Mesajı Okuyun
Old 09-03-2003, 13:44   #9
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Merhaba,

Benim öneri olarak ortaya koyduğum husus sadece bahsettiğim kişileri kapsamıyor. İsteyen herkes kendisini öne çıkararak gönüllü katkı sağlayabilir mealindedir yaklaşımım. Biliyoruz ki, cevap vermek veren için az da olsa bir yüktür. Kişi zaman ayıracak, doğru bilgi verme sorumluluğu taşıyacak ve en önemlisi ciddiyeti elden bırakmayacak! ki sağlam bir zemin oluşsun.

Tartışma konularının gündelik, her hangi bir hukukçunun rast gele cevap verebileceği türden olmaması gerekir. Yine mutlaka yaşanmış somut bir konu ile de sınırlandırılma düşüncesi olmamalıdır ki bilgi paylaşımından beklenen amaç sağlanmış olsun..

İsim olarak saydığım kişiler geçmişten takip ettiğim ve bilgi paylaşımından kaçınmayan kişilerdir. Bunların ismini misal kabilinden saydım.. Başkaca arkadaşlarımızda vardır.. ilk aklıma gelen isimler onlardı.

Teknik olarak belki şu şekilde bir düzenleme olabilir:

Grup katılımcılar, tartışılacak konuları arka planda tartışıp, uygun zemin ve onay sağlandıktan sonra açık alana çıkarılabilir.. Bu düşünülebilir.

Diğer yandan katılım eksikliğindeki asıl sorun şudur:

Meslektaşlarımız alınmasınlar ama biraz tembellik ediyorlar.. ''Bunca iş güç arasında ne işim var'' düşüncesi yaygındır.. oysa, hukuk bir inançtır.. iş ile sınırlı olmamalıdır. Benim de kendime göre zaman darlığım mevcuttur ama asla hukuki bir olaydan zamanı bahane ederek kaçmadım, kaçmam..

Hukuk aynı zamanda yürek işidir!

Tartışmalardan ilgi görenlere lütfen bir göz atınız!

hepsinde bir yarış, bir iddia ve yenme arzusu vardır.. doğrudur ya da yanlıştır tartışılabilir.. oysa amaç yenmekten ziyade, iddianın sonuç vermesi istikametinde gayret olmalıdır.


Bir konu açılıyorsa, bence mutlaka arka planda da olsa hukukçuların en azından merak edip konuyu incelemesi gerekir. Ne yazık ki bu yapılmadığı için; ne fikir beyan edecek bilgi kalıyor, ne de katkı!

Bu durum forumla sınırlı da değildir, hukukçular takip ettikleri davalarda bile özensiz ve hatta bilgisizdir. Buna kimsse kızmamalıdır. Araştırma, öğrenme doğruyu bulma arzusu ne yazık ki yoktur. Hepimiz paraya endekslenmiş durumdayız. Bilmeliyiz ki para ancak işin doğru ve sonuç verecek takibi ile mümkündür. Aksi takdirde, vur-kaçcı durumuna düşeriz ki bu aykırı durum meslek tanımını çirkinliğe sevkeder..

Bana kızanlar çıkacaktır, ancak gerçekler ortadadır..

Saygılarımla..

Av. Mehmet Saim Tikici