Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Borçlu Şirket Yöneticisinin Cezai Sorumluluğu

Yanıt
Old 21-02-2006, 14:21   #1
Yazgan

 
Varsayılan Borçlu Şirket Yöneticisinin Cezai Sorumluluğu

Sayın Meslektaşlarım,
İşçi alacakları için açtığımız davayı kazandık ve işveren firmaya karşı ilamlı icra takibi başlattık. Ancak, işveren firma (ltd şti) karar tarihinden kısa bir süre sonra ticaret sicil kayıtlarındaki adresini terketti ve tasfiyeye girdi. Elinde bulunan iş makinalarını da başka ortaklardan oluşturulan ve yeni kurulan bir şirkete devretti.
Şimdi, İİK md 333/a hükmüne dayanarak şirket yöneticisi hakkında ceza davası açmak istiyoruz. Ancak, bu madde 2003 yılında kanuna eklendiği için konuyla ilgili içtihat bulmakta güçlük çekiyoruz. Dolayısıyla bu madde uygulaması hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz. Sözgelimi, bu hükme göre verilen ceza, Ceza Kanununun genel hükümlerine göre tedbire çevriliyor mu? Yoksa, verilecek hürriyeti bağlayıcı ceza borç ödenene kadar aynen geçerli olabiliyor mu?
Konuyla ilgilenecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ederiz.
Old 21-02-2006, 18:51   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Alıntı:
IV-Kanunun 333’nci maddesinden sonra gelmek üzere -4949 sayılı Kanun ile- eklenen yeni 333 a maddesi ile;



“Ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu” düzenlenmiştir.



-Burada “bir ticari işletmede hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip bulunan kişilerin alacaklıları kasten zarara sokmaları” suç haline getirilmektedir. “Alacaklıları zarara sokmak”tan maksat, “ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek”tir.



-Fiilin cezalandırılabilmesi için; faalin kasdının buna yönelik olması şarttır. Hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip bulunmayanların bu suçu işlemeleri olanaksızdır. “Bir ticari işletmede kimlerin hukuken yönetim yetkisine sahip olacağı” ticaret hukuku mevzuatında gösterilmiştir. Ancak, zaman zaman bazı kişilerin bu yetkiyi fiilen kullanabildikleri durumlar vardır. Bazen; bu, hukuken yönetim yetkisine sahip bulunanların rızasıyla olabilmesine karşın, bazı durumlarda zor kullanılarak da olabilmektedir. İşte, bu kişilerin ticari işletme adına yaptıkları işlem veya eylemlerle alacaklıları kasden zarara sokmaları suç haline getirilerek, alacakların haklarına önemli bir koruma getirilmiştir.



-Ticari ceza hukukunun en temel prensiplerinden biri, ekonomik suça ekonomik yaptırımların uygulanmasıdır. Hürriyeti bağlayıcı ceza, istisnai bir yaptırım olarak uygulanabilir. Burada bu prensibe riayet edilmiş, hürriyeti bağlayıcı ceza sınırlı tutulmuştur. 4949 sayılı Kanun ile öngörülmüş olan “altı aydan iki yıla kadar hapis cezası” 5358 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sırasında aynen korunmuş ve daha önce 4949 sayılı Kanun ile öngörülmüş olan dört milyar liradan dörtyüz milyar liraya kadar ağır para cezası, “beşbin güne kadar adli para cezası” olarak yeniden düzenlenmiştir.



İcra mahkemesince, “bir yıl veya daha az süreli hapis cezası”na hükmedilirse, bu ceza -TCK. 49/2 uyarınca- “kısa süreli hapis cezası” niteliğini taşıyacağından, TCK. 50/1 uyarınca “seçenek yaptırımlar” dan birine çevrilebileceği gibi ayrıca TCK. 51/1 uyarınca da hükmedilecek ceza ertelenebilecektir. Buna karşın mahkemece, bir yıldan daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilirse, bu ceza TCK. 50/1 uyarınca “seçenek yaptırımlardan” birine çevrilemeyecek, sadece TCK. 51/1 uyarınca ertelenebilecektir.



Mahkemece ayrıca hükmedilecek “beşbin güne kadar adli para cezası” ise -yeni TCK. adli para cezalarında ertelenmeyi kabul etmediği için- ertelenemeyecektir.



-Suçun taksirle, yani tedbirsizlik, dikkatsizlik, meslek ve sanatta acemilik, nizamnamelere, emirlere ve talimata aykırılık yapılarak işlenmesi mümkündür. Bu durumda faile sadece adli para cezası öngörülmüştür. Az önce de belirttiğimiz gibi; -yeni TCK. adli para cezalarında ertelenmeyi kabul etmediği için- hükmedilecek “adli para cezası”nın ertelenmesi mümkün olmayacaktır.



-Burada düzenlenen suçların takibi, suçtan zarar görenin şikayetine bağlanmış, böylece mağdurun mağduriyetinin ortadan kaldırılmasına olanak tanınmıştır. Bilindiği gibi, şikayetten vazgeçme veya şikayetin geri alınması, ahlaka aykırı olmamak kaydıyla şarta bağlanabilir. Vazgeçme veya geri almanın, mağduriyetin giderilmesi şartına bağlanması ahlaka aykırı sayılmamaktadır...



http://www.talihuyar.com/5358_s.htm alınmmıştır
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Çekin Keşideci Tarafından Doldurulmaması Durumunda Keşidecinin Cezai Sorumluluğu!! av.doanjan Meslektaşların Soruları 9 16-07-2009 08:05
İnternet cafelerin cezai ve hukuki sorumluluğu. sarper özmert Hukuk Sohbetleri 8 28-08-2008 21:49
Duvarlara graffiti yapmanın cezai bir sorumluluğu varmıdır ? Var ise kaynağı nedir? edumlu Meslektaşların Soruları 1 15-10-2006 04:55
rehin bırakanın cezai sorumluluğu MTL Hukuk Soruları Arşivi 0 24-05-2006 18:48
Tüzel Kişilerin Cezai Sorumluluğu orcan talşık Hukuk Soruları Arşivi 5 14-02-2002 23:43


THS Sunucusu bu sayfayı 0,02944589 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.