|
|
|
|
|
|
Bence olayınızdaki sıkıntı şu noktada: Tahliye kararı aynı zamanda "kira akdinin feshi" kararıdır, dolayısıyla mahkemenin verdiği bu kararın kesinleşmesiyle birlikte artık ortada geçerli bir kira sözleşmesi ve kira ilişkisi de kalmadı.
Bu durumda kira ilişkisinin devamı yönündeki her türlü iradeniz (ister sözleşme, ister protokol, ister sözlü anlaşma olsun) hukukun sona ermiş kira ilişkisini tekrar canlandıramaz, olsa olsa yeni bir kira akdi olarak değerlendirilebilir düşüncesindeyim.
Bu durumda da 10 yıllık süreyi kaldığı yerden devam ettirmek bence mümkün olmayacaktır. Aynı şekilde şu an alacağınız bir tahliye taahhüdü de "ilk sözleşme yapılırken" alınmış tahliye taahhüdü kapsamına gireceğinden esasında o da geçerli olmayacaktır. (Yargıtay'ın mevcut kira akdi devam ederken yenilenen kira akdiyle alınan tahliye taahhütlerini geçerli saydığı kararlar var ama burada belirttiğim gibi sona ermiş ve sıfırdan başlayacak bir kira ilişkisi olduğundan alınacak taahhüt de bence bu kapsamda değil)
|
|
 |
|
 |
|
Cevaplarınız için çok teşekkür ediyorum sayın meslektaşlarım.
Sayın admin en doğru yol sizce nasıl ilerlemeli? icra edilmeyen bir tahliye kararı var sonlanmış kabul ediliyor , eski sözleşme ile protokol yapılarak devam ettirilemiyorsa siz olsanız ne yapardınız?
En mantıklı yol yeni kira sözleşmesi ve taahhüt değil midir? Sonuçta yeni tarihle bir kira sözleşmesine istinaden taahhüt almak geçerli olmayacak mı? Onu anlayamadım.