Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

Yazan : yenikullanıcı.av, Tarih : 11-02-2026 12:24
örnek 13 yapacağım tapuda iki paydaş var biri müvekkil diğeri de dayısı. Ama kira sözleşmesi müvekkilimle kurulmuş parayı da müvekkilim almış. Şimdi benim bu örnek13 ü açarken sadece müvekkil adına yapmamda bir sıkıntı olur mu, akrabasından da mı vekalet almam lazım..

bir kaç gün önce böyle bir soru sormuştum ve hem sizler hem de çevremden tek bir vekalet almamda bir sakınca olmadığı yönünde yorumlar aldım. ancak biraz karar araştırmasına girdiğimde bu konuda tahliye kısmı ile ilgili farklı kararlar gördüm....

sas : 2015/4195
Karar : 2016/636
Tarih : 08.02.2016
İTİRAZIN İPTALİ VE TAHLİYE İSTEMİ
2004 s. İİK67
6098 s. Borçlar K315
ÖZET
Dava, kira alacağından dolayı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanun'unun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Ancak kiralayan olmayan malik de kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik ve kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin inceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.


Esas : 2018/9826
Karar : 2018/13608
Tarih : 04.06.2018
KİRACININ TEMERRÜDÜ
6098 s. Borçlar K315
ÖZET
Türk Borçlar Kanunu'nun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya verenler tarafından açılması gerekir. Kiraya verenler birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiraya veren durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.



bahsettiğim kararlarda takipten sonraki aşama tahliye istemi olacağı için yalnızca bir paydaştan vekalet almamın yetersiz olacağını söylüyor. şimdi ben bu kararlar ışığında (KİRA SÖZLEŞMESİNDE TEK BİR KİRALAYANVAR) ben diğer paydaştan da vekalet alıp tapu fotokopisini de sunmayı düşünüyorum. yani 2 kişi alacaklı adına takip planı yapma planı içindeyim. peki sizce bu kısım KİRAYA VEREN ADINA(SÖZLEŞMEDE YAAZAN KİŞİ) VEKALETSİZ İŞ GÖRMÜŞ MÜ OLUR? ÖYLE OLSA BİLE 2. KİŞİDEN DE VEKALET ALMAM BU SORUNU ORTADAN KALDIRIR MI... OLAYI BİRAZ KARIŞIK ANLATMIŞ OLABİLİRİM LÜTFEN KUSUURUMA BAKMAYIN
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1307, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av. aee, Tarih : 10-02-2026 13:21
Merhabalar. Müvekkilin kullanımında olan taşınmazların da bulunduğu yöreden 2010 yılında tesis kadastrosu geçmiş. 650 metrekare kadar bir kısım yan parsel sahibine yazılmış ve yan parsel sahibi 650 metrekare yerin tapusunu almış. Müvekkil durumu 2023 yılında farketmiş ve 2023 yılında haksız işgal nedenli tapu iptal ve tescil davası açmış. Dava görülmüş, davanın reddine karar verilmiş. Davacı tarafından istinaf edilmiş. İstinaf, mahalli bilirkişileri, kadastro tutanak tanıklarını dinle ayrıca 10 yıllık hak düşürücü süreyi de gözet diyerek karar ver demiş ve dosyayı yerel mahkemeye göndermiş. Mahkeme mahalli bilirkişileri, kadastro tutanak tanıklarını dinlemeden gelecek celse için sözlü yargılama yapacağını ve karar vereceğini söyledi. Bu aşamada davanın kabulü için yapılacak bir şey kalmış mıdır? Davanın ıslahı, veya başka talep, haksız işgal nedenli değil de artık tesis kadastrosundan sonraki sebeplere dayalı başka herhangi bir sebeple davanın kabulü noktasında yapılabilecek bir şey var mıdır? Yardımcı olmanız dileğiyle. Saygılarımla...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1311, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Pro0343, Tarih : 09-02-2026 11:07
Merhabalar, birden fazla borçlusu bulunan icra dosyamizda borclulardan sadece 1 tanesi itirazda bulunmuş ve takip itiraz etmeyen diğer borçlular yönünden kesinleşmiştir , sorun itiraz etmeyen borçlunun taşınmazının satışı için itiraz eden borçlu yonunden itirazin iptali kararı getirmek gerekir mi? Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1349, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : yunusmete, Tarih : 06-02-2026 17:43
Merhaba,
Kiracı Kasım 2025 kirasını ödemediği için örnek no13 icra takibi başlatıldı,
Tebligat talebi oluşturulurken kiracının kira sözleşmesindeki adres değil direk MERNİS adresine tebliğ çıkartılması talep edildi
Tebligat mernis adresine çıkartıldı evde olmadığı için komşuya soruldu dışarıda olduğu bildirildi diyerek haber kağıdı yapıştırılmak suretiyle muhtara tebliğ edildi

Borçlu muhtara tebliğten itibaren 30 gün içerisinde icra dosyasına herhangi bir ödeme yapmadı, fakat kiraya verenin banka hesabına bu 30 günlük süre içerisinde kira bedellerini ödemesini yaptı

Sorularım şunlar;
1- kira alacaklarına ilişkin icra takiplerinde ilk tebligatın kiracının MERNİS adresine çıkartılması usulüne uygun mudur , yoksa ilk önce kira sözleşmesindeki adrese iade döndüğü taktirde MERNİS adresine mi tebligat çıkartılmamalıdır ?

2- 30 günlük süre içerisinde icra dosyasınaödeme yapılmaması ve ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir beyan sunulmaması, fakat kira ödemesinin 30 gün içerisinde kiraya verenin banka hesabına yapılması halinde icra hukuk mahkemesinden tahliye davası açıp tahliye talep edilebilir mi ?

3- icra hukuk Mahkemesi’nde açılan bu temerrüt nedeniyle tahliye davası , derdest olan ihtiyaç sebebiyle tahliye davasına olumsuz bir etkisi olur mu?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1318, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.aleyna, Tarih : 06-02-2026 15:20
Merhabalar,

Müvekkil, yüksek cirolu bir lokantaya ortak olmak vaadi ile çalışmaya başlıyor. Lokantayı işleten ltd şirket, müvekkili oyalayarak hiçbir zaman resmi olarak ortaklığa katmıyor. müvekkil ilk zamanlarda kasadan ödeme alıyor. ancak ilerleyen süreçte ödeme de almıyor. bu şekilde yaklaşık 1-1.5 sene geçiriyor. müvekkilin çalıştığına (pozisyon olarak işletme müdürü gibi çalışıyor) o süreçteki tüm çalışanlar tanıklık etmeye hazır. yine tüm süreçte onlarca Whatsaap yazışması var ki bunlar lokantanın mal alımları, işçi giriş çıkışları gibi hususları ltd şirket sahibine ilettiği yazışmaları içeriyor.

sorum şu ki, 1.5 seneye ilişkin bir işçilik alacağı davası açacak olsam ne iş sözleşmesi ne sgk girişi var. ücret talebini piyasa araştırması yapılmasını talep ederek mi talep edeceğim. yine lokanta olduğu için fazla mesai ve haftasonu-bayram tatil çalışmaları da mevcut.

ayrıca başta ortak olmak vaadiyle çalışmaya başladığı için iş mahkemesi görevsizlik verip ticaret mahkemesine gönderir mi uyuşmazlığın ortaklık tespiti gibi bir husus olduğunu belirterek.
ki bizim böyle bir talebimiz yok, ortaklığımızın tespiti gibi.

çalıştığı ve emek verdiği süreye ilişkin bir çalışanmışcasına alacaklarını talep ediyor müvekkil.

teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1422, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : zeynep1969, Tarih : 06-02-2026 14:48
Merhaba;
Ocak 2026'da yenilenen konut kira sözleşmesinde uygulayacağımız artış oranı 34,88 değil mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1348, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukatt.01, Tarih : 05-02-2026 17:31
Merhabalar, İstanbul'da Ashk mhk. açılan munzam zarar dosyasında görevsizlik kararı verildi. Görevsizlik kararının istinaf edilmesi halinde, BAM'da ortalama ne kadar sürede dosya karara çıkar
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1561, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat57, Tarih : 05-02-2026 13:06
Merhabalar,

İşçilik alacaklarına ilişkin arabuluculuk anlaşma tutanağı düzenlendi. Ancak faiz noktasında bir kararlaştırma yapılmadı. Bu durumda alacağın tahsili için icraya başvurulduğunda yasal faiz mi uygulamamız gerekir ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1380, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukado34, Tarih : 04-02-2026 14:48
Merhabalar, kira tespiti davamızda 2024 senesinden itibaren 9.000 tl ye karar verdi mahkeme ancak şu an istinafta. İstinafta senelerce bekledikten sonra 2025 ve 2026 senesinde yapılması gereken artış bedellerini de talep edebilecek miyiz karar kesinleştiğinde?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1402, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : drvdrv, Tarih : 01-02-2026 21:53
Merhabalar,
Senette "Vade Tarihi" başlığının altı boş ancak "Ödeme Tarihi" başlığının altı dolu ve senet içerisindeki metinde yazı ile ödeme tarihi yer almaktadır. Vade ile ödeme tarihi aynı anlama gelmekte ancak senedin şartlarının tam olması adına "vade tarihi" kısmının boş olması bir sorun teşkil eder mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1465, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Tuba A., Tarih : 30-01-2026 09:27
Merhaba sayin meslektaslarim,

Muvekkile ait üç adet tapunun üzerinde bir kisiye ait intifa hakki serhi mevcuttur. İntifa hakki sahibi yakin zamanda vefat etmistir. İntifa serhinin olum nedeni ile terkini icin tapu mudurlugune basvurulmustur. Tapu mudurlugu vergi dairesinden intifa terkini icin ilisik kesme yazisi istemistir. Vergi dairesi ise bu yaziyi vermek ocin tarafimizdan olen kisiye iliskin veraset ilami istemistir.

Ancak tarafimiz mirasci olmadigi icin vefat eden kisiye ait veraset ilami alinanamaktadir. Murascilari da bizimle isbirligi yapmamaktadir.

Bu durumda;

1) Sulh hukuk mahkemesinden durumu izah eder sekilde veraset ilami talep etsek alabilir miyiz? Mirasci olmamamiza ragmen verir mi?
2) Yoksa direk intifa hakkinin terkini icin sulh hukuk mahkemesinde dava mi acmaliyiz?
3) Sayet intifa hakkinin terkini icin dava acacaksak bu davada davali kim olacaktir? İlgili tapu sicil mudurlugu mu yoksa intifa hakki sahibinin mirascilari mi?

Yorumlariniz icin simdiden tesekkur ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1756, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Gizem E., Tarih : 27-01-2026 15:22
Merhaba meslektaşlarım,

Bir esnaf müvekkil sürekli ticaret yaptığı bir diğer esnaftan malları adresten teslim alıp götürüyor ve fatura kesilmediğinden ödemesini yapmıyor fatura kesmesini bekliyor. O sırada karşı taraf ben fatura kesecektim beklemeden kaçtı araca yükledi malları gıttı diyerek bir tane çalışanı tanık ile hırsızlık şikayeti yapıyor dava kabul edildi istinaf edeceğim nasıl bir yol izlenir? Sonuçta sürekli bir ticaret var ve fatura kesilmeden ödeme yapılması mümkün değil mallarda satılmış.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1538, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Nuriye Değer, Tarih : 27-01-2026 07:24
Sayın meslektaşlarım,
Sigorta tahkim komisyonuna başvuru ile ilgili bir konuda sorum olacak.
Sigortaya başvurduk 15 gün bekledik ödeme olmadı 18. günde 55.000 TL ödeme yapıldı. Biz ödemeyi az bularak sigorta şirketine iade ettik. Akabinde de tahkime 100 TL değerinde belirsiz alacak başvurusu yaptık. Bilirkişi 50 000 TL değer kaybı belirledi.
Bu durumda başvuruyu 50.000 TL ya ıslah edeyim mi? yoksa başvurum red mi olacak. Eğer red çıkarsa 100 TL karşı vekalat olacak. Islah edip 35.000 TL yaparsam başvuru da (zaten ödeme yapılmışdı niye iade ettin gibi bir gerekçe ile) red çıkarsa o zaman da 9000 TL karşı vekalet çıkacak.
Başvuru öncesi yapılan ödeme ifa yerine geçer ve hakem borcun ödendiği an sona erdiğini kabul ederse usul hatası yapmış olurum.
Desteğinizi talep eder. İyi çalışmalar dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1662, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Özer ÖZDİL, Tarih : 26-01-2026 19:13
Merhabalar,

müvekkile yapılan sosyal medyadan hakaret nedeniyle açılan ceza davasında sanık ceza alıyor. adli para cezasına hükmediyor (HAGB uygulamıyor) kesin karar.

Biz bu aşamadan kesinleşen ceza mahkemesi vekalet ücretimizi sanıktan tahsil ediyoruz.

Daha sonra Cumhuriyet başsavcılığı İlamat ve infaz bürosu mahkemeye yazı yazıyor ve
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7/2 maddesinde yazılı " Suçun işlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun
uygulanır ve infaz olunur." hükmü gereği yapılan değişiklik nedeniyle,
25/12/2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 Sayılı Kanunun 16 Maddesi ile 5237
sayılı Türk Ceza Kanunun 75. Maddesi değiştirilerek TCK. 125/1,125/2,125/3(b) ve (c) , 125/4
maddelerinde belirtilen "Hakaret " suçları önödeme kapsamına alındığından,
*Hükümlüye ait ilamın incelenerek, cezanın önödeme kapsamında kalıp kalmadığının
Mahkemenizce değerlendirilmesi, önödeme kapsamında kalması ve daha önce önödeme teklifinin
yapılmadığının tespiti durumunda Mahkemenizce önödeme işlemleri yapılmak üzere ilamın İNFAZIN
DURDURULMASINA karar verilmesi, umhuriyet Başsavcılığımızda hakaret suçuna ilişkin olarak çok sayıda ilamat kaydının
bulunduğu, ceza fişi/müddetnamelerde 125/3-a maddesinin yer almadığı, 125/1-125/2 maddelerinin yer
aldığı, bu durumun mağduriyete sebep olmaması açısından ilamınız incelenerek TCK 125/3-a maddesi
uygulanması durumunda bahse konu talebimizin dikkate alınmayarak Cumhuriyet Başsavcılığımıza bilgi
verilmesi hususunda;
Gereği ivedilikle talep olunur" şekinde bir müzekkere yazıyor.

Bunun üzerine ceza mahkemesi ek karar ile İnfazın durdurulmasına ve sanığa Ön Ödeme İhtaratı gönderilmesine karar veriyor.

Sorum şu Değerli Meslektaşlarım: Sanık bu ön ödeme tutarını öderse ceza mahkemesinin DÜŞME kararı vereceği açık ve net. Peki ya daha önce kesinleşen ceza mahkemesi nedeniyle tahsil ettiğimiz vekalet ücreti ne olacak?

Saygılarımla
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :2564, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : (avukat), Tarih : 26-01-2026 16:13
Merhaba ,
Müvekkilin babası inşaatta yüksekten düşerek vefat etti.Ceza dosyasında müteahhitin asli kusurlu olduğu tespit edildi.İşçi sigortasız 2 yıldır inşaatta çalışıyor.Düştüğü gün sigorta girişi yapılmış.Müvekkil reşit olup babasının destek durumu olmadığından manevi tazminat davası açmayı düşünüyorum.Ancak kafama takılan bazı sorular var;
Davayı iş mahkemesinde mi açmalıyım?
Dava öncesi arabuluculuk başvurusu zorunlumu?
Müvekkilin reşit 3 kardeşi daha var.Ölenin eşi yok.Ölen 59 yaşında.Bunlara göre Manevi tazminat ortalama ne kadar istenmeli?
Başkaca dikkat etmen neler var ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1539, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : berkberk98, Tarih : 26-01-2026 14:03
Merhabalar değerli üstatlarım. Sizlere bir sorum olacaktı.
Müvekkil bir arsasını sattıktan sonra satış bedelini maalesef tahsil edemiyor. Kendisine bu bedele dair bir çek veriliyor ancak çek de bankaya ibraz edildikten sonra sahte çıkıyor.

Bir süre sonra ise arsanın üçüncü bir kişiye satıldığını öğreniyoruz. Müvekkil satışın muvazaalı olduğunu, en azından belediyeden alınan rayiç bedele göre gerçekleşmiş olduğunu söylüyor. Buna dair iki sorum olacak;

1) Bu durumda sizce ne yapılabilir? Tapu iptal davası düşündüm fakat mantıklı olur mu? Örneğin gerçek bedelinin çok altında, söz misali belediyede yer alan rakama göre bir satış gerçekleşmiş olması davamızda haklı çıkmamızı sağlar mı?

2) Arsanın satıldığı üçüncü kişiyi maalesef bilmiyoruz, ismen dahi kim olduğunu tanımıyoruz. Bununla ilgili bir öneriniz var mı? Hiçbir çözümü yok mudur?

Şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :2382, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1034, Tarih : 26-01-2026 12:45
Merhabalar meslektaşım, bonoda borçlunun adresi ve imzası var fakat tcsi yazılmamış bu durum bonoda sorun çıkarır mı?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1517, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Nahide Demir, Tarih : 24-01-2026 17:53
Merhabalar,

03/12/2025 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtık. Dava dilekçesinde tapuda kayıtlı bedeli (245.000 TL) dava değeri olarak gösterdik. Dilekçede “harca esas değerdir”, “keşif sonrası tamamlanacaktır” veya “fazlaya ilişkin hak saklıdır” şeklinde bir ibare yer almıyor. Dava yalnızca taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali ve tescilidir; bedel veya tazminat talebi yoktur.

Taşınmaz hakkında 24/09/2024 tarihinde bir icra dosyası için keşif yapılmış 11.600.000 TL’lik kıymet takdir edilmiştir. Bildiğiniz üzere kıymet takdirleri 2 yıl geçerlidir. Dava dilekçemizde de taşınmaz hakkında önceden kıymet takdiri yapıldığını belirtmiştik. Yargılamanın ilerleyen aşamasında bu hususun tarafımızca dile getirilerek 11.600.000 TL üzerinden eksik harcın tamamlatılması yeterli midir? Bu hususta yeniden keşif yapılır mı? Ayrıca yalnızca dava değeri için ıslah gerekir mi? Taşınmazın gerçek değerinin kıymet takdiri yapılmış olması nedeniyle önceden tarafımızca biliniyor olması sorun teşkil eder mi? Ayrıca “fazlaya ilişkin hak saklıdır” ibaresinin bulunmaması, işbu tapu iptal ve tescil davasında hak kaybına yol açar mı? Bu konuda aldığım ilk dava olduğundan görüşlerinizi rica ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1658, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : sailor1981, Tarih : 23-01-2026 20:28
Tapu kaydında orman şerhi olan taşınmaz ve başka taşınmazlar hakkında açtığımız ortaklığının giderilmesi davasında orman bölge müdürlüğü " satışın uygun olmayacağı" görüşünü cevaben dosyaya bildirdi.

Sizce orman şerhi olan parsel yönünden davamızın akıbeti ne olacak?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1633, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.mehmetcetin, Tarih : 23-01-2026 11:55
Herkese merhaba,

İki firma arasında akdedilen 09.09.2024 tarihli sözleşme uyarınca işin süresi;

SÖZLEŞME’nin imzalanmasını müteakip İŞVEREN tarafından TAŞERON’a en geç 20 (yirmi) takvim günü içinde, İŞVEREN ve TAŞERON adına teslim almaya yetkili şahıslar arasında sözleşmeden sonra iş yeri teslim tutanağı düzenlenerek, TAŞERON’a yer teslimi yapılacaktır. TAŞERON, yer teslimini müteakip 5 (beş) gün içerisinde fiilen işe başlamak mecburiyetindedir. İşin süresi yer tesliminden itibaren [b]31.12.2024 (114 gün) olup, bu süre sonunda sözleşmede söz konusu işlerin tamamı Geçici Kabul’e hazır hale getirilecektir. Belirlenen süreler takvim günü esasına göredir. Yer tesliminde gecikme yaşanması durumunda gecikilen süre iş süresine eklenecektir.

Şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu madde uyarınca hangi vade türünden bahsedilebilir ? Hem tarih mevcut hem de teslimden sonra ibaresi mevcut. Durum borçlunun temerrüdü açısından önem arz etmekte olup yardımlarınız için teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1586, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06285596 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.