Mesajı Okuyun
Old 20-07-2011, 16:29   #8
Dr.DOGRAMACI

 
Varsayılan

Sayın Berna Hanım,

Öncelikle babanızın sağlık durumunun iyiye gittiğine çok sevindim
ve yazdıklarım forum başlığı ve durumunuzla ne kadar ilgili bilemiyorum ama (yurt dışı görevinden yeni geldiğimden biraz geç de olsa) cevap verme gereksinimi hissettim.
Şimdiden özür dilerim.

Hasta sirkülasyonu tanımlamasının ne kadar rahatsız edici olduğunu inanın farkındayım ve ben de asla tasvip edemem. Ancak hayatın gerçekliğini göz ardı edemeyiz. Bir tarafta yıllarca yoğun bakımda kalan kronik hastalar diğer tarafta kurtarılabilecek durumda olan hastaların yoğun bakım bulamayışı veyahut ambulans içinde o hastane senin bu hastane benim yer bulabilme çabası içerisinde vefat etmeleri... Gerçekten özellikle insanın kendi başına gelince olaylar çok daha dramatik ve burada (yanlış anlaşılmasın hastalar açısından) yarışan/çatışan hassas menfaatler söz konusu. Tüm bunlar aslında sistemin sorunu-yükümlülüğü olmasına rağmen hekim de olayların içinde arada kalan ve tüm bunları düşünmek zorunda kalan kimse. Yoksa hiçbir hekimin gerekli özeni göstermemesi, tıbbın gereklerine uygun hareket etmemesi, göz göre göre uygun şartların varlığına rağmen hastasını ölüme terk etmesi ne etik değerlerle ne de yasal mevzuatla bağdaşabilir ve asla savunulamaz.

Ötenazi konusunda size söyledikleri ile (tedaviyi reddetme hakkı) pasif ötenaziyi (mesela diyaliz hastasının kendi isteği ile diyaliz cihazına bağlanmaması) tariflemeye çalışmış olabilirler ancak burada anayasadaki kişinin yaşam hakkı konusunda kendisi dahil hiç kimsenin tasarrufta bulunamayacağı amir hükmü unutulmamalıdır. Sadece kişi kendisi bilinçli olarak (hatta tam veya sınırlı ehliyetli ise) ve durumunu hayati tehlikeye sokmayacak tıbbi müdahaleyi reddetme hakkı vardır yoksa kişi kendisi bile yaşam hakkından vazgeçemez (mesela Malta Bildirgesi vs uluslar arası mevzuatta bile tartışmalı olan ölüm orucu bizde yasaktır). Size varmış gibi gösterilerek sunulan tercih hakkı! son derece çekişmeli ama ayrıca pratikte de çok sık yaşanan bir durum. Bunlarla beraber pasif ötenazi çok zor bir konu, tatbikatta ve doktrinde çok farklı görüşler var (bazen benim de kafam çok karışıyor).

Konunuza geri dönecek olursak, forum başlığınıza da cevaben en büyük hak onurlu yaşam hakkıdır.

Tekrar çok geçmiş olsun.