Dün, 20:59
|
#1
|
|
|
PVSK 4/A Durdurma Sonrası Rızaen Teslim ve TCK 192/2 Uygulama Alanı
Meslektaşlarım merhaba, bir uyuşturucu dosyasında görüşünüzü almak isterim.
Müvekkil aracıyla seyir halindeyken yunus polisleri tarafından durduruluyor arama kararı yok, kimlik tespiti için aşağı davet ediliyor. Kimlik tespitinden sonra aranan şahıslardan olmadığı anlaşılıyor, kendisine üzerinde suç unsuru olup olmadığı soruluyor ve arabanın arka koltuğundaki poşet içinde bulunan 12 tablet (156 adet) Galara hapı ile 0.7 gram esrarı teslim ediyor. Müvekkilin ifadesi bu şekilde. Kolluğun tuttuğu tutanak ise yine aynı şekilde ancak fark şu: Üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, cebinden çıkarıp teslim ettiğini yazıyorlar.
İlk sorum şu: Müvekkil maddelerin arka koltukta olduğunu ve üstünün tişörtle örtülü olduğunu söylüyor. 12 adet tablet hapı cebine sığdırması imkansız kolluğun bu tutanağını bu tezle çürütebilir miyiz?
İkinci olarak: Yukarıda belirttiğim gibi adli arama ve önleme araması yok, PVSK 4/A kapsamında durdurma var. Müvekkil hakkında da hiçbir ihbar yok. Kolluk kuvvetleri suç unsuru olduğunu bilmeden önce müvekkil maddeleri rızası ile teslim ediyor. Dışarıdan bakıldığında üstü kapalı olduğu için maddeler görülemez. Bu durumda TCK 192/2’nin uygulanması gerektiği kanaatindeyim. Buna ilişkin bildiğiniz bir Yargıtay içtihatı var mı? Av. Prof. Dr. Ali Kemal Yıldız hocamız seminerlerinde bu durumlarda TCK 192/2’nin uygulandığı kararlar olduğunu söylemişti ancak ben hep 192/3’ün uygulandığı kararlar buldum.
Son sorum ise şu: Dosyada müvekkilin uyuşturucu sattığına ilişkin ne bir ihbar, ne HTS kaydı ne de tanık beyanı var. Bunu destekleyen , yasak maddeyi sattığına ilişkin ihbar, görüşme kayıtları, mesajlar veya sosyal medya paylaşımları gibi deliller de yok. Bu durumda dosyada beraat alma ihtimalini görüyor musunuz?
|