Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Tescilli tasarımların Koruma Kapsamında Tarifnamenin Rolü

Yanıt
Old 22-05-2007, 11:32   #1
KUBİLAY GÜZEL

 
İnceleme Tescilli tasarımların Koruma Kapsamında Tarifnamenin Rolü

Koruma kapsamının belirlenmesinde yenilik ve ayırt edici nitelik gibi koruma şartlarının dikkate alınacağı sabit olmakla beraber bu hususların tasarımın sadece görsel anlatımıyla mı yoksa tarifnamenin kapsamı ile mi belirleneceği konusu farklı ülke hukuklarında farklı yaklaşımlar ile ele alınmıştır. Türk Hukukunda KHK’nın bu ayrımı hava da bırakması ve KHK’nın Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliklerde tarifnameye farklı misyonlar yüklenesi konuyu irdelenmesi gereken önemli husular arasına katmıştır
Öncelikle, KHK ile içeriği hakkında detaylı bilgi sunulmayan tarifnamenin 5.11.1995 tarihli Yönetmelikte de açıklamasına gidilmemiş olması tescil süreçlerinde sorunları beraberinde getirmiş ve 31.12.1997 tarihli Yönetmelik ile tarifname içeriğine açıklama getirilerek sorunların aşılması hedeflenmiştir. 5.11.1995 tarihli Yönetmelikte sadece, “tasarımı açıklayan tarifname” ifadesine yer verilerek, tasarımın açıklandığı metnin verilmesi öngörülmüştür. Ancak, sunulan tarifnamelerde tasarım koruması dışında kalan, özellikle ürünün sağladığı fonksiyonel özellik, teknik fayda, üretim şekli ve yöntemi gibi açıklamalara yer verilmesi bu konuya ilişkin düzenlemeye gidilmesini zaruri kılmıştır.
KHK’nın Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik 31.12.1997 tarihinde değiştirilmiş ve geçen üç senelik sürecin ardından uygulamada görülen sıkıntıların çözümü amaçlanmıştır. Özellikle görsel anlatım ve tarifname üzerinde açıklamalara gidilen 8.maddede, tarifnamede tasarıma ait resmin ayrıntılı bir şekilde anlatılması, tasarımın bilinen diğer tasarımlardan farklılıklarının ve tasarımda koruma talep edilen kısımların açıkça belirtilmesi gerektiği öngörülmüştür. Yapılan değişiklik ile içerik açısından nelerin yer alması gerektiği belirlenmiş olmasına rağmen tarifname içeriğinde belirtilemsi istenen unsurların özellikle koruma kapsamına ilişkin soruları beraberinde getireceği açıktır. Zira, yapılan bu tanımlama ile tasarımın ayırt edici özelliklerinin belirtilmesi ve “buluş basamağı” kavramını çağrıştıran tasarımın bilinen diğer tasarımlardan farklılıklarının yazılması istenmiştir. Bu açıdan bakıldığında, tarifname ile patent ve faydalı modelde yer alan istem yaklaşımının benimsenmiş olduğunu ve dolayısı ile tarifnamenin koruma kapsamının belirlenmesinde kullanılacak bir veri olarak değerlendirileceğini söylemek mümkündür.
Bu konuya ilişkin Yargıtay bir kararında “...Tarafların tasarımları, tasarımların çizimleri ve davalının tasarımını açıklayan tarifnamesi incelenerek,... karar verilmelidir”[1] ifadesine yer vermiştir.
Bir diğer kararda Yargıtay şu sonuca varmıştır[2]:
“...Davacının tescilini istediği tasarımların, yenilik ve ayırt edicilik özellikleri bulunmadığını belirleyen bilirkişi raporuna göre mahkeme davayı reddetmiştir. Bilirkişi raporunda yenilik ve ayırt edici niteliğin belirlenmesinde endüstriyel tasarımlar için beyan edilen tariFnamelerin karşılaştırılması yapılmadığı gibi...eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”
Görüldüğü üzere Yargıtay, tasarımın ayırt edici özelliklerinin belirlenmesinde tarifnamelerde yer alan beyanların değerlendirmesi yapılmaksızın varılan karaları eksik inceleme olarak değerlendirmektedir. Bir başka ifade ile tasarımın koruma kapsamının belirlenmesinde sadece görsel anlatımların değil aynı zamanda tasarımın bilinen diğer tasarımlardan farklılıklarının ve ayırt edici özelliklerinin ifade edildiği tarifnamenin de dikkat alınması gerektiğini ifade etmektedir.. Ancak her ne kadar Yönetmelik ile tarifname üzerinde bahsedilen şekilde bir düzenlemeye gidilmişse de, bu yaklaşım tasarımların koruma kapsamının belirlenmesinde esas unsur olan “genel izlenim” kavramının yorumlanmasında sıkıntılara neden olacağı düşülmektedir.
Yönetmelik maddesine eleştirel bakış:
KHK’nın yürürlüğe girmesi ile başlayan tasarım tescil uygulamaları Yönetmelik maddeleri ile düzenlenmiştir. Ancak ilerleyen süreç içerisinde sistemin daha iyi işleyebilmesi amacıyla özellikle uygulamada yaşanan sorunların çözümüne yönelik söz konusu maddelerde değişiklik yapılması gerekli görülmüştür. Bu amaçla ilk defa 31.12.1997 tarihinde değişiklik gören Yönetmelikte, görsel anlatıma ve tarifnameye ilişkin düzenlemeler dikkat çekicidir.
Söz konusu Yönetmelikte tarifnamenin, görsel anlatımın ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı, tasarımın bilinen diğer tasarımlardan farklılıklarının ve korunma talep edilen kısımların belirtildiği alan olduğu hükme bağlanmıştır. Öncelikli olarak, bu hükmün özenle kaleme alınmadığı ifade edilebilir. Zira, tasarımın bilinen diğer tasarımlardan farklılıklarının ve ayırt edici niteliklerinin belirtilmesi ile koruma kapsamının belirlenmesini sağlayan bir belge olma görevi tarifnameye yükleniyor ise bu alanda görsel anlatımın ayrıntılı bir şekilde açıklanması gereksiz gözükmektedir. Aksi takdirde hangi tasarım özelliklerinin bilinen diğer tasarımlardan farklı olduğu ve ayırt edici nitelik taşıdığı konusu açıklığa kavuşmayacaktır.
Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus tarifnamenin, bilinen diğer tasarımlardan farklılıkları içermesi gerektiği şeklindeki düzenlemedir. Burada başvuru sahibinden, dünyada gelmiş geçmiş bütün tasarımlar dikkate alınarak kendi tasarımının farklılıklarını tarifname içerisinde yazması beklenmektedir. Uygulamada bu şartın yerine getirilmesi mümkün değildir. Ayrıca, Topluluk ve Türk Hukukunda koruma kapsamının belirlenmesinde “genel izlenim” kavramının geçerli olduğunu ifade edilmişti. Tasarımın genel izlenimi dikkate alınarak korumanın sağlanacağı düşünüldüğünde, bir tasarımın bilinen diğer tasarımlardan farklı görünüm özelliklerine sahip olmadığı durumda dahi korumadan faydalanması mümkündür. Örneğin bir tekstil kumaşı deseninin bilinen çiçek tasarımlarının (papatya, gül, karanfil,..) kombinasyonundan oluştuğunu düşünelim. Tasarımı oluşturan öğeler ayrı ayrı yenilik vasfını taşımasa dahi oluşturduğu kombinasyon ile tasarım, genel izlenim itibariyle bilinen diğer tasarımlardan farklı olması durumunda korumayı hak edecektir. Ancak, tarifname ile koruma kapsamının belirlenmesi yaklaşımı benimsendiğinde, başvuru sahibinin söz konusu tasarım için bilinen diğer tasarımlardan farklılığını ifade edemeyeceği ve neticesinde korumadan yararlanamayacağı sonucu ortaya çıkmakta, tasarım korumasında benimsenen “genel izlenim” yaklaşımı dikkate alınmamaktadır.
Bunun yanısıra, tasarımın korunma talep edilen kısımlarının da tarifnamede belirtilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu düzenlemeden anlaşılan, tasarımın görsel anlatımında yer alan unsurların tamamı için değil sadece bir kısmı için koruma talep ediliyor ise bu hususun tarifname içerisinde belirtilmesi gerektiğidir. Örneğin, tescil aşamasında sunulan görsel anlatımın tabak ve tabak üzerinde yer alan desenden oluştuğu varsayıldığında, başvuru sahibi eğer sadece desen için koruma talep ediyor ise, diğer kısım olan tabak tasarımı için koruma istemediğini tasarımın tarifnamesinde belirterek koruma kapsamını sınırlandırabilmektedir. Doğal olarak bu noktada tarifname metni tıpkı İngiliz Hukukunda olduğu gibi[3] koruma kapsamını sınırlayıcı bir veri olarak sunulmaktadır.[4]
İlk bakışta söz konusu düzenlemenin uygun olduğu düşünülse de doğuracağı sonuçlar bakımından oldukça sakıncalıdır. Öncelikle tescil sistemi içerisinde tarifnameyi koruma kapsamını belirleyici bir unsuru olarak değerlendiren hukuk sistemlerinde genel olarak tarifnamenin de üçüncü kişilere yayın yolu ile duyurulması söz konusudur. Bu uygulama korumanın, tasarımın görsel anlatımında yer alan bütün görünüm özelliklerinden ziyade tasarımın sadece bir bölümüne ilişkin olduğunun bilinmesini sağlamaktadır. Ancak Türk Hukukunda tescil sonrası yapılan yayında tarifname metnine yer verilmemesi, üçüncü kişiler açısından korumanın tasarımın sadece bir bölümüne ilişkin olduğunun bilinmesini olanaksız kılmaktadır.
İkinci olarak koruma açısından “genel izlenim” ilkesini benimsemiş bir Hukuk sisteminde görsel anlatım üzerinde yer alan ancak tasarımın sadece bir bölümüne ilişkin bulunan bazı tasarım özelliklerinin üçüncü kişilerce kullanımı konusunda bazı sakıncalı durumlar oluşacaktır. Örneğin Resmi Endüstriyel Tasarımlar Bülteninde yayınlanan bir mobilya tasarımını gören kişinin yayınlanan mobilyanın sadece ayak kısmını ürünlerinde kullandığını düşünelim. Bu noktada başvuru sahibinin korumak istediği kısım sadece mobilya ayağı olsa dahi yayını takip eden kişinin bunu bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle başvuru sahibi açısından bakıldığında ve tarifname ile hüküm kurulmaya çalışıldığında ihlal söz konudur. Oysa KHK’nın 11. maddesi hükmünce tasarımın koruma kapsamına, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile aynı olan tasarımlar girecektir. Bu sebeple, mobilyanın sadece ayağı ve görsel anlatımdaki mobilyanın tamamı düşünüldüğünde ihlalin olmadığı sonucuna varılacaktır. Bu nedenle kanımca koruma kapsamının belirlenmesinde yayını gerçekleşen unsurların dikkate alınması, tarifname ile koruma kapsamının belirlenmesi yaklaşımının benimsenmemesi gerekmektedir. Zira, başvuru sahibi sadece koruma talep ettiği kısmı görsel anlatım içerisinde sunma serbestisine sahip ve sadece mobilya ayağını vermesi gerekirken, bu yolu seçmeyerek mobilyanın tamamını verme eğilimini göstermiştir.
Ayrıca, ilgili Yönetmeliğin 8.maddesinde tescili istenen tasarıma ait görsel anlatımın verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Buradan koruma talep edilmeyen kısımların görsel anlatım içerisinde sunulmaması gerektiği anlamının da çıkarılması mümkündür. O halde tarifname içeriğinde yer alması istenen korunma talep edilen kısımların ancak görsel anlatım ile bağımsız olarak gösterilemeyecek tasarım özelliklerine koruma istenmesi durumunda anlamlı olacağı düşünülmektedir. Bu aşamada, desen tasarımını da içeren tabak örneğine dönmek gerekirse, başvuru sahibinin tabak üzerinde yer alan deseni korumak istediği düşünüldüğünde desen tasarımını tabak üzerinde uygulandıktan sonraki halini görsel anlatımda verme serbestisi olmamalıdır. Zira ortada iki farklı tasarım vardır ve iki tasarımında ayrı ayrı görsel anlatım içerisinde gösterilmesi mümkünken tescile konu tasarımın dışında yer alan unsurların da (tabak tasarımı) görsel anlatım içerisinde sunulmuş olması tescil aşamasında şekli eksiklik olarak algılanmalıdır. Bir diğer örnek olarak, kapı ve kapı kolu tasarımlarını düşünelim. Başvuru sahibinin koruma niyeti sadece kapı koluna ilişkin ise bu durumda başvuruda kapı kolunu da içeren kapı tasarımına ait görsel anlatımın verilmesi uygun bulunacak, korunma sadece kapı kolu kısmı için talep edildiğine dair açıklamanın ise tarifnamede yapılması istenecektir. Bu yaklaşım tasarımın görsel anlatımlarının koruma kapsamı açısından önemini oldukça zayıflatmakta ve korunan unsurun ne olduğu hususunda üçüncü kişilere anlaşılır bilgi sunulamamasını sonucunu doğurmaktadır. Ancak öyle tasarımlar vardır ki tasarım tek başına bağımsız olarak görsel anlatım içerisinde gösterilmesi korunmak istenen unsuru tam olarak yansıtmamaktadır ki bu noktada tarifname devreye girecektir. Televizyon kumandası üzerindeki tuş takımı veya elektronik eşyanın üzerinde yer alan kontrol panelleri bu tür tasarımlara örnek verilebilir. Söz konusu tasarımların bağımsız olarak görsel anlatıma yansıtılması mümkün olmamakta, çoğu zaman ürün üzerindeki (kumanda gövdesi ve elektronik eşyanın kendisi) yerleşim yerleri de koruma görmektedir. Bu açıdan bakıldığında başvuru sahibi korumak istediği tasarım özelliğini bağımsız olarak görsel anlatıma yansıtamayacak ve asıl korumak istediği kısmı tarifname alanında belirtmek suretiyle koruma kapsamının sınırlarını belirleyecektir.[5]
Uygulamada yaşanan durumlar da dikkate alındığında tarifnamenin koruma kapsamı üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğu konusunda oluşan farklı görüşlerin temelinde, “tasarım veya tasarımın uygulandığı ürün” kavramı ile kastedilenin ne olduğu hususuna getirilen farklı bakış açıları olduğu da söylenebilir. Zira uygulayıcılar da dahil olmak üzere kişilerin bu kavramdan anladıkları, tasarımın uygulandığı ürünün de başvuruda verilebileceğidir. Ancak, tasarım zihinde oluşan fikri bir çaba ve bu çabanın çizime aktarılması olarak yorumlandığında, her ürünün bir tasarımı olduğu ve ürünlerin aslında tasarımın cismaniyete dönüşmüş hali olarak algılanması gerektiği görülecektir. Kanımca bu kavram tasarım veya tasarımın dönüştüğü ürün olarak algılanmalı ve buna göre tescil yolculuğuna çıkılmalıdır. Tabak örneğinde olduğu gibi başvuru sahibinin desen tasarımını, tasarım uygulandığı ürünü de başvuruda sunabileceği yaklaşımı ile tabak ürününe uygulanmış halde sunması sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Ayrıca bu anlayış ile, niyeti kapak tasarımını korumak isteyen birinin kapağın uygulandığı şişeyi, sadece mobilya kulpunu korumak isteyen birinin ise mobilyanın tamamını başvuruda sunması mümkün gözükmektedir. Bu yaklaşım ise görsel anlatımın korunacak tasarımı yansıtma fonksiyonunu yitirmesi sonucunu doğuracaktır. Tekrar ifade etmek gerekirse, kanımca buradan anlaşılması gereken hususun tasarımın bir fikri çabanın kağıda dökülerek somut hale geçmesi olarak algılanması ve tasarımın uygulandığı ürünün ise söz konusu tasarımın üretilerek cismaniyet kazandırılması olmalıdır. Bu açıdan bakıldığında kapak tasarımının dönüştüğü ürün, kapağın uygulandığı şişe değil kapak tasarımının ürün haline gelmesidir. Başvuruda sunulan görsel anlatımların bu bakış açısı ile sunulması ve incelemenin de bu ayrım dikkate alınarak yapılması korunan tasarım özelliklerinin ne olduğu hususunun üçüncü kişilere net bir şekilde duyurulması açısından fayda sağlayacaktır.

Sonuç olarak, tescilli tasarım korumasının var olduğu hukuk sistemlerinde taasrıma ait görsel anlatımların yanısıra tasarımı açıklayan tarifnamelerinde varlığı söz konsudur. Bu alanda değişkenlik arz eden konu, tarifnamenin işlevi olmaktadır. Bazı ülke mevzuatlarında tarifnameye patent ve faydalı modeldeki istemler gibi yaklaşılmakta ve koruma kapsamının belirlenmesinde doğrudan bir görev verilmektedri. Ancak bu görevin verildiği mevzuatlarda koruma kapsamının tam ve net bir şekilde yansıtılabilmesi için tarifnamelerin de ilanı söz konsudur. Diğer bazı düzenlemelerde ise tarifnameye korumada yardımcı unsur misyonu yükletilmektedir. Topluluk mevzuatında tarifname, başvuruda zorunlu olarak verilmesi gerekn bir belge olmayıp tarifnamenin tasarımailşkin görsel anlatımların tasarımın özelliklerini açıklamada yetersiz kalması durumunda faydalı olacağı belitilmektedir. Türk Hukukunda ise tarifname başvuruda verlmesi zorunlu evraklar arasında olmakla beraber Resmi Endüstriyel Tasarımlar Bülteninde yayınlanmamaktadır. Ancak tarifnamenin yayını gerçekleşmemesine rağmen koruma kapsamının belirlenmesinde, zaman zaman yargı kararlarında da yerini bulması nedeniyle, etkili olduğu düşünüldüğünde çalışma içerisinde ayrıntılarıyla ifade edilen sorunlarla karşılaşılmaya devam edilecektir. Bu nedenle mevcut sistem içerisinde tarifnameye koruma kapsamının belirlenmesine ilişkin görev vermekten ziyade, bu görevin sadece görsel anlatıma yüklenmesi ve tarifnamenin isteğe bağlı verilen ve verildiğinde tescil ilşkin bilgilerle birlikte ilan edilen belge olarak değerlendirilmesi gerekir. Koruma kapsamına etki etmeyen bir tarifnamenin ise
§ Tasarımın görünüm özelliklerinin daha iyi anlaşılması,,
§ Tasarımın görsel anlatım yolu ile yansıtılması mümkün olmayan görünüm özelliklerine (malzeme, doku) sahip olması durumunda söz konusu tasarım özeliklerinin ifade edilmesi,
§ Görsel anlatıma yansımamış ancak tasarımda varolan görünüm özelliklerinin kıyaslama yolu ile tespit edilerek görsel anlatıma yansıtılması noktasında tescil aşamasında bir veri olması
amacıyla sunulması uygun olacaktır.

[1] 11.HD, 25.3.2002, E.2001/10350, K.2002/2682 (Yayınlanmamıştır)

[2] 11.HD, 27.5.2002, E.2002/1645, K.2002/5244 (Yayınlanmamıştır).


[3] Sözgelimi başvuru sahibi çiçekli bir vazo tasarımında yaptığı açıklamalarda sadece vazonun üç boyutlu tasarımıyla başvurusunu sınırlamışsa, iki boyutlu olan vazonun üzerindeki çiçek deseni korunmamaktadır. Bkz.. BENTLY/SHERMAN, s.615.

[4] Ancak İngiliz Hukukunda kabul edilen bu kurallara rağmen uygulamada yenilik açıklamalarının genel ifadelerden oluştuğu dile getirilmektedir.BENTLY/SHERMAN, s.574.

[5] Bu konuya ilişkin 05.02.2006 tarihli Yöentmelikte değişikli gidilmiş ve başvuru sahibinin korumak istediği tasarım özelliklerini görsel anlatım üzerinde işaretlemek suretiyle belirtmesi istenmiştir.Bu sayede tarifnamenin bahsi geçen istisnai durumlarda koruma kapsamının belirlenmesindeki rolü görsel anlatım üzerine dervredilmiştir.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Cmk kapsamında ''hüküm'' nedir? Av.Güçlü KERVAN Hukuk Sohbetleri 7 27-07-2013 08:21
CMK ve Asayişin Sağlanamamasındaki Rolü orhanelif Ceza Hukuku Çalışma Grubu 8 21-03-2007 23:16
tanımış yabancı markanın 5 yılı aşkın süredir Türkiye'de tescilli bulunması durumunda av.mustafapak Meslektaşların Soruları 1 21-03-2007 14:02
Hukuk eğitiminde diğer sosyal bilimlerin rolü ne olmalı? ALELADE BİR HUKUKÇU Hukuk Sohbetleri 7 18-02-2007 15:21
Avrupa Birliği Ve Türk Hukukunda Tescilli Tasarımların Hükümsüzlüğü(İptali) davası Admin Hukuk Haberleri 0 05-11-2001 16:46


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05090690 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.