Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

Yazan : avbilgen, Tarih : 13-01-2026 20:56
Merhaba çok sayıda davalının, birden çok avukat tarafından temsilin bulunduğu davalarda davalılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin paylaşılmasının temsil edilen taraf sayısına göre mi yoksa avukat sayısına göre mi paylaşılacağı konusunda Yargıtay kararı olan meslektaşım paylaşabilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :407, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Balkesavukat10, Tarih : 13-01-2026 12:42
Merhabalar meslektaşlarım. Mirası reddeden borçlu aleyhinde icra takibi başlatılmış ve maaş haczi uygulanmış. Bildiğim kadarıyla borçlu mirasın reddine ilişkin itirazlarını 7 günlük süre içerisinde sunmadığından menfi tespit davası açılması gerekiyor ; fakat bazı yerlerde açılacak davanın takibin iptali davası olması gerektiği bilgisine eriştim. Daha öncesinde böyle bir durumu tecrübe eden var mıdır ? Borçlunun haczi bir an önce kaldırması gerekiyor. Takibin iptali ya da menfi tespit davası açarak tedbiren takibin durdurulması mümkün müdür ? Veyahut borçlu borcu ödedikten sonra takibin iptali yoluna gidip ödenen meblağı tahsil edebilir mi (istirdat davası ile) ? Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :596, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : husnaaa000, Tarih : 13-01-2026 11:49
davacı vekili dilekçesine olmayan uydurma yargıtay kararları yazıp eklemiştir. bu durumda ben davalı vekili olarak derdest olan davamızda ne talep edebilirim? ayrıca suç oluşturur mu bu durum?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :312, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Ad Rem, Tarih : 13-01-2026 09:56
Merhabalar, müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalanmış bir otoyol projesinde inşaat işleri için dere yatağına yapılan yolun çökmesi ve taşkına sebebiyet vermesi sonucu birden çok konutta hasar meydana gelmiştir. Ekspertiz ön raporunda kusur durumunun mahkemelerce tespit edilmesi yönünde görüş bildirilmiştir. Burada ekspertiz ön raporu gösterilerek hukuki yarar iddiası ispat edilmiş olur mu ?
Bununla birlikte hasarın meydana geldiği yer mahkemesinde tespit isteyeceğim ancak görev yönünden ticaret mahkemelerinin seçilmesi daha doğru geliyor. Zira teminat altına alınan taraf şirket olduğundan halefiyete ilişkin herhangi bir durumda esas incelemesi ticaret mahkemelerinde olacaktır. Usul bakımından sorun yaşamamak adına sizlerin de görüşlerini rica ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :309, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : WinterBird, Tarih : 12-01-2026 15:28
Merhaba meslektaşlar,
Adli Yardım dosyasında müvekkil kadın ziynet ve çeyiz eşyalarını talep etmiş ve bir de kendisi ve çocuklar için nafaka istemiştir.
Fakat karşı taraf davalı içerde olduğu için zaten nafaka ödeme durumu söz konusu değildir ve ziynet eşyalarını da boşanmaya karar verildikten sonra ayrı bir dava olarak görülmesi talebinde bulunacağım.
SORUM ŞU: Nafaka talebimizde olduğundan ve kişi içerde olduğundan bu nafaka talebiyle ilgili nasıl bir yol izlememi önerirsiniz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :423, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Kader DEMİR, Tarih : 12-01-2026 00:08
Merhabalar, Müvekkil A İlkokulu okul aile birliğine ve İl Milli Eğitim Mdüürlüğüne faturadan kaynaklı icra takibi yapıldı. faturada alacaklı şahsın okula aldığı internet sistemi, bilgisayar, yazıcı toner hoparlör vb. mal ve hizmete dayalı.ancak bu hizmetler ve ürünler Yönetmelik uyarınca okul aile birliğinin yetkisinde ve görevinde olmadığı hizmetler.
icra takibine itiraz edeceğim. Ancak okul aile birliğinin yönetmelik gereği tüzel kişiliğinin olmaması sebebiyle taraf ehliyeti olmadığına ilişkin kararlar var. Müvekkil hizmetin bir kısmını kabul etmekle birlikte, anlaşma aslında okul müdürü ile yapıldığından okul aile birliğine fatura kesilmesi ve ödeme talep edilmesi hukuka aykırı değil midir.
uygulama da nasıl bir yol çizmek gerekiyor
değerli paylaşımlarınız için şimdidden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :430, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : AVUKAT2549, Tarih : 10-01-2026 15:51
Sayın meslektaşlarım,
Kural olarak adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi geçerli değildir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noter huzurunda düzenlenmesi ve resmi yazılı şekle göre yapılması gerekmektedir.

Fakat müvekkil adi yazılı taşınmaz satış vaadine istinaden ev için anlaşıyor. Ödemeleri de yapıyor. Elinde ödeme belgeleri var. Fakat tapuyu üzerine tescilini yapmıyorlar. Bu durumda izlenecek yol nedir ??

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E. 1987/2 K. 1988/2 T. 30.09.1988

Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetin devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilmez; bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımFsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre hakim Medeni Kanunun 2. maddesini gözeterek açılan tescil davasını kabul edebilir.


Bu karara dayanılarak dava ikame edilmesi olumlu sonuç doğurur mu ?

Saygılarımla, iyi çalışmalar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :374, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Buğra YILDIZ, Tarih : 10-01-2026 13:06
Merhaba değerli meslektaşlarım;

Müvekkil 1 yıl 2 ay tutuklu kalmış ve akabinde kendisine beraat kararı verilmiştir. Bilindiği üzere 2024 yılından itibaren tazminat komisyonu kurulmuştur. Ancak yapmış olduğum araştırmalarda kimisi ağır ceza mahkemesinin görevli olduğunu kimisi de tazminat komisyonuna başvurulması gerektiğini belirtmektedir. Hatalı bir işlem olmaması adına ben bu tazminat istemini nereye yapmam gerekir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :352, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : husnaaa000, Tarih : 08-01-2026 16:13
Müvekkil Aracini Tamirciye Su Kaçaği Olduğu Için Birakiyor. Parça Değiştirmek Gerekirse Kendisine Haber Verilerek Tamir Yapilmasini Istiyor. Tamirci Haber Vermeden Birçok Parça Değişimi Yaparak 100 Bin Lira üzerinde Bir Fiyat çikariyor Ve Bunun Için Fatura Düzenliyor. Tamirci , Faturaya Dayanarak Takip Başlatilacaği Bilgisini Ulaştirdi. Araç Hala Tamircinin Dükkaninda Bekletilmektedir Ve Müvekkile ödeme Yapmadiği Için Teslim Edilmemektedir. Müvekkil Bana Haber Vermeden Iş Yaptilar Diyor; Tamirci Ben Haber Verdim Onayladiniz Diyor.
Genel Olarak Bu Olayda Başvurmamiz Gereken Yol Nedir ? Bu Istenen ücreti ödememek Ve Araci Alabilmek Için Yapilabilecek Bir Yol Var Midir ? Yardimlariniz Için Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :422, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avokadoavok, Tarih : 08-01-2026 11:27
Herkese merhabalar fikir ve tecrübelerinizi rica edeceğim;

Müteahit firmanın eser sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmemesi ve yapıyı eksik ve hatalı yapması sebebiyle binada ortak alan çatısının çökmesi, evlerin içlerinin rutubetlenmesi ve ortak alanın pek çok zararı olmuştur. O dönem bu eksiklikleri müteahit firmanın gidermesi için beklenmiş ancak onlar yapmayınca kat malikleri kendileri para toplayarak zararı gidermeye çalışmışlardır. Devamında hem ödedikleri parayı tahsil etmek hem de dava sürecine girmek istediler. Zorunlu arabuluculuk süreci işletilip tüketici mahkemesinde kısmi dava açıldı. Ancak mahkeme kısmi de olsa tüketici hakem heyeti sınırının altında olduğu için usulden red kararı verdi. Bu noktada eksik araştırma yapmak pahalıya mal oldu ve bu hususta genel görüşün bu şekilde olduğunu fark ettik. Bu noktada bu karar bu şekilde kesinleşirse, tüketici hakem heyeti sınırının üzerinde açılacak yeni davada tekrardan zorunlu arabuluculuk süreci işletmek gerekir mi? Anlaşmama tutanağında talep edilen gerçek değer açıkça yazmakta.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :551, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Ajeweid, Tarih : 07-01-2026 13:06
Herkese merhabalar,

Daha önce sorduğum ancak cevap alamadığım bir problem ile hala uğraşmaktayım.

Karşı taraf şirketi temerrüde düşürmek adına noter kanalı ile ihtarname göndermek istiyorum ancak postacının "sanal ofis olduğu gerekçesi ile muhatap bulunamadı, iade" minvalindeki kaşesi basılarak iade ediliyor. Şimdi;
- Noterlerin yetkisi olmadığı için 35'e göre tebligat yapamıyorum,
- Sanal ofis karşı tarafın mersis adresi, tebligatı da buraya çıkartıyoruz,
- Limited Şirketi karşı tarafın elektronik posta adresi yok,
- 3 kez tebligata çıkartıldı ama aynı şekilde döndü,


Bu durumda karşı tarafı nasıl temerrüde düşüreceğim? Nasıl tebligatı ulaştırabilirim? Her türlü çözüme açığım. Şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :636, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.batuhankarabicak, Tarih : 05-01-2026 16:54
Merhaba, cmk dan atandığım dosyada sanık lehine hükmedilen beraat vekalet ücretinin tahsili için icra takibi yoluna başvurdum fakat tahsil edilen cmk görevlendirme ücretini düşerek icra takibi başlatmak gerekiyormuş bunu sonradan öğrendim, bunun düzeltilmesi hangi yolla olur miktarın düzeltilmesi için ilgili icra dairesine nasıl bir dilekçe ile başvurmalıyım? Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1331, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Meşruiyet, Tarih : 04-01-2026 18:45
Merhabalar iyi çalışmalar herkese
Tüketici hakem heyetine 3 ürün bakımından bedel iadesi talepli başvuru yapılmıştır. 1 ürün bakımından kabul, 2 ürün bakımından ret kararı verilmiştir. Müvekkil karara yalnızca 1 ürün bakımından itiraz etmek istiyor.
1) Öncelikle bu şekilde bir kısmi itiraz yani reddedilen iki ürün bakımından yalnızca birisine itiraz mümkün müdür?
2)Şayet kısmi itiraz mümkün değilse mahkemece itiraz kısmen kabul kısmen reddedilirse vekalet ücreti reddedilen kısım (13.500,00 TL) üzerinden nispi mi (13.500/100*16 = 2.160,00 TL) belirleniyor yoksa tarife altında kaldığı için ürün bedeli (13.500,00 TL) kadar mı oluyor?
3) Tüketici Kanunu'nun 70/6 "Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nispi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm tüketicilerin açtıkları itiraz davalarında da uygulama alanı bulmakta mıdır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :482, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat.fks, Tarih : 04-01-2026 17:34
Merhaba meslektaşlarım,
Müvekkil bir dükkan kiralamış, 3 aylık kira bedeli ve depozito olarak yaklaşık 80.000 TL ödeme yapmış. Elektrik aboneliğini üzerine almış, fakat dükkana ait su saati olmadığını ortak kullanım yapıldığını öğrenmiş. Dükkanı boyatmış, boyama işleminden kısa bir süre sonra mobilyacı ile tekrar dükkana geldiğinde dükkanın su aldığını farketmişler mobilyacı rafları takamayız sorun yaşarsanız demiş. Şehir dışında ikamet eden mülk sahibi ile kira bedelinde indirim konusunda anlaşmışlar yeni bir sözleşme imzalamışlar, bu kez tarihi boş tahliye taahhütnamesi imzalatmak istemiş kiralayan, fakat müvekkil imza atmamış. Dükkanın olduğu bina sorunlu bir yermiş müvekkilden önceki kiracılar da en fazla 2 ay durup çıkıyorlarmış.

Taraflar sözlü olarak kira sözleşmesini fesh etmeyi kabul etmişler. Müvekkil kira sözleşmesinin üzerine iptal yazıp kargoyla göndermelerini talep etmiş. Fakat şu an mülk sahibi müvekkilin yaptığı 80.00 tllik ödemeyi iade etmekten vazgeçip 6 aylık kira bedeli ile yol ve yiyecek masrafı talep etmiş. Ayrıca kira sözleşmesi maliyeye bildirilmemiş.

Müvekkil daha fazla borçlanmadan bir an evvel sözleşmeyi fesh etmek ve parasını geri almak istiyor. En kestirme ve güvenli yol nedir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :877, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : yunusmete, Tarih : 02-01-2026 13:44
Merhaba
Müvekkil 2 Ocak 2026 tarihinde bir konut satın almış

Önceki mal sahibi döneminden kalan haziran ile aralık ayı arasında yaklaşık 20.000 TL eksik kira bedeli var

Müvekkil bu eksik kira bedellerinin tahsili ve taşınmazın tahliyesi için icra takibi başlatabilir mi

Mal sahibinden şu an için icra dosyasına dayanak yapacağımız bir temlik belgesi yok fakat alınabilir

Sorum şu icra takibinin dayanağı belge olarak eski mal sahibine ait kira sözleşmesi ve müvekkile ait yeni tapuyu koyması bu icra takibini başlatması için yeterli midir

Herhangi bir itiraz vesair gelir mi

Cevaplarınız için teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1345, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Pro0343, Tarih : 02-01-2026 13:05
Merhabalar, satış işlemleri yürütülen icra dosyasında 2 adet borclu bulunmakta olup , borclulardan biri itiraz sonucu kendisi yönünden takibi durdurmuştur, diğer borçlunun taşınmasının satışı için taraf teşkili noktasında itiraz eden borçlu yonunden itirazın iptali kararı gerekir mi? Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :595, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Yalçın Berk AKGÜNEŞ, Tarih : 02-01-2026 12:10
Merhaba meslektaşlarım.
Ödenmemiş kira borcuna dayanarak icra takibi+ tahliye talepli takibe karşı borçlu kira kontratındaki imzaya itiraz etti. İtirazın iptali yoluna giderek dava tanzim edildi ve itirazın iptali davası kazanıldı. Hükümde tahliye devamı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti kararı verildi. Bu kararlardan yargılama gideri, icra inkar ve vekalet ücretini ayrı bir ilamlı icra yoluyla talep etmemiz kesinleşmeden mümkün müdür? Bu yönde itirazın iptalinde kesinleşmeden yapılabilirse de kesinleşmeden icra yapılamaz kararlarından olmaması adına değerli meslektaşlarıma sorumu iletiyorum. Yargıtay veya BAM kararı olan varsa çok mutlu olurum
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :630, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Turan B., Tarih : 01-01-2026 20:39
Okumadan bir kitap satışı sözleşmesine imza atan kişiye icra yollandı. Satıcı kişi aslında bir satış olmadığını, 15 gün içerisinde herhangi bir işlem yapmazsa tüm işlemlerin iptal olacağını söyleyerek, imza atılmadan önce yalan söylemiştir. İddia ettikleri kitapları da yollamamış bulunuyorlar. Açık olan bir icra dosyası olduğunu da göz önünde bulundurarak gidilmesi gereken en doğru yol nedir?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :545, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.OHD, Tarih : 30-12-2025 15:27
Sayın ÜSTADLAR;

Usulsüz tebligat nedeniyle borçlu yan tarafından icra mahkemesine şikayet yapılmış, neticeten süresinde içinde tarafımızca (alacaklı tarafız-şikayet dosyasında davalı yanız) usulen cevap dilekçesi sunulmuş akabinde mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmiş ayrıca aleyhimize yargılama giderlerine hükmedilmiştir.

Dava açılmasına kusurumuz ile sebebiyet vermememiz, davanın konusu ve duruşma açılmadan dosya üzerinden hüküm kurulması nedenleriyle aleyhimize karşı vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi kanımca hukuka uygun değil bu nedenle açıkladığım hususta yeni tarihli bir yargıtay kararı ve tecrübeniz ile desteğinizi talep etmekteyim.

Saygılarımla...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :934, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avibrahimguzel, Tarih : 30-12-2025 15:17
Değerli meslektaşlarım;
Müvekkil hakkında acele kamulaştırma kararı verilmiş. Gerekçeli karar 23/06/2023 tarihinde verilmiş. Ardından idare uzlaşmak için müvekkili 21/02/2024 tarihinde görüşme sağlanıyor, anlaşma olmuyor. İdare bedel tespit ve tescil davasını ise 07/02/2025 tarihinde açıyor. 10/10/2025 tarihinde de gerekçeli karar ile bedel tespit ve tescili yapıldı, dosya şuan da istinafta.
Sorum ise şu; 23/06/2023 tarihinden itibaren 6 ay içinde bedel tespit ve tescil davası açılması gerekirken idare bu davayı yaklaşık 19 ay sonra açmıştır. 6 aylık süre düşüldükten sonra geriye kalan 13 ay için ecrimisil tazminat talebinde bulunulursa kazanma ihtimalimiz var mıdır? Elinde örnek karar olan varsa çok sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :543, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06015301 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.