Meslektaşlarım merhaba,
Bir ceza dosyasında sanık müdafii olarak görev yaptım. Yerel mahkeme tarafından müvekkil sanığın beraatine karar verilmiş ve kararın hüküm fıkrasında, AAÜT uyarınca 30.000 TL vekâlet ücretinin sanık lehine hazineden tahsiline hükmedilmiştir (Temmuz 2025).
Kararın kesinleşmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığı aleyhine ilgili vekâlet ücretinin tahsili amacıyla icra takibi başlattım (Kasım 2025). İcra dosyası kapsamında anapara, işlemiş faiz ve icra vekâlet ücreti ile birlikte ödeme yapılmış, ancak ödeme sırasında KDV’nin yarısı ile stopaj kesintisi yapılmış; ayrıca cezaevi harcı ve damga vergisi kesintileri de uygulanarak net tutar tarafıma ödenmiştir. Akabinde faturamı düzenleyerek ilgili birime sundum (Aralık 2025).
Ancak bu süreçte müşteki tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşınmış ve BAM tarafından yerel mahkeme kararı bozulmuş, dosya eksikliklerin giderilmesi amacıyla kesin nitelikte olmak üzere mahkemesine iade edilmiştir.
Bu gelişme üzerine, daha önce tahsil etmiş olduğum beraat vekâlet ücretinin akıbeti hususunda tereddüt yaşamaktayım. Cumhuriyet Başsavcılığı idari birimi ile yaptığım görüşmede, icra dosyası kapsamında tahsil edilen tutarın tamamının (icra vekâlet ücreti dahil olmak üzere icra dosya hesabında gözüken tüm tutarın), ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iade edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu çerçevede;
Öncelikle, benzer bir durumla karşılaşan meslektaş olup olmadığını ve uygulamada nasıl bir yol izlendiğini öğrenmek isterim.
İkinci olarak, ödeme sırasında tarafımdan tahsil edilmeyen; doğrudan kesinti yoluyla hazineye aktarılan KDV, stopaj, damga vergisi ve cezaevi harcı gibi kalemlerin de iade kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda ciddi tereddüt yaşamaktayım.
Zira fiilen elime geçen tutar ile icra dosyasında tahsil edilmiş görünen toplam tutar arasında yaklaşık 12.000 TL civarında fark bulunmaktadır. Hiç tahsil etmediğim bir bedelden sorumlu tutulmamın hukuki dayanağı konusunda görüşlerinize ihtiyaç duymaktayım.
Son olarak, tahsil edilen vekâlet ücretine ilişkin olarak düzenlediğim fatura kapsamında KDV’nin kalan kısmını beyan ederek ödemiş bulunmaktayım ve ilgili tutarı gelir olarak da kaydettim. Kararın bozulması sonrasında bu vergisel işlemlerin nasıl düzeltileceği, iade veya mahsup imkânı bulunup bulunmadığı hususunda da tecrübe paylaşımına ihtiyaç duymaktayım.
Bu süreçte hem icra hukuku hem de vergi hukuku boyutu bulunan bu durumla ilgili görüş, emsal uygulama veya yargı kararı paylaşabilecek meslektaşların katkılarını rica ederim.
Saygılarımla.
