öykü olmasını diliyorum.
Old 05-06-2012, 10:36   #3
üye7160

 
Varsayılan

Sayın juliette ;

sanıyormusunuz ki bunları yaşan tek sizsiniz,yolun başında kaç kez geri adım atılır bilir misiz?
Anlattıklarınızın hiç biri mesleğinizi bıraktıracak kadar önemli değil..bunu yürekten söylüyorum,yolun bu kadar başında olan her meslektaş,aynı hakaretlere,eziyetlere,aşağılamalara,şikayetlere maruz kalmıştır.ve çoğumuz inatla devam ederiz yolumuza,saygınlığımızı,becerimizi,ısrarla ortaya koyarız.Bugün küçümseyenler yarın el pençe divan olurlar karşınızda,çünkü zaman geçtikçe sizde serpilir olgunlaşırsınız hayatta..verdiğiniz tepkilerde bu kadar masumane olmayacaktır.kırılgan, naif haliniz dişli bir hukukçuya dönüşecektir.yeter ki sabretmesini biliniz.4 ay birşeyleri algılayabilmek için çok kısa bir süre inanın.mübaşirden yediği fırça için 3 gün yemeden içmeden kesilen ve ağlamaktan gözünde yaş kalmayan biri olarak söylüyorum bunları size.. bence vedanızı kendinize yapmayın...sabredin karşılığını göreceksiniz..
Old 05-06-2012, 15:58   #4
Avrasya

 
Varsayılan

Sayın suskun_juliette;

Bence de bırakın mesleği. Gerçekten. Zira ''çalıştığım işyerinden paramı alamadım'', ''memur bana başlarım avukatlığına'' dedi, ''bana getir-götür işi yaptırdılar'' gibi sebeplerle hem de şiddet gören bir annenin şiddete karşı koyma amacıyla okuttuğu bir kız olarak bu noktaya gelmişseniz bırakın.

Zira saçma sapan bir sebeple baroya şikayet edilmediniz, savunduğunuz müvekkilinizin azmettireni olarak savcılığa şikayet edilmediniz, Adalet Bakanlığı hakkınızdaki abuk sabuk şikayetlere soruşturma izni vermedi, alacağını tahsil ettiğiniz müvekkil dosyaya para yatınca sizi azledip tüm parayı kendi çekmedi, yıllarca takip ettiğiniz davalar yasa değişikliği nedeniyle patır patır dökülmedi...(Daha yüzlerce sayabilirim ama şimdi gidip ücretimi ödemeyen bi müvekkile haddini bildirmem gerek)

Kısa keserek bağlıyorum;

Sayın meslektaşım, avukat olmak demek dik durmak demek, (olması gereken ama bir türlü olmayan) olmazları oldurmak demek, minicik bir ihtimalin bile yıllarca peşinden koşmak demek. En küçük zorlukta pes edip geri çekilmek ''ben oynamıyorum'' demek değil. Zira siz avukatlığı bıraktığınızda küstüğünüz dağların hiç haberi olmayacak. Ama siz hep o küstüğünüz dağların altında ezileceksiniz.

Dertsiz tasasız bir mesleğin olmadığı avukatlığın ise dert ve tasa satın almak olduğu düşünüldüğünde bu pes edişinizi maalesef gerekçesiz buluyorum ve (haddim olmayarak) reddediyorum. Lütfen görevinize devam ediniz.
Old 05-06-2012, 16:06   #5
Av.İlker DOLGUN

 
Varsayılan

Yazdıklarınız ve yaşadıklarınız karşısında ne söylenir, nasıl söylenir bilmiyorum ama herşeye ve herkese inat ben de sabır ve mücadele diliyorum size.
Old 05-06-2012, 16:08   #6
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan suskun_juliette
.
Birkaç ay sonra (tahminen bir buçuk ay) avukatlığı bırakıyorum.Mesleğe inancımı oldukça vakitsiz yitirdim.Meslekle alakasız olarak defalarca biçimlendirilmeye çalışıldım.Yoruldum.Bunu sizlerle paylaşma sebebim ise şu; hem bir veda hem de minnetimi ifade etmek...

THS'ye birinci sınıfta üye olmuştum, her türlü haşarılığıma rağmen sitenin güzide hukukçusu sayın Admin sonsuz anlayışla karşıladı.Kendisine hem bundan ötürü hem de böyle asil bir paylaşım ortamı sağladığı için çok teşekkür ederim.

Burada okudum okulu, burada inandım hukuka ve iyi yürekli bilge hukukçulara burada şahit oldum.Ancak meslek yaşamında bunun aksi örnekleri peşpeşe çıktı karşıma.

Buraya yazan her üye ufkumu açtı, herkesin fikriyatına sağlık.

Meslekte staj hariç dördüncü ayım.Birkaç ay önce zihnimde şimşek gibi çakan bu düşüncenin zamanla ayakları yere daha sağlam basar oldu.Büyük beklenti ve umutla başladığım mesleğime Everest kadar büyük bir hayal kırıklığıyla nokta koyuyorum.Hukukla ilgili hiçbir mesleği icra etmeyeceğim. Artık hayat nereye götürürse oraya ilerleyeceğim. Ulvi bir amaç doğrultusunda başlamıştım mesleğime. Annem gibi şiddete uğrayan kadınlara kol kanat gerecek, onlara hukuki koruma sağlayacaktım.Annemin dileği üzerine hukuk fakültesine gitmiştim. Ama insanlar duygusal kişiliğimden ötürü çok yargıladılar beni.İnsani bir refleks olan gözyaşlarım çoğu kez acizlik olarak nitelendirildi.Bir şeyler öğreneyim ve evime ekmek götüreyim diye çok sabrettim. Görmezden geldim birçok şeyi.Stajla beraber bugüne kadar sayısız muameleyle karşılaştım.Karşısında durdum çoğu şeyin. Hakkımı sonuna kadar savundum. Stajla beraber üç büro değiştirdim. İlk gittiğim yerde bir şey öğretmek bir yana getir götürcü yapmışlardı, dayanamadım çıktım.İkinci büromda stajyerken açtım kapıyı, katiplerin insafına bırakıldım,meslektaşını korumayan bir kişiyle çalıştım, özlük hakları denen bir şey yoktu. Sırf okulda harcadığım yıllar boşuna gitmesin diye katlandım.Haftada altmış saat çalışıyorduk,düzen böyleydi.Bir ay boyunca mesaiye kaldım, gece on birlere kadar çalışıp gece yarısı eve geldim, bazen pazar günü de çalışıyordum.Sabah altıda kalkıp tekrar işe gittim.Ayrılacağım dediğimde avukatlar için fazla mesai vermeyi düşünmüyordum dendi, istediğim için beni cezalandırarak yarısını verdi.Adli yardım dosyamın parasını direkt büroya bıraktım, dosyayı da vermiyorlardı.Adli yardım bürosuna gidip, dosyayı takip edemeyeceğim dediğimde görevli avukat bunun mümkün olmayacağını söyledi, kendisi yanında çalıştığım avukatı arayıp söylemesine rağmen onunla bile dosyayı vermemek için çarpıştı.En sonunda zar zor olsa da adli yardım dosyamla paramı alabildim.Dediğine göre büro mesaisinden harcıyormuşuz o dosyalar için.Halbuki ben pazar günü yazmıştım dilekçemi.Kaldı ki çoğu pazar günü dilekçe yazardım.

İcra memuruyla tartışırken memur bana başlarım senin avukatlığına dediğinde,tansiyon yükseldi.Memur da büroyu arayıp beni şikayet etti.Büroya geldim.Seni anlıyorum'lu cümlelerin akabinde, memurdan özür dileme önerisi getirildi, işimiz düşebilirmiş...

Ve daha nice şey.Basit birkaç olay sonrası almadım bu kararı.Hep bunlar mesleki duruşumu kamçılar dedim, sabrettim.Ama bugün de yeni başladığım büroda abuk subuk bir muameleyle karşılaştım.Duygusallığımdan dem vurularak haksız ithamlarla gururum kırdırılmaya çalışıldı.Artık son damlaydı bu.Bu insanlar bana hep mesleğimden dolayı zarar verebildiler.Ben de artık bu durumu ortadan kaldırıyorum, çünkü artık kaldıramıyorum.Ben bahsettiğim insanlar gibi olmadım,olamam,olmak da istemem.Salt para hırsıyla, herşeyi ben bilirim edasıyla, adeta dilekçe üzerinden birbiriyle kavga ediyor kimi avukatlar.Ben asla genelleme yapmıyorum,mesleğe başlayacak olanlar asla karamsarlığa düşmesin.Gördüklerim beni çürüttü.Herkesin başına gelecek değil.İnsanlar,eğer insanlar bir gün, artık bir başkasına sırf insan olduğu için değer vermeyi öğrenirlerse dönerim bu mesleğe.Ama sanmıyorum.Oldukça küskünüm.

Herkes emeğini, hakkını helal etsin.Hoşçakalın.
Saygılarımla.

Yaşadıklarınızın nedeni, bağımsız çalışmamanız. Durumunuza göre yalnız ya da sizin gibi düşünen bir/birkaç arkadaşınızla ortak büro açıp, avukatlık mesleğinin gerçekten yaptığınızda böyle düşünmeyeceksiniz.
Zorluklar mı? Elbette var. Her meslek, her iş zor. Ama zaten doğduğumuzdan beri dikensiz gül bahçesinde değiliz, değil mi?
Dünyanın en çok dürüst insanlara gereksinimi var. Bunu unutmayın.
Old 05-06-2012, 16:33   #7
Av.İlker DOLGUN

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avrasya
Zira siz avukatlığı bıraktığınızda küstüğünüz dağların hiç haberi olmayacak. Ama siz hep o küstüğünüz dağların altında ezileceksiniz.
Old 05-06-2012, 18:16   #8
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Biz bu yola geri dönmek için girmedik ki...

Kararınızı gözden geçirmeniz ve bu karardan dönmeniz dileğiyle...
Old 05-06-2012, 18:17   #9
suskun_juliette

 
Varsayılan

Merhabalar
Öncelikle siz eşsiz insanlara destekleriniz için sonsuz teşekkürler. Tüm kalbimle çok teşekkür ederim sizlere.

Hayat o kadar ilginç ki. Çok güzel bir şey oldu bugün.Ama sizlerin temennilerinin etkisi var bunda, kesinlikle yadsınamaz. Ne mi oldu?

Bugün büroya gittim, birkaç saat sonra işten ayrılmak istediğimi söyledim. Dünkü gibi tartışmadı, kal diye diretmedi. İstediğim buydu, kırıldıktan sonra bir şeyler asla eskisi gibi olamaz. Sonrasında çıktım bürodan bir yerde iki bardak çay içtim, duygularımı içime sindirmeye çalıştım. Kendimi halsiz hissedince eve gitmek için metroya bindim. Abim kadar sevdiğim icra memuru beni aradı ve hakkımda ön soruşturma başlatıldığını söyledi. Hacze beraber gitmiştik, borçlunun eşi hazırdı, hacze değil de sanki çay içmeye gelmişiz gibi kayıtsızdı.Eşyaları yazdım, muhafaza yaptırmadım, süre verdim, oradan ayrıldım. Beni şikayet edeceğini söylemişti borçlu, hakaret etmişim,iftiraya uğradığımda çok sarsılmıştım, Mart ayıydı. Sonra büroyu arayıp ben avukatı şikayet edeceğim dediğinde, bu notu işgüzar katip klavyeme her açıdan görülebilecek şekilde tuşların arasına sıkıştırarak koymuştu. Bana kalırsa şahsi öc için yeterli değil, gazeteye ilan verseydi, bizim avukatı savcılığa verecekler, haberiniz olsun diye. Bu olay son damlaydı, bana blöf yapıyor, bir şey olmaz dediler. Meğer iki hafta önce tanıklık için çağırmışlar icra memurunu, o da her şeyi gerçekten olduğu gibi dosdoğru anlatmış. Şok üzerine şok, apar topar icra dairesine gittim, dosya kapsamını öğrenmek için. Terasta bugün ağlayan bir avukat vardı, gören görmüştür, o bendim.İcra memuru bana moral veriyor, pes etme diyor, ben de bıraktım bu mesleği abicim, doldu artık sabır kasem diyorum. Her şey bitmişken bir anda telefonum çalıyor. Karşımdaki ses beni bugün iş görüşmesine çağırıyor, baroya aylar önce verdiğim ilandan dolayı aramışlar. Hayat ne kadar ilginç değil mi benim değerli meslektaşlarım? Ben ölmedim, ölmemi de istemiyor sanıyorum adalet. Ama bakın, burada her birinizin iyi dilekleri, duaları vücut buldu. Yarın görüşmeye gideceğim, kriterleri hep belirleyen ben olsam da sonrasında kontrolü sağlayamadım. Bakalım bu sefer bir şey olur ya da olmaz ama Adalet Bakanlığı'na gönderilen dosyama rağmen "Ben varım!"

Bu arada ben borçlunun eşine güya hakaret etmişim, ama beni borçlu şikayet etmiş. Haciz tutanağında imzası yok. O kadar kontrolden çıksam muhafaza yapar, zarar vermeye bizzat çabalardım. Tanık olarak icra memurunu göstermiş, o da zaten gerçekleri anlattı. Buna rağmen adalet inşallah tecelli eder. Konu ben olunca bahtım karşımda pis pis sırıttıkça olabileceklerden pek emin olamıyorum

-Saygıdeğer Av. Engin Ekici, ne kadar iyi yüreklisiniz, çok teşekkürler.
-Saygıdeğer meslektaşım Yıldız Hukuk, dilerim bu durumlar artık nihayet bulsun. Mesleğimiz hak ettiği konumda olsun. Sizin kadar dirayetli olmak için gayret edeceğim.Çok teşekkürler.
-Saygıdeğer Avrasya, söyledikleriniz çok etkileyici. Ve çok haklısınız. Yüreğinize sağlık. Çok teşekkürler.
-Saygıdeğer Av. Cengiz Aladağ dürüst olduğumu düşündüğünüz için çok sevindim, onur duydum. Sizin kadar dürüst ve bilgi deryası olabilmek istiyorum, umarım olacak.
-Saygıdeğer Av. Hakan Eren, haklısınız gerçekten. Desteğiniz için çok teşekkürler.

ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM, İYİ Kİ SİZLER VARSINIZ.
Old 05-06-2012, 18:18   #10
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan suskun_juliette
Birkaç ay sonra (tahminen bir buçuk ay) avukatlığı bırakıyorum.Mesleğe inancımı oldukça vakitsiz yitirdim.Meslekle alakasız olarak defalarca biçimlendirilmeye çalışıldım.Yoruldum.Bunu sizlerle paylaşma sebebim ise şu; hem bir veda hem de minnetimi ifade etmek...

THS'ye birinci sınıfta üye olmuştum, her türlü haşarılığıma rağmen sitenin güzide hukukçusu sayın Admin sonsuz anlayışla karşıladı.Kendisine hem bundan ötürü hem de böyle asil bir paylaşım ortamı sağladığı için çok teşekkür ederim.

Burada okudum okulu, burada inandım hukuka ve iyi yürekli bilge hukukçulara burada şahit oldum.Ancak meslek yaşamında bunun aksi örnekleri peşpeşe çıktı karşıma.

Buraya yazan her üye ufkumu açtı, herkesin fikriyatına sağlık.

Meslekte staj hariç dördüncü ayım.Birkaç ay önce zihnimde şimşek gibi çakan bu düşüncenin zamanla ayakları yere daha sağlam basar oldu.Büyük beklenti ve umutla başladığım mesleğime Everest kadar büyük bir hayal kırıklığıyla nokta koyuyorum.Hukukla ilgili hiçbir mesleği icra etmeyeceğim. Artık hayat nereye götürürse oraya ilerleyeceğim. Ulvi bir amaç doğrultusunda başlamıştım mesleğime. Annem gibi şiddete uğrayan kadınlara kol kanat gerecek, onlara hukuki koruma sağlayacaktım.Annemin dileği üzerine hukuk fakültesine gitmiştim. Ama insanlar duygusal kişiliğimden ötürü çok yargıladılar beni.İnsani bir refleks olan gözyaşlarım çoğu kez acizlik olarak nitelendirildi.Bir şeyler öğreneyim ve evime ekmek götüreyim diye çok sabrettim. Görmezden geldim birçok şeyi.Stajla beraber bugüne kadar sayısız muameleyle karşılaştım.Karşısında durdum çoğu şeyin. Hakkımı sonuna kadar savundum. Stajla beraber üç büro değiştirdim. İlk gittiğim yerde bir şey öğretmek bir yana getir götürcü yapmışlardı, dayanamadım çıktım.İkinci büromda stajyerken açtım kapıyı, katiplerin insafına bırakıldım,meslektaşını korumayan bir kişiyle çalıştım, özlük hakları denen bir şey yoktu. Sırf okulda harcadığım yıllar boşuna gitmesin diye katlandım.Haftada altmış saat çalışıyorduk,düzen böyleydi.Bir ay boyunca mesaiye kaldım, gece on birlere kadar çalışıp gece yarısı eve geldim, bazen pazar günü de çalışıyordum.Sabah altıda kalkıp tekrar işe gittim.Ayrılacağım dediğimde avukatlar için fazla mesai vermeyi düşünmüyordum dendi, istediğim için beni cezalandırarak yarısını verdi.Adli yardım dosyamın parasını direkt büroya bıraktım, dosyayı da vermiyorlardı.Adli yardım bürosuna gidip, dosyayı takip edemeyeceğim dediğimde görevli avukat bunun mümkün olmayacağını söyledi, kendisi yanında çalıştığım avukatı arayıp söylemesine rağmen onunla bile dosyayı vermemek için çarpıştı.En sonunda zar zor olsa da adli yardım dosyamla paramı alabildim.Dediğine göre büro mesaisinden harcıyormuşuz o dosyalar için.Halbuki ben pazar günü yazmıştım dilekçemi.Kaldı ki çoğu pazar günü dilekçe yazardım.

İcra memuruyla tartışırken memur bana başlarım senin avukatlığına dediğinde,tansiyon yükseldi.Memur da büroyu arayıp beni şikayet etti.Büroya geldim.Seni anlıyorum'lu cümlelerin akabinde, memurdan özür dileme önerisi getirildi, işimiz düşebilirmiş...

Ve daha nice şey.Basit birkaç olay sonrası almadım bu kararı.Hep bunlar mesleki duruşumu kamçılar dedim, sabrettim.Ama bugün de yeni başladığım büroda abuk subuk bir muameleyle karşılaştım.Duygusallığımdan dem vurularak haksız ithamlarla gururum kırdırılmaya çalışıldı.Artık son damlaydı bu.Bu insanlar bana hep mesleğimden dolayı zarar verebildiler.Ben de artık bu durumu ortadan kaldırıyorum, çünkü artık kaldıramıyorum.Ben bahsettiğim insanlar gibi olmadım,olamam,olmak da istemem.Salt para hırsıyla, herşeyi ben bilirim edasıyla, adeta dilekçe üzerinden birbiriyle kavga ediyor kimi avukatlar.Ben asla genelleme yapmıyorum,mesleğe başlayacak olanlar asla karamsarlığa düşmesin.Gördüklerim beni çürüttü.Herkesin başına gelecek değil.İnsanlar,eğer insanlar bir gün, artık bir başkasına sırf insan olduğu için değer vermeyi öğrenirlerse dönerim bu mesleğe.Ama sanmıyorum.Oldukça küskünüm.

Herkes emeğini, hakkını helal etsin.Hoşçakalın.
Saygılarımla.

Diğer mesajları okuyamadan yazıyorum, tekrar olursa peşinen özür dilerim.

Diyeceğim şudur: Siz avukatlığı asla bırakamazsınız. Hukuk fakültesini bitirip avukatlığa başlayan bir kişi, başka hiçbir işte başarılı olamaz. Bunu unutmayın!

Avukatlığı bırakamayacağınızdan çok emin olduğum için de yapma,etme demeyeceğim.

Bahsettiğiniz iş sıkıntıları Türkiye'de her sektörde var. Sorun meslekte değil, sorun toplam kalitemizde daha açık ifadeyle insan kalitemizde.
Old 05-06-2012, 18:26   #11
suskun_juliette

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
Diğer mesajları okuyamadan yazıyorum, tekrar olursa peşinen özür dilerim.

Diyeceğim şudur: Siz avukatlığı asla bırakamazsınız. Hukuk fakültesini bitirip avukatlığa başlayan bir kişi, başka hiçbir işte başarılı olamaz. Bunu unutmayın!

Avukatlığı bırakamayacağınızdan çok emin olduğum için de yapma,etme demeyeceğim.

Bahsettiğiniz iş sıkıntıları Türkiye'de her sektörde var. Sorun meslekte değil, sorun toplam kalitemizde daha açık ifadeyle insan kalitemizde.

Saygıdeğer Av Saim Dikici, yerden göğe kadar haklısınız. Şimdi ufak bir ışık görüyorum tünelin sonunda, sizlerin sayesinde. Çok teşekkür ederim.
Saygı ve selam ile.
Old 06-06-2012, 08:11   #12
av_yaseminceylan

 
Varsayılan

Sn. suskun juliette,

Dün size yazma fırsatım olmamıştı, ama gördüğüm kadarıyla her meslektaş aynı şeyleri yaşıyor. Bu nedenle tekrar yazmaya gerek görmüyorum.

Umarım iş görüşmeniz başarılı geçer. Sonuçtan bize de haber verin lütfen.
Old 06-06-2012, 10:44   #13
__av.zeynep__

 
Varsayılan 4 ay nedir ki?

Sn.Avrasya'nın yazı ve yorumu biraz sert olmakla beraber son derece yerinde ve haklı olmus.4 ay nedir ki? pes edecekseniz bari yillariniza degsin pes edecekseniz bari bu meslegin zevkini alarak edin.
ben de reddediyorum
Old 06-06-2012, 12:26   #14
av.mass

 
Varsayılan

sizi yıkan birazda kendileri için çalıştığı çabaladığı hatta gerekirse yapması gereken işi başarmak için savaş verdiği bir ortamda arkasında duran bir meslektaşının olmayışı , meslektaş diyorum özellikle bazı bürolarda meslektaş değil sadece sıradan bir çalışan (ki sıradan bir çalışanada bu şekilde davranılmaması gerektiğini biliyoruz)gibi umursamaz banane ben ona işi attım oda halletsin tavrı çok yaygın . Çogu zaman bende pes ettim inanın sadece okuduğum yıllara haksızlık etmemek için devam ettim . Sayın suskun_juliette son kararınız size güzellikler getirmesini dilerim.
Old 06-06-2012, 12:34   #15
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Hani Cem Yılmaz anlatıyordu ya... Askerlik hikayesi...

"Baba, askerde bir gün sahneye çıkıyorum, alkış kıyamet, ertesi gün elimde paspas tuvalet temizliyorum. Benim kafa gidiyor geliyor. Hangisi gerçek? Ben hangisiyim" mealinde...

İşte bizim meslek biraz buna benziyor; bir gün "iyi ki bu mesleği seçmişim. Avukatlıktan daha güzel meslek olamaz" diyorsunuz, bir gün "nerden girdim bu mesleğe!" diyorsunuz.

Bir gün, "yaşasın adalet" ya da "Ankara'da da hakimler varmış" diyorsunuz, bir gün "lanet olsun bu yargı sistemine, bu ülkede adalet madalet yok arkadaş" diyorsunuz ki, hepsinde haklıyız.

Bütün mesele, bu iki zıt kutup arasında (en azından) dengeyi yakalayabilmekte.

Olumsuzluklar bizi "deşarj" ederken, başarılar, adalete ulaşmak bizi "şarj" ediyor.

Deşarj ve şarj ola ola öyle gidiyoruz işte...
Old 06-06-2012, 12:50   #16
fidel kadastro

 
Varsayılan

ofis açın, bağımsız çalışmayı deneyin. yine de olmuyorsa siz bilirsiniz.
Old 06-06-2012, 19:17   #17
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Sayın Suskun_Juliette,

Mesleğin toplumumuzda edinmiş olduğu değeri siz vermediniz, üstat Dikici'nin dediği gibi bu ülkedeki genel kaliteyi de siz belirlemediniz!

Yaşadıklarınız her hangi bir meslek dalında yaşanabilecek olaylar ise de, bunları hem kendi hem de işvereninizin "hukukçu" kimliğine yakıştıramamanız çok doğal.

Demek istediğim, "hukukçu" kimliğiniz, münferit olayların olumlu veya olumsuzluğu oranında bu mesleği bırakmak gibi kesin ve net bir yargıya varmanıza da kesinlikle engel olmalı!

Yaşadığınız olumsuzlukları yeniden yaşamayacağınıza hiç kimse garanti veremez.Ve yine tecrübe ettiğiniz motive edici durumların da tekrar yaşanmayacağını kimse size söyleyemez!

Söylenecek tek şey yıllarca bir hukukçu olabilmek için dirsek çürüten, en zor (belki de en zoru) sosyal bilimlerden birinin tahsilini yapan bir kişinin kararlarında o yıllara uzayan emeğin de dile gelip bir kaç söz hakkı olması gerektiği!

Bu mesleğin değerini siz çizmediniz, ama bundan sonrasını hep beraber çizeceğiz! Başarılar!
Old 08-06-2012, 17:00   #18
ElifŞimşek

 
Varsayılan

Hepimizin kendini kötü hissettiğinde, başı sıkıştığında, daraldığında konuşacak ve dertleşecek birilerine ihtiyacı yok mudur?

Belki de meslektaşımızın gayesi buydu diye düşünmek istiyorum. Sanırım sitemini, üzüntüsünü, o duygusallıkla yaşadığı ani çıkışları bizimle paylaşmak istedi. Meslektaş olmamızdan dolayı, aynı yaşanmışlıkları paylaştığımızı düşünüp, kendisini anlayacağımıza inandı. Nasrettin Hoca'nın bana eşekten düşeni getirin serzenişinde olduğu gibi. Hepimiz defalarca aynı yerlerden düşmedik mi? Avukat olup benzer konulardan canı yanmamış meslektaşım var mıdır? Pes ettiğini, edeceğini düşünmüyor, bu paylaşımını sadece dertleşme olarak algılıyorum.

Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin bir sözü vardır; "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir."
Old 09-06-2012, 14:25   #19
rudy baylor

 
Varsayılan

Sayın Dikici ve Sayın Fidel Kadastro'nun fikrine katılıyorum. Umarım en kısa zamanda kendi ofisinizi açarsınız. Unutmayın, güçlükler başarıların değerini artıran süslerdir. Asla vazgeçmeyin,eminim ileride bugün ağladığınız olayları gülümseyerek anacaksınız. Sadece meslekte değil tüm hayatınızda başarılar diliyorum.
Old 11-06-2012, 01:58   #20
echokosmos

 
Karar Namuzsuzlar ve adalet tanımayanlar kadar,namuslu ve adalet e inananlarda cesur olmalı

sayın meslektaşım;avukatlık-(vekillik)mesleği,sabır-cesaret-akılcılık isteyen bir iş koludur kanısını taşımak-tayım.Bu nedenle bence pes etmeden,mesleğinizde ilerlemenizi temenni ederim.saygılarımla..
Old 11-06-2012, 17:22   #21
feyzaday

 
Varsayılan

Avukatlıkta diğer meslekler gibi bir meslektir sadece, nasıl ki avukat olduğumuz için değerli olmuyorsak, avukatlığı bıraktığımızda da değerimizden birşey yitirmeyiz. Avrupa'da doktor olmak için öncelikle tıp öğrencilerine bir yıl boyunca hasta bakıcılık yaptırılır, hastalara yemek yedirmekten tutun da altlarını temizlemeye kadar bu öğrencilere yaptırılır, hasta bakıcısı yoktur. Böylece kişinin gerçekten insana hizmet isteği olup olmadığı anlaşılır. Bunun gibi bizim meslekte de öncelikle gerçekten neyi istediğini bilmek çok önemli. Bu sert yaşam koşullarında kırılganlığı hiçbir meslek affetmez.
Old 14-06-2012, 14:18   #22
av.sedayilmaz

 
Varsayılan

Sevgili meslektaşım diyerek söze başlayayım ..
Sözlerinizden fikrinizden caydığınızı düşündüğüm için evvelki söylemleriniz hakkında pek birşey diyemeyeceğim .
Şurası doğru ki, mesleğimiz her mesleğin barındığı gibi zorluklara sahip. Ancak diğer arkadaşlarında dediği gibi ne meslekte ne de hayatta, başınıza ne gelirse gelsin önemli olan pes etmemeyi bilmek. Ne yazık ki, dünya iyi ya da anlayışlı insanlarla dolu değil. Daha nicelerini göreceğimizden eminim Her ne olursa olsun hayata ve elbette mesleğe asılmanızı dilerim. Bugün yaşadıklarınıza inanın başına gelmiş biri olarak söylüyorum, belki de 2 sene sonra gülüp geçeceksiniz. Duruşunuz dik olduktan sonra ve savunma mekanizmanızı doğru bir şekilde kullandıktan sonra, önünde durulamayacak hiç bir zorluğun olmadığı inancıda yaşayan bir mesleştaşınız olarak fikrimi sizlerle paylaşmak istedim.
Bu arada iş görüşmesi sonucunu da söylersiniz meraklanmamış oluruz
Old 09-08-2012, 12:44   #23
coskunomer38

 
Varsayılan Kolay olan öldürür zor olna ise yaşatır...

Öncelikle siz meslektaşımı tebrik ediyorum ki iyi bir bölüm seçmiş başarmış bitirmiş ve avukat olmuşsunuz.Bu başlı başına bir tebrik konusudur.Çevrenin yada ekonomik şartların neler getirdiği ve götürdüğü o kadar da önemli değildir.

Mesleğimiz zor bir meslektir.Ancak bir o kadar da güzel ve onurludur.Çeşitli kimselerin yada grupların mesleğimize başık açısı ne olursa olsun bu bizim meslek aşkımızı söndürmemelidir.Bu meslek mücadele mesleğidir.Mesleğimize sahip olmak isteyip da sahip olamayan bazı kesimler bazı eksik yanlarını meslek mensuplarımıza saygısızca davaranarak gidermek istemektedirler.

Bu meslek de biz avukat olarak bıkar ve yılarsak,hukukun ve adaletin sesi kimler olacaktır.Tabiki de kimseler olmayacaktır.Bunun ne sadece mahkeme hakimleri ne sadece savcılar ne de kolluk yapabilir.O açıdan bizler demokrasi ve hukukun garantörleriyiz.

Mesleğin en sıkıntılı yanlarından olan icra işlerini öne sürerek mesleğimize karşı soğumayalım lütfen.Mesleğimiz icra işlerinden ibaret değildir.İcra da görülen yakışıksız davranışlarda bizim suçumuz değildir.Kişinin kendine verdiği değere göre yaklaşımının sonucudur.Eğer kişi ahlak kavramıyla ilişkili değilse bizlere yapacağı saygısızca davranış bizim değerimizi değil o şahısların değerini ölçkmekte ve göstermektedir.

Üzülmeden ve yılmadan meslek etiğine bağlı olarak avukatlığımızı yapalım.Bazı değerlerimizi ufak hesaplar uğruna ,paralar ve çeşitli menfaatler uğruna harcamayalım.Biz her ne kadar serbest meslek mensubu olsak da kamunun özü ta kendisiyiz.Birilerin bunun aksini iddia etmesi bizi vazgeçirmemeli ve bize kendi düşüncelerinin doğru olduğu kanaatini uyandırmamalıdırlar.Biz avukatız ben avukatım."Adalet için avukat,avukat için adalet " sözüyle son verelim...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
cmk avukatlığı aynur2075 Meslektaşların Soruları 9 26-06-2009 16:06
Ben de avukatlığı bırakıyorum! duyurucu1 Yazdıklarımız - Yazdıklarınız. 9 28-02-2009 16:19
Avukatlığı Bırakıyorum Av.Cengiz Aladağ Yazdıklarımız - Yazdıklarınız. 27 12-11-2008 11:46


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06206107 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.