Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aids( HIV) Bulaştıran Kocaya Ceza

Yanıt
Old 27-06-2004, 11:34   #1
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Aids( HIV) Bulaştıran Kocaya Ceza

AIDS bulaştıran kocaya ceza

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin, hasta olduğunu bilmesine rağmen evlenerek, eşine HIV bulaştırdığı bildirilen sanık Ümit Ulukaya hakkında verilen mahkeme kararını bozmasının ardından yeniden başlayan davada, karar verildi. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, “eşini öldürmeye tam teşebbüs” suçlamasıyla yargılanan sanığı, “Şahsa Karşı Müsessir Fiiller” suçları kapsamında 2 ayrı madde uyarınca toplam 8 yıl 10 ay ağır hapis cezasına çarptırdı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ümit Ulukaya hakkında 2 yıl 2 ay 20 gün verdiği hapis cezasını “eksik soruşturma” gerekçesiyle bozan Yargıtay kararının ardından, aynı mahkemede başlayan dava bugün karara bağlandı.

“Tedavisi mümkün olmayan hastalığını bilerek evlendiği eşine bulaştırdığı” ve bu yolla “eşini öldürmeye tam teşebbüs” ettiği suçlamasıyla görülen davanın duruşmasına, mağdur Sevgi Zindan katılırken, sanık Ümit Ulukaya duruşmaya katılmadı. Sanığı avukatı Soner Ustaoğlu temsil etti.

Ağır Ceza Mahkemesi Başkan Vekili Özgül Küçükel, Sevgi Zindan'ın AIDS hastalığını taşıdığının tespit edildiğini bildiren İstanbul Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi'nin raporunu hatırlatarak taraflara söz verdi.

İlk sözü alan Sevgi Zindan, Mahkeme Heyeti'ne dava sürecinde aldığı raporlar ve uygulanan testlerle hastalığı taşıdığının kanıtlandığını anımsatarak, “Her şey ortada. Artık karar verilsin” dedi. Sanık avukatı Soner Ustaoğlu da İstanbul Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi'nin Sevgi Zindan'la ilgili hazırladığı raporu kabul etmediklerini ve AIDS hastalığıyla ilgili ciddi bilimsel çalışma yapan kurumlara Sevgi Zindan ve hastalığının günümüzdeki tedavi şekilleri hakkında daha detaylı araştırma yaptırılmasını istediklerini söyledi. Tarafların sözlerinin ardından Cumhuriyet Savcısı Cafer Tüfekçi de mütalaasını sundu.
Savcı Tüfekçi, Ümit Ulukaya'nın askerliği sırasında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nce AIDS hastalığını taşıdığının tespit edildiğini, “çürüğe” ayrılan Ulukaya'nın hastalığını bilmesine rağmen Antalya'da Sevgi Zindan'la evlendiğini belirtti.

Sevgi Zindan'ın hasta olduğunu öğrendiği eşine karşı dava açtığını ve Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Ümit Ulukaya'nın 2 yıl 2 ay 20 gün ağır hapis cezasına çarptırıldığını hatırlatan Savcı Cafer Tüfekçi, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bu kararı 15 Ekim 2002'de “eksik soruşturma” gerekçesiyle bozduğunu anımsattı.
Bozma kararıyla aynı mahkemede yeniden yargılama sürecinde de İstanbul Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi'nce Sevgi Zindan'ın HIV taşıdığının tespit edildiğini hatırlatan Tüfekçi, şöyle devam etti: “Raporda AIDS hastalığının bugüne kadar kesin ve muhtemel olarak iyileşmesinin mümkün olmadığı ve AIDS'ın süreklilik gösteren bir sendrom olduğu belirtilmiştir. Sanığın TCK'nin 456/3 maddelerindeki 'etkili eylem' suçunu işlediği dosyadaki tüm kanıtlarla tespit edilmiştir. Sanık hakkında 456/3 ve 457/1 maddeleri uyarınca karar verilmelidir.”

Bu arada Savcı Tüfekçi'nin Adli Tıp Kurumu raporunda yer alan hastalıkla ilgili değerlendirmeleri okuduğu sırada, Sevgi Zindan gözyaşlarına hakim olamadı.
Mahkeme Başkan Vekili Özgül Küçükel, karar verileceğini belirterek, taraflara son sözlerini sordu. Sevgi Zindan karar verilmesi yönündeki isteğini yineledi, sanık avukatı ise savcının mütalaasını da kabul etmediklerini belirtti.

Avukat Ustaoğlu'nun itirazlarını ve tüm taleplerini reddeden Mahkeme heyeti, karar verileceğini bildirerek duruşmaya bir süre ara verdi. Yaklaşık 15 dakika süren kapalı müzakerenin ardından Mahkeme heyetinin kararını Başkan Vekili Özgül Küçükel açıkladı.
Küçükel, sanık Ümit Ulukaya'nın “Şahsa Karşı Müessir Filler” kapsamında yer alan ve “etkili eylem” suçunu düzenleyen TCK'nin 456/3 maddesi uyarınca önce 8 yıl 10 ay ağır hapis cezasına çarptırıldığını, ayrıca sanık hakkında bu suçu eşine karşı işlemesi nedeniyle de ceza artırımını öngören TCK'nin 457/1 maddesinin uygulandığını ve cezanın 10 yıl 8 ay ağır hapis cezasına dönüştürüldüğünü bildirdi. Küçükel, sanığın tutuklukta geçen günleri ve mahkemedeki iyi halinin de göz önüne alınarak cezanın 8 yıl 10 ay ağır hapis olarak uygulanmasına karar verildiğini açıkladı. Mahkeme Başkan Vekili Özgül Küçükel, sanık Ümit Ulukaya'nın taşıdığı AIDS hastalığıyla ilgili tedavisini yaptırması dolayısıyla şu aşamada tutuklama kararı verilmediğini de bildirdi. Duruşmanın ardından Sevgi Zindan, eski eşi Ümit Ulukaya hakkında artırılan hapis cezasından memnun olduğunu ancak tutuklanmasını istediğini söyledi. Sanık avukatı Soner Ustaoğlu ise 8 yıl 10 ay ağır hapis cezasının bu durumdaki bir sanık için çok ağır bir karar olduğunu savunarak, kararı temyiz edeceklerini söyledi.

Antalya'da uzun süredir devam eden “AIDS Davası”, Sevgi Ulukaya adlı genç kadının 1999 yılında evlendiği ve vatani görevi sırasında Gülhane Askerî Tıp Akademisi'ndeki muayenesinde HIV taşıdığı ortaya çıkan sinema makinisti eşi Ümit Ulukaya'yı şikayet etmesiyle başlamıştı. Eşinin şikayeti üzerine tutuklanarak Antalya Cezaevi'ne gönderilen Ümit Ulukaya, 2000 yılında Cumhuriyet Savcılığı'nın “hastalık yoluyla eşini öldürmeye tam teşebbüs” ettiği suçlamasıyla Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmıştı. Dava sürecinde hastalığını tedavi ettirebilmesi için tahliye edilen Ümit Ulukaya, 4 aylık yargılamanın ardından mahkemenin suçlamayı “etkili eyleme” dönüştürmesi nedeniyle 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Ulukaya, tedavi gördüğü için tutuklanmamıştı.

Karara her iki taraf da itiraz ederken dosya Yargıtay'a gönderilmiş, Yargıtay 1. Dairesi, “eksik soruşturma' gerekçesiyle 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını bozmuştu.
Dava bozma kararıyla Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başlarken, dosyanın Yargıtay'da bulunduğu süreçte 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki tüm yargıçların değişmesinin de etkisiyle dava en baştan ele alınmaya başlamıştı.



Kaynak: aa, Hürriyet, 15 Haziran 2004
Old 07-08-2006, 09:27   #2
vuslat975

 
Varsayılan

Hanım efendi , bu davada suçlu kocayı savunan Avukat acaba hangi gerekçeyle onu savunuyor anlamak mümkün değil.
selamlar
Old 07-08-2006, 12:15   #3
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Sn.vuslat975

Alıntı:
bu davada suçlu kocayı savunan Avukat acaba hangi gerekçeyle onu savunuyor anlamak mümkün değil
.

diyorsunuz.

Öncelikle yargılama bitene kadar yargılanan kişi hakkında "suçlu" sözünü kullanmanın doğru olmadığını bilmek gerekiyor.

Sonra da suçlama ne olursa olsun herkesin savunma hakkının olduğu,bu hakkını kullanırken müdafiin yardımından yararlanma hakkının olduğunu unutmamalıyız.Sağlıklı yaşama hakkı,savunma hakkını ortadan kaldırmaz.

Saygılar
Old 07-08-2006, 15:41   #4
avsoner

 
Varsayılan

bu dava ile "savunucu" isminin anlamını daha iyi kavrıyor insan..müdafiisi olduğum bir hastanın hiç gitmediği bir kıtadan -afrikadan- çıkan hastalığının sizin nazarınızdaki ahlaki seviye ile hafife almam mümkün değil...bir hukukçu olarak dosyasını bildiğim ama sizlerin gazetelerden öğrendiği bu hayatın sonuna kadar savunucusu olacağım...sizlere bu yanlış önyargıları aşılayan sığ basınla da mücadele edeceğim..daha yeni basın konseyi şikayetim üzerine vatan gazetesine bir uyarı gönderdi...bu nedenle basın konseyine çok teşekkür etmek istiyorum...ayrıca tanışmaktan gurur duyduğum meslektaşım sayın av.habibe yılmaz kayar'a da buradan teşekkür ediyorum..sanırım meslektaşımın size verdiği yanıt yeterli..ben tekrar hatırlatmak isterim..müvekkilim henüz "SUÇLU" değildir...saygılarımla...
Old 11-08-2006, 04:38   #5
doktor2002

 
Varsayılan

Öncelikle hatırlatmak isterim ki burası Türkiye ve burada herşey mümkün. Ayrıca aklımın almadığı konu bu şahıslar evlenirken zorunlu olan bulaşıcı hastalık testlerini yaptırmamışlar mı?Günümüzün erkek egemen toplumu yine bir kadının hayatına kastetmiştir... Ve 8 yıl cezadan söz ediliyor.Sadakatsizliğin ve insanın canına kast etmenin bedeli bu kadar az mı?Beyefendi sanık tedavi gördüğü gerekçesiyle henüz tutuklanmamış. Burada ise hatırlanması gereken konu kişi de eğer o an herhangi bir enfeksiyon yoksa hapishane koşullarında da tedavi olabilir........ Bu sevgili sanık acaba hastalığının bulaştırarak intikam mı almaya çalışmıştır onu da bilmek lazım..Çünki çoğu AIDS hastası sırf intikam almak için korunmasız cinsel ilşkiye girmektedirler...Çünki bu hastalar o kadar çaresizler dir ki kaybedecekleri hiç bir şey kalmamıştır zaten.. Ayrıca dava hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterim. Mail adresime gönderirseniz sevinirim. Adresim ozge_gulmez840@mynet.com.. Böylece forumunuza daha aktif katılabilrim teşekkürler...
Old 11-08-2006, 09:31   #6
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

sn.doktor2002

Bence konunun birden fazla boyutu bulunmaktadır ve her bir alana önyargıdan uzak kalarak yaklaşım gerekmektedir.

1-Konu bir ceza yargılmasına konu olduğundan dolayı sanık hakları dikkate alınmalıdır ve önceki mesajlarda bu konu tartışılmıştır.

2-Konu bir yandan Hiv(+) vak'a olarak bilindiğinden ulusal ve uluslararası hasta hakları belgeleri de dikkate alınarak konu hakkında değerlendirme yapılması gerekir.Özellikle üye adınızın doktor2002 ise.Yanılıyorsam lütfen düzeltin.

3-Hiv enfeksiyonu konusunda en fazla risk altında olan grup kadın ve çocuklardır.Bu konunun gerekli değerde tartışılması gerekmektedir.Bundan sonraki sayfalarda bu merkezli bilgileri alana taşımakta yarar bulunmaktadır.


Alıntı:
Çünki çoğu AIDS hastası sırf intikam almak için korunmasız cinsel ilşkiye girmektedirler
yönündeki görüşünüzün önyargı taşıdığını düşünüyorum.Eğer bu bakış açısı doğru olsaydı ne kadar Hiv(+) vakası varsa o kadar da başkasını öldürme niyeti olan potansiyel suçlunun olduğunu varsaymak gerekecektir.



Saygılar
Old 11-08-2006, 14:32   #7
doktor2002

 
Varsayılan

sayın Habibe hanım öncelikle benimle görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.. Orada Hıv (+) bireylerin intikam konusundan bahsederken tabiki bunu tüm hastaları potansiyel suçlu olarak görülmesi gerektiğini düşünmüyorum. Bu hastaların duygudurumları, toplumun ve hatta biz sağlık personelinin bu hastalara karşı önyargısını içeren bir yıllık bir çalışmam mevcut... Ve ne yazıkki belirtmek isterim ki bu hastaların en büyük destekçisi sağlık personeli olması gerekirken araştırmalarda göstermiştir ki sağılık personelinden bile bu hastalar kötü muamele görmektedirler.Benim belirtmek istediğim sanık eşinin kendisinden ayrılma korkusuyla mı eşine hastalığını açıklamamıştır yoksa gerçekten farklı bir ruh durumu yani kastettiğim intikam duygusuyla hareket ederek daha başka insanlarla da ilişkiye de girmiş midir? Bu konu bence davayı farklı bir boyuta taşıyabilir... Ayrıca kişi AIDS hastası da olsa ki biz bu terimi son dönem yani terminal dönemdeki hastalar için kullanırız ya da kişi HIV (+) olabilir ki AIDS hastası değil taşıyıcıdır ve sadece bulaştırıcılığı vardır hastalığın hiçbir belirtisini göstermeyebilir.. Yani hangi durumda olursa olsun en temel insan hakkı yaşam hakkıdır bu yüzden bu insanlara da sonuna kadar destek olunması görüşündeyim.. Çünki bu hastalarımızın ruh durumları hastalıklarının gidişatı üzerinde çok önemli bir role sahiptir... Yani kimbilir bu destekle belki de onların daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürmeleri sağlanabilir. Ayrıca son olarak şunuda belrimek istiyorum tıp fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim..
Old 22-01-2007, 23:34   #8
üye13561

 
Varsayılan bu olayın aynısı ceza özel sınavımızda vardı

ceza özel sınavımızda hocamız sayın doç.dr mustafa ruhan erdem bu olayı sormuştu bende kasten adam öldürmeye teşebbüs demiştim ayrıca nitelikli hal olduğunu söyleyip cezanın ağırlaştırılması gerektiğini sınav kağıdına yazmıştım. şimdi böyle bir durumda hıv kapan bi insan bunu bilerek ( ve karşıdaki insan bunu bilmiyor) bir insanla cinsel ilişkiye giriyorsa kasten bir insanı öldürmeye çalıştığı açıktırki bunun başka bir açıklaması olamaz. ama tabiki bu adamın içinde bulunduğu ruh sağlıgını da iyi düşünmemiz gerekir bence yakalandığı hastalık için degil ruh sağlıgı için iyi bir tedavi alması gerektiği görüşündeyim. tabiki herkesin savunma hakkı vardır bunun tartışılması bile çok gereksizdir diye düşünüyorum...
Old 23-01-2007, 14:02   #9
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Merhaba,

Cınsel yolla bulaşan bütün hastalıklar içinde herhalde tek tartışma konusu hiv olmuştur.

Bunda en önemli sorun öncelikle virüs ile ilgili bilginin yeteri kadar kamuoyuna sunulmamış olmasıdır..Yine tedavi alan hiv taşıyıcılarının artık aids olmadıklarının bilinmemesi de hastalıktan, çok hastaya ilişkin kaygılara,korkulara yol açmaktadır.

Diğer yandan cinsel yolla bulaşan tek virüs hiv değildir.Hepatit B ve Hepatit C de bu yolla bulaşan virüslerdir.Her ne kadar B için önceden aşılanma ile bağışıklık mümkün ise de Hepatit C nin aşısı yoktur ve bulaş durumuda da taşıyıcı olmak veya daha ağır tablo (örn:siroz)ihtimalleri bu virüs için de geçerlidir.

Burada henüz sayılmayan daha bir çok hastalık etkeni,örneğin frengi için de tartışmak mümkündür.

Bu tür bulaşları belki de cinsel yolla geçen hastalıklar diye tanımlamak ve bu üst bakış açısıyla değerlendirmek daha yararlı olacaktır.

Saygılarımla
Old 19-02-2008, 16:57   #10
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

HIV Hastası Adam ile Eski ve Yeni Eşini Yayın Konusu Yapan Vatan’a Uyarı
24.07.2006


Basın Konseyi, kamu çıkarı bulunmadığı halde Konya’da yaşayan HIV hastası bir adam ile onun eski ve yeni eşinin özel yaşamlarını yayın konusu yapan Vatan gazetesinin “Uyarılmasına” karar verdi. Karar şöyle:


-- KARAR --

ŞİKAYETÇİ: HIV Hastası



ŞİKAYET EDİLEN: Vatan gazetesi

ŞİKAYET KONUSU: Vatan gazetesinin 8 Mayıs 2006 tarihli nüshasında yayınlanan “AİDS’li Olduğunu Bile Bile Evlendi” başlıklı haberde, Konyalı Ü.U. isimli şahsın askerliğini yaparken HIV virüsü taşıdığını öğrendiği, S.Z. isimli kız ile kaçarak evlendiği, genç kadının evlendikten sonra kendisine de AIDS bulaştığını öğrendiği, eşini şikayet ettiği,Ü.U.’nın hapse atıldığı, çiftin boşandığı, Ü.U.’nın daha sonra hapisten çıktığı, D.A.ile kaçtığı, biri kız biri erkek iki çocukları olduğu, çiftin resmi nikah kıymak istediği, Ü.U.’nın Seydişehir Sağlık Ocağı’na giderek “Evlenmeye engel hali yoktur” şeklinde bir yazı aldığı, D. A.’e “AIDS’li olduğunu biliyorum” diye kağıt imzalatıldığı, D.A.’in Ü.U. nın HIV taşıyıcısı olduğunu bildiği halde evlendiği yolunda ifadelere yer verilmiştir.

İDDİA: Şikayetçi HIV hastası Ü.U., Av. Soner Ustaoğlu aracılığıyla Basın Konseyi’ne yaptığı başvuruda, haberin kişilerin özel yaşamını kamu çıkarı bulunmadığı halde yayın konusu yaptığını müvekkilinin yasal bir evlilik yaptığını belirtmiş ve gereğinin yapılmasını istemiştir.

CEVAP: Şikayet edilen Vatan gazetesi, Basın Konseyi’ne cevap göndermemiştir.

DEĞERLENDİRME VE KARAR: Durumu değerlendiren Basın Konseyi Yüksek Kurulu (BKYK), 12.07.2006 günlü toplantısında,

Ü.U.’nın HIV taşıyıcısı olduğu, bu virüsü eski eşine bulaştırdığı ve yeni eşinin de durumu bilerek kendisiyle evlendiği yolundaki bilgilerin, yayınlanmasında hiçbir kamu çıkarı bulunmayan özel yaşama ait bilgiler olduğu gerekçesiyle,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz.” şeklindeki 5. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır ve bu nedenle Vatan gazetesinin “Uyarılmasına” oybirliğiyle ile karar vermiştir. (BKYK/2006/056)


http://basinkonseyi.org.tr/eski/modu...rticle&sid=664
Old 05-03-2008, 09:47   #11
ümit erdem

 
Varsayılan

Merhaba,

"ÖZEL YAŞAMIN İHLALİ" ile ilgili Karar.da Şikayetçi.nin adı-soyadı 8 (sekiz) kez yer almış...

Ayrıca Karar.da ŞİKAYETÇİ olarak "HIV HASTASI" yazılmasına da anlam veremedim.

Düşündüm ve; Basın Konseyi'nin "Uyarılmasına" karar verdim.

Ümit Erdem
Avukat

/*/
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Müvekkiliniz HIV/AIDS (+) İse Ne Yaparsınız? Av.Habibe YILMAZ KAYAR Konumuz : Hukukçular 38 23-03-2008 17:00
Çocuklara HIV bulaştıran doktor ve 5 hemşireye ölüm cezası mutlakadalet Hukuk Haberleri 0 19-12-2006 22:06
Aldatan kocaya kötü haber ahmetsacit Hukuk Haberleri 1 11-08-2006 23:38
Kocaya Ait Ev-Ayrılık Davası Av. Bülent Sabri Akpunar Meslektaşların Soruları 7 27-09-2004 18:16
Eşinin Telefonlarını Dinleyen Kocaya Hapis Av.Habibe YILMAZ KAYAR Kadın Hakları Çalışma Grubu 9 26-10-2003 09:52


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04906297 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.