Mesajı Okuyun
Old Dün, 10:26   #3
Av. Özgü

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av_batuhan
Değerli Meslektaşlarım,

Ticari bir bayilik ilişkisi kapsamında, borcun teminatı olarak üçüncü bir şahıs olarak (şu an müteveffa) tarafından, maliki olduğu taşınmaz üzerinde alacaklı firma lehine ipotek tesis edilmiştir.

Söz konusu taşınmaz işlem tarihinde fiilen aile konutu olarak kullanılmaktaydı; ancak tapuda aile konutu şerhi bulunmamaktadır ve tesis sırasında müvekkil eşin rızası alınmamış ve haberi bulunmamakta.

Müvekkil (sağ kalan eş/mirasçı) için açmayı planladığımız ipoteğin fekki davasında, asıl vakıamız ticari ilişkinin tarafları olan iki şirketin arasında ticari ilişkinin kalmadığı ve borcun olmamasıdır. Ancak buna ek olarak, terditli talep şeklinde, "eş rızasının alınmamış olması nedeniyle işlemin geçersizliğini" de ileri sürmeyi düşünüyorum.

Bu durumlarının varlığı halinde, sağ kalan eşin rıza eksikliğine dayanarak ipoteğin geçersizliğini talep edip edemeyeceği konusundaki tecrübe ve Yargıtay içtihadı bilgisini paylaşabilecek meslektaşım var mıdır?

Şimdiden teşekkür ederim.

Meslektaşım merhaba. Bizde de muris 1989 ve 1991 yılında bayilik sebebiyle dükkan üzerine ipotek vermiş, tapudan inceledim teminat ipoteği ve bayilik sözleşmesi çok uzun yıllar önce sona ermiş. Dükkan mirasçılara kaldığı için ipotek hala tapuda görünüyor. İpoteği koyan şirketle görüştüm ancak henüz bir sonuç alamadığım için dava açmam gerekecek. Ancak merak ettiğim husus, ipotek değeri eski türk lirası cinsinden ve bunu günümüze değerleyerek dava açsak ciddi miktarda harç çıkacak. Siz nasıl bir yol izlediniz acaba?