Mesajı Okuyun
Old Bugün, 13:53   #1
Av. M. Alp Ruhi

 
Varsayılan İcra Mahkemesine Yapılan Şikayetin HMK Anlamında Bir Dava Olarak Görülüp Derdestlik İtirazına Konu Olup Olamayacağı Hususunda Görüş Talebi

Merhaba Sayın Meslektaşlarım. Müvekkilimin borçlu olduğu icra dosyasında haline münasip evinin haczedilemeyeceğinden bahisle Meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunduk.
Bu şikayeti 103 davetiyesinin tebliğini veya kıymet takdir raporunu beklemeden öğrenme tarihi itibariyle yaptık.

İcra Hukuk Mahkemesi, "takip dosyası ve evrak işlem kütüğüne göre; şikayete konu edilen taşınmaz üzerine taşınmaz üzerine 19.02.2026 tarihinde haciz konulduğu, bu hacze ilişkin evrakı ilk olarak davacı borçlunun 19.02.2026 17:22:07 tarih ve saatinde vatandaş portal üzerinden görererek öğrendiği." gerekçesiyle, şikayetimizi süresinde olmadığından bahisle usulden reddetti.

Yine Mahkeme kurduğu kararda, "Kural olarak haciz sırasında bulunmayan borçlunun İİK.nun 103.maddesi gereğince hacizden haberdar edilmesi gereklidir. Davet kağıdı ile haciz yokluğunda yapılmış olan alacaklıya veya borçluya verilen üç günlük süre, haciz işlemine karşı şikayet süresinin (m.16)işlemeye başlamasını ve böylece haciz işleminin kesinleşmesini sağlamak içindir. Ne var ki, uygulamada sıkça görüldüğü üzere (103) haciz davetiyesinin tebliğ edilmemesi halinde hacizden haberdar olan borçlunun hacizle ilgili İcra Mahkemesine yapacağı başvurunun süresinde olup olmadığı öğrenme tarihine göre tespit edilir. Ancak, haciz haricen öğrenilse bile bilahare takip dosyasında borçluya (103) haciz varakası tebliği halinde anılan maddedeki hakları kullanma açısından borçluya yeni bir hak bahşedildiğinin kabulü gerekir (Yargıtay
12. Hukuk Dairesi'nin 2015/6506 Esas,2015/16605 Karar sayılı kararı "
içtihadına yer vermiş.

Bu safahatta aklıma takılan konu, anılan karara yönelik istinaf kanun yoluna başvurulduğu takdirde, dosya istinafta iken 103 davetiyesinin tebliğinden sonra tekrar haczedilmezlik şikayetinde bulunduğumuz takdirde derdestlik itirazı ile karşılaşıp karşılaşmayacağımız hususu. Evet, haczin yenilendiği senaryoda tekrar bir şikayet imkanımız olacak fakat haciz yenilenmeden kıymet takdir raporu veya 103 davetiyesi gönderildiğinde yapacağımız şikayetin tekrar usulden reddedilmesi ihtimali var.

Kural olarak, Şikayet bir dava değildir. Şikayet, icra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı olan veya uygulandığı somut olaya uygun bulunmayan işlemlerin iptali ile düzeltilmesini veya yerine getirilmeyen yahut sebepsiz yere sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesini sağlamak için kabul edilen icra ve iflas hukukuna özgü bir kanun yoludur. Şikayetin bir dava olmaması nedeniyle, şikayet dilekçesinin HMK’nun 119. maddesindeki şartları taşımasına da gerek yoktur. Yine icra mahkemesine yapılan şikayet HMK anlamında bir dava olmadığından ıslah müessesesinin uygulanamayacağına dair içtihatlar da mevcut. Fakat "derdestlik itirazı" yönünden var olan şikayetin, yapılacak yeni şikayete etkisi ne olur, görüşleriz nelerdir merak etmekteyim.

Paylaşacağınız her türlü görüş ve kararlar, öneriler genç meslektaşınız bendenizce önem arz etmektedir. İlginiz ve vaktinize teşekkür ediyor ve iyi çalışmalar diliyorum.