Mesajı Okuyun
Old Bugün, 10:03   #4
Furkan Terzioğlu

 
Varsayılan

Öncelikle cevaplarınız için teşekkür ederim. Ben de Sayın Av. Erdem Akçay gibi düşünüyorum ancak arabulucunun görevini yapmaması durumu için herhangi bir düzenleme getirilmediğinden Sayın Av. Can DOĞANEL'in belirttiği şekilde dört haftalık sürenin dolmasının ardından davanın açılabileceğini düşünüyorum.

Arabulucuya ulaşamadığımız durumda dava ikame edebilmek için halen arabulucudan bir son tutanak beklemenin mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz bir şekilde sınırlandıracağını düşünüyorum.

Kanun'da arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak belirtilmesine rağmen hemen devamında son tutanağın dava dilekçesi ile birlikte sunulmamış olmasının yaptırımının usulden ret olarak düzenlenmesi ilk düzenlemeyi yutuyor.

Birkaç iş mahkemesi hakimi ile görüştüğümde arabuluculuk sürecinin ne sürede tamamlandığına hiç bakmadıklarını, son tutanak olmaması halinde davayı usulden reddedeceklerini söylediler.

Konuyu açtıktan sonra arabulucuya mail attım ve telefonla aradım ancak kendisi cevap vermedi. Bunun üzerine Arabuluculuk Daire Başkanlığının önerisini yapıp hem durumu belgelemek hem de belki bir çözüm olur umuduyla Arabuluculuk Bürosuna durumu açıklayan ve yeni bir arabulucu görevlendirilmesini talep ettiğim dilekçeyi sundum. Dilekçe Arabuluculuk Bürosunun bağlı olduğu Sulh Hukuk Hakimine havale edilerek onun tarafından karara bağlanıyor. Arabuluculuk Bürosu memurları nöbetçi hakime göre değişmekle birlikte birinin kabul ettiğini diğerinin ise reddettiğini söylediler.

Dilekçeyi sunduktan birkaç saat sonra arabulucu arayarak toplantı günü tayin ettiğini söyledi. Dilekçe daha sisteme aktarılmamıştı, dilekçeden haberinin olduğunu zannetmiyorum. Şimdi dilekçenin işleme konulmamasını talep ettiğim bir dilekçe vermeye adliyeye gideceğim. Özetle, uğraştığımız ve ihtimallerde boğulduğumuzla kaldık.