Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Konumuz : Hukukçular Biz bizi konuşuruz! Konusu "hukukçular" olan ve diğer alanların konusu içine girmeyen sohbetlerimiz için.

Hukuk Fakültelerinde Eğitim....

Yanıt
Old 05-01-2010, 22:57   #61
mrmrcı_savcı_adayı

 
Varsayılan

tartışma fazla uzamış. herkes kendini konumunu ve kalitesini adliyede gösterir!
saygılar...
Old 06-01-2010, 09:01   #62
emrahcevik

 
Varsayılan

"tartışma fazla uzamış. herkes kendini konumunu ve kalitesini adliyede gösterir!"

keşke bu konu üzerine daha fazla tartışma yapılsa. keşke hocalar ve birtakım zevat da bizim düşündüğümüz kadar düşünse bu konular üzerine.

hayatta en fazla ihtiyacımız olan şey daha fazla düşünüp daha fazla tartışmak.
Old 06-01-2010, 10:11   #63
üye25928

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan emrahcevik
"tartışma fazla uzamış. herkes kendini konumunu ve kalitesini adliyede gösterir!"

keşke bu konu üzerine daha fazla tartışma yapılsa. keşke hocalar ve birtakım zevat da bizim düşündüğümüz kadar düşünse bu konular üzerine.

hayatta en fazla ihtiyacımız olan şey daha fazla düşünüp daha fazla tartışmak.
sonuna kadar haklısınız.
Old 07-01-2010, 10:35   #64
Ahmetochi

 
Varsayılan

Bazı arkadaşlar kendi üniversitelerinin iyi olduğunu br şekilde dile getirmişler, şüphesiz öyledir fakat konuyu daha genel ele almak gerekir. Benim okulum iyiydi deyip işin içinden çıkmak konunun mantığına ters. Benim de okulum en iyi okullardan fakat okuldan ne olarak mezun oldum? Genel olarak hukukçu mu? Avukat adayı mı? Hakim-savcı adayı mı? Sorun bu noktada kişilerin tercihlerine yönelik bir eğitim verilememesinde bence. Her öğrenciye aynı eğitimin verilip farklı mesleklere yönelmesini beklemek biraz abes gibi. En azından staj dönemi fakültelerde olabilirdi.

Ayrıca burası açık bir platform olduğundan konuyu uzatmak gibi bir hakkımızın varlığını tartışmayacağımızı düşünüyorum.
Old 26-01-2010, 16:23   #65
jurist27

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan mrmrcı_savcı_adayı
tartışma fazla uzamış. herkes kendini konumunu ve kalitesini adliyede gösterir!
saygılar...

Sn.mrmrcı_savcı_adayı

Adliye bir ticarethane değil. Çoğu kişinin ve o kişilerin eşlerinin dostlarının geleceğinin belirlendiği yerdir. Orası bir pazar alanı da değil; ve avukatlar da satıcı değil ki kendilerini veya sizin tabirinizle "kalitelerini" orada göstersinler.
Ayrıca konuyla epeyce bağlantısız bir yaklaşım yapmışsınız: Şöyle ki ben fakültelerde ders veren özellikle "prof. ünvanlı öğrt. "GÖREVLİLERİNİN", "bizleri mesleğe değil sınava yönelik hazırladıklarını" savundum ve buradan yola çıkaraktan böyle bir konu açtım.
"avukatlar kendilerini/kalitelerini adliyede göstersinler diye düşünen bir hukukçu "mantığına" ve bu konuya sizin gibi yaklaşanlar varsa onların bu "yaklaşımına" da ciddi bir biçimde karşıyım .
SAYGILARIMLA...
Old 11-03-2010, 10:26   #66
crnky

 
Varsayılan

Özel üniversitelerle ilgili yazdıklarım aşırı tepki topladığı için toplu bir cevap yazma gereği duydum. Yazdıklarım yalnızca bana özgü değil aslında, çoğu kişi aynı durumdan şikayetçi aslında.

Bir öss maratonundan bahsedilmiş. Ben bunu doğru bulmuyorum çünkü hukuk fakültesine eşit ağırlık puanıyla giriliyor. Bu da matematikten iyi bir net çıkarmaktan ibaret bir öss demek aslında. Bunun çok zor olduğunu söylüyorlar, oysa ki lise hayatı boyunca düzenli çalışarak ve belirli gayret göstererek hukuk fakültesine rahatlıkla girilebilir. Gerçek anlamda çalışkan ve zeki bir öğrenci için engel teşkil eden bir sistem sözkonusu değil. Zaten bu düzeyde çalışmayan bir insan istanbul üniversitesi, ankara üniversitesi gibi gayet bitirmesi zor, gayret gerektiren okulları da o çalışmayla bitiremeyecektir. Lise hayatı boyunca yeterli çalışmayan biri birden üniversitede çalışmaya başlamaz, bu çok istisnai bir şeydir, çalışacaksa zaten össye bir yıl daha hazırlanır ve üniversiteyi kazanır. Ben öss yi bir gerekçe olarak görmüyorum, çok imkansız bir sınav değil. Sayısal bölümler için ancak bir neden kabul edilebilir çünkü onlarda 1 soru bile sizin doğru düzgün bir yeri kazanmanıza neden olmaktadır.

Bunun dışında özel üniversitelerde soruların daha yapılabilir olduğunu bana kimse söylemedi, ben kendim bizzat soruları karşılaştırdığımda bu sonuca vardım. Kendi hocamız bizzat bize bir vakıf üniversitesinde kanun açık sınav yaptığını söylemişti. Oysa bize çok daha zor soruları kanun kapalı biçimde sorabiliyorlar. Bir hoca bize bir sınavda meclis tasarısı inceletiyorken, özel üniversitede yalnızca metin sorusu sorabiliyor ya da basit bir pratik çalışmayla yetiniyor, hatta bizde en yüksek not 60ken sözkonusu üniversitede 80 70 gibi notlar alınıyor. Bu durum yalnızca hukuk için geçerli değil mühendislik bölümlerinde de çoğu öğrencinin hiçbir gerçek proje yapmadan okulu bitirdiklerini görebilirsiniz.

Ayrıca "özel üniversitedeki hocalar bize ders anlatıp gidiyorlar, emek harcamıyorlar bu yüzden verdikleri kadarını istiyorlar", diyen bir arkadaşımız vardı. Buna anlam veremedim. İstanbul Üniversitesi açısından bakıldığında, hocalar verdiklerinden "fazlasını" bizim anlayıp öğrenmemizi, çalışmamazı bekliyorlar. Ve bize de ders anlatıp gidiyorlar, ekstra bir şey yapmıyoruz hatta çok daha kalabalık sınıflarda ders görüyoruz.

Bütün bunları kenara bıraksak bile, özel üniversitelerin şu Türkiye şartlarında olmaması gerektiğini düşünüyorum. En azından hukuk alanında bu yeterliliğe sahip değilken, öğretim üyeleri ancak 4-5 üniversiteye yetebilecekken, özel üniversitelerin kendi öğretim üyelerini yetiştirmeyip devlet üniversitelerinden öğretim üyesi nakletmelerinin hukuk eğitimine bence bir faydası yok. Hatta devlet üniversitelerinin de kalitesini düşürüyor. Vakıf üniversitelerinin de yüksek lisansa devlet üniversiteleri gibi hak edeni burslu olarak alması gerekirken, yüksek lisansı bir para kazanma yolu olarak görmeleri de bunun bariz bir örneği. Çünkü akademik çalışma paranızın olmasıyla değil yeterliliğinizin olmasıyla ilgili bir durumken, bir vakıf üniversitesinden ne kadar iyi olursanız olun burs talep ettiğinizde, çoğu vakıf üni. yüksek lisansta öğretim üyesi bursunun pek mümkün olmadığını söyleyerek sizi geri çeviriyorlar.

Soruna kendi açımızdan bakmak yerine, genel bir hukuk eğitimi kalitesi açısından bakmak gerektiği görüşündeyim. Sorun, isteyen herkesin hukuk okuyabilmesi değildir, bu açıdan bakıldığından tabii ki vakıf üniversiteleri bize gerekli görünür. Ancak bence bizim asıl amacımız, gerçekten bunun için büyük gayret sarfetmiş insanların kaliteli bir şekilde okuyabilmeleridir, hukuk gerçek anlamda çalışmaktan geçen bir bölümdür ve girişi de okuması da zor olmalıdır zaten, köklü devlet üniversiteleri bile yetersizken, o aşamaya gelememiş yeni ve yalnızca mali kaynaklarla inşa edilmiş vakıf üniversitelerinin hukuk eğitimine gerçekten faydası olduğunu düşünmüyorum.

Ayrıca vakıf üniversitelerinden de tabii ki iyi hukukçular çıkıyor ancak bu çoğunluğun yeterli olmadığı sonucunu değiştirmiyor, hatta devlet üniversitesinden mezun ama yetersiz bir arkadaşımız bile, vakıf üniversitelerinin vasat bir öğrencisinden çok daha nitelikli oluyor.

Eleştirilerinize saygı duyuyor ve teşekkür ediyorum ancak ben hala aynı şekilde düşünüyorum.

Sonuç olarak hukuk eğitimiyle ilgili bu başlık konusunun yukarıdaki hususları da kapsadığını düşünüyorum. Diğer hususlarda ise; hukuk eğitiminin yetersizliği, pratik olarak değil yoğunlukla teorik olarak bir şeyler vermekten ibaret olduğu, ezbere dayalı ve pozitivist hukukçular yetiştirmeyi amaçladığı, çoğu öğrenci için asıl amacından ziyade öncelikle iyi para kazanılacak bir meslek olarak görülmesi gibi yönler de başka eleştirilecek ve geliştirilmesi gereken yönler bence. Bir arkadaşımız bizi sınava yönelik hazırladıklarını belirtmiş. Mutlak olarak olmasa da bazı hocalar açısından doğru kabul edilebilecek bir yargı. Bazı derslerde yalnızca sınav için çalışmamamız için gerçekten gayret sarfeden profesörler olduğu gibi, tam tersi kendisinden hiçbir şey alamadığınız yalnızca bir takım ezberler yaptığınız hocalarımız da var. Ki bu da kendimizi geliştiremeden mesleğe atılmamıza ve aslında çok basit konularda bile hata yapmamıza neden oluyor. Bizi daha çok okumaya ve araştırmaya yönlendirecekleri bir çalışma sistemi çok daha faydalı olacaktır.
Old 13-03-2010, 15:52   #67
hukukun-üstünlüğü

 
Varsayılan

Bizim ülkemizde özeleştiri kültürü gelişmediği için çoğu kişi diğerinden aşağıda kalırım düşüncesiyle kendi hukuk fakültesinin eksikliklerini görmezden gelip benim fakültem şöyle iyi böyle iyi düşüncesiyle hareket eder.

Bizim fakültelerimiz iyi hukukçu yetiştirmekten ziyade, garanti meslek olan hakimlik-savcılık sınavlarında mezunlarının kazanma oranıyla kendini başarılı addeder. Başarıları ise yüzde yirmi bile değildir ama olsun diğerlerini geçtim diyerek avunur. Kaldı ki bu sınav iyi hukuk eğitimine tek başına ölçü olamaz.

Hukuk fakültelerinde pratiğe yönelik eğitim çok azdır. Derslerde öğrencilerinin önündeki kitaplarda yazan hususlar anlatılır da anlatılır. Öğrenci zaten kitabı okuyarak vakıf olabileceği hususların pratikte yoğun olarak işlenmesini ister,ama teoriyi anlatmaktan pratiğe az bir zaman kalır. Mezun olunca adliyelerdeki işleyişin bambaşka olduğunu görür daha çok yargıtay içtihatlarıyla şekillenen bir uygulamanın hiçte teoriyle bağlantısını kuramaz.

Hele bir de test tekniği derler ki bu bence bir hukukçuya yapılacak en büyük kötülüktür. Fakültelerde ana hukuk derslerinde klasiği bırakıp test yapmak,fakülteyi kurum sınavlarına hazırlık merkezi haline getirir. Hukukta ana derslerin sınav şekli test olamaz. Ben Yök başkanı olsam hukuk fakültesinde ana derslerde test yapılmasını yasaklarım. Neyse ki bizim ülkemizde birkaç istisna dışında,test tekniğine başvuran yok.
Old 22-04-2010, 00:52   #68
Aslı Aydın

 
Varsayılan

Merhaba,
Ben de Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisiyim. Hocalarımız konusunda açıkçası olumsuz bir eleştiri yapmam söz konusu olamaz. Şimdiye kadar ders aldığım tüm hocalarım konularında uzman ve bizlere çok iyi bir şekilde ders anlatabilen, ders çıkışarında veya ders dışında her türlü sorumuza her zaman için yanıt veren kişiler. İstediğimiz zaman kendilerine gidip soru yöneltebiliyoruz. Hocalarımız aynı zamanda da genellikle tam zamanlı olarak fakültemizde bulunmaktalar. Hatta işleyemediğimiz dersler nedeniyle (resmi tatiller olsun, hocalarımızın kendilerinden kaynaklanan aksamalar olsun) haftasonları veya akşamları saat 5.30'dan sonra telafi dersleri bile yapmaktalar.

İkinci olarak hocalarımızın hiçbiri herhangi bir kitabı okuyarak ders anlatmamakta. Hepsi kendi notlarından ve kendi bilgilerinden giderek dersi sürdürmekte. Sadece bazen sistematik bakımından hocalarımızın önerdiği kitaplar oluyor, bizler de o kitapları edinerek çalışabiliyoruz.

Bunun dışında da son olarak değinmek istediğim konu da vakıf üniversitelerinde eleştirilen bir konu olan sınav sistemi. Şunu açıkça belirtmeyi gerekli görüyorum ki, şimdiye kadar hiçbir sınavıma ne kanun ne kitap ne de ders notum açık olarak girmedim. Hepsine kafamdaki bilgilerle girdim. Hatta sınavlarımızda kopya çekmemize imkan tanıyacak hiçbir durum yaratılamamakta. Cep telefonlarımız veya bu tarz kopya çekiilebilecek elektronik aygıtlarımızın tümü kürsüye bırakılmakta, çantalarımız ve ders notlarımız da aynı şekilde tahtanın önüne koyulmakta. Sınav esnasında bırakın kanun kullanmayı, yanımızda bile durmamakta kanunumuz. Ayrıca sınavları test olarak olduğumuz konusu da çok komik ve saçma gelmekte bana. Bizlere her sınavda çarşaf çarşaf A3 kağıdı verilmekte ve bu kağıtları da mümkün olduğunca doldurmamız beklenmekte. Umarım bir vakıf üniversitesi öğrencisi olarak bazı konulara açıklık getirebilmişimdir.
Saygılar.
Old 08-06-2010, 21:44   #69
crnky

 
Varsayılan

İşte sorun da bu. Köklü olan Vakıf Üniversiteleri haricinde, gerçekten fakültenin gerektirdiği zorluk ve nitelikte eğitim verilmemesi ama daha da kötüsü, Devlet Üniversitesi kadrolarının da niteliksiz üniversiteler için boşuna bölünmesi.

Yoksa Bahçeşehir, Bilkent gibi bazı üniversiteler gerçekten Hukuk Eğitimi'ne gereken önemi verebiliyor, ancak her yeni açılan vakıf üniversitesinin ilk açtığı bölüm sanki çok basit bir şeymiş gibi Hukuk oluyor, bu da niteliksiz elemanların yetişmesine neden oluyor meslekte.

Ayrıca hocaların hem Vakıf hem Devlet Üniversitelerinde yetersiz kalmasına ve Eğitim kalitesinin düşmesine neden oluyor. Vakıf Üniversitelerinin %90'ı kadro için çalışmıyor, asıl Hukuk Fakültelerinden yani Devlet Üniversitelerinden öğretim üyesi transferini tercih edip kolaya kaçıyorlar. Bu da uzun vadede eğitimi aksatıyor. Gittikleri fakültelerde de basit sınav sorularıyla geçiştiriyorlar. Muhakkak ki istisnai olarak bazı Vakıf Üniversiteleri de eğitimin hakkını verebilir ancak benim kastettiklerim, son dönemde gerekli olmadığı halde aşırı artış gösterenler... Asıl eleştirdiğim de bu üniversiteler arttıkça üniversitelerin her birinin eğitim seviyesi de düşmekte olduğu. Çünkü ne kadar öğretim üyesi eksiği olursa o kadar az çalışma yapılır, öğrenciler faydalanabilir. Zaten yeterli öğretim üyesi olmayan bir alana bu kadar çok niteliksiz üniversitenin açılmasını mantıksız buluyorum. Alanımıza faydas olmadığı gibi eğitimi de baltalıyor.
Old 11-06-2010, 23:05   #70
üye31194

 
Varsayılan Özel Üniversitelerin Kalitesinin Düşmesi

Konuyu farkettiğimde yeteri kadar tartışmanın yaşandığını gördüm,yetmezmiş gibi bir de ben tebelleş olayım dedim.
Ben DAÜ hukuk mezunuyum.Aslına bakarsanız fakülteye başladığımda Prof.ünvanlı öğretim görevlilerinden geçilmezken 3.sınıfta hemen hepsinin Yrd.Doç olarak değiştiğini gördüm,bu durum eğitim seviyesine ve kalitesine taban tabana zıt bir görüntü sergiledi.
Ayrıca devlet üniversitelerinden günlük gelip ders anlatan öğretim görevlilerin yol yorgunluğundan ve çoğu kez kumar oynama telaşından onlardan yeterli verimi alamadık,zaten onlar da bizim özel öğrenci statüsünde gördüklerinden sürekli eziyordu.
Sonuç olarak hukuk kadar önemli bir alanda görev yapacak kişilerin yeterli donanıma sahip olmaları gerektiği kanaatindeyim,bu nedenle gerekli seviyeyeye ulaşamamış özel ve vakıf üniversitelerindeki hukuk fakültelerinin iyileştirme yapılana kadar kapatılması taraftarıyım.
Hukuk fakültelerindeki eğitime gelince Sayın Ahmedochi'ye staj konusunda katılıyorum,yanısıra çok fazla gereksiz ders aldığımız kanaatindeyim,bu da bizi -en azından beni- ezberciliğe sevketti.Biz 72 ders ile mezun olurken Harward Hukuk Öğrencisi 35-40 dersle mezun oluyor ama aldığı dersi sonuna kadar öğrenmiş oluyor.Baktığınız zaman ana dersler zaten sayılı,azami 30 ders.Fakülte boyunca bu dersler verilebilir,hem teorik hem pratik şekilde.Ayrıca yurtdışında liselerde öğrencinin yeteneğine bölümünün belirlenmesi gibi hukuk fakültelerinde de 3.sınıftan itibaren öğrenci eğilimi olduğu alanda çalışmalar yapmalı ve kurulan bir heyete her yıl alanıyla ilgili bir tez hazırlayıp sunmalı,bu sayede branşlaşma gerçekleşecek ve pratisyen avukat kimliğinden avukatlar olarak sıyrılabileceğiz.Mesleğe girdiğimiz zaman da bağlı bulunduğumuz baronun kuracağı heyete 2 veya 3 yılda bir alanımızda edindiğimiz mesleki tecrübelerden faydalanarak hazırlayacağımız tezler sunmalıyız.
Bu konu böylece uzar gider...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hukuk Fakültelerinde okutulan Roma Hukuku dersi günümüzde ne kadar gerekli? vaaely Hukuk Sohbetleri 321 26-01-2016 23:53
Hukuk Fakültelerinde Ders Zorunluluğu Olmaması ilhan Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 24 10-12-2011 12:04
Hukuk Fakültelerinde ders geçme notu.. sahinaydın Hukuk Lisans Eğitimi 36 16-12-2010 15:58
Hukuk Fakültelerinde Mesleki Ahlak Dersleri Okutulmalıdır Av.Mehmet Saim Dikici Hukuk Sohbetleri 30 28-10-2010 12:05
Hukuk Fakültesi'nde Tlf İle Eğitim Av. Adil Giray ÇELİK Hukuk Lisans Eğitimi 5 29-01-2003 14:48


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03567791 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.