Mesajı Okuyun
Old Dün, 12:52   #2
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Merhabalar.
A şahsının Ticaret mahkemesi'ne delil olarak sunduğu ibraname başlıklı belge aslının sahte olduğu bilirkişi raporuyla tespit ediliyor.Ticaret mahkemesine delil olarak sunulan ibraname başlıklı belge aslı yönünden özel belgede sahtecilik suçu gerçekleşmiştir. A şahsı aynı ibranamenin örneğini daha evvel delil olarak iş mahkemesine de sunmuş. Bu durumda A şahsının iş mahkemesine delil olarak sunduğu belge örneği yönünden, iş mahkemesine belge aslını delil olarak sunmadığı için takipsizlik kararı mı verilir yoksa iş mahkemesine delil olarak sunulan ibraname başlıklı belge örneğinin aslının sahte olduğu Ticaret mahkemesindeki bilirkişi raporuyla tespit edildiği gerekçesiyle özel belgede sahtecilik suçundan yeni bir kovuşturma başlatılır mı ? Teşekkür ederim.
Sayın AV.MERT ERYILMAZ;

Somut durumun, belge örneği iş mahkemesine ticaret mahkemesinden daha sonra sunulmuş olsaydı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zincirleme Suç" başlıklı 43. maddesinin II. fıkrası gereğince değerlendirilebileceği düşüncesindeyim.

Yukarıdaki olasılık gerçekleşseydi, özel belgede sahtecilik suçunun unsurları açısından konuya yaklaşıldığında; iş mahkemesinde belge aslı sunulmayıp belge örneği sunulması nedeniyle ayrıca bir soruşturma yapılmayacağı fakat ilgili belgenin aslı bir başka dosyaya sunulup, sahte olduğu bilirkişi incelemesi marifetiyle belirlendiğinden zincirleme suç hükümlerinin, ilk etapta başlatılan soruşturma kapsamında ele alınabileceği, verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılabileceği kanaatinde olurdum.

Oysaki mevcut durumda ibranamenin sahteliği belirlenmeden önce üstelik belge aslı değil, örneğinin sunulmuş olduğu gerçeği karşısında iş mahkemesine sunulan belgeyle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verileceği kanaatindeyim.

Saygılarımla