Bugün, 12:39
|
#1
|
|
|
Ortak alınan evde sebepsiz zenginleşme yahut adi ortaklık hükümleri-usul durumu
Merhaba meslektaşlarım, bir konuda görüşlerinize ihtiyacım var.
Müvekkil ile karşı taraf 2017’de sevgili olarak birlikte yaşamaya başlamıştır. Aynı yıl kredi ile ortak bir konut satın alınmıştır. Konutun satın alma bedeli 187.500 TL olup, bunun 132.000 TL’lik kısmı karşı taraf adına çekilen banka kredisi ile finanse edilmiştir. Kalan kısım (55.500 TL) müvekkil tarafından müteahhide elden ödenmiştir. Müvekkil, 2017–2021 yılları arasında: konut kredisin 1.850 TL taksitlerini, her ödeme döneminde annesinin banka hesabından karşı tarafa göndermiştir. Ayrıca bu konutta ortak giderlere ve karşı tarafın şahsi giderlerine de katkı sağlamıştır.
Taşınmaz yakın bir tarihte, kredinin kalan kısmı kapatılarak karşı tarafça satılmış ve müvekkile bir pay verilmemiştir.
Müvekkil, satış bedelinin yarısının kendisine ait olduğundan bahisle hukuki sebep yazmadan ve dayanak belge koymadan ilamsız icra takibi başlatmış, takip kesinleşmiş ancak usulsüz tebligattan şikayet davası ve ayrıca menfi tensip davası açılarak tedbir kararı verilmiş. Akabinde tarafıma müracaat etti.
Sebepsiz zenginleşme ya da adi ortaklık hükümlerine dayanmayı değerlendiriyorum. Sorum şu ki:
1-Usulsüz tebligat şikayetinin sonucu beklenip, itirazın geçerli sayılması halinde itirazın iptali davası açılması mı, yoksa icra dosyasından bağımsız olarak doğrudan ayrı bir alacak davası açılması mı daha doğru olacaktır?
2-Menfi tespit davasında ve olası sair davada delil durumu yönünden önerileriniz nelerdir.
Şimdiden çok teşekkür ederim. Saygılarımla
|