Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

SSK sosyal güvenl.dest.primi ödemeyen işçinin hakları sorunu

Yanıt
Old 23-11-2007, 16:23   #1
avalaattin61

 
Varsayılan SSK sosyal güvenl.dest.primi ödemeyen işçinin hakları sorunu

Sayın arkadaşlar, bir konuda (açıklama ve örnek karar olarak)yardım talep ediyorum. Olay özetle şöyle: SSK dan yaşlılık aylığı alan bir kişi SSK kapsamında yeni bir işe giriyor, kuruma yazılı bildirimde bulunmadan yaşlılık aylığını da alarak 22 ay sonra işten çıkarılıyor. (Bu arada işveren tarafından da kuruma bildirilmiyor)İşçilik haklarını (kıdem, ihbar tazminatları, hafta tatili, izin, fazla mesai vb.) talep ediyor. Mahkeme delilleri toplayıp dosyayı bilirkişiye gönderiyor. Bilirkişi öncelikle "bu işçinin kaçak olarak ve şifahi sözleşmeyle ile haklarını garınti altına almadan çalıştığı için İş Yasası ve Sosyal Güvenlik Yasası hükümlerinden yararlanarak bir şey talep ve dava edemez diye rapor veriyor. (Bilirkişi bir meslektaşımız)

Sorun şu, bu güne kadar böyle bir şey duymadım ve okumadım. İşçiyi korumak amacıyla çıkarılan İş Kanunu'ndan yararlanamama ihtimali var mıdır? Bu yönde olumlu ya da olumsuz görüşlerinizi beklediğim gibi, LEHE veya ALEYHE kararı olan veya tecrübesi olan arkadaşların yardımlarını bekliyor teşekkürlerimi sunuyorum. Şimdilik hoşçakalın.
Old 24-11-2007, 16:24   #2
avalaattin61

 
Varsayılan

Arkadaşlar konu ilginizi mi çekmedi yoksa siz de benim gibi ilk kez mi böyle bir şey duydunuz. Saygılar
Old 24-11-2007, 18:14   #3
Av. Canan EKE

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avalaattin61
Arkadaşlar konu ilginizi mi çekmedi yoksa siz de benim gibi ilk kez mi böyle bir şey duydunuz. Saygılar

T.C.
YARGITAY
Dokuzuncu Hukuk Dairesi
E : 1996/22741
K : 1997/5910
T : 25.03.1997

DAVA :
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacının 1.7.1986 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı 18.10.1991 tarihinde SSK'nın verdiği yaşlılık aylığı başvuru dilekçesinde 1.10.1991 günü işyerinden ayrıldığını bildirerek yaşlılık aylığı bağlanmasını istediği ve kurumca yaşlılık aylığı bağlandığı 1.10.1991 tarihinden sonra SSK yaşlılık primi ödenmediği 1.10.1991 günü hizmet akdi emeklilik nedeni ile davacı tarafından sona erdirildiğinden kendisine 9.412.000 TL kıdem tazminatı ödendiği bilahare davacının yeni bir hizmet akdi ile işyerinde çalışmalarını bürdürdüğü bu akdinde 16.3.1994 günü işveren tarafından haklı bir neden bulunmadığı halde sona erdirildiği ve davacıya son çalışma dönemi için ihbar ve kıdem tazminatı ödenmediği davacının isteği doğrultusunda mahkemece tüm çalışma süresi nazara alınarak ve son ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatından emeklilik sırasında ödenen miktar faizleriyle düşünülerek bakiyenin kıdem tazimanıt olarak hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
506 sayılı Yasanın 60/H maddesi gereğince işyerinden ayrılmadan yaşlılık aylığı bağlanamaz. Bu nedenedirki davacı 1.10.1991 tarihinde işyerinden emeklilik sebebiyle ayrılmış ve durum 18.10.1991 de SSK ya bildirerek yaşlılık aylığı bağlanmasını temin etmiştir. Bu durumda hizmet akdinin emeklilik nedeniyle 1.10.1991 günü sona erdiğinin kabulü ve bu tarihteki ücret üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. İşverenin 1.10.1991 tarihinden önceki hizmetler için ödediği miktarın az ve Bölge çalışma Müfettişinin tesbitinin doğru olduğu tesbit edilirse bu süre için bakiye kıdem tazimnatına hükmolunmalıdır.
Hemeklilikten sonraki çalışma süresi için ise davacının kıdem tazminatına hak kazandığı anlaşıldığından 16.3.1994 tarihindeki ücret nazara alınarak kıdem tazmiantı belirlenmeli ve istekde göz önünde bulundurularak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki esaslara uyulmadan yapılan hesaplamaya itibar edilerek kıdem tazimanıt talebinin kabul edilmesi bozma nedenidir.
2-İhbar tazminatı hesabında emeklilik sebebiyle akdin sona erdiği tarihten önceki dönemin nazara alınması mümkün değildir. Zira bu tarihten sonraki çalışmalar yeniden kurulan hizmet akdine dayalıdır. Mahkemece son hizmet akdi süresi nazara alınarak ihbar tazminatı hesaplanarak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yanlık değerlendirme ile hüküm kurulması hatalı olup bu sebeple de karar bozulmalıdır.
3-Davacının çalışma süresine ve 1475 sayılı Yasanın 49/1-b maddesine göre bir yıllık ücretli izin alacağı 18 gündür. Buna rağmen mahkemenin yıllık 24 gün üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek fazla yıllık izin ücretine ve hükmedilmesi de bozma nedenidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.3.1997 günündeoyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı işcinin davalıya ait işyerinde çalışırken emeklilik tarihine kadar kendisine kıdem tazminatının ödendiği konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Emekli olduktan sonra davacı hiç ara vermeden çalışmalrını sürdürdüğü ve bu son dönem dönem çalışmasınında kıdem ve ihbar tazimanıtan hak kazanacak şekilde son bulduğu dosya içerisinden anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece tüm çalışma soresi göz önünde tutularak son üçret üzerinden ihbar ve kıdem tazminatları hesabı yapılması gerektiği sonucuna varılarak istek doğrultusunda hüküm kurulmuşturki, bu çözüm şekli İş Hukukunun işçiyi koruma temel ilkesine uygundur. Gerçekten somut olayda emeklilik tarihinde kıdem tazminatı adı altında işçiye bir ödeme yapılmış ise de, fiili iş ilişkisi sanki emeklilik olgusu hiç yokmuş gibi sürdürülmüştür. Bu durumda hizmet süresi bir bütünlük içinde esas alınıp hesaplamalar payılarak ve evvelce ödenen miktarın gerçekleşen kıdem tazminatında mahsubu yoluna gidilmelidir.
Açıklanan nedenlerle bozma kararının 1 ve 2 bentlerine katılınamamıştır.

Başkan E.A.Özkul


Old 26-11-2007, 10:51   #4
avalaattin61

 
Varsayılan

Sayın Timur, ilgi ve yardımınıza teşekkürler. Başka arkadaşların yorum ve karar yardımlarını beklemeye devam ediyorum.Hoşçakalın.
Old 26-11-2007, 11:49   #5
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

506/
..B) Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak bir işte çalışmaya başlayanların yazılı talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam olunur. Ancak bunlardan 78 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançları üzerinden % 30 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilir. Bu primin 1/4'ü sigortalı hissesi, 3/4'ü işveren hissesidir.
..
Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı bir işte çalışmaları dolayısıyla bu maddenin (A) fıkrasına göre yaşlılık aylığı kesilenler, çalıştıkları süre içinde (B) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını; (B) fıkrasına göre yaşlılık aylığı kesilmeden çalışanlar ise çalıştıkları süre içinde haklarında (A) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını isteyebilirler.

--------
Somut olayda emekli işçinin çalışmaya başladığının kuruma işverence bildirilmesi, emekli işçi tarafından da kuruma yazılı başvuru yapılarak yaşlılık aylığının ödenmeye devam edilmesi ve SGDP ödeyerek çalışmaya devam edeceğinin bildirilmesi gerekirdi. Normal durum bu..

SSK (SGK) büyük bir ihtimalle çalıştığı döneme ilişkin olarak ödediği aylıkları geri isteyecektir. Çünkü madde metninden anlaşılan; aylığın kesilmemesinin talep edilmesi gerektiği, böyle bir talep yoksa yeniden çalışmaya başlayan işçinin yaşlılık aylığının kesileceğidir. Bu bölüm işçi ile SSK arasında çıkması muhtemel uyuşmazlığa ilişkin..

Son işveren açısından ise:
Ortada bir çalışmışlık var ise ve bu tesbit edilebiliyorsa, İş Kanunu'ndan kaynaklanan hakların talep edilebileceği tabiidir. Kişinin sigortanın bilgisi haricinde ve SGDP ödemeksizin çalıştırılmış olması ayrı bir konudur ve SSK ile tarafları ilgilendirir; işçi-işveren ilişkisini etkilemez diye düşünüyorum.

Konuya ilişkin somut kararlar bulunabilir zannederim. Konu önemli ve içtihat proğramları bu hususta taranıp emsal kararlar eklenirse faydalı olacaktır.

Saygılarımla.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
sosyal haklar ve insan hakları Alper Ersan Demirci İnsan Hakları Hukuku Çalışma Grubu 11 26-09-2009 19:25
Sosyal Güvenlik Destek Primi- Avukat Av. Muzaffer ERDOĞAN Meslektaşların Soruları 1 15-11-2007 13:27
İşverenin sözlü olarak iş sözleşmesinin feshi ve işçinin hakları hukuk1983 Meslektaşların Soruları 3 14-08-2006 11:46
stajyer avukatların sosyal güvenlik sorunu obaykan Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 0 26-04-2006 12:32
Ab Uyum Tasarısı -Memurların Sosyal Hakları Av.Habibe YILMAZ KAYAR Hukuk Sohbetleri 0 18-09-2002 22:20


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04624104 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.