Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Muris Ölmeden Önce Mirasın Paylaşılması

Yanıt
Old 16-09-2006, 10:44   #1
imsel

 
Varsayılan Muris Ölmeden Önce Mirasın Paylaşılması

muris henüz hayatta.oğlu üzerine olan bir arsaya ev yapmak istiyor.6 kardeş var.acaba murisin ölümünden sonra arada anlaşmazlık çıkmaması için ölmeden önce paylaşım mümkünmü.mümkünse nasıl yapılıyor.saygılar.
Old 16-09-2006, 11:09   #2
kezzy

 
Varsayılan

miras bırakacak kişi olası mirascılarıyla birlikte noter karşısında miras sözleşmesi düzenleyerek mirasını paylaştırabilir. bu sözleşmede tüm mirascıların olması tercih edilir - ki ilerde doğacak muvazaa iddiasını ortadan kaldırabilmek adına - ancak tüm mirascıların olması zorunlu değildir
saygılar
Old 16-09-2006, 12:54   #3
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Olayımızdaki kişi henüz muris değil. Muris adayımızın bu şekilde yapacağı inşaat; başkasının arsası üzerine yapılacak inşaat. Aklıma ilk gelen hukuki terim ve kurumlar. Muhdesat ve haksız inşaat. Sanırım miras paylaşımına gitmeden öncelikle muhdesatın mülkiyetinin kime ait olacağını belirlemek daha mantıklı. Bu halde arsa sahibinin rızasının olup-olmaması, arsa ve muhdesattan hagisinin kıymetinin daha fazla olduğu ve muhdesatın kal'inin fazlaca masraf gerektirip-gerektirmeyeceği gibi kıstaslar; muhdesat ve arsanın mülkiyetinin belirlenmesinde belirleyici oluyordu. Bunlardan biri üzerindeki mülkiyetini kaybeden tarafa, diğer taraf muhik bir tazminat ödüyordu. Konunun öncelikle bu yönden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu halde de mirasçılar doğrudan muhdesat üzerinde pay sahibi olamayabilirler. Ancak arsa ve evin mülkiyetinin muris adayımıza ait olması ihtimalinde muhik tazminatı arsa sahibine payları oranında ödeyerek mirası paylaşırlar. Arsa ve muhdesatın mülkiyetinin arsa sahibine ait olması ihtimalinde ise arsa sahibi kardeşin ödeyeceği tazminatı yine payları oranında alırlar gibi geliyor.

Saygılar.
Old 16-09-2006, 22:00   #4
imsel

 
Varsayılan

arkadaşlar teşekkür ederim.burada en doğrusu bu paylaşımın yapılması ama burada evi yapacak olan mirasçı acaba evin yerinin mülkiyetini miras hakkına dayanarak nasıl iktisap edebilir.saygılar.
Old 17-09-2006, 13:11   #5
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Soruyu biraz daha açar mısınız? Evi muris bırakan mı yaptırıyor, mirasçı mı? vs...
Old 18-09-2006, 00:50   #6
ibreti

 
Varsayılan

Sh.imsel;
Miras hukukunda en önce korunması gereken değer murisin iradesidir. Murisin iradesinin korunma sınırları ise saklı paylardır. Eski medeni yasada murisin kendi sağlığında kendi soyundan gelenler lehine yaptığı bağışlamalar (aksi sabit olmadıkça) miras hissesine mahsuben yapılmış varsayılır şeklinde bir karine vardı. Yani muris kendi sağlığında belirli bir malı kendi soyundan gelene )füruğuna) özgüleyebilir. Yani benim şu malım şu kişiye kalacak diyebilir. Özgülenen mal diğer mirasçıların saklı payını ihlal etmez ise hiç bir sorun çıkmaz. Diğer mirasçıların saklı payını ihlal etmesi halinde de ihlal nispetinde "parasal değeri ödeme" yetkisi (tercih hakkı) vardır lehine özgüleme yapılan mirasçının...

Sunulu olayda tüm soydangelenlerin (füruğun) katılımına ihtiyaç olmaksızın bağışlama yolu ile o parsel o kişiye verilebilir ve o kişi de o parsel üzerine inşaat yapabilir. Buradaki irade murisin kendi mirasını peşin olarak tasfiyesi iradesi olarak değerlendirilir ve o mal o mirasçıya özgülenmiş sayılır..

Özetle: Tüm soydan gelenlerin katılımına ihtiyaç yoktur. Bu olayda bağışlama ile yapılacak temlik umulan yararı sağlar.


Kolay gelsin..
Old 19-09-2006, 21:49   #7
imsel

 
Varsayılan

burada bağışlama akdi ile diğer mirasçıların payları azalmış olmuyormu.muris öldükten sonra diğer mirascılar iade isteyemezmi.bu payı alan bağışlamayı nasıl ispat eder.birde başka çözüm olarak acaba mirasbırakan bu yeri tapuda mirasçıya satmak suretiyle geçirse diğer mirasçıların ölümden sonra itiraz hakları varmıdır.ayrıca muvazaa (bedelde) iddasında bulunabilirler mi?saygılar.
Old 19-09-2006, 23:03   #8
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Bağışlama da olsa satış da olsa diğer mirasçılar saklı paylarına dokunulduğu ölçüde muvazaa ve tenkis iddiasında bulunabilirler. Eğer ileride bu tip sıkıntılarla karşılaşılmak istenmiyorsa miras sözleşmeleri ile muhtemel sorunlar baştan önlenebilir. Ancak her durumda saklı paylara dokunmamak esastır. Murisin tüm mirasçılara sağlığında adil bir biçimde malvarlığını dağıtması durumunda, onların da katılımı ve olurları ile yapılan sözleşmeler ileride kendilerini bağlayacaktır.
Old 19-09-2006, 23:49   #9
ibreti

 
Varsayılan

Tapuda satış olarak gösterilip gerçekte bağışlama olan işlem; görünüşteki satış işlemi doğru ve geçerli iradeyi yanzıtmadığından (muvazaa), gerçekte yapılan bağışlama işlemi de yazılı şekil (yapılacak işlemin niteliğine göre resmi ya da adi yazılı şekil) koşulunu taşımadığından iptal edilebilir niteliktedir. Bu işlemin iptali ile (talebe göre) işleme konu mal terekeye döner ya da davacı mirasçının payı nispetinde iptal edilir. Böylelikle davacı mirasçı miras payını elde eder.
Tabiki davacı mirasçı tüm tasarrufun iptalini isteyebileceği gibi saklı payı oranında iptal de isteyebilir.

Bağışlamada ise durum farklıdır;
Yapılan bağışlamanın miras hissesine mahsuben yapılmadığı ispat edilebilir. Bunun ispat yükü lehine tasarrufta bulunandadır.
İspat edilemediği var sayılsa ve böylelikle de miras hissesinden mahsup edilse dahi ancak saklı paylar oranında tenkise tabidir. Öte yandan lehtarın malı aynı ile iade etmek ya da parasal değerini ödemek konusunda seçim hakkı vardır.

Kolay gelsin.
Old 20-09-2006, 09:30   #10
Fatma KAPUÇAM

 
Varsayılan

Olayınızda bağışlama ile belki diğer mirasçıların payları azalıyor ama miras hukukunda önemli olan mirasçıların ne kadar pay aldıkları değil mirasbırakanın son arzusudur.<<<<<<<muvazaa teşkil etmemek kaydıyla ve mirasçıların saklı paylarını ihlal etmeyecek şekilde mirasbırakan tasarruf nisabı üzerinde dilediği gibi işlem yapabilir.Biliyorsunuz ki saklı pay mirasbırakanın dokunamayacağı kısımdır.Bu paylar çıktıktan sonra kalan tasarruf nisabı da mirasbırakanın tam bir serbesti içinde olduğu kısımdır.Nihayetinde mal mirasbırakanın olduğuna göre dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.Bi de yukarıda değindiğimiz gibi muvazaalı olmaması yani diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmamış olması gerekir.Eklemek isterim ki muvazaa iddiasının ispatı da zordur
Old 20-09-2006, 15:37   #11
imsel

 
Varsayılan

bu durumda davacılar arada yazılı delil olmadığı için her türlü delille muvazayı ispat edemezmi bu durumda kolay olmazmı.3. şahıslar her türlü delili kullanamazlarmı.saygılar.
Old 20-09-2006, 15:53   #12
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Muvazaalı olduğunu iddia ettiği işlemden zarar gören 3. şahıs iddiasını her türlü delille ispatlayabilir. Tanık da dinletebilir. İspat kolaydır. Terekedeki mevcutlarla muvazaalı işlem neticesinde terekeden çıkan değer düşüldüğünde terekede kalanlar bu işlemle çıkan halen terekede olsa idi kişilerin alacağı saklı pay miktarını azatıyorsa saklı paya dokunulmuştur. Nispetsizlik bu kadar açıksa çoğu zaman tanığa bile gerek kalmaz. Kaldı ki her durumda ağzı dili dolaşmadan bildiğini doğru dürüst anlatacak tanık bulmak da zordur. Yoksa muvazaa iddiasının ispatında herhangi bir zorluk yoktur. Hakimi vicdani kanaate götüren olgular ise;
1- Kişinin yaşlılık döneminde ve hiç ihtiyacı olmaksızın bir tasarruf işlemi yapmış olması,
2- Çoğunlukla erkek çocuk lehine ve kız çocuklar aleyhine işlem yapılması,
3- Yapılan işlemin karşılıksız olması ya da karşılığı olan miktarın muris tarafından herhangi bir malvarlığına dönüşmediği halde banka hesabı vs. yerlerde bir miktar azalmış olarak dahi bulunmuyor olması ve harcadığı iddiasının samimi ve hayatın olağan akışına murisin yaşam tarzına uygun düşmemesi olgularıdır.
Bu hususlar kısmen dahi ispat edilmekle muvazaa iddiası ispatlanmış sayılır. İddia gerçekse ispat kolaydır. Somut olayda kişinin gerçek bir satış yapması halinde, satış bedelini bir banka hesabına yatırarak, bu hesaptaki paradan olağan ihtiyacı kadar harcaması durumunda ölüm anında terekenin aktifinde parasal değer olarak bulunacağından, saklı paylara dokunulma ya da muvazaa iddiası kabul görmeyebilecektir.
Old 21-09-2006, 09:15   #13
Fatma KAPUÇAM

 
Varsayılan

Bence önemli olan saklı payı ihlal edip etmediğidir.Tabii ki saklı pay ihlal edildiyse muvazaalı olduğunun ispatı kolaydır.Ancak saklı pay ihlal edilmediyse fikrimce ispat o kadar da kolay olmayabilir.Sonuçta mirasbırakanın daha çok pay bıraktığı mirasçıısıyla aralarında daha yakın bir ilişki olabilir,daha açacak olursak sözkonusu mirasçı mirasbırakanla daha yakından ilgileniyor,manevi ihtiyaçlarını karşılıyor olabilir vs.O yaştaki insanlar için bu tür şeyler maddiyattan daha önemlidir.Yinelemek isterim ki sözkonusu olan bağışlamaysa miras ilişkisinden ari düşünerek her insan gibi bağışlama yapabilir.teter ki saklı paylar ihlal edilmesin
Old 22-09-2006, 12:14   #14
AV.DİLEK

 
Varsayılan

mevcut bilgilere göre bence burada baba ve oğul aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıp(tabi muvazaa olmaksızın)oğul diğer daireler üzerinde hak sahibi olurken diğer daireler üzerinde de mirasçılıktan doğan hakları devam eder. eğer bunu da elde etmek ister ise diğer mirasçılar ve baba ile bir araya gelip payın devrini içeren bir miras sözleşmesi yapabilirler. burada babanın da katılması şart çünkü ölümden önce pay devrini kanun hoş görmüyor ve murisin katılımını arıyor. umarım yardımcı olur. kolay gelsin
Old 29-05-2007, 17:36   #15
çağdaşerdoğan

 
Varsayılan

Muris miras sözleşmesiyle 2 tanığın huzurunda işlemi yapabilir.Ama açıklamanızda detaylara inmeniz gerekiyor.
Old 20-06-2007, 00:32   #16
Ayşe BİLGİÇ TAHTACI

 
Varsayılan

Bağış iptal edilebilir nitelikte olduğu için, satış muvazaa ihtimaliyle iptal edilebileceği için tercih edilemeyebilir.Sözleşme yapılmasına diğer mirasçılar katılmayabilir.Bu nedenle İşlem ölüme bağlı tasarruf(vasiyetname) şeklinde yapılırsa daha sağlıklı olur kannatindeyim.Ancak müstakbel murisin diğer mirasçılarının saklı paylarını da dikkate alması gerececektir tabii ki.
Old 06-12-2012, 14:56   #17
iyiniyetliüçüncükişi

 
Varsayılan

Sn. İmsel, açmış olduğunuz konu üzerinden epey süre geçmiş ama belki faydası olur diye kendi düşüncemi de açıklayayım. Kanaatimce sizin sorduğunuz (ilk) soru, muris ile mirasçı arasındaki anlaşmadan çok mirasçıların kendi aralarında yapacakları anlaşmaya ilişkindir. Böyle bir şey de MK m. 678 gereğince mümkün ancak eğer muris hayattayken mirasçıların kendi aralarında yapacakları anlaşma için maddede belirtildiği gibi murisin izni (ya da mevcudiyeti) de olmalı. Tabi konu mirasçıların kendi aralarında yapacakları anlaşma olunca işin saklı payı ihlal boyutu da pek önem arz etmiyor zira mirasçılar zaten böyle bir ihlalin gündeme gelmemesi için bu anlaşma yapılıyor. Saygılarımla.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
muris muvazaası av.tuğbabal Miras Hukuku Çalışma Grubu 50 09-09-2016 17:50
muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil dilekgulsen Meslektaşların Soruları 14 03-02-2016 13:25
Muris muvazaları Yusuf ayık Meslektaşların Soruları 26 25-03-2010 13:39
Muris Kıbrıs'lı Olursa Av.Suat Ergin Meslektaşların Soruları 3 14-02-2008 13:55
Mirasın Satımı eulak Hukuk Soruları Arşivi 2 09-07-2006 15:58


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04216003 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.