Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Boşanma ve çocuğun velayeti

Yanıt
Old 23-01-2015, 19:25   #1
imsel

 
Varsayılan Boşanma ve çocuğun velayeti

Bir çekişmeli boşanma davasında iki tarafta çocuk yada çocukları istemiyorlarsa:
1-Boşanabilirler mi?
2-Boşanmaya hükmedilirse 5 yaşındaki ve 9 yaşındaki çocukların durumu konusunda sayın meslektaşların yorumunu bekliyorum.
Anne çalışmaz ,evhanımı baba tamirci.
saygılar
Old 24-01-2015, 13:20   #2
Juror8

 
Varsayılan

Somut olayda boşanma sebepleri varsa boşanmalarına bir engel yoktur. Başka bir ifadeyle iki tarafında çocuğu istememesi boşanmalarına engel değildir. TMK 182 uyarınca çocuk ile ana babanın kişisel ilişkilerinin düzenlenmesi hakimin takdirindedir. Hakim çocuğun menfaatini ve gelişimini göz önüne alarak karar verecektir. Velayeti ana baba istemese dahi birisine verebileceği gibi çocuğa vasi tayin edilmesi için vesayet makamına da başvurabilir.
Old 24-01-2015, 14:30   #3
garani

 
Varsayılan

işinize yarayabilir


4721 S. K. m. 336, 404)

Dava: İhbar dilekçesinde, babası ölen küçük E. K.'a vasi tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm ihbar eden idare tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Görele Nüfus Müdürlüğünün ihbar yazısı ile 07.11.1997 doğumlu E. K.'a TMK.nun 404. maddesi gereğince vasi atanması istenilmiş, mahkemece küçük Erol'un annesinin sağ olduğu ve vasi atanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava dışı Y. D. ile E. K.'ın evliliğinden 07.11.1997 tarihinde küçük E. K.'ın doğduğu, anne ile babanın Bakırköy 4. Aile Mahkemesinin 2012/968 Esas 2012/936 Karar sayılı ilamıyla boşandıkları, küçük E.'un velayetinin babası E.'a verildiği, ancak baba E. K.'ın 10.10.2013 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 336/3. fıkrasında; velâyetin, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuğun kendisine bırakılan tarafa ait olacağı; 404/1. fıkrasında ise; velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir. Boşanma sonucunda velayet kendisine verilmiş olan tarafın (babanın) ölümü nedeniyle, velayet kendiliğinden diğer tarafa (anneye) geçmez. Velayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkin olup, aslolan ergin olmayan çocukların velayet altında bulunmasıdır. Bu nedenle sağ olan anneye ihbarda bulunulması, velayete talip olduğunu açıklaması halinde bu konuda aile mahkemesinde dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde velayet hakkındaki davanın sonucunun beklenmesi, annenin velayeti istememesi veya açtığı davanın olumsuz sonuçlanması durumunda dava tarihi itibariyle velayet altında bulunmayan küçük E. K.'a vasi tayini ile ilgili bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.03.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Old 24-01-2015, 14:32   #4
garani

 
Varsayılan

(4721 S. K. m. 404, 426, 431, 439) (6100 S. K. m. 114) (1086 S. K. m. 439)

Dava: Dava dilekçesinde, kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kayyım adayı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Karar: Kocaeli 1. Aile Mahkemesinin 2013/264 esas sayılı dosyasında devam eden evlat edinmede ana ve baba rızasının aranmaması davasında mahkemece küçük U.'a kayyım atanması ihbar edilmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar kayyım adayı tarafından görevden kaçınma yönünden temyiz edilmiştir.

Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar kayyım atanmasında da uygulanır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, hakkında kayyım atanması istenilen küçük U., anne N. ile evlilik içi doğum ve babalık karinesi gereği koca Z. üzerine kayıtlıdır. U.'un ana ve babanın boşanmalarından sonra doğduğu, nüfus kayıtları içeriğinden boşanma sonucu Türk Medeni Kanunu'nun 336/son maddesi uyarınca velayet düzenlemesinin yapılmadığı, aynı Yasanın 342/1. maddesi uyarınca veli sıfatını taşıyan yasal temsilcisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-d maddesi uyarınca tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlü olup, usulünce taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilemez. Taraf teşkili sağlanmadan yargılama konusu uyuşmazlık hakkında karar verilmesi halinde, usul hükümlerinin açıkça ihlali söz konusu olduğundan, HUMK'nun 439/2. maddesine göre temyiz incelemesinde re'sen nazara alınarak kararın bozulmasına karar verilebilir.

Mahkemece, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi, Türk Medeni Kanunu'nun 404/2.maddesine göre vesayet makamının kendiliğinden el koyma, araştırma, inceleme, karar verme yetki ve görevinin bulunması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca hukuki nitelemenin hakime ait olması da dikkate alındığında davanın; Türk Medeni Kanunu'nun 404. maddesi uyarınca vasi atanması davası olarak görülmesi gerektiği, aslolan velayet olduğundan ana ve babaya davanın ihbar edilerek velayeti isteyip istemedikleri hakkında beyanlarının alınması, istemeleri durumunda dava açmaları için süre verilerek sonucunun beklenmesi ve kayyım atanması davasının velayet sahibi olan ana ya da baba huzuru ile görülerek usulüne uygun olarak taraf teşkilinin sağlanması, aynı Yasanın 426/2. maddesi uyarınca Kocaeli 1. Aile Mahkemesinin 2013/264 sayılı dosyasında küçük ile yasal temsilcinin menfaatinin çatıştığı da gözetilerek davanın kabul edilmesi, velayeti istememeleri ya da dava açmamaları halinde ise vasi atanması yoluna gidilerek, 2013/264 esas sayılı dosyada küçüğün vasi vasıtasıyla temsilinin sağlanması gerekirken eksik hasım ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi HUMK'nun 439/2. maddesi uyarınca doğru görülmemiştir.

Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 12.06.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)

18 hd 2014/3547
Old 24-01-2015, 18:27   #6
imsel

 
Varsayılan

üstadlar cevaplara çok teşekkürler.çocukları istemeyen anne yada baba ilk duyuyorum da.saygılar
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hamilelikte Boşanma Ile çocuğun Velayeti Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 09-04-2014 11:35
boşanma ve çocuğun velayeti Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 23-08-2013 11:42
Güven Sarsıcı İletisim Boşanma Çocuğun Velayeti Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 7 13-04-2009 13:00
Boşanma-Müşterek Çocuğun Velayeti Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 03-02-2009 22:20
Boşanma Davası Süresince Çocuğun Velayeti Nasıl Düzenlenir? Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 4 10-07-2007 16:02


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04069304 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.