Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

Yazan : avukat57, Tarih : 05-02-2026 13:06
Merhabalar,

İşçilik alacaklarına ilişkin arabuluculuk anlaşma tutanağı düzenlendi. Ancak faiz noktasında bir kararlaştırma yapılmadı. Bu durumda alacağın tahsili için icraya başvurulduğunda yasal faiz mi uygulamamız gerekir ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4849, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukado34, Tarih : 04-02-2026 14:48
Merhabalar, kira tespiti davamızda 2024 senesinden itibaren 9.000 tl ye karar verdi mahkeme ancak şu an istinafta. İstinafta senelerce bekledikten sonra 2025 ve 2026 senesinde yapılması gereken artış bedellerini de talep edebilecek miyiz karar kesinleştiğinde?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4853, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat57, Tarih : 03-02-2026 13:11
Herkese kolay gelsin, arsa sahibi olan müvekkillerin yaklaşık 4 yıl önce oturma ruhsatlarını aldığı arsa payı inşaat sözleşmesi sonucu yapılan binada yağmur yağması sonucu ortak alan olan sığınak duvarlarından yağmur suyu girerek yoğun su birikimine sebep olmakta. Bu durum müteaahide iletilmiş ancak müteaahhit her seferinde geçici çözümler sunmuş ve günümüze kadar bu sorun çözülememiştir. Müvekkiller sorunun ücretsiz bir şekilde onarılarak kalıcı olarak çözülmesini istiyor. Ancak sığınak ortak olan olduğu için sadece müvekkiller yönünden ücretsiz onarım talepli şekilde dava açılabilir mi, bir de dava sürecinde zamanaşımından dolayı sıkıntı yaşayabilir miyiz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :3907, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : drvdrv, Tarih : 01-02-2026 21:53
Merhabalar,
Senette "Vade Tarihi" başlığının altı boş ancak "Ödeme Tarihi" başlığının altı dolu ve senet içerisindeki metinde yazı ile ödeme tarihi yer almaktadır. Vade ile ödeme tarihi aynı anlama gelmekte ancak senedin şartlarının tam olması adına "vade tarihi" kısmının boş olması bir sorun teşkil eder mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4923, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Tuba A., Tarih : 30-01-2026 09:27
Merhaba sayin meslektaslarim,

Muvekkile ait üç adet tapunun üzerinde bir kisiye ait intifa hakki serhi mevcuttur. İntifa hakki sahibi yakin zamanda vefat etmistir. İntifa serhinin olum nedeni ile terkini icin tapu mudurlugune basvurulmustur. Tapu mudurlugu vergi dairesinden intifa terkini icin ilisik kesme yazisi istemistir. Vergi dairesi ise bu yaziyi vermek ocin tarafimizdan olen kisiye iliskin veraset ilami istemistir.

Ancak tarafimiz mirasci olmadigi icin vefat eden kisiye ait veraset ilami alinanamaktadir. Murascilari da bizimle isbirligi yapmamaktadir.

Bu durumda;

1) Sulh hukuk mahkemesinden durumu izah eder sekilde veraset ilami talep etsek alabilir miyiz? Mirasci olmamamiza ragmen verir mi?
2) Yoksa direk intifa hakkinin terkini icin sulh hukuk mahkemesinde dava mi acmaliyiz?
3) Sayet intifa hakkinin terkini icin dava acacaksak bu davada davali kim olacaktir? İlgili tapu sicil mudurlugu mu yoksa intifa hakki sahibinin mirascilari mi?

Yorumlariniz icin simdiden tesekkur ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :5210, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : berk çetin, Tarih : 29-01-2026 19:28
Herkese merhabalar, bir konuda desteklerinizi bekliyorum. Konut kira sözleşmesinin tarafı kiracının vefatı sonrası mirasçıları sözleşmeyi devam ettiriyor ancak kiraları ödemiyor. Muris kiracı adına icra takibi başlattım ve hemen sonra vefat ettiği gerekçesiyle icradan yetki alıp sonrasında da noterden mirasçılık belgesi aldım. Müteveffa kiracının yasal mirasçılarına(3 kişi) kira alacakları için yeni bir icra takibi başlattım. Bir tanesi ödeme emrine basitçe ilişkim ve borcum yok diye itiraz ederek takibi durdurdu(itirazın kaldırılması). Diğer iki mirasçının ise mernis adresi yoktu ve ödeme emirlerini kiralanan eve gönderdim. Ödeme emri bu iki mirasçıya usulsüz şekilde tebliğ oldu(mazbatada sadece borçluların sorulduğu imzası olmayan komşu ismi var, neden evde olmadıkları ve takibin haber verildiği komşu bilgileri yok). Sonrasında takibi bu iki borçlu mirasçı yönünden kesinleştirdim. İkisinin de banka hesapları ve bir tanesinin alacaklı olduğu icra dosyaları var. Bunlara haciz işlemi yapıp takipten haberdar olmalarını ve usulsüz tebligat şikayeti yapmalarını bekleyeceğim. Sonrasında icra hukukta tek dava ile itiraz eden yönünden itirazın kaldırılması ve tahliye, diğer ikisi yönünden temerrüt sebebiyle tahliye davası açacağım. Dava aşamasında bu iki borçlu yönünden usulsüz tebligat gerekçesi ile davanın zarar görmemesi için önerebileceğiniz yöntem var mıdır? Dava aşamasında gelebilecek olası bir usulsüz tebligat gerekçesi ile itiraz eden yönünden takibin devamına ve tahliye, diğer ikisi yönünden ise ret kararı çıkması olası mıdır? Bu konudaki öneri ve yorumlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4488, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : AVUKAT2549, Tarih : 29-01-2026 13:15
Sayın Meslektaşlarım,
Velayetin değiştirilmesi davası açtık. Dava aşamasında velayet tedbiren müvekkile verildi. Akabinde talep dilekçesi gönderdik. Talep dilekçemizde davalıya ödenen iştirak nafakasının kaldırılmasına ve çocuğun velayeti tedbiren bize verildiği için tedbir nafakası talep ettik. Mahkeme davalının aldığı iştirak nafakasını kaldırdı fakat bizim istediğimiz tedbir nafakasını reddetti. Tedbir nafakasını reddetmesine gerekçe olarak da ; dava dilekçesinde nafaka talebimizin olmamasından kaynaklı olduğunu belirtti. Mahkeme gerekçeli kararında da iştirak nafakası hükmetmedi.

İştirak nafakası velayetin düzenlenmesine yönelik davalarda bu davaların ferisi
niteliğindedir. Bilindiği üzere feri talepler asıl talebin sonucuna bağlıdır. Ayrıca iştirak nafakası, çocuğun
korunmasına yönelik olup kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle dava dilekçesinde iştirak nafakası
talebinde bulunulmasa dahi kendiliğinden iştirak nafakasına hükmedilmelidir. (Yargıtay HGK
2017/2444 E. , 2019/51 K.)

Talep dilekçemizde bu üstteki karara dayanmıştık. Şimdi böyle bir durumda dava dilekçesinde olmaması halinde istinaf yoluna mı gitmeliyiz ? Yoksa ayrı olarak iştirak nafakası için dava mı açmalıyım ?

Ayrı olarak dava açarsam ilgili mahkeme velayetin değiştirilmesi davasında bu yönde karar verilmeliydi diyerek hukuki yarar yokluğundan red kararı verebilir mi ?

Tecrübesi olan meslektaşlarımdan yardım rica ediyorum. İyi çalışmalar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4385, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukatt.01, Tarih : 29-01-2026 12:41
Bize tapu iptal tescil davası açmamız için süre ve yetki verildi. Son tahlilde tapuda 1/10 paylı malik, 9/10 paylı hatalı kayıtlı müteveffa bulunmakta. biz tapu iptal tescil davasında kimi davalı göstermeliyiz?

Şimdiden herkese çok teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4322, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : norrinradd, Tarih : 28-01-2026 14:52
Merhaba. Ceza muhakemesinde sanığın sorgusu yapıldıktan sonra görevsizlik/yetkisizlik/birleştirme kararı verilerek dosya başka ceza mahkemesine gönderildiğinde dosya kendisine gelen mahkeme sanığı tekrar dinlemek ve savunmasını almak zorunda mıdır bu 3 halde de? Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4429, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : measfuyu, Tarih : 28-01-2026 10:56
Meslektaşlarım merhaba, Müvekkil hakkında şikayetçi olundu. Ceza hukuku alanıyla ilgili bir miktar karışık bir olaya dair sorum mevcuttur. Şimdiden teşekkürler.
1-Müvekkil galerici olup, şikayetçilerin 150.000 TL değerindeki eski aracını almış, karşılığında mülkiyeti muhafaza kaydıyla bir Seat marka araç verilmiştir. Bu işlem için müvekkil elden 50.000 TL almış, kalan bakiye için aylık 25.000 TL tutarında taksit planlanmıştır.
2- 3-4 ay sonra şikayetçiler aracı geri getirerek 2018 model Corolla talep etmiştir. Bu değişimle birlikte ek 50.000 TL ödeme öngörülmüş ve aylık taksit tutarı 75.000 TL’ye yükselmiştir. Aracın teslimi yapılmış ancak devrin borç bitiminde gerçekleşmesi kararlaştırılmıştır.
3- Yaklaşık 1-2 ay sonra şikayetçiler bu kez Transporter marka araç istemiş ve teslim almışlardır; bu aşamada da henüz bir devir işlemi yapılmamıştır. Transporter için 470.000 TL eksik bakiye kalmış ve bu tutarın aylık 50.000 TL taksitlerle ödenmesi konusunda anlaşılmıştır.
4-Şikayetçiler 3 ay boyunca ödeme yapmamışlardır. Ayrıca Transporter onlardayken şikayetçiler yaklaşık 160.000 - 170.000 TL tutarında trafik cezası yapmıştır.
5- Şikayetçilerin ilk arabalarını geri istemeleri üzerine taraflar yeniden anlaşmıştır. Müvekkil bu aşamada iki araç vermiştir. Birinin tescili yapılmış, ancak diğerinin satışı şikayetçiler tarafından alınmamıştır.
6-Şikayetçilerin kullanımındaki devri yapılmayan araca trafik cezaları nedeniyle haciz gelmiştir. Şikayetçiler cezaları ödemeyi ve aracı teslim almayı reddetmiştir.

Bu konuyla ilgili taraflar yazılı sözleşme yapmamış, şikayetçilerin ödeme dekontları var, müvekkil yönünden ise 3 adet tanık tüm sürece vakıf.

Bu olayda suç kapsamına girecek bir durum var mıdır ? İspat hukuku bağlamında ne gibi delillerin toplanması talep edilebilir. Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4410, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : AVUKAT2549, Tarih : 27-01-2026 19:46
Sayın Meslektaşlarım,
Sigorta tahkim komisyonunda ''Değer kaybı ve hasar farkı tazminatı'' konulu dava ikame ettik. Sigorta şirketi vekili tarafından cevap dilekçesi sunuldu. Cevap dilekçesinde müvekkilin 2 tane geçmiş kazasına ilişkin ''Kaza tespit tutanağı ve kaza tespit tutanağı uygulaması (kusurların gösterildiği ekran)'' ekran görüntüleri alınarak dilekçeye eklenmiştir.

Sigorta şirketi tarafının zaten dava aşamasında bilgiye bizden daha rahat eriştiğini biliyoruz. Fakat müvekkilin geçmiş kazalarındaki bu evrakları bu şekilde bulması ve mahkemeye sunması hukuka uygun mudur ? Bu konu hakkında bilgisi olan var ise aydınlatırsanız memnun olurum. İyi çalışmalar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4389, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Gizem E., Tarih : 27-01-2026 15:22
Merhaba meslektaşlarım,

Bir esnaf müvekkil sürekli ticaret yaptığı bir diğer esnaftan malları adresten teslim alıp götürüyor ve fatura kesilmediğinden ödemesini yapmıyor fatura kesmesini bekliyor. O sırada karşı taraf ben fatura kesecektim beklemeden kaçtı araca yükledi malları gıttı diyerek bir tane çalışanı tanık ile hırsızlık şikayeti yapıyor dava kabul edildi istinaf edeceğim nasıl bir yol izlenir? Sonuçta sürekli bir ticaret var ve fatura kesilmeden ödeme yapılması mümkün değil mallarda satılmış.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4987, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Gh, Tarih : 27-01-2026 09:18
Merhabalar,
Halihazırda devam eden bir alacak davamda davalı sayısı 2 iken, ölümler sonucu taraf sayısı neredeyse 30 kişiye kadar çıktı. Davalıların çoğunluğu yurt dışında. 4 yıldır dava dilekçesinin tebliğ edilmesini bekliyorum.
Bu davalılardan ihtiyari dava arkadaşı olan bir grup var ve bu kişiler Türkiye'de. (davalı sayısının artmasının nedeni mirasçıların dosyaya eklenmesi)
Dosyayı takipsiz bırakmayı ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini sağlamayı, daha sonra sayısı az olan gruba yeniden dava açmayı planlıyorum. Kafamı karıştıran bir durum var yalnızca, dava açılmamış sayılınca bu kararında tebliğ ile kesinleşmesi beklenir mi ? Eğer böyle bir durum olursa takipsiz bırakmamın hiç bir anlamı olmayacak. şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4368, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Nuriye Değer, Tarih : 27-01-2026 07:24
Sayın meslektaşlarım,
Sigorta tahkim komisyonuna başvuru ile ilgili bir konuda sorum olacak.
Sigortaya başvurduk 15 gün bekledik ödeme olmadı 18. günde 55.000 TL ödeme yapıldı. Biz ödemeyi az bularak sigorta şirketine iade ettik. Akabinde de tahkime 100 TL değerinde belirsiz alacak başvurusu yaptık. Bilirkişi 50 000 TL değer kaybı belirledi.
Bu durumda başvuruyu 50.000 TL ya ıslah edeyim mi? yoksa başvurum red mi olacak. Eğer red çıkarsa 100 TL karşı vekalat olacak. Islah edip 35.000 TL yaparsam başvuru da (zaten ödeme yapılmışdı niye iade ettin gibi bir gerekçe ile) red çıkarsa o zaman da 9000 TL karşı vekalet çıkacak.
Başvuru öncesi yapılan ödeme ifa yerine geçer ve hakem borcun ödendiği an sona erdiğini kabul ederse usul hatası yapmış olurum.
Desteğinizi talep eder. İyi çalışmalar dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :5168, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Özer ÖZDİL, Tarih : 26-01-2026 19:13
Merhabalar,

müvekkile yapılan sosyal medyadan hakaret nedeniyle açılan ceza davasında sanık ceza alıyor. adli para cezasına hükmediyor (HAGB uygulamıyor) kesin karar.

Biz bu aşamadan kesinleşen ceza mahkemesi vekalet ücretimizi sanıktan tahsil ediyoruz.

Daha sonra Cumhuriyet başsavcılığı İlamat ve infaz bürosu mahkemeye yazı yazıyor ve
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7/2 maddesinde yazılı " Suçun işlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun
uygulanır ve infaz olunur." hükmü gereği yapılan değişiklik nedeniyle,
25/12/2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 Sayılı Kanunun 16 Maddesi ile 5237
sayılı Türk Ceza Kanunun 75. Maddesi değiştirilerek TCK. 125/1,125/2,125/3(b) ve (c) , 125/4
maddelerinde belirtilen "Hakaret " suçları önödeme kapsamına alındığından,
*Hükümlüye ait ilamın incelenerek, cezanın önödeme kapsamında kalıp kalmadığının
Mahkemenizce değerlendirilmesi, önödeme kapsamında kalması ve daha önce önödeme teklifinin
yapılmadığının tespiti durumunda Mahkemenizce önödeme işlemleri yapılmak üzere ilamın İNFAZIN
DURDURULMASINA karar verilmesi, umhuriyet Başsavcılığımızda hakaret suçuna ilişkin olarak çok sayıda ilamat kaydının
bulunduğu, ceza fişi/müddetnamelerde 125/3-a maddesinin yer almadığı, 125/1-125/2 maddelerinin yer
aldığı, bu durumun mağduriyete sebep olmaması açısından ilamınız incelenerek TCK 125/3-a maddesi
uygulanması durumunda bahse konu talebimizin dikkate alınmayarak Cumhuriyet Başsavcılığımıza bilgi
verilmesi hususunda;
Gereği ivedilikle talep olunur" şekinde bir müzekkere yazıyor.

Bunun üzerine ceza mahkemesi ek karar ile İnfazın durdurulmasına ve sanığa Ön Ödeme İhtaratı gönderilmesine karar veriyor.

Sorum şu Değerli Meslektaşlarım: Sanık bu ön ödeme tutarını öderse ceza mahkemesinin DÜŞME kararı vereceği açık ve net. Peki ya daha önce kesinleşen ceza mahkemesi nedeniyle tahsil ettiğimiz vekalet ücreti ne olacak?

Saygılarımla
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :6092, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : (avukat), Tarih : 26-01-2026 16:13
Merhaba ,
Müvekkilin babası inşaatta yüksekten düşerek vefat etti.Ceza dosyasında müteahhitin asli kusurlu olduğu tespit edildi.İşçi sigortasız 2 yıldır inşaatta çalışıyor.Düştüğü gün sigorta girişi yapılmış.Müvekkil reşit olup babasının destek durumu olmadığından manevi tazminat davası açmayı düşünüyorum.Ancak kafama takılan bazı sorular var;
Davayı iş mahkemesinde mi açmalıyım?
Dava öncesi arabuluculuk başvurusu zorunlumu?
Müvekkilin reşit 3 kardeşi daha var.Ölenin eşi yok.Ölen 59 yaşında.Bunlara göre Manevi tazminat ortalama ne kadar istenmeli?
Başkaca dikkat etmen neler var ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :5026, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : berkberk98, Tarih : 26-01-2026 14:03
Merhabalar değerli üstatlarım. Sizlere bir sorum olacaktı.
Müvekkil bir arsasını sattıktan sonra satış bedelini maalesef tahsil edemiyor. Kendisine bu bedele dair bir çek veriliyor ancak çek de bankaya ibraz edildikten sonra sahte çıkıyor.

Bir süre sonra ise arsanın üçüncü bir kişiye satıldığını öğreniyoruz. Müvekkil satışın muvazaalı olduğunu, en azından belediyeden alınan rayiç bedele göre gerçekleşmiş olduğunu söylüyor. Buna dair iki sorum olacak;

1) Bu durumda sizce ne yapılabilir? Tapu iptal davası düşündüm fakat mantıklı olur mu? Örneğin gerçek bedelinin çok altında, söz misali belediyede yer alan rakama göre bir satış gerçekleşmiş olması davamızda haklı çıkmamızı sağlar mı?

2) Arsanın satıldığı üçüncü kişiyi maalesef bilmiyoruz, ismen dahi kim olduğunu tanımıyoruz. Bununla ilgili bir öneriniz var mı? Hiçbir çözümü yok mudur?

Şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :5879, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : MustafaSaidOkur, Tarih : 26-01-2026 13:48
Meslektaşlarım,

Müvekkile karşı, kiralananı göstermeye izin istemli bir dava ikame edildi ve tensiple birlikte keşif masrafları için davacı tarafa kesin süre verildi, buna rağmen keşif harcı, bilirkişi ücreti, yol gideri davacı tarafça yatırılmadı, yani, keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacak.

Şu halde, dava ilk duruşmada direkt red ile mi sonuçlanacaktır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4489, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1034, Tarih : 26-01-2026 12:45
Merhabalar meslektaşım, bonoda borçlunun adresi ve imzası var fakat tcsi yazılmamış bu durum bonoda sorun çıkarır mı?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :5018, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Nahide Demir, Tarih : 24-01-2026 17:53
Merhabalar,

03/12/2025 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtık. Dava dilekçesinde tapuda kayıtlı bedeli (245.000 TL) dava değeri olarak gösterdik. Dilekçede “harca esas değerdir”, “keşif sonrası tamamlanacaktır” veya “fazlaya ilişkin hak saklıdır” şeklinde bir ibare yer almıyor. Dava yalnızca taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali ve tescilidir; bedel veya tazminat talebi yoktur.

Taşınmaz hakkında 24/09/2024 tarihinde bir icra dosyası için keşif yapılmış 11.600.000 TL’lik kıymet takdir edilmiştir. Bildiğiniz üzere kıymet takdirleri 2 yıl geçerlidir. Dava dilekçemizde de taşınmaz hakkında önceden kıymet takdiri yapıldığını belirtmiştik. Yargılamanın ilerleyen aşamasında bu hususun tarafımızca dile getirilerek 11.600.000 TL üzerinden eksik harcın tamamlatılması yeterli midir? Bu hususta yeniden keşif yapılır mı? Ayrıca yalnızca dava değeri için ıslah gerekir mi? Taşınmazın gerçek değerinin kıymet takdiri yapılmış olması nedeniyle önceden tarafımızca biliniyor olması sorun teşkil eder mi? Ayrıca “fazlaya ilişkin hak saklıdır” ibaresinin bulunmaması, işbu tapu iptal ve tescil davasında hak kaybına yol açar mı? Bu konuda aldığım ilk dava olduğundan görüşlerinizi rica ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :5108, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06991792 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.