| Kanallar : Lütfen
Seçiniz |
|
|
|
|
|
|
|
Merhaba sayin meslektaslarim,
Muvekkile ait üç adet tapunun üzerinde bir kisiye ait intifa hakki serhi mevcuttur. İntifa hakki sahibi yakin zamanda vefat etmistir. İntifa serhinin olum nedeni ile terkini icin tapu mudurlugune basvurulmustur. Tapu mudurlugu vergi dairesinden intifa terkini icin ilisik kesme yazisi istemistir. Vergi dairesi ise bu yaziyi vermek ocin tarafimizdan olen kisiye iliskin veraset ilami istemistir.
Ancak tarafimiz mirasci olmadigi icin vefat eden kisiye ait veraset ilami alinanamaktadir. Murascilari da bizimle isbirligi yapmamaktadir.
Bu durumda;
1) Sulh hukuk mahkemesinden durumu izah eder sekilde veraset ilami talep etsek alabilir miyiz? Mirasci olmamamiza ragmen verir mi?
2) Yoksa direk intifa hakkinin terkini icin sulh hukuk mahkemesinde dava mi acmaliyiz?
3) Sayet intifa hakkinin terkini icin dava acacaksak bu davada davali kim olacaktir? İlgili tapu sicil mudurlugu mu yoksa intifa hakki sahibinin mirascilari mi?
Yorumlariniz icin simdiden tesekkur ederim.
|
|
|
|
|
|
|
Merhabalar, müvekkil adayı 2017 yılında avukatsız şekilde eşine boşanma davası açmış. Birkaç hafta sonra ise arzuhalcinin yönlendirmesiyle, evlilik birliği içerisinde edinilen iki adet taşınmazın kaçırılmasını önlemek için mal rejiminin tasfiyesi için dava ikame etmiş. Sonrasında tarafların barışması sebebiyle her iki davadan da feragat etmiş ve davalar feragat nedeniyle reddedilerek kanun yoluna gidilmeden kesinleşmiş.
Mevcut durumda eşinin kendisine karşı şiddet uygulaması nedeniyle tekrar boşanma davası açacağız fakat mal rejimi için dava açma hakkımız var mıdır acaba?
|
|
|
|
|
Yazan : Gizem E.,
Tarih : 27-01-2026 15:22
|
Merhaba meslektaşlarım,
Bir esnaf müvekkil sürekli ticaret yaptığı bir diğer esnaftan malları adresten teslim alıp götürüyor ve fatura kesilmediğinden ödemesini yapmıyor fatura kesmesini bekliyor. O sırada karşı taraf ben fatura kesecektim beklemeden kaçtı araca yükledi malları gıttı diyerek bir tane çalışanı tanık ile hırsızlık şikayeti yapıyor dava kabul edildi istinaf edeceğim nasıl bir yol izlenir? Sonuçta sürekli bir ticaret var ve fatura kesilmeden ödeme yapılması mümkün değil mallarda satılmış.
|
|
|
|
|
|
|
Sayın meslektaşlarım,
Sigorta tahkim komisyonuna başvuru ile ilgili bir konuda sorum olacak.
Sigortaya başvurduk 15 gün bekledik ödeme olmadı 18. günde 55.000 TL ödeme yapıldı. Biz ödemeyi az bularak sigorta şirketine iade ettik. Akabinde de tahkime 100 TL değerinde belirsiz alacak başvurusu yaptık. Bilirkişi 50 000 TL değer kaybı belirledi.
Bu durumda başvuruyu 50.000 TL ya ıslah edeyim mi? yoksa başvurum red mi olacak. Eğer red çıkarsa 100 TL karşı vekalat olacak. Islah edip 35.000 TL yaparsam başvuru da (zaten ödeme yapılmışdı niye iade ettin gibi bir gerekçe ile) red çıkarsa o zaman da 9000 TL karşı vekalet çıkacak.
Başvuru öncesi yapılan ödeme ifa yerine geçer ve hakem borcun ödendiği an sona erdiğini kabul ederse usul hatası yapmış olurum.
Desteğinizi talep eder. İyi çalışmalar dilerim.
|
|
|
|
|
Yazan : (avukat),
Tarih : 26-01-2026 16:13
|
Merhaba ,
Müvekkilin babası inşaatta yüksekten düşerek vefat etti.Ceza dosyasında müteahhitin asli kusurlu olduğu tespit edildi.İşçi sigortasız 2 yıldır inşaatta çalışıyor.Düştüğü gün sigorta girişi yapılmış.Müvekkil reşit olup babasının destek durumu olmadığından manevi tazminat davası açmayı düşünüyorum.Ancak kafama takılan bazı sorular var;
Davayı iş mahkemesinde mi açmalıyım?
Dava öncesi arabuluculuk başvurusu zorunlumu?
Müvekkilin reşit 3 kardeşi daha var.Ölenin eşi yok.Ölen 59 yaşında.Bunlara göre Manevi tazminat ortalama ne kadar istenmeli?
Başkaca dikkat etmen neler var ?
|
|
|
|
|
|
|
Merhabalar değerli üstatlarım. Sizlere bir sorum olacaktı.
Müvekkil bir arsasını sattıktan sonra satış bedelini maalesef tahsil edemiyor. Kendisine bu bedele dair bir çek veriliyor ancak çek de bankaya ibraz edildikten sonra sahte çıkıyor.
Bir süre sonra ise arsanın üçüncü bir kişiye satıldığını öğreniyoruz. Müvekkil satışın muvazaalı olduğunu, en azından belediyeden alınan rayiç bedele göre gerçekleşmiş olduğunu söylüyor. Buna dair iki sorum olacak;
1) Bu durumda sizce ne yapılabilir? Tapu iptal davası düşündüm fakat mantıklı olur mu? Örneğin gerçek bedelinin çok altında, söz misali belediyede yer alan rakama göre bir satış gerçekleşmiş olması davamızda haklı çıkmamızı sağlar mı?
2) Arsanın satıldığı üçüncü kişiyi maalesef bilmiyoruz, ismen dahi kim olduğunu tanımıyoruz. Bununla ilgili bir öneriniz var mı? Hiçbir çözümü yok mudur?
Şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.
|
|
|
|
|
|
|
|
Merhabalar meslektaşım, bonoda borçlunun adresi ve imzası var fakat tcsi yazılmamış bu durum bonoda sorun çıkarır mı?
|
|
|
|
|
|
|
Merhabalar,
03/12/2025 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtık. Dava dilekçesinde tapuda kayıtlı bedeli (245.000 TL) dava değeri olarak gösterdik. Dilekçede “harca esas değerdir”, “keşif sonrası tamamlanacaktır” veya “fazlaya ilişkin hak saklıdır” şeklinde bir ibare yer almıyor. Dava yalnızca taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali ve tescilidir; bedel veya tazminat talebi yoktur.
Taşınmaz hakkında 24/09/2024 tarihinde bir icra dosyası için keşif yapılmış 11.600.000 TL’lik kıymet takdir edilmiştir. Bildiğiniz üzere kıymet takdirleri 2 yıl geçerlidir. Dava dilekçemizde de taşınmaz hakkında önceden kıymet takdiri yapıldığını belirtmiştik. Yargılamanın ilerleyen aşamasında bu hususun tarafımızca dile getirilerek 11.600.000 TL üzerinden eksik harcın tamamlatılması yeterli midir? Bu hususta yeniden keşif yapılır mı? Ayrıca yalnızca dava değeri için ıslah gerekir mi? Taşınmazın gerçek değerinin kıymet takdiri yapılmış olması nedeniyle önceden tarafımızca biliniyor olması sorun teşkil eder mi? Ayrıca “fazlaya ilişkin hak saklıdır” ibaresinin bulunmaması, işbu tapu iptal ve tescil davasında hak kaybına yol açar mı? Bu konuda aldığım ilk dava olduğundan görüşlerinizi rica ederim.
|
|
|
|
|
|
|
Tapu kaydında orman şerhi olan taşınmaz ve başka taşınmazlar hakkında açtığımız ortaklığının giderilmesi davasında orman bölge müdürlüğü " satışın uygun olmayacağı" görüşünü cevaben dosyaya bildirdi.
Sizce orman şerhi olan parsel yönünden davamızın akıbeti ne olacak?
|
|
|
|
|
|
|
Herkese merhaba,
İki firma arasında akdedilen 09.09.2024 tarihli sözleşme uyarınca işin süresi;
SÖZLEŞME’nin imzalanmasını müteakip İŞVEREN tarafından TAŞERON’a en geç 20 (yirmi) takvim günü içinde, İŞVEREN ve TAŞERON adına teslim almaya yetkili şahıslar arasında sözleşmeden sonra iş yeri teslim tutanağı düzenlenerek, TAŞERON’a yer teslimi yapılacaktır. TAŞERON, yer teslimini müteakip 5 (beş) gün içerisinde fiilen işe başlamak mecburiyetindedir. İşin süresi yer tesliminden itibaren [b]31.12.2024 (114 gün) olup, bu süre sonunda sözleşmede söz konusu işlerin tamamı Geçici Kabul’e hazır hale getirilecektir. Belirlenen süreler takvim günü esasına göredir. Yer tesliminde gecikme yaşanması durumunda gecikilen süre iş süresine eklenecektir.
Şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu madde uyarınca hangi vade türünden bahsedilebilir ? Hem tarih mevcut hem de teslimden sonra ibaresi mevcut. Durum borçlunun temerrüdü açısından önem arz etmekte olup yardımlarınız için teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
|
|
|
savcılık soruşturma sırasında bir avukatın avukatlıkla bağdaşmayan bir iş yaptığı tespit ederse ilgili savcı resen baroya şikayette bulunur mu ?
|
|
|
|
|
Yazan : akrd61,
Tarih : 22-01-2026 15:21
|
Merhaba
Tüketici davalarında işletilen Anlaşamamazlıkla sonuçlanan zorunlu arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen son tutanak tarihi temerrüd tarihi kabul edilip bu itibaren faiz uygulanabilir mi?
|
|
|
|
|
|
|
|
Merhabalar, adli yardım talebi kabul edilmiş olan bir dosyada davanın tamamen ıslahı yoluna başvurduk. Ön inceleme duruşmasında, dosyanın adli yardımlı olması nedeniyle ıslah harcının hazineden karşılanmasına karar verilmesini talep ettik ve bu talebimiz duruşma tutanağına geçirildi. Ancak mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar tesis edilmedi. Bu aşamada, ıslah harcının hazineden karşılanması konusunda açık bir ara karar kurulması yönünde ayrıca talepte bulunmam gerekir mi? Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
|
|
Merhaba,
Davalı - karşı davacı olduğumuz boşanma dosyasının önceki duruşmasında davacı-karşı davalı taraf dosyayı takip etmediği için dosyanın islemden kaldırılmasına karar verildi. Sonraki duruşmada ise davacı -karsı davalı kadın lehine ve çocuk lehine nafakaya hükmedildi. Karşı tarafın davası açılmamış sayılması bu sebeple herhangi bir talebinin gećerliliği olmamasına rağmen nafakaya hükmedilebilir mi? Üstelik müvekkilde cezaevinde bu duruşma tutanağındaki ara karara karşı yapabileceğim bir şey var mıdır? İlgili karar sizcede doğrumudur meslektaşlarım
|
|
|
|
|
Yazan : _M.CAN_,
Tarih : 20-01-2026 16:21
|
Merhaba ;
4 davacımızın olduğu bir manevi tazminat davasında ihtiyari dava arkadaşlığı olsa da mahkemece her bir davacı için davayı tam kabul etmesine rağmen lehimize toplam tazminat bedeli üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmetti. Bu konudaki ek karar talebimize ise "Davada haklı çıkan ihtiyari dava arkadaşları aynı vekil tarafından temsil edilmiş ise tek vekalet ücretine hükmedilir." ve davada sadece bir başvuru harcı yatırıldığından bahsederek ret kararı verilmiştir. Bu aşamada istinaf yoluna gitmekten başka çare kalmadı ancak buna emsal birçok davamızda her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmişken güncel durumda bir değişiklik mi oldu yoksa atladığımız bir husus mu var acaba ?
Herkese iyi çalışmalar dileriz...
|
|
|
|
|
Yazan : tegese,
Tarih : 20-01-2026 15:35
|
Sayın Meslektaşlarım
Kiraya veren tarafın vekiliyim. İhtiyaç nedeniyle tahliye ve kira bedelinin tespiti talepli arabuluculuk başvurusunda bulundum. Belirli süre kira ödememe karşılığında süre sonunda tahliye olacağına dair mutabakata vardık. Bu süreci arabuluculuk ile sonlandırmak yoksa noterden tahliye taahhüdü alarak mı sonlandırmak mantıklı olur? Olası uyuşmazlıkta icra edilebilirlik şerhi almak uzun sürüyor mu? Hangi konulara dikkat etmemi önerirsiniz? Eş rızasını almayı planlıyorum. Tahliye gerçekleşmezse ödenmemiş kşra bedellerinin tahsil edileceğini şerh düşeceğim. Ayrıca cezai şart koyabilir miyim? Bir de tahliye gerçekleşmezse ihtiyaç nedeniyle tahliye davası yönünden herhangi bir hakkımız zayi olur mu?
|
|
|
|
|
|
|
Kımyetli meslektaşlarım merhabalar;
Müvekkilimiz aleyhine bonoya dayalı icra takibi açıldı ve tarafımızca bonodaki imzaların tarafımıza ait olmadığı iddiası ile imzaya itiraz davası açıldı. Davanın açıldığı aşamada tedbir talebimiz reddedildi ve müvekkil üzerine kayıtlı taşınmazlara haciz tatbik edildi. Dava neticesinde davayı kazandık ve mahkemece takibin durması yönünde karar verildi. Haciz tatbik edilen taşınmazlardan birisi müvekkil yönünden önem arz ediyor ve satılması gerekiyor. Diğer taşınmazlar da borcu ödemeye fazlasıyla yeterli. Yerel mahkeme tarafından verilen bu takibin durdurulması kararı ile söz konusu taşınmaz üzerindeki haciz kaldırılabilir mi? Kaldırılamaz ise ne şekilde bir yol haritası önerirsiniz?
|
|
|
|
|
|
|
|
sevili meslektaşlarım merhabalar, içeriğinde yanlışlık bulunan ancak dün notere verdiğimiz ihtarname uets yoluyla bugün tebliğe çıkarılacakmış. tebliğe çıkarılmadan önce bir talep dilekçesi veya başka bir yolla ihtarnamenin geri alınması veya iptali mümkün müdür, bunun için ayrı bir ihtar mı çekmek gerekir
|
|
|
|
|
Yazan : lexsalt,
Tarih : 20-01-2026 07:18
|
|
Meslektaşlarım merhaba, bir hizmet tespit davasında davacı tarafız. Yargılama devam ederken bir şirketin daha davaya eklenmesi gerektiği ve bu konuda dahili davalı dilekçesi sunmak üzere tarafıma kesin süre verildi. Ben süre zarfında dilekçeyi sundum ancak uyapta kaydolmamış bunu fark edince (süre geçtikten sonra fark ettim) dilekçeyi tekrar gönderdim ve duruşmada durumu belirttim. Hâkim bu dilekçeyi kabul edip etmemek konusunda henüz bir karar vermedi. Ancak kabul etmezse dava usulden reddedilecek. Bunu kurtarmak için ne yapabilirim? Yardımcı olursanız çok sevinirim.
|
|
|
|
|
Yazan : Av. Arda,
Tarih : 19-01-2026 15:22
|
Merhabalar değerli meslektaşlarım.
Müvekkil şahıstan 2. El bir araç satın almış. Ancak daha bir hafta olmadan araçta motor arızası ortaya çıkmış ve motor değişmesi gerekmiş. Müvekkil de hemen motorun değiştirilmesi için aracı tamirciye bırakmış ve şu an tamir ediliyor. 1-2 güne de araç çıkacak. Aracın tamirinden önce müvekkil bana ulaşsaydı delil tespiti yaptırırdık ancak bu aşamada ne yapmam gerektiğini tam olarak bilemiyorum.
1- Müvekkil eski motoru saklasa bu motor üzerinden delil tespiti yapılabilir mi?
2- Hiç delil tespiti yaptırmadan direkt olarak arabulucu ve dava aşamasına geçsem araçta gizli ayıp olduğu tespit edilebilir mi?
3- Arabulucu aşamasından önce ihtar çekmemin bir faydası olur mu?
Teşekkürler, iyi çalışmalar.
|
|
|
|